The Lord of the Rings (Yüzükler Efendisi) üçlemesinin dizi uyarlamasının yapım aşamaları hala devam ediyor. Dünyanın en büyük e-ticaret şirketi Amazon, öncülük ettiği iddialı yapımın 1. sezonu için minimum 465 milyon doları gözden çıkarmış durumda. 2 Eylül 2022’de yayınlandıktan sonra en yüksek bütçeli diziler arasına girecek Yüzüklerin Efendisi için 2. sezon kararı alındı.
Geçtiğimiz günlerde Yüzüklerin Efendisi dizisi için ilk bakış fotoğrafı yayınlanmıştı. LOTR evreni için yeni bir devrin başlangıç sinyallerini güneşin doğuşuyla yansıtan görsel, üçlemenin fanatiklerinin heyecanını alevlendirmeye yetti. Aynı anda 240 ülkede gösterime girecek dizi haftalık bölümler halinde izleyici karşısına çıkacak.
Amazon'un elinden çıkacak olan Yüzüklerin Efendisi dizisi için yayın tarihi verildi ve diziden ilk görsel paylaşıldı.
Yüzüklerin Efendisi üretimi İngiltere’ye kayıyor
Peter Jackson imzalı orijinal üçlemede olduğu gibi, Yüzüklerin Efendisi dizisinin 1. sezon ana çekimleri Yeni Zelanda’da yapıldı ve tamamlandı. Post prodüksiyon aşaması ise Haziran 2022’ye kadar devam edecek. Amazon önümüzdeki senenin başından itibaren dizinin ikinci sezon çekimlerine başlayacak, ancak bu sefer ekibin durağı İngiltere olacak.
Deadline’ın haberine göre, şimdiden Yüzüklerin Efendisi dizisinin 1. sezonu için kullanılan tüm set malzemeleri ve araç gereçler İngiltere’ye taşınmaya başlandı. Yeni Zelanda hükümetinin COVID-19 kapsamında aldığı ve 2022’ye kadar devam edeceği söylenen tedbirlerin, Amazon’un söz konusu kararında etkili rol oynadığı bildirildi. Zira LOTR’nin oyuncu kadrosunun yarısından fazlası İngiliz ve karantina kuralları nedeniyle uzun süre Yeni Zelanda’da yaşamak durumunda kaldılar.
Amazon halihazırda Birleşik Krallık’ta Anansi Boys ve Good Omens gibi birçok Prime Video dizisinin çekimlerini gerçekleştiriyor. Yüzüklerin Efendisi 1. sezonda emeği geçen set ekibinin büyük kısmı Yeni Zelandalılardan oluşuyordu, 2. sezon için ise Amazon’un İngilizlerin çoğunlukta olduğu ayrı bir ekiple anlaşması beklentiler arasında.
Amiral gemilerini aratmayacak özellikleri uygun fiyata tüketiciyle buluşturma hedefiyle T serisini çıkan Xiaomi, geçtiğimiz Eylül ayında Mi 10T ve Mi 10T Pro modelleriyle karşımıza çıktı. Qualcomm Snapdragon 865 işlemciden güç alan cihazların halefi yolda: Xiaomi, Mi 11T serisi için kolları sıvadı.
Birkaç ay önce FCC sertifikalarında ortaya çıkan 2107113SG model numaralı akıllı telefonun Snapdragon 888 yonga seti ile geleceği belirtilmişti. Yeni sızıntılara göre, Xiaomi Mi 11T ve Mi 11T Pro olmak üzere toplamda iki modelden oluşacağı iddia edilen seride önem verilen nokta; yüksek yenileme hızına sahip ekran, performans ve kamera olacak.
Xiaomi Mi Mix 4 ile tanıtılan bir özelliğin Çin'deki yasalara uymadığı gerekçesiyle iptal edildiği duyuruldu.
