İçinde bulunduğumuz pandemi döneminde, sosyal medya uygulamaları kadar mesajlaşma platformları da sık sık gündeme geldi. Hatta bir dönem WhatsApp’ın yeni kullanıcı sözleşmesi sebebiyle, Telegram ve Signal gibi çeşitli platformlar popülerliğini artırmayı başardı.
Telegram zaten nispeten daha çok bilinen ve kullanılan bir uygulamaydı. Fakat Signal reklamını oldukça iyi yapmayı başardı. Şimdilerdeyse şirket, platforma getirdiği yeni özellikleriyle gündeme geliyor. Bugün de uçtan uca şifreleme özellikli grup çağrıları yeniliğiyle karşımıza çıktı.
Güvenilir mesajlaşma uygulamalarından biri olan Signal, uygulama içi bağış sistemini kullanıcılarına sundu.
Signal, 40 kişilik grup görüşmelerini getiriyor
Signal bugün, büyük grup çağrılarını şifrelemek için geliştirdiği açık kaynaklı yazılım Signal Calling Service’in ayrıntılı bir açıklamasını yayınladı. Şirket, bu işlem için “seçici yönlendirme” adını verdiği bir özelliği kullanıyor. Ayrıca mevcut açık kaynaklı SFU’lardan daha yüksek bir hacmi işleyebilen bir de sürüm geliştirdiler.
Artık pandeminin ikinci yılına yaklaştığımız bu dönemde, diğer Zoom ve WhapsApp gibi şirketlerin “uçtan uca şifreleme” iddialarının aslında iletişimin özel olacağı anlamına geldiğine ne kadar güvenmemiz gerektiğini biliyor olabilirsiniz.
Patronlar, Zoom toplantılarınızı kaydetmeye, dinlemeye, dökümleri indirmeye ve hatta uygulamada gönderdiğiniz özel DM’leri kontrol etmeye kadar uzanan şirket hesabındaki video konferans etkinliğinizi kontrol edebiliyorlar.
ABD Adalet Bakanlığı’nın Çin merkezli bir güvenlik yöneticisinin, Tiananmen Meydanı’na atıfta bulunan aramaları izlediği ve kestiği yönündeki iddialarının belirttiği gibi, Zoom’un kendisi devreye giriyor olabilir. Zaten herkesin bildiği gibi uygulama son dönemde bir ton güvenlik açığı kaydetti.
Video hizmetleri ve saklanan kayıtlar gibi özel içerikler için genel olarak devlet, mahkeme celplerini kabul edebiliyor. Ancak Signal bunlara sahip olmadığı için yapamıyorlar. Bu sayede daha güvende hissetmek için bir dizi adımdan geçebilir veya en baştan sadece veri vermeyen uygulamalara girmeyi tercih edebilirsiniz.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Huawei’nin 2019 yılında ABD tarafından kara listeye alınmasının ardından sahneye çıkan şirketlerden biri de OnePlus oldu. Bu doğrultuda sektördeki aktifliğini artıran şirket, günümüz itibariyle orta-üst segment modelleriyle sıklıkla tercih ediliyor.
Şirket, önümüzdeki aylarda OnePlus Nord 2 CE’yi vitrine çıkarmaya hazırlanıyor. Daha önce farklı pazarlarda IVAN ve Nord 2 CE olarak adlandırılacağı kesinleşen cihazın tasarımı da kısa süre önce belli oldu.
Önümüzdeki aylarda tanıtılması beklenen OnePlus 10 Pro'nun teknik özelliklerinin bir kısmı kısa süre önce sızdırıldı.
OnePlus Nord 2 CE tasarımı nasıl olacak?
Son dönemde IV2021 model numarasıyla çeşitli sertifikasyon sitelerinin veritabanlarında ortaya çıkan akıllı telefonun render görüntüleri sızdırıldı. Böylelikle tasarımı büyük ölçüde belli oldu.
Yogesh Brar tarafından paylaşılan görüntülerde, cihazın nispeten ince çerçeveler ve sol üst köşeye konumlandırılmış selfie kamerasıyla geldiği görülüyor. Öte yandan arka panelde realme modellerinde kullanılan kamera kurulumuna benzer bir tasarım tercih edilmiş.
Bunun yanı sıra amiral gemisi modellerinde artık kullanılmayan, ancak giriş ve orta segment cihazların büyük bir çoğunluğunda karşımıza çıkmaya devam eden 3.5 mm kulaklık girişi ve MicroSD kart yuvası mevcut. Paylaşılan görüntüleri göz önünde bulundurursak, akıllı telefonun gri/siyah ve yeşil renk seçenekleriyle satışa çıkacağını söyleyebiliriz. Tabii farklı renk seçeneklerinin de olma ihtimali yüksek.
Teknik özellikleri itibariyle orta segmentte yer alması beklenen OnePlus Nord 2 CE, 6.4 inç büyüklüğünde 90 Hz tazeleme hızı sunan AMOLED panelle gelecek. Ekranın Gorilla Glass 6 teknolojisi ile korunacağı da gelen bilgiler arasında.
Akıllı telefon, MediaTek Dimensity 900 işlemcisinden güç alacak. 6 nm mimari ile üretilen yonga seti, bünyesinde iki adet 2.4 GHz ARM Cortex-A78 ve altı adet 2.0 GHz ARM Cortex-A55 çekirdeklerine ek olarak Mali-G68 MC4 grafik birimini barındırıyor.
Cihazda 12 GB RAM ve 256 GB dahili depolama bulunuyor. Bu noktada farklı seçeneklerin de olabileceğini, ancak şu an için bunların belli olmadığını belirtelim.
