Bir film yapma hayaliyle yola çıkan herkesin aklında başroller için belirli bir isim canlanır. Özellikle otör yönetmenlerin sürekli belirli oyuncularla çalışmak istemesi veya oyuncuya rol yazdığı bilinen bir gerçektir. Ancak bazen işler istendiği gibi gitmeyebilir.
Sinema tarihi birbirinden unutulmaz filmlerle ve onlara hayat veren oyuncularla dolu. Kimi zaman film sonlandığında, rolü oynayan aktörün veya aktristin o rol için biçilmiş kaftan olduğu düşünülse de, bazen o isim rol için düşünülen ikinci veya üçüncü opsiyon dahi olabiliyor. Bu yazımızda rol için düşünülen ilk isim olmamasına rağmen yapımı adeta taşıyan oyunculara ve bu kült filmlere değineceğiz.
Robert Zemeckis’in unutulmaz yapımı ve IMDB Top 250 listesinin gediklilerinden olan Forrest Gump’ı Tom Hanks canlandırdı. Buna karşın rol için ilk düşünülen oyuncu; Sin City ve Face/Off gibi filmlerden tanıdığımız Jonh Travolta olmuştu. Travolta, aynı dönemde senaryosu gelen Pulp Fiction‘da oynamayı tercih etti.
The Matrix
Listemizin ikinci sırasında sinema tarihinin en unutulmaz yapımlarından olan The Matrix var. Efsane ilk üçlemenin ardından The Matrix: Resurrection için gün sayarken, aslında serinin iki başrolü olan Neo ve Morpheus karakterleri için kimlerin düşünüldüğünü duyunca oldukça şaşırabilirsiniz.
Öncelikle Neo rolüne değinelim. Watchowski kardeşler Neo rolü için siyahi bir aktörle çalışmak istiyorlardı ve akıllarındaki ilk isim Will Smith‘ti. Ünlü oyuncu rolü reddedip Vahşi Vahşi Batı filminde oynamayı tercih etti. Bunun üzerine, Leonardio Di Caprio ve Tom Cruise ile görüşüldü. Her iki isimden de red yanıtı alınınca rol Keanu Reeves’e gitti.
Gelelim Morpheus‘a… Morpheus rolü için teklif yapılan ilk isim Sean Connery oldu. Usta aktör senaryoyu anlamadığını itirafederek teklifi geri çevirince yeni adres Val Kilmer oldu. Ünlü aktör de Morpheus rolünü beğenmeyince, son olarak teklif götürülen Laurence Fishborne ile anlaşıldı. Özetle yukarıda ismi geçen kombinasyonlardan herhangi biri olabilecekken, Morpheus ve Neo ikilisini, Laurence Fishborne ve Keanu Reeves ile izlemiş olduk.
Gladiator
İmparator Marcus Aurelius’a baş kaldıran ünlü gladyatör Maximus‘un arenalardaki unutulmaz macerasını izlediğimiz film, toplamda 11 Oscar ödülü alarak 2000 yılına damga vurmuştu. Russell Crowe’un gelmiş geçmiş en unutulmaz yapımlarından biri olan film için ilk düşünülen aktör Mel Gibson‘dı. Ünlü aktör, rolün gerektirdiği aksiyon için fazlasıyla yaşlı olduğunu düşünerek filmde oynamayı reddetti.
The Godfather
Sinema tarihinin en efsane üçlemelerinden biri olan The Godfather serisi, unutulmaz oyuncu kadrosuyla da hatırlanıyor. Al Pacino’nun canlandırdığı Michael Corleone rolü için teklif yapılan ilk oyuncu Jack Nicholson olmuştu. Filmi reddederek Chinatown‘da oynamayı tercih eden Nicholson, daha sonrasında konuyla ilgili verdiği röportajlarda, bu kararından hiçbir zaman pişmanolmadığını belirtti.
Wolverine
2013 yılında vizyona giren ilk solo Wolverine filmi için Hugh Jackman aslında ikinci seçenek bile değildi. Marvel’ın ilk gittiği isim olan Russell Crowe rolü reddederek Jackman’ı tavsiye etti. Buna karşın yapımcı firma Dougray Scott‘a teklif götürmeye karar verdi. Scott, o dönem çekimleri devam eden Mission Impossible II ile takvimlerin uymaması sonucu rolü kabul edemedi. Bu sayede rol, Crowe’un da önerisi olan Hugh Jackman’ın oldu.
Peki sizler bu filmler ve rolü reddeden oyuncular hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Hem Android hem iOS platformunun en popüler mobil oyunlarından Subway Surfers ile ilgili oldukça endişe verici bir iddia ortaya atıldı. Buna göre oyun, izin vermeseniz dahi bilgilerinizi üçüncü parti reklam şirketlerine iletiyor.
Apple, bu yılın Ocak ayında App Tracking Transparency (Uygulama Takibinde Şeffaflık) adlı yeni özelliğini duyurmuştu. Bu özellik, aygıtınızla ilgili bilgiler toplayan uygulamaların sizden izin istemesini ve bunu yapma sebebini anlatmasını şart koşuyordu. Görünen o ki bu şeffaflık bazı uygulamaların önünü kapatmaya yetmiyor.
Pek çok kişi vakit buldukça akıllı telefonundan veya konsolundan oyun oynamayı çok seviyor. Peki oyun oynayarak para kazanmak ister miydiniz?
Subway Surfers kullanıcıların verilerini mi iletiyor?
Uygulama Takibinde Şeffaflık özelliği iOS işletim sistemine geldikten sonra, Facebook ve Instagram gibi bir takım sosyal medya uygulamaları, kullanıma devam etmek için bilgi erişimine izin vermenizi şart koşmaya başladı. Buna karşın, çoğu uygulama, veri takibine izin vermemeniz halinde normal bir biçimde çalışmaya devam ediyordu.
