Bugüne kadar sadece 2 adet Touring modeli üreten BMW, Audi RS Sporback serisine yeniden rakip olacak. E34 ve E61 modellerinin Touring versiyonlarıyla karşımıza çıkan şirket, G80 M3 Touring modelini test etmeye başladı.
M4 ve M3 modellerine benzer tasarıma sahip olan 2022 BMW M3 Touring, benzersiz gövde tasarımıyla dikkat çekiyor. 2000 yılında E46 M3 Touring modelinin prototipini geliştiren ancak piyasaya sürmeyen BMW, bu kez M3 Touring modeli konusunda oldukça kararlı görünüyor.
İlk kez M3 modelini 4 farklı versiyon ile sunan BMW’nin M3 Touring modelini standart xDrive adını verdiği dört çeker teknolojisiyle tanıtacağı tahmin ediliyor.
S58 turboşarjlı sıralı altı silindirli motor ile geleceği bilinen M3 Touring, 504 beygir güç üretecek. Yeni model hakkında henüz yeni bir bilgi paylaşmayan şirket, otomobil tutkunlarını şimdiden heyecanlandırmayı başardı.
Bir süredir sızıntılar ile gündeme gelen ve tanıtım tarihi Ekim 2021’in ortası olarak sızdırılan Samsung Galaxy S21 FE ile ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Kore merkezli Digital Daily adlı web sitesi, Galaxy S21 FE modelinin tanıtılmayacağını iddia etti.
Apple'ın 2022 yılında piyasaya süreceği iPhone 14 serisi ne gibi yeniliklerle gelecek? İşte ünlü analistlerin yorumu...
Galaxy S21 FE, çip krizi nedeniyle rafa kaldırılabilir
Pandemi süreciyle birlikte başlayan, akıllı telefon olmak üzere birçok sektörü etkileyen çip krizinin etkileri halen devam ediyor.
Digital Daily’e açıklama yapan Samsung Electronics yetkilisi, “Ekim ortası için planlanan Galaxy S21 FE etknliğini iptal ettik. Galaxy S FE ailesinin akıbetini gözden geçiriyoruz.” ifadelerini kullandı.
Galaxy Z Flip3’ün beklenenden fazla ilgi görmesi Galaxy S21 FE modelinin iptal edilmesinin bir diğer sebebi olarak açıklandı. Galaxy Z Flip3 siparişlerine yetişemediklerini belirten yetkililer, Galaxy S21 FE yerine katlanabilir modelin üretim kapasitesini artırmayı hedeflediklerini belirtti.
Samsung Galaxy S22 serisinin Aralık 2021’de tanıtılacağı da iddialar arasında yer alıyor. Sızıntıları ile ünlü Ice Universe, Galaxy S22 ailesinin Aralık ayında piyasaya sürülebileceğini ve Galaxy S21 FE modelinin bu yüzden iptal edilme ihtimalinin olduğunu açıkladı.
Apple, Microsoft, Amazon ve Facebook ile birlikte dünyanın en büyük 5 büyük teknoloji şirketinden biri olarak anılan Google, 23. doğum gününü kutluyor. Özel gün ve haftaları web sayfasına iliştirdiği özel arayüzlerle kutlayan şirket, bu haftaki Doodle’ı kendine ayırdı.
1998 yılının Ekim ayında Google Inc. adıyla, Larry Page ve Sergey Brin ortaklığında kurulan şirket, diğer özel günlere nazaran daha sade bir Doodle kullanmayı tercih etti. Google ziyaretçileri, bir hafta boyunca kendilerini selamlayan 23 yazılı bir doğum günü pastasıyla karşılaşacaklar.
Ekim ayında Pixel 6 serisini tanıtacağı tahmin edilen Google'ın 5 Ekim için planladığı bir başka etkinlik ortaya çıktı.
Google arama motorunun düşünülen ilk adı: Backrub
Her ne kadar Google resmi olarak 1998 yılında kurulmuş olsa da şirketin öyküsü 1995 yılında başladı. Stanford Üniversitesi’nde lisansüstü eğitim gören Larry Page, kendisine üniversiteyi ve çevreyi tanıtması için ‘buddy’ olarak görevlendirilen Sergey Brin ile tanıştı. Bir süre pek de olumlu ilişkiler kuramayan ikili, daha sonrasında beraber çalışmaya başladı.
