Ülkemizde de üretim yapan Infinix, Note 11 Pro modelini 120Hz yenilemeli ekran ve 64 Megapiksel kamera ile tanıttı. İşte detaylar!
Xiaomi Redmi Note 11 ailesi Kasım ayında tanıtılabilir
Ailenin güçlü üyesi olan Redmi Note 11 Pro, gücünü MediaTek tarafından geliştirilen Dimensity 920 işlemciden alacak. 6 GB RAM/128 GB depolama, 8 GB RAM/128 GB ve 8 GB RAM/256 GB depolama seçenekleriyle satışa sunulacağı belirtilen cihaz, 120Hz tazeleme hızını destekleyen ekran ile tanıtılacak.
Geçtiğimiz haftalarda yeni modelin 120W hızlı şarj teknolojisi ile geleceği iddia edildi. Ancak bugün yayınlanan sızıntılara göre yeni model 67W hızlı şarj teknolojisini destekleyen 5.000 mAh batarya ile piyasaya sürülecek.
Dörtlü kamer dizilimiyle tanıtılacağı belirtilen cihazın ana kamerası 108 Megapiksel olacak. Ön kamerada ise 16 Megapiksel lens kullanılacağı sızıntılar arasında yer alıyor.
Redmi Note 11 modeli ise gücünü Dimensity 810 işlemciden alacak. 6 GB RAM/128 GB depolama ve 8 GB RAM/128 GB depolama seçenekleriyle tanıtılacağı belirtilen cihaz, Pro modelinde de olduğu gibi 120Hz ekrana sahip olacak.
Pro modelinden farklı olarak 33W hızlı şarj destekli 5.000 mAh batarya ile tanıtılacak olan model, 50 Megapiksel ana kameraya ve 13 Megapiksel öz çekim kamerasıyla kullanıcılara sunulacak.
Xioami Redmi Note 11 modelinin 6 GB/128 GB versiyonu 186 dolar, 8 GB/128 GB versiyonu ise 248 dolar fiyat etiketiyle satılacak. Note 11 Pro modelinin ise 6 GB/128 GB versiyonu 248 dolar, 8 GB/128 GB versiyonu 279 dolar, 8 GB/256 GB versiyonu 311 dolar fiyat etiketine sahip olacak.
Assassin’s Creed Valhalla çıktığı günden bu yana serinin hayranları tarafından sevilerek oynanıyor. Vikingler‘in İngiliz İstilası dönemlerini konu alan yapım, 873 yılında geçiyor. Şu ana kadar hikaye anlamında iki adet DLC alan oyun, tarihsel olayları da oldukça genişletti.
Assassin’s Creed Valhalla oyun içerisinde sunduğu hikaye anlatımıyla pek çok gerçek hayatta yaşanmış tarihsel olayı barındırıyor. Özellikle buna referans olabileceğini düşünerekten Vikings dizisini örnek gösterebiliriz. İleriki DLC‘lerde gelebilecek pek çok durum var. İşte karşınızda AC Valhalla’ya eklenebilecek tarihi olaylar…
Metacritic puanı oyunların değerlendirilmesi açısından önemli bir rol oynuyor. İşte Metacritic puanı en yüksek oyunlar listesi...
Assassin’s Creed Valhalla’daki tarihi olaylar
Stamford Köprüsü Savaşı
Viking çağlarının başlangıcına hakimseniz, sonunu da görmeniz hikayeyi anlamanız bakımından önem arz ediyor. Savaşların patlak vermesindeki ilk etmen Stamford Köprüsü Savaşı oldu. Bu kuzeyli mücadelesinde Kral Harold Godwinson komutasındaki İngiliz ordusu Kral Harald Hardrada öncülüğündeki İskandinav ordusunu püskürtmüştü.
