Yılın en büyük teknoloji fuarı pandemi ve Omicron varyantı sebebiyle büyük sorunlar ile karşı karşıya. Geçtiğimiz yıl online olarak gerçekleştirilen etkinliğin ardından bu yıl yüz yüze katılmak isteyen üreticiler, yıl boyu sürdürdüğü çalışmalar sonrası Omicron varyantı ile karşı karşıya kaldı. Yaşanan gelişme sonrası birçok teknoloji devi CES 2022 fuarına uzaktan bağlanacağını açıkladı.
Lenovo, Hisense, T-Mobile, AT&T, Amazon, Meta, Waymo, Twitter, Pinterest, iHeartRadio, General Motors, Intel ve Google‘ın fiziksel olarak katılmayacağını açıkladığı CES 2022 fuarı, birçok kişi tarafından “İptal olacak mı?” soruları ile gündeme gelmeye başladı. Gelişmeler ardından CES cephesinden açıklama geldi.
Dünyanın en büyük teknoloji fuarı CES 2022 için bir kötü haber daha! Bir şirket daha pandemi sebebiyle etkinliğe uzaktan bağlanacak!
CES 2022 fuarı sanal aleme taşınmayacak
Etkinliğe katılmayacağını açıklayan teknoloji şirketlerinin dışında birçok basın kuruluşu da etkinliğe yüz yüze katılmayacağını açıklamıştı. Bu gelişmeler sonrasında hızla artan sanala geçiş süreci etkinliği düzenleyen Consumer Electronics Association (Tüketici Elektroniği Derneği) tarafından değerlendirildi.
Perşembe akşamı Google, Intel ve GM‘nin etkinliğe personel güvenliği sebebiyle uzaktan bağlanacağını açıklaması, diğer küçük çaplı firmaları da böylesine bir karara itti. CES cephesi ise polemiğe son verdi. Paylaşılan Tweet’te 2200‘den fazla şirketin etkinliğe yüz yüze katılacağı söylenirken, dijital olarak sunum yapacak firmaların da etkinlikte önemli olduğu vurgulandı. Ayrıca etkinliğin gerekli tedbirler dahilinde yüz yüze gerçekleşeceğinin teminatı verildi.
Ayrıca devamedegelen Tweet dizisinde etkinliğin yüz yüze gerçekleşeceği ve CES’in küçük çaplı firmalara kendini gösterme fırsatı sunacağı belirtildi. Ülkemizin yerli otomobili TOGG’nin de boy göstereceği Tüketici Elektroniği Fuarı, 5 Ocak-8 Ocak tarihleri arasında Amerika’nın Nevada eyaletinde gerçekleştirilecek.
Peki siz CES 2022 fuarının yüz yüze gerçekleşmesini doğru buluyor musunuz? Etkinliğe dijital olarak katılma kararı alan şirketler ile ilgili neler düşünüyorsunuz? Yorumlarda belirtebilirsiniz…
Geçtiğimiz aylarda WhatsApp’a gelen bir güncelleme ve beraberinde getirdiği yeni kullanıcı sözleşmesi sebebiyle, pek çok kişi bu uygulamayı kullanmama kararı aldı. Haliyle pazarda bulunan diğer alternatif mesajlaşma platformlarına bakmaya başladı. İşte tam olarak bu noktada Telegram ve Signal isimleri ön plana çıktı.
Telegram’ı halihazırda pek çok kişinin aktif bir şekilde kullandığını biliyoruz. Hatta WhatsApp’a kıyasla beraberinde getirdiği yeni özellikler sebebiyle iş dünyasında da oldukça popüler bir hal alıyor. Fakat Signal bu diğer iki uygulamaya göre nispeten daha az biliniyor. Ancak bu platform ABD başta olmak üzere, adını her geçen gün üst sıralara çekmeyi başarıyor.
WhatsApp kullanıcılarının yıllardır beklediği ve gizlilik önlemlerini bir üst seviyeye taşıyacak olan özellik sonunda geliyor.
Telegram ve Signal özellikleri
Güvenlik söz konusu olduğunda pek çok kişi Signal’i açık ara kazanan ilan ediyor. Başlangıç olarak, tüm mesajları varsayılan olarak uçtan uca şifreliyor. Bu, siz ve sohbet ettiğiniz kişiler dışında hiç kimsenin mesajlarınıza erişemeyeceği anlamına geliyor. Buna karşılık Telegram, yalnızca bazı mesajları ve sesli aramaları uçtan uca şifrelemeye sahiptir. Geri kalanlar potansiyel olarak Telegram çalışanları, kolluk kuvvetleri ve diğerleri tarafından görülebilir.
