USB Type-C hub’lardan telefon-tablet standına, MagSafe uyumlu cihaz aksesuarlarından şarj kablolarına kadar birçok ürün grubu için, doların çift haneleri gördüğü bu dönemde uygun sayılabilecek fiyatlarla aksesuarlarını tüketicilerle buluşturan Choetech markasının SDN ofisine gönderdiği ürünleri ofise dağıttık.
Cihazında Type-C girişi olan ama HDMI olmayan hub, araç tutucusu tutmayanlar araç tutucusu, özellikle görüntü işleme tarafındaki arkadaşlarımızı HDR destekli HDMI kablosu ve artık teknoloji normallerinden olan Type-C’den Type-C’ye şarj ve data kablosu da yine dağıttığımız ürünlerden oldu.
Aksesuarların fiyatınının yanı sıra örgü kablo, 3M güçlü yapıştırıcı, kullanılan plastik gibi malzeme kalitesi tarafında da mutlu ettiğini söyleyebilmek mümkün. Sizler de internette yer alan çoğu fiyatını hak etmeyen ürüne boşa para ödemek istemiyorsanız Choetech ürünlerini yukarıdaki linkten inceleyebilir ve satın alabilirsiniz.
Google Play Store, tüm önlemlere ve elemelere rağmen Android kullanıcıları için tehdit oluşturan kötü amaçlı uygulamaları barındırmaya devam ediyor. Bu anlamda Kaspersky, Play Store için yaptığı genel taramada 7 adet kötü amaçlı uygulama tespit etti.
Android telefonları iMessage ile uyumlu hale getirmek için çalışan Google, Mesajlar'a tepkiler özelliği getirdi.
Play Store kötü amaçlı Android uygulamaları barındırmaya devam ediyor
Google Play Store, tüm önlemlere karşın kötü amaçlı Android uygulamaları barındırmaya devam ediyor. Bu anlamda Kasperky yayınladığı ve Google’a da sunduğu bir raporda 7 yeni kötü amaçlı uygulama tespit etti.
Google Play Store, Kasperky raporu sonrası bu uygulamaları hemen uygulama marketinden kaldırdı. Ancak buna karşın uygulamaların halen yüklü olduğu Android cihazlar mevcut. Bu 7 uygulamanın bir tür truva atı olan Joker kötü amaçlı yazılımını içerdiği ortaya çıktı. Buna göre Joker tıpkı bir truva atı gibi telefonunuza yerleşiyor ve açık kapılar bırakıyor.
Google Play Strore, kötü amaçlı Android uygulamaları barındırmaya devam ediyor
İşte Google Play Store tarafından kaldırılan ve kötü amaçlı 7 Android uygulama:
Now QRcode Scan
EmojiOne Keyboard
Battery Charging Animations Battery Wallpaper
Dazzling Keyboard
Volume Booster Louder Sound Equalizer
Super Hero-Effect
Classic Emoji Keyboard
Android ilk kuruluşundan beri, iOS’tan farklı olarak uygulama geliştiriciler için daha az bürokrasinin olduğu daha özgür bir platform olmanın yolunu aradı. Ancak bu özgürlük ortamı kötü amaçlı Android uygulamaları için de barınma imkanı yaratıyor. Google, son yıllarda bu tür kötü amaçlı uygulamaları daha sık elemeye başlamış olsa da, halen yeni tehditler karşımıza çıkmaya devam ediyor.
Google Play Store’da bu tür uygulamalardan kaçınmanın en iyi yolu ise sadece güvenilir geliştiricilerin uygulamalarını yüklemekten geçiyor. Her ne kadar uygulamanın yıldızı ve yorumlarda önemli olsa da, kötü amaçlı uygulamalar bot yorum ve yıldızlar ile güvenilir olmaya çalışıyor.
Joker kötü amaçlı yazılımı ise son zamanlarda karşımıza çıkan bir tür truva atı. Bu tür yazılımlar genel virüs taramalarını da atlatabilme özelliğine sahip. Özellikle uygulama yüklenirken yapılan genel tarama her zaman bu tür tehditleri algılayamayabiliyor. Burada yapılması gereken ise Android kullanıcılarının düzenli olarak telefonlarını güvenilir bir mobil virüs programına taratması. Özellikle truva atı şeklinde cihaza yerleşen yazılımlar, telefonunuzu farklı siber suçlarda kullanabilir.
Köşeli tasarım ile geleceği iddia edilen Apple Watch 8 modelinin tasarımı sızdırıldı. Yakın zamanda teknik detayları ortaya çıkan cihaz, ne yazık ki köşeli tasarıma sahip olmayacak.
