FIFA ve PES’e rakip olması beklenen oyun hayal kırıklığı yarattı!

Yapımcı Jandusoft S.L. tarafından geçtiğimiz aylarda duyurulan ve Ocak ayının ilk haftasında PS4, PS5, Xbox One ve Xbox Series X|S için çıkışını gerçekleştiren yeni futbol oyunu Football Cup 2022, büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Oyun, adeta incelenmeye değer dahi bulunmadı. FIFA ve PES’e rakip olması beklenen yapım, mobil oyun kalitesinde karşımıza çıktı.

Football Cup 2022’de lisans sorunları bulunuyor

PES’in ardından FIFA serisinin de ismi değişiyor!

PES’in ardından FIFA serisinin de ismi değişiyor!

Geçtiğimiz aylarda PES isminden vazgeçip eFootball adına geçiş yapan KONAMI'nin ardından, FIFA 22 de bu isimle çıkan son oyun olabilir.

Daha önce piyasaya sürdüğü Minigolf Tour ve Evin Inside gibi yapımlarla bilinen JanduSoft, geçtiğimiz yıl içerisinde FIFA ve eFootball serisine alternatif olacak bir futbol oyunu geliştirdiğini duyurmuştu. Bilindik serilerin monotonlaşması konusunda şikayetçi olan futbol severlerin merakla beklediği yapım, çıkışıyla adeta bir fiyasko oldu.

KONAMI’nin PES serisinde, futbolcuların ve takımlarının lisanslarının alınmadığı dönemleri anımsatan bir isimlendirmeye giden firma, Manchester United yerine Manchester Unity, Chelsea yerine London FC gibi takım isimlerini tercih etti. Buna benzer olarak Marcus Rashford gibi ünlü futbolcuların isimleri Roshford şeklinde küçük değişikliklerle lisanslıymış gibi sunulmaya çalışıldı.

1 Ocak 2022 tarihinde PlayStation ve Xbox platformları için piyasaya sürülen yapım, oldukça kötü ve mobil oyun kalitesinde dahi olmayan grafikleri ve oynanışıyla oyuncuları hayal kırıklığına uğrattı. Bünyesinde sezon, turnuva, kariyer ve antrenman gibi farklı modlar barındıran yapım, PlayStation 4 ve PlayStation 5 için 57 TL etiketiyle satışa sunulmuş vaziyette.

Piyasaya sürülmesinin ardından yaklaşık bir hafta geçmiş olmasına rağmen Football Cup 2022, MetaCritic ve OpenCritic sitelerinde sadece tek bir site tarafından incelendi. Oyunun Xbox Series X versiyonunu inceleyen TheXboxHub, yapıma 30/100 puanını layık gördü. Yapım ne diğer siteler, ne de oyuncular tarafından hiçbir şekilde notlandırmaya layık bulunmadı.

Peki sizler Football Cup 2022’nin oynanış videosunu izlediniz mi? Yapım hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizlerle yorumlar kısmında paylaşmayı ihmal etmeyin.

Samsung, CES 2022 kapsamında ‘Together for Tomorrow’ vizyonunu açıkladı

Samsung, Las Vegas’ta gerçekleşen Tüketici Elektroniği Fuarı – CES 2022 öncesinde düzenlenen açılış etkinliğinde “Together for Tomorrow”  isimli gelecek vizyonunu duyurdu. Herkesi olumlu değişime katkı sağlamaya davet eden “Together for Tomorrow”, dünyanın en acil sorunlarına çözüm arayan işbirliklerine öncülük eden bir vizyon olarak öne çıkıyor. 

Samsung Electronics Başkan Yardımcısı, CEO ve Samsung’un DX (Cihaz Deneyimi) Bölümü Başkanı Jong-Hee (JH) Han, etkinlikte gerçekleştirdiği açılış konuşmasında tüketicilerin değişen yaşam tarzlarını karşılayabilen, kişiselleştirilebilir deneyimler ile topluma ve dünyaya katkı sunan inovasyonları içeren yeni bir dönemi başlatmak üzere yürüttükleri çalışmalara vurgu yaptı. Han “İnovasyonun olumlu değişimi ne şekilde ortaya koyabileceğini görmek üzere sizlerin bu vizyonun bir parçası olmanız çok önemli. Gelecek için sizlerle çalışacak olmak son derece heyecan verici. Bu gelişmeler, sürdürülebilirliği ürün deneyiminizin bir parçası haline getirirken, yaşamlarımızı da daha sürdürülebilir kılacak” diye konuştu.

CES 2022, bir gün erken kapanacak!

CES 2022, bir gün erken kapanacak!

Tüketici Teknolojileri Derneği (CTA), CES 2022 fuarının ABD'deki Covid-19 vakalarının artışı nedeniyle bir gün erken kapanacağını açıkladı.

Sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek

Samsung’un gelecek vizyonu kısaca şirketin “Her An Sürdürülebilirlik” olarak nitelendirdiği kavram üzerinde şekilleniyor. Bu kavram, sürdürülebilirliği tüm faaliyetlerinin merkezine yerleştirme konusunda Samsung’a ilham veriyor. Şirket bu vizyonunu yeni, düşük etkili imalat uygulamalarını, ayak izini azaltan ambalajları ve daha sürdürülebilir bir müşteri deneyimini benimseyerek ve ürünleri yaşam döngülerinin sonunda sorumlu bir şekilde elden çıkararak uygulamaya geçiriyor.

Samsung’un üretim döngüsü boyunca karbon emisyonlarını azaltma konusunda yürüttüğü faaliyetler, karbon ayak izi konusunda dünya çapında öncü bir kuruluş olan Carbon Trust tarafından da tescillendi. Şirketin geçtiğimiz yıl kullandığı Carbon Trust sertifikalı bellek yongaları, karbon emisyonlarının yaklaşık 700.000 ton daha düşük miktarda gerçekleşmesini sağladı. 

Samsung’un bu alandaki faaliyetleri, yarı iletkenlerin (çip) ötesine geçerek geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanım kapsamının genişletilmesini öngörüyor. Samsung’un Görsel Ekran Bölümü, günlük yaşamda sürdürülebilirliği daha fazla üründe uygulamak için 2021 yılında kullandığından 30 kat daha fazla geri dönüştürülmüş plastik kullanımını planlıyor. Şirket ayrıca, geri dönüştürülmüş malzeme kullanımını önümüzdeki üç yıl içinde tüm mobil ürünleri ve ev aletlerini kapsayacak şekilde genişletecek. 2021’de Samsung’un tüm TV ambalajlarında geri dönüştürülmüş malzeme kullanıldı. Şirket bu yıl geri dönüştürülmüş malzemelerin iç ambalajları da içerecek şekilde daha fazla kullanılacağını açıkladı. Geri dönüştürülmüş malzemeler artık strafor, kutu tutucular ve plastik torbalarda da kullanılacak. Şirket ayrıca ödüllü Eco-Packaging programını dünyanın her yerinde uygulamaya başlayacağını duyurdu. Artık elektrikli süpürge, mikrodalga fırın, hava temizleyici gibi ev aletlerinin ambalajları da; karton kutuların kedi evlerine, yan sehpalara ve çeşitli kullanışlı mobilyalara dönüştürüldüğü programa dahil edilecek. 

