İklim değişikliği, kuşkusuz gezegenimizin yaşadığı en büyük sorunlardan biri. Atmosferdeki karbondioksit gibi ısıyı hapseden gazların artmasıyla oluşan bu durum, gezegenimizin sıcaklığının artmasıyla sonuçlanıyor. Bu problemlerin önüne geçmek için pek çok ülke ve kurum çalışmalarını sürdürüyor.
Bu kurumlardan biri olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı, İngiltere‘nin Glasgow kentinde toplandı. Küresel ısınmanın önüne geçmek ve gezegeni kurtarmayı hedefleyen konferans, bir dizi karar aldı. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 33 ülke, 40 şehir ve 11 otomobil üreticisi fosil yakıt kullanan araçları bırakacağını açıkladı.
Her ay gümrüğe takılan otomobilleri satışa çıkaran Ticaret Bakanlığı, bu ayın listesini yayınladı. İşte o araçlar...
2040 yılında fosil yakıtla çalışan araçlar ortadan kalkacak
Sıfır Emisyon Mutabakatı isimli anlaşma, dünyadaki emisyon oranını sıfıra indirgemeyi amaçlıyor. Anlaşma kapsamında söz konusu ülkeler ve şirketler, en geç 2040 yılına kadar sıfır emisyonlu otomobil ve otobüslere geçecek. Proje sayesinde Paris İklim Anlaşması ile belirlenen hedeflere bir adım daha yaklaşılacak
Konuyla ilgili yapılan açıklamada, “Satışı yapılan birinci el otomobil ve otobüs gibi büyük araçların, karbondioksit salınımının genel olarak 2040 yılına kadar sıfırlanması, öncü pazarlarda ise bu hedefe 2035 yılına kadar ulaşılması için çalışılacağı” ifadeleri kullanıldı.
Anlaşmayı imzalayan ülkeler arasında Türkiye’ye ek olarak şimdilik Avusturya, Hırvatistan, İngiltere, Danimarka, Polonya, Paraguay, İsrail, Kanada, Ruanda ve Kenya bulunuyor. Ancak ilerleyen dönemlerde bu ülkelere yenilerinin eklenmesi bekleniyor. Belirtmekte fayda var ki projeye katılanlar sadece ülke değil. Mercedes Benz, Ford, Volvo ve Jaguar Land Rover gibi otomobil şirketlerinin de imzası yer alıyor.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce iklim değişikliği sorunun önüne geçmek için atılan adımlar başarılı olacak mı? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Ülkemizdeki ve dünyadaki internet fiyatları sürekli eleştiriliyor. Bazı kullanıcılar, internet pahalı olduğundan dolayı kullanamadıklarını dile getiriyorlar. Bundan dolayı ücretsiz WiFi noktalarında internet kullanımı tercih ediyorlar. Fakat noktalar bazen yetersiz kalabiliyor.
Özellikle toplu yerlerdeki ücretsiz WiFi noktalarında yoğunluktan dolayı internet hızı düşüyor ve verim azalıyor. Bu da kullanıcıları rahatsız ediyor. Fakat bu durum Meksika’nın Mexico City şehrinde iyileştirilmişe benziyor. Bugün, Şehir bu alanda Guinness Rekorlar Kitabı’nda yerini aldı.
Günümüzde artık internetsiz ev kalmadı. Bizde Türkiye'nin en iyi servis sağlayıcılarını araştırdık. İşte evde sınırsız internet fiyatları...
Mexico City Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi!
Mexico City, bugün yapılan törenle birlikte Guiness Rekorlar Kitabı’na girdi. Şehir, dünyada en çok ücretsiz WiFi noktasına sahip şehir seçildi. 21.500 adet ücretsiz Wi-Fi noktasıyla Moskova, Seul ve Tokyo’yu geride bıraktı.
Düzenlenen törende açıklama yapan Mexico City belediye başkanı, bu durumdan dolayı çok mutlu olduklarını açıkladı. Açıklamasında WiFi noktalarının şehrin her bir tarafında ve toplu taşıma araçlarında bulunduğunu söyleyen belediye başkanı, 9 milyonluk şehir için çok faydalı olduğunu dile getirdi.
Özellikle salgınla birlikte öğrencilerin online derslere katılması gerektiğinden dolayı bu hizmeti daha fazla kullanmaya başladıkları belirtildi. Bu hizmeti yapmalarındaki amacın durumu kötü olan ailelerin ve evinde internet bağlantısı olmayan kişilerin yararlanması olduğunu söyledi.
Farklı şehirlerde farklı uygulamalar mevcut
Örnek olarak San Antonio, Texas’ta bulunan Yaya’s Thai adlı bir restoran, müşterilerine farklı bir yolla ücretsiz WiFi sunuyor. Restoranda kremalı pastalar bulunuyor. Kremalı pastanızı sipariş ettikten sonra duvarda WiFi şifresini görebilirsiniz. Fakat bu şifre normale göre biraz daha farklı.