Aynı yurt odasını paylaşan ikili, birlikte bir arama motoru geliştirmeye başladı. Amaçları, internette yer alan web sayfalarını önem derecelerine göre sıralayabilmekti. Prototip halini oluşturdukları bu arama motoruna ilk etapta Backrub adını verdiler.
Daha sonrasında ikili, makine dilindeki 1 ve 0’lardan esinlenerek Google adında karar kıldı. 1998 yılında çeşitli girişimcilerden aldıkları 100.000 dolarlık yatırımla, o günkü adıyla Google Inc.’i kuran Sergey ve Larry, günümüze dek sürecek olan büyük bir hanedanlığın da fitilini ateşlemiş oldu. 1995 yılında, Stanford Üniversitesi’ndeki bir yurt odasında başlayan hikaye, bugün 50 farklı ülkede 60.000’den fazla çalışanı olan dev bir teknoloji şirketine dönüşmüş durumda.
Google, 1998 yılında Yanan Adam Festivali için yayınladıkları ilk Doodle’ın üstünden geçen 23 yılda binlerce farklı Doodle ile kullanıcıların karşısına çıkmıştı. Bugün yılda 180 milyar dolardan fazla bir gelire sahip olan Google, 27 Eylül ve 4 Ekim tarihleri arasında kendi web sitesi aracılığı ile doğum gününü kutluyor olacak.
Peki sizler Google’ın 23. doğum gününe özel hazırladığı Doodle hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Tesla kullanıcılarının ya da sadece bu markaya meraklı olanların yanlış bildiği şeylerden biri, aracın tam otomatik pilota sahip olduğuydu. Ancak Tesla araçlar bugüne kadar tamamen sürücüye ihtiyaç duymayan bir oto-pilot sistemine sahip olmadı. Tesla nihayet eleştirileri dikkate almış olmalı ki sürücüye hiç ihtiyaç duymayan oto-pilot için kritik adımı attı. Böylece sürücünün gözleminde çalışması gereken oto-pilot özelliği rafa kaldırılabilir.
Elektrikli otomobillerin batarya dolum süreleri ve menziller halen beklentilerin altında. Yeni batarya teknolojisi ise bu sorunu çözebilir.
Tesla, tam otomatik oto-pilot için beta kayıtlarını açtı
Tesla’nın ‘Full Self-Driving’ olarak adlandırdığı bu teknoloji normal şartlarda bugün beta sürecine geçecekti. Elon Musk’ın paylaştığı tweet ile öğreniyoruz ki geliştiriciler beta kayıtlarından önce 24 saate daha ihtiyaç duymuş. Yani Türkiye saati ile tarih 27 Eylül’e kaysa da bu teknoloji artık kullanılabilir olacak.
Kullanıma açılacak FSD (Full Self-Driving) sürümü 10.1 sürüm numarasına sahip. Bu ilk gün yaması, çeşitli optimizasyonları içeriyor.
FSD Beta request button goes live tonight, but FSD 10.1 needs another 24 hours of testing, so out tomorrow night
Trafikte sizden yardım almayacak bir yapay zekanın beta süreciyle test edilmesi bazılarınızın gözünü korkutmuş olabilir. Bununla haklısınız, ancak görünüşe göre Tesla bunu beta olarak yayınlayarak yapay zekasına güveniyor. Şu anda tam otomatik pilot kullanırken frenlerin sert yapılması gibi konforunuzu kaçıracak durumlar yaşayabilirsiniz.
Tesla oto-pilot
Beta sürecine kayıt olduğunuzda trafikteki tüm veriler Tesla’ya gönderilecek. Böylece bu sistem derin öğrenme sayesinde daha stabil bir hal alacak. Yani bir beta sürecinin yapılması, sistemin hızlı gelişmesine büyük katkı sağlıyor.
PS Plus oyunları üst üste ikinci kez sızdırıldı sanırım böyle devam ederse bir gelenek haline gelecek. Yine de sızıntıların bir kesinliği yok. Sızıntı Fransız ikinci el alışveriş sitesindeki bir kullanıcıdan çıktı. Dealabs adlı sitede bir kullanıcı PS Plus’ın Ekim ayı oyunlarını açıkladı.