Signal Desktop
Signal’in açık kaynaklı şifreleme protokolü herkesin görebileceği ve herkesin inceleyebileceği şekilde mevcuttur. Bu da kusurların hızlı bir şekilde bulunup düzeltilebileceği anlamına gelir. Hatta şifrelemesi WhatsApp tarafından da kullanılır. Şifreli Gizli Sohbetleri için Telegram, istemci tarafında açık kaynaklı olan kendi MTProto 2.0 protokolünü kullanıyor.
Pek çok bilgi güvenliği uzmanı, Telegram’ın şifreleme teknolojisinin Signal’e nazaran sınırlı bir geçmişe sahip olduğunu belirtiyor. Tabii yine de MTProto 1.0’dan daha güvenli olduğu konusunda fikir birliği var. Ayrıca, Aralık 2020’de yayınlanan bir akademik araştırma makalesi, Telegram’ın MTProto 2.0 protokolünü analiz ederek temelde sağlam olduğunu öne sürdü. Fakat bu protokol paketini kesinlikle güvenli kabul etmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu ekledi.
Telegram Desktop
Signal, kullanıcıları hakkında Telegram’dan çok daha az veri topluyor. Örneğin, genellikle yalnızca hesabınızı oluşturduğunuz tarihi ve en son ne zaman bağlandığınızı saklıyor. Telegram’ın meta verileri, IP adresinizi (ve sonuç olarak konumunuzu) ve ayrıca kiminle ve ne zaman konuştuğunuzu içerebilir.
Yani yetkililer servis sağlayıcısının tesislerine arama emriyle geldiklerinde bu veriler önemli bir hal alabilir. Ayrıca, Signal sohbetlerini başka bir kişinin numarasını yazarak başlatabilirsiniz. Fakat Telegram’ın herhangi birine mesaj gönderebilmeniz için kişilerinize erişmesi gerekiyor.
Telegram arayüz
Bu nokta da birilerinin teknolojiyi kullanarak özel konuşmaları gözetlemesinden endişe duyanlar için Signal bir kez daha daha iyi bir seçim olduğunu kanıtlıyor. Üstelik şirket kar amacı gütmeyen bir vakfa ait. Fakat Telegram’ın kurucuları, ülkenin en popüler sosyal ağı olan VK’yı da yaratan Rus milyarderler Pavel ve Nikolai Durov’dur. Kardeşler artık Rusya’da yaşamıyorlar ve şirketleri Londra’da, ancak birçok merkezi operasyon Dubai’de sürüyor.
Signal ve Telegram için cihaz desteği ve kullanım kolaylığı
Telegram, Windows Phone desteğinin yanı sıra bir Chrome tarayıcı uzantısı ve tamamen web tabanlı bir seçenek ile bu kategoride avantajı elinde tutuyor. Öte yandan hem Signal hem de Telegram iOS, MacOS, Android, Windows ve Linux platformlarında bulunuyor.
Signal arayüz
Her iki uygulama için de yükleme işlemi nispeten basit. Tercih ettiğiniz platform için yazılımı indirin, telefon numaranızı kullanarak kaydolun ve SMS ile gelen doğrulama kodunu girin. Tabii bazı durumlarda Telegram kod göndermek yerine arama da yapabiliyor.
Bu işlemden sonra kullanıcı bilgileri kısmına geçebilirsiniz. Bu noktada profilinizi tamamlamak için bir isim girmeniz gerekiyor. Fakat gerçek adınızı kullanmanıza gerek yok. Örneğin bir takma ad veya emoji de kullanabilirsiniz. Ayrıca kişilerinize erişim gibi uygulama izinlerini etkinleştirmek isteyip istemediğiniz sorulacaktır.
Telegram ve Signal genel kıyaslaması
Bireysel mesajlar
Signal’in bireysel mesajları varsayılan olarak uçtan uca şifrelenirken Telegram’ın temel bire bir sohbetleri şifrelenmez. Telegram’daki iletişimlerinizi platformun kendisinden korumak istiyorsanız, bir Gizli Sohbet başlatmanız gerekir.
Grup sohbetleri
Her iki platform da grup mesajlaşma seçeneği sunuyor. Şifrelemeyse yine sadece Signal’de bulunuyor. Fakat bu noktada Telegram’ın büyük bir avantajı mevcut. Sinyal grupları 1.000’e kadar kullanıcı içerebilirken, Telegram 200.000’e kadar grup üyesine izin veriyor.
Sesli ve görüntülü aramalar
Her iki platform da sesli ve görüntülü arama özelliklerine sahip. Signal’in şifreli aramaları grup içerisinde 40 kullanıcıya kadar destek sunuyor. Telegram ise uçtan uca şifreli ve bire bir görüntülü aramanın yanı sıra, büyük grupların üyelerin gelip gidebileceği konuşmalar yapmasına olanak tanıyan bir sesli sohbet özelliğine sahip. İstemci cihazdan sunucuya şifreleniyor. Fakat uçtan uca şifreleme yapmıyor.