‘Sürdürülebilirlik’ müşterin ürün deneyimi süreçlerine de dahil oluyor

Samsung sürdürülebilirliği müşterilerin ürünleri deneyimi sürecine de dâhil ediyor. Bu tür deneyimler, kullanıcıları karbon ayak izini azaltma ve daha iyi bir gelecek için olumlu değişimlere birlikte katkı sunma konusunda desteklemeye devam edecek. Bu kapsamda, gündüz ve gece şarj edilebilen yerleşik güneş paneli sayesinde pil ihtiyacını ortadan kaldıran, türünün ilk örneği olan SolarCell kumanda daha da geliştirildi. İyileştirilmiş SolarCell uzaktan kumanda artık Wi-Fi yönlendiriciler gibi cihazların radyo frekanslarını kullanarak şarj olabiliyor. Han, “Bunların yanında, 200 milyondan fazla pilin çöp sahalarına gitmesini önlemek amacıyla yeni Samsung TV’ler ve ev aletleri gibi diğer birçok Samsung ürününde de bu sistem kullanılacak. Bu pilleri yan yana dizdiğinizde Las Vegas’tan Kore’ye ulaşabilen bir uzunluktan bahsediyoruz” diye konuştu. 

Ayrıca Samsung, 2025 yılına kadar tüm TV’lerinin ve telefon şarj cihazlarının beklemedeyken tükettiği enerjinin sıfıra yakın olmasını sağlayacak. Böylece ürünler kullanılmadıklarında neredeyse hiç enerji tüketmeyecek. Şirket elektronik endüstrisinin önündeki bir diğer önemli konu olarak öne çıkan e-atıklar konusunda da 2009’dan bu yana beş milyon tondan fazla e-atığın toplanmasını sağladığını duyurdu. Şirket, geçtiğimiz yıl mobil ürünler alanındaki iklim önlemlerini somut hale getirmek ve cihazların yaşam döngüleri boyunca çevresel ayak izlerini en aza indirmek için ‘Galaxy for the Planet’ sürdürülebilirlik platformunu kurmuştu.

Samsung’un bu teknolojileri herkese açık hale getirme kararı, sektörlerin ötesinde inovasyonu ve günlük yaşamda sürdürülebilirliği destekleme konusundaki kararlılığının bir yansıması. Samsung’un açılış konuşmasında duyurduğu Patagonia işbirliği, farklı sektörlerden de olsalar şirketlerin çevresel sorunları ele almak için bir araya geldiklerinde nasıl bir inovasyona imza atabileceklerini ortaya koyuyor. Bu işbirliğiyle geliştirilen yenilikçi çözümler sayesinde, Samsung çamaşır makinelerinde çamaşır yıkama esnasında suya karışan mikroplastik miktarı en aza indirilerek plastik kirliliğiyle mücadeleye katkı sağlanacak.

Han bu konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Bu işbirliği bizi çok heyecanlandırıyor ve çalışmalarımız bununla bitmeyecek. Gezegenimizin karşı karşıya olduğu zorluklara çözüm aramayı amaçlayan yeni ortaklıklara ve işbirliklerine imza atmaya devam edeceğiz.”

“Bu ciddi bir sorun ve tek başımıza çözebileceğimiz bir konu değil” diyen Patagonia Kurumsal Felsefe Direktörü Vincent Stanley de, Samsung mühendislerinin özverisinin altını çizdi. Stanley, işbirliğini “İklim değişikliğini tersine çevirmek ve doğaya sağlığını geri kazandırmak için hepimizin ihtiyaç duyduğu mükemmel bir işbirliği örneği” olarak nitelendirdi.

Kişisel deneyimlerle kullanıcıları desteklemek

Bir yandan günlük yaşamda sürdürülebilirliği artırmak amacıyla attığı adımları açıklayan Samsung, diğer yandan tüketicilerin farklı ihtiyaçlarını karşılamak için hangi teknolojileri ne şekilde geliştirdiğini de aktardı. Şirket, herkesin özgün olduğunun ve kullanılan cihazların yaşam tarzlarına uyacak şekilde kişiselleştirilebilmesinin önemli olduğunun bilinciyle, kullanıcıların günlük yaşamda kullandıkları teknolojilerle ilişkisini yeniden tanımlamanın yollarını bulmak için çalışmalarını sürdürüyor. İnovasyona yönelik önce insan yaklaşımı da Samsung’un “Together for Tomorrow” vizyonunun temelini oluşturuyor. Samsung’un etkinlikte tanıttığı platform ve ekranlar, Han’ın daha önce CES 2020’de dikkat çektiği “Ekranlar her yerde, ekranlar herkes için” dönemini simgeliyor.

Örneğin her yerde sinema kalitesinde deneyim sunan hafif ve taşınabilir projeksiyon cihazı The Freestyle, yapay zeka destekli ses, yerleşik akış uygulamaları ve kullanışlı Smart TV erişilebilirlik özellikleri ile neredeyse her yere kurulabiliyor, 2,5 metrelik alan üzerinde yansıtma sağlayabiliyor. 

Kullanıcıların bulut ve konsol oyunlarını keşfedebileceği ve oynayabileceği, ‘all-in one’ bir platform sunan Samsung Gaming Hub da 2022 model Samsung Akıllı TV ve monitörlerinde kullanılabilecek. Kullanıcıların oyun oynarken arkadaşlarıyla görüntülü sohbet etmesine ve aynı anda oyun videoları izlemesine olanak tanıyan ‘Odyssey Ark’ oyun ekranı ise çoklu görüntüleme deneyimiyle sürükleyiciliği üst seviyeye taşıyan 55 inç boyutunda esnek ve kavisli bir ekran olarak öne çıkıyor.

Samsung ayrıca, daha özel ev aletleri deneyimleri sunmak amacıyla, Bespoke Ev Aletleri Serisi için daha fazla kişiselleştirme seçeneği sunacağını açıkladı. Böylelikle Bespoke Serisi’ne bulaşık makinelerinin, ocakların ve mikrodalga fırınların yanı sıra Samsung Family Hub ve gardırop tipi 3 kapılı ve 4 kapılı buzdolabı seçenekleri ekleniyor. Samsung ayrıca Bespoke Jet™ elektrikli süpürge ve Bespoke Çamaşır Yıkama ve Kurutma Makinesi gibi yeni ürünleriyle, tüketicilere yaşam alanlarını kendi tarzlarına ve ihtiyaçlarına göre kişiselleştirmenin yeni yollarıyla birlikte, evdeki tüm alanlar için kullanılabilen daha geniş bir ürün yelpazesi sunuyor. 

