NASA, geçtiğimiz ay steriod çarpışmaları ile ilgili deneme yapmak için DART görevine ait uzay aracını fırlattı. DART görevinden ilk fotoğrafları paylaşan NASA, konu hakkında açıklama yaptı.
Bir süredir asteroid çarpışmaları ile ilgili çalışma yürüten NASA, Falcon 9 roketi ile gerçekleştirdiği DART görevini başlattı. Görev amacının gelecekteki asteroit tehlikelerini etkisiz hale getirmek olduğunu açıklayan yetkililer, yapay uydu Dimorphos asteroit seti ile deneme yapacak.
NASA, gelecek yıl başlayacak bir görevin parçası olarak metal asteroit Psyche'yi ziyaret etme planları hakkında daha fazla bilgi verdi.
İşte NASA’nın DART görevinden ilk fotoğraflar
Gelecekte gezegenimize büyük bir asteroit çarpmasından endişe eden bilim insanları, 2005 yılında ABD’de gerçekleştirilen kongrede Dünya’nın çevresindeki asteroitleri keşfetmek için çalışma başlattı. 140 metreden büyük asteroitlerin yaklaşık yüzde 40’nın tespit edildiğini belirten yetkililer, çalışmalara devam ettiklerinin altını çizdi.
Konu hakkında açıklama yapan yetkililer, “7 Aralık Salı günü, uzay aracımızda bulunan DRACO teleskopik kamerasının görüntü alabilmesi için araçta bulunan kapağı açtık. Dünya’dan yaklaşık 2 milyon mil (11 ışık saniyesi) uzaklıktan alınan görüntü Perseus, Koç ve Toros takımyıldızlarının yakınında, uzayın siyah fonunda kristal berraklığında ve keskin bir düzine yıldızdan oluşuyor.” ifadelerini kullandı.
DART gemisinde tek kamera olan DRACO (Didymos Keşif ve Optik navigasyon için Asteroid Kamera), yüksek çözünürlüğe sahip. Öncelikli olarak navigasyon ve hedefleme için kullanılan DRACO, Didymos asteroitinin şeklini ve boyutunu gözlemleyecek.
DART, 26 Eylül 2022’de asteroid Didymos ile çarpışmak için planlandığı gibi şu anda güneş sisteminde ilerliyor. Didymos çarpışması esnasında DRACO, son ana kadar fotoğraf çekerek NASA merkez üssüne görüntü gönderecek.
Xiaomi, yeni amiral gemisi modellerini tanıtmak için hazırlıklara devam ediyor. Şirket, 28 Aralık’ta gerçekleştirilecek etkinlikte Xiaomi Watch S1 akıllı saatin tanıtılacağını da açıkladı.
Merakla beklenen Xiaomi 12 serisi ile birlikte Android 12 tabanlı MIUI 13 arayüzü de kullanıcıların beğenisine sunulacak. Xiaomi, bir süredir sır gibi sakladığı Watch S1 modeliyle ilgili ilk görseli paylaştı.
Xiaomi 12 serisi ile birlikte Watch S1 akıllı saat de tanıtılacak
Mi Watch Colour, Watch Revolve ve Mi Watch Revolve Active modellerinden sonra yeni bir akıllı saat serisi ile karşımıza çıkan Xiaomi, yeni modelini tanıtmak için hazırlanıyor. Watch S1 adı verilen model, standart saat görünümüne sahip.
İlk olarak 2022 yılında piyasaya sürüleceği iddia edilen akıllı saatin Xiaomi 12 serisi ile birlikte tanıtılacağı kesinleşti. Twitter hesabı üzerinden görsel paylaşan Xiaomi, yeni aksesuarının da 28 Aralık 14.30’da (TSİ) tanıtılacağını açıkladı.
Xiaomi Watch S1 modelinin teknik özellikleri henüz bilinmiyor. Gerçekleştirilecek etkinlikte MIUI 13 arayüzünün de tanıtılacağı detaylar arasında yer alıyor.
Xiaomi 12 modelinin fiyat bilgisi sızdırıldı
Xiaomi 12, gücünü Qualcomm tarafından üretilen Snapdragon 8 Gen 1 işlemciden alacak. Snapdragon 8 Gen1 işlemcide 1 adet 3.09GHz Cortex-X2, 2 adet 2.50GHz ve 4 adet 1.79GHz çekirdek kullanılacak. Dimensity 9000 modelinde de olduğu gibi 4nm teknolojisi ile üretilecek işlemci, Adreno 730 grafik arabirimiyle karşımıza çıkacak.
Şirket, Xiaomi 12 modelinde Sony IMX766 sensör kullanacak. Xiaomi 12’de 50 Megapiksel f/1.9 diyafram açıklığına sahip ana kamera, 13 Megapiksel f/2.4 diyafram açıklığına sahip ultra geniş açılı kamera ve telefoto lens yer alacak.
Xiaomi 12 Pro’da ise Sony IMX707 sensör kullanılacak. Dörtlü kamera dizilimine sahip olacağı sızdırılan modelde Xiaomi 12 modeline ek olarak derinlik algılayıcı sensör yer alacak.
