Geçtiğimiz yıl içerisinde Microsoft, App Store kurallarına uygun olmadığı gerekçesiyle, xCloud bulut oyun sistemini, uygulama olarak iOS’a getirme projesinden vazgeçmek zorunda kalmıştı. Microsoft cephesinden gelen özel e-postalar sonrasında, ünlü Amerikan şirketinin bu oyunları iPhone ve iPad’e getirmek için Apple ile gizli bir pazarlığa giriştiğini gözler önüne seriyor.
Xbox, Windows uygulaması için yeni özelliğini duyurdu. Bundan böyle oyunu indirmeden bilgisayarınızda nasıl çalışacağını görebileceksiniz.
Microsoft, Apple’ı ikna etmek için çok uğraşmış
Bildiğiniz üzere Microsoft’un bulut oyun teknolojisi ve uygulaması Xclous, oyunların akışını kendi sunucuları üzerinden gerçekleşitiriyor. Bu sayede herhangi bir cihazda oyunları istediğiniz biçimde oynayabiliyorsunuz.
Buna karşın Apple’ın App Store kuralları, xCloud benzeri bir uygulamaya müsaade etmiyor. Nitekim şirket, oyunların farklı farklı uygulamalar olarak sunulursa bulut üzerinden oynanmasına izin veriyor. Bu anlamda Microsoft, örneğin Halo Infinite‘i iPhone veya iPad üzerinden oynatmak istiyorsa, bunun için ayrı bir uygulama geliştirmek zorunda. Nitekim bu, xCloud üzerindeki her oyun için tek tek geçerli…
2020’nin Şubat ayında xCloud’u iOS için test etmeye başlayan Microsoft, Apple tarafından veto edilmiş ve uygulama 2020’nin Ağustos ayında resmen kapatılmıştı. The Verge tarafından ortaya çıkarılan ve Microsoft’un Apple’a gönderdiği özel e-postalar, şirketin oyunlarını App Store’a getirmek için birçok farklı yol denediğini gösteriyor.
İşte Apple’ın farklı uygulamalar formülüne Microsoft’un cevabı:
“Burada bahsetttiğiniz unsurların, müşterilerde kafa karışıklığına ve öfkeye yol açacağını düşünüyoruz. Bunun sonucu, Apple cihazların diğerleriyle eş değer bir deneyim sunmadığı gibi bir algı oluşması olacaktır.
Bu bahsettiğimiz çözüm, iOS kullanıcılarının, Game Pass bünyesinde yer alanların yanı sıra, diğer AAA kalitesindeki oyunlara da erişebilmesi için oldukça heyecan verici bir fırsat olacak.”
Microsoft’tan Lori Wright
Fakat Apple geri adım atmıyor ve şöyle yanıt veriyor:
“Ne yazık ki bu xCloud sürümü, uygulama içi satın alma ve ek özelliklerle ilgili App Store İnceleme Yönergelerimiz’e uymuyor.”
Apple
Gördüğünüz üzere gerçekleşmeyen anlaşmanın arka planında Microsoft elinden geleni yapmışa benziyor. Buna karşın katı tutumuyla Apple, Microsoft’un tekliflerine olumlu yanıt vermemiş. Şu anda iOS kullanıcıları web tarayıcıları üzerinden xCloud’a erişebiliyorlar ancak yakın bir dönemde bulut sisteminin uygulama olarak cihazlara gelmesi beklenmiyor.
Samsung, teknoloji dünyasında Facebook ile başlayan isim değişikliği trendine katılma hazırlığında. Bildiğiniz gibi Güney Kore’li teknıoloji devi cep telefonundan, gemi taşımacılığına, beyaz eşyadan iletişim teknolojilerine kadar bir çok sektörde faaliyet gösteriyor. Firma yeni aldığı kararla cep telefonu tarafında yeni bir isimle devam etme kararı aldı.
Samsung cep telefonu için yeni ismi MX ile devam edecek
Hali hazırda akıllı telefon piyasasının en büyük pazar payına sahip olan firması Samsung, cep telefonu bölümünü yeniden yapılandırma arayışında. CES 2022‘de duyurusu ile Samsung MX firmanın mobil bölünün yeni adı olacak.
Samsung, şu an için bu isim değişikliği duyurusunu bir basın bülteniyle duyurdu. Firma resmi açıklamayı ise 4 Ocak günü Pasifik Saati ile 18.30‘da CES 2022 lansmanında yapacak. Türkiye saati ile 5 Ocak Cumartesi sabah 5 saatine gelen bu açıklama ile Samsung MX ismi hayatımıza girecek.
Samsung MX isim değişikliği, CES 2022 lansmanında duyurulacak
Samsung isim değişikliği şirketin mobil dünyaya daha fazla odaklanması için gerçekleşti. Bu sayede Samsung MX, ana şirketten bağımsız bir şekilde mobil dünyanın yeniliklerine daha kolay adapte olacak. Şu an için Samsung MX yapılanması ile nasıl bir yeniliğin bizi beklediği ise meçhul.