Samsung, kullanıcıların cihazlardan en iyi şekilde faydalanmasını sağlamak üzere onlara daha fazla kişiselleştirme olanağı sunmak için çalışmalarına devam ediyor. #YouMake Projesi, tüketicilerin ürünleri en önemsedikleri özelliklere göre seçebilmesini ve kişiselleştirmesini, bu sayede cihazların özelleştirilmiş bir deneyim ortaya koymasını sağlıyor. Açılış konuşmasında duyurulan ve Samsung’un Bespoke vizyonunu ev aletlerinin ötesine taşıyan bu girişim, , Samsung marka akıllı telefonlar ve büyük ekranlı cihazlarda da kullanılacak.

Kusursuz bağlantı çağının öncüsü

Kişiselleştirmeyi ve sürdürülebilirliği Samsung ürünlerinin temeline yerleştiren “Together for Tomorrow” vizyonu, kusursuz bir bağlantı da gerektiriyor. Samsung, işbirliklerini ve yeni nesil ürünlerini öne çıkararak gerçek anlamda kusursuz bağlantılı deneyimler çağını başlatma konusundaki kararlılığını vurguluyor.

İlk olarak CES etkinliğinde tanıtılan yepyeni Samsung Home Hub, akıllı ev yönetimini basitleştirmek üzere yapay zeka (AI) destekli cihazlarla entegre olan SmartThings hizmeti sayesinde bağlantılı ev deneyimini ileri bir düzeye taşıyor. Samsung Home Hub, altı farklı SmartThings hizmetini, kullanıcılara akıllı ev aletleri üzerinde tam denetim sağlayan ve ev işlerinin yönetimini kolaylaştıran kullanışlı bir cihazda birleştiriyor. Samsung, akıllı cihazların birbirleriyle daha uyumlu çalışmasını sağlamak amacıyla SmartThings Hub’ı 2022 TV’lerinin, akıllı monitörlerinin ve Family Hub buzdolaplarının yerleşik özelliği haline getireceğini duyurdu. Bu sayede bağlantılı yaşam deneyimleri tüm kullanıcılar için daha erişilebilir ve sorunsuz hale gelecek.

Tüketicilere marka fark etmeksizin en iyi akıllı ev deneyimini sunmak gerektiğini ifade eden Samsung, çeşitli akıllı ev aletleri üreticilerini bir araya getiren Home Connectivity Alliance’ın (HCA) kurucu üyesi olduğunu da duyurdu. HCA, tüketicilere daha fazla seçenek sunmak, ürün ve hizmetlerin güvenliğini artırmak için farklı markaların cihazlarının birlikte çalışabilmesinin desteklenmesi amacıyla kuruldu.

Samsung CES’te ayrıca inovasyon yaklaşımı için belirleyici bir unsur olan kurumsal sosyal sorumluluk konusundaki kararlılığını da vurguladı. Bu kararlılık, şirketin yalnızca teknolojilerine değil, aynı zamanda gelecek nesilleri yaratmak istedikleri değişimi gerçekleştirme konusunda destekleyen programlarda yer almalarını da sağlıyor. Solve for Tomorrow ve Samsung Innovation Campus gibi programlar geleceğin işyerleri konusunda genç nesillerin becerilerini destekliyor, hayallerini gerçeğe dönüştürüyor.

Han, “Samsung olarak gelecek nesilleri destekleyen programlarımızla 2012’den bu yana 21 milyondan fazla kişiye ulaştığımızı paylaşmak benim için gurur verici. Hepimizin aradığı daha iyi bir gelecek; insanların hayallerinin ötesine geçmelerini sağlamaktan, merak edilenlerin deneyimlenebilmesi için gezegenin korunmasından ve değişimin ateşini yakan inovasyondan geçiyor” dedi.

Samsung’un CES 2022 kapsamında tanıtımını yaptığı ürünlere ilişkin görseller ve videolar dahil daha fazla bilgi almak için news.samsung.com/global/ces-2022 adresini ziyaret edilebilirsiniz. 

Xiaomi, ekran altı kamera teknolojisinde vitesi artırdı

Counterpoint Research raporuna göre yüzde 13’lük pazar payı ile dünyanın en büyük üçüncü akıllı telefon üreticisi konumunda bulunan Xiaomi, sektörde yaygınlaşan ekran altı kamera teknolojisi konusundaki çalışmalarını hızlandırdı. Şirket, ilerleyen dönemlerde söz konusu teknolojiyi kullanan ve yüksek çözünürlüklü selfie kameraları için kolları sıvadı.

Xiaomi açıkladı! MIUI 13 Global şu tarihte, şu cihazlara geliyor

Xiaomi açıkladı! MIUI 13 Global şu tarihte, şu cihazlara geliyor

Geçtiğimiz hafta MIUI 13 arayüzünü tanıtan Xiaomi, Çin'in ardından global sürüme de güncelleme veriyor! İşte alacak modeller ve tarih!

Xiaomi, ekran altı kameralarda 20 Megapiksel çözünürlüğü aşmayı hedefliyor

Bildiğiniz üzere geçtiğimiz yılın ağustos ayında Xiaomi’nin ilk ekran altı kameralı modeli MIX 4 vitrine çıktı. Akıllı telefonun selfie kamerası ise 20 Megapiksel çözünürlüğündeydi. Ancak teknolojinin henüz emekleme aşamasında olması nedeniyle çekim yeteneği gibi konularda mevcut selfie kameralarıyla karşılaştırılması mümkün değildi.

Kısa süre önce gelen bilgiler, Xiaomi’nin ekran altı kamera teknolojisi ile ilgili önemli planları olduğu yönünde. Zira şirket, teknolojiyi bir üst seviyeye çıkarma amacıyla Huaxing Optoelectronics ile ortaklık gerçekleştirdi. Firma tarafından üretilen FHD+ çözünürlüklü paneller üzerinde çeşitli testler başladı.

Şirketin halihazırda testlerini gerçekleştirdiği teknoloji, panelde bulunan RGB alt piksellerinin altında daha fazla bileşeni gizlemek için tasarlanmış özel bir devreye sahip. Bu sayede yeni bir piksel düzenlenmesi benimsenerek ışık geçirgenliği büyük ölçüde artırılıyor. Böylelikle daha net görüntüler ortaya çıkıyor.

Xiaomi’nin amacı ise bundan böyle amiral gemisi modellerinde daha yüksek çözünürlüklü ve piksel sayısına sahip selfie kameraları kullanabilmek. Bu noktada ilerleyen dönemlerde piyasaya sürülmesi beklenen MIX 5 modelinde selefinden daha yüksek çözünürlüğe sahip ekran altı selfie kamerasının kullanılması hedefleniyor.