Epic Games’in başlattığı ve neredeyse gelenek haline getirdiği bedava oyun serüveni devam ediyor. 25 Aralık‘ta Prey‘i veren platformun 26 Aralık’ta Remedy’nin bir oyununu vereceği iddia edildi. Daha önce Aralık’ın sonuna kadar vereceği oyunların listesi sızdırılmıştı fakat belli bir tarihten sonrası listede yer almıyordu.
Epic Games, ücretsiz oyun yağmuruna devam ediyor. Şirket, 200 TL değerindeki bir oyunu daha ücretsiz yaptı. İşte ayrıntılar...
Ortaya atılan iddiaya göre Epic Games, Control’u tekrardan ücretsiz verecek
Bildiğiniz gibi Epic Games, ücretsiz verdiği oyunları ilerleyen zamanlarda yine ücretsiz bir şekilde sunabiliyor. Ayrıca Aralık ayında başlattığı ücretsiz oyun serüveni içerisinde daha önce ücretsiz olarak sunduğu oyunlar da yer alıyordu. Twitter’da bazı kullanıcılar 26 Aralık‘ta Epic Games‘in Control’u vereceğini iddia etti. Platformda sunulan ücretsiz oyunlara bakacak olursak bu durum normal çünkü Epic Games daha önce aynı oyunları farklı aralıklarla ücretsiz olarak verdi.
Control, Love Craft temalı bir oyun. Sizi tekinsiz vadi adı verilen bir olgunun içerisine sürüklüyor. Tekinsiz vadi, insan benzeri canlıların bizler üzerinde tiksinti yaratması üzerine oluşturulmuş bir olgu. Bu olgu daha önce Japon robotbilimci Masahiro Mori tarafından 1970 yılında dile getirildi. “Tekinsiz” tanımı ise 1906 yılında Ernst Jentsch’in yazdığı bir makalede yer alıyor.
Bu iddiayı destekleyen bulgu ise ana karakterimizin elinin, Epic Games’in bir sonraki oyununun duvar kağıdında olması.
Control her yönüyle farklı bir oyun. Hikayesi ve karakteriniz ile kullanabildiğiniz yetenekler sizi tam anlamıyla güç fantezisi yapabileceğiniz bir dünyanın içerisine sokuyor. Oynanış açısından da oldukça tatmin edici mekaniklere sahip. Fakat Control hikayeyi size doğrudan sunan bir oyun değil. Onun yerine çevreden notlar toplayarak hikayeyi kafanızda birleştirmeniz gerekiyor.
Control’un 26 Aralık‘ta verileceği belirtilse de bunlar yalnızca bir iddia. O yüzden en iyi sonuç verilecek oyunun saatini beklemek.
Marvel’in yeni Spider-Man filmi olan No Way Home sinemalarda ve beyazperdedeki ilk gününden beri sosyal medyada spoiler’lardan kaçan birçok insan var. Spoiler’lardan ne kadar çok kaçmaya çalışsak da onlardan kurtulamıyoruz. Tüm bunlar bir yana yeni Spider-Man filmi gişede güzel başarılara imza attı fakat bir Marvel filminden daha azı beklenemezdi. Ayrıca yeni film önümüzdeki yıllarda birçok ödül alacak ve bunun için şimdiden göz kırpıyor. Ödül konusunda Marvel ve Sony daha fazlasını istiyor.
Spider-Man: No Way Home, her anlamda etki bırakmaya devam ediyor. Film, Rotten Tomatoes'ta kırılması güç bir rekoru geride bıraktı.
Marvel ve Sony, Spider-Man: No Way Home için Oscar ödülüne göz dikmiş durumda
Hollywood Reporter‘ın yaptığı bir röportajda, Marvel Stüdyolarından Kevin Feige ve Sony başkanı Tom Rothman, Spider-Man: No Way Home‘un Oscar ödül törenindeki En İyi Film adaylığını hak ettiğini düşünüyor. 2019 yılındaki törende Black Panther, En İyi Film kategorisinde yer alıyordu.
Rothman, No Way Home’un gişe başarısını ve “mükemmel film” olmasının göz ardı edilemeyeceğini savundu. Feige, No Way Home’u Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü‘ne benzetti ve hem Eve Dönüş üçlemesi hem de daha önce çekilen Spider-Man filmlerinin vücut bulmuş hali olarak nitelendirdi.
Ayın başlarında Feige, Akademi‘nin süper kahraman filmlerine karşı bir önyargısı olduğunu belirtti ve ayrıca Marvel evrenine ve stüdyosuna olan bu önyargı nedeniyle filmin dezavantajlı bir konumda olduğunu vurguladı.
Her ne kadar Akademi’nin süper kahraman filmlerine önyargılı olmadığını düşünseniz de büyük ödüller için (En İyi Film gibi) bir önyargıya sahip. Fakat Feige ve Rothman, No Way Home’un çok iyi olduğunu belirtiyor ve filmlerine güveniyorlar.
Akademi’nin No Way Home‘u nasıl değerlendireceğini ve hangi kategorilere layık gördüğünü ilerleyen aylarda göreceğiz.