Stamford Köprüsü Savaşı
Bu bölgede gerçekleşen savaş, diğerlerinden biraz daha farklıydı. Çünkü birimler köprünün kontrolünü sağlayacağı için oldukça sınırlı bir alanda yer alıyordu. Bu da hareketlerini oldukça kısıtlayan bir etmen oldu. Assassin’s Creed oyuncusuna ise önemli bir avantaj sağladı. Ayrıca burada tüm bölümün bir sonraki DLC‘ye sorunsuz şekilde geçmesi amaçlanabilir.
Amerika’nın keşfi
Birçok insan dünyayı keşfettiği için Christopher Columbus‘a inanıyor. Bu noktada daha fazla sömürgeleştirme için kapıyı açık bırakmıştı. Tam da burada Vikingler öne çıkıyor. Çünkü destanlar kaşif Leif Erikson‘ın Vinland adında bir yere yerleştiğinden bahsediyor.
Tarihçilerin ortaya koyduğu fikirlere göre Vinland isimli mekanın Kuzey Amerika olduğu düşünülüyor. Assassin’s Creed Valhalla‘nın da büyük bir bölümü Avrupa tarafından bilinen topraklar için savaşan Kuzeylilerle ilgileniyor. Yeni bir alana seyahat etmek köy ve sosyal mekanikler için genişlemelere yol açıyor. Oyuncular yapım içerisinde bir yerleşimin inşa şeklinin yanı sıra yerli halkla ilk temasın nasıl kurulacağını da belirliyor.
Rusya’ya genişleme planları
Pek çok Rus, Vikinglerin soyundan geliyor. Bu tip bir durum çeşitli Avrupa ülkeleri için de geçerli. Pek çok Slav kabilesi zaten Rusya‘da yerleşim kurmuş olsa da, İskandinav gezginleri ve tüccarları da kaynak yolları kurdular. Kiev gibi şehirler üzerinde de hüküm sürdüler.
Rusya merkezli bir DLC oyuna oldukça fazla çeşitlilik sağlıyor. Ancak sadece bununla da kalmayıp özel Rus kıyafetlerini de yapım bünyesine ekliyor. Bu da oyun içerisinde bir değişimin ortaya çıkmasına neden oluyor. Oyuncuların farklı deneyimler yaşaması da güzel bir durum.
Gröndland’a yerleşme
Kızıl Erik sürgüne gönderildiğinde bu topraklara geldi. Üç yıl boyunca da kıyılarında dolaştı. O zaman için ise verimli bir zemin ve potansiyelli bir toprak olarak gördü. Ardından bunu etkileyici hikayeleriyle Vikinglere anlattı. Ancak yine de sert iklim ve diğer İskandinav yerleşimlerinden destek eksikliği nedeniyle terk edildi.
Ortaya çıkan koşullar birçok hayatta kalma mekaniğinin önünü açıyor. Ek olarak yerleşim sistemi zorlu arazi koşullarında daha büyük bir zorluk seviyesinde oluyor. Yine de burayla alakalı bir Amerikan DLC‘sinin çıkması uygun olabilir.
Lindisfarne baskını
Vikinglerle İngilizler arasındaki mücadelelerin başlangıcı bu olay olmuştu. Gizemli bir grup savaşçı denizden gelip Kuzey İngiltere‘deki manastıra saldırdı. Bu noktada Avrupa‘ya bir mesaj gönderilmiş oldu. İngiliz tarafı güçlü ve yeni bir düşmanla karşı karşıya kaldı.
Lindisfarne‘a yapılan baskın Vikinglerin en büyük baskını değildi. Ancak topluluğun bu konudaki standartlarını belirledi. Bu noktada insanların onları nasıl tanıyacağını da ortaya koydu. Bu kapsamda Valhalla‘ya eklenmesi var olan sistemlere yeni bir mekanik oluşturacaktır.
Sizler Assassin’s Creed Valhalla bünyesine eklenebilecek tarihsel olaylar hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
NASA, Jüpiter’in uydularından biri olan Europa ile ilgili yeni bir keşif ile gündeme geldi. Hubble Uzay Teleskobu ile yapılan gözlemde Europa’da su buharı tespit edildi.