PS Plus Eylül 2021 oyunları belli oldu. Daha önceki aylarda sızıntıyla ortaya çıkan oyunlar şimdi ise Sony tarafından açıklandı. İşte ücretsiz verilen oyunlar:
PS Plus, Ekim ayında 3 oyun veriyor
İlginç bir şekilde bu seferki sızıntı da aynı siteden geldi. Delabs’taki bir kullanıcı oyunların görüntüsünün birleştirildiği bir görsel paylaştı. Görselde Hell Let Loose, Mortal Kombat X ve PGA Tour 2K21 yer alıyordu. Mortal Kombat X ve PGA Tour 2K21 PlayStation 4’e gelirken, Hell Let Loose yalnızca PlayStation 5’e geliyor.
Hell Let Loose, 2. Dünya Savaşı’nda geçen bir çatışma simülasyonu. Bu yılın başlarında PC için piyasaya sürülmüştü. Ondan önce de erken erişimdeydi. Oyunun 5 Ekim’de konsollar için piyasaya sürülmesi beklerken Ekim ayında ücretsiz olarak PS Plus üyeleri için sunulması şaşırtıcı.
Mortal Kombat X, serinin en yeni oyunu olmayabilir fakat oynamaya değer. Oyunun çıkışından sonra bir DLC paketi ile birlikte diğer oyun ve film serilerinden ikonik karakterler Mortal Kombat X’e eklendi. Dövüş oyunu sevenlere hitap ediyor.
PGA Tour 2K21 ise bir golf oyunu. geçen yıl piyasaya sürüldü ve eğer sızıntılar doğruysa PS Plus üyeleri için ücretsiz bir şekilde Ekim ayında platforma geliyor.
Çinli üretici Xiaomi, dünyanın 1 numaralı akıllı telefon markası olmayı hedefliyor. Bu biraz garipsenebilir çünkü şirket akıllı telefon haricinde çok fazla skalada akıllı ev aletleri de üretiyor. Şirket, kendisine koyduğu bu hedefe son zamanlarda daha da yakınlaşmayı başardı.
Neredeyse tüm teknik özellikleri ve tanıtım görselleri sızdırılan Xiaomi Civi modeli kanlı canlı görüntülendi.
Xiaomi kurucusu Lei Jun: “Herkesin sabırlı olması gerekiyor”
Şirket, akıllı telefon pazarında son zamanlarda iyi iş çıkardı. Dünya çapında birçok pazarda zirvede. En önemlisi, Hindistan pazarında Xiaomi birkaç yıldır üst üste bir numaralı akıllı telefon üreticisi konumunda. Hindistan pazarının Çin’den sonra en büyük pazar olduğu belirtiliyor bu yüzden Hindistan pazarı Xiaomi için çok önemli.
Şirketin kurucusu ve CEO’su Lei Jun‘a göre, şirket büyük bir hedef belirleme konusunda kendine güveniyor. Şirketin hedefinin dünyanın bir numaralı cep telefonu markası haline gelmek olduğunu belirtti. Ayrıca Lei Jun, “Girişimcilik ve inovasyonda her zaman aksilikler olduğu için herkesin sabırlı olması gerekiyor” dedi.
Xiaomi’nin hedefi sadece akıllı telefon pazarının zirvesine tırmanmak değil, aynı zamanda orada uzun süre kalmak istiyor. Analistlere göre şirketin atması gereken en önemli adımlardan birisi de telefonlarına isim verirken bunları basitleştirmek. Bazı raporlara göre, Xiaomi’nin birçok pazardaki başarısı ABD’nin Huawei’e uyguladığı yaptırımlardan kaynaklanıyor.
Analistlere göre şirket bu tarz bir hedefi gerçekleştirmek istiyorsa, reklam bütçesini artırmalı ve özellikle ABD pazarındaki operatörlerle anlaşmalar yapmalı. Tüm bunları yaparken açılacağı yeni pazarlarda dengeli fiyatlandırma yapması gerekecek. Yoksa o pazardaki macerası kısa süreli olabilir.