Günümüzde kripto para yatırımcı sayısı hızla artışını devam ettirirken, dünyanın en büyük borsalarından Binance ve Binance TR’nin adını da neredeyse duymayan kalmadı. Fakat şirket bir süredir Türkiye’de ve dünyadaki bazı ülkelerde karşılaştığı engelleri aşmaya çalışıyor. Şimdi de sosyal medya üzerinden yaptığı bir açıklamayla gündeme geldi.
MASAK tarafından dünyanın en büyük kripto para borsalarından Binance'e en üst limit olan 8 milyon lira idari para cezası kesildi.
Binance TR, ceza ve kripto para yasası ardından ilk açıklamasını yaptı
Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ekonomist ve akademisyenlerle bir toplantı gerçekleştirdi. Ardından kripto paraların ülkemizdeki yasal altyapısıyla ilgili olarak yasanın hazır olduğunuve yakında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşınacağınıifade etti.
Bununla birlikte, MASAK tarafından Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında yapılan yükümlülük denetiminde tespit edilen ihlallere ilişkin Binance’e en üst limit olan 8 milyon lira idari para cezası kesilmesi kararlaştırıldı.
Değerli Kullanıcılarımız,
Şirketimiz hakkında bugün bazı yayın organlarında yer alan haberlere ilişkin sizleri bilgilendirmek isteriz.
Binance TR ise, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda şunları söyledi:
Değerli Kullanıcılarımız, Şirketimiz hakkında bugün bazı yayın organlarında yer alan haberlere ilişkin sizleri bilgilendirmek isteriz.
Yasalar gereği, düzenleyici ve denetleyici kurumlarla iletişimimizi kamuya açık olarak tartışmıyoruz. Ancak şunları belirtmek isteriz ki; Binance TR, BN Teknoloji A.Ş. olarak gelişmekte olan bu yeni sektörde tüm devlet kurumları ile işbirliğine dayalı bir yaklaşım ile bu yani alanda değişen politikaları, kuralları ve yasaları aktif olarak takip ediyor ve benimsiyoruz.
Dünya Lideri borsa olarak blockchain ve kripto paralar ekosisteminin hızlı büyüyen ve hassas bir sektör olduğunun farkındayız. Bu bağlamda, tüm devlet kurumları ile birlikte; sürdürülebilir, sağlıklı ve güvenli bir ekosistem oluşturmak için çalışıyoruz.
Saygılarımızla, Binance Türkiye İletişim Ekibi
Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının tabi oldukları yükümlülükleri detaylara girmeden kısaca özetlemek gerekirse: müşterinin tanınması, şüpheli işlem bildirimi, bilgi ve belge verme, devamlı bilgi verme ile muhafaza ve ibraz olarak belirtebiliriz.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
NASA, 27 yıllık çalışmanın ardından bugün, James Webb teleskobunu nihayet uzaya göndermeyi başardı. Fakat ajans, çalışmalarına ara vermeden, hatta hızlandırarak devam ediyor. Şimdiyse Mars ve Jüpiter arasında bulunan bir asteroit olan Psyche’ye düzenlenecek gezinin detaylarını açıkladı.
NASA, Mars gezgini Perseverance'nin 2021 yılında çektiği ve insanların en çok beğendiklerinden oluşan bir kolaj hazırladı.
NASA, Psyche’nin eski bir gezegenin çekirdeği olabileceğini düşünüyor
Yapılan araştırmalar, Mars ve Jüpiter arasında dönen asteroit Psyche’nin tahmini olarak 10 bin katrilyon gibi bir değere sahip olduğunu gözler önüne serdi. Bu miktar tüm dünya ekonomisinden fazla bir paraya denk geliyor. NASA’nın Hubble Uzay Teleskobundan alınan yeni görüntüler asteroidin daha yakından görüntüsünü bizlere sunuyor. Fakat gerçek bir keşif için daha yakından bakılması gerekiyor.
Psyche asteroidi
Bu sebeple, Ağustos 2022’de fırlatılacak olan Psyche uzay aracı, Mars ve Jüpiter’in yörüngeleri arasındaki asteroit kuşağında bulunan Psyche olarak adlandırılan, çoğunlukla nikel ve demirden oluştuğu tespit edilen bu garip metal asteroidi ziyaret edecek. Türünün pek çoğu yalnızca birer kaya olduğu için, eşsiz olduğu düşünülüyor. Hatta araştırmacılar, Psyche’nin eski bir gezegenin çekirdeği olup olmadığını anlamak istiyorlar.
Arizona Eyalet Üniversitesi’nden Psyche misyonunun baş araştırmacısı Lindy Elkins-Tanton yaptığı bir açıklamada şunları söyledi:
Bir metal çekirdeğin parçası olduğu ortaya çıkarsa, güneş sistemimizdeki ilk nesil erken çekirdeklerin bir parçası olacaktır. Ama gerçekten bilmiyoruz ve oraya varana kadar kesin olarak hiçbir şey bilemeyeceğiz. Gezegenleri oluşturan malzeme hakkında temel sorular sormak istedik. Sorularla doluyuz ve çok fazla cevap yok. Dolayısıyla bu, gerçek bir keşif olacak.