Ünlü analist Ross Young, “2022’de daha büyük boyutlara sahip Apple Watch 8 modeli görmek ister miydiniz? Gelecek yıl 3 farklı boyut ile karşılaşırsanız şaşırmayın.” ifadelerini kullandı.
Apple kavisli çerçeveden vazgeçmiyor! Apple Watch 8 tasarımı sızdırıldı
İlk sızdırılan bilgilere göre 3 farklı boyut ile karşımıza çıkacağı belirtilen Apple Watch 8, vücut sıcaklığı ve kan şekeri ölçümü gibi özelliklere sahip olacak. Pandemi süreci ile birlikte koronavirüs teşhisinde büyük önem taşıyan vücut sıcaklığı ölçümünün diğer akıllı saatler modellerine de geleceği tahmin ediliyor.
Geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan sızıntıya göre Apple’ın tedarikçileri, Watch Series 8’de kullanıcıların kan şekeri seviyelerini ölçmelerini sağlayacak yeni nesil sensörleri geliştirmeye başladı. 6. nesil ile kandaki oksijen miktarını ölme özelliğine kavuşan Apple Watch ailesi, sağlık konusunda oldukça iddialı teknolojiler ile karşımıza çıkacak.
Paylaşılan tasarımda yer alan iki adet hoparlör çıkışı dikkat çekiyor. Genel hatlarıyla Apple Watch 7’ye benzeyen tasarım, iddiaya göre yeni renk seçenekleriyle karşımıza çıkacak.
Apple Sağlık uygulamasına iOS 15 ile birlikte eklenen kan şekeri özelliği şimdilik sadece harici donanımlar ile kullanılabiliyor. Analistler, bu özelliğin Apple Watch 8 ile karşımıza çıkacağını işaret ettiğini belirtiyor.
2022’de tanıtılacağı tahmin edilen Apple Watch 8’in iki farklı versiyona sahip olacağı tahmin ediliyor. Apple Watch 8 Sport adı verilen modelde hangi özelliklerin yer alacağı henüz bilinmiyor.
Apple Watch 8 modelinin tasarımı hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda belirtebilirsiniz.
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte hayatımızın bir parçası olan kablosuz iletişim, hızla gelişmeye devam ediyor. Hız konusunda oldukça iddialı olan Wi-Fi 7 teknolojisinin teknik özellikleri ve tanıtım tarihi belli oldu.
İlk olarak 21 Eylül 1997 yılında tanıtılan Wi-Fi standardı, günümüzde birçok akıllı cihazda mevcut. 2019 yılında yayınlanan raporda Wi-Fi teknolojisine sahip 3.05 milyar cihazın piyasaya sürüldüğü açıklandı.
İşlemci dünyasının duayenlerinden Jim Keller, Samsung ile mi anlaştı? İddiaya göre Keller Samsung Exynos işlemci için çalışacak.
Wi-Fi 7 teknik özellikleri belli oldu! 30 Gbps hız sunacak
802.11 adıyla ortaya çıkan Wi-Fi 0, 2.4GHz bandında 1 ile 2 Mbps arasında hız sunabiliyor. Wi-Fi 0 standardından 2 yıl sonra tanıtılan Wi-Fi 2 ise 54 Mbps hıza sahip.
Geçtiğimiz yıl tanıtılan Wi-Fi 6E (802.11ax) standardı, ilk 6GHz bandını destekleyen Wi-Fi teknolojisi olarak karşımıza çıktı. 9.6 Gbps hız sunabilen Wi-Fi 6E, birkaç yıl içerisinde yerini Wi-Fi 7 standardına bırakacak.
Wi-Fi 6 standardından yaklaşık 3 kat daha hızlı olan Wi-Fi 7, 802.11be kodu ile tanıtılacak. Wi-Fi 6’da olduğu gibi Wi-Fi 7 teknolojisinde de MU-MIMO (Çoklu giriş çoklu çıkış) desteği sunulacak. Wi-Fi 6 teknolojisinde 8×8 UL/DL MU-MIMO mevcutken bu değer Wi-Fi 7 ile 16×16 UL/DL MU-MIMO olacak. Çeşitli sinyal işleme teknikleri ile birleşerek veri akışında yüksek performans sağlayan MU-MIMO, Wi-Fi 7 teknolojisinde 16 cihaza kadar destek sunabilecek.
Hem Wi-Fi 6 hem de Wi-Fi 7 teknolojileri WPA3 standardını destekliyor. Kanal bant genişliği Wi-Fi 6’da 80+80MHz ile karşımıza çıkarken bu değer Wi-Fi ile birlikte 320MHz değerine ulaşacak.
Wi-Fi 7 teknolojisinin 2022 yılında tanıtılacağı ve birkaç yıl içerisinde akıllı cihazlarda karşımıza çıkacağı belirtiliyor.
