Bilim kurgu türündeki birçok yapım günümüzde insanların ilgisini çekebiliyor. Bu yapımlara oyunlar da dahil. Bir kült haline gelen Outcast oyununun devamı geliyor. Devam oyunundan ilk fragman da geldi. Oynanış fragmanı olmasa da Outcast 2’nin nasıl olacağı ve ana karakterin amacının ne olduğunu öğrenebiliyoruz.
Türk stüdyolarından çıkan pek çok ilgi çekici PC oyunları, oyuncuların ilgisini çekmeye devam ediyor. İşte Türk yapımı PC oyunları...
Outcast 2’den bir fragman yayınlandı
Outcast 2: A New Beginning, 1999‘da piyasaya sürülen ilk oyundan sonra hayranlar için heyecanlandırıcı bir haber. Fragmanda istila altındaki bir gezegendeyiz. Adelpha halkına yardım etmek için gönderilen ana karakterimiz Cutter Slade, canlıları köleleştirmek isteyen robotlara karşı mücadele verecek. Outcast 2 de ilk oyun gibi üçüncü şahıs nişancı kamera açısına sahip olacak. Ayrıca oyunun türü açık dünya aksiyon-macera olarak karşımıza çıkıyor.
Outcast isim haklarını 2019 yılında THQ Nordic aldı. Şirket Outcast 2 için, “Oyuncu eylemlerine dayalı doğrusal olmayan bir oynanış ve dinamik hikaye bulunuyor. Ayrıca oyunda düzinelerce kişisel silah üretme yeteneğimiz de yer alıyor.” açıklamasını yaptı. Oyunun orijinal bestecisi Lennie Moore, ikinci oyun için geri döndü.
Outcast 2 için henüz bir çıkış tarihi yok, ancak THQ Nordic oyunun, Xbox Series X|S, PlayStation 5 ve PC’ye “yakında” çıkacağını belirtiyor.
PC oyunları dünyasında Türk yapımları artış göstermeye devam ediyor. Türkiye sınırları içerisinde pek fazla oyun bulunmasa da bir zamanlar oyuncuların gönlünde taht kurmuş yapımlar yer edindi. Yeni çıkanlardan da sevilip ilgi görenler oluyor.
Son zamanlarda Türk geliştiriciler sektöre oldukça ilgi göstermeye başladı. Eskiden oldukça zor görünen oyun yapma süreci şimdi biraz daha iyi düzeye geldi. Özellikle ortaya çıkan yapımları gördüğümüzde bunları söyleyebiliyoruz.
Mobil oyun sektöründe oldukça etkili bir geliştirici kitlesi olan Türkiye, ortaya PC yapımları da çıkartıyor. İşte az bilinen en iyi Türk yapımı PC oyunları…
Mount & Blade serisi
Mount & Blade serisi dünya çapında Türk geliştiricilerin elinden çıkan en popüler PC oyunları içerisinde yer alıyor. Armağan Yavuz ve İpek Yavuz‘un ortaya attığı proje TaleWorlds tarafından geliştirildi ve oyun oyuncularla buluştu. Bu noktada henüz herhangi bir türe sığdıramadığımız seri 3 farklı yapımla karşımıza çıktı. Bunlar şöyle adlandırılıyor:
Mount & Blade
Mount & Blade: Warband
Mount & Blade: Bannerlord
Türk yapımı PC oyunları
İlk olarak 2008 yılında aramıza katılan Mount & Blade serisi, 30 Mart 2020‘de piyasaya sürülen Bannerlord ile hayranlarının karşısına çıktı. Bu noktada sunduğu düşük sistem gereksinimleri ve düzgün optimizasyonuyla oyuncuları kendisine bağlıyor. Özellikle de yapımın bir sonunun olmaması süreklilik açısından önemli bir rol oynuyor.
Potentia
Wily Pumpkin adında Türk bir stüdyo tarafından geliştirilen Potentia özellikle The Last of Us‘a benzemesiyle dikkat çekiyor. Oynanış mekanikleri açısından her ne kadar biraz eksik kalsa da stüdyonun çıkarttığı ilk oyun olduğunu düşünürsek ortalamanın üzerinde diyebiliriz. Sunduğu grafikler ve dünyası bakımından göze hoş gelen bir tasarımı olduğunu söyleyebiliriz. Sistem gereksinimleri açısından da pek yüksek durmayan yapım Steam‘de 40 TL olarak fiyatlandırılmış durumda.
Türk yapımı PC oyunları
Kıyamet sonrası temasını konu alan Potentia, aksiyon macera türünü benimsiyor. 11 Şubat 2021‘de piyasaya sürülen yapım terk edilen dünyada Victor ve dostlarının maceralarını anlatıyor.
Ronin: Two Souls
Bir başka Türk yapımı PC oyunuyla daha listemize devam ediyoruz. M11 Studio adlı stüdyonun geliştiriciliğini üstlendiği Ronin: Two Souls, Ghost of Tsushima‘nın sunduğu dünyaya oldukça benzerliğiyle dikkat çekti. Hikaye bakımından bir Samuray olmak isteyen Kenji’nin mücadelesine odaklanıyoruz. Bu esnada karşısına çeşitli zorluklar çıkıyor ve bunun üstesinden gelmeye çalışıyor.