Ön tarafta 16 Megapiksel selfie kamerası yer alırken, arka tarafta 64 Megapiksel ana kamera, 8 Megapiksel ultra geniş açılı ve 2 Megapiksel makro sensörün mevcut olduğu üçlü kamera kurulumu bulunacak.
USB-C üzerinden şarj olabilen 65W şarj hızlarını destekleyen 4.500 mAh’lik bataryadan beslenecek cihaz, kutudan çıkar çıkmaz Android 12 tabanlı OxygenOS 12 arayüzünü çalıştıracak. Son olarak akıllı telefonda ekran içi parmak izi sensörü, çift SIM, 5G, çift bantlı Wi-i, GNSS ve NFC özelliklerinin kullanılacağını belirtelim.
OnePlus Nord 2 CE’nin tanıtım tarihi şu an için bilinmiyor. Ancak ortaya çıkan raporlar, cihazın 2022’nin ilk çeyreğinde kullanıcıların beğenisine sunulacağı yönünde.
İnternet kullanımının yaygınlaşması, web siteleri ile ilgili terimlerin ve kavramların da önemini artırıyor. Domain, web server, farklı server çeşitleri ve benzeri internet unsurları artık yaygın olarak kullanılıyor. Günümüzde sadece internet kullanıcıları bile bu kavramlar hakkında genel bir bilgi edinmek istiyor. Bu doğrultuda domain yani alan adı ile ilgili bilmeniz gerekenleri sizler için sıraladık.
Domain nasıl çalışır?
Web sitenizi ziyaret etmek isteyen ziyaretçiler, web sitenizin alan adını tarayıcılarına yazarlar. Yazdıkları alan adı DNS’i oluşturan global sunucu ağı ile paylaşılır. Global sunucular, alan adları ile ilgili name severlerine bakarlar ve ziyaret isteklerini sunuculara iletirler. Örneğin; Natro’ya ziyaret gerçekleştirmek isteyen bir ziyaretçinin tarayıcısına “natro.com” yazması süreci, bahsettiğimiz işlemleri anlatır.
Alan adı adresleri hosting sağlayıcıları tarafından yönetilirler. Web sitenizin hosting sağlayıcısı, ziyaretçiden gelen isteği web sitenizin saklandığı bilgisayara yollar. Bu bilgisayarlara da web serverlar denir. Bu sunucular, Apache ya da Nginx gibi yazılımları kullanırlar. Bu sayede web sitenizde bulunan bilgiler, ziyaretçinin internet tarayıcısına geri gönderilir ve böylelikle ziyaretçileriniz web sitenize giriş yapar.
Domain türleri nelerdir?
Birbirlerinden oldukça farklı hizmetler sunan alan adı türleri bulunmaktadır. Her ne kadar “.com” domain uzantısının daha sık kullanıldığını görsek de “.org” ya da “.net” gibi çeşitli alan adı türleri de sıklıkla kullanılmaktadır. Bu alan adı türlerinden bazıları şunlardır:
Üst Seviye Domain (TLD) Nedir?
Üst seviye alan adları, adından da anlayabileceğiniz üzere, alan adı üçgeninin en üst katmanında yer alan alan adı türüdür. Üst seviye alan adları da kendi içlerinde oldukça farklı kollara ayrılırlar, fakat en yaygın kullanılan üst seviye alan adları şunlardır: “.com”, “.org”, “.net”.
Üst seviye alan adlarının resmi listelerini, Assigned Numbers Authority (IANA) adlı kurum yönetir (bu listelerin içinde TLD, ccTLD ve gTLD’ler yer alır). Sizler de üst seviye alan adlarını bu kurumdan görüntüleyebilirsiniz.
Genel Üst Seviye Domain (gTLD) Nedir?
Genel üst seviye alanları, özünde ülke kodlarına ihtiyaç duymayan bir üst seviye alan adı çeşididir. Bu alan adları, çoğunlukla özel kullanımlar için tasarlanırlar. Örneğin; “.edu” uzantısının eğitim kurumları tarafından ya da “.gov” uzantısının askeri kurumlar tarafından kullanılır. Bunun haricinde genel üst seviye alan adı kaydı oluşturmak için herhangi bir kriter aranmaz. Bu sebeple de “.com” uzantısı sadece ticari amaçlar için kullanılmaz.
Ülke Kodu Üst Seviye Domain (ccTLD) Nedir?
İnternet ülke alan kodları, uluslararası ülke kodlarını barındırır ve yalnızca iki harften oluşurlar. Örneğin “.tr” alan kodu Türkiye Cumhuriyeti’nin kullanmış olduğu alan kodudur. İnternet ülke alan kodları, çoğunlukla belli bölgelerde özel siteler oluşturmak isteyen şirketler tarafından kullanılır ve böylelikle ziyaretçilerinin doğru adreste olduklarını belirtirler.
Sponsorsuz Üst Seviye Domain (uTLD) Nedir?
Sponsorsuz üst seviye alan adı, genel üst seviye alan adlarının bir alt koludur. Sponsorsuz üst seviye alan adları “.com” ya da “.info” gibi alan adı şirketleri tarafından kullanılabilen ve sınırlandırması olmayan genel üst seviye alan adlarıdır.
Alan adları, 1980 yılında piyasaya sürüldüğü zaman toplam yedi tane genel üst seviye alan adı bulunmaktaydı ve sadece bu alan adlarından üç tanesi kısıtlamasız bir biçimde kaydettirilebiliyordu. Üst seviye alan adı seçeneklerinin az olması ile birlikte çoğu kullanıcı “.com” uzantısına yöneldi. Bu sebepten dolayı da birçok alan adı kaydeden firma ve kullanıcıları genel olarak “.com” uzantısını tercih etmektedir.
İkinci Seviye Domain Nedir?