Xiaomi MIX 4 özellikleri

Ekran:6,67 inç / 395 ppi / HDR10+ / Dolby Vision / 120Hz yenileme hızı
Çözünürlük: 1080 x 2400 piksel
Cam koruması: Corning Gorilla Cam Victus
Boyutlar ve ağırlık: 162,6 x 75,4 x 8 mm / 225 gram
Donanım:İşlemci: Qualcomm SM8350 Snapdragon 888+ 5G (5 nm)
Grafik Birimi: Adreno 660
Depolama – RAM:  128GB 8GB RAM, 256GB 8GB RAM, 256GB 12GB RAM, 512GB 12GB RAM
Kamera:Ana kamera: 108 Megapiksel, f/1.9, 24mm (geniş), 1/1.33″, 0.8µm, PDAF, OIS
Periskop kamera: 8 Megapiksel, f/4.1, 120mm, PDAF, OIS, 5x optik zoom
Ultra geniş açılı kamera: 13 Megapiksel, f/2.4, 12 mm, 123˚ (ultra geniş), 1/3.06″, 1.12µm
Arka kamera video: 8K@24/30fps, 4K@30/60fps, 1080p@30/60/120/240fps; cayro-EIS, HDR10+
Ön kamera: 20 Megapiksel
Diğer:Batarya: 4.500 mAh / 120Hz hızlı şarj / 50W kablosuz hızlı şarj
İşletim Sistemi: Android 11 tabanlı MIUI 12.5

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Xiaomi gibi şirketlerin son dönemde kullanmaya başladığı ekran altı kamera teknolojisinden memnun musunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.

WhatsApp, iOS için yeni bildirim özelliği getiriyor!

Dünyanın en çok kullanılan mesajlaşma uygulaması olan WhatsApp, kullanıcılarına yeni özellikler sunarak uygulamasını daha da kullanışlı hale getirmek istiyor. Düzenli olarak çıkardığı yenilikleri ilk önce Beta test kullanıcılarına sunan platform, şimdi ise iOS kullanıcıları için bir özellik üzerinde çalışıyor.

WhatsApp’a üç mavi tik özelliğinin gelip gelmeyeceği açıklandı

WhatsApp’a üç mavi tik özelliğinin gelip gelmeyeceği açıklandı

Dünyanın en çok kullanılan anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp ile ilgili bir dedikoduya önemli bir kaynaktan yanıt geldi.

WhatsApp, bildirimlerde profil fotoğrafını gösterecek

iOS kullanıcıları için bir yeniliğe hazırlanan WhatsApp, gelen bildirimleri daha kullanışlı hale getirmek için kolları sıvadı. Beta test kullanıcılarının kullanımına sunulan yeniliğe göre artık gelen mesajlar sadece isim olarak görünmeyecek. Mesaj veya arama yapan kişinin profil resmi bildirim olarak ekrana yansıyacak. Bu özellik WhatsApp grup konuşmaları için de geçerli olacak.

Bu özellik bir süredir Android kullanıcıları tarafından kullanılıyordu. iOS’lara da gelecek bu özelliği Beta kullanıcıları en son sürümde kullanılabilecek. WhatsApp, her zaman olduğu gibi bu özelliğini de önce Beta test kullanıcılarına sunuyor. Platform henüz bu özelliğin ne zaman genele yayılacağını açıklamadı.

Şirket son zamanlarda yenilik denemelerini oldukça hızlandırdı. İşletmelerden gizliliğe, grup yöneticilerinin yetkisinden arayüz yenilemesine kadar birçok özellik şu anda deneme aşamasında. Özellikle işletmeler için getirmeyi planladığı özellik, birçok kurum sahibinin yüzünü güldürecek cinsten.

WhatsApp, iş rehberi özelliğini deniyor

WhatsApp bu özelliği için platformda yeni bir arayüz oluşturacak. Bu arayüz, yakındaki işletmeleri doğrudan uygulama içinde aranmasını sağlayacak. İş Rehberi adı verilen özellik, Yakındaki İşletmeler sekmesinde görünecek. Kullanıcılar, Yakındaki İşletmeler sekmesinde kategori seçme özelliği ile yakınlardaki otel, restoran ve market için arama yapılabilecek. Böylesine çok kullanıcısı olan bir platformda aramalar sayesinde bulunmak, hiç kuşkusuz işletme sahiplerinin yüzünü güldürecek.

Galaxy S22 Ultra iki farklı işlemci ile Geekbench’te!

Yıllardır süregelen çip savaşlarının son zamanlardaki galibi şüphesiz Qualcomm. Yıllardır Android cephesinde Qualcomm üretimi Snapdragon çipleri pazarda üst sıralara yerleşirken, arkasından gelen şirketlerin zaman zaman Qualcomm’a yaklaştığı ve bazen geçtiğini görüyoruz. Herkes tarafından rakip olarak ele alınan şirket, MediaTek ve Samsung başta olamk üzere üreticileri her yıl geride bırakmayı başarıyor.

Ancak son iki yıldır üreticiler Qualcomm’u yakalamak için daha fazla efor sarf ediyor. Özellikle geçtiğimiz yıl Samsung’un Exynos 2100 yongası, Qualcomm’un Snapdragon 888 ile hemen hemen aynı sonuçları vermişti. Snapdragon çoğu alanda Exynos’tan yüzde 2 ila 6 arasında daha performanslı olmuştu. MediaTek cephesi ise orta segmentte rakibini yakalamış, üst segmentte ise bu yıl geçmeyi planlamıştı.

Galaxy S22 Ultra’nın en net görüntüsü sızdırıldı

Galaxy S22 Ultra’nın en net görüntüsü sızdırıldı

Samsung Galaxy S22 Ultra modelinin şimdiye kadarki en net fotoğrafı paylaşıldı. Telefonun S Pen kalemi de gözler önüne serildi.

Üreticiler Snapdragon ile rekabet halinde

Bu yıl tanıtılan Snapdragon 8 Gen 1’in de hali hazırda ısınma problemleri olması, büyük bir beklentiyi karşılamak için gelen MediaTek Dimensity 9000 için büyük bir fırsat oldu. Şirket, yeni çipin Snapdragon’un amiralini bazı alanlarda geride bırakacağını söyledi. Bugün ortaya çıkan Geekbench verileri ise Samsung Galaxy S22 Ultra ‘nın iki farklı çip ile geleceğini ortaya çıkardı. Tabi bir de, performans detaylarını…

Her zamanki gibi bazı pazarlara Exynos çipiyle, bazı pazarlara ise Snapdragon çipiyle girş yapacak olan Galaxy S22 Ultra, Geekbench testine de iki farklı işlemci ile girdi. Ortaya çıkan verilere göre telefonun Exynos 2200 yonga setli versiyonu tek çekirdekte 1014 puan, çok çekirdekte ise 3415 puan aldı.