Samsung MX ve beklentiler
Samsung Elektronik Mobil Dünya Başkanı ve CEO‘su TM Roh, Samsung MX‘in de yeni başkanı olacak. TM Roh isim değişikliği ile ilgili bası açıklamasında değişimi şu şekilde açıkladı:
“Mobil sektördeki onlarca yıllık yenilik ve liderliğin ardından işimizin yeniden adlandırıldığını duyurmaktan heyecan duyuyoruz. Bu isim değişikliğinin, Galaxy kullanıcıları için daha da heyecan verici olanaklar yaratabileceğimiz mobil yeniliklerde yeni bir çağı başlatmamıza yardımcı olacağına inanıyoruz.”
Her ne kadar Samsung’un konu hakkında açıklamaları muğlak olsa da, yeni isimde yer alan M harfinin mobilden X harfinin ise Galaxy serisinden geldiği tahmin ediliyor.
Son tasarım sızıntılarına göre Galaxy Note serisi, Galaxy S22 Ultra tasarımında yaşamaya devam edecek
Samsung isim değişikliği heyecan verici olsa da firmanın hem yeni tanıtacağı işlemcisi hem de S22 serisinde neler sunacağı merakla beklenenler arasında. Bildiğiniz gibi, Galaxy Note serisine veda eden firmanın S22 Ultra modelinde Note serisini yaşatacağı ortaya çıkmıştı.
Bu değişimle beraber Exynos 2200 işlemcisinin de AMD RDNA 2 teknolojiyle nasıl bir performansa sahip olacağı da merak edilenler arasında. Son olarak, Exynoss 2200‘ın Android dünyasında en büyük rakibi olan Snapdragon 8 Gen1, A15 Bionic işlemcisine de grafik performansı testlerindekafa tuttu. Bu anlamda Exynos 2200‘ın da grafik performansında önemli gelişme kaydetmesi beklentiler arasında.
Akıllı telefon sektörünün başarılı oyuncularından Xiaomi, şu sıralar önümüzdeki günlerde tanıtılması beklenen Xiaomi 12 serisi ile gündemde. Serinin lansman tarihi yaklaştıkça ortaya çıkan sızıntıların sayısında ciddi bir artış yaşanırken, kısa süre önce akıllı telefonların ilginç kamera tasarımlarını gözler önüne seren koruyucu kılıfları sızdırıldı.
Güvenilir kaynak DCS, Xiaomi 12 Pro modelinin standart sürümle birlikte tanıtılıp, piyasaya sürüleceğini ortaya koydu.
Xiaomi 12 Ultra, kamera tarafında bir hayli şaşırtacak
Akıllı telefon sektöründeki sızıntıların ana çıkış noktası olarak kabul edilen Weibo’da ”WHYLAB” adlı kullanıcı, Xiaomi 12 serisinin tüm modellerinin kılıfları sızdırıldı. Bu noktada en dikkat çeken model ise şüphesiz fazlasıyla ilginç kamera tasarımına sahip Ultra modeli oldu.
Seri ile ilgili daha önce de özellikle standart model hakkında çeşitli görseller ortaya çıkmıştı, buna ek olarak sızdırılan kılıflarla birlikte tüm modellerin tasarımlarının büyük ölçüde belli olduğunu söyleyebiliriz.
Cihazların kamera tasarımlarına baktığımızda ise standart ile Pro modelin birbirine büyük ölçüde benzediğini, bunların aksine Ultra’nın daha farklı bir tasarım benimsediğini belirtelim.
Standart ve Pro modelde bir adet ana kamera ve iki adet yardımcı sensörden oluşan üçlü kamera kurulumu yer alırken, Ultra’da tamı tamına sekiz delikle gelen bir kurulum mevcut. Şu an için tam belli olmasa da, bunların en az üç kamera, flaş, gürültü önleyici mikrofon ve çeşitli sensörlerden oluşmasını bekliyoruz.
Öte yandan sızdırılan kılıflarla birlikte Xiaomi 12 Ultra’nın selefinin aksine arka panelinde ek bir ekranla gelmeyeceği kesinleşti. Zira kılıflarda ekranı andıran herhangi bir delik bulunmuyor. Hatırlanacağı üzere Xiaomi 11 Ultra’nın arka panelinde küçük bir ekran kullanılmış ve kullanıcıların beğenisini kazanmıştı.
Xiaomi 12 serisinin lansman tarihi oldukça merak ediliyor. Daha önce 16 Aralık’ta düzenlenmesi beklenen etkinlik, 12.12 ibaresine odaklanılmak için 12 Aralık’a alınmış ve daha sonra yeniden karar değişikliğine gidilerek 28 Aralık’a ertelenmişti. Şu an için herhangi bir sorun çıkmaması durumunda serinin 28 Aralık’ta kullanıcıların beğenisine sunulmasını bekliyoruz.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? İmkanınız olsa serinin hangi modelini satın alırdınız? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Geçtiğimiz günlerde kısa bir tanıtım videosu ile duyurulan ve hem Xbox Series X hem de PS5 için ön yüklemeye açılan The Matrix Awakens için hazırlanan Unreal Engine 5 teknoloji demosu sonunda geldi. Unreal Engine 5 ile gelmiş geçmiş en iyi fizik motoru, en iyi grafikler ve en iyi efektlerle karşı karşıyayız.