İkinci seviye alan adları, üst seviye alan adlarının hemen altında yer alırlar. Genel olarak kullanımları da şu örnekle gösterilebilir: “.co.uk”. Bu kullanım şekli İngiliz şirketleri tarafından kullanılmaktadır. “.gov.uk” ise İngiliz devlet kurumları tarafından kullanılır. “.ac.uk” de İngiliz akademik kurumları tarafından kullanılır. Bu kullanım biçimlerini Türk web sitelerinde de görmek mümkündür. Örneğin; Türk devlet kurumları “.gov.tr” uzantılı web sitelerine sahiptir.
Domain Seçerken Dikkat Etmeniz Gerekenler
Domain seçimi yaparken iyice düşünmeli ve araştırma yapmalısınız. Ayrıca dikkat etmeniz gereken pek çok önemli nokta bulunuyor.
Alacak olduğunuz alan adının kullanılıp kullanılmadığını kontrol edin. Halihazırda kullanılan bir alan adını almanız sıkıntı yaratabileceği gibi sizlere maddi açıdan da zarar verebilir.
Verilerinizi saklı tutun. Birçok firma ucuza alan adı veriyor olabilir. Ancak bu konuda dikkatli olmalısınız, çünkü oldukça ucuza alan adı alıyorsanız firmanız sizin bilgilerinizi başka firmalara satıyor olabilir. Bu nedenle anlaşmaya varacağınız firmanın hizmet ve güvenlik şartlarını iyi okumalısınız.
Alan adı seçimi konusunda uzun süreli kullanabileceğiniz bir alan adı seçin. Alan adınızı sonradan değiştirebilirsiniz fakat bu ziyaretçi sayınızda bir düşüşe sebep olabilir.
Alan adınızı alırken yazılması, anlaşılması ve okunması kolay bir alan adı seçmelisiniz. Alan adınızın tarayıcılara yanlış girilmesi durumunda ziyaretçileriniz yanlış sitelere yönlendirilebilirler ve bu durumda sizi kötü etkiler.
Gizli ücretlere karşı tetikte olun. Hizmet şartlarını iyi okumalısınız. Alan adı alımı her ne kadar ucuz olsa bile bazı firmalar alan adınızın kullanım süresi dolduğunda yeniden alabilmeniz için yüksek miktarda ücret isteyebilirler.
Domain Nasıl Alınır?
Web sitenizi kurarken yukarıda vurgulanan kriterleri göz önüne alarak bir domain adı almanız önem taşır. Alan adı almanız için birçok firma aracı olmaktadır. Bu noktada doğru firma seçimi daha sonraki adımlarda sıkıntı yaşamanızı engeller. Güvenilir bir kurum olanNatro size bu doğrultuda yardımcı olacaktır.
Yeni Domain Almak
Alan adınızı farklı firmaların web sitelerinden kolaylıkla temin edebilirsiniz. Ancak hatırlatmak isteriz ki öncelikle alan adınızın uygun olup olmadığını kontrol etmelisiniz. Alan adınız uygun değilse yeni bir tane oluşturabilir, varyasyonlarını kullanabilir ya da alan adınızı kullanan kişi ile pazarlığa oturabilirsiniz.
Kayıtlı Bir Domain Almak (İkinci El Domain)
Hali hazırda mevcut olan bir alan adı satın almak isterseniz, bunu yine çeşitli firmaların dijital web sitelerinden gerçekleştirebilirsiniz. Satılan alan adları, satılan domainler ve benzeri sekmelere tıklayarak gerekli bilgileri doldurup alan adını alabilir ya da satabilirsiniz.
Açık Artırmadan Domain Almak
Alan adları açık artırmalar ile alınabilir ve satılabilirler. Alan adlarının değerlerini akılda kalıcılıkları, tarayıcılarda ne kadar güzel bir sıralamaya sahip oldukları gibi etkenler etkiler. Her ne kadar birkaç dolar ile almış olsanız bile bir alan adını, doğru kişiye oldukça yüksek ücretlerle satabilir ya da önceden satın almış birinden oldukça yüksek miktara almak durumunda kalabilirsiniz. Dolayısıyla alan adlarının açık arttırmaları yapılmaktadır. Bu durum alan adı sahiplerine yüksek miktarda kazanç elde edebilme fırsatı sunar. Yine farklı sitelerden açık arttırmada olan alan adlarını görüntüleyebilir ya da bu sitelere kendi alan adınızı koyabilirsiniz.
Domain Uzantıları Nelerdir?
Aktif olarak kullanılan pek çok alan adı uzantıları bulunuyor. Bu uzantıların kullanım alanlarını sizler için sıraladık:
“.com” uzantısı, ticari kuruluşlar ve ticari şahıslar tarafından tercih edilir.
“.org” uzantısı, kâr amacı olmayan kuruluşlar tarafından kullanılır.
“.ac” uzantısı, akademik web siteleri tarafından kullanılır. Örneğin; üniversiteler.
“.k12”, kreş, anaokulu, ilkokul, lise, ortaokul ve dengi öğretim kurumları tarafından kullanılır.
“.com.tr”, uzantısı Ticari Sicil Gazetesi’nde kaydı bulunan resmi kuruluşlar tarafından kullanılır.
“.net”, servis sunucuları ile servis sağlayıcıları tarafından kullanılır.
“.gov”, hükümete ait olan kurumlar tarafından kullanılır.
“.edu”, eğitim kuruluşları tarafından kullanılır.
“.biz”, bu uzantı çeşidi genel olarak kayıt koşulu sunmadığı için tercih edilir. Genellikle de uluslararası organizasyonlarla firmalar tarafından kullanılır.
“.info”, ise daha çok bilgi içerikli olan kişiler ya da kurumlar tarafından kullanılır.
“.name”, alan adlarında gerçek kişi ismi kullanacak kişiler tarafından kullanılır.