Xiaomi Mi 11T, Sony üretimi sensörle destekleniyor
Xiaomiui tarafından paylaşılan raporlara göre, küresel pazarda satışa çıkacak Mi 11T modeli şu anda Amber kod adıyla anılıyor. 120Hz yenileme hızına sahip 20:9 oranındaki ekranıyla kutudan çıkacağı sızdırılan akıllı telefonda, önceki iddiaların aksine MediaTek işlemci yer alacağı belirtiliyor. Mi 11T’nin üçlü kamera sistemi; 64 Megapiksel OmniVision OV64B ana kamera + Sony IMX355 geniş açılı lens ve 3x yakınlaştırma sunan bir telemakro sensöre ev sahipliği yapıyor.
Aynı cihazın bir başka versiyonu Redmi K40 Ultra ismiyle Çin’de satışa çıkacak. Kod adı Agate olan akıllı telefonun orijinal modeline benzer şekilde 120Hz yenileme hızı sunan 20:9 en boy oranına sahip ekranı bulunuyorken, ana kamerası ise 108 Megapiksel Samsung HM2 sensörden oluşuyor. Buna Sony IMX355 geniş açılı lens ve 3x yakınlaştırmalı telemakro kamera eşlik ediyor. İşlemcisinin ise MediaTek üretimi olacağı gelen bilgiler arasında.
Xiaomi Mi 11T’nin 21081111RG model numaralı küresel varyantı kısa bir süre önce Endonezya’nın resmi denetleyici kurumları tarafından da onaylanmıştı. Açıklanan bilgiye göre cihazın OnePlus Nord 2’nin doğrudan rakibi olması bekleniyor. Bu nedenle de işlemcisinin MediaTek Dimensity 1200 5G olma ihtimali üzerinde duruluyor. Mi 11T serisinin tanıtım tarihi ise henüz netlik kazanmadı.
Geçtiğimiz hafta karşımıza çıkan Honor Magic 3 serisi, markanın kendi başına geliştirdiği ilk amiral serisi olarak tarihe geçti. Ancak yeni amiral gemisi serisi tasarımıyla Huawei Mate serisine benzemekle itham edildi.
Mate serisinden aşina olduğumuz yuvarlak hatlar ve kenarlara doğru hafif kıvrımlı hatlar Honor Magic 3 serisinin de en önemli tasarım öğelerinden biri. Peki bu iddia karşısında Honor nasıl bir cevap verdi?
Honor CEO'su George Zhao, Magic 3 serisi hakkında konuştu. Eleştirileri yanıtlayan Zhao, telefonun neden bu kadar pahalı olduğunu açıkladı.
Honor ile Huawei bağı devam mı ediyor? Magic 3, Mate 50 olabilir
ABD’de son haftalarda ayyuka çıkan Honor, Huawei bağının devam ettiği iddiası, Magic 3 serisinin tanıtılması ile daha da fazla dillendiriliyor. Tüm bu iddiaların temelinde ise Huawei‘nin Mate 50 serisini gelecek seneye çıkaracağı açıklaması yatıyor.
Honor, daha önce de Huawei‘ye ait P ve Mate amiral gemisi serilerini satın alacağı iddialarıyla gündeme geldi. Bu iddia karşılık bulmasa da ABD’de Honor’un da Huawei ambargo sürecine dahil edileceği konuşuluyor. Honor CEO‘su Zhao Ming ise Magic 3 serisinin Mate 50 olduğu iddialarını reddetti.
Ming, Mate serisi ile Magic serisi arasındaki tasarımsal benzerliği ise yakın zamanda ayrılan iki şirketin benzer bir tasarım bakış açısı olarak yorumladı. CEO iki şirketin halen çok yakın ilişkiler içinde olduğunu da açıkladı.
Honor Magic 3 Pro Plus
Aslında Magic serisi daha ilk baştan beri tasarım anlamında Mate serisine benzer bir yapıdaydı. Huawei yıllarca Mate serisini markanın ana tasarım çizgisi olarak kullandı. Honor’da şirketin alt markası olarak bu tasarım dilinden uzun süre etkilendi.
Honor, ilk amiral gemisi serisi olan Magic 3 ile karşımıza çıktı. Serinin en iddialı üyesi Magic Pro Plus kamera özellikleriyle göz doldurdu.
Honor, Huawei‘den ayrılmış olsa da bu sene tanıttığı bir çok model, halen Huawei esintileri taşıyor. İki şirketin tasarım ekibinin uzun yıllar birlikte çalıştığı düşünüldüğünde ise bu duruma şaşırmamak gerekiyor.