Epic Games, Unreal Engine 5 ile birlikte geliştirdiği The Matrix Awakens için ön yükleme seçeneği getirdi. İşte detaylar...
Matrix Awakens ile tarihin en iyi grafikleri!
Önümüzdeki haftalarda vizyona girecek olan The Matrix Resurrections‘ın heyecanı şimdiden her yanı sarmışken, The Matrix cephesinden şimdide oyun dünyasını sarsacak bir teknolloji demosu yayınlandı. 2020 yılında PS5 üzerinden ve gerçek zamanlı çekilen bir teknoloji demosuyla tanıtılan Unreal Engine 5, aradan geçen 1.5 yılın ardından etkileyiciliğinin üstüne koyarak devam ediyor.
The Matrix Awakens’ın 29 GB boyutundaki teknoloji demosu hem Xbox Series X’de hem de PS5’te gerçek zamanlı olarak çalışıyor. Keeanu Reeves‘i Matrix yolculuğuna başladığı ve unutulmaz, ‘Wake Up, Neo! yazılı bilgisayarın başında izlemeye başladığımız teknoloji demosu, bir süre sonra akıl almaz bir hale bürünüyor. Karakterlerin yüzleri, mimikleri, gözleri ve ağız hareketleriyle adeta gerçeğin bir simülasyonuna tanıklık ediyoruz.
Son filmin görsel efekt ekibinde de çalışan John Gaeta, Kim Libreri, Jerome Platteaux, George Borshukov ve Michael Gay gibi isimlerin Epic Games‘in Unreal Engine 5 departmanındaki çalışanlarla ortak hazırladığı demo, bir süre sonra sizi aksiyonun ortasına bırakıyor ve özellikle ikinci filmdeki otoban sahnelerine benzer sahneleri, bu kez kontrol bizdeyken birebir deneyimleme şansına erişiyoruz.
Demo sonlandığında, oyun sizi yine gerçek zamanlı çekilmiş açık dünya oynanışıyla ve şehir yapısıyla baş başa bırakıyor. Tekrar hatırlatalım; demoda oynadığınız veya birazdan izleyeceğiniz her şey Xbox Series X ve PS5’in donanım kapasitelerini gösterir nitelikte… Bu anlamda şu an içinde bulunduğumuz jenerasyonda böyle grafikler ve oynanış içeren bir oyun görmemiz mümkün olabilecek.
Sözü fazla uzatmadan sizleri bu muhteşem oynanış videosuyla baş başa bırakalım:
Katlanabilir akıllı telefonlar, elektronik pazarında giderek daha popüler hale geliyor. Üstelik fiyatları da giderek ucuzluyor. Bu nedenle artık daha fazla insan bunlara uzaktan bakmak yerine eğer istiyorsa satın alabiliyor. Katlanabilir telefonların bir diğer yanıysa, popülaritesi pazarın beklentilerinin üzerine çıkıyor. Dolayısıyla gelecek dönemlerde çok daha fazla sayıda cihaz görmeyi bekleyebiliriz.
DSCC’ye göre, 2021’in üçüncü çeyreğinde toplam katlanabilir telefon sevkiyatı bir önceki çeyreğe göre yüzde 215 arttı. Bu premium akıllı telefonların sevkiyatları da yıldan yıla yüzde 480 artıyor. Yani oldukça büyük bir ivmelenmeyle pazar paylarını genişletiyorlar. Sunulan raporda dikkat çekici bir durum ise Huawei ve Samsung’un bu sektörü domine eden yapıları oluyor.
Huawei'nin Samsung Galaxy Z Flip'e rakip olarak geliştirdiği Mate V modelinin soğutma teknolojisi sızdırıldı.
Samsung ve Huawei pazarın yüzde 99’una hakim!
Ortaya çıkan satış verilerine göre Samsung katlanabilir telefon pazarının yüzde 93’üne hakim. Huawei ise yüzde 6’sını elinde tutuyor. Dolayısıyla bu iki marka pazarı domine etmeye yetiyor. Tabii ABD’nin kısıtlamaları olmasaydı Çinli şirket çok daha büyük bir etkiye sahip olabilirdi.
Huawei Mate X
Piyasadaki sevkiyatlarda yaşanan artış da büyük ölçüde Samsung’un Eylül ayında satışa sunduğu Galaxy Z Flip 3 modelinden kaynaklanıyor. Fiyatı çoğu katlanabilir akıllı telefondan daha uygun ve boyut olarak da ekran açık bir haldeyken standart akıllı telefonlar kadar olduğu için popülaritesi her geçen gün artıyor. Tabii ardından Galaxy Z Fold 3, Galaxy Z Flip 5G ve Huawei Mate X2 4G ile 5G modellerinin çıkışı da yükselişi hızlandırdı.