Rockstar Games, GTA Trilogy: The Definitive Edition üçlemesine gelen tepkiler üzerine yeni bir açıklama yaptı. GTA hayranlarının beklentilerini karşılayamadıklarınıitiraf eden firma, oyundaki hatalardan dolayı özür diledi. Ayrıca geliştirici ekibinin sosyal medyadan taciz edildiğini de söyleyen Rockstar, bu olaylara tepki gösterdi.
Grafikleri kötü olduğu gerekçesiyle eleştiri odağına yerleşen GTA Trilogy: The Definitive Edition, “yanlışlıkla eklenen dosyalar” sebep gösterilerek PC’de satıştan kaldırılmıştı. İddialara göre, söz konusu dosyalar lisanssız müzikleri ve Hot Coffe isimli 18+ mini oyunu içeriyordu.
GTA Trilogy: The Definitive Edition büyük bir hayal kırıklığına neden olsa da bu detay sizi heyecanlandıracak cinsten.
Rockstar, GTA Trilogy için kapsamlı düzeltme sözü verdi
Web sayfası üzerinden yeni bir açıklama yapan Rockstar Games, “Grand Theft Auto serisi ve bu ikonik üçlemeyi oluşturan oyunlar, dünyanın dört bir yanındaki hayranlar kadar bizim için de özel.” dedi. Üçlemenin GTA’ya yakışır şekilde çıkmadığını kabul eden Rockstar, “içtenlikle özür diliyoruz” ifadelerini kullanarak oyunculardan af diledi.
Teknik sorunları çözmek için çalıştıklarını vurgulayan Rockstar Games şu açıklamayı paylaştı:
“Öncelikle, oyunlarda sorun yaşayan herkesten içtenlikle özür dileriz. Grand Theft Auto serisi ve bu ikonik üçlemeyi oluşturan oyunlar, dünyanın dört bir yanındaki hayranlar kadar bizim için de özel. Klasik oyunların güncellenmiş sürümleri, kendi kalite standartlarımızı veya hayranlarımızın beklentilerini karşılayamadı.
Teknik sorunları çözmek ve ileriye dönük her oyunu geliştirmek için çalışmalarımız devam ediyor. Planladığımız her güncelleme, oyunların kalitesini hak ettikleri seviyeye ulaştıracaktır. Grand Theft Auto: The Trilogy – The Definitive Edition’ın tüm sürümleri için önümüzdeki günlerde bir sürü sorunu çözecek ‘Title Update’ yolda.
Bu arada, geliştirme ekibimizin sosyal medyada taciz edildiğine dair raporlar duyduğumuzu belirtmek bizi üzüyor. Sorunlar üzerinde çalışırken, topluluğumuzdan saygılı ve medeni olmalarını rica ediyoruz.”
GTA Trilogy alana klasik sürümler ücretsiz
Rockstar; Grand Theft Auto III, Grand Theft Auto: Vice City ve Grand Theft Auto: San Andreas’ın klasik PC sürümlerini kısa süre içinde bir paket olarak Rockstar Store’a ekleyeceğini açıkladı. Ek olarak, Rockstar Store’dan Grand Theft Auto: The Trilogy – The Definitive Edition’ın PC sürümünü 30 Haziran 2022’ye kadar satın alan herkese, klasik versiyonları ücretsiz vereceğini duyurdu.
Google, RCS destekli Mesajlar uygulaması ile iMessage arasındaki uyumu artırmak için harekete geçti. Android telefonunuzda iPhone kullanan biriyle mesajlaşırken, “… mesajını beğendi” tarzında geri bildirimlerle karşılaşmışsınızdır. Bu geri bildirim, karşıdaki kişinin iMessage’daki ‘tepkiler’ özelliği ile mesajınıza tepki verdiğini gösteriyor.
Fakat Android bu tepkileri desteklemediği için size yazılı mesaj şeklinde gösteriyor. Özellikle grup mesajlaşmalarında art arda defalarca tepki mesajı alan kullanıcıların canını sıkan bu probleme Google el attı. Şirket tarafından geliştirilen Mesajlar uygulamasında artık iMessage tepkileri desteklenecek.
Apple'ın iMessage özelliğinde daha önce görmemiş olabileceğiniz püf noktaları bu listede! İşte göz atmanız gereken iMessage özellikleri!
Google Mesajlar, iMessage tepkilerini emojiye çevirecek
9to5Google ekibi, Google Mesajlar için geliştirilen güncellemeyi ekran görüntüleriyle beraber ortaya çıkardı. Uygulamanın yeni sürümünde “ios_reaction_classification” kodu tespit edildi. Açıklamasında da “Show iPhone reactions as emoji” (iPhone tepkilerini emoji olarak göster) ifadesi yer aldığı görüldü.