Kaybolan mesajlar
Herhangi bir bireysel veya grup sohbetindeki Signal mesajları beş saniye ile bir hafta arasında kaybolacak şekilde ayarlanabilir. Telegram ise yalnızca Gizli Sohbetler için değil, aynı zamanda normal sohbetler için de benzer bir kendi kendini imha etme seçeneğine sahiptir. Ayrıca Signal’in fotoğraflarda ve videolarda yüzleri gizlemenize olanak tanıyan bir görüntü bulanıklaştırma aracı olduğunu da belirtelim.
Telegram, deneyiminizi kişiselleştirmek için çok daha fazla seçeneğe sahip. Bu nedenle bu kategoride liderdir. Yazı tipi, boyutu ve renk temaları etrafında ayarlayabileceğiniz, emoji, animasyon ve bildirimler de dahil olmak üzere bir sürü ayar mevcut.
Aynı anda birden fazla şarkı dosyası gönderir ve bunları yerleşik medya oynatıcısında başlatırsanız, uygulama çalma listeleri oluşturacaktır. Yakındaki Kişiler ile anketler ve testler yapabilir, fotoğrafları ve videoları düzenleyebilir ve fiziksel olarak size yakın olan diğer kullanıcıları görüntüleyebilirsiniz.
Signal, kısa süre önce animasyonlu çıkartmalar sunmasına ve mevcut emojilerine eklenmesine rağmen, temel metin, medya ve sesli mesajları güvenli bir şekilde göndermeye odaklanan çok daha basit bir uygulamadır. Genel olarak, platformda gezinmek kolaydır ve deneyiminizden en iyi şekilde yararlanmak için çok fazla özelleştirme yapmanıza gerek kalmaz.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Arama motoru devi Google, son dönemde akıllı telefon sektöründe aktifliğini büyük ölçüde artırdı. Bu doğrultuda ekim ayında kendi üretimi Tensor işlemcisinden güç alan Pixel 6 serisini piyasaya sürüldü. Ancak serinin çıkmasının ardından işler bir türlü yolunda gitmedi.
Özellikle aralık ayı güvenlik güncellemesinin ardından internete girememe başta olmak üzere çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalan Pixel 6 serisi, kısa süre önce hatalar nedeniyle popüler iki özelliğine veda etmek zorunda kaldı. Tabii problemler bunlarla sınırlı kalmadı…
Pixel 6 serisinin sorunları bitmiyor. Google, şimdi de serinin sevilen iki özelliğini devre dışı bıraktığını açıkladı.
Google Pixel 6 serisinde üretim hatası mı var?
İlk çıkış yaptığı günden itibaren daha çok yazılımsal sorunlarla gündemde olsa da, son dönemde yaşanan gelişmelerin ardından üretim hatası iddiaları ortaya çıkmaya başladı. Bunun nedeni ise telefonların ekranlarında oluşan sebepsiz cam kırıkları ve çatlakları…
Bildiğiniz üzere her iki model de Gorilla Glass Victus teknolojisiyle korunuyor. Durum böyle olunca herhangi bir kırık ve çatlağın meydana gelebilmesi için telefonların oldukça sert darbelere maruz kalması gerekiyor. Ancak Reddit ve Google destek forumlarında oluşturulan kullanıcı raporlarına göre olay tamamen farklı.
Bu sorundan müzdarip kullanıcıların ortak noktası ise telefonlarını düşürmemesi veya çarpmaması. Hatta bazıları ekran koruyucu ve kılıf gibi aksesuarları bile tercih etmiş. Ancak yine de ortada hiçbir neden yokken ilk olarak köşelerden başlayan ve daha sonra ekranı boylu boyunca kaplayan çatlak ve kırıklar oluşmuş.
Pixel 6 ve Pixel 6 Pro’nun ekranlarındaki sorun, muhtemelen fazla basınç ve sıcaklıklarda yaşanan ani değişimlerden kaynaklanıyor. İşte üretim hatası iddiaları tam da burada ortaya çıkıyor. Şu an için belli olmasa da, üretim sürecinde yapılan bir hata, basınç ve sıcaklığa maruz kalmış ekranın çatlaması ve kırılmasına neden oluyor.
Google, kullanıcılardan gelen şikayetlerin artmasının ardından bir açıklama metni yayınladı. Yaşanan sorunları kabul eden şirket, çözümü için de detaylı bir araştırma süreci yürüttüklerini açıkladı.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Pixel 6 serisinde yaşanan sorunlar, şirketin sektördeki imajını nasıl etkiler? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Bulut oyunculuk, gün geçtikçe popülerliğini artırıyor. Özellikle pandemi, küresel çip krizi ve kurdaki artış gibi çeşitli nedenlerden dolayı bilgisayar fiyatlarının yükseldiğini ve güçlü sistemlere ihtiyaç duymadan, aylık belirli bir ücret karşılığında sadece iyi bir internet bağlantısıyla üst düzey oyunları oynatabilen platformlar daha cazip hale geldi.