Uzayın emektar gözlemcilerinden olan Hubble Uzay Teleskobu geçen ay bir arızayla karşılaşmıştı. NASA bugün müjdeli haberi verdi.
Jüpiter uydusu Europa’da hayat var mı?
Buzlu yüzeyinin altında yaşan için elverişli koşullar sunabilecek bir okyanus bulunan Europa uydusunun atmosferik yapısı inceleniyor.
Güneş’ten yaklaşık 1 milyar km uzaklıkta bulunan Europa’da ilk olarak 2013 yılında su buharı tespit edildi. Dünya’da bulunan gayzerlere benzerliğiyle dikkat çeken bölümler, su buharını 100 kilometre yükseliğe kadar yükseltebiliyor.
1999’dan 2015’e kadar uzanan Hubble gözlemlerinde Europa’nın daha geniş bir alanına benzer miktarlarda su buharı yayıldığı bilgiler arasında yer alıyor.
KTH Kraliyet Teknoloji, Uzay ve Plazma Fiziği Enstitüsü’nden Lorenz Roth tarafından, yakın zamanda Jüpiter’in uydusu Ganymede’nin atmosferinde su buharının keşfi yapıldı.
Bu tespit, NASA’nın Europa Clipper’ı ve Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) Jüpiter Icy Moons Explorer (JUICE) görevi de dahil olmak üzere gelecekteki sondalar tarafından Europa’nın derinlemesine araştırılacağı açıklandı.
Haftalık bültenimizin sekizinci sayısına hoş geldiniz ShiftDelete.Net okurları! Sizler için bu hafta öne çıkan, asla kaçırmamanız gereken bir dizi haberi derledik.
Bu haftanın öne çıkan haberleri arasında, üst üste gelen lansman tarihleri dikkat çekiyor. Google‘ın 19 Ekim’de yeni ürünlerini duyuracağı zaten biliniyordu. Fakat bu hafta Apple, 18 Ekim’de; Samsung ise 20 Ekim’de lansman yapacaklarını açıkladı.
ShiftDelete.Net bültenlerine nasıl abone olunur?
Her pazar sabah 09:00 itibariyle yayınlanacak haftalık ShiftDelete.Net bültenlerine oldukça pratik bir şekilde abone olmanız mümkün. Bir kez e-postanızı girdikten sonra, her hafta otomatik olarak bültenlerimize ulaşabileceksiniz. Bunu yapmak için aşağıdaki formu doldurmanız yeterli.
Sinema tutkunları tarafından merakla beklenen yeni Batman serisi için DC, ilk tanıtım gerçekleştirildi. Şirket yapmış olduğu etkinlikte, filmin ilk fragmanına yer verdi. Bruce Wayne rolünde Alacakaranlık, TheLighthouse ve Harry Potter filmlerinden tanıdığımız Robert Pattinson yer alıyor.
DC evreninin popüler süper kahramanlarından biri olan Batman filmleri hangi sırayla izlenmeli? Sizler için yazımızda derledik...
İşte merakla beklenen Batman fragmanı ve çıkış tarihi
DC masraftan kaçmamışa benziyor. Fragman boyunca karşımıza çıkan sahneler sebebiyle, filmin oldukça yüksek adrenalin ve aksiyon içereceğini söyleyebiliriz. Üstelik açılış sahnesinde bile, Batman’in ezeli rakiplerinden The Riddler’ın yani Edward Nygma’nın yakalanma anına tanıklık ediyoruz.
Fragmanın ilerleyen sahnelerinde ise Penguen lakabıyla bilinen Oswald Cobblepot’tanKedi Kadın Seline Kyle’a kadar önceki serilerde karşılaştığımız pek çok karaktere rastlıyoruz. Çekimi tamamlanan filmin yönetmenliğini Matt Reeves üstlendi. Beyaz perdeye geleceği tarih, DC tarafından 1 Ekim 2021 olarak planlanmıştı. Fakat salgından sonra çekimler aksadığı için filmin 4 Mart 2022‘ye ertelendi.
