Haftalık bültenimizin sekizinci sayısına hoş geldiniz ShiftDelete.Net okurları! Sizler için bu hafta öne çıkan, asla kaçırmamanız gereken bir dizi haberi derledik.
Bu haftanın öne çıkan haberleri arasında, üst üste gelen lansman tarihleri dikkat çekiyor. Google‘ın 19 Ekim’de yeni ürünlerini duyuracağı zaten biliniyordu. Fakat bu hafta Apple, 18 Ekim’de; Samsung ise 20 Ekim’de lansman yapacaklarını açıkladı.
ShiftDelete.Net bültenlerine nasıl abone olunur?
Her pazar sabah 09:00 itibariyle yayınlanacak haftalık ShiftDelete.Net bültenlerine oldukça pratik bir şekilde abone olmanız mümkün. Bir kez e-postanızı girdikten sonra, her hafta otomatik olarak bültenlerimize ulaşabileceksiniz. Bunu yapmak için aşağıdaki formu doldurmanız yeterli.
Sinema tutkunları tarafından merakla beklenen yeni Batman serisi için DC, ilk tanıtım gerçekleştirildi. Şirket yapmış olduğu etkinlikte, filmin ilk fragmanına yer verdi. Bruce Wayne rolünde Alacakaranlık, TheLighthouse ve Harry Potter filmlerinden tanıdığımız Robert Pattinson yer alıyor.
DC evreninin popüler süper kahramanlarından biri olan Batman filmleri hangi sırayla izlenmeli? Sizler için yazımızda derledik...
İşte merakla beklenen Batman fragmanı ve çıkış tarihi
DC masraftan kaçmamışa benziyor. Fragman boyunca karşımıza çıkan sahneler sebebiyle, filmin oldukça yüksek adrenalin ve aksiyon içereceğini söyleyebiliriz. Üstelik açılış sahnesinde bile, Batman’in ezeli rakiplerinden The Riddler’ın yani Edward Nygma’nın yakalanma anına tanıklık ediyoruz.
Fragmanın ilerleyen sahnelerinde ise Penguen lakabıyla bilinen Oswald Cobblepot’tanKedi Kadın Seline Kyle’a kadar önceki serilerde karşılaştığımız pek çok karaktere rastlıyoruz. Çekimi tamamlanan filmin yönetmenliğini Matt Reeves üstlendi. Beyaz perdeye geleceği tarih, DC tarafından 1 Ekim 2021 olarak planlanmıştı. Fakat salgından sonra çekimler aksadığı için filmin 4 Mart 2022‘ye ertelendi.
Pattinson tartışması
Yeni Batman filminin yapılacağı haberi ilk çıktığında, herkes başrolde kimin olacağını konuşuyordu. Ardından DC ile Warner Bros. anlaşması basına yansıdı ve işler ciddiye bindi. Pek çok hayran, geçmiş yapımlarda Bruce Wayne’i oynayan sanatçılar hakkında konuşuyor, yeni role kimin yakışacağına dair tartışmalara giriyordu.
DC, filme dair ilk görselleri paylaştığında, rolü kimin aldığı belli oldu. Robert Pattinson‘u başrolde gören seyirciler sosyal medya üzerinden büyük bir protesto başlattı. Çünkü neredeyse hiç kimsenin beklemediği bir isim rolü almıştı ve karaktere uygun bir isim olup olmadığı tartışılıyordu.
Batman üçlemesinin başrolü Christian Bale, yapmış olduğu bir röportaj sırasında, tartışmalar hakkında gelen soruya karşılık olarak, Heath Ledger’ın da Joker rolünü aldığında benzer tartışmalar yaşandığını ancak daha sonra kimsenin beklemediği bir efsaneye dönüştüğünü söyledi. Bu sebeple Pattinson’u desteklediğini ve kimseye aldırış etmemesi gerektiğini belirtti. Bale’ın açıklamasından sonra, fanlar da sosyal medya üzerinde tansiyonu düşürerek filmi bekleme kararı aldı.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Pattinson rolün altından kalkabilir mi? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Insider test kullanıcıları için Windows 11 22000.282 sürümü yayınlandı. Başta AMD işlemciler ile ilgili yaşanan sorunlar olmak üzere birçok hatayı çözen yeni sürüm, kullanıcılara sunuldu.