Türk yapımı PC oyunları
Seçimlerinize göre kaderi belirlediğiniz oyunda çeşitli düşmanlarla savaş içerisine gireceksiniz. Mücadele sırasındaki mekaniklerin oldukça kendine has durduğunu görüyoruz. Bu noktada bire bir sıralı bir çatışma sistemi kullanılıyor. Ronin: Two Souls şu anda Steam üzerinde 20 TL fiyatla satın alınabiliyor.
Crysis serisi
CryTek tarafından geliştirilen Crysis her ne kadar Türk yapımı olmasa da şirketin kurucuları Türk idi. Çıktığı dönem sunduğu grafikler ile donanımları oldukça zorlayan yapım, hala oyuncuların sistemlerini kontrol etmesine sebep oluyor. Bu nedenle günümüzde de ilgi görmeye devam ediyor. Son olarak gelen Remastered sürümü ile tekrardan dikkatleri üzerine çekmişti. Serinin şu ana kadar çıkan oyunları şu şekilde:
Crysis
Crysis 2
Crysis 3
Crysis Remastered
Türk yapımı PC oyunları
Crysis Remastered her ne kadar düzenleme olsa da oyuncuların beğenisini kazandı. Birkaç değişiklik barındırarak kendini ilk oyundan biraz ayırmayı da başardı.
Sabotaj
HES Games tarafından geliştiriciliği üstlenilen Sabotaj, CS:GO‘ya benzerliğiyle dikkat çekiyor. Açık betada olduğu dönem iyi bir oyuncu kitlesi yakalayan oyun P2W (Pay-To-Win) olmamasıyla oyuncuların beğenisini kazandı. Silah özelleştirmeleri ve oynanış mekanikleri açısından Counter Strike: Global Offensive‘den ayrılan yapım, özelleştirmelerin oyuna yaptığı etki nedeniyle farklı bir noktada yer alıyor.
Erzurum
Türk haritasında geçen hayatta kalma türündeki Erzurum, Proximity Games adlı stüdyo tarafından geliştirildi. Erzurum’u konu alan yapım, Türkiye‘deki binalar ve çeşitli ürünlerle konsepti yakalamak açısından önemli duruyor. Özellikle oyunda yer alan arka plan müziklerinde ülkemizden eserler tercih edilmiş.
10 Şubat 2021‘de piyasaya sürülen Erzurum, Steam bünyesinde 10,50 TL‘ye oyuncularla buluştu. Taylan karakteriyle oynadığımız oyun Erzurum‘da seyahat ederken tehlikelerle karşılaşan bir kişiyi konu alıyor.
Sizler Türk yapımı PC oyunları hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmından bizlerle iletmeyi ihmal etmeyin!
Sosyal medya platformu Twitter, ilk piyasaya çıktığı günden bu yana yüzlerce değişim geçirdi. Bu değişimin en belirgin özelliği ise düşenceleri paylaştığımız bir ortamdan haber akışına evrilmesi oldu. Aslında 2006 yılında kurulduğunda, günlük durum güncellemelerini arkadaşlar ve tanıdıklar ile paylaşma aracıydı. Şu anda ticaret amacının fikir paylaşımlarının önüne geçtiği açık.
Platform, büyük oranda reklam amacına hizmet ediyor. Haber başlıklarını ve hikayeleri herkesin akışında önde ve merkezde tutuyor. Bu şekilde o kadar etkili oldu ki Amerikalıların yüzde 71’i Twitter’ı haber okumak için kullanıyor. Bunun yanı sıra, halkla ilişkiler uzmanları ve gazeteciler de içeriklerini ve kariyerlerini yükseltmek için kanalı aktif olarak kullanıyor.
Facebook ve Ray-Ban ortaklığıyla geliştirilen akıllı gözlük, resmi tanıtımı öncesinde kanlı canlı ortaya çıktı. İşte tasarımı!
2006’dan bugüne Twitter
Forbes‘a göre, gazeteciler Twitter’ı seviyor ve haber vermek, makalelerini, bloglarını, görüşlerini paylaşmak ve tanıtmak için kullanıyor. Bu, Twitter’ın bir tanıtım aracı haline geldiği ve tam potansiyeliyle kullananların daha büyük ve daha etkileşimli bir takipçi kitlesi oluşturabileceği anlamına geliyor.
Peki, Twitter bu noktaya nasıl geldi? Kısa ve metin odaklı mesajların olduğu basit bir sosyal medya sitesi fikri hit oldu ve platform hızla büyüdü. Boston Digital‘den Chuck Murphy ve Independent‘dan Chelsea Ritschel’in haberleri ve aklımıza gelen birkaç özellik ile platformun evrimindeki önemli gelişmelere göz atalım…
2006 – Twtter, Jack Dorsey, Noah Glass, Biz Stone ve Evan Williams tarafından kuruldu. Birkaç yıl öncesine kadar platformdaki paylaşımlar 140 karakterle sınırlı tutuluyordu. Yani aslında kısa metin mesajları gönderilen bir mikroblog platformu olarak kuruldu.
2009 – Twitter, hashtag (etiket) ve retweet özelliğini başlattı. Kullanıcılara güncel trendlerden haberdar olma, hikayeleri takipçilerle paylaşma ve katılımlarını artırma olanağı verdi. Böylece kullanıcılar daha fazla etkileşime girmeye başladı. Retweet özelliğinden önce, kullanıcılar tweetlerin başına RT yazarak birinin tweetini yeniden paylaşıyordu.
2009 – Ünlüler Twitter’da sahte hesaplardan ayırt edilmek istiyordu. Böylece, Twitter doğrulanmış hesapları kullanıma sundu. Doğrulama işareti artık herhangi bir kişi veya işletme tarafından uygulanıyor. Bu özellik, bir hesabın gerçek olduğunu gösteriyor.