Pattinson tartışması
Yeni Batman filminin yapılacağı haberi ilk çıktığında, herkes başrolde kimin olacağını konuşuyordu. Ardından DC ile Warner Bros. anlaşması basına yansıdı ve işler ciddiye bindi. Pek çok hayran, geçmiş yapımlarda Bruce Wayne’i oynayan sanatçılar hakkında konuşuyor, yeni role kimin yakışacağına dair tartışmalara giriyordu.
DC, filme dair ilk görselleri paylaştığında, rolü kimin aldığı belli oldu. Robert Pattinson‘u başrolde gören seyirciler sosyal medya üzerinden büyük bir protesto başlattı. Çünkü neredeyse hiç kimsenin beklemediği bir isim rolü almıştı ve karaktere uygun bir isim olup olmadığı tartışılıyordu.
Batman üçlemesinin başrolü Christian Bale, yapmış olduğu bir röportaj sırasında, tartışmalar hakkında gelen soruya karşılık olarak, Heath Ledger’ın da Joker rolünü aldığında benzer tartışmalar yaşandığını ancak daha sonra kimsenin beklemediği bir efsaneye dönüştüğünü söyledi. Bu sebeple Pattinson’u desteklediğini ve kimseye aldırış etmemesi gerektiğini belirtti. Bale’ın açıklamasından sonra, fanlar da sosyal medya üzerinde tansiyonu düşürerek filmi bekleme kararı aldı.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Pattinson rolün altından kalkabilir mi? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Insider test kullanıcıları için Windows 11 22000.282 sürümü yayınlandı. Başta AMD işlemciler ile ilgili yaşanan sorunlar olmak üzere birçok hatayı çözen yeni sürüm, kullanıcılara sunuldu.
Microsoft, geçtiğimiz günlerde çıkan Windows 11 için yeni güncellemeleri sunmaya yönelik testler yapıyor! İşte ayrıntılar...
Windows 11 22000.282 güncellemesi yayınlandı
Geçtiğimiz günlerde bazı Windows 11 kullanıcılarının AMD işlemcilerde performans düşüşü yaşadığını kabul eden Microsoft, nihayet sorunu düzeltti. Oyun performansını düşürdüğü belirtilen sorunun L3 önbellek ile ilgili olduğu belirtiliyor.
En çok karşılaşılan hatalar arasında Windows 11 yerine Windows 10 görev çubuğu görülmesi yer alıyor. Insider kullanıcılarının görev çubuğu sorunu da düzeltildi. Ayrıca şirket, Xbox Game Bar’ın kayıt özelliğinde yaşanan sorunun da düzelttiğini belirtti.
Bazı kullanıcılarda yaşanan Windows Defender Exploit Protection sorunu, Microsoft Office uygulamalarının kullanımına engel oluyordu. Bu sorunun da düzeltildiği şirketin güncelleme notları arasında mevcut.
Microsoft sürüm notlarına göre Build 22000.282 sürümü, Windows 11’in RTM sürümünü çalıştıran AMD Ryzen işlemcili cihazların performansını etkileyebilecek bir L3 önbelleğe alma sorununu düzeltiyor.
Konu hakkında açıklama yapan Microsoft ve AMD, hata düzeltmeleri içeren güncellemelerin test kullanıcılarından sonra Ekim ayı içerisinde diğer Windows 11 kullanıcıları için de yayınlanacağını açıkladı.
Son zamanlarda birçok insanı bezdiren ve bir türlü dizginlenemeyen otomobil fiyatları, ikinci el tarafında çok daha fazla can yakıyor. Her geçen gün daha da yükselen piyasada satılan araçlar ve araçlara ödenen ücretler ağızları açık bırakıyor. Bugün ortaya çıkan haberler, hurdanın da ötesinde olan bir Clio için verilen yüksek meblağı gözler önüne serdi.