Tüm markalar katlanabilir telefon prototipleri üzerinde çalışıyor!
Günümüzde Xiaomi ve Oppo gibi markalar akıllı telefon pazarında özellikle giriş ve orta segmentte etkilerini ve satış sayılarını her geçen gün yükseltiyor. Ancak onlar da katlanabilir telefonların yakın gelecekteki öneminin farkında. Bu yüzden halihazırda prototipleri üzerinde çalışmalarına devam ediyorlar. Hatta önümüzdeki CES 2022 fuarında tanıtacakları bile söyleniyor.
Galaxy Z Flip 3
Fakat birçok kullanıcı katlanabilir bir akıllı telefona ihtiyaç duymuyor. Aslında, insanların katlanabilir bir akıllı telefon satın almaları için gerçek bir neden yok. Şimdilik, her şey prestijle ilgili gibi duruyor. Fakat teknoloji dünyasının ortak görüşü, bu cihazların ileride hem tasarım hem de teknoloji anlamında gösterdikleri gelişim, standart telefonları ortadan kaldırabilir. Ya da eski tip tuşlu telefonlar gibi muamele görebilirler. Ancak bunu bize zaman gösterecek.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Vivo akıllı telefon dünyasındaki yerini sağlama almak istiyor. Son dönemlerde büyük bir sıçrama gösteren teknoloji devi, kullanıcılarına kendi ekosistemini sunma konusunda da oldukça ciddi. OriginOS işletim sistemini geliştirmeye devam eden şirket, yeni sürüm ile kapsama alanını daha da genişletecek.
OriginOS Ocean versiyonunu tanıtan firma, akıllı telefonlarına da yavaş yavaş arayüzü vermeye başladı. Şirket ilk hedefte, çok sayıda cihazına yeni sürümü sunacak.
Kısa süre içinde tanıtılması beklenen Samsung Galaxy S21 FE modelinin hangi işletim sitemi ve sürümü çalıştıracağı belli oldu.
Vivo, OriginOS’u neredeyse 50 cihaza sağlayacak
9 Aralık tarihinde tanıtılan OriginOS Ocean için planlama belli oldu. Büyük bir etkinlik ile işletim sistemini tanıtan akıllı telefon üreticisi, oldukça iddialı. En büyük ikinci güncelleme olacak Ocean sürümünü alacak cihazlar da şimdiden belli oldu. Şirket tam 47 akıllıtelefonun bulunduğu yeni bir liste yayınladı. Listenin bir kısmı 2021 yılında başlayacak, kalan telefonlar ise 2022 yılında yeni sürüme kavuşacaklar.
Yayınlanan 47 modellik listenin ilerleyen zamanlarda genişleme ihtimaline ise kesin gözüyle bakılıyor. Ocean sürümüyle kontrolü arttıran şirket, yeni ebeveyn denetimini de kullanıma sokacak. Aileler, çocuklarının telefon kullanım şeklini rahatça izleyebilecekler. Böylelikle çocukların kötü niyetli yazılımlardan uzak kalmaları sağlanacak.
Yıl sonuna kadar Ocean sürümünü alacak modeller
Vivo X70 Pro+
Vivo X60 Pro+
Vivo S9
iQOO 7
Vivo X70 Pro
Vivo X60t Pro+
Vivo S10 Pro
iQOO 8 Pro
Vivo X70
Vivo X60 Pro
Vivo S10
iQOO 8
2022 ikinci çeyrekte güncellemeyi alacak modeller
Vivo X60
iQOO 5
iQOO Z5x
Vivo X60t
iQOO Neo 5
iQOO 5 Pro
iQOO Z5
2022 üçüncü çeyrekte güncellemeyi alacak modeller
Vivo X50 Pro+
Vivo X30 Pro
Vivo S9e
Vivo S6
Vivo X50 Pro
Vivo X30
Vivo S7
NEX 3S
Vivo X50
Vivo S10e
Vivo S7t
Vivo T1
2022 son çeyrekte güncellemeyi alacak modeller
iQOO 3
iQOO Z1
Vivo Y71t
Vivo Y53s
Vivo T1x
iQOO Neo3
iQOO Z1x
Vivo S7e
Vivo Z6
iQOO Z3
Vivo Y76s
Sizler Vivo‘nun hamlelerini nasıl buluyorsunuz? Görüşlerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.
Instagram, geçtiğimiz günlerde az sayıda ülkede Playback özelliğini kullanıma açtı. Bu yenilik sayesinde kullanıcılar, 2021 yılında öne çıkan anlarını hikayelerinde paylaşma şansı buldu. Beklenen yeniliğin Türkiye’de ne zaman kullanıma açılacağı merak konusuyken, nihayet ülkemizde de bu özellikle karşılaştık. Artık herkes, yıl boyunca attığı bol etkileşimli hikayelerini yeniden takipçileriyle paylaşabilecek.