Kademeli olarak kullanıma sunulduğu belirtilen özellik sayesinde, Android telefonlardaki Mesajlar uygulamasına gelen iMessage tepkileri doğrudan “emoji” şeklinde kullanıcıya yansıyacak. Eskisi gibi, rahatsız edici şekilde yazılı olarak gözükmeyecek.
Google, iMessage tepkilerini Mesajlar’daki dengi ile eşleştirecek. Örneğin iPhone’da mesaja “aşk” tepkisi verildiğinde, Google Mesajlar bunu gözünden kalp fışkıran emojiye çevirecek. “Gülme” tepkisi de Android’deki karşılığı olan “kahkaha” emojisi olarak gelecek.
Karşı taraf iMessage’da mesaja verdiği tepkiyi değiştirdiğinde de Google bunu algılayacak. Değişikliği Mesajlar’da anında aktif hale getirecek. Böylelikle her iki platformun kullanıcısı arasındaki etkileşim bozulmayacak.
Peki iMessage neden Android’e gelmiyor?
İki platform arasında uyumluluğu artıran ufak tefek yeniliklere rağmen, iMessage hala Android ekosisteminde kullanılamıyor. Nisan ayında Epic Games ve Apple’ın davasında çarpıcı bir detay ortaya çıktı.
Apple’ın İnternet Yazılım ve Hizmetlerinden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Eddy Cue, aslında Android ve iOS kullanıcılarının birbirleriyle iMessage vasıtasıyla sorunsuz bir şekilde iletişim kurmalarının mümkün olabileceğini açıkladı.
Ancak Apple’ın Yazılım Mühendisliği Kıdemli Başkan Yardımcısı Craig Federighi’ye göre iMessage’ı Android’e getirmek, ailelerin çocuklarına ucuz telefon satın almak için iPhone’dan vazgeçmelerine yol açacaktı. Bu nedenle şirket, uygulamayı iOS’a özel tutmak istiyor.
Yarı iletken tarafında standardizasyon kuruluşu olan JEDEC, 2017 yılında DDR5 belleklerin 2018 yılında piyasaya çıkabileceğini söylemişti. Pandemi ve çeşitli sebeplerle devamlı olarak ertelenen bu teknoloji, ancak 2021’in sonlarına doğru İntel’in 12. nesil işlemcileriyle birlikte boy gösterdi. Fakat bu ürünler henüz raflarda yerini alamamışken SamsungDDR6RAM teknolojisi üzerinde yaptığı çalışmaların hızlandığını açıkladı.
Katlanabilir telefon pazarında daha büyük paya sahip olmak isteyen Samsung, Tri-Fold olarak nitelendirilen model üzerinde çalışmaya başladı.
Samsung, DDR6 bellekleri beklenenden erken tanıtabilir
Samsung, DDR6 standardının geliştirilmesinin başladığını, dünyanın en büyük bilgisayar şirketlerinin de içerisinde bulunduğu ve 300’den fazla üyeye sahip olan JEDEC tarafından destekleneceğini söyledi. Ayrıca şirket, 2021 teknoloji günü etkinliğinde DDR6’nın yanı sıra GDDR6+, GDDR7 ve HBM3 dahil olmak üzere birçok yeni nesil bellek standardı hakkında bilgi verdi.
Açıklanan verilere göre DDR6 standardına sahip bellekleri geliştirilmesinin 2024 yılına kadar tamamlanması planlanıyor. Ancak DDR5‘lerde ortaya çıkan gecikmeyi ve şu anda yaşanan tedarik sorunları düşünüldüğünde, 2025 sonu veya 2026’nın ilk çeyreğinde piyasaya çıkması bekleniyor.
DDR6 bellekler DDR4’ün tam 4 katı hıza ulaşacak!
DDR6 belleğin direkt olarak göze çarpan en büyük özelliği, veri aktarım hızlarınıDDR4‘e göre 4 ve piyasaya henüz girmeye başlayan DDR5‘e göreyse tam 2 katına çıkarması oluyor. Böylece, hız aşırtmalı modüllerde 17 bin Mbps’ye ulaşabilirken, JEDEC modüllerinde yaklaşık 12 bin 800 Mbps hızları yakalayabilecek.
GDDR bellek teknolojisiyle çalışma prensibi benzer olsa da tamamen farklı bir birim olan DDR6 bellekler, seleflerine göre özellikle grafik kartlarıyla olan uyumuyla ön plana çıkıyor. Üstelik standart DDR5‘ler 64 GB’a kadar bir destek sunarken yeni teknolojinin bu alanda da 2 katayakın bir artış sunması bekleniyor.