“.travel”, seyahat hizmeti veren kuruluşlar tarafından kullanılır.
“.xyz”, genellikle yetişkinlere yönelik web siteleri tarafından kullanılır.
“.shop”, dijital ticari amaçlı kurulan web siteleri (e-ticaret siteleri) tarafından kullanılır.
En Popüler Domain Uzantıları
Çok sayıda alan adı uzantısı olsa da bunların bazıları çok daha yüksek bir oranda kullanılır. Sırasıyla bazı popüler alan adı uzantıları şunlardır:
“.com”
“.net”
“.org”
“.co”
“.us”
En iyi domaine sahip olmak için kaliteli hizmet veren firmadan destek almanız gerekiyor. Bu noktada Natro sizlere istediğiniz hizmeti ve desteği sunacaktır. Pek çok farklı domain uzantısına Natro sayesinde sahip olabilir, karar verdiğiniz domaini sorgulayarak satın alabilirsiniz.
Domain sorgulama ve satın alan adı satın alma işlemlerinin yanı sıra, sunucu kiralama, hosting, SSL, marka tescili gibi konularda da Natro’dan hizmet alabilirsiniz. Alanında uzman ekibine 7/24 ulaşabilir, uygun fiyat avantajlarıyla ihtiyacınıza uygun bütün çözümlere tek tıkla natro.com’dan ulaşabilirsiniz.
Güney Koreli oyun şirketi Nexon’un, ABD’li yan kuruluşu Nexon America’nın yaptığı bir basın açıklamasına göre, oyun içi öğeler için Dogecoin de dahil olmak üzere çeşitli kripto para birimlerini kabul etmek için kripto ödeme aracısı BitPay ile ortaklık kuruldu.
Ortaya çıkan raporlara göre kripto para borsasının en çok tıklanan, merak edilen ve popüler coinleri belli oldu.
Kripto paralar artık her yerde
Bu yeni bağlantı ve ödeme araçlarının oyun içi deneyimi kullanıcılar açısından iyileştirmesini ve geliştirmesini beklediğini söyleyen BitPay CEO’su Stephen Pair şu açıklamayı yaptı:
Nexon America ile oyun içi öğeler için kripto ödemelerini yönetme anlaşmamız, oyuncular için harika bir deneyim sunacak.
BitPay, bu ayın başlarında Dogecoin’in rakiplerinden Shiba Inu’yu da entegre etti. Ancak basın bülteninde bu kripto para biriminin ismi kullanılmadı. Ayrıca Nisan ayında Nexon, Tokyo Menkul Kıymetler Borsası’nda işlem gören bir şitket için en büyük kripto yatırımı olan nakit varlıklarının satın alma gücünü korumak için, 58 bin dolar üzerinden 100 milyon değerinde Bitcoin satın aldı.
En büyük kripto para olma unvanını elinde tutan Bitcoin, şu anda 49 bin dolar seviyesinin biraz altında işlem görüyor. Bununla birlikte, 52 bin dolar direnç seviyesinin üzerinde tekrar toparlanmaya çalışıyor. Ayrıca Nexon America’dan Kenny Chang, kripto ödemelerinin eklenmesinin ana şirketin Bitcoin satın almasıyla ilgili olmadığını söylüyor.
Kripto para ve NFT piyasasına olan ilgi giderek artıyor!
Bu yıl ilgi odağında görünen kripto ve NFT’ler başta olmak üzere tüm blockchain piyasası, hayatımızda her alana olduğu gibi oyun ve oyuncuları da bünyesine dahil etmek için bulduğu her fırsatı değerlendirmeye devam ediyor.
Electronic Arts CEO’su Andrew Wilson, Kasım ayı başlarında bir kazanç çağrısı sırasında “kazanmak için oyna” fikrinin, kriptoların ve NFT’lerin oyun dünyasının geleceği olacağını öngördü. Fransız oyun devi Ubisoft da bu ayın başlarında sert eleştirilerle karşılanan güçlü bir NFT hamlesi yaptı.
Bu arada Steam, Ekim ayında NFT’leri ve blockchain oyunlarını yasakladı. Ayrıca grup sohbet platformu Discord, topluluğundan büyük bir tepkiyle karşılaştıktan sonra Ethereum’u entegre etme planını bırakmak zorunda kaldı.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Eski adı Facebook olan Mark Zuckerberg’in CEO’su olduğu Meta şirketi, geçtiğimiz aylarda gelişmiş yeni nesil akıllı gözlüğünü tanıtmıştı. Ray-Ban’in ana şirketi olan EssilorLuxottica iş birliği ile geliştirilen Ray-Ban Stories adlı gözlük, Facebook uygulamasıyla eşleşmek üzere tasarlanmıştı. Bu eşleşme planına göre yeni bir yazılım güncellemesi geldi.
Hindistan'ın en ünlü akıllı saat firması NoiseFit, yeni cihazı Evolve 2'yi resmen piyasaya sundu. İşte saatin özellikleri...
Ray-Ban Stories’a Messenger desteği geliyor
Mark Zuckerberg, dün Facebook üzerinden bir mesaj yayınladı. Ray-Ban Stories akıllı gözlüklerine Facebook Messenger mesajlarını direkt olarak alıp gönderilmesini sağlayan bir yazılım güncellemesi geldiğini duyurdu. Meta’nın CEO’su, güncellemenin henüz büyük birliktelik için henüz ilk adım olduğunu vurguladı.
Mark Zuckerberg, mesajında şu ifadelere yer verdi.
Ray-Ban Stories için mesaj gönderme, mesaj okumalarını duyma ve arama yapma gibi özellikler geliyor. Aynı zamanda ses seviyesini kontrol etme veya sesi duraklatma ve devam ettirme gibi sesinizi kullanarak yapabileceğiniz daha fazla özelliği kullanıma sunuyoruz. Üstelik tüm bunları Messenger aracılığıyla yapabileceksiniz. Daha yeni başlıyoruz, 2022’de Ray-Ban Stories için daha fazla güncelleme geliyor.