Tabii bulut oyunculuk denince akla ilk gelen hizmetlerden biri de GeForce Now diyebiliriz. Halihazırda kütüphanesinde 1000’den fazla oyun bulunan platform, her hafta yeni yapımları bünyesine katmaya devam ediyor. Son olarak 6 oyun, hizmetin kütüphanesine eklendi.
Popüler bulut oyun servisi GeForce NOW'da haftalık abonelik dönemi başladı. İşte yeni aboneliğin detayları ve fiyat listesi!
İşte GeForce Now kütüphanesine eklenen 6 oyun
Bu hafta GeForce Now kütüphanesine katılan oyunların arasında dikkat çeken yapımlar bulunuyor. Bunlara Uprising Studios tarafından geliştirilen ve HandyGames tarafından yayınlanan Scarf’ı örnek gösterebiliriz. Dün çıkış yapan oyun, tüm dünyayla aynı anda GeForce Now üyelerinin de beğenisine sunuldu.
İşte bu hafta platforma eklenen 6 oyun:
SCARF (23 Aralık’tan itibaren Steam ve Epic Games Store üzerinden oynanabilir)
Buna ek olarak GeForce Now’ın son dönemde kurda yaşanan düşüşün ardından yapılan fiyat indirimlerine henüz dahil olmadığını belirtelim. Bunun dışında geçtiğimiz günlerde platforma Haftalık Premium adında yeni bir abonelik paketi eklendi. Haftalık abonelik paketi ile 7 gün boyunca en sevilen oyunları donmadan oynayabilecek oyuncular, bunun karşılığında 44,9 TL ödeyecek.
24 saatlik Premium = 14,9 TL
Haftalık Premium = 44,9 TL
Aylık Premium = 89,9 TL
3 Aylık Premium = 199,9 TL
6 Aylık Premium = 349,9 TL
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Kurdaki düşüşün ardından GeForce Now abonelik fiyatlarında herhangi bir indirim bekliyor musunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Yıllardır teknoloji dünyasının başarılı isimlerinden olan ve hemen hemen her sektörde ürün bulunduran Samsung, oyuncular için yeni cihazlar tanıtmaya devam ediyor. Daha öncesinde yüksek yenileme hızlarına sahip oyuncu monitörleri ile kullanıcıların beğenisini kazana üretici, şimdi de gelecekteki televizyon ve monitörlerine HDR10+ desteği bulunacağını açıkladı.
Oyuncu monitörleri için geliştirilen HDR10+ Gaming teknolojisini yeni ekranlarına adapte etmeye başlayan Güney Koreli firma, CES 2022 hazırlıklarını sürdürüyor. Bu doğrultuda HDR10 protokolünün oyuncular için düzenlenmiş versiyonunu duyuran Samsung, 2022 yılında yeni oyuncu montörlerini satışa sunacak. İşte detaylar…
Samsung 2022 yılında HDR10+ desteğini bazı televizyon ve oyuncu monitörlerine sunmayı planlıyor. İşte detaylar...
HDR10+ Gaming, daha iyi bir oyun deneyimi vaat ediyor
2022 yılında tanıtılacak olan televizyon ve monitörlerinde HDR10+ Gaming protokolünü bulunduracak olan Samsung, daha iyi bir oyun deneyimi sunacak. Bu protokol sayesinde yeni televizyon ve monitörlerde değişen ekran yenileme hızları ve otomatik HDR düzeltme sistemi yer alacak.
2022 yılında tanıtılacak olan Neo QLED serisi televizyonlarda ve Q70 ve üstü monitör modellerinde HDR10+ Gaming standartı yer alacak. İlk olarak Ekim ayında tanıtılan ve henüz herhangi bir cihazda boy göstermeyen teknoloji, ilk kez 2022 yılındaki bu modellerde yer alacak. Standart HDR10’a göre daha fazla veriye sahip olan HDR10+ Gaming, en yüksek ekran parlaklığının dört katı kadar daha parlak bir ekranı karşımıza çıkartacak.
Samsung, yeni ekran standartının 120Hz ve üstünü destekleyeceğini söylüyor. Ayrıca bu standartın Dolby Vision’a rakip olacağını ve LG’nin Dolby Vision modellerini geride bırakabileceği söyleniyor. Nitekim LG, Haziran ayında Dolby Vision destekli C1 ve G1 OLED ekranlarını duyurmuştu.
Bunun dışında HDR10+ Gaming teknolojisinden yararlanabilmek için güçlü ekran kartlarına da ihtiyaç duyulacak. Bu standart GeForce RTX 30 serisi, RTX 20 serisi, ve GTX 16 serisi ekran kartlarına destek sunacak.