Washington Post kaynaklı gelen rapora göre, dünyanın en çok oynanan mobil oyunlarından Subway Surfers, bu izni kötüye kullanıyor. Uygulamanın açılışında sizleri karşılayan, ‘Subway Surfers, diğer şirketlerin uygulamalarındaki ve web sitelerinizdeki eylemlerinizi takip etsin mi?’ sorusuna, Uygulama Beni Takip Etmesin cevabını verseniz dahi verileriniz paylaşılmaya devam ediyor.
Gelen bilgilere göre Subway Surfers, iOS 14.5 ve sonrasındaki sürümlerde gelen bu özelliği kullanıcı lehine kullanmıyor. Yapılan araştırmalarda, oyunun veri erişimine izin vermeseniz de cihaz bilgilerini Chartboost 29 adındaki reklam şirketine ilettiğini gösteriyor. Konuyla ilgili Apple cephesine ulaşmaya çalışan Washington Post yetkililerinin, şirketten henüz bir yanıt alamadığı belirtildi.
Peki sizler bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizlerle yorumlarda paylaşmayı ihmal etmeyin.
ABD’nin New England bölgesindeki Rhode Island eyaleti, ilk filmi 2013 yılında vizyona giren Korku Seansı (The Conjuring) serisine bir dönem ev sahipliği yapmıştı. Yönetmenlik koltuğunda James Wan’ın oturduğu, senaryosunu ise Chad ve Carey Hayes’in yazdığı dünyaca ünlü filmin çekildiği çiftlik evi satışa çıkarıldı.
1736’da inşa edildiği bilinen ev aslında ilk defa piyasaya sürülmüyor. Bundan iki sene önce, tarihler 2019’u gösterdiğinde 440 bin dolar civarlarında Cory&Jennifer Heinzen çifti tarafından satın alınmıştı. Şimdi iki kat daha fazla fiyatla meraklılarının beğenisine sunulmuş durumda.
Hip Hop dünyasının ünlü isimlerinden Tupac Shakur'un suikaste uğradığı araç satışa çıktı. Taşıt fiyatıyla dudak uçuklatıyor...
Harrisville köyünde bulunan evin sahipli olduğu söyleniyor
Rhode Island’da evi satışa çıkaran emlak bürosu Mott & Chace Sotheby’s International Realty’nin açıklamasına göre, 1800’lü yıllarda evde yaşayan Bathsheba Sherman’ın ruhu eve musallat olmuş. Hatta şimdiye kadar sayısız vaka bildirildiği söyleniyor. Ayrıca evin “ABD’deki en bilinen perili ev” olduğu da iddia ediliyor.
Toplamda 8 bin dönümlük bir araziye inşa edilen 3000 metrekarelik evde 3 adet yatak odası yer alıyor. 19. Yüzyıldan kalma gibi gözükmekle birlikte emlak bürosunun belirttiğine göre eve tam teşekküllü bir şekilde restorasyon işlemi yapıldı. Korku Seansı evi olarak bilinen yapı şu anda 1 milyon 200 bin dolara alıcısını bekliyor.
Evin son sahipleri Cory ve Jennifer Heinzen, NBC’ye verdikleri demeçte “evdeki kapıların kendi kendine açılıp kapandığına” şahit olduklarını ve tuhaf sesler duyduklarını söylemişti.
Korku Seansı gerçek olaylardan esinleniyor
Aslında Korku Seansı filminin senaryosu da gerçek olaylara dayanıyor. 1971 yılında eve taşınan Roger ve Carolyn Perron çifti, daha ilk günden paranormal olaylar yaşamaya başlıyorlar. Saatlerin hepsi gece 3:07’de duruyor ve üstelik ailenin köpeği Sandie arka bahçede sebepsiz bir şekilde ölü bulunuyor. Sonraki gece yatarken, Christine bacağının çekildiğini hissediyor fakat bunu önemsemiyor çünkü kardeşi Nancy’in yaptığını düşünüyor. Carolyn yaşanan gelişmeler üzerine tanınmış hayalet avcıları Ed ve Lorraine Warren ile temasa geçmeye karar veriyor. Akabinde günler sürecek bir inceleme başlıyor.
Sinema severlerin en önem verdiği konulardan biri, akıcı yapıya sahip filmler diyebiliriz. Bir oturuşta izlenen ve zamanın nasıl geçtiğini hissettirmeyen yapımlar, pek çok anlamda rakiplerinin önüne çıkabiliyor. Anlattığı konuyu veya hikayeyi başarılı bir şekilde yansıtan işler, hayranlar için en iyi filmler kategorisinde yer alıyor.
Günümüz teknolojisi ile artık sayıları artan bu yapımlar, seçim konusunda da insanın elini güçlendiriyor. Başka bir deyişle sizi ekrana kilitleyecek en iyi filmleri listemizde tanıttık.
Popüler dizi Bir Başkadır'ın yönetmeni Berkun Oya'dan yeni Netflix projesi geliyor. Oya'nın yapımcılığını üstlendiği filmin çekimlerine başlandı.
Ara vermeden izleyeceğiniz en iyi filmler
Hayran geri dönüşlerine göre hazırlanan liste, eski yeni pek çok önemli filmi bünyesinde barındırıyor. Yüksek tempoya ihtiyaç duymadan, kaliteyi seyircilere sunan yapımlar, kimi zaman önemli kadrolara, kimi zamanda kısıtlı imkanlara sahip oluyorlar. Bununla birlikte toplamda 10 şaheserin yer aldığı listeyi gelin birlikte inceleyelim.
Parazit – 2019
2019 yılında vizyona giren Parazit, en iyi filmler listemizde yerini almayı başarıyor. Güney Koreli Bong Joon-ho tarafından yazılan ve yönetilen yapım, Oscar Ödülleri‘ne damga vurması ile dikkatleri üzerine çekmişti. Yoksul bir ailenin, manipülasyon yeteneklerini gözler önüne seren yapım, neredeyse hiç aksiyon ögesi barındırmamasına rağmen gayet akıcı bir işleyişe sahip.