Snapdragon cephesi ise özellikle tek çekirdekte rakibine fark attı. Snapdragon 8 Gen 1 ile gelecek olan S22 Ultra modeli tek çekirdekte 1226 puan, çok çekirdekte ise 3462 puan elde etti. Ayrıca telefonlar teste 8GB RAM ile birlikte giriş yaptı.

Bu yıl tanıtılacak olan telefon, Snapdragon ile Exynos arasındaki farkı çok net bir şekilde gözlere önüne serecektir. Bakalım Samsung bu kez rakibini yakalayabilmiş mi? Yoksa Snapdragon liderlik bayrağını taşımaya devam mı edecek? Göreceğiz…

Apple’ın potansiyel mini-LED tedarikçisine sertifika engeli

Kısa süre önce dünyanın 3 trilyon dolarlık ilk şirketi ünvanının sahibi olan Apple, son dönemde kullanmaya başladığı mini-LED teknolojisi üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. İlerleyen dönemlerde daha fazla ürününde söz konusu teknolojiyi kullanmaya hazırlanan şirket, iş birliğine gittiği tedarikçi sayısını da artırmak için gerekli adımları atıyor.

Apple’ın AR gözlüğü tedarikçisi Meta için çalışıyor

Apple’ın AR gözlüğü tedarikçisi Meta için çalışıyor

Apple, AR gözlüklerine büyük önem veriyor. Cihazın alanında bir numara olmasını isteyen şirket, ince eleyip sık dokuyor.

Apple’ın potansiyel mini-LED tedarikçisi, sertifika sorununa takıldı

Şirket, geçtiğimiz yıl piyasaya sürdüğü M1 çipli iPad Pro gibi ürünlerinde mini-LED panel teknolojisini kullanmıştı. Bunun üzerine bu teknolojiyi kullanan ürünlerin sayısını artırmak için harekete geçen şirket, ek tedarikçi aramaya başladı.

Bilindiği üzere Apple’ın halihazırda iki mini-LED çip tedarikçisi bulunuyor. Bunlardan ilki Tayvan merkezli Epistar, ikincisi ise Osram Opto Semiconductors. Epistar, Apple’a nispeten uzun süredir tedarik sağlarken, Osram ise 2021 yılının ikinci yarısından itibaren şirketle çalışmaya başladı.

Apple, üçüncü bir tedarikçi ile anlaşmak için bir süredir Çin merkezli Sanan Optoelectronics firması ile görüşmelerini sürdürüyordu. Hatta şirkete yakın kaynaklardan gelen bilgiler, yakın zamanda bir anlaşmanın olabileceği yönündeydi.

Ancak DigiTimes’a göre Sanan, Apple’ın tedarikçisi olabilmek için belirlenen gereksinimleri bir türlü karşılayamadı. Bu noktada şirketin üretim konusunda yetersiz kalması ve patent konusunda yaşanan çeşitli sorunlar öne çıktı. Böylelikle anlaşmanın olabilmesi için gerekli olan sertifika da alınamadı.

Şu an için Apple’ın konu ile ilgili hangi adımları atacağı merak konusu. Ancak şirketin bundan böyle yeni ürünlerinde mini-LED teknolojisini odak alacağını belirtelim. Zira 2022 yılında çıkması beklenen 27 inç iMac, MacBook Air ve Pro modellerine ek olarak iPad’ler de söz konusu panel teknolojisi ile kullanıcıların beğenisine sunulacak.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.

POCO X3 Pro PUBG: New State testinde!

Xiaomi’nin alt markası POCO’nun X3 Pro modelinde PUBG: New State oyununu indirdik ve performansını test ettik.

POCO X3 Pro PUBG: New State testi

Dilerseniz sözü uzatmadan sizleri videomuz ile baş başa bırakalım. İyi seyirler.

POCO X3 Pro satın almak için: https://app.hps.im/d7ct/679bfc15

POCO X3 Pro özellikleri

POCO X3 Pro‘nun teknik detaylarına bakalım. Cihaz, 6,67 inç LCD Full HD+ ekrana ve 240Hz dokunmatik örnekleme hızına sahip. Ayrıca dinamik yenileme hızı ile cihaz 120Hz’e kadar otomatik olarak geçiş yapıyor.

Snapdragon 860 işlemcili telefonda 6 GB ve 8 GB olmak üzere iki farklı RAM opsiyonu karşımıza çıkıyor. Aynı zamanda depolama tarafında 128 GB ve 256 GB seçenekleri var.

Ön tarafta 20 Megapiksel çözünürlüklü kamera taşıyan Poco cihazı, arkada dörtlü kamera kurulumuna yer veriyor. 48 Megapiksel Sony IMX582 ana lense sahip model 119 derece 20 Megapiksel çözünürlüklü ultra geçiş açılı kamerayla destekleniyor. Buna ek olarak 2 Megapiksel derinlik sensörü ve 2 Megapiksel makro kameralara yer verilmekte.

POCO X3 Pro pil özellikleri de oldukça iddialı Telefon, 5.160 mAh pil kapasitesine sahip. Şirket bunun 2 gün boyunca kullanıcılara hizmet verebileceğini öne sürüyor. Ayrıca telefonda 33W hızlı şarj desteği var.

Son 10 yılda internet ve teknoloji kullanımızda neler değişti?

Pek çok kaynağa göre 2010 yılından 2020’lere geldiğimiz 10 yılda yaşanan teknolojik gelişmeler önceki 30 yıldan çok daha fazla durumda. Teknolojik gelişmelerin insan hayatına getirdiği kolaylıklar her seferinde daha hızlı şekilde ilerliyor. Buna göre önümüzdeki 5 yıl içerisinde hayatımıza girecek teknolojik yenilikler önceki 10 yıldan çok daha farklı ve fazla olacak diyebiliriz. 

Kısa sayılabilecek bu kadarlık sürede daha birine bile alışamadan yeni teknolojilerle tanışmayı başardık. Biz de son 10 yıl önce çok farklı yaptığımız ve bugün artık büyük değişim yaşayan şeylerden bahsederek bir nostalji rüzgarı estirmek istedik. Dilerseniz başlayalım. 

Sezgisel yazılımlarla video düzenleme

Bundan 10 yıl önce bir videoyu düzenlemek ve kurgulamak oldukça zaman alıcı bir işlemdi. Videoda hangi sahnelerin kullanılacağını tek tek kesmek bugün de o kadar kolay değil. Ancak sezgisel yazılımlarla videonun belli başlı ayarlarını otomatik olarak düzenlemek inanılmaz pratiklik sağlıyor. 

Sezgisel yazılımlara örnek olarak Movavi Video Editor Plus yazılımını verebiliriz. Bu tip yazılımların sağladığı kolaylıkların başında sizin videoda yapacağınız işlemlere yönelik basit arayüz tasarımı ile video düzenleyici kullanımında kolaylık sağlaması olarak düşünülebilir. Videoya efekt eklemek, bunu doğru şekilde yapmak, videoya başlık atmak ve en önemlisi o videodan kullanılacak olan platforma göre render almak.