Instagram, bugün Twitter hesabından yaptığı açıklamada 'Favoriler' adlı yeni bir özellik üzerinde çalıştıklarını açıkladı.
2021 Yılındaki Anılarını Gör özelliği yayınlandı
Meta şirketi çatısı altında hizmet veren Instagram, rengarenk bir özelliği bizlerle buluşturdu. Artık ülkemizde de kullanıma açılan Playback özelliği, platform tarafından şu cümleler ile tanımlanıyor:
“Yaratıcı topluluğumuzun bir parçası olduğun için teşekkür ederiz. Instagram’daki bu yıla ait özel anlarını kutlamak için hikayelerinden Anılarını derledik. Paylaşmadan önce düzenleyebilirsin.”
Kısaca bahsetmek gerekirse; yeni Instagram özelliği, 2021 yılında attığınız yüksek etkileşimli hikayelerden 10 tanesini bir araya getiriyor. Yeniden takipçilerinizle paylaşmak istediğiniz hikayeleri seçip, paylaşmadan istemediklerinizi ise kaldırabiliyorsunuz. Ayrıca bu özellik, hikayeler panelinde bulunan çıkartmalar sekmesiyle de destekleniyor. Rastgele attığınız bir hikayeye renkli 2021 çıkartması ekleyebiliyorsunuz.
Instagram Playback 2021 nasıl kullanılır?
Instagram’ın Playback olarak adlandırılan özelliğini kullanmak oldukça basit. En renkli anlarınızı yeniden bir araya getirmek için uygulamaya girmeniz yeterli. Akabinde, hikayeler bölümünün hemen altında 2021 Yılındaki Anılarını Gör adlı bir menüyle karşılaşacaksınız.
Bu ekranda yer alan Anıları Gör seçeneğine tıklarsanız; Instagram otomatik olarak hikayelerinizi toplayıp derleyecek. Şimdi değil butonuna basarsanız, kısa bir süre bu pencereyi görmeyeceksiniz.
Instagram’daki 2021 yılı özetinizi ay sonuna kadar kullanmanız mümkün. Peki ya siz bu yenilikle ilgili neler düşünüyorsunuz? Bizlerle yorumlar bölümünden paylaşabilirsiniz!
Microsoft, Xbox Game Pass for PC aboneliğinin adını değiştiriyor. Bu bağlamda şirket hizmetin ismini PC Game Pass yaptı. Xbox, yeni isimle oyuncuların kafasındaki karışıklığı çözmeye odaklandı. Artık Game Pass hizmeti basitleştirilmiş bir adla oyuncuların karşısına çıkıyor.
Microsoft, daha önce Xbox Game Pass, PC için Xbox Game Pass ve Xbox Game Pass Ultimate aboneliklerine sahipti. Bunların tümü dışarıdan bakıldığında Xbox teklifleri gibi görünüyordu. PC aboneliğinin adının değişmesiyle, bundan böyle hizmetin PC’ye olan teklifleri içereceği anlaşılıyor. Bunlara rağmen yine de PC Game Pass üyeliğinin simgesi Xbox olarak kaldı.
Microsoft, Xbox Game Pass abonelerini mutlu etmeye devam ediyor. Daha önce firma tarafından duyurulmamış bir oyun Game Pass'e eklendi.
PC Game Pass bünyesine eklenecek oyunlar
Xbox, yukarıda yer alan isim değişikliğine özel PC Game Pass’e gelecek bazı oyunları listeledi. Bu noktada birtakım ufak çaplı oyun hizmete ekleniyor. İşte oyunların isimleri:
Total War: WARHAMMER III
Redfall
S.T.A.L.K.E.R. 2: Heart of Chernobyl
Atomic Heart
Slime Rancher 2
A Plague Tale: Requiem
Starfield
Pupperazzi
Space Warlord Organ Trading Simulator
Replaced
Somerville
Eiyuden Chronicle: Rising
Scorn
Yukarıdaki oyunlara ek olarak yakın gelecekte birtakım yeni oyunlar da dahil oluyor. Xbox bunların da bir listesini paylaştı. Gelecek oyunlar ise şu şekilde:
Sniper Elite 5
Pigeon Simulator
Trek to Yomi
Unannounced game from Hugecalf Studios
Xbox’ın Game Pass hizmetinde yaptığı bu değişiklik genel olarak iki seçeneği birbirinden karıştırmamaya yönelik oldu. Artık oyuncular tereddüt etmeden PC Game Pass oyunlarını bilgisayarlarında oynayabildiklerini anlıyor olacaklar. Önceden birtakım kullanıcılar oyunların yalnızca Xbox‘a özel olduğunu düşünebiliyordu.
Sizler Xbox Game Pass‘in isim değişikliği konusunda ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Türkiye‘nin teknolojik dönüşümü tüm hızıyla devam ediyor. Devlet kurumlarına ait pek çok sistem altyapılarını dijitalleştirip yenilerken, bir yandan ileriye yönelik stratejiler planlanıyor. Bunlardan sonuncusu olan yerli uydumuz Türksat 5A, ocak ayında SpaceX‘in Falcon 9 roketiyle uzaya fırlatımıştı.