Psyche uzay aracı
Asteroit hakkında daha fazla bilgi edinmek için Psyche uzay aracı, manyetik alanları ölçmek için bir manyetometre ve asteroitin neyden yapıldığını belirlemek için ışık kullanan spektrometreler gibi araçlarla donatılacak. Önümüzdeki yıl fırlatılmasından sonra, aracın asteroite varması için 1,5 milyar mil ( yol kat etmesi gerekecek. Bu da birkaç yıl sürecek.
NASA, Psyche uzay aracının Ocak 2026’da etrafındaki yörüngeye girmeden önce, 2025’in sonlarında asteroidine varmasını bekliyor. Asteroit yüzeyinden 435 mil uzakta, nispeten güvenli bir yörüngede göreve başlayacak ve asteroide daha yakın hareket edecek. Böylece dünyadaki ekipler daha detaylı veri elde edebilecek.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Sinema salonları ile dijital yayın platformları arasındaki rekabet, son dönemde iyice kızıştı. Özellikle Netflix‘in de sert yükselişi ile beraber, stüdyoların farklı yollara gitmesi, ortamı gerdi. Bununla birlikte ortaya çıkan COVID-19 krizi de sektörün şartlarını neredeyse bam başka yollara çevirdi.
Son minvalde sinema salonlarının negatif etkilendiği durum, bazı film severleri de oldukça üzüyor. Zira bir geleneğin değişimine şahit olan izleyiciler, savaşın galibini de merak ediyor. Peki teknoloji ile gelenek arasındaki rekabeti kim kazanacak? Gelin hep birlikte inceleyelim.
Nicolas Cage sahalara dönüyor. Usta aktör, efsanevi korku filmi karakteri ile tekrardan kamera karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
Dijital platformlar, sinema salonlarını yenebilir mi?
Teknolojinin ilerlemesi ile birçok sektörde farklı alanlara evirildi. Kullanıcıya ulaşan son ürün her seferinde daha basit hale getirilirken, sadelik ve işlevsellik de ön planda tutuluyordu. Eğlence sektörünün önemli yapı taşlarından olan sinema ve sinemacılık, bu gelişmelerden daha az ve olumlu yönde etkilenmekteydi. Gelişen teknoloji ile daha güzel filmler çekilirken, salonlarda en yeni model ürünlerle izleyicilerini bekliyordu. Ancak son dönemde Netflix ile başlayan yeni atılımlar, farklı bir tartışma konusunu beraberinde getirdi.
Kullanıcılardan abonelik ücreti alarak daha fazla içerik sunmaya odaklanan servisler, mali anlamda büyük avantajlara sahip. Aylık bir sinema bileti parasına denk gelebilen ücretler, film severlerin de ilgisini çekmekte. Normal şartlarda yapımlar, önce sinemada yayınlandıkları için bu dezavantajı çok fazla hissettirmezlerdi. Ancak salgın sürecinde salonların komple kapalı durması, büyük stüdyoları da oldukça agresif hamleler yapmaya itti.
Oyuncular, stüdyoları dava etmeye başladı
Uzun bir süre sadece internet ortamında yayınlanan filmler, sinema severleri de oldukça rahatlattı. Kişilerin evlerinden son çıkan yapımları izleyebilmesi, sinema salonu sahiplerinin de canını sıkmaya başladı. Nitekim 2021 yılı içerisinde yavaş yavaş eskisi gibi açılan mekanlar, artık birbirleri ile değil sadece yayın platformları ile rekabet haline girdi. Örneğin büyük beklentili Black Widow filminin Disney+ ve sinema salonlarına aynı anda gelmesi, büyük tartışmalara yol açtı. Hatta başrol Scarlett Johansson‘ın Disney‘e açtığı dava, ipleri iyice gerdi.
Scarlett Johansson ile Disney, Black Widow yüzünden davalık oldu. Ünlü oyuncu filmden elde ettiği gelirin zarara uğratıldığını iddia ediyor.
Ayrıca sinema salonları sahipleri, yayın platformlarını korsana teşvik etmekle suçladı. Öte yandan Netflix, Disney+ ve HBO Max gibi hizmetler de açılan davalar ve eleştiriler nedeniyle şimdilik geri adım attı. Ancak artan popülarite, sinema severleri, beyaz perdeden uzaklaştıracağa benziyor. Zira hala fiyat bazında platformların büyük avantajları bulunmakta.
Konuyla alakalı son minvalde çok fazla ses ve tahmin çıkmakta. Hayranlar ve izleyenler platformların gelecekte galip geleceğini düşünüyor. Ancak sinemacılar aynı görüşte değil. Amerikalı ünlü yönetmen Spike Lee, mevcut endişelerin, yersiz olduğunu düşünüyor. Başarılı isim, zamanında insanların televizyon için de benzer düşünceleri dile getirdiğini aktardı. Lee, günün sonunda salonların yerini koruduğunu hatta güçlendirdiğini aktardı.