Bunlar bundan 10 yıl önce yapılması oldukça zahmetli işlemlerdi. Ancak yeni nesil video düzenleyicileri kullanarak herkes kendi evinde kendi bilgisayarını kullanarak profesyonel tarzda videolar düzenleyebilmektedir. 

Streaming platformları

Yine bundan 10 sene önce istediğimiz bir filmi izlemek için o filmin muhakkak şekilde elimizde bir depolama aygıtı aracılığıyla bulunması bir zorunluluktu. Bir filmi izlemek istiyorsak ya o filmin CD’si ya da DVD’si elimizde olacaktı ya da internetten film dosyasını bularak onu indirecektik. Bunun da en kolay yapılabileceği yöntem popülerliğini o günlerde inanılmaz arttıran torrent yöntemiydi.

Ancak bu yöntemleri kullanmak o günün internet altyapısı ile inanılmaz yavaş bir şekilde gerçekleşiyordu. Limewire ve benzeri yazılımları kullananlar ne demek istediğimizi çok iyi anlayacaklardır. 

Ancak o günlerden bugünlere geldiğimizde farkın ne kadar büyük olduğunu o günleri yaşayanlar çok daha iyi anlayacaktır. Artık streaming platformları sayesinde internetin gücünü kullanarak dilediğimiz herhangi bir filmi ya da diziyi tek tıkla internet üstünden o filmin dosyasını doğrudan kendi cihazlarımızda depolama gibi bir zorunluluk olmadan kolayca izleyebiliyoruz. 

Bildiğiniz gibi bunu dünya çapında en başarılı şekilde başlatan platformlardan biri Netflix’ti. Netflix, bu denli yaygınlaşmaya başladıktan sonra dünyanın pek çok büyük yapım şirketleri de Netflix benzeri oluşumlar kurmaya başladılar. İnsanlar bu oluşumlara ücretli bir şekilde üye oluyorlar ve tamamen legal bir şekilde istedikleri tüm dizi ve filmleri kolayca izleyebiliyorlar. Bunun 10 sene önce ucuz yapılma yöntemi illegal olarak film dosyalarını indirmekti. Nitekim bu streaming platformları işi daha ucuza daha hukuki bir boyutta halletmiş oldular. 

Sosyal medya platformları 

Bugünün en popüler sosyal medya platformları bundan 10 sene önce de mevcuttu. Ancak kullanım şekilleri bugünkünden kesinlikle çok farklıydı. 

İnsanlar o tarihlerde yeni yeni tanıştıkları bu mecralarda uzun yıllardır görüşmedikleri arkadaşlarını buluyor ve genelde kendi lokal çevreleriyle etkileşime girmek istiyorlardı. Açıkçası o yıllarda henüz oldukça yeni olan bu sosyal medya olgusu bir yerden insanları korkutuyordu da. Zira internet gibi herkese açık bir platformda kişisel bilgilerinin yer alması insanlar için o yıllarda oldukça ürkütücü gelecek bir fikirdi. 

Ancak günümüze gelindiğinde artık sosyal medya platformlarının algısı inanılmaz bir şekilde değişti. Bugün sosyal medya platformları neredeyse toplumun her kesimine hitap ediyor. Sosyal medyada varlık göstermeyen neredeyse kimse yok gibi. Her türden kullanıma hitap eden sosyal medya platformları mevcut ve pek çok kullanıcı bütün bu sosyal medya platformlarını kullanım amaçlarına göre kullanmaya devam ediyorlar. Son 10 yılın bize internet kullanımında getirdiği en önemli şeylerden biri kesinlikle sosyal medya kültürüdür. 

Mobil cihazlar

Bundan 10 yıl önce sağlıklık bir internet kullanımı için kesinlikle bir masaüstü ya da dizüstü cihazının olması ve bunu kullanmanız gerekiyordu. İşte bu zorunluluğu yok eden gelişmeler mobil cihazların akıllı seviyesine gelmesi ile oldu. 

Bugün artık her birimizin cebindeki telefonlar 10 sene önceki telefonlardan oldukça farklı. 10 sene öncesini hatırladığınızda dokunmatik ekrana sahip telefonların sağlıklı çalışmadığı bir dönem olduğunu bilenler bilir. İnsanlar tuşlu telefonlardan düşük internet hızlarıyla sadece “0.facebook.com” adresinden metinlerin görülebildiği bir sosyal medya deneyimini oldukça gelişmiş bulurken bugüne gelindiğinde bambaşka bir mobil cihaz kullanımının olduğunu görüyoruz. 

Cebimizdeki telefonların her biri birer bilgisayarın yapabileceği işlem kapasitelerine sahip ve kullanımları oldukça basit. İş öyle bir hal aldı ki artık ufak çocuklar dahi bu telefonları ellerinden düşürmeden kullanıyorlar. 

Telefonların yanı sıra tabletler de yine bu noktada önemli bir dönüm noktasını oluşturdu. Tam olarak telefon gibi kullanılmasa da sadece bir ekrandan ibaret bilgisayar olarak nitelendirilebilecek tabletler bambaşka bir internet deneyimi sunan cihazlar oldular. 

Kitle fonlama platformları 

Burada kuruluş olarak bahsettik ancak yeni bir deneyim olarak bugün sosyal medyanın yaygınlaşmasının bir sonucu olarak kendi sosyal medya kanallarından takipçilerini arttırarak kendi destekçilerini oluşturmak oldukça yaygın bir hale geldi. 

Pek çok kitle fonlama platformu oluşturuldu ve bu platformlar üzerinden isteyen herkes kendisine fon desteği bulabiliyor. Bu şekilde seslerini doğrudan takipçilerine aracısız bir şekilde ulaştırabiliyorlar. 

Bunun en çok kullanıldığı sektör ise kesinlikle medya sektörü. Patreon, gofundme ve bunların ilki olan kickstarter siteleri bu kültürü oluşturan en önemli platformlar oldular ve halen daha öyleler. 

Kripto paralar 

Bundan 10 sene önce henüz çok yeni olan ve hepimize keşke 10 sene önce Bitcoin alsaydık serzenişini yaşatan kripto paralar son yıllarda internet dünyasını kasıp kavuruyor desek yeridir. 

10 sene önce Bitcoin ile başlayan kripto para dünyası bugün bambaşka bir boyuta evrilmiş durumda. Neredeyse 100 bin farklı kripto para, piyasada dolaşmaya başladı ve bunların her birinin kendi projelerinin olduğu söylenebilir.