Bu şifreyi çözebilmek için matematik bilgisine ihtiyacınız var. Şifre, matematiksel işlemlerle duvarda asılı. Sizin matematik işlemlerini çözerek bu WiFi şifresine ulaşmanız gerekiyor. Bu bazı kullanıcıları mutlu ederken bazılarını üzüyor. Peki sizin düşünceleriniz neler? Sizde Türkiye’de de ücretsiz WiFi noktalarının çoğaltılması gerekiyor mu? Yorumlarınızı ve görüşlerinizi aşağıda belirtmeyi unutmayın!
Uluslararası ulaşım ağı şirketi Uber, son günlerde ABD Adalet Bakanlığı tarafından açılan çifte standart davasıyla gündemde. Bilindiği üzere şirket, 2016 yılından itibaren sürücünün yolcunun alım konumuna vardıktan 2 dakika sonra başlayan ve yolculuk başlayana kadar geçen süreye kadar bekleme süresi adı verilen ekstra bir ücret alıyor.
Ancak Federal savcılara göre Uber, bu noktada araca binmek için daha fazla zamana ihtiyaç duyan engelli müşterilerine karşı ayrımcı bir tutum sergiliyor. Böylelikle şirket, söz konusu müşterilerinden daha fazla bekleme süresi ücreti alarak (ADA)ABD’li Engelliler Yasası’nı ihlal ediyor.
Ulaşım ağı şirketi Uber de Tesla siparişi vereceğini duyurdu. İşte ABD merkezli Uber'in açıklamasının ayrıntıları...
Uber, iddiaları net bir dille yalanladı
Adalet Bakanlığı Sivil Haklar Bölümü Başsavcı Yardımcısı Kristen Clarke, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
Engelli insanlar, Uber gibi şirketler tarafından sağlanan özel ulaşım hizmetleri de dahil olmak üzere, toplumsal yaşamın tüm alanlarında eşit erişimi hak ediyor.
ABD’nin Kaliforniya Bölge Mahkemesi’nde açılan dava, ulaşım ağı şirketini ABD’li Engelliler Yasası’nın üçüncü maddesini ihlal etmekle suçluyor. Aynı zamanda Adalet Bakanlığı, Uber’in engelli insanlara karşı ayrımcılığı durdurmasını, bekleme süresi ücreti politikasını değiştirmesini, personel ve sürücüleri eğitmesini, bekleme süresi ücretlerini haksız yere tahsil edilenlere tazminat ödemesini ve bir de para cezası ödemesini amaçlıyor.
Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Uber, şirket politikalarının ADA’yı ihlal ettiği iddialarını kesin bir dille reddetti. Bekleme süresi ücretlerinin ise kesinlikle engelli müşteriler için tasarlanmadığını belirtti. Buna ek olarak şu ifadeler kullanıldı:
Engelli yolcuların büyük bir kısmının ulaşım ihtiyaçları için Uber’i tercih ettiğini biliyoruz. Bu nedenle bizi fazlasıyla şaşırtan ve hayal kırıklığına uğratan bu davadan önce engelli müşterilerimiz hakkında Adalet Bakanlığı ile birçok görüştürme gerçekleştirmiştik.
Bunun yanı sıra şirket, geçtiğimiz hafta politikalarında bazı düzenlemeler yaparak engelli olduğunu belgelerle kanıtlayan müşterilerinden alınan bekleme süresi ücretlerinin tamamının geri iade edileceğini duyurdu.
Şu an için Uber’e karşı açılan dava hakkında tüm detaylar bu kadar? Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Uber, engelli müşterilerine karşı ayrımcılık yapıyor mu? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Epic Games, Naruto: Shippuden‘in Fortnite bünyesine geleceğini açıkladı. Şimdilik hangi karakterlerin ya da öğelerin ekleneceği hakkında bir şey söylemedi. Yine de önceden söylentileri yayılan durumun gerçek olduğu bu noktada kanıtlanmış oldu. Bunun yanı sıra tweet’te bakarak 16 Kasım‘da piyasaya çıkacağı görünüyor.
Şirket haberi resmi Twitter hesabından bir paylaşımla duyurdu. Adını ilk ninja kahramanından alan Naruto, oldukça sevilen ve bilinen anime dizilerinden birisi oldu. Oyuna, manganın ikinci bölümünü takip eden Naruto: Shippuden’den içerikler ekleniyor. Bu da televizyonda yayınlanan 2007 ve 2017 yılları arasını temsil ediyor. Beklentiler arasında yeni bir karakter, sırt çantası, müzik ve iki yükleme ekranı eklemesi yer alıyor.
Fortnite, Travis Scott'ı oyunundan çıkarıyor. Son olaylardan sonra Epic Games'in olumsuz etkilenmek istemediği iddia ediliyor.
Epic Games, Fortnite içerisine yenilikler eklemeye devam ediyor
Fortnite son zamanlarda yeniliklerle anılıyor. Bu haftanın başlarında Epic Games, League of Legends oyunundan Jinx karakterinin de oyuna geleceğini duyurdu. Buna ek olarak, yapım filmin yayınlanmasıyla Dune içeriğinin de sahibi oldu. Şimdi ise Timothee Chalamet ve Naruto‘yu birleştiren bir evren geliyor.