Şu an için sinema salonları sektörün desteğini arkasına alsa da, günün sonunda izleyiciler nihai kararı verecek. Bu nedenle henüz kesin bir galip belirlemek ne yazık ki oldukça zor. Ancak ilerleyen günler her sonuca gebe desek, yanılmayız. Bakalım sinema sektörü, yayın platformlarına kaybetmeden hayatta kalmayı başaracak mı, bekleyip göreceğiz.
Peki sizler bu konuda neler düşünüyorsunuz? Sizce sinema salonları hayatta kalacak mı? Görüşlerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.
Çeşitli boyut, şekil, fiyat, özellik ve bağlantılara sahip yüzlerce kablolu kulaklık çeşidi var. Hızla değişen teknolojiye ayak uydurmak bazen zor olabiliyor. Örneğin bir kulaklık seçiminde önceden dikkat ettiğimiz maddelerle, şu ankiler aynı değil.
Eskiden örneğin sadece telefonlarımızda kullandığımız kulaklıkları, bilgisayarlarımızda kullanmaya başladık. Buna ek olarak bazı bilgisayar kulaklıklarının telefon uyumu bile var. Bu tip durumlara da dikkat etmemiz gerekiyor. Kullanıcılar hevesle kablolu kulaklık satın alırlarken birtakım hatalar yapıyorlar. Biz de bu yanlışlardan 5 tanesini sizler için bir araya getirdik.
Asgari ücretle alınabilecek en iyi telefonlar listesiyle karşınızdayız. Bütçe dostu ve özellikleriyle öne çıkan modelleri bir araya getirdik.
Kablolu kulaklık seçerken yapılan 5 yanlış
Kablolu kulaklık satın almak istendiğinde genellikle benzer hatalar ortaya çıkıyor. Bunlardan birisi kulaklığın kablosunun malzemesine dikkat etmemeyi söyleyebiliriz. Bakalım bu seçimde diğer yanlışlar neler?
Kablolu kulaklığın telefon uyumu
Bazı müşteriler, telefonlarıyla uyumlu olmadığı için aldıkları kablolu kulaklığı iade etmek zorunda kalıyor. Bazen bilgisayarlar ve cep telefonları gibi tüm cihazlarda çalışmayan bir kulaklık alınıyor. Bu nedenle birden fazla cihazda kulaklığı kullanmak istediklerinde yalnızca bir üründe çalışan kulaklıkla takılı kalıyorlar. Bunu takiben de birden fazla kulaklık almayı düşünüyorlar.
Kulaklık satın alırken uyumlu olduğu cihazlara dikkat etmeliyiz. Örneğin yalnızca bilgisayarı destekleyen bir cihaz aldığınızda telefonda erişemeyebilirsiniz. Bu da ya onu değiştirmenize ya da yenisini almanızı gerektirir. Bu yüzden daha almadan önce uyumluluk listesinde istediğiniz cihazların yer aldığına detaylı şekilde bakmanız gerekiyor.
Gelecekteki ihtiyaçlarınızı karşılayabilecek bir kulaklık seçin
Bu maddeye özellikle dikkat etmemiz gerekiyor. Örneğin yalnızca müzik dinlemek amaçlı bir kulaklık tercih etmiş olabilirsiniz. Ancak bu noktada sesin önem düzeyi yüksek olduğu bir oyun oynamak isteyebilirsiniz. Böyle bir durumda kulaklığınız Stereo olacağı için, oyunda yanınızdaki düşmanı bile tam olarak duyamayabilirsiniz.
Bu tarz durumlar için Surround 7.1 oyuncu kulaklıkları tercih ediliyor. Siz de ileride oluşabilecek ihtiyaçlarınızı hesaba katıp buna göre bir kulaklık alışverişi yapmalısınız.
Marka adını iyi takip edin
Kulaklık seçiminde yalnızca marka adına takılı kalmamanız gerekiyor. Ürünün özelliklerini iyi bir şekilde kavramalı ve ona göre satın almalısınız. Örneğin iyi gördüğünüz bir markanın kulaklığını aldığınızda istediğiniz özelliklere sahip olmayabilir. Bu durumda büyük bir hayal kırıklığıyla karşılaşırsınız. Bunun önüne geçmek için farklı markalardaki cihazları inceleyerek ihtiyacınıza göre bir seçim yapmalısınız.
Konforu dikkate alın
Birçok kullanıcı kulaklık satın alırken yalnızca görünüşünü beğenip alıyor. Bu yapılan bir hatadır. Yapmanız gereken şey ise cihazın yapısı, ağırlığı, ses kalitesi, dayanıklılığı, taşınabilirliği ve kafa bantlarını iyice analiz etmektir. Satın almadan önce kendinizi rahat hissedip hissetmediğinizi anlamak için 20-30 dakika arası denemeniz iyi olacaktır. Eğer daha uzun süre kullanmayı planlıyorsanız köpük pedli daha hafif kulaklıkları tercih etmeniz sizin yararınıza olur.