Microsoft, geçtiğimiz günlerde çıkan Windows 11 için yeni güncellemeleri sunmaya yönelik testler yapıyor! İşte ayrıntılar...
Windows 11 22000.282 güncellemesi yayınlandı
Geçtiğimiz günlerde bazı Windows 11 kullanıcılarının AMD işlemcilerde performans düşüşü yaşadığını kabul eden Microsoft, nihayet sorunu düzeltti. Oyun performansını düşürdüğü belirtilen sorunun L3 önbellek ile ilgili olduğu belirtiliyor.
En çok karşılaşılan hatalar arasında Windows 11 yerine Windows 10 görev çubuğu görülmesi yer alıyor. Insider kullanıcılarının görev çubuğu sorunu da düzeltildi. Ayrıca şirket, Xbox Game Bar’ın kayıt özelliğinde yaşanan sorunun da düzelttiğini belirtti.
Bazı kullanıcılarda yaşanan Windows Defender Exploit Protection sorunu, Microsoft Office uygulamalarının kullanımına engel oluyordu. Bu sorunun da düzeltildiği şirketin güncelleme notları arasında mevcut.
Microsoft sürüm notlarına göre Build 22000.282 sürümü, Windows 11’in RTM sürümünü çalıştıran AMD Ryzen işlemcili cihazların performansını etkileyebilecek bir L3 önbelleğe alma sorununu düzeltiyor.
Konu hakkında açıklama yapan Microsoft ve AMD, hata düzeltmeleri içeren güncellemelerin test kullanıcılarından sonra Ekim ayı içerisinde diğer Windows 11 kullanıcıları için de yayınlanacağını açıkladı.
Son zamanlarda birçok insanı bezdiren ve bir türlü dizginlenemeyen otomobil fiyatları, ikinci el tarafında çok daha fazla can yakıyor. Her geçen gün daha da yükselen piyasada satılan araçlar ve araçlara ödenen ücretler ağızları açık bırakıyor. Bugün ortaya çıkan haberler, hurdanın da ötesinde olan bir Clio için verilen yüksek meblağı gözler önüne serdi.
Sıfır otomobillerin zamlanmasına paralel olarak çok hızlı bir şekilde hint kumaşına dönen ikinci el araçlar, hiç olmadığı kadar pahalı bir hal aldı. Zamanında yapılan “iPhone 6 mı? Tofaş Şahin mi?” tartışmaları özlenirken, hurda arabaların bile binlerce lira ediyor olması sinirleri bozmayı başardı. Ensonhaber.com’un yayınladığı habere göre 42 bin TL’ye satışa çıkan otomobil, gelen tepkilere rağmen alıcı buldu.
Sel sebebiyle hurdaya döndü: Sahibi 42 bin TL istedi
İkinci el araç alım satım platformunda bir kullanıcı tarafından satışa sunulan 2017 model Renault Clio, sahibinin söylediklerine göre selde hasar aldı. Arabanın görüntüsünü de ilana ekleyen vatandaş, birkaç gün önce gerek sosyal medyanın gerekse forumların ana gündem maddelerinden biri oldu.
Herkesi şaşkına çeviren otomobil adeta pahalı demir yığınından oluşuyordu. Açıklamada aracın hasar kaydının bulunmadığını söyleyen vatandaş, gelen yoğun tepki üzerine ilanı kaldırdı. Ancak arabayı almak isteyen bir kişi ne yapıp edip araç sahibini buldu.
Yapılan pazarlık sonunda 42 bin TL değer biçilen 2017 model “hasarsız” (!) Renault Clio, 20 bin TL’ye satıldı. İlan sahibi Erkan Çidan isimli vatandaş arabayı sattıktan sonra şu sözleri sarf etti: “Kaç para yapar diye sembolik bir rakam yazdık. Bu arabanın yedek parça dahi olsa motoru 15-20 bin TL civarında. Baktım çok tepki var, telefonum susmadı ilanı kaldırdım. Ama araba 20 bin TL’ye satıldı.”