Sıfır otomobillerin zamlanmasına paralel olarak çok hızlı bir şekilde hint kumaşına dönen ikinci el araçlar, hiç olmadığı kadar pahalı bir hal aldı. Zamanında yapılan “iPhone 6 mı? Tofaş Şahin mi?” tartışmaları özlenirken, hurda arabaların bile binlerce lira ediyor olması sinirleri bozmayı başardı. Ensonhaber.com’un yayınladığı habere göre 42 bin TL’ye satışa çıkan otomobil, gelen tepkilere rağmen alıcı buldu.
Sel sebebiyle hurdaya döndü: Sahibi 42 bin TL istedi
İkinci el araç alım satım platformunda bir kullanıcı tarafından satışa sunulan 2017 model Renault Clio, sahibinin söylediklerine göre selde hasar aldı. Arabanın görüntüsünü de ilana ekleyen vatandaş, birkaç gün önce gerek sosyal medyanın gerekse forumların ana gündem maddelerinden biri oldu.
Herkesi şaşkına çeviren otomobil adeta pahalı demir yığınından oluşuyordu. Açıklamada aracın hasar kaydının bulunmadığını söyleyen vatandaş, gelen yoğun tepki üzerine ilanı kaldırdı. Ancak arabayı almak isteyen bir kişi ne yapıp edip araç sahibini buldu.
Yapılan pazarlık sonunda 42 bin TL değer biçilen 2017 model “hasarsız” (!) Renault Clio, 20 bin TL’ye satıldı. İlan sahibi Erkan Çidan isimli vatandaş arabayı sattıktan sonra şu sözleri sarf etti: “Kaç para yapar diye sembolik bir rakam yazdık. Bu arabanın yedek parça dahi olsa motoru 15-20 bin TL civarında. Baktım çok tepki var, telefonum susmadı ilanı kaldırdım. Ama araba 20 bin TL’ye satıldı.”
Peki siz bu durumla ilgili ne düşünüyorsunuz? Otomobil fiyatlarındaki yükseliş ne zaman düşer? Bu araba olduğu iddia edilen demir yığınının 20 bin TL etmesinin sebebi ne? Yorumlarda belirtebilirsiniz…
WhatsApp ile alakalı her geçen gün yeni detaylar öğrenme şansı yakalıyoruz. Belki de dünyanın en popüler mesajlaşma uygulaması olan platform, kullanıcılarına birçok farklı deneyim vadediyor. Bu özelliklerden biri de kuşkusuz grup kurma ve oradan mesajlaşma.
Açmanın kolay olduğu ve günlük hayatta pek çok anlamda kolaylık sağlayan bu özellik, WhatsApp tarafından sonlandırılabiliyor. Peki platform, ne zaman bu yetkisini kullanmakta? İşte o sorunun kaynağına, bu yazımızda iniyoruz.
Türkiye'nin en çok takipçisi olan Instagram hesapları hangileri? Bu sorunun cevabını sizler için araştırdık ve liste haline getirdik!
WhatsApp, çeşitli nedenlerle gruplarınızı kapatabilir
Toplu mesajlaşmanın önünü açan ve çok uzun süredir hayatımızda yer eden grupları, çeşitli yetkilerle yönetebiliyoruz. Kendi topluluğumuzu oluşturabildiğimiz gibi, orada yöneticilik faaliyetleri gerçekleştirme imkanı da elimize geçmekte. Bununla birlikte WhatsApp da, bazı durumlarda gruplarınıza müdahil olabiliyor. Ortaya çıkan bilgilere göre platformun kendine has bir denetim sistemi de bulunmakta.
Normal şartlarda uçtan uca şifreleme sistemi nedeniyle grup içerisindeki konuşmalarınız, aramalarınız ve medya paylaşımlarınız, sistem tarafından takip edilemiyor. Ancak bu durum geliştirici ekip için bir engel değil. Zira WhatsApp bünyesinde çalışan bir grup yazılımcı, bir çeşit makine öğrenmesi üzerinde çalışarak, grupların denetimini sağlayabilmekte. Geliştiriciler, gerçekleştirdikleri proje ile bozuk grup bilgilerini takip edebiliyorlar. Bu sayede içerisinde yer aldığınız toplulukları da sonlandırma şansına sahip olabilmekteler.