Bütçe belirlemeyin
Bütçe belirlemeden önce kendinize bazı sorular sormanız gerekiyor. Genellikle kullanıcılar bu sorulara cevap aramadan direkt bütçe aşamasına geçiyor. Bu da yapılan büyük bir hata olarak karşımıza çıkıyor. Öncelikle kullanma sıklığınız, kalitenin sizin için önemi ve tarzınıza uygun olup olmadığını belirlemeniz gerekiyor. Kulaklık ihtiyacınızın durumuna göre harcamalar düşükten oldukça yüksek seviyelere kadar çıkıyor. Burada bütçeyi belirlemek cebinizdeki paradan değil, ihtiyacınızdan geçiyor.
Sizler kablolu kulaklık satın alırken ne tür durumlara dikkat ediyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
2021’e veda ederken kullanıcılarına küçük sürpriz yapmak isteyen Epic Games, hediye oyun kampanyasına devam ediyor. Platform, her gün bir oyunu ücretsiz yaparak kullanıcılarına çeşitli fırsatlar sunuyor. Kampanyaya 16 Aralık’ta başlayan şirket, bugüne kadar Shenmue 3 ve Vampyr gibi sevilen yapımları ücretsiz yaptı.
Bugünün bedava oyunu ise 200 Türk Lirası değerindeki Prey oldu. Arkane Studios tarafından geliştirilen ve 2017 yılında piyasaya sürülen aksiyon ve macera türündeki oyun, 26.12.2021 saat 19:00’a kadar 24 saatliğine PC’ye bedava yüklenebiliyor. İşte ayrıntılar…
Günümüz yapımlarının birçoğu evdeki bilgisayarınızı zorlayacak oyunlar oluyor. Biz de bunları bir araya getirerek bir liste oluşturduk.
200 TL değerindeki Prey, Epic Games Store’da ücretsiz oldu
Peki Prey nasıl bir oyun. Bilim kurgu türünde olan yapım, 2032 yılında ayın yörüngesinde yer alan Talos I uzay istasyonunda uyanmanız ile başlıyor. İnsanlığı sonsuza dek değiştirecek bir deneyin ters gitmesi ile gelişen olaylar, oyuncuları soluksuz bir maceranın içerisine sürüklüyor.
Prey’e hiçbir ücret ödemeden sahip olmak için yapmanız gereken tek şey ise Epic Games Store’a girmek. Hesabınızla oturum açtıktan sonra anasayfada bulunan hediye oyun kısmından ücretsiz olarak alabilir ve hemen indirerek oynayabilirsiniz.
Prey sistem gereksinimleri
Sistem gereksinimleri
Minimum
Önerilen
İşletim sistemi
Windows 7/8/10 (64 bit sürümleri)
Windows 7/8/10 (64 bit sürümleri)
İşlemci
Intel i5-2400, AMD FX-8320
Intel i7-2600K, AMD FX-8350
Bellek
8 GB RAM
16 GB RAM
DirectX
11
11
Ekran kartı
GTX 660 2GB, AMD Radeon 7850 2GB
GTX 970 4GB, AMD R9 290 4GB
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Bugüne kadar Epic Games Store üzerinden aldığınız en iyi oyun hangisiydi? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Wi-Fi isminin ticari olarak ilk kullanımı 1999 yılının Ağustos ayında başlıyor. Sanılanın aksine Wireless Fidelity kelimelerinin kısaltılması değil. Wi-Fi Alliance adlı şirket, The Standard for Wireless Fidelity sloganını kullandı. Öyle ki kablosuz ağlara verilen isim zaman içerisinde şirketin ismiyle özdeşleşti. Ticari olarak kullanılan kablosuz ağların tarihi yakın geleceğe dayanıyor olsa da bu teknolojinin yapı taşları oluşumu İkinci Dünya Savaşı’na dayanıyor.
NASA, geçen yıl tanıttığı Artemis projesine ek olarak Ay'da oluşturacağı Wi-Fi ile günümüz sorunlarına ışık tutacak.
Wi-Fi teknolojisinin mucidi: Hollywood yıldızı Hedy Lamarr
İkinci Dünya Savaşı, her ne kadar dünya tarihinde derin yaralar bıraksa da bu dönemde büyük teknolojik adımlar atıldı. Bilgisayarın icadı bu döneme dayandığı gibi Wi-Fi ağlarında kullanılan teknoloji de savaş sırasında icat edildi. Öyle ki kablosuz ağlarda kullanılan teknolojinin mucidi bir mühendis değil, Hollywood’un o dönemdeki en güzel kadın oyuncularından Hedy Lamarr oldu.
Lamarr, genç yaşta Avrupa’da yer aldığı filmlerle ünlü oldu. Ardından Avrupa’da artan gelirimin üzerine ABD’ye yerleşti. Hollywood‘dan aldığı teklifle kariyeri yükselişe geçti ve en çok aranan isim oldu. ABD’nin savaşa girmek için hazırlanmaya başlaması, Lamarr’ın Hollywood kariyerinin bitme noktası oldu.
Lamarr, savaş hazırlıklarına daha iyi hizmet edeceğini düşündüğü için Washington DC‘deki Mucitler Konseyi‘ne katılmak istedi. Donanmanın radyo kontrollü torpidolarla ilgili zorluklarını duymasıyla Wi-Fi teknolojisinin temel taşını icat etme serüveni başladı.