Fotoğraf ve video paylaşma özelliği geldi!
Twitter’daki ilerleme özellikle 2010’lu yıllarda arttı. Zaten bu geliştirmelerle birlikte kullanıcı sayısı da artamaya başladı. Her ne kadar bazı kullanıcılar Twitter’ın ilk yıllarının daha benzersiz olduğunu düşünerek özlese de, kullanıcı sayısındaki artış yeniliklerin olumlu yönde olduğuna işaret.
2010 – Twitter, web sitesinin arayüzünde bugüne kadar yapılan en büyük güncelleme olan “Yeni Twitter” sundu.
2011 – Tweetler içinde fotoğraf paylaşma özelliği geldi. Daha öncesinde üçüncü taraf uygulamalar ile fotoğraf paylaşımı bulunuyordu.
2013 – Twitter, sosyal medyada videonun önemini başlatan Vine‘ı piyasaya sürdü.
2014 – Doğrudan video paylaşma özelliğini platforma eklediler. Animasyonlu GIF‘ler tanıtıldı ve tüm platformlarda paylaşıldı.
2015 – Twitter, canlı yayın özelliğini etkinleştirmek için Periscope‘u satın aldı. Ayrıca kullanıcılara içerikleri için eşi görülmemiş bir kontrol sağlayan anket soruları özelliğini sundu. Ayrıca, platform içinde daha fazla özel görüşme imkanı sunan doğrudan mesaj özelliğini ekledi.
2017 – Kullanıcılar daha uzun tweetler atamamaktan oldukça şikayetçiydi. Daha uzun tweetler için karakter sınırı 140’dan 280 karaktere çıktı. Ayrıca tweet dizileri için + butonu eklendi. Böylece, toplumsal konulardan günlük hayattaki yaşananlara kadar çeşitli konularda ‘flood‘lar gelmeye başladı.
2020 – Tweet planlama yani zamanlama özelliği geldi. Bir tweetin ne zaman yayına girmesini istiyorsanız artık zamanını kendiniz ayarlayıp işinize dönebilirsiniz. Siz işinizi yaparken ya da dinlenirken tweetiniz kurduğunuz zamanda kendiliğinden yayınlanacak.
2021 – Twitter Blue isimli abonelik sistemi Haziran ayında geldi. Aylık 2.99 dolar fiyatla karşımıza çıktı. Abonelik avantajları arasında tweet geri alma ve tweet koleksiyonları özellikleri yer alıyor. Ayrıca 2021 yılında bahşişözelliği de geldi. Bununla birlikte önemli bir özellik test aşamasında; alışveriş mağazaları.
Twittr’dan Twitter’a: Konuşmamız gerekenler
İşte, tüm bu gelişmelerle beraber Twitter hakkında birkaç not daha paylaşalım. Yıllar boyunca, Twitter logosu da değişim geçirdi. Kuş figürünün değişimi için fotoğrafa bakmanız yeterli. Sizce en güzeli hangisi?
Bir de olumsuz bir durumdan bahsedelim. Örneğin, platformdaki anonim hesap desteği, bir klavyenin arkasından konuşan insanların artamasına ve özellikle kadınlara karşı istismarın yaygınlaşmasına yol açıyor. Uluslararası Af Örgütü‘nün küresel yapay zeka yazılım şirketi Element AI ile yaptığı 2018 tarihli bir araştırma, kadınların Twitter’da her 30 saniyede bir istismara uğradığını gösterdi.
Tüm bunlarla birlikte, kanal öyle popüler bir platform oldu ki 2013 yılında Oxford İngilizce Sözlüğü‘ne ‘tweet’ tanımı eklendi. İngilizce olan ‘tweet’ kelimesi ‘cıvıldamak‘ anlamı taşıyor.
İlk Tweet 21 Mart 2006 tarihinde Twitter kurucularından Jack Dorsey‘e ait. Bu arada, platform başlangıçta Twttr olarak piyasaya çıktı. Özellikle o dönemde, sesli harfleri atmak bir trend haline gelmişti. Flickr, Tumblr ve Scribd gibi…
https://twitter.com/jack/status/20
İşte popüler sosyal medya kanalı hakkında sizinle paylaşmak istediğimiz güncellemeler bunlardı. Siz de hatırladığınız özellikleri ya da bu konu hakkındaki yorumunuzu iletebilirsiniz.
Havacılık sektöründe jet motorlarıyla bilinen Rolls-Royce, tamamen elektrikli uçağı ile ilk yolculuğunu başarılı bir şekilde tamamladı. Toplam 15 dakika süren ilk uçuş ile uçağın elektrik gücü ve tahrik sistemi hakkında önemli performans verileri elde edildi.
Yapıla uçuşun yoğun bir uçuş testi aşamasının başlangıcı olduğu belirtiliyor. Ayrıca şirketin açıklamasına göre tek kişilik uçak, bir uçak için monte edilmiş en yoğun pil paketine sahip.
Ürettiği otomobillerin yanı sıra uçak motorları ile de bilinen Rolls-Royce, yeni nesil motorunda ikinci aşamaya geçtiğini duyurdu.
İlk uçuş ile önemli bir aşama kaydedildi
400 kW değerinde üçlü motor aktarma organlarıyla 6.000 cell batarya paketi bulunan uçağın maksimum 300 MPH hıza ulaşması hedefleniyor. Planlanandan bir yıl sonra uçuş gerçekleştirebilen uçağın, ilk başarılı uçuşu ile birlikte önemli bir aşama kaydettiğinin altı çiziliyor.