Yapılması planlanan güncellemeyle gözlük hiç kuşkusuz daha önemli ölçüde kullanışlı hale geliyor. Ürün, ilk piyasaya sürüldüğünde sadece gözlükte bulunan kameraların kullanımından daha fazla ileri gidememişti. Artık gözlük sadece video ve fotoğraf çekmeye yarayan halinden, mesajları sesli alıp gönderme özelliğine yükseliyor.
Ray-Ban Stories, çıktığı ilk günden bu yana ilgiyle karşılansa da tartışmaları da beraberinde getirdi. Öyle ki birçok kişi için akıllı gözlüğe entegre edilmiş 5 Megapiksel çift kamera, dahili mikrofon ve kulaklık gibi özellikler gizlilik ihlaline neden oluyor. Aslında şirketin üretim aşamasında gizliliği düşünerek tasarıma koyduğu bir özellik bulunuyor. Video veya fotoğraf çekerken gözlük üzerindeki kırmızı ışık LED yanıp sönerek kaydın başladığını bildiriyor. Fakat birçok fikre göre bu yeterli değil.
Sizce Ray-Ban Stories, giyilebilir teknoloji için olmazsa olmazlardan birisi mi yoksa gerçekten gizlilik ihlali yaratıyor mu? Lütfen düşüncelerinizi bizimle paylaşınız.
Counterpoint Research raporuna göre, yüzde 20’lik pazar payıyla dünyanın en büyük akıllı telefon üreticisi konumunda bulunan Samsung, bu başarısını tablet pazarında da sürdürmek için yoğun mesai harcıyor. Özellikle M1 çipli iPad Pro modellerinin piyasaya sürülmesinin ardından harekete geçen şirket, önümüzdeki günlerde Galaxy Tab S8 serisini vitrine çıkaracak. Hatta serinin Ultra modelinin teknik özellikleri şimdiden belli oldu.
Samsung, Galaxy Tab A8 10.5 modelini sessiz sedasız piyasaya sürdü. İşte tabletin özellikleri ve fiyatı...
Galaxy Tab S8 teknik özellikleri
Galaxy Tab S8 serisinin lansmanı için geri sayım başlarken, iPad Pro’ya rakip olması beklenen Ultra modelinin teknik özellikleri sızdırıldı. Buna göre tablet, 14,6 inç büyüklüğünde WQXGA+ çözünürlüğe sahip 6,3 mm boyutlarında ince çerçeveli bir panelle gelecek. Aynı zamanda daha önce ortaya çıkan raporlarla doğru orantılı şekilde çentik tasarımına sahip olacak.
Galaxy Tab S8 Ultra, kısa süre önce tanıtılan ve en güçlü mobil işlemcilerden biri konumundaki Qualcomm Snapdragon 8 Gen 1 işlemcisinden güç alacak. Yonga seti, yüksek performans çekirdeği olarak 1 adet 3 GHz Cortex X2 ve 3 adet 2.5 GHz Cortex A710 çekirdeklerine sahip. Verimlilik çekirdeği olarak bilinen ve düşük güç tüketimine sahip olan Cortex A510 ise 1.8 GHz hızlarında çalışıyor.
Cihazın üç farklı bellek yapılandırmasıyla kullanıcıların beğenisine sunulması bekleniyor. Bunların 8 GB RAM + 128 GB, 12 GB RAM + 256 GB ve 16 GB RAM + 512 GB şeklinde olacağı düşünülüyor. Öte yandan LTE ve 5G olmak üzere iki farklı sürümle satışa çıkacak.
Ön tarafta çentik içerisine konumlandırılmış 12 Megapiksel ana kamera ve 12 Megapiksel ultra geniş açılı kamera yer alırken, arka tarafta 13 Megapiksel ana kamera ve 6 Megapiksel ultra geniş açılı kameranın mevcut olduğu çift kamera kurulumu bulunacak.
Tabletin sadece 5.5 mm kalınlığında olduğunu ve buna rağmen 45W hızlı şarj desteğine sahip 11.200 mAh’lik bir bataryadan besleneceğini belirtelim. Aynı zamanda arka panelde S Pen takılması için mıknatıslı bir şerit konumlandırılmış.
Kutudan çıkar çıkmaz Android 12 tabanlı One UI 4.1 arayüzünü çalıştırması beklenen Galaxy Tab S8 Ultra, serinin diğer modelleriyle önümüzdeki günlerde düzenlenecek bir etkinlikte tanıtılacak.
Son dönemde Çinli şirketlerin de katılımıyla akıllı telefon sektöründeki rekabet bir hayli arttı. Özellikle 2019 yılına kadar Apple ve Samsung gibi devlere rakip olarak görülen Huawei, kara liste kararının ardından yerini Xiaomi, OPPO ve Vivo gibi üreticilere bıraktı.
Bu şirketlerden biri de OnePlus diyebiliriz. Genellikle amiral gemisi modelleriyle sektörde boy gösteren üretici, ilerleyen dönemlerde OnePlus 10 Pro’yu kullanıcıların beğenisine sunmaya hazırlanıyor. Hatta cihazın teknik özelliklerinin bir kısmı şimdiden sızdırıldı.
OnePlus CEO'su Pete Lau, katlanabilir akıllı telefon piyasasına giriş yapan OPPO Find N modeli hakkında konuştu.