Buluşun arkasındaki yatan fikir, frekansları sürekli değiştiren ve radyo mesajlarının kodunu çözmesini zorlaştıran bir sistem yaratmaktı. Bunun için Besteci ve mucit olan George Antheil ile birlikte çalıştı. Çalışmalar sonunda günümüz Wi-Fi ağlarının temelini oluşturan frekans atlamalı yayılma spektrumunu icat etti. Ardından buluşun patentini aldı.
Lamarr’ın buluşu ABD tarafından hak ettiği değeri görmedi
Hedy Lamarr, buluşuyla harikalar yaratacağını düşünse de gelişmeler öyle olmadı. Buluşunu donanmaya sundu. Ancak ABD donanması bu fikirle alay ederek reddetti. Tüm bu yaşananların ardından Lamarr Hollywood’daki film hayatına eskisi kadar ilgi görmese de tekrar döndü. ABD 1960’lara kadar bu teknolojiyi kullanmadı. Fakat sonrasında hızla yayıldı. Ancak Lamarr, buluşunun patentini yenilemedi. Bu yüzden ismi bu teknolojilerin yanında anılmıyor. Yıllar sonrasında frekans atlamalı yayılma spektrumu, Wi-Fi, CDMA ve Bluetooth teknolojilerinin temeli olarak kullanıldı.
Hedy Lamarr’ın hayatı her zaman filmlere konu olacak cinstendi. Film tarihinin ilk çıplak sahnesini oynayan oyuncu olması o dönem tartışma konusu oldu. Nazi Almanya’sı ile bağlantıları olan zengin mühimmat üreticisi Friedrich Mandl ile evliydi. Rivayete göre mucit olmasının ilk adımları bu dönemde eşiyle katıldığı bilimsel toplantılarda atıldı.
2000 yılında vefat eden Lamarr, yaşantısı boyunca hiçbir zaman tazminat ya da ödül alamadı. Sadece 2014‘te Ulusal Mucitler Onur Listesi‘ne girdi. Hayatı boyunca resmi bir mühendislik eğitimi almayan Hedy Lamarr, o dönemin karanlığında bir kadının istediğinde neler yapabileceğini gösterdi.
Geçtiğimiz aylarda Honor 50 serisini tanıtan şirket, orta-üst segment pazarına oldukça iddialı bir giriş yaptı. Honor 50kutu açılışı videosu ile karşınızdayız.
BDDK yenilenmiş ve sıfır telefonlar için yeni taksit düzenlemesini açıkladı. Biraz daha yüksek fiyatlı telefonlara 12 ay taksitle ulaşılabilecek.
Beklentileri karşılıyor mu? Honor 50 kutu açılışı
ShiftDelete YouTube kanalında farklı içerikler ile karşınıza çıkmaya devam ediyoruz. Bu videomuzda Honor 50 modelinin kutu açılışını gerçekleştirdik. Dilerseniz sözü daha fazla uzatmayalım ve sizleri videomuz ile baş başa bırakalım.
Honor 50, gücünü Qualcomm tarafından üretilen Snapdragon778G işlemciden alıyor. 6 nm teknolojisi ile üretilen Snapdragon 778G modelinde 1 adet 2.4GHz ARM Cortex-A78, 3 adet 2.2GHz ARM Cortex-A78 ve 4 adet 1.9GHz ARM Cortex-A55 çekirdek yer alıyor. Mayıs 2021’de tanıtılan işlemcide grafik arabirimi olarak Adreno 640L mevcut.
FullHD Plus çözünürlüğe ve 120 Hz yenileme hızına sahip 6.57 inç OLED panel ile tanıtılan cihaz, ekran konusunda oldukça başarılı. Yüzde 89.47 ekran kasa oranıyla karşımıza çıkan model, 392 PPI değere sahip.
6 GB RAM / 128 GB depolama, 8 GB RAM / 128 GB depolama ve 8 GB RAM / 256 GB depolama seçenekleriyle tanıtılan cihaz, dörtlü kamera dizilimine sahip. Cihazda, 108 Megapiksel f/1.9 diyafram açıklığına sahip ana kamera, 8 Megapiksel f/2.2 diyafram açıklığına sahip ultra geniş açılı kamera, 2 Megapiksel f/2.4 diyafram açıklığına sahip bokeh lens ve 2 Megapiksel f/2.4 diyafram açıklığına sahip makro lens bulunuyor.
Cihazda HONOR SuperCharge adı verilen 66W hızlı şarj teknolojisine sahip 4.300 mAh batarya mevcut. Kutudan Android 11 tabanlı Magic UI 4.2 arayüzü ile çıkan cihazda Google servisleri bulunuyor.
Günümüz oyunlarının birçoğu elimizdeki donanım özelliklerine sahip bilgisayarları zorluyor. Hatta bazı yapımlar en güncel donanımlara sahip bilgisayarınızı bile zorlayacak oyunlar oluyor. Bunlar genellikle yüksek grafikli oyunlarda meydana geliyor.