Apple, geçtiğimiz haftalarda uzun süredir beklenen iPhone 13 serisini piyasaya sürdü. Cihazlar tasarım tarafında küçük değişiklerle gelirken, diğer alanlarda ise bir takım yükseltmelerle karşımıza çıktı. Örneğin yeni A15 çip, yüksek yenileme hızına sahip ekranlar ve daha büyük piller.
iPhone 13 serisi henüz ön satışlarda olmasına rağmen bile oldukça popülerlik yakaladı. Ayrıca yurtdışındaki kullanıcıların bir kısmı, yeni iPhone’lara kavuşmak için yine mağaza önlerinde kuyruk oluşturdular. Ancak iPhone 13 serisinin iPhone 12’lere kıyasla çok büyük bir tasarım değişikliğiyle gelmediği ortada. Dolayısıyla Apple’ın asıl hamlesini iPhone 14 ailesiyle birlikte yapması bekleniyor. Peki iPhone 14 serisinde ne gibi değişiklikler görülecek.
Apple kullanıcılarının zaman zaman tercih etmek zorunda kaldıkları yan sanayi ekranlar, iPhone 13 için ciddi sorunlara yol açıyor.
iPhone 14, çentikli tasarımın fişini çekecek
Apple, iPhone X ile başlattığı çentik serüvenini bir türlü sonlandıramadı. Ancak Bloomberg’den Mark Gurman’ın yorumlarına göre iPhone 14 serisi, günümüz trendlerine uyarlanan ekranlar ile gelecek.
Kısa süre önce yayınlanan bir programda iPhone 14 tahminlerinde bulunan Mark Gurman, iPhone 14’lerin giriş seviyesi ve Pro modellerinden yepyeni tasarımlar olacağını dile getirdi. iPhone 13 serisinin tasarım olarak iPhone 12’lerden çok az farkla geldiğini belirten Gurman, Apple mühendislerinin iPhone 14’te büyük bir tasarım yinelemesi yapacağına dikkat çekti.
2022 yılında piyasaya çıkması beklenen iPhone 14 ailesi, ekranın üzerindeki çentikleri kaldıracak ve üst düzey Android telefonların sahip olduğu delikli ekranlar ile donatılacak. Bir başka analistlerden Jon Prosser ise, iPhone 14 Pro Max modelinin ekran altı kameraya sahip olma ihtimalinin de olduğunu ifade etti.
Öte yandan Apple’ın, kompakt model olan mini’den vazgeçeceği de bir başka iddia. Satışlarıyla Apple’ı çok tatmin etmeyen mini serisi, iPhone 14 serisinde yer almayacak. Bunun yerine; iPhone 14, iPhone 14 Pro, iPhone 14 Pro Max ve yepyeni bir üye olan iPhone 14 Max modeli yer alacak. Ancak bu telefonların özellikleri ve diğer ayrıntıları belirtilmedi. İlerleyen günlerde tüm merak edilenler ortaya çıkacaktır.
İnternet ve sosyal medya kullanıcıları, favori platformlarının erişilmez hale gelişiyle sık sık karşı karşıya kalıyor. Siber saldırılar ve sunucu kaynaklı sorunlar bu anlamda başı çeken sorunlar olarak göze çarpıyor. Geçtiğimiz günlerde yapılan bir araştırma, son 12 ayın en çok çöken platformlarını gösteriyor.
Ünlü sosyal medya analiz firması ToolTester yapılan araştırmanın ilk 30 sırasında; Facebook, Twitter, Steam, Snapchat, Slack ve birçok ünlü sosyal medya platformu yer alıyor.
Yeni nesil özellikleri ile sosyal medya ekosistemindeki konumunu güçlendirmeye devam eden Bigo Live nedir?
Sosyal medya dünyasında en çok çöken platform Discord
Son 12 ayda Amerika Birleşik Devletleri özelinde yapılan araştırmada, toplamda tam 129 kez çöken Discord başı çekiyor. Bununla birlikte platformların kullanıcıları ile de bir anket gerçekleştiren firma, Discord kullananların yüzde 87’sinin bağlantı sorunlarından şikayetçi olduğunu belirtiyor. Yine Discord kullanıcılarının yüzde 9’u, hesaplarına giriş yaşamakta güçlük çektiklerini belirtti.