Ancak iddialara göre ABD, iki şirket arasında organik bağların devam ettiğine dair ipuçlarına ulaştı. Eğer iddialar doğruysa Honor, tıpkı Huawei gibi bir ambargo süreci ile karşı karşıya kalabilir. Şu an için ise Honor telefonları için Google servisleri gibi önemli engellemeler bulunmuyor. Yine de kulislerde Google’ın ABD kararını beklediği de konuşuluyor. Honor için ambargo sürecinin başlayıp başlamayacağını ise zaman gösterecek.
NASA’nın yeni Ay’a iniş görevi Artemis için kopan fırtınalar dinmeye başladı. Blue Origin‘in itirazlarının reddedilmesi sonrası NASA, Elon Musk‘a 300 milyon dolarlık son ödemeyi yaptı. Twitter üzerinde bu konuda yapılan bir alıntıya ise Elon Musk tarihi işaret eden bir cevap verdi.
Ay görevi için SpaceX roketi beklenenden önce hazır olacak
Twitter üzerinde bir kullanıcı, Elon Musk‘a Ay görevi için önemli bir soru sordu. Sosyal medya kullanıcısı Musk’a, Ay görevi için 2024 yılında iniş bekleyip beklemediğini sordu.
Yüzeyinin nasıl görünebileceğini hayal etmenin zor olduğu belirtilen Asteroid Bennu için NASA film festivaline seçildi.
Elon Musk ise çok daha yakın diyerek, 2024 yılını işaret etti. Hatta bu ifadeye bakılırsa roket çok daha erken hazır hale gelebilir. Artemis programı kapsamında SpaceX ile yapılan anlaşma gereği 2,89 milyar dolar ödeme yapıldı. NASA son ödemeyi ise ilginç bir tarihte gerçekleştirdi.
Jeff Bezos‘un yapılan ihalenin şeffaflığı için yaptığı başvuru 30 Temmuz‘da reddedildi. NASA ise Artemis için 300 milyon dolarlık son ödemeyi bu tarihte yaptı.
ArtemisAy görevi ile ilgili endişe ise geçen hafta NASA’nın yeni Astronot kıyafeti ile ilgili gecikme ile tavan yaptı. Buna göre NASA yeni kıyafetleri 2025 öncesi yetiştiremeyeceğini açıkladı. Elon Musk ise yaptığı açıklamada gerekirse kıyafetleri SpaceX hazırlar şeklinde cevap verdi. Tüm bu NASA kaynaklı gecikmelere rağmen Elon Musk ve şirketi uzay tarihine önemli bir imza atmaya hazır gibi görünüyor.
SpaceX, Artemis kapsamında Ay’a yeni bir insanlı iniş için hazırlıklara devam ediyor. Ancak Jeff Bezos, son yaptığı açıklamada itirazlarına devam edeceğini açıklamıştı. SpaceX, 2024 yılına kadar hazır olsa da, Blue Origin’de Artemis programında önemli şirketlerden biri. Firma Ay görevi için seçilmese de Ay’a yapılacak üs inşasında yer alacak.
Ay’a insanlı iniş daha önce de bir çok kez gerçekleşmiş olsa da bu son görev Mars‘a insanlı iniş için önemli bir adım. NASA ve SpaceX, Mars görevi için Ay çevresinde önemli bir üs inşa edecek.
Uzun süreli düşüş sonrası toparlanan kripto para piyasası, ADA ile başlayan, Ripple (XRP) ve Bitcoin ile devam eden yukarı hareket sonrası bugün Dogecoin fiyatı ile zirveye çıktı. Buna göre kripto para piyasası yeniden 2 trilyon dolar seviyesine çıktı.
Daha önce attığı tweetlerle kriptp para piyasasını ve Bitcoin‘i olumsuz etkileyen Elon Musk, yeniden Dogecoin övgüsü yapmaya başladı. Bu dizilen methiyeler sonrası Dogecoin fiyatı gün içerisinde yüzde 12’ye kadar değer kazandı.