Veri madencileri oyunda birtakım yenilikler keşfettiler
Resmi olarak elde bulunan bilgiler burada sona eriyor. Ancak veri madencileri son zamanlarda Fortnite haritasında yer alacak birtakım yenilikler buldular. Bu da Kunai silahına ve Naruto boss karakterine işaret ediyor. Bunun yanı sıra yaratıcı modu için Naruto temalı bir merkez keşfettiler.
Fortnite eşya mağazası bu süreçte Naruto kozmetikleriyle dolu olacak. Burada da sızıntılar Naruto, Sakura, Kakashi ve Sasuke‘nin görüneceğini söylüyor. Yine de oyun resmi olarak açıklamadan bunların doğruluğundan emin olamıyoruz. Ancak bu tarz bilgiler oyuncuları heyecanlandırmaya yetiyor.
Yapımın bu sezonunun önümüzdeki hafta sona ermesi beklentiler dahilinde
Önümüzdeki hafta v18.40 yamasının ve bu sezonun ve potansiyel olarak Fortnite bölümünün sonu olması beklentiler dahilinde yer alıyor. Oyun için sıradaki gelecek şey 5 Aralık‘ta ya da önümüzdeki sezonun lansmanı ile Aralık ayının başlarında çıkacak.
Sizler Fortnite bünyesine eklenecek Naruto içeriklerinden ne bekliyorsunuz? Fortnite hakkında düşünceleriniz neler? Fikirlerinizi yorumlar kısmından paylaşmayı unutmayın!
Mobil oyun severlerin merakla beklediği PUBG: New State nihayet çıktı. Krafton şirketi tarafından yayımlanan oyun, artık ücretsiz olarak Play Store ve App Store’da. PUBG Mobile oyununun gelişmişi olarak karşımıza çıkan PUBG: New State, bulut sunucularıyla ilgili bazı sorunları gidermek adına lansmanı 2 saat ertelenmişti. Görünen o ki sorunlar tam olarak giderilememiş.
PUBG New State çıktı. Önceki oyun sürümlerine göre birçok iyileştirmenin bulunduğu oyunu indirmek artık mümkün.
Çok sayıda kullanıcı bağlantı problemi yaşıyor
PUBG: New State, yayınlandığı andan itibaren yoğun ilgiyle karşılaştı. Henüz çıkmadan 50 milyondan fazla ön kayıt sayısına ulaşan oyun, ilginin boyutunu gözler önüne seriyor. Fakat çok sayıda kullanıcı PUBG: New State’i henüz deneyimleyemedi. Bağlantı sorunu yaşayan oyun, kullanıcılarına çevrimdışı hatası veriyor. Şirkete göre bu sorunun yoğun ilgiden kaynaklanıyor. PUBG: New State bu durumla ilgili Twitter’dan bir mesaj yayınladı.
Kısa sürede çok sayıda kullanıcı girişi nedeniyle, bazı kullanıcılar geçici olarak oturum açma sorunları yaşıyor. Bu sorunu hızlı bir şekilde çözmeye çalışıyoruz. Sabrınız için teşekkürler.
Çevrimiçi oyunların genellikle ilk çıkış gününde yaşadığı sorunu bu kez PUBG: New State’de yaşamış oldu. Sorunun kısa sürede giderileceği belirtiliyor. Fakat kullanıcıların yaşadığı tek sıkıntı bununla sınırlı kalmıyor.
İOS cihazlarda grafik sorunu yaşanıyor
İOS kullanıcıları, Arkadaş Davet Et bağlantısıyla oyuna katıldıklarında grafik sorunuyla karşılaştıyor. PUBG: New State, yine Twitter üzerinden bu sorun ile ilgili bir mesaj yayınladı.
iOS kullanıcıları, kişiselleştirilmiş Arkadaş Davet Et bağlantısı üzerinden uygulamayı tekrar açtığında, düşük kaliteli grafiklerle karşılaşabilirler. Bu sorunu yaşıyorsanız, oyunu yeniden başlatmanızı öneririz.
PUBG: New State, 2051 yılında Trio şehriyle oyuncuları karşılayan oyun 3GB’lık depolama alanı istiyor. Oyun oynayış şekliyle PUBG: Mobile ile benzerlik gösteriyor. Apple cihazları için İOS 13 ya da üst sürümleri, Android cihazlar için ise en az 2GB RAM’e ihtiyaç duyuluyor.
PUBG: New State, bilgisayar üzerinden oynayanlar için ise kötü bir haber veriyor. Adil bir oyun ortamı kurmak isteyen oyun emülatör girişine şimdilik izin vermiyor. Oyun ile ilgili kullanıcılardan gelen yorumlar ise karışık. Birçok kişi oyunun oynanışını sade bulup beğense de bazıları için grafikler beklentileri karşılamıyor.
Peki siz PUBG: New State oyununu oynadınız mı? Beklentilerinizi karşılıyor mu? Oyunla ilgili görüşlerinizi lütfen bizimle yorumlar kısmından paylaşınız.