Peki siz bu durumla ilgili ne düşünüyorsunuz? Otomobil fiyatlarındaki yükseliş ne zaman düşer? Bu araba olduğu iddia edilen demir yığınının 20 bin TL etmesinin sebebi ne? Yorumlarda belirtebilirsiniz…
WhatsApp ile alakalı her geçen gün yeni detaylar öğrenme şansı yakalıyoruz. Belki de dünyanın en popüler mesajlaşma uygulaması olan platform, kullanıcılarına birçok farklı deneyim vadediyor. Bu özelliklerden biri de kuşkusuz grup kurma ve oradan mesajlaşma.
Açmanın kolay olduğu ve günlük hayatta pek çok anlamda kolaylık sağlayan bu özellik, WhatsApp tarafından sonlandırılabiliyor. Peki platform, ne zaman bu yetkisini kullanmakta? İşte o sorunun kaynağına, bu yazımızda iniyoruz.
Türkiye'nin en çok takipçisi olan Instagram hesapları hangileri? Bu sorunun cevabını sizler için araştırdık ve liste haline getirdik!
WhatsApp, çeşitli nedenlerle gruplarınızı kapatabilir
Toplu mesajlaşmanın önünü açan ve çok uzun süredir hayatımızda yer eden grupları, çeşitli yetkilerle yönetebiliyoruz. Kendi topluluğumuzu oluşturabildiğimiz gibi, orada yöneticilik faaliyetleri gerçekleştirme imkanı da elimize geçmekte. Bununla birlikte WhatsApp da, bazı durumlarda gruplarınıza müdahil olabiliyor. Ortaya çıkan bilgilere göre platformun kendine has bir denetim sistemi de bulunmakta.
Normal şartlarda uçtan uca şifreleme sistemi nedeniyle grup içerisindeki konuşmalarınız, aramalarınız ve medya paylaşımlarınız, sistem tarafından takip edilemiyor. Ancak bu durum geliştirici ekip için bir engel değil. Zira WhatsApp bünyesinde çalışan bir grup yazılımcı, bir çeşit makine öğrenmesi üzerinde çalışarak, grupların denetimini sağlayabilmekte. Geliştiriciler, gerçekleştirdikleri proje ile bozuk grup bilgilerini takip edebiliyorlar. Bu sayede içerisinde yer aldığınız toplulukları da sonlandırma şansına sahip olabilmekteler.
Yapay zeka ile denetimi sağlayan WhatsApp, kullanıcıların şikayetlerine göre de inisiyatif alabiliyor. Gelen raporları değerlendirebilen platform, otomatik olarak gruplara son verebilme yetkisine de sahip. Bununla birlikte kapatılan toplulukları, kullanıcıların görmesi ve takip etmesi de engelleniyor.
Buna ek olarak WhatsApp, kapattığı grupların ardından, müşteri desteği de sağlamakta. Kullanıcılar olası yanlış anlaşılmada, destek formu oluşturarak kurdukları toplulukları geri kazabiliyorlar. Ancak WhatsApp‘ın grup kurucularını da kalıcı olarak platformdan uzaklaştırma hakkına sahip olduğunu unutmamak gerek.
Bu tarz bir sıkıntı yaşamamak için, yasa dışı ibareleri grup bünyesinden uzak tutmak güvenli bir adım olacaktır. Ayrıca gruba dahil edilen kişileri de denetlemek mümkün. İlave olarak, eğer şüpheli bir grupta yer aldığınızı düşünüyorsanız, hemen raporlamanız da sizler için olumlu bir gelişme olacaktır.
WhatsApp‘ın grupları kontrol etmesi hakkında sizler ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.
Dünya tarihinin en çok satan oyunu Minecraft, PC oyuncularını sevindirecek. Minecraft Live 2021 etkinliğinde sahne alan geliştirici stüdyo Mojang, müjdeli haberi verdi. Oyunun iki farklı sürümü Xbox Game Pass abonelik sistemine dahil olacak.