Yukarıdaki tabloda turkuaz olarak gösterilen barem, kullanıcıların siteye veya uygulamaya erişme konusundaki, mor baremler ise giriş yapma konusundaki şikayetlerini temsil ediyor. Bu anlamda en çok çöken platformlar arasında Steam ikinci sırada yer alsa da, kullanıcılar YouTube ve Spotify‘a erişim konusunda yıl boyunca ciddi problemlerle karşılaşmış görünüyorlar.
Listede bir diğer dikkat çeken unsur da oyun platformları oluyor. Listenin ilk 10 sırasında, dünyanın en çok kullanılan oyun platformları olan Steam, PlayStation Network ve Xbox Live da yer alıyor. Buna göre son bir yılda; PSN 49, Xbox Live 63 ve son olarak Steam toplamda 99 kere erişim sorunlarıyla karşı karşıya kalmış.
Peki sizler sosyal medya platformlarına erişirken sorun yaşıyor musunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Bu ay gerçekleştirilen Apple lansmanında duyurulan ve 1 Ekim tarihinde piyasaya çıkacak olan iPhone 13 ile ilgili yeni haberler gelmeye devam ediyor. Son gelen bilgilere göre, iPhone 13’ün Apple Care dışında tamir edilmesi sonrası çeşitli problemler ortaya çıkabilir.
Her ne kadar sorun çıkaran cihazların bizzat Apple tarafından tamir edilmesi önerilse de, bazı kullanıcılar masraftan kısmak için farklı tamir yöntemleri deneyebiliyorlar. Özellikle garantisi dolmuş cihazların tamirini ucuza getirmek isteyen kullanıcılar, iPhone 13 sonrasında cihaza dair bazı özellikleri kaybedebilirler.
Eski iPhone cihazınızı elden çıkarmak ya da yeni nesle geçiş yapmak istiyorsanız vereceğimiz ipuçlarıyla cihazınızı satabilirsiniz.
iPhone 13, yan sanayi ekranlarda sorun çıkarabilir
Phone Repair Guru adındaki YouTube kanalının yaptığı bir teste göre, iPhone 13‘ün ekranını üçüncü parti bir ekranla değiştirmek Face ID‘nin bozulmasına sebep oluyor. Aynı YouTube kanalı, cihazın mikrofonunu değiştirmenin herhangi bir sensörün bozulmasına sebep olmadığını buna karşın Face ID’nin bir daha hiçbir şekilde çalıştırılamadığını belirtiyor.
Ekran değişiminden sonra cihaz tekrar başlatıldığında, Face ID oluşturmanız için karşınıza gelen ekran hiçbir şekilde yüzünüzü algılayamıyor ve ‘Face ID uygun değil. Face ID’yi tekrar kullanmayı deneyin‘ şeklinde bir uyarı ile karşılaşıyorsunuz.
Aynı YouTube kanalı, bu sorunu aşmanın bir iki yolu olabileceğini belirtiyor. Phone Repair Guru‘ya göre, yan sanayi ekrana bir takım çipler transfer edilebilirse Face ID’nin yeniden çalıştırılması mümkün olabilir. Buna karşın, bu işlemin hiç de kolay olmadığı söyleniyor.
Apple’ın bu anlamda kasıtlı bir önlem alıp almadığı şu an için belirsiz. Sizler de konuyla ilgili görüşlerinizi bizlerle yorumlar kısmında paylaşmayı ihmal etmeyin.
Akıllı telefonların kullanım deneyimlerini etkileyen en büyük etkenlerden biri şüphesiz batarya kapasitesi ve buna bağlı olarak değişen pil süresi. Sizler için 5.000mAh bataryaya sahip uygun fiyatlı Android modellerini listeledik.
5.000mAh bataryaya sahip uygun fiyatlı Android telefonlar
OPPO A54
Uygun fiyatıyla dikkat çeken OPPO A54, gücünü MediaTek Helio P35 işlemciden alıyor. 12nm teknolojisiyle üretilen Helio P35 işlemcide 4 adet 2.3GHz Cortex-A53 ve 4 adet 1.8GHz Cortex-A53 çekirdek mevcut.