İşlemci bazen ekran kartını taşıyamadığında oyunlarda çeşitli kasmalar meydana geliyor. Bu durum tam tersi için de geçerli. Durum böyle olunca bilgisayar donanımında birtakım yeniliklere gidilmesi gerekiyor. Biz bu içeriğimizde bilgisayarınızı oldukça zorlayacak oyunları bir araya getirdik.
2021 yılında kullanıcıların en çok beğendiği ve oyuncu sayısıyla ilk 10 listelerinde yer alan en iyi Android oyunları paylaşıyoruz.
En iyi grafiklere sahip oyunlar
Günümüzde bilgisayarları en çok zorlayacak yapımlar yüksek grafik isteyen oyunlar oluyor. Bu durum eskiden olsaydı optimizasyon sorunlarını en başa alırdık. Ancak yüksek sistem gereksinimi isteyen yapımlar düşük donanımlı bilgisayarlarda çeşitli kasma ya da donma gibi durumlara yol açıyor. İştebilgisayarınızı zorlayacak oyunlar…
Assassin’s Creed Odyssey
Assassin’s Creed Odyssey, çıktığı günden bu yana serinin hayranları tarafından beğeni topladı. Son zamanlarda yapım tekrardan oynanmak için tercih edilmiyor. Yine de Antik Yunan dönemlerine geri dönmek istiyorsanız ve kütüphanenizde varsa eğlenceli anlar yaşayabilirsiniz.
Yüz modelleri, açık dünya ve genel kontroller Assassin’s Creed serisinde hep önemli bir etmen oldu. Odyssey’in hikayesi ise sizleri saatlerce başında tutabilecek türden ayarlanmış. Serinin çıkan en yeni oyunu değil ancak minimum 4GB ekran kartı GTX 970 ve i7-3770 işlemci gerektiriyor. Oyuna girdiğinizde ve grafiklerini gördüğünüzde yapımın bilgisayarınızı ne kadar zorlayacağını direkt anlıyorsunuz.
Far Cry 5
Far Cry 5 piyasaya çıktığında grafikleriyle adeta büyüledi. Bu birinci şahıs nişancı oyunu, sıkı kapalı mimari üzerinde dış mekan manzaralarına doğru eğilen bir açık ve geniş bir alan sunuyor. Serinin bu yapımı ABD’deki kurgusal bir mekanda gerçekleşiyor.
Ağır askeri bir atmosfere sahip Far Cry 5, iyi bir deneyim sunuyor. Daha önceden Far Cry oyunlarını deneyimlediyseniz onlara benzer gelecektir. Ancak yeni başlıyorsanız güzel bir deneyim sunabilir. Bu oyundan en iyi şekilde yararlanmak için ise GTX 1080 ve i7-6700 sizler için en iyi tercih oluyor. Bu yapımın en büyük başarısı görsel kalitesinden geliyor.
Red Dead Redemption 2
Rockstar Games‘in son oyunu olan Red Dead Redemption 2, grafik ve hikaye anlamında güzel bir iş sundu. Özellikle animasyonlar bakımından oyuncuları oldukça etkiledi. Yapımda yer alan ufak detaylar ise üzerinde ne kadar uğraşıldığını gözler önüne seriyor.
Red Dead Redemption 2 adlı oyunun dünyası, şu ana kadarki yapımlar arasında en geniş kapsamlılar arasına giriyor. Doğal ortama sahip yapım, derelerden dağlara kadar uzanan bir harita vadediyor. Bu oyunu oynamak için NVIDIA GTX 1060 ve Ryzen 5 1500X donanımlarının minimum olarak bir araya gelmesi gerekiyor.
Forza Horizon 5
Forza Horizon 5, grafik anlamında gerçekçiliği yakalamak için önemli bir yol yürüdü. Yapım, bugüne kadarki en başarılı yarış oyunlarından birisi olarak kabul gördü. Serinin bu versiyonu Metacritic‘te 92 gibi yüksek bir puana ulaştı. Oyun gerçek dünyayı oldukça iyi bir şekilde yakalıyor.
Forza Horizon 5, ekran kartı kısmında en az NVIDIA GeForce GTX 970‘i minimum görüyor. Ek olarak işlemci kısmında en az i5-4460 yonga setine sahip olmanız gerekiyor. Şu sıralar iyi bir yarış oyunu arıyorsanız Forza Horizon 5 iyi bir tercih olabilir.
Crysis 3
Bilgisayar zorlamaktan bahsederken Crysis 3 adlı yapımı bu listeye almamak olmazdı. Grafikleri konusunda piyasadaki en ünlü oyunlardan birisi Crysis 3’tür. Hatta itibarını da bu şekilde aldı. PC’nizin donanım özelliklerinin ne kadar ileriyle gidebileceğini görmek istiyorsanız bu yapım iyi bir tercih olacaktır.
Oyun, yoğunluğunu kaldıramayan ekran kartlarını ve işlemcileri kapatma konusunda iyi bir geçmişe sahip. Bu nedenle NVIDIA GeForce GTX 560 ve AMD Radeon HD 5870‘in altındaki herhangi bir şey önerilmiyor.
Sizler bilgisayar zorlayacak oyunlar arasında neleri örnek verirdiniz? Fikirlerinizi yorumlar kısmından belirtmeyi unutmayın!