Moneyball – 2011
Micheal Lews‘in aynı isimli kitabından uyarlanan film, iddialı kadrosu ile dikkat çekiyor. Brad Pitt‘in başrolde olduğu yapım, Oakland A isimli düşük bütçeli beysbol takımının, dev rakipleri ile yaşadığı mücadeleleri ele alıyor. Bununla birlikte film, endüstriye dair pek çok detayı da gün yüzüne çıkarıyor. Özellikle bu spora merakı olan kişilerin kaçırmaması gereken Moneyball, Oscar Ödülü almayı da başardı.
The Green Knight – 2021
Soluksuz izlenecek en iyi filmler listemizin en genç üyelerinden biriyle karşı karşıyayız. David Lowery tarafından yönetilen yapım, destansı anlatımı ile dikkat çekiyor. Bununla birlikte oyuncu kadrosu da kuvvetli olan filmin başrolünde, Dev Patel yer alıyor. Mitolojik bir macera isteyenler, filmi sinemalarda izleme imkanına sahipler.
2001: Space Odyssey – 1968
Sizi ekran başına kilitleyecek en iyi filmler listesinin en yaşlı üyesi ile karşı karşıyayız. Stanley Kubrick‘in en iyi işlerinden biri olan 2001: Space Odyssey, özellikle geleceğe dair yaptığı tahminler ile bugünlerde daha değerli bir hale geliyor. Bununla birlikte dönemin yenilikçi anlayışını iyi bir şekilde resmeden film, kesinlikle kaçırmamanız gereken yapımlar arasında.
Avengers: Infinity War – 2018
Sürükleyici yapımlardan bahsederken, süper kahraman filmlerini atlamak olmaz. Marvel sinema evreninde bir dönemin kapanışını başlatan film, hikaye anlatımı ile oldukça seviliyor. Hatta kimilerine göre Infinity War, şimdiye kadar çıkmış en iyi çizgi roman uyarlamaları arasında. Ayrıca yıldızlarla dolu filmin yönetmenlik koltuğunda ise Anthony ve Joe Russo yer alıyor.
Split – 2016
M. Night Shyamalan tarafından yazıp yönetilen Split, her anlamda ilginç bir hikayeyi gözler önüne seriyor. James McAvoy‘un devleştiği yapımda, önemli sosyal mesajlara da değiniliyor. Kevin isimli 24 farklı kişiliğe sahip olan bir adamı merkezine alan Split, Shyamalan‘ın da yeniden yükselişe geçtiği film olarak dikkat çekiyor. Bununla birlikte kendi evrenini kuran usta isim filmin sonunda hayranlarına bazı sürprizler sunuyor.
Gravity – 2013
Uzayda geçen felaket senaryolarına ilginiz varsa, sıradaki film tam size göre. 2013 yılında vizyona giren Gravity, sürükleyici en iyi filmler arasında yer alıyor. Rutin bir görev sırasında uzayda bir nevi yalnız kalan bir astronotu merkezine alan yapım, özellikle işin çaresizlik kısmını başarılı bir şekilde işliyor.
Django Unchained – 2012
Sürükleyici en iyi filmler listemizdeki sıradaki film, bir Quentin Tarantino klasiği. 2012 yılında çıkan Django Unchained, Vahşi Batı‘da geçiyor. Ödülleri peşi sıra toplayan yapım, IMDb‘de 8.4 puan almayı başardı. Özellikle geçmişte geçen aksiyon filmlerini seven sinema severlerin kesinlikle kaçırmaması gereken bir macera Django Unchained.
Whiplash – 2014
2014 yapımı Whiplash, drama yönüyle dikkat çekiyor. Sürükleyici anlatıma sahip yapımın başrolünde J.K Simmons yer alıyor. Oscar Ödülleri‘nde de varlık gösteren Whiplash, özellikle farklı bir deneyim arayan seyircilerin hislerine tercüman olabilir. Ayrıca IMDb puanı 8.5 olan yapım, sinema dünyasından oldukça önemli geri dönüşler aldı.
The Suicide Squad 2 – 2021
Soluksuz izleyeceğiniz en iyi filmler listesinin son yapımı James Gunn‘ın elinden çıkan The Suicide Squad 2. DC Genişletilmiş Evreni‘nin en iyi içeriği olarak gösterilen sinema filmi, hala vizyonda. Tıpkı The Green Knight‘ta olduğu gibi yapımı, sinemadan izleyebilirsiniz. Özellikle seriyi başka boyutlara taşıyan James Gunn‘a The Suicide Squad 2 için ayrı bir parantez de açmak gerekebilir. Bununla birlikte başrol Margot Robbie ve Idris Elba da performansları ile hayranların beğenisini kazandı.
Sizler için oluşturduğumuz liste hakkında neler düşünüyorsunuz? Özellikle olmalı dediğiniz filmleri bizler ile paylaşmayı unutmayın. Ayrıca katılmadığınız noktaları da bizlere aktarabilirsiniz. İyi seyirler.
Apple, geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirdiği etkinlikte sürpriz bir şekilde iPad mini 6 modelini tanıttı. Performans konusunda oldukça iddialı olan iPad mini 6, ekran yenileme sorunu ile gündeme geldi.
Hem boyutları hem de kullanım deneyimi konusunda kullanıcıların beğenisini kazanan iPad mini 6’nın 8.3 inç Liquid Retina ekranında sorun olduğu iddia ediliyor.
iPad mini ve iPhone 13 Pro teslimatlarını Apple, o ülkede erteledi. Bunun yanı sıra belirli renk seçeneklerini de Kasım ayında getiriyor.
iPad mini 6 modelinin LCD paneli hatalı mı?