GDDR6+ teknolojisinin de eli kulağında!
Sızdırılan bilgilere göre Samsung, GDDR6+ teknolojisini GDDR7‘nin tanıtımını yapacağı etkinliğin öncesinde kullanıma sunacak. Söylenene göre bu teknoloji 24 Gbps’ye varan hızlara ulaşacak. Yani gelecekteki 256 bit GPU’ların768 GB‘a kadar bir bant genişliğine sahip olmasına olanak sağlayacak. Ayrıca 320, 352 ve 384 bit veri yolu düzenine sahip GPU’ların 1 TB’ın üzerinde bant genişliği elde edeceği söyleniyor.
Öte yandan GDDR7 teknolojisinin 32 Gbps’ye kadar aktarım hızlarını destekleyebilecek. Ayrıca Samsung’un bu belleklere gerçek zamanlı hata koruma özelliğini standart olarak yerleştireceği söyleniyor. Bununla birlikte GDDR7 bellekler teoride 384 bit veri yolu arabirimi aracılığıyla 1.5 TB’a ve 512 bit sistem aracılığıyla 2 TB’a kadar hız sağlayabilecek.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Dünyanın en büyük otomobil üreticilerinden biri olan Ford, elektrikli otomobillerin bataryalarının bir benzin deposunu doldurmak için gereken sürede şarj olması gerektiğini düşünüyor. Bu yüzden şirket, Purdue Üniversitesi ile birlikte yeni bir kablo teknolojisi üzerinde çalıştığını söyledi.
Fakat bahsedilen teknolojinin şu anda patent aşamasında olduğunu ve prototipin henüz bir elektrikli otomobil üzerinde test edilmediğini söyleniyor. Ancak Purdue ile yapılan işbirliği olumlu sonuçlanırsa sadece 5 dakikada aracın bataryasını tamamen doldurabileceğiz.
Ford, elektrikli otomobil dünyasında adını bir numaraya yazdırmakta oldukça kararlı. Şirket, bu doğrultuda önemli bir karar aldı.
Ford, elektrikli otomobil konusunda önemli hamleler yapıyor
Ford, zamana ve teknolojiye ayak uydurarak gelişiyor. Buna uygun olarak sene başında bir açıklama yapan şirket, 2030 yılına kadar üretim hatlarını tamamen elektrikliye kaydıracaklarını açıkladı. Bu sebeple şirket, Köln‘de elektrikli araç üretim fabrikası açmak için 1 milyar dolar bütçe ayırdığını açıkladı.
Önümüzdeki yıllarda elektrikli otomobil üretiminde 1. sıraya yerleşen Tesla‘ya kafa tutmaya hazırlanan Ford, 2022 ve 2023 yıllarında 600 bin araç üreterek rekabete ortak olacak. Bunu başarabilmek için de en beğenilen modelleri olan Mustang Mach-E ve F-150 Lightning‘i kullanacağı söyleniyor.
Şu anki haliyle bazı elektrikli arabaları şarj etmek yavaş ve sancılı bir süreç olabiliyor. Tabii fren geri kazanım enerjisi ve bataryalarla birlikte şarj teknolojisi de büyük bir gelişim göstermeye devam ediyor. Ancak şu anda en güncel otomobili alsanız bile biten bataryaları tamamen doldurmak için en az 30 dakika fişe takılı kalması gerekiyor.
Aslında pek çok kullanıcı şehir içi kullanımda uzun menzil sunan araçları seçerek ve şehir dışı kullanımda mola esnasında30 dakika şarj ederek bu durumun üstesinden gelebiliyor. Fakat bu durum henüz toplum tarafından ve açıkçası şarj istasyonu sayısına bakacak olursak devletler tarafından henüz kabul edilebilir bir seviyede değil.
İşte Ford tarafından finanse edilen Purdue mühendisleri tam olarak bu noktada devreye giriyor. Şarj sürelerini beş dakikaya ve hatta azına indirebilecek bir atılım yaptıklarını söylüyorlar. Bugüne kadar şarj istasyonlarında gördüğümüz gelişmeler genelde yüksek akım değerleri sağlayabilen özel makineler sayesinde gerçekleşirken bu teknoloji tamamen kablolara odaklanmış durumda.
Şarj hızını engelleyen temel zorlukların başında aşırı ısınma problemi yatıyor. Bir şarj istasyonundan gelen akım ne kadar hızlı olursa, bataryadan şarj kablosuna kadar her parçanın üzerinde o sıcaklığı hissedebilirsiniz. Dolayısıyla bu teknolojik aletler de tıpkı bilgisayar ve telefonların çalışma prensipleri gibi işliyor. Ne kadar soğuk olursa o kadar iyi performans verebiliyorlar.