OnePlus 10 Pro teknik özellikleri
Hatırlanacağı üzere kısa süre önce OnePlus 10 Pro’nun detaylı tasarımı Onleaks tarafından sızdırılmıştı. Bununla birlikte cihazın, selefinde olduğu gibi kavisli bir panel, üçlü kamera kurulumu ve ekranın sol üst köşesine nokta şeklinde konumlandırılmış selfie kamerasıyla geleceği büyük ölçüde belli olmuştu.
Bunun üzerine akıllı telefon sektöründeki güvenilir sızıntılarıyla bilinen Digital Chat Station, amiral gemisinin teknik özelliklerinin bir kısmını Çinli mikroblog sitesi Weibo üzerinden paylaştı.
OnePlus 10 Pro’nun sızdırılan teknik özellikleri arasında en dikkat çeken detay ise şüphesiz 2K panel çözünürlüğü. Cihaz, bu çözünürlükleri destekleyen 6.7 inç büyüklüğünde 120 Hz tazeleme hızları sunan (LTPO teknolojisi) AMOLED panelle gelecek.
Akıllı telefon, yakın zamanda tanıtılan Qualcomm Snapdragon 8 Gen 1 işlemcisinden güç alacak. Yonga seti, yüksek performans çekirdeği olarak 1 adet 3 GHz Cortex X2 ve 3 adet 2.5 GHz Cortex A710 çekirdeklerine sahip. Verimlilik çekirdeği olarak bilinen ve düşük güç tüketimine sahip olan Cortex A510 ise 1.8 GHz hızlarında çalışıyor.
OnePlus 10 Pro’nun 12 GB LPDDR5 RAM ve UFS 3.1 teknolojisine sahip 256 GB dahili depolama ile gelmesi bekleniyor. Aynı zamanda depolama tarafında farklı seçeneklerin de olması muhtemel.
Ön tarafta 32 Megapiksel çözünürlüğünde selfie kamerası yer alırken, arka tarafta 48 Megapiksel ana kamera, 50 Megapiksel ultra geniş açı ve 8 Megapiksel çözünürlüğünde 3x optik zoom yapabilen sensörün mevcut olduğu üçlü kamera kurulumu bulunacak.
Akıllı telefon, 80W kablolu ve 50W kablosuz şarjı destekleyen 5.000 mAh kapasiteli bataryadan beslenecek. Öte yandan kutudan çıkar çıkmaz Android 12 tabanlı ColorOS 12 arayüzünü çalıştıracak.
İstanbul’da yaşayanların cebinde olmazsa olmaz kartlardan olan İstanbulkart yenilenerek birçok yeni özelliğe kavuştu. Artık sadece ulaşım için kullanılmayan kartın yeniliklerini inceledik!
İstanbulkart yenilikleri neler?
Dilerseniz sözü fazla uzatmadan sizleri videomuz ile baş başa bırakalım. İyi seyirler.
Restoranlarda, marketlerde, taksilerde, kafelerde, müzelerde, Halk Bakkallarda, şehirler arası ulaşımda, akaryakıt istasyonlarında, giyim, kozmetik gibi perakende mağazalarda ödeme aracı olarak kullanılabilen İstanbulkart, tek bir kart ile farklı yerlerde ödeme yapmaya olanak tanıyor.
Fiziki İstanbulkart’lar dışında İstanbulkart Mobil uygulamasında da çeşitli geliştirmeler yaşandı. Bu gelişimin sonucunda daha kullanıcı dostu bir uygulama ortaya çıktı. Artık sahip olduğunuz tüm İstanbulkart’ları bu mobil uygulamadan yönetebilir, ihtiyacınız olduğunda kolayca bakiye yükleyebilirsiniz.
Üstelik fiziki kartınız yanınızda yoksa ve yolculuk yapıyorsanız, İstanbulkart Mobil uygulaması sayesinde geçiş noktalarında QR kod okutarak yolunuza kolayca devam edebiliyorsunuz. Koronavirüs pandemisi ile hayatımıza giren HES kodunuzu yine mobil uygulama üzerinden kullandığınız İstanbulkart ile eşleştirme işlemini saniyeler içinde yapabilirsiniz.
James Vlahos, 2017 yılında babası John’u kanserden kaybetti. Ancak onunla olan sohbetlerine hala devam ediyor. John, oğluna çocukluğunda sokağın karşısındaki kıza âşık olduğu ve çocukken sahip olduğu evcil tavşan Papa Demoskopoulos hakkında hikayeler anlatıyor. Onunla, Gilbert ve Sullivan operalarında şarkı söyleyip avukat oluşunun anılarını paylaşıyor. Hatta kendine özgü argo kelimelerini bile kullanmaktan çekinmiyor.
Fujitsu ve MIT bilim insanları, tıpkı insan gibi düşünebilen bir yapay zeka teknolojisi üzerinde çalışıyor.
James Vlahos, yapay zekanın gücünden faydalanıyor!
John Vlahos, 2017 yılında akciğer kanseri sebebiyle hayata gözlerini yumdu. Fakat oğlunun oluşturduğu Dadbot adlı bir sohbet robotu sayesinde onunla konuşmaya devam ediyor. James Vlahos, aylarca süren bir çabayla ölmekte olan babasının hayat hikayelerini kaydetti. Ardından bu verileri, babasının sesiyle konuşan bir yapay zekaya dönüştürdü.
Eski bir teknoloji gazetecisi ve yapay zeka üzerine olan Talk To Me’nin yazarı ve HereAfter AI’ın kurucusu olan Vlahos konuyla alakalı şu sözleri söyledi:
Benim için güzel bir deneyimdi. Çünkü bana ve aileme büyük bir teselli verdi. Babamın yerine geçmedi. Fakat bize onu, sesini ve anılarımızı hatırlamamız için gerçekten eşsiz bir imkan tanıyor.