Elbette bu konu bir derya deniz. Ancak kripto paralar ve blockchain teknolojisi, pek çok uzmana göre geleceğin dünyasının en önemli gelişmelerinden biri ve merkezi otorite olmadan yapılan işlemler kısa süre sonra hayatımızı toptan değiştirecek bir boyuta gelecek. 

Bu ve benzeri pek çok gelişme olduğunu şimdi daha iyi hatırladınız değil mi? Benzer bir içeriği bu teknolojik gelişme hızı ile gittiğimiz müddetçe bir 5 sene sonra yazacağımızı düşünmüyor değiliz. Siz de unuttuğumuz gelişmeler varsa bizlerle yorumlarda paylaşabilirsiniz. 

Uğur Şahin’den verem ve sıtma aşısı açıklaması!

CPfizer ile yaptığı iş birliği sonucu COVID-19 aşısını geliştiren BioNTech’in CEO’su Uğur Şahin, uzun süredir mRNA üzerinde çalışmalar yürütüyordu. Sık sık bu teknolojinin birçok hastalıkla mücadelede kullanılabileceğini belirten Şahin konu ile ilgili Fransız gazete Le Monde’a bir takım açıklamalarda bulundu.

Uğur Şahin’den aşı uyarısı: ‘Durum toz pembe değil’

Uğur Şahin’den aşı uyarısı: ‘Durum toz pembe değil’

BioNTech kurucusu Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci, Almanya’nın en önemli dergisi Der Spiegel’in kapağında yer aldı. Şahin BioNTech koronavirüs aşısı için önemli açıklamalarda bulundu.

Bill & Melinda Gates Vakfı, mRNA teknolojisini destekliyor

Son dönemde ismi eşi Özlem Türeci ile birlikte yürüttüğü çalışmalarla tüm dünyada büyük saygınlık kazanan Uğur Şahin açıklamasında mRNA teknolojisi ile kişiye özel tedavi uygulanabileceğine değindi. Bulaşıcı hastalıklar, kanser ve kronik rahatsızlık gibi birçok hastalığın iyileştirilmesinde kesin çözüm olacağını belirten Şahin, Sözcü gazetesinin aktardığı konuşmasında şu cümlelere yer verdi.

AIDS, verem ve sıtma gibi hastalıklara karşı aşı geliştirmek için çalışıyoruz. Bahsettiğim ilk iki hastalıkla mücadele için Bill & Melinda Gates Vakfı’ndan destek alıyoruz. Şu an bütün projeler klinik inceleme öncesi süreçte. Partnerimiz Pfizer ile birlikte klinik geliştirme aşamasında olan influenza aşısı için çalışmalarımız devam ediyor. Hedefimiz 2022 yılının sonuna kadar sıtma ve verem (tüberküloz) için klinik testlere başlamak. Bunlara ek olarak 10 farklı hastalık için de klinik inceleme öncesi süreci başlatmak istiyoruz

Uğur Şahin, şu anda kullanılan grip aşılarının yeteri kadar T hücresi üretmediğine vurgu yaptı. Yapılan araştırmalar CD8 T-hücrelerinin influenzanın oluşumunu engellediğini düşünen Şahin, T-hücresinin tepkisini yakından incelediklerini belirtti.

BioNTech aşısı üretimi için Türkiye’de devreye girdi

Uğur Şahin, aşı üretiminde aksaklıklar olduğunu belirtti. Farklı üretim tesisleri kurulmadan yeterli miktarda aşı üretmenin de zor olduğunu açıklayan Şahin BioNTech olarak Avrupa’nın birçok yerinde aşı üretimi sağlamak için görüşmelere devam ettiklerini vurguladı. Özlem Türeci ve Uğur Şahin çiftinin çalışmaları birçok kişinin hayatını kurtarmış durumda. Öyle ki geçtiğimiz günlerde Avrupa Parlamentosu milletvekili Moritz Körner, Euro banknotlarından birinde Özlem Türeci ve Uğur Şahin’in resimlerinin yer almasını önermişti.

ASPİLSAN, lityum iyon pil üretim tesisi makine sistemlerini teslim aldı!

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın yan kuruluşu konumundaki ASPİLSAN Enerji, kısa süre önce yaptığı açıklamada Kayseri’de kurulacak olan Türkiye’nin ve Avrupa’nın ilk lityum iyon silindirik pil üretim tesisinin makine, ekipman ve yardımcı sistemlerinin ülkeye geldiğini duyurdu. İşte detaylar…

Batarya teknolojisinde devrim niteliğinde yenilik!

Batarya teknolojisinde devrim niteliğinde yenilik!

Batarya dünyasında gelişmeler hız kesmiyor. Son olarak üretilen batarya, gelecekte birçok alanda kullanılabilecek özelliklere sahip.

ASPİLSAN, makine sistemlerini teslim aldı

Gerekli ekipmanların ülkemize gelmesi ve teslim alınmasının ardından açıklamalarda bulunan ASPİLSAN Enerji Genel Müdürü Ferhat Özsoy, şu ifadeleri kullandı;

06 Ağustos 2021 tarihinde Sayın Cumhurbaşkanımızın onayıyla “Proje Bazlı Devlet Yardımı” verilmesi uygun görülen ASPİLSAN Enerji Li-iyon Pil Üretim Tesisimizin makine sistemlerinin üretimi Güney Kore’de tamamlandı. Eylül ayında ASPİLSAN Enerji mühendislerinin de katılımıyla makinelerin Fabrika Kabul Testleri titizlikle yapıldı. 02 Aralık günü Güney Kore’den yola çıkan makine sistemlerimiz 03 Ocak tarihi itibarıyla ülkemize varmıştır. Toplam 79 konteyner Kayseri’ye ulaşmıştır.

Söz konusu yatırımın ana nedenlerinden biri de dışa bağımlılığın azaltılması. Zira Kayseri’de kurulacak tesisle, tamamen yerli ve milli teknolojiler kullanılarak yapılacak üretimlerle neredeyse her teknolojik ürünün bir parçası konumundaki pil ve bataryalar konusunda dışarıya olan bağlılığın ve cari açığın büyük ölçüde azaltılması hedefleniyor.

https://twitter.com/aspilsan_enerji/status/1478640733716455427

Bunun yanı sıra söz konusu yatırımların üzerine zamanla maliyet azaltıcı yeni tedbirler geliştirerek sektörde daha da rekabetçi hale gelinmesi ve yıllık 220 MWh üretim kapasitesine ulaşılması planlıyor.

ASPİLSAN tarafından yapılan açıklamada tesislerdeki faaliyetlerin ne zaman başlayacağı da açıklandı. Buna göre nisan ayının sonlarına doğru 25.000 m2’lik kapalı alana sahip tesislerde seri üretimin başlaması bekleniyor.