ABD Hava Kuvvetleri için ilk artırılmış gerçeklik sistemi üzerinde çalışan öncü bir bilgisayar mühendisi, metaverse hakkında çarpıcı açıklamalar yaptı. Bilindiği üzere, geçtiğimiz haftalarda sosyal medya devi Facebook, ismini değiştirerek Meta yaptı. Meta’nın bu radikal değişikliğinin arkasında ise sanal evren dediğimiz metaverse’ye yönelik projeler yer alıyor. Zira şirket, kendi sanal evrenini kurmaya kararlı.
Tüm dünyada bir anda sanal evren çılgınlığı başladı. Örneğin, Güney Kore sanal kent kuracağını duyurdu. Böylece Güney Kore, dünyadaki ilk sanal kente sahip olacak. Ancak bu teknoloji hakkında herkes olumlu şeyler düşünmüyor. İşte bir örnek…
Asya'nın güçlü ülkelerinden Güney Kore, metaverse için önemli bir adımını duyurdu. İşte Güney Kore'nin sanal evren hakkındaki planı...
Metaverse, gerçeklik algımızı yıkacak mı?
Dünyanın önde gelen bilgisayar mühendislerinden biri, metaverse’nin bir gün ‘gerçekliği ortadan kaldırabileceğine‘ inanıyor. Bu iddia, Daily Mail‘in haberine göre, ABD Hava Kuvvetleri Araştırma Laboratuvarında ilk artırılmış gerçeklik sistemini geliştiren Louis Rosenberg‘e ait.
Rosenberg, Big Think‘te yayımladığı makalesinde metaverse hakkındaki görüşlerini belirtti. Makalede, “Çevremiz, gerçekte var olmayan kişiler, yerler, nesneler ve faaliyetlerle dolacak. Bununla birlikte yine de bizim için son derece gerçekçi görünecekler.” dedi.
Ayrıca sanal gerçeklik şirketi Immersion Corporation‘ı kuran Rosenberg, metaverse altyapısına sahip olacak ‘platform sağlayıcıları’ konusunda da endişeli. Rosenberg, “Altyapıyı kontrol edecek güçlü platform sağlayıcıları tarafından artırılmış gerçekliğin meşru kullanımlarından endişe duyuyorum.” şeklinde konuştu.
Louis Rosenberg, sanal gerçekliği ve artırılmış gerçekliği entegre eden ve günlük hayatın önemli bir bölümünde dijital alanda etkileşimi kuran sistemin, ‘gerçeklik algımızı değiştirebileceğini‘ düşünüyor. Ayrıca mühendis, bunun ‘doğrudan günlük deneyimlerimizi nasıl yorumladığımızı’ çarpıtacağını da ileri sürdü.
Sanal evrene bağımlı olacağız!
62 yaşındaki Rosenberg, gözlük gibi artırılmış gerçeklik teknolojilerinin insanları bağımlı hale getireceğini ileri sürdü. Söz konusu teknolojiler bizi en sonunda, ‘etrafımıza yansıtılan sanal bilgi katmanlarına tamamen bağımlı hale gelmeye’ zorlayacak.
Mark Zuckerberg
Metaverse hakkındaki görüşünü yazan mühendis, “AR sisteminizin fişini çekmeyeceksiniz. Çünkü bunu yapmak çevrenizdeki önemli şeyleri sizin için erişilemez hale getirecek. Sizi sosyal, ekonomik ve entelektüel olarak dezavantajlı duruma sokacaktır.” dedi.
Bununla birlikte, Meta CEO’su Mark Zuckerberg ise sanal evrenin şirketinin geleceği olacağını öne sürmüştü. Bu arada, ‘metaverse kavramını ise bilim kurgu yazarı Neal Stephenson ortaya çıkardı. Stephenson’a göre, sanal evren aslında internetin halefi.
iCloud, Windows uygulaması için yeni bir güncelleme aldı. Bu bir parola üreticisinin yanı sıra Apple‘ın ProRaw ve ProRes formatlarını destekledi. Bunları da bulut yardımcı programına gerçekleştirdi. MacRumours tarafından tespit edilen yenilik, paylaşılan bir iCloud Drive dosyasına ya da klasörüne yeni kullanıcılar ekleme ve kaldırmaya yarıyor.
Parola oluşturucusunun gelmesi, Apple‘ın iCloud anahtar zincirini daha uygun çapraz platform parola yöneticisi yapıyor. Bu Ağustos ayında Windows kullanıcılarının iCloud hesaplarından parolalara erişmesine izin veren güncellemeyi takip etti.
Apple hesabı ya da iCloud şifresini unutanlar için önemli bir özellik olan Kurtarma Kişisi nasıl kullanılır?
iCloud Windows uygulaması güçlü şifre oluşturma desteği aldı
Apple‘ın bu yılın başında piyasaya sürdüğü Chrome iCloud uzantısı,Windows iCloud kullanıcılarına artık Apple cihazlarından uzaktayken temel şifre yönetimi özelliklerine erişim imkanı verdi. Bunun yanı sıra ProRes ve ProRaw desteğinin eklenmesi yeni iPhone cihazları iki formatta da çekim yapabildiği için fayda sağlıyor.