Peki sizce HDR10+ Gaming, kendini kanıtlamış olan Dolby Vision’u geride bırakabilir mi? Siz bu teknoloji ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda belirtebilirsiniz…
Önümüzdeki yıl 6. versiyonunun da yayınlanması beklenen Street Fighter video oyunun yapım sürecindeki A-4 kağıtlara çizilmiş olan tasarımları ortaya çıktı. Capcom şirketinin yaklaşık olarak 34 yıl önce piyasaya sürdüğü video oyunu ülkemizde de Atari Oyun Makineleri aracılığıyla oldukça popülerdi.
Osaka merkezli şirket, 1988’de Ghouls’n Ghosts, 1989’da Final Fight ve 1991’de Street Fighter II oyunlarıyla ardı ardına popüler olacak oyunlara ev sahipliği yaptı. Birleşik bir arcade platformu kullanan Capcom’un güçlü bir grafik işleme hattı vardı. Capcom’un en popüler oyunu olan Street Fighter’ın, yapım sürecindeki çizimlerinin detayları ise haberimizde…
Ünlü Japon oyun şirketi Capcom, uzun bir süredir duyurulması beklenen Street Fighter 6 ile ilgili sessizliğini en sonunda bozdu.
Karolar ile oluşturulan milyon dolarlık oyun; Street Fighter
16×16 kiremit adı verilen katmanlarla birlikte oluşturulan karolar karakter pozlarını oluşturuldu. Yatay ve dikey çevirme gibi birkaç temel işlemin yanı sıra, kullanılan CPS-1 sistemi karoları değiştiremiyordu. Şuan için sizlere aktardığımız bu teknoloji sizler için basitmiş gibi gözükse de, o zamanlar için ekranın bu kadar çoğunu hareket ettirmek gerçekten büyük bir başarıydı. “The Punisher” gibi bir oyunda, son patron, 80 karoya kadar ulaşan pozlardan oluşur.
CPS-1’in yapabildikleri sanatçılar için bir nimet olsa da proje yöneticileri için büyük bir sorundu. Çok fazla ROM kullanılması gerekiyordu ve bu çipler fazlasıyla pahalıydı. Bütçenin yarattığı sorunların çözümü ise kağıt levhalar ve makas şeklinde geldi.
Popüler oyun tasarımcısı olan Akira Nishitani o dönemlerde tasarruf yaptıklarını, “Sahip olduğumuz kapasiteyi en iyi şekilde kullanmak için ROM’un kapasitesini bir tahtaya yazdık ve piksel karakterlerini tahtaya kesip yapıştırdık. Kartta boş alan varsa, ROM’da açık kapasite vardır. Böylece oradan bir bulmaca gibi boşlukları doldurmaya başladık.” sözleriyle ifade etti.
ROM’lardaki boşlukları doldurmak için görsellerin arasında boş kalan yerlere alakasız çizimler yerleştirmek sanatçılar için zorlu bir süreçti. Street Fighter II’nin OBJ katmanı, toplam 4.6 MiB olan 144 yapraktan yapıldı. Bayt açısından en çok ağırlığa sahip olan karakterler sırasıyla; Zangief (19), ardından Honda (15), Dhalsim (14, çizim olarak ince bir karakter ama çok esniyorz), Blanka (15), Ryu (13,5), Guile (11), Chun- li (10), Diktatör (9, pelerini bütün bir sayfa alır!), Sagat (6), Boxer (6), Pençe (6) ve Ken (3).
Grafiklere baktığımızda, Street Fighter’daki Ken karakterinin inanılmayacak kadar az miktarda yani üç sayfa tükettiğini görebiliyoruz. Bunun nedeni ise Ken’in Ryu karolarının üzerinde bir yama olması.
Street Fighter karakterlerinin orijinal A-4 üzerindeki çizimlerini görünce neler hissettiniz? Araştırmamızı istediğiniz başka oyunlar varsa yorumlarda belirtebilirsiniz…
Huawei’nin 2019 yılında kara listeye alınmasının ardından sahneye çıkan şirketlerden biri de Vivo. Şirket, bu süreçte her segmentten modelleri ile kullanıcıların karşısına çıkarak sektördeki aktifliğini büyük ölçüde artırdı. Günümüz itibariyle de dünyanın en büyük akıllı telefon üreticilerinden biri haline geldi.
Özellikle giriş ve orta segment modelleri ile ülkemizde sıklıkla tercih edilen şirket, önümüzdeki günlerde Vivo V23 serisini kullanıcıların beğenisine sunmaya hazırlanıyor. Bu doğrultuda uzun süredir çeşitli iddialarla gündemde olan serinin kısa süre önce tanıtım tarihi belli oldu.
Geçtiğimiz yıl ilk akıllı saatini tanıtan Vivo, şimdi de 50 metreye kadar su geçirmediği söylenen cihazını duyurdu. İşte Vivo Watch 2!