Normal şartlarda konsollardaki abonelik sistemlerine daha önceden dahil olan yapım, PC kısmında uzun süredir bekliyordu. Ancak Mojang, Minecraft paketi altında iki ayrı sürüm yayınlayacak.
GTA Online bünyesinde pek çok kolay para kazanma yöntemi bulunuyor. İçeriğimizde bunlara yer verdik. İşte o yöntemler...
Game Pass PC’de artık 3 adet Minecraft olacak
Kasım ayında eklenecek paket ile, PC sahibi Game Pass abonelerine 3 adet Minecraft sunulmuş olacak. Getirilen ilk oyun Minecraft Dungeon olurken, yapımın Java ve Bedrock versiyonları da oyuncuları karşılayacak. Özellikle Java sürümü oldukça sürpriz olurken, oyunu bugünlerine getiren yapıma ilginin yüksek olması bekleniyor.
Bedrock versiyonuna göre büyük avantajları olan Java versiyonu, oyuncularında ilgisini oldukça çekiyor. Modlamaya çok uygun olan sürüm sayesinde, daha yaratıcı oyun deneyimleri ortaya çıkabiliyor. Öte yandan Bedrock sürümünün de Java’ya nazaran önemli artıları bulunmakta. Zira Bedrock sahipleri çapraz platform deneyimine sahip olabiliyorlar.
İki sürüm arası geçişlerin de kolaylaşacağı öğrenilirken Mojang, Java ve Bedrock sürümleri arası çapraz platform desteğinin bulunmadığını yineledi. Daha önceden de bu özelliğin olmadığını hatırlatan stüdyo, Game Pass PC eklemesi ile artması muhtemel dedikodulara anında son verdi. Eğer oyunu arkadaşlarınızla oynamak isterseniz, herkesin aynı versiyondan bağlanacağından emin olmanız gerekecek. Bununla birlikte mağaza içerisine tek bir Minecraft eklemesi yapılacağı ortaya çıktı.
Game Pass PC sisteminin elini güçlendiren bu ekleme ile Xbox’ta ön plana çıkmaya devam ediyor. Her geçen gün yeni yapımları bünyesine katan sistem, beklentileri yükseltiyor. Özellikle dünyanın en çok satan oyununa da sahip olan Microsoft, rakiplerine de göz dağı veriyor. Bakalım oyun dünyası, Xbox cephesinin beklediği şartlar altında gelişmeye devam edecek mi? Bekleyip göreceğiz.
Peki sizler Minceraft‘ın Game Pass PC sistemine eklenişi hakkında neler düşünüyorsunuz? Abonelik programının eli sizce güçlendi mi? Bununla birlikte eğer Game Pass üyesiyseniz, Minecraft‘ı oynayacak mısınız? Görüşlerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.
Televizyon tarihinin en başarılı yapımları arasında gösterilen Breaking Bad, final yapmasının üzerinden sekiz yıl geçmesine rağmen bir türlü gündemden düşmüyor. 2008 yılında yayın hayatına başlayan ve 5 sezon boyunca dünyanın dört bir yanındaki izleyicileri ekran başına kitleyen dizi, konsepti nedeniyle bazı kişilere de olumsuz anlamda örnek oluyor.
Bu zamana kadar dizinin başrollerinden Walter White yani Heisenberg’e özenerek metamfetamin üretmeye çalışırken yakalanan kimya öğretmenleri de dahil olmak üzere birçok haber duymuştuk. Bunun bir örneği de geçtiğimiz günlerde yaşandı.
ABD’de içinde meth laboratuvarı bulunan karavan ele geçirildi
Diziyi uzaktan yakından takip eden izleyicilerin kolaylıkla hatırlayacağı üzere Walter White ile Jesse Pinkman, ilk başlarda metamfetaminleri üretebilmek için bir karavan satın alarak içine gerekli malzemelerin bulunduğu laboratuvar kurmuşlardı. Hatta temin etmesi oldukça zor ve pahalı olan bazı malzemeleri de oldukça amatör bir şekilde çalmışlardı.