Yapay zeka ile denetimi sağlayan WhatsApp, kullanıcıların şikayetlerine göre de inisiyatif alabiliyor. Gelen raporları değerlendirebilen platform, otomatik olarak gruplara son verebilme yetkisine de sahip. Bununla birlikte kapatılan toplulukları, kullanıcıların görmesi ve takip etmesi de engelleniyor.
Buna ek olarak WhatsApp, kapattığı grupların ardından, müşteri desteği de sağlamakta. Kullanıcılar olası yanlış anlaşılmada, destek formu oluşturarak kurdukları toplulukları geri kazabiliyorlar. Ancak WhatsApp‘ın grup kurucularını da kalıcı olarak platformdan uzaklaştırma hakkına sahip olduğunu unutmamak gerek.
Bu tarz bir sıkıntı yaşamamak için, yasa dışı ibareleri grup bünyesinden uzak tutmak güvenli bir adım olacaktır. Ayrıca gruba dahil edilen kişileri de denetlemek mümkün. İlave olarak, eğer şüpheli bir grupta yer aldığınızı düşünüyorsanız, hemen raporlamanız da sizler için olumlu bir gelişme olacaktır.
WhatsApp‘ın grupları kontrol etmesi hakkında sizler ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.
Dünya tarihinin en çok satan oyunu Minecraft, PC oyuncularını sevindirecek. Minecraft Live 2021 etkinliğinde sahne alan geliştirici stüdyo Mojang, müjdeli haberi verdi. Oyunun iki farklı sürümü Xbox Game Pass abonelik sistemine dahil olacak.
Normal şartlarda konsollardaki abonelik sistemlerine daha önceden dahil olan yapım, PC kısmında uzun süredir bekliyordu. Ancak Mojang, Minecraft paketi altında iki ayrı sürüm yayınlayacak.
GTA Online bünyesinde pek çok kolay para kazanma yöntemi bulunuyor. İçeriğimizde bunlara yer verdik. İşte o yöntemler...
Game Pass PC’de artık 3 adet Minecraft olacak
Kasım ayında eklenecek paket ile, PC sahibi Game Pass abonelerine 3 adet Minecraft sunulmuş olacak. Getirilen ilk oyun Minecraft Dungeon olurken, yapımın Java ve Bedrock versiyonları da oyuncuları karşılayacak. Özellikle Java sürümü oldukça sürpriz olurken, oyunu bugünlerine getiren yapıma ilginin yüksek olması bekleniyor.
Bedrock versiyonuna göre büyük avantajları olan Java versiyonu, oyuncularında ilgisini oldukça çekiyor. Modlamaya çok uygun olan sürüm sayesinde, daha yaratıcı oyun deneyimleri ortaya çıkabiliyor. Öte yandan Bedrock sürümünün de Java’ya nazaran önemli artıları bulunmakta. Zira Bedrock sahipleri çapraz platform deneyimine sahip olabiliyorlar.
İki sürüm arası geçişlerin de kolaylaşacağı öğrenilirken Mojang, Java ve Bedrock sürümleri arası çapraz platform desteğinin bulunmadığını yineledi. Daha önceden de bu özelliğin olmadığını hatırlatan stüdyo, Game Pass PC eklemesi ile artması muhtemel dedikodulara anında son verdi. Eğer oyunu arkadaşlarınızla oynamak isterseniz, herkesin aynı versiyondan bağlanacağından emin olmanız gerekecek. Bununla birlikte mağaza içerisine tek bir Minecraft eklemesi yapılacağı ortaya çıktı.
Game Pass PC sisteminin elini güçlendiren bu ekleme ile Xbox’ta ön plana çıkmaya devam ediyor. Her geçen gün yeni yapımları bünyesine katan sistem, beklentileri yükseltiyor. Özellikle dünyanın en çok satan oyununa da sahip olan Microsoft, rakiplerine de göz dağı veriyor. Bakalım oyun dünyası, Xbox cephesinin beklediği şartlar altında gelişmeye devam edecek mi? Bekleyip göreceğiz.