Purdue’nun araştırmacıları, günümüzün en gelişmiş EV şarj cihazlarının neredeyse beş katı olan 2 bin 400amperin üzerinde bir akıma uyum sağlamak için sıvı ve buhar ile soğutma teknolojisini kullanan bir kablo geliştirdiler. Tesla Superchargers’ın 520 ampere kadar çıkabildiğini düşünürsek, aradaki fark oldukça açılıyor.
Ayrıca şirket, büyük elektrikli araçların şarj sürelerini beş dakikanın altına çekmek için yalnızca 1400 amper gerektiğini söylüyor. Dolayısıyla bu teknolojinin altında yatan potansiyel oldukça yüksek. Tabii bataryaların da bu hızları desteklemesi ve ömürlerinin çabuk tükenmemesi gerekiyor. Bu yüzden Ford bu teknolojiyi önümüzdeki 10 yıla yayarak getirmeyi planlıyor.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Akıllı telefon başta olmak üzere mobil dünyanın pek çok ürünü için işlemci üreten MediaTek, televizyonlar için de çip tasarlamakta. Güncel akıllı televizyonlara hayat verecek olan MediaTek Pentonic 2000, kendi türüne enerji verimliliği başta olmak üzere önemli yenilikleri getiriyor.
MediaTek’in yeni çipi güncel standartları getirmekle beraber televizyon çipleri arasında bir ilki de gerçekleştiriyor. Çipin özelliklerini sizler için derledik.
iPhone 13 serisinde USB-C portuna yer vermeyen Apple, iPhone 14 serisinde bu inadından vazgeçiyor. İşte ayrıntılar....
MediaTek Pentonic 2000, 7nm aralığındaki ilk TV işlemcisi
MediaTek bugün gerçekleştirdiği duyurusuyla şu ana kadarki en güçlü TV işlemcisini duyurdu. Bu işlemcinin en dikkat çeker yanı ise 7nm fabrikasyon sürecinden geçmiş olması. Böylesine küçük transistör aralığını henüz masaüstü işlemcilerinde görüyorken akıllı televizyonlarda böyle bir üretimi görecek olmak bir ilk.
Pentonic 2000’in sunduğu başlıca özellikler şu şekilde:
Fabrikasyon: 7nm transistör aralığı
Maksimum çözünürlük: 8K
Maksimum yenileme hızı: 120Hz
Bağlantı: Wi-Fi 6E ve 5G (dahili)
HDMI: 2.1 sürümü
Codec: H.266 desteği ve diğer mevcut standartlar
Bir televizyon çipinde 7nm transistör aralığı olması, verimlilik konusunda büyük bir avantaj sağlandığı anlamına geliyor. Zira düşük nanometrenin getirdiği düşük güç tüketimi elektrik faturalarında farkı daha net görmenizi sağlıyor. Sağlanan düşük güç tüketimi sayesinde üreticiler, daha yüksek performanslara çıkılmasında esnek davranabiliyor.
8K çözünürlük henüz bir lüks olarak görülse de MediaTek Pentonic 2000, bu çözünürlüğün beraberinde 120Hz yenileme hızı da sunabilmekte. İşlemcinin ne kadar performanslı olduğunu bu iddiasından anlayabiliyoruz. MediaTek’in duyurusuna göre bu yeni nesil çip, 2022 yılının ikinci çeyreğinde tüketiciyle buluşacak. Hangi üreticilerden bu işlemciyi kullanan televizyonların geleceğini şu an bilmesek de bu çip akıllı televizyonlar için büyük bir adım.
Akıllı televizyonlarda yeni nesil
Şu an akıllı televizyon pazarında pek çok televizyon 4K çözünürlüğü desteklese de üst segmentte 8K desteğinden kaçınılmıyor. Yeni nesil oyun konsollarının çıkışı ile 8K’ya olan talep artmış yenileme hızı konusunda da talep doğmuştu. Özellikle konsol oyuncuları, oyunlarda daha akıcı bir deneyim yaşamak için yüksek yenileme hızlarını şart biliyor.
MediaTek Pentonic 2000, 8K ve 120Hz’i buluşturan ilk işlemci olsa da yakın zamanda diğer üreticiler de bu iddiayı sunmaya başlayacaktır.
Geçtiğimiz hafta çıkış yapan GTA Trilogy: The Definitive Edition son derece olumsuz tepkiler toplayarak bir facia olarak adını Rockstar tarihine yazdırmıştı. Rockstar Games oyun için özür diliyor ve hataları düzeltmeye çalışıyor olsa da bu remaster, çoğumuzun aklında facia olarak kalacak. Fakat bu yeni üçlemeyle ilgili bir güzel detay ortaya çıkmış olabilir. Söylentilere göre GTA 6 oyununun ilk ekran görüntüsü, oyunun içinde saklı.