Bununla birlikte Rolls-Royce’un şirketlere tamamen elektrikli bir yolcu uçağı sağlamak amacıyla Tecnam ile birlikte bir hava taksisi geliştirdiği belirtiliyor. Bilindiği üzere hava yolculuğu ve kargo uçuşlarının sera gazı oluşumundaki tehlikeli etkisi sebebiyle, uçak şirketleri elektrikli uçak çalışmalarını giderek hızlandırıyor.
Buna göre çalışmaların önemli aktörlerinden biri olan Rolls-Royce’un bu projesi ile yeni bir dönemin kapılarını aralaması bekleniyor.
Proje ile ilgili açıklamalarda bulunan Rolls-Royce CEO’su Warren East, “Bu sadece bir dünya rekorunu kırmakla ilgili değil; bu program için geliştirilen gelişmiş pil ve tahrik teknolojisi, Urban Air Mobility pazarı için heyecan verici uygulamalara sahip ve ‘jet zero’yu gerçeğe dönüştürmeye yardımcı olabilir” dedi.
Google, basit bir arama motoru gibi görünse de aslında öyle değil. Sahip olduğu YouTube, Gmail gibi hizmetlerden bahsetmiyoruz. Evet bunlar da Google’ı arama motorundan çok öteye götürüyor. Ancak değinmek istediğimiz nokta; Google arama hileleri yani bir şeyler araştırırken onu bulmanızı sağlayacak veya kolaylaştıracak küçük işlevler. “Ne kadar kolaylaştırabilir ki?” diye düşünüyorsanız, yanılacağınızı şimdiden söylemekte fayda var. Çünkü Google’da aranılan bir bilgiye ulaşmak sanıldığından çok daha karmaşık süreçleri doğurabiliyor. İşte sizi bunlardan kurtaracak Google arama ipuçlarında bahsettik.
Alphabet bünyesinde faaliyet gösteren Google şirketinde çalışmak muhtemelen herkesin hayalidir. Fakat karar vermeden önce bunları bilmelisiniz.
Az bilinen Google arama hileleri
1) Aradığınız her neyse sadece onu bulun
Google arama hileleri listemize, en çok işinize yarayacak bir özellikle başlıyoruz. Merak ettiğiniz bir konu hakkında bilgi edinmeye çalışırken, onunla ne kadar alakasız sonuçlar varsa karşınıza çıktığı zamanlar oldu mu? Google’ın hayal bile edemeyeceğimiz büyüklükte veri tabanı var ve buna bağlı olarak karmaşık bir algoritmaya sahip. Hal böyle olunca arada sırada deyim yerindeyse kafası karışabiliyor.
Böyle durumlar için geliştirilen harika bir çözüm var. Eğer bir kelimeyi tırnak işaretinin içinde yazarsanız, Google aramanızı spesifik hale getirecek ve tırnak işaretiyle belirttiğiniz kelimenin bulunduğu arama sonuçlarını karşınıza çıkaracaktır. Örneğin “shiftdelete” diye arattığınız zaman, içerisinde shiftdelete kelimesi geçen web sayfaları dışında hiçbir şey görmeyeceksiniz.
2) Abuk sabuk arama sonuçlarından kurtulun
Her ne kadar tırnak işareti kullanarak aramayı özelleştirseniz de istediğiniz sonuca ulaşmanız garanti değil. Özellikle kelime benzerliklerinin olduğu durumlarda (ilgin ve bilgin gibi) yine istenmeyen web sayfalarıyla karşılaşma olasılığınız çok yüksektir.
Bu olasılığı ciddi anlamda düşüren bir başka özellik de: kısa çizgi. Örneğin iPhone 13 özellikleri ve fiyatı hakkında bilgi almak istiyorsunuz ancak sürekli iPhone 13 Pro karşınıza çıkıyor. Böyle zamanlarda “-Pro” ibaresini aramanın sonuna ekleyerek, o kelimeyi sonuçlardan hariç tutabilirsiniz.
3) Sevdiğiniz sitelerin benzerlerini bulun
Diyelim ki severek takip ettiğiniz bir site var, içeriklerinden hoşlanıyorsunuz ve adeta yatıp kalkıp sürekli sayfalarında dolaşıyorsunuz. Ona benzer veya ilgili siteleri bulabileceğiniz bir Google arama hilesi olduğunu biliyor muydunuz? Kullanmanız gereken parametre: related.
Basit bir örnekle açıklamak gerekirse; “related:shiftdelete.net” ifadesini arattığınızda, SDN teknoloji odaklı bir web sitesi olduğu için karşınıza teknoloji üzerine yayın yapan benzer siteler çıkacaktır. Aynı şekilde Amazon gibi alışveriş sitelerini bulmak için related:amazon.com.tr yazabilirsiniz.
4) Arama yaparken olabildiğince basit kelimeler kullanın
Google’ın diliyle günlük hayatta kullandığımız konuşma dili birbirinin tam anlamıyla zıttıdır. Örneğin normalde telefonda konuştuğunuz arkadaşınıza “Maltepe’de pizzacı nereden bulacağım?” demenizde herhangi bir abeslik yok. Fakat aynı cümleyi Google’a yazmanız, doğru sonuca ulaşma ihtimalinizi önemli ölçüde düşürecektir. Bunun yerine “Maltepe pizzacılar” veya “Yakınımdaki pizza restoranları” diye araştırmanız daha sağlıklı olacaktır.