Uzun süredir sessizliğini koruyan Elon Musk, Dogecoin ile yeniden gündemde. Musk yaptığı açıklamada ödeme yöntemi olarak Dogecoin’in rakipsiz olduğunu ifade etti. Bu ilginç ifade sonrası ise Dogecoin fiyatı hemen tepki vermedi. Son saatlerde ise yüzde 12’ye kadar bir artış gösterdi.
Kripto para piyasasında hareketli olan tek kripto para Dogecoin değil. ADA son haftalarda büyük bir yükseliş gösterdi ve piyasa değeri ile en büyük üçüncü kripto para haline geldi. Son günlerde sürekli yükselen kripto para, bugün ise yüzde 3 gibi değer kaybı yaşadı.
Bugünün yıldızı ise TWT oldu. Kripto para gün içinde yüzde 40‘tan fazla değer kazandı. Bitcoin fiyatı ise gün içerisinde dalgalı bir seyirdeydi. Buna göre kripto paranın değeri 46 bin dolar seviyesinde seyretmeye devam etti. Kripto para piyasasının ikinci büyüğü Ethereum ise yüzde 2 değer kaybına karşın 3 bin dolar üzerinde tutundu.
ADA hareketi sonrası dördüncülüğe gerileyen BNB fiyatı ise 400 dolar üzerinde tutunmaya devam etti. Dogecoin fiyatı 0.32 seviyelerine kadar çıkmış olsa da 1 dolara kadar yaklaştığı değerinin halen çok altında. Bir dönem dördüncü büyük kripto para haline gelen Dogecoin şimdi ise yedinci sırada.
Elon Musk, bugün piyasayı kötü etkilememiş olsa da, bir süredir kripto pazar yatırımcılarının tepkisini çeken yorumlarda bulunmuştu. Bitcoin’i sürekli eleştiren Musk’ın açıklamaları sonrası Bitcoin fiyatı 26 bin dolar seviyesine kadar geriledi.
Peki siz ne düşünüyorsunuz, Dogecoin fiyatı kalıcı olabilecek mi? Bitcoin fiyatı yeniden 50 bin dolar sınırını geçebilir mi? Yorumlarınızı bekliyoruz.
Apple dünyasının en önemli analistlerinden biri olan Mıng Chi Kuo, v-bu sefer çok yakın tarihli bir analizle karşımıza çıktı. Kuo, Eylül ayında yapılacak Apple lansmanında tanıtılacak Macbook Pro için mini LED ekran teknolojisi kullanacağı görüşünde. Peki ama Kuo bu analizi hangi emareler üzerine yaptı?
Ming Chi Kuo’dan mini LED ekranlı Macbook Pro tahmini
Apple, uzun süredir çok daha az enerji harcayan ancak çok daha yüksek kontrast oranıyla öne çıkan mini LED ekran teknolojisine yatırım yapıyor. İlk olarak iPad Pro 2021 modelinde karşımıza çıkan bu mini LED ekranlar, şimdi de Macbook Pro modeliyle hayatımıza mı girecek? Ming Chin Kuo bu soruya kesin emin olmasa da yüksek bir ihtimalle evet olarak cevap veriyor.
Apple'ın Eylül ayında gerçekleştireceği etkinlikte birçok yeni cihazını tanıtacağı iddia ediliyor. Yeni iPhone serisi ve iPad dikkat çekiyor.
Chin Kuo, bu öngörüyü iki önemli detay üzerinden şekillendirdi. Buna göre Apple son zamanlarda mini LED üretimi yapan ikinci bir üretici ile anlaştı. Bu da Apple’ın mini LED ekran üretimini artıracağı şeklinde yorumlanıyor. Yine Apple’ın bu sene Macbook Pro üretim kapasitesini artırdığı da ilk gelen bilgiler arasında. Kuo, geçen seneye göre piyasaya yüzde 20 daha fazla Macbook Pro sürüleceği görüşünde.
Apple’a yakınlığıyla bilinen Kuo, şimdiye kadar birçok isabetli analiziyle ön plana çıktı. Kuo’nun analistinin dışında da başka uzmanlarda Apple’ın Macbook Pro için önemli bir değişikliğe gideceği görüşünde.