PlayStation oyuncularının dijital oyun satın alma durağı olan PlayStation Store, Black Friday indirimlerini yayınladı.
GTA Trilogy’deki bu görüntüler GTA 6 oyunundan ekran görüntüsü mü?
GTA forumlarında paylaşılan bir ekran görüntüsü, GTA hayranlarını heyecanlandırmak için gerekli olan kıvılcımı ateşledi. GTA Trilogy’nin San Andreas oyununda bir duvarda bulunan resimde bir ev var. Bu evin GTA 6’dan olduğunun düşünülmesinin nedeni ise yüksek kaliteli olması. Öyle ki GTA Trilogy’nin grafiksel değişiminin bir parçası olmadığı düşünülüyor. Bu ihtimali güçlendiren diğer durum ise bu evin hiçbir GTA oyununda bulunmaması.
Oyunu oynamaktan ziyade yaşayan GTA hayranları bile diğer oyunlarda bu evi bulamamış. Bu evin hem hiçbir oyunda olmaması, hem de yüksek kalitede olması ‘acaba’ dedirtmeye yetiyor. Bunun zorlama bir ihtimal olduğunu söyleyebilirsiniz, haklı da olabilirsiniz. Ancak GTA 6’yı senelerdir bekleyen insanlar bu ihtimale bile inanmak istiyor.
Bu ihtimale bizi inandıran tek detaylar bunlar değil. Forumdaki bir üye, bu duruma daha çok ihtimal vermenizi sağlayacak bir tespitte bulunmuş. Daha önce GTA 6’nın Miami’de geçeceği ve oranın kültürünü yansıtacağı söylenmişti. Bir üye Miami’nin Google Maps arşivinden bu evi bulmuş. Maps’ten alınan ekran görüntüsü, bu eve oldukça benziyor. Ayrıca iki görüntüdeki ağaçlar da birbirine epey benzemekte.
Yine de tüm bu detayların bir spekülasyona benzediğini hatırlatalım. Bu ev sadece dekorasyon için oyuna eklenmiş de olabilir. Bu yüzden bu görsellere pek fazla inanmanız sizin zararınıza olabilir. Ancak biz bu görüntüleri aklımızın bir köşesine kaydettik. Bu görüntü gerçek olmasa bile GTA 6’nın geliştirilmekte olduğunu zaten biliyoruz.
Sizce bu görüntüler gerçekten de GTA 6’ya mı ait? Yorum bırakabilirsiniz.
İngiltere ve ABD, siber ortam üzerinde daha fazla etkiye sahip olabilmek ve kötü niyetli faaliyetler yürüten ortak düşmanlarına daha hızlı ve yerinde müdahalede bulunabilmek için güçlerini birleştirme kararı aldı.
Açıklama içerisinde bahsi geçen bu ortak düşmanların kimliği henüz açıklanmadı. Ancak Rusya merkezli fidye yazılımlarına ilişkin artan endişeyi yakından takip ettikleri söylendi. Ayrıca birleşik eylem gücünün, bir dizi gelişmiş yeteneğe sahip yeni teknolojilere erişimi olacağı söylendi.
Rusya'nın anti-uydu füzesi testinin ardından uzay güvenliği tartışmaları başladı. Rusya ile ABD arasında ciddi bir kriz yaşanıyor.
ABD ve İngiltere müttefikliğini siber ortama taşıdı!
Taraflar arasında yapılan bu anlaşma, geçen hafta ABD’deki istihbarat şeflerinin yıllık toplantısında tartışıldı. Ardından General Sir Patrick Sanders ve Hükümet İletişim Merkezi (GCHQ) Direktörü Sir Jeremy Fleming ile ABD Siber Komutanlığı Başkanı General Paul Nakasone, ortaya çıkan siber tehditleri ortaklaşa bozma ve caydırma konusundaki taahhütlerini tekrar dile getirdi.
Taraflar ayrıca toplantı sonrası yapılan açıklamada, iki demokratik ülke olarak orantılı ve gerekli operasyonları yasalar çerçevesinde yürütmeyi taahhüt ettiklerini söyledi. Ardından ABD ve İngiltere basınlarında “Siber ortamlarda karşılık verme çabaları hızlandırılıyor” manşetler yer aldı. Tabii bunun aynı zamanda bir kamuoyu yoklaması olabileceği de düşünülüyor.