Arama yaparken mümkün olduğunca basit sözcükler kullanın, cümle yazmaktan kaçının. Ayrıca noktalama işaretlerine de aşırı dikkat etmenize gerek yok. Yalnızca ilgili anahtar kelimeleri yazsanız yeterli.
5) “Mırıldanarak” şarkı bulun
Sokakta, kafede, spor salonunda… Günün herhangi bir zaman diliminde çevremizde çalan şarkıların ne olduğunu bulabilen mobil uygulamalar mevcut. Ancak bunların öncelikle o şarkıyı tam olarak duymaları gerekiyor, ki kolaylıkla tanımlayabilsinler. Bu da her zaman mümkün olmuyor.
Google arama hileleri listesine dahil edebileceğimiz mırıldanarak arama özelliği, dilimizin ucunda olan ama bir türlü adı aklımıza gelmeyen şarkıyı bulabilmemizi kolaylaştırıyor.
Android telefonunuzda Google uygulamasını açın.
Ses simgesine ve Şarkı ara butonuna basın.
Ardından şarkıyı aklınızda kaldığı kadarıyla mırıldanın. Sözlerini hatırlamıyor olsanız bile melodisini ağzınızla taklit etmeye çalışın.
Google’ın yapay zekâsı, ağzınızdan çıkan mırıldanmaları algılayıp ‘o olabileceğini düşündüğü’ tüm şarkıları karşınıza listeleyecektir. İstediğiniz sonuca ulaşamadıysanız bu işlemi sürekli tekrar edin.
Apple, Covid-19 politikasında yeni bir düzenlemeye gidiyor. Buna göre teknoloji şirketi ofisleri ve perakende satış yerleri haricinde görev yapan ABD çalışanları için test politikasını değiştirecek. Yeni düzenleme ile birlikte şirket, aşılanmamış çalışanlarının aşılı meslektaşlarından daha sık test yaptırmasını isteyecek.
Apple'ın Salı akşamı düzenlediği etkinlikte duyurduğu yeni akıllı saati Apple Watch Series 7 hangi yenilikleri sunuyor?
Apple, ülkenin aşı politikasına destek oluyor
Engadget’in haberine göre Apple’ın uyguladığı bu politika, çalışanlarını koronavirüse karşı aşılanmaya zorlamak için denediği son hamle olarak değerlendiriliyor. Pandemi ile mücadele kapsamında tüm ülkelerin aşı çalışmalarını hızlandırması, haliyle aşı karşıtları için de yeni bir zemin hazırladı.
Bu durumun farkında olan Apple gibi şirketler ise yeni yaptırımlar ile durumu önlemeye çalışsalar da, aşı olmamak için işini kaybetmeye hazır olan personeller var. Apple’ın bu kararına istinaden Google, Facebook ve diğer bazı teknoloji şirketleri henüz aşı zorunluluğu getirmedi.
Ek olarak yeni düzenleme ile birlikte yakın tarihte birçok şirketin aşı zorunluluğu getireceği öngörülüyor. Yüzden fazla çalışanı olan şirketlerin aşılama zorunluluğunu veya haftalık test sağlamasını gerektiren Çalışma Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği İdaresi’nin gelecek yönergeleri ile bu işin hız kazanması bekleniyor.
iOS işletim sistemi, Android’e kıyasla dış dünyaya daha kapalı. Bu nedenle iPhone kullanıcıları müzik indirme, şarkı indirme vb. işlemleri rahatlıkla yapamıyorlar. Çünkü Android açık kaynaklı olması gereği üçüncü taraf uygulamaları ve hizmeti kabul ediyorken; Apple’ın kısıtlamalarından dolayı iPhone veya iPad’de böyle bir durum mümkün olmuyor. Peki iPhone’a müzik indirmek imkansız mı? Bu sorunun cevabı tabii ki: hayır.
Rehberimizde iPhone kullanıcıları için en iyi şarkı indirme yöntemlerini listeledik.
Netflix mobil uygulamasında dizi, film, belgesel indirme özelliği bulunuyor. Rehberimizde bu işlemin nasıl yapılacağını anlattık.
iPhone müzik indirme – Bilgisayar üzerinden
iPhone için en iyi müzik indirme yöntemlerinin başında iTunes aktarımı geliyor. Bunun için bir adet bilgisayara ve bağlantı kablosuna ihtiyacınız var. Ayrıca iPhone’a atmak istediğiniz şarkıyı önceden bilgisayarınıza yüklemiş olmanız gerekiyor. Bu konuda YouTube’dan müzik indirme rehberimizden yardım alabilirsiniz.
Öncelikle bilgisayarınızdaki şarkıyı Yerel Disk C > Kullanıcılar > kullanıcıadınız > Müzikler klasörüne atın.
Şimdi iTunes programını açın.
Sol üst köşedeki Dosya > Arşiv’e Klasör Ekle butonuna tıklayın. Ardından açılan pencerede Müzikler klasörüne tıklayın ve “Klasör seç” deyin. Bu işlem, Müzikler’deki tüm dosyaların iTunes’a eklenmesini sağlayacaktır.
Şimdi iPhone ile bilgisayarınızı kablo kullanarak bağlayın.
Ardından iTunes’un sol kısmındaki Ayarlar sekmesi altında yazan “Müzikler” bölümüne giriş yapın.