Tam da bu noktada ABD’nin Arizona eyaletinin başkenti Phoenix’te Breaking Bad dizisinde olduğu gibi içinde metamfetamin laboratuvarı bulunan bir karavan bulundu. Phoenix Polis Departmanı tarafından yapılan açıklamaya göre söz konusu karavan, sahibinin bir işyerine izinsiz giriş yapması sonrasında gelen ihbarla ele geçirildi.
FOX 10 tarafından gelen bilgilere göre, karavanın sahibinin 38 yaşındaki Jan Vose olduğu belirlendi. Dizide olduğu gibi metamfetamin üretiminde tipik olarak kullanılan malzemeleri çalmaya çalışırken yakayı ele veren Vose, hem uyuşturucu hem de hırsızlık suçundan tutuklanarak hapse gönderildi.
Hakkında halihazırda tutuklama emri de bulunan Vose, sorgusu esnasında yaklaşık üç aydır Breaking Bad tarzı karavanında kaldığını itiraf etti. Öte yandan şüphelinin üzerinde uyuşturucu olması muhtemel bazı haplar da bulundu.
DC Genişletilmiş Evreni içerisinde en çok beklenen filmlerinden biri kuşkusuz The Flash. İşleyeceği konu itibariyle oldukça öneli sürprizlere sahip olan yapım, Warner Bros. ile DC‘nin ortak düzenlendiği etkinlikte kendine yer buldu. DC Fandome ismiyle düzenlenen gösteri, özellikle sinema evrenini yakından takip edenler için büyük bir fırsat.
İlk kez bir fragman ile ortaya çıkan TheFlash, önemli ipuçlarını da izleyicilere sundu. Alternatif evrenlerin bir araya geleceği yapımda, birkaç eski dostu da göreceğiz.
Son zamanların en çok konuşulan dizisi olan Squid Game için Netflix'in harcadığı miktar belli oldu. İşte detaylar...
The Flash: Flashpoint’ten ilk fragman
Barry Allen karakterinin, zaman çizgisini bozmasıyla oluşan karışıklığı anlatacak yapım, alternatif evrenlerdeki karakterleri de göreceğiz. Bu isimlerden kuşkusuz en dikkat çekeni ise Michael Keaton‘ın ikonik Batman‘i. 1989 yılında ilk olarak karakteri canlandıran başarılı oyuncu, The Flash filmi için tekrardan kamera önüne geçiyor. Özellikle hayranlarda yeri bir ayrı olan Keaton, beklentileri şimdiden yükseltti.
Fragmanda silueti gözüken Batman, senaryo gereği Barry Allen‘a önemli yardımı dokunacak. Bununla birlikte paylaşılan ilk videoda dikkat çeken bir husus daha var. Şöyle ki, Batman‘in mağarasında geçtiği tahmin edilen bir sahnede iki farklı BarryAllen karakteri göze çarpıyor. Tam olarak rollerin detaylarına ise ulaşılamadı.
The Flash filminin çıkış tarihi
Çıkışı ile sıkıntılı sinema evrenine büyük bir çözüm olabilme kapasitesine sahip olan The Flash, önümüzdeki sene izleyicilerinin karşısına çıkacak. Bir nevi sıfırlama tuşu yerine geçecek yapımın yönetmenliğini ise, Andy Muschietti üstlenecek. Başarılı isme senaryo yazımında ise Christina Hodson yardım edecek.
Hayranlarını heyecanlandıran yapımda başrollerde ise, Ezra Miller, Michael Keaton, Ben Affleck, Sasha Calle, Grant Gustin, Gal Gadot ve Ray Fisher yer alıyor. Artık geri sayıma geçilen yapım, bakalım büyük beklentilerin altından kalmayı başaracak mı. Özellikle kötü gidişatı düzeltmek isteyen DC, son kozunu iyi oynamak isteyecektir.