6.51 inç HD Plus IPS LCD ekran ile tanıtılan cihaz, ne yazık ki 60Hz panele sahip. Üçlü kamera dizilimiyle karşımıza çıkan modelde 13 Megapiksel ana kamera, 2 Megapiksel makro lens ve 2 Megapiksel derinlik sensörü mevcut. Ön kamerada ise 16 Megapiksel lens kullanılmış.
18W hızlı şarj teknolojisine sahip 5.000mAh batarya ile satışa sunulan OPPO A54 modelini MediaMarkt güvencesiyle satın almak için buraya tıklayın.
TCL 20 SE
TCL’in giriş seviyesi modellerinden biri olan TCL 20 SE, gücünü Qualcomm tarafından üretilen Snapdragon 460 işlemciden alıyor. 11nm teknolojisi ile üretilen işlemci, 4 adet 1.8 GHz ARM Cortex-A73 ve 4 adet 1.6GHz ARM Cortex-A53 çekirdeğe sahip.
6.82 inç 60Hz IPS LCD ekran ile karşımıza çıkan model, dörtlü kamera dizilimine sahip. Cihazda16 Megapiksel ana kamera, 5 Megapiksel ultra geniş açılı lens, 2 Megapiksel makro lens ve 1 adet 2 Megapiksel derinlik sensörü mevcut. Öz çekim için 8 Megapiksel lens tercih edilmiş.
18W hızlı şarj teknolojisine sahip 5.000mAh batarya ile satışa sunulan TCL 20 SE modelini MediaMarkt güvencesiyle satın almak için buraya tıklayın.
Samsung Galaxy A22
Samsung’un uygun fiyatlı modelleri arasında yer alan Galaxy A22, gücünü MediaTek Dimensity 700 (MT6833) işlemciden alıyor. Dimensity serisinin orta seviye işlemcilerinden biri olan Dimensity 700’de 2 adet 2.27 GHz ARM Cortex-A76 ve 6 adet 2.0 GHz ARM Cortex-A55 çekirdek mevcut.
Üçlü kamera dizilimiyle karşımıza çıkan cihazda 48 Megapiksel ana kamera, 5 Megapiksel ultra geniş açılı kamera ve 2 Megapiksel derinlik sensörü bulunuyor. Ön kamerada ise 8 Megapiksel lens tercih edilmiş.
15W hızlı şarj teknolojisine sahip 5.000mAh batarya ile satışa sunulan Samsung Galaxy A22 modelini MediaMarkt güvencesiyle satın almak için buraya tıklayın.
Samsung Galaxy A02
MediaTek MT6739WW işlemciden güç alan Samsung Galaxy A02 modeli, şirketin ürettiği giriş seviyesi modeller arasında en çok dikkat çekenlerden biri. Giriş seviyesi işlemciler arasında yer alan MediaTek MT6739WW işlemcide 4 adet 1.5 GHz ARM Cortex-A53 çekirdek bulunuyor.
6.5 inç PLS ekran ile ekran deneyimi konusunda beklentileri karşılayan Galaxy A02, ikili kamera dizilimiyle karşımıza çıkıyor.
13 Megapiksel ana kamera ve 2 Megapiksel makro lense sahip olan modelin ön kamerasında ise 5 Megapiksel lens tercih edilmiş.
5.000mAh batarya ile satışa sunulan Samsung Galaxy A02 modelini MediaMarkt güvencesiyle satın almak için buraya tıklayın.
İlk olarak 2000 yılında piyasaya çıkan Hitman: Codename 47 ile başlayan Hitman efsanesi, 20 yıldır oyun dünyasında büyük bir yere sahip. Son olarak episodik bir bölüm sistemine geçen yapım, özellikle son oyunuyla eleştirmenlerden tam not aldı.
Her ne kadar son dönemde piyasaya çıkan Hitman yapımları oyuncuların beğenisini kazansa da, GOG platformunda yayınlanan GOTY versiyonuyla bu kez büyük bir tepkiye neden olmuş durumda.
Steam, EA Play bünyesinde yer alan pek çok yarış oyununu yüzde 80'e varan indirimlerle oyunculara sundu. İşte indirime giren oyunlar...