“Müzikleri Eşzamanla” diye bir seçenek karşınıza çıkacak. Buradan “Tüm müzik arşivini” seçeneğini seçin ve son olarak “Eşzamanla” butonuna tıklayın.
Bunu yaptıktan sonra iPhone müzik indirme işlemi tamamlanacaktır. Bilgisayarınızda yer alan şarkıların tamamını iPhone’daki Müzik uygulamasından görüntüleyebilirsiniz. Çevrimdışı olarak dinleyebilir, aynı zamanda arka planda oynatabilirsiniz.
iOS müzik indirme – Uygulama yardımıyla
iOS işletim sistemli iPhone kullanıyorsanız, şarkı indirme işlemini çeşitli uygulamalar yardımıyla da yapabilirsiniz. Bu noktada seçici olmanızda fayda var, zira maalesef Apple’ın kısıtlamalarından dolayı her uygulama çalışmıyor. Ya da iOS’in önceki sürümünde çalışsa bile, yeni sürümünde çalışmadığına rastlayabiliyoruz.
iOS yani iPhone için çalışan müzik indirme uygulamaları:
Evermusic
Freegal Music
Music Downloader & Player
SoundCloud
iPhone şarkı indirme için alternatif yöntemler
iTunes ve diğer müzik indirme uygulamalardan bahsettik. Ancak bunlarla uğraşmak istemiyorsanız, deneyebileceğiniz alternatif iPhone şarkı indirme yöntemleri elbette var. Dijital müzik platformları tam bu noktada devreye giriyorlar.
Spotify, TIDAL, Deezer, YouTube Music gibi hizmetlere abone olarak dilediğiniz miktarda şarkıyı indirebilirsiniz. Alternatif olarak Apple’ın kendi servisi Apple Music’i de kullanabilirsiniz. Ücretli olan bu uygulamalar, iOS işletim sistemine şarkı indirme ihtiyacınızı giderecektir.
Xiaomi, sesli ve yapay zekalı asistan hizmeti Xiaoi AI için temposunu artırmaya başladı. Son dönemde Çin dışında da kullanılmaya başlayan asistan için yeni bir isim tescili ortaya çıktı. Twitter’da paylaşılan bu sızıntı ile Çinli teknoloji devinin nasıl bir geliştirme yapacağı ise muamma.
Xiaomi, akıllı telefonlarda deprem tespitini kolaylaştırmak için geliştirdiği yeni teknolojinin patentini aldı.
Xiaomi sesli asitan için “kız arkadaş” isim tescili aldı
Akıllı telefon dünyasında rüzgarı arkasına alan Xiaomi, Huawei’den boşalan koltuğu kısa sürede doldurmayı başardı. Xiaomi şimdi de 2018 yılından beri denemelerini yaptığı sesli asistan ile liderliği korumanın peşinde. Kısa bir süre önce Xiaoi Aiçeviri özelliği ile karşımıza çıkan firma, ilginç bir isim tescili aldı.
Xiaoi AI Girlfriend (Kız arkadaş) adlı bu tescili firmanın nasıl kullanacağı ise spekülasyonlara neden oldu. Ancak Çinli kaynaklardan gelen bilgilere göre, bu isimlendirme Çince’de hem kız arkadaş hem de arkadaş anlamında kullanılıyor. Ancak Çince’de bu arkadaş terimi de sadece kadınlarda kullanılan bir ifade biçimi.
Bu anlamda Xiaomi kız arkadaş tescili ile sesli ve yapay zekalı asistanda kullanıcılara kadın sanal arkadaş sunabilir. Bu arada Xiaoi AI‘de hem kadın hem de erkek sesli asistan sesi kullanmak mümkün. Bu anlamda bu yeni tescilin çok daha sevecen ve arkadaş yanlısı yeni bir özellik olma ihtimali var.
Bu noktada ise paylaşılan bir poster aslında ilk ipuçlarını veriyor. Çince ifadelerin yazdığı bu posterde “Seni seviyorum”, “Çok güzelsin” gibi ifadeler yer alıyor. Posterin başlığında ise kişileştirilmiş yanıt özelliği şeklinde bir vurgu yer alıyor.
Xiaomi ise sesli asistan konusunda biraz daha temkinli davranıyor. Özellikle Android dünyasında Google’ın bu konuda rakip tanımaması da bunda etken. Buna göre Çin’de çok etkin kullanılan Xiaoi AI, sadece bir sesli asistan olmaktan çok daha fazlası. Firma uzun süredir bu asistanı tüm Xiaomi cihazlarıyla etkileşim kurması için çaba içerisinde.
Xiaomi, 2021 yılının ilk çeyreğinde oturduğu en çok sevkiyat yapan akıllı telefon markası unvanını Haziran ayında yeniden Samsung’a bıraktı. Buna karşın Ağustos ayı satış rakamlarında Xiaomi ilk defa Counterpoint Research raporlarında ilk sıraya yerleşti. Markanın 2021 yılında gösterdiği bu agresif yükseliş tavrının Samsung’u tahtından edip edemeyeceği ise merak konusu.
Birkaç gün önce duyurulan iPhone 13 serisi henüz satışa çıkmadan önemli bir başarı elde etti. Çin pazarında bugün ön siparişe açılan yeni cihazlar, akıllı telefon dünyasında oldukça beğeni toplamışa benziyor. Nitekim ortaya atılan veriler, serinin bir önceki iPhone‘a göre çok daha fazla talep edildiğini gösteriyor.