Sizler The Flash: Flashpoint ile alakalı neler düşünüyorsunuz? Bununla birlikte sizce Warner Bros., seyircilerin istediği türden bir film yapmayı başaracak mı? Yapım ile alakalı görüşlerinizi ve teorilerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.
Elektrikli araçlara olan talep her geçen gün artış göstermeye devam ediyor. Özellikle azalan maliyetlerle birlikte piyasaya göre normale dönen fiyatlar ile birlikte müşteriler yönünü elektrikli araçlara çevirmiş durumda.
Elektrikli araçların artan menzilleri ve gelişen şarj teknolojileri ile birlikte benzinli araçlara kıyasla tercih edilme oranı da artıyor. Son gelen satış rakamlarına göre bu durum en çok Volkswagen grubuna yaramışa benziyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, TOGG'un Gemlik fabrikasında devam eden inşaatı ziyaret etti ve değerlendirmelerini paylaştı.
Bir önceki yıla göre satışlar yüzde 138 arttı
Buna göre Volkswagen grubu, bu yılın Temmuz ve Eylül ayları arasında dünya çapında 122.100 elektrikli araç satışı gerçekleştirdi. 2020’nin aynı dönemine göre satış rakamlarını ikiye katlayan Alman otomobil devi, elektrikli otomobillere olan yatırımlarını hız kesmeden sürdürüyor.
İki katına çıkan satış rakamları ile alakalı açıklamada bulunan satış başkanı Christian Dahlheim, “Küresel elektrikli atağımız tüm hızıyla devam ediyor. Avrupa’da tamamen elektrikli araçlarda 1 numarayız. ABD’de ise iki numarayız. Bir milyon elektrikli araç hedefimize yönelik talepler güçlü bir şekilde devam ediyor.” dedi.
Satış verilerine göre Alman grup Çin’de de satışlarını artırmaya devam ediyor. Bu veriler neticesinde marka bu yılın ilk yarısında 18.300 tane elektrikli araç sattı. Çin’deki elektrikli araçların yüzde 24’ünü oluşturan VW grubun araçları, tüm dünyada tercih edilen modeller arasında yer almaya devam ediyor.
Bu yıl itibariyle toplamda 293.100 elektrikli araç satan VW grubu, geçen yıla göre elektrikli araç satışlarında yüzde 138 artış yaşadı.
Performans ve kamera beklentisi olan kullanıcıların merakla beklediği iPhone 13 Pro nihayet tanıtıldı. Özellikle küçük boyutlu akıllı cihaz kullanmak isteyenlere hitap eden cihaz, beklentileri fazlasıyla karşılıyor.
Apple A15 Bionic işlemciden güç alan iPhone 13 Pro, en yüksek performansı sunan akıllı telefon ünvanının sahibi. Ayrıca iPhone 13 Pro modelinde bir önceki nesilden farklı olarak 1 TB depolama seçeneği mevcut.
iPhone 13 serisinde iPhone 12 tasarım çizgisinin dışına çıkmayan Apple, iPhone 13 Pro modelinde 120Hz panel kullandı. Ayrıca küçük çentik ve büyük kamera boyutlarıyla dikkat çeken iPhone 13 Pro, Super Retina XDR 6.1 inç ekrana sahip. Ayrıca iPhone 13 Pro modelinde Sierra Blue, Silver, Gold ve Graphite renk seçenekleri mevcut.
Serinin önceki modelleri ile benzer şekilde iPhone 13’lerde işlemci konusunda fark bulunmuyor. Bütün modeller Apple A15 Bionic işlemciden güç alıyor. TMSC tarafından 5nm teknolojisi ile üretilen Apple A15 Bionic işlemci, yapay zeka desteği konusunda oldukça iddialı.
Apple A15 Bionic işlemci, bir önceki nesile göre yüzde 7 daha yüksek performans ve yüzde 15 artan enerji verimliliği ile dikkat çekiyor. Henüz test sonuçları paylaşılmasa da yeni işlemcinin rakipleri geride bırakacağı tahmin ediliyor.