Bunun devamı olan Türksat 5B için ise çalışmalar sürüyor. Bugün basın toplantısı gerçekleştiren T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, yakın bir zaman önce Türksat 5B’yi Airbus tesislerinden teslim aldıklarını açıkladı. Uydunun Fransa’dan ABD’ye 29 Kasım 2021’de sevk edildiğini ve fırlatma hazırlıklarının devam ettiğini bildiren Bakan, uydunun fırlatılma tarihini resmen açıkladı.
Türkiye'nin ilk milli haberleşme uydusu Türksat 6A için çalışmalar hızla devam ederken, uydunun uzaya SpaceX ile fırlatılacağı açıklandı.
Türksat 5B ne zaman fırlatılacak?
Bakan Adil Karaismailoğlu, Türksat 5B uydusunun 19 Aralık 2021 Pazar günü saat 06:58’de SpaceX Falcon 9 roketiyle fırlatılacağını açıkladı. Söz konusu basın açıklamasının tamamını aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz:
Karaismailoğlu, aynı zamanda Türksat 5B’nin uydu filomuza katacağı yeniliklerden de bahsetti. Bu doğrultuda; Ka-Band kapasitesinin 15 kat artacak. Yeni uydu, sabit sınıf uydularına göre 20 kat daha verimlilik gösterecek. Kapsama kapasitesi geniş olacak uydu, Türkiye’nin yanı sıra Orta Doğu bölgesinin tamamı, Basra Körfezi, Kızıldeniz, Akdeniz, Kuzey ve Doğu Afrika, Nijerya, Güney Afrika ve yakın komşu ülkelerine hitap edebilecek.
Bakan Karaismailoğlu, Frekansın tekrar kullanımı ve çoklu hüzme kapsama konseptlerinin kullanıldığı Ka-Band faydalı yükü ile toplamda 55 Gbps’den daha fazla veri iletim kapasitesi sağlayağını söyledi. Böylelikle Türksat 5B’nin, uydu haberleşmesinin kullanıldığı özellikle denizcilik ve havacılık gibi ticari sektörlerde etkin bir biçimde yer alacağını ekledi.
Türksat 5B uydusunun sağlayacağı yüksek veri kapasitesi ile Türkiye’nin karasal altyapıyla erişilemeyen yerlerine de ulaşabileceğini ve internet altyapısı kurulabileceğini vurgulayan Karaismailoğlu, aynı zamanda “35 yılın üzerindeki manevra ömrü ile 42 derece doğu yörüngesindeki ilgili frekans ve yörünge kullanım haklarının korunması temin edilecek,” dedi.
Ortaya çıkan bir araştırmaya göre, futbol kulüpleri geçtiğimiz yıllarda taraftarlarına milyonlarca dolarlık fan token adı altında kripto para satışı gerçekleştirdi. Ayrıca bu tokenlerin tahmini değeri 350 milyon doları aşan bir tutara ulaşıyor.
Bu tokenlerin bir kısmı, alıcılarına gerçek hayatta da bir takım avantajlar sunacak şekilde pazarlanıyor. Futbol takımları da bu sayede daha fazla kazanç sağlayabiliyor. Ancak eleştirmenler, bu avantajların önemsiz olduğunu söylüyor. Örneğin stadyumlarda çalınacak şarkılar için oy kullanma şansı verilmesine bir yatırım sebebi olarak bakılmıyor.
Gamer Arena tarafından geliştirilen GAU (Gamer Arena Utility) Token lansmanına katıldık, merak edilen sorunun cevabını da dinledik.
Kulübe özel kripto para birimi furyası
Şimdiye kadar, Avrupa liginde beş, Premier Lig’de de sekiz kulüp başta olmak üzere 24 büyük takım taraftar jetonlarını satmaya başladı. Ayrıca Türkiye’de de Galatasaray, Fenerbahçe ve Trabzonspor gibi büyük kulüplerin yanı sıra 9 farklı takım da kendi tokenlerini çıkarmış durumda. Ayrıca Beşiktaş’ın da yakın zamanda bu akıma katılan 12. takım olacağı söyleniyor.
Çoğu fan token, kulübe özgü bir sanal parayı andırıyor ve kripto paralar aracılığıyla alınabiliyor. Arz ve talebe bağlı olarak da düşüp çıkabiliyor. Tabii Manchester City gibi bazı kulüpler, fan tokenlerinin yanı sıra NFT olarak bilinen dijital koleksiyon ürünlerini de satıyor.
Taraftar tokeni sunan kulüplerin çoğu, sanal paraların ilk satışını ve ardından ticaretini organize eden Socios adlı bir şirketle birlikte çalışıyor. Fakat Binance ve Bitci gibi diğer kripto para platformlarıyla yapılan işbirlikleri de giderek artıyor. Fakat sadece Socios bile 300 milyon doları geçen bir satış yaptığını söylüyor.