South China Morning Post’un sızıntısına göre, iPhone 13serisi ön sipariş sürecinde Apple‘ın yüzünü güldürdü. Geçen sene çıkan modelleri çok kısa sürede geride bırakan telefonlar, satışa çıkmadan milyonlarca siparişe ulaştı.
Hazır iPhone 13 tanıtılmışken, iPhone 12 ile karşılaştırmasını yapalım istedik. iPhone 13 vs iPhone 12 karşılaştırması karşınızda!
iPhone 13 serisi iPhone 12 serisinden daha mı başarılı?
Toplam dört telefondan oluşan yeni iPhone serisi, sabah saatlerinde ön siparişe çıktı. Geçtiğimiz yıl tanıtılan iPhone 12 serisi bu süreci bir buçuk milyon talep ile tamamlamıştı. Bugün listelenmeye başlayan iPhone 13 ailesi ise şimdiden iki milyon siparişi geçti.
Ortaya çıkan bu veriler iPhone 13 serisinin iPhone 12’den satış anlamında çok daha başarılı bir başlangıç yaptığı izlenimini veriyor. Ancak yükselişin asıl sebebi yeni serinin başarısından çok ABD-Huawei rekabetine dayanıyor. Öyle ki Huawei, ABD ile yaşadığı gerilimler sonrasında üst segment telefon tanıtmakta sıkıntı yaşıyor. Bu da Çin pazarında müşteri kaybına yol açıyor.
İki ay kadar önce P50 serisini tanıtan Huawei, ABD yaptırımları sebebiyle telefonlara 5G bağlantısı dahi koyamamıştı. Bu da şirkete dünya genelinde olduğu gibi Çin’de de müşteri kaybettirdi. Ortaya çıkan potansiyel müşteriler ise yeni seriyi değerlendirmişe benziyor.
Bu yükselişin altında yatan tek sebep elbette Huawei değil. Ekonomik sebeplerde bu yükselişte etkin rol oynuyor. Keza yeni iPhone modelleri Çin’de iPhone 12’lerden daha ucuz bir fiyat etiketine sahip. En azından ön sipariş sürecinde. iPhone 13 serisindeki her cihaz Çin’de iPhone 12’lere göre 300 ila 800 yuan daha ucuz.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz?Yeni iPhone‘ların siparişlerinde yaşanan bu yükselişin başka sebepleri var mı? Düşüncelerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Samsung’un yeni nesil amiral gemileri hakkında sızıntılar giderek artıyor. Koreli devin önümüzdeki yıl tanıtacağı Galaxy S22 serisi, yıl sonuna doğru ilerlerken yeni sızıntılarıyla ortaya çıkmaya devam ediyor. Geçtiğimiz haftalarda Exynos 2200 işlemcisiyle Geekbench’te görülen Galaxy S22, şimdi ise farklı bir iddia ile gündeme geldi.
Genelde Samsung sızıntılarıyla tanınmış Ice Universe, bir sonraki Galaxy S22‘nin ekranı hakkında şaşırtan bir iddiayı öne sürdü. Bu iddialara göre Samsung, yeni amiral gemisi modellerinde Apple’ın yolundan giderek ”mini” bir modele yer verebilir.
Bilindiği üzere Apple, son yıllarda yeni iPhone modellerinde küçük ekran politikasına döndü ve iPhone 12 ile iPhone 13 serisinde mini modellere yer verdi. Şimdi ise benzer bir durum Samsung cephesinde görülecek gibi.
Ice Universe’in raporuna göre Galaxy S22 , 6.06 inçlik boyutuyla serinin mini modeli olacak. Bu, 6.2 inç boyuta sahip Galaxy S21, hatta daha önceki Galaxy S10’un ekranından bile daha küçük bir ekrana sahip.
Geçtiğimiz haftalarda da Galaxy S22’nin daha küçük bir pille geleceği ortaya atıldı. Şimdi ise ekran boyutunun küçülecek olması da bu sızıntıyla eşleşiyor ve Samsung’un ”mini” bir modeli piyasaya süreceğinin sinyallerini veriyor. Halihazırda bu durumu Apple’da görürken, ayrıca ASUS’un da yavaş yavaş daha küçük ekranlı modellere yöneldiği de yine gözlerden kaçmıyor.
Galaxy S22 Plus ve S22 Ultra modellerinin nasıl bir ekranla geleceği hakkında ise şu an durum oldukça karışık. Ancak Samsung’un üst seviye modellerinde bir değişiklik yapacağı aslında düşük bir ihtimal taşıyor. Zira kullanıcıların büyük ekran talebi yine devam edecek. Dolayısıyla bu talebi de S22 Plus ve S22 Ultra modelleri karşılayacaktır diye tahmin ediyoruz.
Sesli sohbet odalarıyla kısa sürede trend haline gelen Clubhouse, yeni bir davet özelliği için denemeler yapmaya başladı. Temmuz ayı sonunda davetiyesiz üye alımına başlayan uygulama, son zamanlarda ise eski popülaritesini kaybetti.
Twitter, dünyada ilk kez Türkiye'de test etmeye başladığı reaksiyon özelliğini geri çektiğini duyurdu. İşte gerekçesi!
Clubhouse sesli sohbet odaları için davet özelliği yolda
Uygulama özellikle Türkiye’de eski popülaritesini kaybetmiş olsa da halen belli bir kemik kullanıcı kitlesine hitap ediyor. Bu kitlenin azalmasında ise Twittter Spaces özelliği büyük etki sahibi. Yine Ağustos ayında ortaya çıkan bazı Clubhouse hesap bilgilerinin çalınması da kullanıcıların uygulamadan soğumasına neden oldu. Clubhouse ise arkadaşları sohbet odalarına davet etme özelliği ile bu olumsuz havayı kırmanın peşinde.