Peki sizler Minceraft‘ın Game Pass PC sistemine eklenişi hakkında neler düşünüyorsunuz? Abonelik programının eli sizce güçlendi mi? Bununla birlikte eğer Game Pass üyesiyseniz, Minecraft‘ı oynayacak mısınız? Görüşlerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.
Televizyon tarihinin en başarılı yapımları arasında gösterilen Breaking Bad, final yapmasının üzerinden sekiz yıl geçmesine rağmen bir türlü gündemden düşmüyor. 2008 yılında yayın hayatına başlayan ve 5 sezon boyunca dünyanın dört bir yanındaki izleyicileri ekran başına kitleyen dizi, konsepti nedeniyle bazı kişilere de olumsuz anlamda örnek oluyor.
Bu zamana kadar dizinin başrollerinden Walter White yani Heisenberg’e özenerek metamfetamin üretmeye çalışırken yakalanan kimya öğretmenleri de dahil olmak üzere birçok haber duymuştuk. Bunun bir örneği de geçtiğimiz günlerde yaşandı.
ABD’de içinde meth laboratuvarı bulunan karavan ele geçirildi
Diziyi uzaktan yakından takip eden izleyicilerin kolaylıkla hatırlayacağı üzere Walter White ile Jesse Pinkman, ilk başlarda metamfetaminleri üretebilmek için bir karavan satın alarak içine gerekli malzemelerin bulunduğu laboratuvar kurmuşlardı. Hatta temin etmesi oldukça zor ve pahalı olan bazı malzemeleri de oldukça amatör bir şekilde çalmışlardı.
Tam da bu noktada ABD’nin Arizona eyaletinin başkenti Phoenix’te Breaking Bad dizisinde olduğu gibi içinde metamfetamin laboratuvarı bulunan bir karavan bulundu. Phoenix Polis Departmanı tarafından yapılan açıklamaya göre söz konusu karavan, sahibinin bir işyerine izinsiz giriş yapması sonrasında gelen ihbarla ele geçirildi.
FOX 10 tarafından gelen bilgilere göre, karavanın sahibinin 38 yaşındaki Jan Vose olduğu belirlendi. Dizide olduğu gibi metamfetamin üretiminde tipik olarak kullanılan malzemeleri çalmaya çalışırken yakayı ele veren Vose, hem uyuşturucu hem de hırsızlık suçundan tutuklanarak hapse gönderildi.
Hakkında halihazırda tutuklama emri de bulunan Vose, sorgusu esnasında yaklaşık üç aydır Breaking Bad tarzı karavanında kaldığını itiraf etti. Öte yandan şüphelinin üzerinde uyuşturucu olması muhtemel bazı haplar da bulundu.
DC Genişletilmiş Evreni içerisinde en çok beklenen filmlerinden biri kuşkusuz The Flash. İşleyeceği konu itibariyle oldukça öneli sürprizlere sahip olan yapım, Warner Bros. ile DC‘nin ortak düzenlendiği etkinlikte kendine yer buldu. DC Fandome ismiyle düzenlenen gösteri, özellikle sinema evrenini yakından takip edenler için büyük bir fırsat.
İlk kez bir fragman ile ortaya çıkan TheFlash, önemli ipuçlarını da izleyicilere sundu. Alternatif evrenlerin bir araya geleceği yapımda, birkaç eski dostu da göreceğiz.
Son zamanların en çok konuşulan dizisi olan Squid Game için Netflix'in harcadığı miktar belli oldu. İşte detaylar...