İki formatı bir Windows cihazında görüntülemek ya da düzenlemek isterseniz, PC’nizle eşitlemek daha kolay hale geliyor. Bu da işlerinizi daha hızlı bir şekilde halletmeniz demek oluyor.
Şu anda güçlü parola desteğiyle Windows kullanıcıları, iOS cihazlarında ve Mac‘lerde Safari için kullanım imkanı sunan parola oluşturma teknolojisinin aynısına erişim sağlıyor. Apple‘ın güncellemeye yönelik belgesine göre, Windows 11 için iCloud ayrıca çeşitli güvenlik açıklarını da gideriyor.
Windows için yayınlanan iCloud ile iCloud Drive’ı doğrudan Windows Dosya Gezgini‘ne entegre edebilme imkanınız var. Bunun yanı sıra Outlook’ta Posta, Kişiler ve Takvim gibi menülere erişim sağlayabiliyor. Son olarak iCloud’da yer alan parolaları ve yer imlerini eşitleyebiliyorsunuz. Uygulamanın aldığı yeni sürüm 13 güncellemesi üç temel özellik üzerinde duruyor:
Bir iCloud Drive’da paylaşılan dosya ya da klasörlere katılımcıların kişi eklemesine ya da kaldırmasına izin verin.
Apple ProRes videoları ve Apple ProRaw fotoğrafları için destek.
iCloud Parolaları uygulaması aracılığıyla güçlü parola oluşturma desteği.
Windows için iCloud uygulaması, Windows 10 ya da Windows 11‘de Microsoft Store bünyesinden indirilebiliyor. Siz de uygulamayı indirerek gelen özelliklerden yararlanabilirsiniz.
iCloud‘un Windows‘ta aldığı destek hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmından belirtmeyi unutmayın!
Otomotiv sektöründeki değişim hız kesmeden devam ediyor. Yıllardır kullanılan dizel ve benzinli otomobiller, yerini elektrikli ve otonom araçlara bırakmaya başladı. Hatta sektörde başarıyla hizmet veren birçok otomotiv devi, önümüzdeki yıllarda araçlarının tamamen elektrikliye dönüşeceğini açıkladı.
Ancak kısa süre önce ortaya çıkan bilgilere göre bir otomotiv devi, elektrikli araçların da ötesinde bir hamle yapmak için ilk adımını attı. Şirket, ilerleyen dönemlerde elektrikli hava araçları geliştirmeye başlayacağını duyurdu.
Yıllar önce satışa çıkan Hyundai Grandeur, mühendisler tarafından yeniden tasarlandı ve elektrikli bir otomobil oldu.
Hyundai, elektrikli hava araçları geliştirecek yeni şirketini duyurdu
Kısa süre önce Güney Kore merkezli Hyundai Motor Grubu, gelecekteki mobilite vizyonunu daha da üst seviyeye çıkarma amacıyla Supernal LLC adlı bir şirketin duyurusunu yaptı. Bu doğrultuda yeni şirket, elektrikli dikey kalkış ve iniş yapabilen araç(eVTOL) üretimine odaklanacak.
Yapılan açıklamada Supernal LLC’nin gelecek planlarına da yer verildi. Buna göre herhangi bir aksilik çıkmaması halinde ilk ticari uçuş 2028 yılında gerçekleşecek. Bunun yanı sıra şirketin ilk hava aracı belli oldu.
Hyundai
Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz yıl düzenlenen CES 2020’de ”S-A1” adlı konsept hava aracı tanıtılmıştı. Şirketin bu araç üzerinde çalışmalarını sürdürdüğü ifade edilirken, 2024 yılında ABD’de bulunan düzenleyici kuruluşlarla sertifikasyon konusunda gerekli iş birliklerinin sağlanacağı belirtildi.
Supernal LLC’nin ilk hava aracı, tamamen elektrikli ve otonom bir yapıda olacak. Aynı zamanda tek seferde dört ila beş yolcu taşıma kapasitesine sahip olacak.
Konu ile ilgili Supernal Baş Teknoloji Sorumlusu Ben Diachun, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
Başlangıçtan itibaren ticari olarak uygun elektrikli hava araçları geliştiriyoruz. Aracımızı en yüksek güvenlikli, verimli ve satın alınabilirlik standartlarına göre tasarlıyor ve üretiyoruz. Havacılık, otomotiv ve diğer teknoloji endüstrilerinin tecrübeli çalışanlarına sahip ekibimiz, ulaşım anlayışını kökünden değiştirebilecek potansiyeline sahip hava araçları tasarlıyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Otomotiv sektörünün başarılı şirketlerinden Hyundai, elektrikli hava araçları hamlesiyle ulaşım sektöründe yeni bir değişimin öncüsü olabilir mi? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Ülkemizde girişimcilik ekosisteminin tüm alanlarda iyileşmesi için önemli adımlar atılırken, dünya çapında ses getiren girişimlerin çıkması oldukça gurur veriyor. Dünyanın 1 numaralı girişimcilik ekosistemi olarak kabul edilen Silikon Vadisi’nde bulunmanın, girişimcilere ve girişimlerine başka bir bölgede elde edilemeyecek fırsatlar sunduğu herkes tarafından kabul edilir hale geldi.