Vivo V23 serisinin çıkış tarihi ne zaman?
Öncelikle Vivo V23 serisinin çıkış tarihi ile ilgili sektörde bazı kafa karışıklıklarının olduğunu belirtelim. Zira geçtiğimiz günlerde 91Mobiles tarafından telefonların 4 Ocak tarihinde vitrine çıkacağını gösteren bir tanıtım posteri paylaşıldı. Bundan kısa bir süre sonra şirket, telefonların lansman tarihini 5 Ocak olarak açıkladı.
Ancak daha sonra ilginç bir şekilde şirketin global web sitesinde serinin 30 Aralık’ta tanıtılacağını gösteren bir geri sayım aracı yayınlandı. Durum böyle olunca altı gün arayla iki farklı etkinlik düzenleneceği iddiaları ortaya çıkmaya başladı.
Henüz kesinleşmese de, telefonların 30 Aralık’ta küresel pazarlar için, 5 Ocak’ta ise Hindistan’da tanıtılmasını bekliyoruz. Halihazırda global web sitesindeki geri sayım aracı da 30 Aralık’ı işaret ediyor.
91Mobiles tarafından paylaşılan tanıtım posteri
Serinin Vivo V23 ve V23 Pro modellerini bünyesinde barındırması bekleniyor. 91Mobiles tarafından paylaşılan tanıtım posterinde telefonlardan birinin çift selfie kamerası ile geleceğini belli olmuştu. Bunun da doğal olarak Pro modelinin olduğunu söyleyebiliriz.
Bunun yanı sıra Vivo V23 Pro’nun bu haftanın başlarında Çin’de tanıtılan S12 Pro modelinin yeniden markalanmış hali olduğuna yönelik raporlar da mevcut. Bilindiği üzere yeniden markalanma olayı Çin merkezli akıllı telefon üreticileri arasında oldukça popüler.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Vivo V23 serisi, hangi özelliklerle kullanıcıların karşısına çıkmalı? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Çinli akıllı telefon üreticileri için 2019 yılı adeta bir dönüm noktası oldu. O dönem sektörün en değerli şirketlerinden biri olarak görülen Huawei, Çin devletiyle doğrudan bağlantısı olduğu gerekçesiyle kara listeye alındı. Şirketin yaptırımlar nedeniyle ağırlığını kaybetmesinin ardından oluşan açığı Xiaomi, OPPO, vivo ve OnePlus gibi üreticiler kapattı.
Bu şirketlerden OPPO, şu sıralar akıllı telefonlarına hayat veren ColorOS 12 ile gündemde. Bu noktada dünyanın dört bir yanında bulunan OPPO ve OnePlus modelleri için kapsamlı bir beta süreci planlayan şirket, 2022 yılının ilk çeyrek planını da kısa süre önce açıkladı.
OPPO, Aralık 2021 için ColorOS 12 küresel güncelleme planını daha önce paylaşmıştı. Şirket, şimdi de tam tarihleri açıkladı.
İşte ColorOS 12 beta tarihleri
Bilindiği üzere OPPO, yeni sürümü kararlı ve beta olmak üzere iki farklı şekilde belirlenen cihazlara göndermeye devam ediyor. Bu doğrultuda aralık ayı içerisinde Find X2, Reno 6 Pro 5G ve Reno 6 Pro 5G Diwali Edition ve Reno 6 5G modelleri kararlı sürümü alırken, F19 Pro+, Reno 5 Pro 5G ve A74 5G telefonları da beta sürümünü deneyimlemeye başladı.
Şirketin kısa süre önce paylaştığı beta planı ise Ocak ila Mart ayları arasında toplamda 19 OPPO ve OnePlus modelini bünyesinde barındırıyor. ColorOS 12 beta sürümünün ilk etapta Çin’de bulunan cihazlara gönderilmesi planlanırken, aradan çok zaman geçmeden küresel pazarlarda bulunan modellere de gelmesi bekleniyor.
17 Ocak 2022’den itibaren herkese açık beta alımı:
80’in üzerinde oyun geliştiricisi ve yayıncı stüdyo tarafından resmen desteklenen AMD FidelityFX süper çözünürlük teknolojisi çıktı! Şu anda 47 oyunun bu teknolojiyi zaten kullandığı söylenirken; yakında çıkacak 24 oyunda daha bu teknolojinin destekleneceği açıklandı. Böylece bu teknoloji, 70’ten fazla oyunda yer almış olacak.
AMD’nin en hızlı şekilde benimsenen oyun teknolojilerinden biri olan AMD FidelityFX, hızlı bir şekilde desteklenen oyunlarını artırmasıyla öne çıkıyor. Oyunculara daha iyi bir deneyim sunmak için geliştirilen teknoloji, Radeon grafik ve Radeon GPU’lu 100’ün üstünde AMD işlemcisini ve rakip ürünleri destekliyor. Ayrıca 1080P, 2K ve 4K FPS değerlerini artırdı, oyunculara daha yüksek bir performans sunduğu belirtiliyor.