Gücünü Apple tarafından A15 Bionic işlemciden alan cihaz, kronik bir sorun ile gündeme geldi. Jelly scrolling adı verilen sorun ile karşılaşan kullanıcılar, Twitter üzerinden Apple’ı eleştiri yağmuruna tuttu.
The Verge editörlerinden Dieter Bohn, konu ile ilgili video yayınladı. Yayınlanan videoda iPad mini ekranının bir tarafının diğer kısımdan daha yavaş yenilendiği açıkça görülebiliyor. iPad mini’ye dikey olarak bakıldığında, ekranın sağ tarafı sol taraftan daha hızlı güncelleniyor.
Ekranın hızlı bir şekilde aşağı/yukarı kaydırılması sırasında oluşan sorunun kullanılan LCD ile ilgili olup olmadığı henüz bilinmiyor.
Cihazlarını değişim için Apple Store mağazalarına götürdüklerini belirten kullanıcılar, benzer sorunların mağazalardaki örnek cihazlarda da olduğunu söyledi.
Şirket ekran yenileme sorunu ile ilgili henüz açıklama yapmadı. Bazı analistler, sorunun yazılımsal olduğunu ve bir sonraki güncelleme ile bunun çözülebileceğini tahmin ediyor.
Haftalık bültenimizin beşinci sayısına hoş geldiniz ShiftDelete.Net okurları! Sizler için bu hafta öne çıkan, asla kaçırmamanız gereken bir dizi haberi derledik.
Haftanın öne çıkan haberleri arasında iPhone 13 kutu açılışı, Teknofest 2021 heyecanı ve iOS 15 güncellemesinin resmen kullanıcılara dağıtılmaya başlanması yer alıyor.
Tüm bunları ve daha fazlasını sizler için bir araya getirdik. Gelin, lafı daha fazla uzatmadan o haberlere bakalım…
Her pazar sabah 09:00 itibariyle yayınlanacak haftalık ShiftDelete.Net bültenlerine oldukça pratik bir şekilde abone olmanız mümkün. Bir kez e-postanızı girdikten sonra, her hafta otomatik olarak bültenlerimize ulaşabileceksiniz. Bunu yapmak için aşağıdaki formu doldurmanız yeterli:
Gelişen teknoloji ile insan hayatını ciddi oranda kolaylaştıran yeniliklerden biri de yapay zeka oldu. Günümüzde sağlık, otomotiv, sesli asistan, siber güvenlik ve savunma sanayi gibi çeşitli alanlarda kullanılan yapay zeka, son dönemde spor dallarında da karşımıza çıkmaya başladı.
Tabii ki spor denince akla ilk gelen dallardan biri futbol. Bu nedenle yapay zekanın futbolda kullanılması kadar doğal bir durum yok. Peki bu teknoloji futbolda ne kadar ileri gidebilir? Örneğin bir futbol takımı yapay zeka sayesinde daha fazla gol atabilir mi? Yazımızda anlattık…
Yapay zeka ile ilgili ABD Patent ve Ticari Marka Ofisi'ne açılan dava sonuçlandı. Alınan karara göre yapay zeka, patent başvurusu yapamayacak.
Futbolda yapay zeka daha fazla gol atmaya imkan sağlar mı?
Futbol ve yapay zeka ikilisi hakkında her geçen gün yeni bir gelişme yaşanıyor. Hatırlanacağı üzere, kimilerine göre gelmiş geçmiş en iyi futbolcu olan Christiano Ronaldo, yaz transfer sezonunun sonlarına doğru 12 yıl aradan sonra Premier Lig devi Manchester United’a geri dönmüştü.
Futbol dünyası tam da bu noktada Ronaldo’nun dönüşü sonrası Manchester United’ın sezon sonu şampiyon olacağını düşünürken, süper bilgisayarlar ortaya çıkarak ünlü yıldızın dönüşünün şampiyonluk için yeterli olmayacağını öngördü. Bu arada tahminlere göre 2021-2022 sezonu Premier Lig Kupası Manchester’ın mavi tarafına gidecek.
Bunun gibi sayabileceğimiz onlarca örnek mevcut. Ancak sektörde halen geleneksel anlayış ön planda olduğundan futbol ve yapay zeka ilişkisinin henüz istenen seviyede olmadığı ortada. Bunun aksine Amerikan Futbolu ve NBA’de yapay zeka teknolojilerine büyük yatırımlar yapılıyor.
Aynı yatırımları futbola yaparsak neler olur?
Amerikan Futbolu ve NBA’deki takımlar, hem tekniklerini geliştirmek hem de sahada rakiplerine kıyasla daha fazla skor üretebilme amacıyla kendilerinin ve rakiplerinin maçlarının her dakikasını detaylı bir şekilde analiz ederek ortaya kapsamlı teknik rapor çıkaran sistemler kullanıyorlar. Yapay zekadan faydalanan bu sistemler, takımların başarısına doğrudan etki ediyor.
Bu noktada Avrupa Madrid Üniversitesi ve Castilla la Mancha Üniversitesi’nden profesörler bir araya gelerek futbol takımlarının yapay zeka kullanarak nasıl daha fazla gol atacağı konusunda ilgi çekici bir araştırma gerçekleştirdi.
Araştırmada geçtiğimiz yıllarda düzenlenen ve Fransa’nın ipi göğüslemesiyle sonuçlanan 2018 FIFA Dünya Kupası esas alındı. Araştırmacılar, yapay zeka ve makine öğrenmesi teknikleri kullanılarak turnuvada atılan tüm golleri analiz etti. Bu sayede golle sonuçlanan oyun kalıpları ve atak türleri konusunda kapsamlı bir teknik rapor ortaya çıktı.
Peki sonuç ne?