Kripto analistleri tarafından yapılan bir diğer araştırmada, birçok alıcının para kazanma amacıyla tıpkı Bitcoin ve Ethereum ve diğer kripto para birimleri gibi tokenlerini de takas ettiğini gösteriyor. Tabii bir çok tokenin değeri ilk satış verilerinin altına düşmüş olsa da pek çoğu, ilk alım yapanlar için avantajlarını hala koruyor.
Aslında bu tokenleri, yeni çıkan kripto paralar olarak kabul edebiliriz. Üstelik tıpkı popüler olanları gibi birden yükselişe ve düşüşe geçebiliyorlar. Örneğin Lazio bu işe ilk başladığından bu yana 130 milyon doları geçen bir satış gerçekleştirdi. Fakat ilerleyen dönemde fan tokeni yüzde 70’lik değer kaybına uğradı. Manchester City’de de benzer bir durum yaşandı.
Öte yandan geçtiğimiz yıl İtalya’dan Inter Milan ve Türkiye’den Trabzonspor’un fan tokenleri Bitcoin’den daha fazla değer kazandı. Konuyla ilgili Protos haber direktörü şu açıklamayı yaptı:
Taraftar tokenları, bu tür bir hayran katılımı ürünü için beklediğinizden daha aktif bir şekilde işlem görüyor. Genel olarak, bu hayran jetonları gibi küçük kripto para birimleri, onları takas etmek isteyen az sayıda insan nedeniyle inanılmaz derecede değişken olabiliyor.
Spekülatörler bunu biliyor, bu yüzden fan token piyasalarındaki ticaretin çoğunun yalnızca kısa vadeli karlar arayan spekülatörler tarafından desteklendiğini düşünürdüm
Mevcut sisteme yönelik bir başka eleştiri de, kulüplerin tokenlerin büyük çoğunluğunu fanlara satmak yerine elinde tutması ve bunun da piyasayı bozmasıdır. Örneğin şu an için en zengin 13 kulübün sahip olduğu jetonların değeri 1,9 milyar doları aşıyor. Fakat bireyse alıcı yani gerçek fanların elinde yalnızca 376 milyon dolar değerinde token bulunuyor.
Ortalama olarak, kulüpler taraftar token arzının yüzde 80’ini kontrol ediyor. Konuyla alakalı Canellis şu açıklamayı yaptı:
Kulüplerin kendileri, tek seferde çok fazla satış yapmama konusunda denge sağlamalı. Bir kerede çok fazla satarlarsa, fiyatı düşürme riskiyle karşı karşıya kalırlar. Bunu Lazio, FC Porto, Santos FC ve Manchester City satışlarında açıkça görebiliyoruz.
West Ham United Yönetim Kurulu Başkanı Sue Watson ise şunları söyledi:
Kripto piyasası hakkındaki kabataslak olsa da en azından bir bilgim var. Ayrıca muhtemelen kripto piyasasında tüccar olmayan çok sayıda taraftarın da temsilcisiyim. Düzenlenmiyor. Güvenli değil. Ayrıca bu satışları yapan kulüplerin, taraftarları için ne gibi koruma önlemleri olduğunu merak ediyorum.
Socios’tan Max Rabinovitch, sistemin tokenleri takas etmek yerine elinde tutan hayranları ödüllendirmek için tasarlandığını söyledi. Ayrıca dijital mağazada kalıcı yüzde 5 indirimler ve bilet kazanma olanaklarının, hayranların tokenleri satarak sağlayacağı 5-10 dolardan daha anlamlı olduğunu belirtti. Ardından şunları söyledi:
Ticaretten elde edilecek hiçbir değer yok. Bir takım için sadakat puanları toplamak istiyorsanız, takıma oy vermek istiyorsanız, kullanmak için her zaman o jetona sahipsiniz. Bütün mesele onu satın almak ve elinde tutmak. Kulüplerin de oyuncular sahaya çıkarken stadyumda hangi şarkıyı çalmalıyız gibi küçük konuları bir kenara bırakması gerekiyor.
Kulüplerin kripto ürünlerine girmesinin bir başka yolu da NFT’lerdir. Manchester City, Rangers ve Juventus çeşitli NFT’ler yayınladı. Bunların bazıları oldukça yüksek fiyatlardan satıldı. Örneğin milyoner NFT koleksiyoncusu Mike Bousis, bunlardan beşi için yaklaşık 40 bin dolar harcadığını söyledi.
Türkiye’de fan token sahibi kulüpler
Göztepe/ Socios
Başakşehir/ Socios
Trabzonspor/ Socios
Galatasaray/ Socios
Karşıyaka/ Bitci
Ankaragücü/ Bitci
Eskişehirspor/ Bitci
Basketbol Federasyonu/ Bitci
Denizlispor/ Bitci
Bursaspor/ Bitci
Fenerbahçe/ Paribu
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Dijital yayın platformları yaygınlaşmaya devam ediyor. Özellikle Netflix‘in başarısının ardından pek çok şirket, bu sektöre girmek için çalışmalarını sürdürüyor. Bu durum, gündemin ve siyasetin de dikkatini çekiyor. Bu platformlarda olan içerikler, ülke gündeminde tartışma konusuna dönüşüyor.