AMD'nin 6000 serisi ekran kartlarına ucuz alternatifler yaratacak olan AMD RX 6400 ve 6500 XT için yeni bilgiler geldi.
AMD FidelityFX desteği gelecek oyunlar
Yakında çıkacak oyunlar dışında yakın dönemde 70’in üzerinde oyun tarafından desteklenen FSR teknolojisi aşağıda bazı örneklerini de görebileceğiniz bu oyunlarda optimize edilmiş bir performans ve daha iyi bir görsellik sunuyor.
Son 3 ayda iki büyük zam yapan Apple, ülkemizdeki dolar kurunun 10,60 TL seviyelerine gerilemesine kayıtsız kalmadı ve tüm ürünlerde indirime gitti. Sizler için önceki ve yeni fiyatları karşılaştırdık.
İşte Apple indiriminden sonraki fiyatlar!
Dilerseniz sözü uzatmadan sizleri videomuz ile baş başa bırakalım. İyi seyirler.
Apple Türkiye’nin resmi internet sitesinde yayınlanan listeye göre iPhone 13 serisi başlangıç fiyatları 14 bin 799 TL’ye (mini modeli) düştü. Serinin standart modeli, 16 bin 299 TL’ye satılırken; iPhone 13 Pro cihazını 21 bin 499 TL, iPhone 13 Pro Max‘i ise 23 bin 999 TL fiyat etiketi ile görüyoruz. İşte tüm Apple ürünlerinin eski ve yeni fiyatlarının karşılaştırması…
iPhone SE: 10 bin 499 TL – 7 bin 799 TL
iPhone 11: 13 bin 999 TL – 10 bin 999 TL
iPhone 12 mini: 17 bin 999 TL – 13 bin 499 TL
iPhone 12: 19 bin 499 TL – 14 bin 499 TL
iPhone 13 Mini: 19 bin 999 TL – 14 bin 799 TL
iPhone 13: 21 bin 499 TL – 16 bin 299 TL
iPhone 13 Pro: 28 bin 999 TL – 21 bin 499 TL
iPhone 13 Pro Max: 31 bin 999 TL – 23 bin 999 TL
Apple M1 – 13 inç Macbook Air: 19 bin 999 TL – 14 bin 999 TL
Apple M1 – 13 inç Macbook Pro: 25 bin 999 TL – 18 bin 999 TL
M1 Pro – 14 inç Macbook Pro: 39 bin 999 TL – 29 bin 999 TL
M1 Pro – 16 inç Macbook Pro: 49 bin 999 TL – 37 bin 499 TL
M1 Max – 16 inç Macbook Pro: 69 bin 999 TL – 52 bin 499 TL
Otomotiv sektöründeki hareketlilik tüm hızıyla sürüyor. Halihazırda pandemi ve küresel çip krizi gibi nedenlerden dolayı fiyatlar hiç olmadığı kadar yükseldi. Tüm bunlara bir de kur artışı eklenince, günümüz şartlarında bir araç almak neredeyse bir hayal haline geldi.
Geçtiğimiz hafta doların 18, euronun ise 20 liralara kadar yükseldiği ülkemizde açıklanan yeni ekonomi modeli sonrası kurda ciddi bir düşüş yaşandı. Kısa süre içerisinde doların 11 lira, euronun ise 13 lira seviyelerine kadar gerilemesiyle otomobil üreticileri de fiyatları güncelleme kararı aldı. Bu noktada otomobil üreticileri, tek tek yeni fiyatları açıklamaya başladı.
BMW, artan doları kuru sebebiyle geçtiğimiz hafta sonu otomobil fiyatlarına zam yapmıştı. Fakat fiyatları tekrar güncelledi.
Volkswagen otomobil fiyatları nasıl oldu?
Hatırlanacağı üzere Almanya merkezli şirket, aralık ayının başlarında B sınıfı Polo, C sınıfı Golf, D sınıfı Passat ve SUV sınıfında pazara sürdüğü T-Roc modellerinin fiyatlarına ciddi oranda zam yapmıştı. Kurdaki yaşanan düşüş sonrası kısa süre içinde fiyatlar yeniden güncellendi.
Bir fotoğraf ve video paylaşma uygulaması olarak hayatımıza giren Instagram, değişmeye ve gelişmeye devam ediyor. Günümüzde sosyalleşmenin en hızlı yollarından biri haline gelen uygulama, aynı zamanda para kazanma ve ünlü olma gibi çeşitli fırsatlar da sunuyor. Peki Instagram’dan nasıl para kazanılır?