Bu sayede iki ülke açık bir şekilde uzun süredir devam eden istihbarat ortaklığının çevrimiçi saldırı operasyonlarına dönüştürüldüğünü ortaya koydu. Ayrıca ABD’nin “sürekli angajman” adını verdiği stratejisinin, yabancı düşmanlarla siber ortamlarda her gün mücadele ederek onların faaliyetlerini zorlaştırmaya çalışmak anlamına geldiği söyleniyor.
İngiltere’nin konuya olan yaklaşımı biraz daha farklı. Ancak Ulusal Siber Gücün piyasaya sürülmesiyle birlikte ABD ile aynı doğrultuda ilerleyeceğinin sinyallerini verdi. Örneğin fidye yazılımı gruplarının altyapısını ortadan kaldırmak, yabancı istihbarat teşkilatlarının işlerini yürütmesini zorlaştırmak ve casusluk yada daha yıkıcı saldırıların önüne geçmek için çalışmaların omuz omuza sürdürüleceği kesin bir dille belirtildi.
Ayrıca toplantı sonrası şu açıklamaya yer verildi:
Bugün iki ülke de dijital dünyada, ortak ilkelerimizi, normlarımızı ve değerlerimizi baltalamaya çalışan saldırı ve tehditlerle karşı karşıya. Siber ortamda yapılan stratejik işbirliğinin, bu gelişen tehditleri tüm yönleriyle ele alarak yaşam tarzımızı savunmak için oldukça önemli olduğu konusunda hemfikiriz.
Bunu, toplu savunma ve caydırıcılığa olanak tanıyan, ayrıca kötü niyetli siber faaliyetler yürüten ortak düşmanlarımıza ağır sonuçlar doğuran, kalıcı birleşik siber operasyonları planlayarak başaracağız.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Google’ın üst şirketi Alphabet, teknoloji dünyasındaki en büyük söz sahiplerinden biri. Dolayısıyla böyle büyük bir şirketten yenilikçi adımlar bekliyoruz. Şirket bu defa beklendiği gibi yenilikçi bir haberle gündemde. Alphabet’in prototip olarak geliştirdiği robotlar, Google ofislerindeki temizlik işlerinin bir kısmını üstlenmeye başladı.
Sosyal medya platformu Facebook, Canlı Ses Odaları için içerik üretecek kişilere yüksek miktarlarda para teklif ediyor.
Google ofislerinde robot temizlikçiler görev yapmaya başladı
Alphabet bugün yayınladığı blog yazısında Everyday Robots adını verdiği projesinden bahsetti. Bu projedeki robotlar, Google ve Alphabet’in diğer ofislerinde temizlikçi olarak yer alıyor. Proje ilk kez 2019 yılında duyurulmuştu ve duyurulmasıyla hangi alanlarda kullanılacağı merak konusu olmuştu. Zira Alphabet, bu proje için milyonlarca dolar bütçe ayıracağını açıklamıştı ve görünüşe göre bunu da yapmış.
Google ofislerini temizleyen robotlar
Robotları diğer temizlik robotlarından ayıran ise geniş bir derin öğrenme kapasitelerinin olması. Blog yazısında bahsedilene göre bu robotlar zamanla ofislerin planını ve işlerinin inceliklerini öğrenecek. Bu da onları gerçekten de kullanılabilir birer robot yapıyor.
Fabrikalarda yer alan robotları tasarlamakta iyi olsak da mekan ev olunca işler zorlaşıyor. Zira fabrikalardaki robotlar hep aynı işleri yapıyor, dolayısıyla doğru yerleştirme ve ayarlar yapıldığında robotların yaratıcı olmasına gerek kalmıyor. Ancak evlerimizdeki robotlar birden fazla senaryo arasından işi en hızlı şekilde halletmenin yolunu bulmak zorunda. Bunları tasarlamak ise pek kolay değil.
Everyday Robots
Şu anda derin öğrenmeye sahip robotları tasarlamak zor olsa da her şeye rağmen teknoloji üreticileri buna yatırım yapıyor. Yakılan milyonlarca doları düşündüğümüzde bu robotların gelecekte gerçekten de işleri kolaylaştıracağını düşünebiliyoruz. Şu anda pek fazla işi verimli şekilde halledemeseler de gelecekte insan gücünden daha ucuza çalışacakları kesin. Bu da onları gelecekteki ayak işlerinin metal kollu çalışanları yapıyor.
Endişelenmeli misiniz?
Eğer Alphabet’te çalışan bir temizlik görevlisiyseniz evet, değilseniz şimdilik hayır. Teknoloji dünyasındaki tepe isimler bile yapay zekanın hala emeklediğini düşünüyor. Şu anda robotların ve yapay zekanın emeklediğini söylesek de gelecekte robotlar daha büyük amaçlara hizmet edebilir.