Hayatın her alanında olduğu gibi girişimcilik ekosisteminde de tecrübe ve çevre en önemli etkenler olarak karşımıza çıkıyor. Bu kapsamda ülkemizdeki girişimcileri sevindirecek bir adım atıldı.
Uzun zamandır Silikon Vadisi’nde yaşayan, orada startup kuran ve satan, şu an decacorn seviyesinde olan startuplara ilk günlerinde dahil olan, büyümeyi yöneten, büyük şirketlerin startup satın alımlarını ve startuplara yatırım yapan 24 kişiden oluşan Turkish Collective hayata geçti.
Türkiye’den global başarı hikayeleri çıkmasına katkı sağlama hedefiyle hayata geçirilen Turkish Collective, her yıl iki kez başvuruları alacak ve her başvuru döneminin sonunda 12 girişim belirleyecek. Belirlenen bu girişimler ile 12 hafta boyunca yakın bir çalışma yürütülecek;
Startupların her hafta kurucu üyeler ile birebir çalıştığı, tüm soruları filtresiz olarak yanıtladığı oturumlar
12 hafta boyunca Silikon Vadisi’nden girişimci ve yatırımcı konuşmacılar
2 haftada bir, gruptaki diğer startuplarla beraber, ortak sorunların konuşulduğu oturumlar
Startupların ürünlerine müşteri bulmaktan, Silikon Vadisi’ndeki yatırımcılarla tanışmaya kadar geniş network ağı
Seçilen startuplardan herhangi bir ücret veya hisse talep edilmeyecek. Üstelik ekibin yarısı aktif yatırımcı olduğu için seçilenlerin yatırım alma ihtimali bulunuyor. Başvurular 20 Kasım’a kadar Turkish Collective’in internet sitesinden yapılabiliyor.
Turkish Collective Kurucu Ortağı Duygu Oktem Clark: “Turkish Collective’i Silikon Vadisi’nde yaşayıp, çalışarak edindiğimiz deneyim ve network ile Türkiye’den global başarı hikayeleri çıkmasını hızlandırmak için kurduk.”
Danışma Kurulu Üyesi ve Salesforce’un ilk yatırımcısı olan Magdalena Yeşil ise “Turkish Collective ile amacımız, sonraki Salesforce’lari bulup desteklemek.” ifadelerini kullandı.
Samsung, geçen hafta Galaxy S21 serisi için dördüncü One UI 4 beta sürümünü yayınladı. Bugün itibariyle şirket temsilcisi bunun son olduğunu açıkladı. Şirketin 2021 amiral gemisi telefonu için bir sonraki üretici yazılımı kararlı hale geliyor. Yine de henüz bir çıkış tarihi belirtilmedi.
Beta operasyonundan sorumlu Topluluk Yöneticisi birtakım açıklamalar yaptı. Bu bağlamda dördüncü beta ile ilgili herhangi bir sorunun resmi ürün yazılımı olacak yeni paketle düzeltileceğini söyledi. Bu yüzden bir sonraki herhangi bir sorunun çözümü Android 12 tabanlı One UI 4 kararlı sürümüyle geliyor.
Samsung'un önümüzdeki yılın başlarında piyasaya süreceği Galaxy S21 FE, lansman öncesi Exynos varyantıyla ortaya çıktı.
Samsung, One UI’nin 5. betasını çıkarmayacak
Galaxy S21 akıllı telefonlar One UI 4 sürümünü kararlı olarak alan ilk cihazlar olacak. Bunun ardından ise Galaxy S20, Z Fold 3, Z Flip 3 ve Note 20 geliyor. 2022’nin başlarında piyasaya sürülmesi beklenen Galaxy S21 FE modelinin kutudan çıktığı haliyle Android 12 tabanlı kullanıcı arayüzünü çalıştıran ilk model olması beklentiler dahilinde yer alıyor.
One UI 4 beta konusunda beta operasyon yöneticisinin açıklaması
Merhaba ben Beta Operasyon Yöneticisi.
Lütfen 5. beta donanım yazılımının olmadığını ve 4. beta sürümde oluşan hataların düzeltilerek yayınlanması planlandığını unutmayın.
Teşekkür ederim.
Aşırı kaydırma efektinin kararlı sürümde gelme ihtimali var
Güvenilir sızıntı kaynağı Ice Universe, 5. beta sürümü hakkında bir iddia ortaya attı. Bu sırada kullanıcılar arasında yeni beta güncellemesi hakkında söylentiler dolaşıyordu. Kaynak bir sonraki betada Samsung‘un aşırı kaydırma efektini geri getireceğini iddia etti. Şu anda şirketin bunu bir sonraki kararlı güncellemede getirebileceği ihtimali üzerinde duruluyor.
Samsung Galaxy S21 Ultra
Beta operasyon yöneticisi son olarak herhangi bir çıkış tarihi açıklamadı. Ancak önceki gönderilere baktığımızda bu ayın sonundan önce çıkacağı düşüncesi var. Sonuç olarak kullanıcılara ulaşan One UI 4 beta sürümü kararlı versiyondan önceki son yazılım güncellemesi oldu.