Cyberpunk 2077 ve The Witcher serisinin yapımcısı CD Projekt RED‘in sahibi olduğu GOG.com oyunculara oldukça uygun fiyatlı teklifler sunmasıyla biliniyor. Kurulduğu ilk günden beri büyük ilgiyle karşılanan platformun önemli bir özelliği daha var: GOG, bünyesindeki hiçbir oyun için kopya koruma yöntemi uygulamıyor ve sürekli internet bağlantısı istenmiyor.
Geçtiğimiz hafta içerisinde GOG bünyesine katılan Hitman: Game of The Year Edition, yaklaşık yüzde 70 indirimle 18 dolar gibi bir fiyata oyunculara sunuldu. Bu fiyat indirimine karşın, oyuncular Hitman’in GOG sayfasını olumsuz eleştiri bombardımanına tutuyorlar. Nitekim GOG, tarihinde ilk defa bir oyuna kopya koruma yöntemiuygulamış durumda.
Oyuncuların yaptığı olumsuz geri bildirimler sonrasında, oyunun GOG puanı şu an için 1.4/5.0‘e gerilemiş vaziyette. Oyunun multiplayer moduna girmek istemeyenler dahi internete bağlı olma zorunluluğu ile karşı karşıyalar. Bu anlamda Hitman’in GOTY sürümünü GOG üzerinden alan oyuncular, tek oyunculu deneyim için bile internete bağlı olmak zorunda tutuluyor.
Peki sizler GOG tarafından oyunculara dayatılan DRM koruması hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Tüm dünyayı büyük bir çıkmaza sokan Nazi Almanyası‘nın geliştirdiği teknolojileri sizler için yazdık. 1933-1945 yılları arasında Almanya’yı yöneten Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi, birçok katliam ve işkencenin sorumlusu oldu. Bu tek parti rejimine dayalı yönetim sisteminin başındaki “Führer” unvanlı devlet başkanı Adolf Hitler, savaş teknolojisine büyük önem verdi.
Bu yazımızda, o tarihte Almanya’nın geliştirdiği teknolojik cihazlara bakacağız. Naziler, özellikle askerî teknoloji alanında çığır açan yenilikler yaptı. İşte uzun yıllar gizli kalan ve açıkça kullanılan o cihaz ve ürünler…
Evrensel sabitlerden mimariye, tıptan basit ev eşyalarına kadar Antik Mısır döneminin bilim ve tekniğe çok sayıda önemli katkısı oldu.
Nazi teknolojileri neler? İlk sırada havacılık var!
Hiç şüphesiz Nazilerin en önem verdiği askeri teknolojinin başında hava kuvvetleri geliyor. Zira çeşitli güdümlü füzeler ve gizli bombardıman uçakları gibi pek çok havacılık unsuru bunun kanıtı. Ayrıca Nazi teknolojisinin bir kısmı günümüzün modern ordularının önemli bir parçası haline geldi. Dev tanklar ve Güneş Silahları gibi bazı tasarımlar ise tamamen teorikti.
Nükleer silahlar
ABD merkezli medya şirketi Ranker‘in yazısına göre, Alman fizikçiler nükleer reaktör inşası, izotop ayırma ve ağır su üretiminde önemli çalışmalar yaptı. Bu nedenle, Alman nükleer silah araştırmaları Amerikan araştırmalarıyla rekabet halindeydi.
Bununla birlikte, hükümet kararları, Yahudi fizikçilerin sınır dışı edilmesi ve bilim insanlarının savaşa gönderilmesi gibi pek çok gelişme, Nazi Almanyası’nı bir nükleer bomba için gereken atılımlardan alıkoydu. Ancak bulguları daha sonra Soğuk Savaş’ta Müttefik nükleer silah araştırmalarının anahtarı haline geldi.
Ayrıca Naziler, nükleer araştırma programının bir parçası olarak yüzlerce küp uranyum üretti. Ancak bunlar, Nazilerin savaşı kaybetmesiyle kayboldu. Bilim insanları halen uranyumları arıyor.
Dünyanın İlk Seri Üretim Helikopteri
Hem Mihver hem de Müttefikler, helikopter teknolojisi geliştiriyorlardı. Bunun yanı sıra, Almanya gerçek üretim açısından ilk sıradaydı. Flettner Fl 282 prototipi ve 1944’te bin makinelik tam sipariş ile dünyanın ilk seri üretim helikopteri oldu.