128 GB,256 GB, 512 GB ve 1 TB depolama seçeneği ve 6 GB RAM ile karşımıza çıkan iPhone 13 Pro, performansıyla dikkat çekiyor. Ayrıca LPDDR5 RAM kullanan Apple, iPhone 13 Pro modelinde üçlü kamera dizilimine yer verdi.
iPhone 13 Pro modelinde 12 Megapiksel f/1.5 ana kamera, 12 Megapiksel f/1.8 otomatik odaklama özelliğine sahip ultra geniş açılı lens ve 12 Megapiksel f/2.8 telefoto lens mevcut. Şirket, derinlik sensörü olarak TOF 3D LiDAR kullandı. Ayrıca öz çekim kamerası olarak 12 Megapiksel geniş açılı lens tercih edildi.
Cihazda 25W hızlı şarj ve 15W MagSafe teknolojilerine sahip 3.095mAh batarya mevcut. Yani iPhone 13 Pro, iPhone 12 Pro modelinden sadece 290 mAh daha yüksek batarya kapasitesine sahip. Ayrıca pil süresinde yaklaşık 1,5 saatlik iyileştirme ile karşımıza çıkıyor. Ne yazık ki Apple batarya performansı konusunda halen rakiplerinin gerisinde.
Yeni modelde Wi-Fi 6 ve Blutooth 5.2 teknolojilerinin yanı sıra uydu iletişimini destekleyen Qualcomm X60 modem mevcut. Ayrıca güvenlik konusunda Face ID haricinde bir teknoloji kullanılmamış. Ne yazık ki bu sene de USB-C portuna geçmeyen Apple, Lightning ısrarına devam ediyor.
iPhone 13 Pro teknik özellikleri
Ekran:
6.1 inç – 2532 x 1170 piksel – 460 PPI – Super Retina XDR – 120 Hz yenileme hızı
Cam koruması: Ön ve arka taraf Corning Gorilla Glass 6
Diğer özellikler: HDR desteği
Donanım:
İşlemci: Apple A15 Bionic
Depolama – RAM: 128 GB/256 GB/512 GB/ 1 TB dahili hafıza, microSD kart desteği yok, 6 GB RAM LPDDR5
Güneş sistemindeki asteroitleri incelemek üzere uzaya fırlatılan Lucy uzay aracı başarılı bir şekilde görevinin ilk aşamasına başladı. 12 yıl sürecek uzunca bir göreve başlayan Lucy, ULA tarafından geliştirilen Atlas V roketi ile başarılı bir kalkış ile uzaya ulaştı.
Jüpiter’in Lagrange noktalarının yanı başında bulunan Truva asteroitlerini keşfetmek üzere NASA tarafından geliştirilen uzay aracı, aynı anda en fazla asteroiti keşfeden ilk araç olacak. Buna göre Lucy, 12 yıllık görev süresi boyunca 8 tane asteroiti keşfetmesi planlanıyor.
ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), Elon Musk'ın şirketi SpaceX ile işbirliğindeki Crew-5 görevinin astronotlarını atadığını duyurdu.
Lucy, güneş sisteminin evrimini anlayacak
Güneş sisteminin evrimini anlamaya yardımcı olacak ve gezegen oluşumunun “fosilleri” olarak kabul edilen Truva asteroitine ulaşana kadar birçok farklı asteroit görecek olan Lucy, kalkıştan bir saat sonra Atlas V roketinden ayrıldı.
Bu ayrılma sonra ikinci motor ile yoluna devam eden uzay aracı, yolculuğunun ilk ayağını başarılı bir şekilde sürdürüyor. Ekim 2022’de dünya çevresindeki ilk yerçekimi desteğini alacak olan Lucy güneş etrafındaki görüngesine başlamadan pillerini de şarj etmeye başladı.
2024’te başka bir yerçekimi yardımı için dünyaya dönecek olan Lucy, 2025’te Donaldjohanson asteroitinin (ana asteroit kuşağının yakınında) yanından geçecek. Daha sonra 2027’de uzay aracı ilk olarak Jüpiter’in önünde buluna ilk Truva asteroitleri sürüsünü ziyaret edecek. Ardından 2031’de üçüncü bir yerçekimi yardımı için dünyayı yeniden ziyaret edecek. Sonunda ise 2033’te ikinci kez asteroit sürüsünü görecek.