Sizler One UI 4 versiyonundan neler bekliyorsunuz? Ne gibi değişiklikler istiyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı lütfen ihmal etmeyin!
WhatsApp, yeni bir gizlilik özelliği daha getiriyor. Bu özellikle birlikte kullanıcılara büyük bir kolaylık sağlanacağı kesin! Yeni güncellemenin ayrıntılarına geçmeden önce, platformun bir süredir ‘Topluluklar‘ özelliği üzerinde çalıştığını belirtelim. Topluluklar sayesinde yöneticiler, grupları da kendi içinde gruplayabilecek. Yani bir okulun Topluluk grubunu düşünün. Bu Topluluk içinde ise sınıflar gruplanacak. Bu sayede yöneticiler daha fazla kontrolü elinde tutacak.
Şimdi gelelim kısa süre önce ortaya çıkan özelliğe… WhatsApp’ın kullanıcıları artık profil bilgilerini kimlerin görebileceği konusunda daha fazla kontrole sahip olacak.
Meta çatısı altında faaliyet gösteren Facebook, Nusret Gökçe'nin #Saltbae etiketine yönelik engeli geri çekti.
WhatsApp, ‘… Kişilerim Hariç’ seçeneği yolda!
WABetaInfo‘nun haberine göre, Meta’ya ait mesajlaşma platformu, Google Play Beta Programı aracılığıyla yeni bir güncelleme gönderdi. Bu güncellemeyle birlikte sürümü 2.21.23.14‘e çıkardı. Böylece, bir süre sonra herkese açılması beklenen bir özelliğin ayrıntıları da ortaya çıktı.
Böylece, ‘son görülmemi kimler görebilir’ seçenekleri dörde çıktı. (Foto: WABetaInfo)
WhatsApp, yeni gizlilik özelliği ile ‘… Kişilerim hariç‘ seçeneği ekleyecek. ‘… Kişilerim hariç’ isimli özellik, profil bilgilerinin gizliliğine yönelik. Zaten geçtiğimiz aylarda, WhatsApp’ın Son Görülme (2.21.2.10), Profil Fotoğrafı (2.21.21.2) ve Hakkında (2.21.21.8) için bir “… Kişilerim Hariç” seçeneği üzerinde çalıştığı ortaya çıkmıştı.
Söz konusu özellik, bahsi geçen güncellemelerde geliştiriliyordu. Ancak WhatsApp nihayet bugün belirli beta test kullanıcıları için yeni seçeneği kullanıma sunuyor. Gizlilik Ayarları kısmından özelliğin sizin için de aktif olup olmadığını kontrol edebilirsiniz.
Peki, nedir bu ‘… Kişilerim hariç’? Profil bilgilerinizde ve son görülmede şu ana kadar üç seçenek mevcut. Bunlar, ‘Kişilerim‘, ‘Herkes‘ ve ‘Hiç kimse‘. Ancak artık bu bilgilerinizi kişiler listenizde olan ancak kara listeye aldığınız kişilerden gizleyebileceksiniz. Yani ‘Durumlar’ kısmında olduğu gibi. Böylece, WhatsApp’ta bilgilerinizi kimlerin göremeyeceğini seçme imkanınız daha üst seviyeye ulaşacak.
Bu arada, belirli kişiler için son görülmeyi devre dışı bırakırsanız, siz de onların son görülmelerini göremezsiniz. Ancak bu kural, Hakkında ve Profil Fotoğrafı için geçerli değil. Yani profil fotoğrafınızı kişilerinizde yer alan belirli kişilere gizlediğinizde siz onun fotoğrafını eğer size kapatmadıysa görmeye devam edeceksiniz.
WhatsApp’ın bu özelliği tam olarak ne zaman herkese açacağını ise henüz bilmiyoruz. Yeni bilgiler geldikçe sizinle paylaşmaya devam edeceğiz. Peki, sizce bu gizlilik ayarı önemli mi? Sizin düşüncelerinizi merak ediyoruz ve yorum olarak bizimle paylaşabilirsiniz…
2011 yılında kurulan popüler video konferans platformu Zoom, her geçen gün yeni özellikler sunmaya devam ediyor. Zoomtopia 2021 etkinliğinde yenilikçi ve kullanıcı odaklı vizyonuna dair son bilgileri paylaşan şirket, müşterilerinin işlerini büyütmesi konusunda gelecek planlarını destekleyecek yenilikler hazırladı.
Zoom, gerçekleştirdiği Zoomtopia toplantısında birtakım güvenlik güncellemeleri getireceğini açıkladı. İşte o üç yenilik...
Tümleşik iletişim için yeni Zoom özellikleri
Dijital ve hibrit çalışma ortamlarını desteklemek için Zoom, müşterilerinin temel tümleşik iletişim çözümünü yeni özelliklerle güncellemeyi sürdürüyor. Bu konuda şirketin geliştirdiği özellikler şunlar:
Zoom Phone: Uçtan uca şifreleme ve görüntülü sesli mesaj özelliği.