Bu yeni Clubhousedavet özelliği sayesinde arkadaşlarınızı hali hazırda yer aldığınız sohbet odalarına davet edebiliyorsunuz. Uygulama bu sayede arkadaşların daha kolay sosyalleşmesi için yeni bir imkan oluşturma peşinde.
Clubhouse is working on Waves,
so that you can slowly form a room with your friends when they all are ready instead of having them to chat with you right away
Özellikle ilgili ilk sızıntı ise Jane Manchum Wong adlı Twitter kullanıcı tarafından keşfedildi. Wong özellikle Twitter özelliklerini önceden keşfetmesiyle ün yaptı. Buna göre Clubhouse davet özelliği için bulunan isim ise Waves, yani dalgalar. Uygulama böylece arkadaş gruplarının bu sohbet odalarında bir araya getirmenin peşinde.
Buna göre Clubhouse Waves özelliği için ortaya çıkan ilk ekran görüntülerinde profillerde yer alan Clubhouse’un meşhur el sallama logosu yer alıyor. Yanında Waves yazan bu logoya bastığınızda ise arkadaşınızı bir sohbet odasına davet etme seçeneği çıkıyor. Yani bu logoya tıkladığınız anda kişiye bir davet gitmiyor. Bu sayede uygulama yanlışlıkla davet göndermenin de önüne geçiyor.
Clubhouse Waves özelliği ile arkadaşlarınızı sohbet odalarına davet etmek mümkün olacak.
Şu an için deneme aşamasında olan Clubhouse Waves özelliği için net bir tarih ise ortada yok. Ancak şimdiden beta kullanıcılara bu özellik açılmış görünüyor.
Clubhouse, her ay farklı bir sanatçıyı uygulamanın logosuna yerleştiriyor. Eylül ayında ise Clubhouse logosunda ünlü komedyen ve aktris Leah Lamarr yer aldı. Sanatçının özellikle Clubhouse komedi odalarında etkinliği uygulamanın logosunda yer almasını sağladı.
Sesli sohbet uygulaması ilk başlarda Türkiye’de de büyük bir merak uyandırdı. Uygulamanın davet ile alması ve sadece iOS üzerinde çalışması ise asıl çekici noktalarından biriydi. Hem davetiyenin sona ermesi hem de Android uygulamasının da yayınlanması, uygulamanın popülerliğini azaltmış görünüyor.
Unicode Konsorsiyumu, ‘hamile erkek’ emojisi dahil olmak üzere 37 yeni emojiyi onayladı. Ayrıca konsorsiyum, 112 farklı tasarımla gelecek olan Unicode 14.0 sürümünü de resmen duyurdu. Bu emojiler arasında yüz ifadeleri, el hareketleri, karakterler ve çeşitli objeler bulunuyor.
Unicode 14.0 sürümüyle gelecek olan yeni emojilerle birlikte toplam emoji sayısı 3 bin 633’e kadar çıktı. Bununla birlikte, yeni sürümünün cihazlara ne zaman geleceği netlik kazanmadı.
ABD'de faaliyet gösteren Unicode Konsorsiyumu, 37 yeni emojiyi beraberinde getiren Unicode 14.0 sürümünü duyurdu.
Hamile erkek emojisi ne anlama geliyor?
37 yeni emoji arasında yer alan iki emoji bir süredir tartışma konusu. Unicode Konsorsiyumunda oy veren Emojipedia, ‘hamile erkek’ ve ‘hamile kişi’ emojilerinin nedenini açıkladı. Bu emojiler, bazı transseksüel erkeklerin ve non-binary insanların hamileliğini tasvir ediyor.
Emojipedia, 1994 yapımı ‘Junior‘ filmindeki Arnold Schwarzenegger gibi erkeklerin hem gerçek hayatta hem de kurguda hamile kaldığını söyledi. Bu arada, kullanıcılar ise yeni emojileri tartıştı. Twitter’daki paylaşımlarda kimi kullanıcılar şunları söyledi:
“Bir taraftan hamile bir erkek emojisi isteyen insanların sayısını sayabilirim. Translardan nefret etmiyorum, sadece bunu kimin kullanacağını merak ediyorum?”
I could probably count on one hand the number of people who asked for a pregnant man emoji. I’m not trying to hate on trans people or anything, I’m just wondering who tf is gonna use that?!
Elbette, iki yeni emojinin gelmesini destekleyen insanlar da görüşlerini ekledi. Ayrıca Emojipedia’nın emoji sözlük yazarı Jane Solomon, “Neden hamile bir erkek emojisi var?” başlıklı blog yazısı yazdı. “Yeni hamilelik seçenekleri trans erkekler, non-binary kişiler veya kısa saçlı kadınlar tarafından temsil edilmek için kullanılabilir. Tabii ki de, bu emojilerin kullanımı bu gruplarla sınırlı değil.” dedi.
Solomon, bu emojinin aynı zamanda göbekli bir erkeği (ya da kişiyi) temsil edebileceğini de ekledi. Bu arada, Emojipedia, 2019’da Unicode’un kütüphanesine ‘hamile erkek’ ve ‘hamile kişi’ eklemek için bir teklif yayınlamıştı.