The Flash: Flashpoint’ten ilk fragman
Barry Allen karakterinin, zaman çizgisini bozmasıyla oluşan karışıklığı anlatacak yapım, alternatif evrenlerdeki karakterleri de göreceğiz. Bu isimlerden kuşkusuz en dikkat çekeni ise Michael Keaton‘ın ikonik Batman‘i. 1989 yılında ilk olarak karakteri canlandıran başarılı oyuncu, The Flash filmi için tekrardan kamera önüne geçiyor. Özellikle hayranlarda yeri bir ayrı olan Keaton, beklentileri şimdiden yükseltti.
Fragmanda silueti gözüken Batman, senaryo gereği Barry Allen‘a önemli yardımı dokunacak. Bununla birlikte paylaşılan ilk videoda dikkat çeken bir husus daha var. Şöyle ki, Batman‘in mağarasında geçtiği tahmin edilen bir sahnede iki farklı BarryAllen karakteri göze çarpıyor. Tam olarak rollerin detaylarına ise ulaşılamadı.
The Flash filminin çıkış tarihi
Çıkışı ile sıkıntılı sinema evrenine büyük bir çözüm olabilme kapasitesine sahip olan The Flash, önümüzdeki sene izleyicilerinin karşısına çıkacak. Bir nevi sıfırlama tuşu yerine geçecek yapımın yönetmenliğini ise, Andy Muschietti üstlenecek. Başarılı isme senaryo yazımında ise Christina Hodson yardım edecek.
Hayranlarını heyecanlandıran yapımda başrollerde ise, Ezra Miller, Michael Keaton, Ben Affleck, Sasha Calle, Grant Gustin, Gal Gadot ve Ray Fisher yer alıyor. Artık geri sayıma geçilen yapım, bakalım büyük beklentilerin altından kalmayı başaracak mı. Özellikle kötü gidişatı düzeltmek isteyen DC, son kozunu iyi oynamak isteyecektir.
Sizler The Flash: Flashpoint ile alakalı neler düşünüyorsunuz? Bununla birlikte sizce Warner Bros., seyircilerin istediği türden bir film yapmayı başaracak mı? Yapım ile alakalı görüşlerinizi ve teorilerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.
Elektrikli araçlara olan talep her geçen gün artış göstermeye devam ediyor. Özellikle azalan maliyetlerle birlikte piyasaya göre normale dönen fiyatlar ile birlikte müşteriler yönünü elektrikli araçlara çevirmiş durumda.
Elektrikli araçların artan menzilleri ve gelişen şarj teknolojileri ile birlikte benzinli araçlara kıyasla tercih edilme oranı da artıyor. Son gelen satış rakamlarına göre bu durum en çok Volkswagen grubuna yaramışa benziyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, TOGG'un Gemlik fabrikasında devam eden inşaatı ziyaret etti ve değerlendirmelerini paylaştı.
Bir önceki yıla göre satışlar yüzde 138 arttı
Buna göre Volkswagen grubu, bu yılın Temmuz ve Eylül ayları arasında dünya çapında 122.100 elektrikli araç satışı gerçekleştirdi. 2020’nin aynı dönemine göre satış rakamlarını ikiye katlayan Alman otomobil devi, elektrikli otomobillere olan yatırımlarını hız kesmeden sürdürüyor.
İki katına çıkan satış rakamları ile alakalı açıklamada bulunan satış başkanı Christian Dahlheim, “Küresel elektrikli atağımız tüm hızıyla devam ediyor. Avrupa’da tamamen elektrikli araçlarda 1 numarayız. ABD’de ise iki numarayız. Bir milyon elektrikli araç hedefimize yönelik talepler güçlü bir şekilde devam ediyor.” dedi.
Satış verilerine göre Alman grup Çin’de de satışlarını artırmaya devam ediyor. Bu veriler neticesinde marka bu yılın ilk yarısında 18.300 tane elektrikli araç sattı. Çin’deki elektrikli araçların yüzde 24’ünü oluşturan VW grubun araçları, tüm dünyada tercih edilen modeller arasında yer almaya devam ediyor.
Bu yıl itibariyle toplamda 293.100 elektrikli araç satan VW grubu, geçen yıla göre elektrikli araç satışlarında yüzde 138 artış yaşadı.