Araştırma sonucunda bazı ilginç detaylar ortaya çıktı. Bunlardan en dikkat çekeni ise turnuvada mücadele eden takımların büyük bir kısmının topa sahip olma süresinden çok, topu daha doğru ve efektif olarak kullanabilen oyun anlayışını benimsemesiydi. Yapay zeka ile yapılan araştırma sonucunda 2018 FIFA Dünya Kupası özelinde golle sonuçlanması olası onlarca senaryo ortaya çıktı.
Tabii ki yapay zekanın tahmin ettiği her şeyin doğru çıktığını söylemek mümkün değil. Ancak milyonlarca euro paranın döndüğü bir sektörde güvenilirliğini belirli oranda kanıtlamış ve neredeyse hayatımızın her alanında faaliyet gösteren bir teknolojinin istenilen seviyede kullanılmaması bazı kesimlerce şaşkınlıkla karşılanıyor.
Son olarak söylemek istediğimiz şey yapay zekanın işin sadece teknik ve taktik tarafında olduğu. Yani günün sonunda belirlenen senaryoları uygulamak her zamanki gibi futbolculara kalacak.
Peki siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Futbolda yapay zeka gerçekten daha fazla rol almalı mı? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşabilirsiniz?
Alibaba’nın sahibi olduğu e-ticaret dünyasının en büyük oyuncularından biri olan AliExpress’te satış yapmak ve mağaza açmak isteyenler için çektiğimiz video rehberi serimizin ikincisinde stoksuz satışı anlattık.
AliExpress’te girişim yapan Mustafa Şentürk ve mentorü Görkem Türe, bu e-ticaret sitesinde elinizde stok olmadan nasıl satış yapacağınız hakkında ayrıntılı bilgi verdi.
AliExpress’in yurtdışında ürün gönderimi ve diğer konularda en hızlı şirketlerden biri olduğunu ve bu konuda girişimcilik yapmak isteyenlerin başlangıçta AliExpress’i tercih edebileceklerini söyleyen Türe, stoksuz satıştaki ürün düzenlemesi, fatura kesimi, faturanın taşıyıcıya gönderilmesi gibi konularda ayrıntılı bilgileri bizlere anlattı.
Sermayesi olmayan ve bu şekilde satış yapmak isteyenler, mağazasında hangi kategoride ürün satması gerektiği konusunda kafasında soru işareti olanlar, ürünü depolamadan direkt tedarik edip müşteriye geri yollama konusunda zorluk çekenlerin aradığı cevaplar videomuzda ayrıntılı bir şekilde Mustafa Bey ve Görkem Bey tarafından örneklerle anlatıldı.
Birçok kullanıcı Google Pixel 6 serisini beklerken şirketin planladığı yeni bir etkinlik ortaya çıktı. Google’ın sürpriz etkinliği ile ilgili haber yapan CNET, kısa süre sonra haberi sildi.
Amazon, Eylül ayının sonuna doğru sürpriz bir lansman duyurusu yaptı. Peki ama Amazon 2021 lansmanı ile karşımıza hangi cihazlar çıkacak?
Google, yeni teknolojilerini tanıtacağı etkinlik ile karşımıza çıkacak
CNET tarafından yapılan habere göre Google, 5 Ekim’de gerçekleştireceği etkinlikte Google Pixel 6 ailesini tanıtmayacak.
Şirketin etkinlikte Nest akıllı hoparlörleri ve akıllı ev cihazlarını tanıtacağı belirtiliyor. Ağustos ayının başlarında pille çalışan Nest Doorbell’i piyasaya süren Google, diğer cihazlarını da 5 Ekim’de kullanıcılar ile buluşturacak.
Gerçekleştirilecek etkinlikge Google servisleri ile ilgili güncellemelerden de bahsedileceği tahmin ediliyor. Haritalar ve Seyahat hizmetleri için yeni özellikler üzerinde çalışan Google, kullanıcılara uçuş rezervasyon ile ilgili iyileştirmeler sunacak.
Basın kuruluşlarının etkinlikler ile ilgili sorularını yanıtsız bırakan Google, Telstra adlı kuruluşa “En güncel Google ürün haberleri ve teklifleri” adını verdiği bir ilan yayınladı.
Bazı analistler, Pixel 6 Pro ve Pixel 6 modellerinin 19 Ekim’de gerçekleştirilecek etkinlikte tanıtılacağını iddia ediyor.
Yayıncılığın yanında yapımcılık misyonu da bulunan Netflix, 190’dan fazla ülkede faaliyet gösteriyor. Genellikle yerel yapım şirketleriyle anlaşarak prodüksiyon yapıyorken, bazı bölgelerde doğrudan kendi kurduğu altyapıyla onlarca dilde içerikler üretiyor. İlk Türkçe orijinal dizisi Hakan: Muhafız’ı 2018 yılında yayınlayan platform sonrasında Aşk 101, Bir Başkadır gibi farklı türlerdeki projeleri de hayata geçirdi.
Netflix, Türkiye’de prodüksiyonlara hızla devam ederken birtakım engellerle karşılaştı. 2020 yılında duyurulan, başrollerini Özge Özpirinçci ve Birkan Sokullu gibi ünlü isimlerin paylaştığı ‘Şimdiki Aklım Olsaydı’ hayata geçirilemeyen en önemli proje oldu. Peki neler yaşandı?
Netflix, bazı dizilerini, filmlerini, programlarını ve uygulama özelliklerini Türkiye kataloğunda yayınlamıyor. Peki bunlar neler?
Şimdiki Aklım Olsaydı dizisi neden iptal edildi?