Gelişmiş Beyaz Tahta: Oculus üzerinden VR desteğiyle, ekiplerin online ortamda sanki yüz yüzeymiş gibi bir araya gelmesine olanak tanıyan etkileşimli bir iş birliği özelliği.
Canlı Çeviri ve Deşifre: Yapay zekâ tarafından desteklenen canlı deşifre ve çeviri hizmetleri.
Zoom Rooms Akıllı Galeri: Ofis içi ya da uzak katılımcılar arasında daha iyi yüz yüze iletişim sunmak için tek bir konferans odasından birden fazla video beslemesi aracılığıyla yüz yüze deneyime benzeyecek şekilde tasarlanmış sanal bir toplantı deneyimi.
Etkileşimli Haritalar ve Kimlik Doğrulama Destekli Hotdesking: Çalışanların etkileşimli bir harita kullanarak ofislerinde masa ve alan ayırabilmeleri ve kişisel Zoom deneyimlerini herhangi bir Zoom Rooms veya Zoom Phone cihazına taşıyabilmeleri için kolay kimlik doğrulama özelliği.
Zoom Chat: sanal olarak çalışırken ekiplere bağlantıda olma hissi vermek için potansiyel olarak görsel bir kanal düzeni sağlayacak bir özellik.
Çağrı merkezi pazarına yeni çözüm: Video Katılım Merkezi (VEC)
Zoom, müşteri etkileşimini artıracak yeni çözümünü etkinlikte duyurdu. Video iletişimi konusunda sektördeki bu açığı kapatmak isteyen şirket, bulut tabanlı çağrı merkezi ürünü Video Katılım Merkezi (VEC) ile karşımıza çıktı.
Zoom VEC ile kurumlar yapılandırılmış ve kapsamlı bir sanal ortamda, uzmanlarını kendi müşterileri ile video üzerinde bir araya getirerek güven odaklı etkileşimler geliştirebilecekleri deneyimler oluşturabiliyorlar. 2022’nin başlarında kullanımda olacak bu çözüm ile Zoom, kurumlara bulut öncelikli ölçeklenebilirliği ve güvenilir video mimarisini sunuyor.
Yeni bir etkinlik alanı: Zoom Events
Zoom Events, kurumlar için ilgi çekici hibrit ve sanal deneyimler oluşturmasına destek vermek için geliştirildi. Bu özellik; etkinlik merkezleri, özel kurumsal sanal etkinlik alanları, özelleştirilebilir kayıt ve sohbet tabanlı sanal etkinlik lobisi ile iş ağını genişletme gibi özellikler sunuyor
Büyük ve küçük işletmelerin satış zirvelerinden, müşteri etkinliklerine, ticari fuarlardan şirket içi organizasyonlara kadar farklı etkinliklerde arka arkaya olan oturumları sorunsuz bir şekilde yönetmesine ve düzenlemesine olanak tanıyor. Platform ayrıca kayıt, katılım ve bilet satışları hakkında etkinliğe özel raporlama yapma imkanı veriyor.
Geliştiriciler için yeni araçlar
Zoom, geliştiricilerin uygulamayı yazılımlarına entegre etmesine katkı sağlamak için bir dizi yeni araç ve çözüm getiriyor. Bunlardan bir tanesi de Zoom Video SDK özelliklerinden yararlanan uygulamaların oluşturulmasını hızlandırmayı amaçlayan yeni bir uygulama oluşturma aracı: Jumpstart…
Öte yandan şirket, Zoom Video SDK’dan yararlanan uygulamaları App Marketplace’te listeleyebilme özelliğini de yakın zaman içinde sunacak. Bu özellik Zoom platformu üzerinden hayata geçirilen yeniliklerin dağıtımı ve keşfedilmesine katkı sağlayacak. Ayrıca yıl sonuna kadar yeni bir video API’si, API’ler için Granular Scopes, Web için geliştirilmiş toplantı SDK’sı, Zoom App Marketplace’te yeni uygulama geliştirici rolleri ve QSS (hizmet kalitesi aboneliği) yayınlanacak.
Hibrit çalışma için daha fazla üretkenlik: Zoom Apps
Kurumların toplantı iş akışlarını optimize edebilmeleri için hayata geçirilen Zoom Apps; üçüncü taraf uygulamalarını Zoom Meetings ve masaüstü istemci deneyimine sorunsuz bir biçimde entegre ediyor. Bu hizmetin, hibrit çalışanların platform deneyimine daha fazla iş birliği, üretkenlik ve eğlence katacağı düşünülüyor.
Zoom, bu yılın ilerleyen günlerinde, Web Seminerleri için Zoom Uygulamaları ve Mobil için Zoom Uygulamaları da dahil olmak üzere tüm platformda Zoom Apps entegrasyonunu ve daha da üretken ve iş birliğine dayalı uygulama deneyimleri sağlayacak sürükleyici uygulamaları kullanıma sunmayı planlıyor.
Peki ya siz Zoom’un bu yeni özellikleriyle ilgili neler düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi bizlerle paylaşmayı unutmayın!