Lityum iyon pil üretim tesisinde hangi alanlar için üretim yapılacağı ise şu şekilde ifade edildi;

Lityum iyon pil üretim tesisimizde de hem savunma sanayi hem de diğer sektörlerin ihtiyacı olan batarya sistemlerinin üretiminde kullanılan hücreleri üretmiş olacağız. Üreteceğimiz hücreler ile telsiz, silah sistem, gece görüş, jammer batarya sistemleri ile bunların yanında e-bisiklet, e-scooter, telekom bataryaları, robotik sistem bataryaları, medikal bataryaları, ev araçları bataryaları ve enerji depolama sistemleri gibi diğer sektörlerde kullanılan bataryaların üretilmesi de mümkün olacaktır.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.

Samsung Galaxy S20 FE kaç adet sattı?

Akıllı telefon sektörünün başarılı oyuncularından Samsung, geçtiğimiz günlerde çıkışı adeta yılan hikayesine dönen Galaxy S21 FE’yi tanıttı. Kullanıcıların merakla beklediği cihazın aslında geçtiğimiz yıl tanıtılması gerekiyordu. Ancak küresel çip krizi ve pandemi gibi birçok nedenden dolayı defalarca ertelendi ve hatta bir dönem iptal edilmesi bile düşünüldü.

Durum böyle olunca Samsung, 2021 yılı boyunca belirli aralıklarla Galaxy S21 FE ile gündeme geldi. Hatta telefonu satın almak için bekleyen kullanıcılar, bir türlü çıkmaması üzerine tüm odağını Galaxy S20 FE modeline çevirdi.

Galaxy S21 FE, Türkiye’de satışa çıktı! İşte fiyatı

Galaxy S21 FE, Türkiye’de satışa çıktı! İşte fiyatı

Kısa süre önce kullanıcıların beğenisine sunulan Samsung Galaxy S21 FE, Türkiye'de satışa çıktı. Peki cihazın fiyatı ne kadar?

Samsung Galaxy S20 FE, ciddi bir satış başarısı yakaladı

Galaxy S20 FE, 2020 yılının sonlarına doğru tanıtıldı ve kısa süre sonra da tüm dünyada satışa çıktı. Özellikle beklenen halefinin çeşitli nedenlerden dolayı defalarca ertelenmesiyle satış rakamlarında ciddi bir başarıya imza attı.

Akıllı telefon yapılan araştırmalara göre, piyasaya sürülmesinden bu yana 10 milyon adetin üzerinde satmayı başardı. Böylelikle geçtiğimiz yılın en çok satan Samsung telefonlarından biri olarak da öne çıktı. Tabii aynı başarıyı kısa süre önce satışa sunulan Galaxy S21 FE’nin yakalayıp yakalamayacağını ise zaman gösterecek.

Galaxy S20 FE teknik özellikleri

İşlemciQualcomm Snapdragon 865
Ekran6.5 inç 1080 x 2400 piksel çözünürlüklü Infinity-O FHD+ Super AMOLED 120 Hz tazeleme hızı
Depolama128 GB ve 256 GB 
Bellek6 GB ve 8 GB
Arka kamera12 Megapiksel f/1.8 OIS destekli geniş açılı ana kamera, 8 Megapiksel f/2.0 3x optik zoom ve OIS bulunan telefoto ve 12 Megapiksel f/2.2 ultra geniş açı 
Ön kamera32 Megapiksel f/2.0 geniş açılı v
Batarya4.500 mAh, 25W hızlı şarj
DiğerEkran altı parmak izi okuyucu, Bluetooth 5.0 ve Wi-Fi, Type-C bağlantı noktası, 3.5 mm kulaklık girişi 
İşletim sistemiAndroid 10 tabanlı Samsung’un One UI 2.5 (Kutudan çıkar çıkmaz)

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Galaxy S21 FE, selefinin yakaladığı satış başarısını tekrar edebilir mi? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.

BMW, tek tuşla araç rengini değiştiren yeni teknolojisini tanıttı

Teknoloji meraklılarının büyük bir heyecanla beklediği CES 2022 fuarı kapılarını açtı. Etkinliğe katılan firmalardan biri olan BMW, yeni iX M60 modeliyle kendi gövde gösterisi yaptı. Büyük bir merakla beklenen modelini görücüye çıkaran şirket, tek bir dokunuşla aracın rengini komple değiştiren yeni sistemini de tüm dünyaya tanıttı.

BMW iX M60 tanıtıldı! İşte özellikleri

BMW iX M60 tanıtıldı! İşte özellikleri

BMW, CES 2022 teknoloji fuarında düzenlediği etkinlikte yeni otomobili iX M60 ile sahnede yer aldı. İşte detaylar...

iX’in beyazdan gri renge döndüğü anlar:

Bildiğiniz üzere yüzlerce firma, teknolojinin kalbi olarak nitelendirebileceğimiz CES 2022 fuarında en yenilikçi teknolojilerini tanıtmak için birbirleriyle yarışıyor. BMW de bu markalardan biri oldu ve tamamen elektrikli iX modellerinin yan ısıra, arabanın renginin tek bir tuşla değiştirilmesine olanak sağlayan yeni sistemiyle tüm araba meraklılarını büyüledi.

https://twitter.com/Out_of_Spec/status/1478490873121837057?ref_src=twsrc%5Etfw%7Ctwcamp%5Etweetembed%7Ctwterm%5E1478490873121837057%7Ctwgr%5E%7Ctwcon%5Es1_c10&ref_url=https%3A%2F%2Fwww.carscoops.com%2F2022%2F01%2Fbmws-color-changing-paint-tech-at-ces-2022-is-astonishingly-trippy%2F

Paylaşılan videodan da görebileceğiniz üzere BMW iX, ilk önce gri renge sahipken söz konusu sistem, çalıştırıldığında sanki CGI’dan fırlamış gibi beyaz bir renge bürünüyor. BMW’nin bu teknolojiyi ilerleyen zamanlarda iX sürücülerine sunup sunmayacağı henüz bilinmiyor.

Söz konusu sistemin sadece CES 2022 şovunun bir parçası olabileceğini de unutmamak lazım. Amaç ne olursa olsun, BMW’nin “renk seçeneği” konusunda sürücülere büyük rahatlık sağlayacak bir sistemin kapısını açtığı kesin.

BMW, yeni modeliyle otomobil tutkunlarını büyüledi

bmw ix60m

CES 2021 fuarı BMW için son derece önemli, zira Alman otomobil devi uzun zamandır üzerinde çalıştığı iX M60 modelini bu fuar için saklıyordu. Şirket, CES 2022’nin kapılarının açılmasıyla birlikte tam tamına 610 beygir gücündeki modelinin örtülerini kaldırdı.

Yeni BMW iX M60, saatte 0’dan 100 kilometreye sadece 3,6 saniyede tırmanabiliyor. Çift motoruyla birlikte 1100 nm tork sağlayan yeni elektrikli modelin menzili ise 450 kilometre.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce adeta sihir gibi olan bu teknoloji, ileride yaygınlaşacak mı? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.