Şimdiki Aklım Olsaydı iddialara göre eşcinsel karakter içeriyordu. Aslında Netflix’in diziyle ilgili yaptığı resmi duyurda böyle bir bilgi yer almıyor. Dilerseniz öncelikle kısaca hatırlayalım:
Reyhan, Nadir ile olan 10 yıllık evliliği içinde kaybolmuş mutsuz bir kadındır. Evliliğinden, sünnetinden beri tanıdığı kocasından, patlak bir prezervatif sonucu hamile kaldığı 9 yaşındaki ikizlerinden, yaşadığı hayattan en çok da kendinden yorulup fena halde sıkıldığı günün gecesinde, yani 27 Temmuz 2018 saat 20.13’de yüzyılın hatta 500 yılın en güçlü kanlı ay tutulması gerçekleşir ve Reyhan bir mucize eseri on yıl öncesine, hayatının dönüm noktası olan o geceye, yani Nadir’in evlenme teklif ettiği o “büyük an”a hem de şimdiki aklıyla geri döner.
Konuya bakıldığında Şimdiki Aklım Olsaydı’nın oldukça ilginç ve çekici bir tarzı olduğu anlaşılıyor. Netflix Türkiye’nin Mart 2020’de resmi olarak duyurduğu dizi Temmuz 2020′de sete çıkmıştı. Hatta başrol oyuncusu Özge Özpirinçci sosyal medya hesabından fotoğraf paylaşarak gelişmeyi takipçilerine aktarmıştı.
https://www.instagram.com/p/CCtyi8alTpb/
Yasalara göre; Türkiye’de belgesel, film, dizi vb. çekimi yapmak isteyenler kurum/kuruluşların Kültür ve Turizm Bakanlığı’na başvuru yapıp izin almaları gerekiyor. Bunun dışında da, geçtiğimiz yıllarda yürürlüğe giren düzenleme gereği Netflix, BluTV, Prime Video gibi dijital yayın platformları da RTÜK’ten lisans almak zorundalar.
Haliyle Netflix’in de Şimdiki Aklım Olsaydı dizisini çekmek için ilgili makamlara gerekli başvuruları yapması ve ekip sete çıkmadan önce izin alması gerekiyordu. Ancak ani bir kararla şirketin tüm prodüksiyonu iptal ettiği ve ışıkçısından oyuncusuna herkese ücretini de yatırdığı ortaya çıktı.
Euronews’e konuşan Netflix’e yakın bir kaynak konuyla alakalı yaptığı açıklamada iptal edilme sebebini eşcinsel karakterin varlığıyla ilişkilendirdi. İddialara göre Türk yetkililer, Netflix’e Şimdiki Aklım Olsaydı için bir şartla yayın hakkı vereceklerdi; eşcinsel karakterin senaryodan tamamen çıkarılması isteniyordu. Ancak Netflix’e yakın kaynağın açıklamasına göre, söz konusu karakter olmadan dizinin hayata geçirilmesi mümkün değildi. Bu nedenle Netflix, iptal etme kararı aldı.
İptal edilen dizi ‘Si Lo Hubiera Sabido’ (If Only) olarak geri döndü
Netflix, Şimdiki Aklım Olsaydı prodüksiyonunu Türkiye’de iptal etti ancak diziden tamamen vazgeçmedi. Türk senarist Ece Yörenç ve İspanyol senarist Irma Correa öncülüğünde, Şimdiki Aklım Olsaydı’nın Netflix İspanya orijinali olarak hayata geçmesi kararlaştırıldı. Sosyal medyadan konuyla ilgili açıklama yapan Ece Yörenç, gelişmeyi şöyle aktardı:
“Şimdiki aklım Olsaydı” ingilizce adıyla “IF ONLY” Netflix Türkiye Orijinali olamadı ama, İspanya Originali oldu. Kısmet. Dizimiz iptal edildiğinde bütün ekip arkadaşlarım, oyuncu arkadaşlarım; Yapımcılar hepimiz ama hepimiz çok üzüldük, ama bitti. Yaşasın. “Yolun sonu” derken önümüzde upuuuzun, daha ferah, rengarenk bir yol açıldı. İlk defa bir dizi başka ülkenin işi olarak dünyaya duyuruluyor.
Si Lo Hubiera Sabido (If Only) seti – Fransa
Global adı If Only olan yapımın oyuncu kadrosu da tamamen değişti. 34 yaşındaki İspanyol oyuncu Megan Montaner, Şimdiki Aklım Olsaydı dizisinde Emma karakterine hayat verecek. Ona Miquel Fernandez ve Michel Noher gibi yıldızlar eşlik edecek.
https://www.instagram.com/p/CR00zowH_jz/
Şimdiki Aklım Olsaydı’nın Türkiye’de çekilmesine izin verilseydi, başrol oyuncu kadrosunda şu isimler yer alacaktı:
Özge Özpirinçci
Birkan Sokullu
Burak Yamantürk
Elifcan Ongurlar
Ahmet Rıfat Şungar
Ümit Erdil
Feyyaz Yiğit
Mustafa Avkıran
Filiz Taçbaş
Selçuk Borak
Şu ana kadar paylaşılan bilgilere göre, ne yazık ki dizinin İspanya uyarlamasında Türk oyuncular yer almıyor. Ancak belki de Netflix, If Only’yi yayınlandığında Türk isimler de görebiliriz. Şu anda çekimlerinin devam ettiği bilinen yapımın ne zaman izleyiciyle buluşacağı henüz belli değil.
Geçtiğimiz günlerde uygulama geliştiriciler, iPhone 13 Pro ve iPhone 13 Pro Max modellerinde üçüncü parti uygulamaların henüz 120Hz özelliğini kullanamadığını açıkladı. Konu hakkında açıklama yapan Apple, 120Hz desteği ile ilgili döküman yayınladı.
Apple’ın iPhone 13 ailesindeki en büyük yeniliklerinden biri olan 120Hz ekran, sadece iPhone 13 Pro ve iPhone 13 Pro Max modellerinde bulunuyor.
Eski iPhone cihazınızı elden çıkarmak ya da yeni nesle geçiş yapmak istiyorsanız vereceğimiz ipuçlarıyla cihazınızı satabilirsiniz.