Üzerine yerleştirilen 20 mesajla uzaydaki görevine başlayan Lucy, iki tane Türkçe mesaja sahip. Bu mesajlardan biri bir Atasözü olurken, biri Orhan Pamuk tarafından kaleme alındı. Lucy üzerine yerleştirilen atasözü, “Balta ormana girdiğinde ağaçların çoğu “hiç değilse sap bizden biri” dedi”.
Orhan Pamuk’un kaleme aldığı söz ise, “Daha çok sevmek, daha çok gülmek, daha çok düşünmek isterdik. Daha çok görmek, daha çok anlamak, daha çok güvenmek isterdik. Şimdi bizden kalanlar bu istekler ve bu kelimeler. Huzur, rüyalar, uyku ve öpüşler vardı. İnsanlar, meyveler, kağıtlar ve kalemler de vardı. Çünkü hiçbir şey hayat kadar şaşırtıcı olamaz. Yazı hariç. Evet, tabii, tek teselli yazı hariç.” şeklinde.
Mobil sektörün önde gelen üreticilerinden Apple ve Google, yıllardır diğer teknoloji şirketlerini başarılarıyla korkutuyor. 2000’lerin başından beri güçlenen iki üretici, birbirlerinin de en büyük rakibi. Ancak bu yıl iki farklı işlemci üreticisi, telefon sektörünün önde gelen firmalarından her zamankinden daha fazla korkuyor.
Önümüzdeki hafta hem Apple, hem Google, hem de Samsung yeni cihazlarını gerçekleştirilecek lansmanlarda ayrı ayrı tanıtacak. Özellikle Google ve Apple’ın etkinlikleri birçok kullanıcıyı heyecanlandıracak türden. Google, Salı günü Pixel 6 serisini ve muhtemelen katlanabilir Pixel cihazını tanıtacak. Apple’sa pazartesi günü M1X işlemcili 2021 model MacBook Pro’ları duyuracak.
Bir araştırma şirketi tarafından yayımlanan raporda Apple, ARM dizüstü pazarında yüzde 79 ile birinci sırada yer alıyor.
Intel, Apple’ın gerisinde kalıyor
Geçtiğimiz yıl M1 işlemcisi ile büyük beğeni toplayan Apple, Intel’in göndermeli reklamlarıyla sık sık karşılaşmak zorunda kaldı. İşlemci üreticisi Intel kendi çiplerinin, Apple’ınkilere nazaran daha başarılı olduğunu iddia ediyordu. Ancak kullanıcı yorumları ve testler, Apple M1 çipinin daha performanslı ve verimli olduğunu gösterdi.
Apple’ın çiplerini bir türlü yakalayamayan Intel, yeni M1X çipi sebebiyle üreticiden çekiniyor. En azından kaynaklar, Intel’in ana gündeminin M1X ile mücadele etmek olduğunu söylüyor.
Qualcomm’u saran korku Google kaynaklı
Intel ve Apple’ın rekabetinin aksine akıllı telefon sektöründe çekişmeye başlayan Qualcomm–Google, yeni Pixel 6 ile rekabette boyut atlayacak. Google’ın yeni 5nm üretim sürecinden geçen Tensor işlemcisi, yıllardır mobil sektörde gücü elinde bulunduran Qualcomm’u düşündürmeye başladı.
Daha önceki Pixel modellerinde Qualcomm üretimi çipleri karşımıza çıkartan Google, ilk defa kendi işlemcisiyle kullanıcıyı cezbetmeye çalışacak. Çip üreticisi her ne kadar Intel gibi karalama kampanyası başlatmasa da attığı Tweet ile Google’ı cephe aldı.
Önümüzdeki günler bizlere neler gösterecek bilinmez. Bakalım önümüzdeki hafta tanıtılacak olan cihazlar, teknoloji camiasında nasıl karşılanacak? Bekleyip görelim…