Sürekli güncellenen ve yeni özellikler kazanan Instagram, YouTube gibi doğrudan ödeme yöntemlerine sahip değil. Ancak bu, platformun içerisinde çeşitli fırsatlar sunmadığı anlamına gelmiyor. İşte karşınızda “Instagram’dan para kazanma yolları…
Dünyanın en popüler sosyal medya platformu Instagram, kullanıcı sayısını artırmaya devam ediyor. Peki Instagram’a nasıl kayıt olunur?
Instagram’dan nasıl para kazanılır?
Dünyanın en popüler sosyal medya platformu Instagram, her gün milyarlarca insan tarafından ziyaret ediliyor. Bu da aslında dünyanın en büyük açık marketine sahip olduğunu anlamına geliyor. Burada çeşitli ürünler satabilir, reklam alabilir ya da affiliate marketing sayesinde başka markaların satışlarından pay alabilirsiniz.
Affiliate marketing
Instagram’dan nasıl para kazanılır diye düşünen biriyseniz düşünmeniz gereken ilk şeylerden biri affiliate içerikler olmalıdır. Aslında pek çoğumuzun “kaydırma” ya da “link bırakma” olarak adlandırdığı bu yöntem, sosyal medya fenomenleri ve ünlüler gibi büyük kitleye sahip insanlar tarafından sıkça kullanılıyor.
Bunun için yapmanız gereken ilk şey içeriklerinizle belirli bir kitle elde etmek. Belirli sayıda takipçiye ulaştıktan sonra Trendyol, Hepsiburada ve Amazon gibi açık market sistemiyle çalışan platformlar ile anlaşabilirsiniz. Söz konusu şirketler, size özel linkten gelen ve alışveriş yapan her müşteri için size belirli bir komisyon ödeyecektir.
Reklamlar
Instagram’dan para kazanmanın bir diğer yolu da reklamlar. Bildiğiniz üzere platform, sizin gibi binlerce kişi için para kazanma fırsatı içeriyor. Ancak doğru planlama ve reklam bütçesi bazı insanları ve markaları öne çıkarabiliyor. Bu nedenle kendi içerisinde bir reklam ağı dönüyor.
Bu pastadan pay almak için yapmanız gereken ilk şey ise yine takipçi sayınızı artırmak. Eğer belirli bir kitleye ulaşırsanız, diğer içerik üreticilerden ve markalardan çeşitli reklamlar alabilirsiniz. Böylelikle Instagram üzerinden gelir elde edebilirsiniz.
Kendi markanızı oluşturun
“Instagram’dan nasıl para kazanılır?” diye soranlara verebileceğimiz bir diğer tavsiye ise iş dünyasına atılmak. Bildiğiniz üzere sosyal medya pek çok büyük marka için kritik önem taşıyor. Siz de küçük çaplı bir iş modeli oluşturarak, ürünlerinizle o markalar arasında yerinizi alabilirsiniz.
Ancak bu model, diğer Instagram üzerinden para kazanma seçeneklerine göre biraz daha masraflı. Her şeyden önce doğru ürünü bulmanız, hedef kitlesi oluşturmanız ve gerek içeriklerinizle gerekse de reklam yoluyla bu kitleye ulaşmanız gerekiyor. Yine de başarılı olursanız ciddi bir kazancın sizi beklediğini belirtmekte fayda var…
Sosyal medya yöneticisi olun
Instagram üzerinde para kazanmanın en hızlı yollarından biri de başkasının hesabını yönetmek. Kendinizi bu alanda geliştirebilir ve çeşitli markaların hesaplarını yönetmek için talip olabilirsiniz. Tabii ki bu durumda hesabın kazandığı tüm para sizin olmaz.
Ancak özellikle hızlı olduğu için “Instagram’dan nasıl para kazanılır?” diye soranların değerlendirilmesi gereken yöntemlerden biri. Yine de belirtmekte fayda var ki sosyal medya yöneticiliği de en az yazımızdaki diğer maddeler kadar zorlayıcı olabilir. Bu nedenle kendinizi buna göre hazırlamanız gerekir.
Instagram hesabınızın kaç para ettiğini biliyor musunuz?
Her ne kadar kulağa dükkanı kapatıp gitmek gibi gelse de Instagram hesabı satmak, para kazanmak için oldukça yaygın bir yol. Bugünlerde pek çok kişi sahip olduğu ve büyüttüğü hesapları, belirli bir ücret karşılığında satıyor. Bu sayede de oldukça ciddi paralar elde ediliyor.
Bunu bir iş modeline çevirebilir ve belirli aralıklarla sahip olduğunu Instagram hesaplarını satabilirsiniz. Ancak her seferinde aynı kitleyi yakalamak konusunda başarısız olabilirsiniz. Yine de Instagram üzerinden para kazanmak için fena bir yol sayılmaz.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Bildiğiniz başka para Instagram’dan para kazanma yöntemleri var mı? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.