Apple, geliştiriciler için 120Hz belgesi yayınladı
Geliştirdikleri uygulamalardaki animasyonların 60Hz ile çalıştığını fark eden geliştiriciler, sosyal medya üzerinden Apple’a tepki gösterdi.
Geliştiricilerin uygulamalara yeni bir plist eklemesi gerektiğini açıklayan Apple, geliştiriciler için iPhone 13 Pro için ProMotion ile ilgili yeni belgeler yayınladı.
Apple, yaptığı açıklamada, “iPhone 13 Pro veya iPhone 13 Pro Max modelleri için eksiksizlik yenileme hızına erişmek isteyen geliştiriciler ‘CADisableMinimumFrameDurationOnPhone’ anahtarını Info.plist dosyasına ekleyerek CADisplayLink ve CAAnimation özelliklerini sorunsuz bir şekilde kullanabilir.” ifadelerini kullandı.
iPad Pro modelinin bu yapılandırma dosyası olmadan da 120Hz desteğini sunduğunu belirten şirket, Core Animation kullanan bazı animasyonları etkileyen bir hata olduğunu ve iOS 15 için güncellemenin yolda olduğunu doğruladı.
Neredeyse her ülkede teknolojik gelişmeler askeriyede başlar; peki, enteknolojikordular hangileri? Akla ilk gelen ülkeler arasında elbette Amerika Birleşik Devletleri, Çin, Fransa, İsrail ve İngiltere geliyor. Bununla birlikte, pek çok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkenin de bunlardan aşağı kalır yanı yok.
Savaş alanları sürekli gelişiyor. Bu nedenle, önde gelen ülkeler en gelişmiş eğitim, teknoloji ve silahlarıgeliştirme yarışında silahlı kuvvetlerine her yıl yüz milyarlarca dolar harcıyor. Biz de sizin için gelişmiş teknolojileriyle öne çıkan orduları yazdık. Ancak çeşitli kaynaklara göre bu sıralamalardaki değişiklikleri göz önüne aldığımızda sıralamanın yanlış olacağını düşünüyoruz. Bu nedenle, herhangi bir sıralamaya tabi tutmadık.
Amerika Birleşik Devletleri, şüphesiz, dünyadaki en büyük ve en güçlü orduya sahip. 320milyonluknüfusu ve herhangi bir olağanüstü durumda göreve hazır 145,2milyon kişiyle ABD, sunulan hemen hemen her türlü saldırının üstesinden gelebilecek insan gücünü barındırıyor. Ayrıca yedekte 850 bin 900 kişi daha var.
Amerika Birleşik Devletleri’nde mevcut 8 bin 400 tank, bin 330 çoklu fırlatmaroketi, 25 binden fazla zırhlısavaşaracı, yaklaşık 2 bin kundağımotorlusilah ve yaklaşık bin 800 çekilitopçu var. Ordu için 2 bin 271 savaşuçağı, 6 binden fazla helikopter, 5 bin 222 nakliyeuçağı ve 914 taarruzhelikopteri ile 13 bin 688 uçak bulunuyor.
Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri’nde 10 uçakgemisi, 62 muhrip, 72 denizaltı bulunuyor. Ülkedeki savunma bütçesi, 15trilyondoları aşan bir satın alma gücü paritesiyle 612milyardolardan fazla. Son olarak, ABD dünyanın en büyük ikinci nükleercephaneliküssüne de sahip.
Peki, ABD’deki en üst teknolojilerden ilgi çekici olanlar hangileri? Örneğin, ManyetoHidrodinamikPatlayıcıMühimmattan (MAHEM) bahsedelim. DARPA’nın MAHEM silah sistemi, geleneksel kimyasal patlayıcı kullanımı olmadan bir mermiyi ateşlemek için manyetikakıüreteci kullanır. Böylece, daha verimli ve hassas bir fırlatma sistemi oluşturuyor. Bu mermi silah sistemi aynı zamanda düşman zırhlı araçlarına nüfuz etmek için erimişmetal kullanır ve savaş alanında öldürücülüğü ve etkinliği artırır.
Bir diğer örnek, TASERShockwave (şok dalgası). Ayaklanma kontrol durumlarına yardımcı olmak için tasarlanmış geniş ölçekli bir sistemdir. Aslında, 25 fitlik bir menzile sahip 20 derecelik bir yayda çok sayıda TASER X26 şok tabancasını ateşlemek için büyük bir modüler sistem. Patladığında yakınında olmayı hiç istemezsiniz.
ABD’nin bir numaralı rakibi: Rusya
RusOrdusu hafife alınması gereken bir güç asla değil. Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarından başarıyla çıkmış olan Rusya, geçmişten beri oldukça güçlü bir orduya sahip. Haliyle kuzeyin soğuk ülkesi, en teknolojik ordular arasında yer alıyor. Zira teknolojik gelişme olmadan savaşlarda başarılı olmak imkansız.
SovyetlerBirliği sayesinde Rus Silahlı Kuvvetleri, teknoloji konusunda her zaman oyunun bir adım önünde oldu. Nükleerteknoloji alanındaki çalışmaları da bunu sağlıyor. Pek çok ülke, Rusya’nın sahip olduğu nükleer silahların sayısı ve bunların yanlış ellere geçmesi durumunda neden olabileceği konusunda endişeli. Ancak Rusya’yı bu kadar ileri yapan sadece nükleer teknoloji değil.