Dadbot, HereAfter AI’a geliyor
James Vlahos, yaptığı çalışmaların ardından dadbot teknolojisini HereAfter AI’a getirmeye karar verdi. Bu sayede platform, talep üzerine ölen kişinin kayıtlı sesiyle sohbet eden bir “Hayat Hikayesi Avatarı” olarak adlandırdığı şekilde ölülerin yaşamasına izin veriyor.
İnsanlar, ölen yakınlarıyla akıllı hoparlör, mobil veya masaüstü uygulaması aracılığıyla özelleştirilmiş ses avatarıyla etkileşime girecek. Alexa benzeri ses tanıma teknolojisi sayesinde önceden kaydedilmiş hikayeler, anılar, şakalar, şarkılar ve hatta tavsiyelerle yanıt verecek.
Sizinde bu haberi gördüğünüzde aklınıza bizim gibi Black Mirror’ın Be Right Back bölümü gelmiş olabilir. Dizinin bu bölümünde yas tutan genç bir kadın, sosyal medya gönderilerini ve diğer çevrimiçi iletişim kayıtlarını bir araya getirerek, ölen erkek arkadaşının yapay zeka versiyonunu oluşturan bir şirkete ödeme yapıyordu.
Abonelik sistemi üzerinden çalışan bu şirket, kadının erkek arkadaşının bilgilerini tıpkı ona benzeyen bir robotun içine yerleştirebiliyordu. Fakat müşterisi ürkmesin diye ilk önce tıpkı sevgilisiymiş gibi bu yapay zekayla mesajlaşmasını sağlıyor. Daha sonraysa büyük bir ödeme alarak androidi gönderiyordu.
Bazı insanlar, ölen ailelerinin ve arkadaşlarının sanal versiyonları ile iletişim kurma ihtimalinden hiç şüphesiz rahatsız olacaklardır. Örneğin bu HereAfter AI üzerinden yapılan bir sohbet yerine gündelik işleriniz için kullandığınız Siri veya Alexa aracılığıyla bunu yapmak işleri değiştirebilir.
HereAfter nasıl çalışıyor?
İlk olarak Hayat Hikayesi Avatarı olmak için kaydolmanız ve aktif olarak katılmanız gerekiyor. Daha sonra uygulamayı çalıştırıyorsunuz ve otomatik bir sohbet robotu görüşmeci size hayatınız hakkında sorular soruyor.
Ardından sesinizi ve anılarınızı yakalamak ve kişiliğinize dair bir duyguyu daha sonra iletebilmek için sözlü cevapları kaydediyor. Hatta dilerseniz foroğraf da yükleyebiliyorsunuz. Daha sonra, avatarınıza erişim için para ödeyen kullanıcılar, ona kayıtlı sesle cevaplanan sorular sorabiliyor.
Hikayelerinizi kaydetmek ücretsizdir. Ancak avatarları aile üyeleri ve arkadaşlarınızla paylaşma planlarının ücreti yıllık 49 dolardan başlıyor. Ayrıca kullanıcılar tüm ses kayıtlarını 95 dolar karşılığında indirme seçeneğine de sahip oluyorlar.
Bu teknoloji şu an için henüz emekleme aşamasında olsa da gerçekten gelecek vadediyor. Üstelik insanların ilgisini de oldukça hızlı bir şekilde üstüne toplamayı başardı. Tabii bu noktada sistemin gelişmesi ve daha inandırıcı olabilmesi için, bir kaç saatlik yada haftalık kayıtlar değil, bir kaç yıllık kayıtlar çok daha iyi olacaktır. Ancak sonunun nereye gittiğini hep birlikte göreceğiz.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Geçtiğimiz haftalarda bazı özellikleri sızdırılan Huawei P50 Pocket ile ilgili bilgiler gelmeye devam ediyor. Galaxy Z Flip rakibi olan Huawei P50 Pocket’in fotoğrafları paylaşıldı.
İlk olarak Mate V adıyla sızıntılara konu olan Huawei P50 Pocket, oldukça şık bir tasarıma sahip. Zhaoli Technology tarafından üretilen menteşeye sahip olacağı belirtilen P50 Pocket, basit bir menşete sistemine sahip olacak. Şirketin kaliteden ödün vermeden kullanışlı bir model geliştirmeye çalıştığı belirtiliyor.
Huawei P50 Pocket fotoğrafları paylaşıldı
Şirketin “Winter Flagship” olarak adlandırdığı Huawei P50 Pocket, gücünü Kirin 9000 işlemciden alacak. 5nm teknolojisi ile üretilen işlemcide 1 adet 3.13 GHz ARM Cortex A-77, 3 adet 2.54 GHz ARM Cortex A-77 ve 4 adet 2.05 GHz ARM Cortex-A55 çekirdek bulunuyor. Grafik arabiriminde ise Mali-G78 mevcut.
Paylaşılan fotoğraflarda cihazın dörtlü kamera dizilimine sahip olacağı kesinleşti. Cihazın dış kapağında kullanıcıların dörtlü kamera ile öz çekim yapabilmesi için küçük bir ekran yer alıyor.
P50 Pocket modelinin en önemli avantajlarından biri soğutma sistemi olacak. Huawei’nin geliştirdiği polimer tabakalar, katlanabilir telefonun daha etkili bir şekilde soğumasına imkan sağlayacak.
Cihazın 23 Aralık’ta gerçekleştirilecek etkinlikte tanıtılacağı açıklandı. Etkinlikte, Huawei P50 Pocket ile birlikte Huawei Watch D modelinin de tanıtılması bekleniyor.
Harmony OS işletim sistemiyle geleceği bilinen Huawei Watch D’nin performansı merak konusu. Yeni modelinde farklı bir tasarım anlayışı ile karşımıza çıkan şirket, şimdiden birçok kişinin beğenisini kazanmayı başardı.