Son olarak geçtiğimiz günlerde RTÜK’ün gündemine oturan Konuşanlar, kurumun başkanı Ebubekir Şahin tarafından eleştirilmişti. Kısa süre içerisinde ülke gündemine oturan olay şimdi de Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne takıldı. Acun Ilıcalı ve Hasan Can Kaya, gençliği “Dijital Teröre” kurban etmek ile suçlandı.
Bir süre önce gündeme gelen YouTube içerik üreticilerine yüzde 15 vergi uygulanması konusu meclis kürsüsüne taşındı. İşte ilk kararlar...
Konuşanlar, TBMM’de tartışma konusu oldu
Acun Ilıcalı’nın sahibi olduğu Exxen’de yayınlanan Konuşanlar, programdaki konuşmalar nedeniyle ağır eleştiri yağmuruna tutuldu. Bütçe komisyon toplantısında söz alan Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı, sunucu Hasan Can Kaya’nın programı hakkında oldukça sert sözler söyledi.
Türk Gençliği, “Dijital Teröre” kurban edilmemelidir diyerek konuşmasına başlayan Kaşıkçı, şu ifadeleri kullandı: Konuğun sunucuya, sunucunun konuğa küfür etmesiyle gelinen seviyeyi ve bu durumun ifade özgürlüğüyle savunulmasını anlamak mümkün değildir.
Reyting uğruna değerlerimizi aşağılayan programlara kendi mecrasında izin ve yayın hakkı tanıyan Acun Ilıcalı acilen mercek altına alınmalı, her şeyin daha fazla abonelik ve daha fazla reyting olmadığı ve milletimizin korunması gereken manevi değerlere sahip olduğu kendisine hatırlatılmalıdır.
Programın gerçekten de inceleme altına alınıp alınmayacağı henüz bilinmezken, tartışmalar da başladı. Pek çok kişi platformun ücretli ve isteğe bağlı olduğunu savunurken, bazıları eleştirilere hak verdi. Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce Konuşanlar, gerçekten de denetlenmeli ve yaptırıma maruz kalmalı mı? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Apple hayranları için iPhone 13 Pro ve Pro Max‘e yönelik yeni bir sürüm tanıtıldı. Steve Jobs Edition adı verilen versiyon 2007‘de piyasaya sürülen orijinal iPhone telefonundan parçalar içeriyor. iPhone 13’ün bu sürümü daha küçük bir çentik, 120Hz yenileme hızına sahip ProMotion ekran gibi iPhone 13’ün tüm özelliklerini barındırıyor.
Akıllı telefon aksesuar üreticisi Caviar Global, 2007 model iPhone‘dan silikon dilimleri kopardı ve şeffaf bir Apple logosu kapağına yerleştirdi. Bu özel sürümün arka kapağında yer alıyor. Buna ek olarak altta Apple’ın kurucu ortağı Steve Jobs‘un imzasının lazerle oyulmuş ve yeniden oluşturulmuş hali var.
iPhone 13 sahipleri tarafından son günlerde artan bir şikayet gündeme geldi. Kullanıcılar cihazların 4G ve 5G'de iyi çekmediğini söylüyor.
iPhone 13 Steve Jobs Edition fiyatı
Caviar Global, iPhone 13 Steve Jobs Edition adlı sürümün fiyatını da belirledi. Bu noktada oldukça yüksek bir fiyatla karşı karşıya kalıyoruz. Şirket, iPhone 2G Edition adını da verdiği iPhone 13 Pro telefonlarından yalnızca 19 adet piyasaya sürüyor. Bu noktada Pro‘nun fiyatı 6.990 dolar iken Pro Max‘in fiyatı 7.530 dolar olarak belirlendi.
Bu cihaz için şansınızı kaçırırsanız farklı bir Steve Jobs sürümü daha var. Bu telefon Jobs’un ünlü siyah balıkçı yakalarından parçalar içeriyor. Bunun yerine de Caviar’ın 1.830 dolarlık,New Balance 991 spor ayakkabı çifti yer alıyor. Bunda da Steve Jobs’un ünlü kazaklarından birisinin belirli dilimleri bulunuyor.
Sürümlerin en ucuzu 6.520 dolardan gelen Steve Jobs serisi oluyor. Yine de bunlar normal bir iPhone 13 Pro‘nun başlangıç fiyatından vazgeçecek sıradan tüketiciler için üretilmedi. Ancak Apple ve akıllı telefon geçmişinden bir parça istiyorsanız, tercih sebebi olabilir.
Sizler iPhone 13 Steve Jobs Edition hakkında ne düşünüyorsunuz? Fiyatını nasıl buldunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!