Müttefik bombalamaları Flettner fabrika üretimini etkiledi. Nihayetinde, Mayıs 1945’e kadar 24’ü üretim hattından çıktı. Üç helikopter ise savaştan sağ çıktı.
Uzay uçakları ile Naziler ne amaçladı?
“Silbervogel” kod adlı Alman projesi, Almanya’dan fırlatıldığında 90 mil yüksekliğe ulaşabilecekti. Böylece, ABD’nin önemli şehirlerinden New York‘u bombalayabilecek bir yörünge altı bombardıman uçağı için teorik bir tasarımdı.
Uçak bir rüzgar tüneli maketi kadar ilerledi. Tasarım üzerinde yapılan çalışmalar bugün roket ve ramjet teknolojisini etkilemeye devam ediyor.
Gelişmiş jet avcı ve bombardıman uçakları
ME-262, ilk operasyonel jet avcı uçağı olarak tarih kayıtlarına geçti. Ayrıca Nazilerin çeşitli gelişim aşamalarında çok çeşitli jet avcı uçakları ve bombardıman uçakları vardı. Bazıları çok sınırlı da olsa faal oldu. Birçoğu ise çizim tahtasından asla çıkamadı.
Nazi teknolojileri arasında önemli bir yer edinen bir savaş uçağı oldu. Bu, savaşın sonunda çok sınırlı sayıda kullanılan Arado Ar-234 jet bombardıman uçağıydı. İlk Ar-234 savaş görevi, Normandiya’daki Müttefiklerin üzerinde bir keşif uçuşuydu ve 2 Ağustos 1944’te gerçekleşti.
Diğer tasarımlar Messerschmitt Me P.1101 ok açılı kanatlı avcı uçağı, Ta-400 uzun menzilli bombardıman uçağı ve Fa-269 VTOL avcı uçağıydı.
Devasa mega tanklar
Alman tank teknolojisi II. Dünya Savaşı’nda rakipsizdi. Ancak savaştıkları zaten üstün makinelerin ötesinde Almanya, çeşitli ağır, süper ağır ve devasa tanklar üzerinde çalışıyordu. Bunların en ünlüsü, sırasıyla bin ve bin 500 ton ağırlığında olan P.1000 Ratte ve P.1500 Monster tanklarıydı. Bu iki devasa tank, deniz silahlarıyla donatılmıştı.
Her iki tasarım da pratiğe geçemedi ve tanklar maket aşamasında kaldı. Ancak üretilmiş olsalardı, ağır bombalama dışında herhangi bir yolla belki de yok edilemeyeceklerdi.
Nazi teknolojileri arasında anti-yerçekimi teknolojisi de var!
Gelelim doğruluğu halen kanıtlanamayan Nazi projelerine… Die Glocke (Çan) olarak bilinen ultra gizli bir proje üzerinde Nazi bilim insanları çalışıyordu. Bu projeyle amaçlanan anti yerçekimi teknolojisini geliştirmekti.
Polonyalı yazar Igor Witkowski, bir Nazi subayının sorgusundan elde edilen transkriptlere erişimi olduğunu iddia etti. Buna dayanarak, Nazilerin çan şeklindeki bir aracı havada tutmayı başarmak istediklerini ileri sürdü. Bu araç, kırmızı cıvanın gücünü kullanarak kendini yerden fırlatabiliyor ve motorsuz bir şekilde hareket edebiliyordu.
İddiaya göre, savaş sona ererken bu projede çalışan bilim insanları öldü ve çan, ABD’nin eline geçti. Bu konuda Witkowski’nin kanıtı, Çan üzerinde yapılan tüm takip araştırmaları gibi sadece varsayım.
Zamanda yolculuk
Die Glocke projesiyle Nazilerin zamanda yolculuğu bulmak istedikleri de iddia ediliyor. Yazar Henry Stevens bu iddiayı ortaya attı. Ona göre, bir cihazın üstünde dışbükey bir ayna kullanarak bunu yapacaklardı. Bazı araştırmacılar ise Çan’ın zaten bir zaman makinesi olduğunu ve içindeki kişiye geçmişe gitme yeteneği verdiğini öne sürdü.