70 milyar dolarlık yıllık savunma bütçesiyle bu ordu, bazı inanılmaz silah sistemlerine yatırım yapıyor. Örneğin Pantsir–S1, bir korku bilimkurgu filminden fırlamış gibi görünen bir uçaksavar sistemi. Bunu Bora sınıfı güdümlüfüze hava aracı takip ediyor. Ayrıca neredeyse görünmez denizaltıları ve dünyanın en iyi jetavcıuçakları gibi yüksek teknolojili savaş gemileri filosu da…
Rusya denildiğinde akla gelen ilk askeri teknolojilerden biri Mig–35 çok amaçlı jet avcı uçağı. Hem havadan havaya savaşta hem de hassas kara saldırılarında etkili. Bir önceki modele göre yüzde 30 daha büyük olmasına rağmen saatte 2 bin 400 km’ye varan hızlara ulaşabiliyor. Mig-35, hem it dalaşı yapabilme, hem de deniz ve su üstü hedeflerini uzun mesafeden imha edebilmenin yanı sıra hava keşif görevlerini de gerçekleştirebiliyor.
Hem kalabalık hem teknolojik: Çin
Çin, şu anda görevdeki 2,3milyon askeri ile en büyük aktif askeri personele sahip. 129milyardolarlık savunma bütçesiyle dünyanın en büyük ikinci bütçesini elinde tutuyor. Bu kalabalık Asya ülkesinde pek çok nükleersilah bulunuyor.
Çin’in 9 bin 150 tankı, 4 bin 788 zırhlı savaş aracı, bin 710 kundağı motorlu silahı ve bin 770 çok namlulu roketi var. Ayrıca 122 taarruz helikopteri, bin 170 avcı uçağı ve 885 sabit kanatlı uçak olmak üzere toplam 2 bin 788 uçak birimi mevcut. 2009’da Çin, bir KJ–200 ve bir J–10 dahil olmak üzere ileri teknolojili 52 askeri silahı tanıttı.
Onlarca savaş uçağı, drone ve benzeri teknolojik ürünü bulunuyor. Ancak ilgi çekici bir silahtan bahsetmek istiyoruz. Köşelerdenateş etmeye yarayan bir silah… İşte Çin, bu silahlarla donatılmış süper askerler geliştirmeye çalışıyor. El bombası fırlatan saldırı tüfekleri, köşe vuruşlu tabancalar ve bıçaklı tüfekler gibi fütüristik bireysel savaş silahlarına sahipler.
Ayrıca geçtiğimiz yıllarda GlobalTimes, Çin’in aynı anda 10 düşman savaşçıyı alt edebilecek “süper” askerler geliştirdiğini söyledi.
Kapalı kutu olsa da listede: Kuzey Kore
En teknolojik ordular listemizde gelelim KuzeyKore’ye. Kuzey Kore’nin 5 askeri birimi bulunuyor. Bunlar; hava kuvvetleri, deniz kuvvetleri, kara kuvvetleri, stratejik füze kuvvetleri ve özel operasyonlar. Ülke, bir milyondan fazla insanla en büyük aktif görev sayılarından birine sahip. Ayrıca yedekte 8 milyon insan da bulunuyor.
Kuzey Kore çok sayıda gelişmişsilah üretiyor. İşin kötüsü bunları kullanmaktan da hiç korkmuyor. Bu silahlar hem nükleer hem de kimyasal silahlar. Yoksullukla boğuşmasına rağmen, askeri savaş için dünyanın en donanımlı ülkelerinden biri.
Kuzey Kore de bir dizi nükleersilah geliştiriyor. Ülkenin yıllık olarak ürettiği silah sayısı tam olarak bilinmemekle birlikte sayının oldukça yüksek olduğu ileri sürülmekte.
En teknolojik ordular arasında Avrupa’dan Fransa
Fransa’nın 65,9 milyonluk bir nüfusu var ve 28,8 milyon insan silahlı kuvvetler için uygun görünüyor. Şu anda Fransa ordusunun360 bin kişilik aktif bir askeri gücü var. Ayrıca ordu, 58 milyar dolarlık bir savunma bütçesine sahip. Bu yüzden ülkelerini savunmak söz konusu olduğunda para bir sorun değil.
Avrupa’nın güçlü ekonomilerinden Fransa’nın ülke savunmasına hazır binlercesilahı var. Örneğin, toplam 7 bin 290 zırhlı savaş aracı, 423 tankı, 60 çok namlulu roket sistemi ve 149 kundağı motorlu silahı bulunuyor. Ayrıca Fransa’nın 287 savaş uçağı, 561 helikopter ve 270 sabit kanatlı saldırı uçağı olmak üzere bin 203 askeri uçağı var. Bununla birlikte, 43 adet taarruzhelikopterine de sahip.
Ülke sürekli olarak cephaneliğine eklemek için yeni silahlar üzerinde çalışıyor. Fransa, ülkede üretilen birçok uçak ve tankla Avrupa’nın en büyük askeri endüstrilerinden biri. Fransa ordusu, Soğuk Savaş’tan sonra ülke kendi nükleer gücünü silolar, denizaltılar ve uçak üretimi ile tasarladığında çok güçlü hale geldi.
Fransa ordusu, 14 Temmuz 2019’da BastilleGünü kutlamalarında son teknoloji silahlarını tanıttı. Askerler, insansız hava araçları tehdidine karşı geliştirdikleri NerodF5‘i gösterdi. Nerod F5, İHA’ların kumanda ile arasındaki iletişimi kesmeye yönelik geliştirilen bir mikrodalga sinyal bozucu silah.
Ayrıca Zapata şirketinin CEO’su Franky Zapata da geliştirdiği jetmotoruyla havalanarak muazzam bir uçuş yaptı. Elindeki boş silah ile saatte 180 kilometre hıza ulaştı.
Listenin devamına eklenmesi gereken ülkeler arasında BirleşikKrallık, Türkiye, Almanya, İtalya, İran, İsrail ve Japonya gibi pek çok ülke bulunuyor. Ancak başlıca en teknolojik ordular yukarıda kısaca açıkladığımız 5 ülkeydi. Ayrıca Hindistan, Endonezya, GüneyKore de yer alıyor.