Dolar kurundaki yükseliş ve dolaylı olarak artan vergiler, tüketici elektroniğini de olumsuz etkiliyor. İnsanlar, ekonomik nedenlerden dolayı ihtiyacı olmayan yeni ürünleri erteliyor ya da almaktan vazgeçiyor. Ancak tüm bu sorunların ortasında, bir şirket her şeye rağmen rekor üstüne rekor kırmaya devam ediyor.
Pandemi döneminde satışlarını artıran şirketlerden biri olan Apple, adeta altın çağını yaşıyor. Gelen bilgilere göre şirket, özellikle giyilebilir teknoloji konusunda oldukça başarılı işler çıkarıyor. Hatta Türkiye, Orta Doğu ve Afrika‘da rekor üstüne rekor kırıyor. İşte ayrıntılar…
Apple, çalışanlarını ofislere çağıramıyor. Şirket artan COVID-19 vakaları nedeniyle kampüse dönüşleri yine erteledi.
Apple, kulaklıklar peynir ekmek gibi satılıyor
International Data Corporation tarafından hazırlanan rapora göre Apple; Türkiye, Orta Doğu ve Afrika‘da satışlarıyla dudak uçuklatıyor. Şirketin üçüncü çeyrekte bölge genelinde giyilebilir teknolojiden elde ettiği gelir 504,6 milyon dolara ulaşmış durumda. Toplam ise 3,09 milyon adet kulaklık, saat, bileklik ve gözlük satıldı.
Konuyla ilgili konuşan IDC Araştırma Müdürü Zeynep Kılıç, karantina döneminin giyilebilir cihazlara olan talebi artırdığını ve özellikle akıllı saatlerin fitness takibi konusundaki yetenekleri nedeniyle sıkça tercih edildiğini söyledi. Ancak asıl yükselen yıldız ise kulaklıklar oldu.
Satılan 3,09 milyon adet Apple ürününün yüzde 45.9‘unu tam kablosuz kulaklıklar oluşturdu. Her geçen gün daha popüler hale gelen bu teknoloji özellikle sunduğu kolaylık sayesinde tüketicilerin bir numaralı tercihi oldu. Belirtmekte fayda var ki Apple, bu alanda büyüyen tek şirket değil.
Samsung ve Xiaomi de bu alandaki yatırımlarını artıran iki teknoloji şirketi oldu. Örneğin Apple Watch Series 7 pazarın hakimi konumundayken Galaxy Watch hemen ardından gelerek, ikinci oldu. Xiaomi ise Mi Band serisi bileklikler ile giyilebilir teknoloji kapsamında ikinci sırada yerini aldı.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Son zamanlarda Apple ürünlerinden herhangi birini alarak bu istatistiğe katkı sağladınız mı? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Popüler sosyal medya platformları arasında yer alan Reddit, şaşırtıcı bir hamle gerçekleştirdi. Küresel çapta çok sayıda kullanıcısıyla dikkat çeken sitenin, şirket aracılığıyla Menkul Kıymetler Borsası’na başvuru yaptığı ortaya çıktı. Paylaşılan duyuruda, halka arz işlemlerinin başlatıldığı belirtildi.
Gece saatlerinde yapılan başvurunun sessiz sedasız yapılması da herkesi şaşırttı. İlk gelen bilgilere göre Reddit, önemli ölçüde de yatırım almayı başardı.
NFT odaklı Legacy isimli oyun, çıkış yapmadan rekor gelir elde etti. Yapım, geliştiricisine milyon dolarlar kazandırdı.
Reddit, halka arz oldu
Geçtiğimiz günlerde şirket tarafından paylaşılan açıklama metninde, fazla detaya yer verilmedi. Reddit, teklif edilecek hisse sayısı ve teklif edilen teklif için fiyat aralığının henüz belirlenmediğini belirterek, piyasanın sakin bir dönemde olduğunu ve standart uygulama olan düzenleyici nedenlerle daha fazla ayrıntı verilemeyeceğini de aktardı. Şirketin daha önceden de bu tarz bir girişimi planladığı öğrenilirken, Amerika Menkul Kıymetler Borsası’na yapılan başvuru ile ilk hedef tutturuldu.
Ağustos ayında konuyla ilgili açıklamalar yapan şirketin kurucusu Steve Huffman, süreci değerlendiklerini açıklamıştı. O dönem için 10 milyar dolarlık değerleme alan şirket, 700 milyon dolarlık da fon oluşturmayı başarmıştı. Her iyi şirketin halka arz edilmesi gerektiğini belirten Huffman, gelinen noktadan oldukça memnun.
Reklam gelirlerinden de önemli paralar kazanan platform, 2021 yılının ikinci çeyreğinde, bir önceki yıla nazaran elini daha da güçlendirdi. Şirketin ikinci çeyrekte yaklaşık yüzde 200‘lük bir artışla, 100 milyon dolar daha fazla gelir elde ettiği öğrenildi.
2005 yılında internet dünyasına giriş yapan Reddit, günlük 52 milyon kullanıcı sayısıyla dikkat çekiyor. Aktif olarak günlük 100 binden fazla da alt konuları olan sosyal medya platformu, son dönemdeki atılımlarıyla da çalışan sayısını katlamayı başardı. Şirketin an itibariyle bin 400 çalışanının olduğu öğrenildi. Artık halka arzın sonuçları beklenirken, Reddit‘e bu konuda yoğun ilgi gösterilebileceği de gelen bilgiler arasında. Büyümekte olan platformun elde edeceği gelirler şimdiden merak konusu oldu. Bakalım şirket, kendine nasıl yatırımcılar bulacak, bekleyip göreceğiz.
Peki sizler Reddit‘in halka arz olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce şirket, daha ne kadar zenginleşebilir? Görüşlerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.