Geçen sene Intel işlemciler yerine ARM tabanlı M1 ile güçlenen bilgisayarlar bu sene de gücünü M1X adlı işlemciden alacak. Henüz bu işlemcinin performans detayları belli olmasa da ilk gelen bilgilere göre M1’e göre yüzde 30 performans artışı gösterdi.
iPad Pro‘da kullanılan M1 işlemci ve mini LED ekran teknolojisi bir anda Apple’ın tabletini taşınabilir bilgisayar pazarına taşıdı. Geçen seneden beri yapılan bir çok performans testinde, Macbook Pro modelleri ARM tabanlı M1 işlemciler Apple’ın stratejisinin başarısını ortaya koydu.
Bu sene tanıtılacak M1X işlemcisi ise vadettiği performansı sergileyebilirse Apple, Intel ve AMD gibi rakiplerin gözünü korkutabilir. Uzmanlara göre yine bu işlemcinin mini LED ekran ile Macbook Pro modellerinde bir araya gelmesi, özellikle pil ömrüne olumlu katkı sağlayacak.
Dünyanın en popüler dijital oyun platformu olan Steam sık sık güncelleniyor. Özellikle internette bu güncellemeler ile ilgili birçok meme görmüşsünüzdür. Aslında bu güncellemelerin gereksiz olmadığı ortada. Kısa süre önce ortadan kaldırılan bir Steam açığı sizi zengin edebilirdi.
Football Manager (FM) severlere Steam'den müjde geldi. Steam, FM 2021 için yüzde 60 indirim yaptı. İşte oyunun yeni fiyatı...
Steam’deki açık cüzdandaki paranızı istediğiniz gibi ayarlamanızı sağlıyordu
Araştırmacı “drbrix”, HackerOne aracılığıyla söz konusu Steam açığını Valve’e bildirdi ve saldırganların Steam cüzdanındaki parayı dilediği gibi değiştirmesini sağlayan güvenlik açığını bulduğunu belirtti. Drbrix, herhangi bir saldırganın öncelikle “amount100” terimini içeren e-postayı Steam hesaplarına bağlaması gerektiğini ve bunu takiben, Smart2Pay kullanan herhangi bir ödemeyi seçerek cüzdanlarına normal şekilde para ekleyemeye devam edebilecekleri bir açık keşfetti.
Smart2Pay aracılığıyla yapılan ödemeler 1 dolardan az olmalı, çünkü bu açığı kullanan herkes POST isteğini (Sunucuya gönderilen veri) durdurabilir ve ödeme tutarını değiştirebilir. Valve‘den JonP, drbrix’e teşekkür etti. Valve’e bildirilen açık geliştirici ekip tarafından kontrol edildikten sonra düzeltildi. Şirket, drbrix’e yardımından dolayı 7500 dolar ödül verdi ve bildirilen sorunu orta dereceden kritik seviyeye yükseltti.
JonP, “Rapor için teşekkürler. Bu, açıkça yazılmış rapor, ortaya çıkabilecek ciddi problemlerin belirlenmesinde yardımcı oldu. Problemin risk seviyesini, işin potansiyel maliyetini yansıtarak orta dereceden kritik seviyeye çıkardık ve buna göre bir ödül uyguladık. Gelecekte sizden daha fazla geri bildirim almayı umuyoruz” dedi. Sorun ne kadar çözülse de yüzde 100 güvenliğin mümkün olmadığını Valve de biliyor. Bu yüzden problemin risk seviyesini kritik‘e çıkardılar.
Söz konusu açığın daha önce bilgisayar korsanları tarafından kötüye kullanılıp kullanılmadığı bilinmiyor. Valve bu konuda bir bilgi paylaşmadı.
İlk çıktığında büyük ses getiren Marvel’s Avengers oyunu daha sonralarda bu popülerliği kaybetti. Live Service bir oyun olan ve bir süre sonra görevlerde tekrara düşen yapımda çok az süper kahramanın bulunması, oyuna olan ilgiyi azalttı. Fakat oyunun geliştiricisi Crystal Dynamics azalan ilgiyi geri kazanma niyetinde.
Bugüne kadar Battlefield 2042 hakkında paylaşılan tüm bilgileri tek bir yazımızda sizler için topladık. Yeni oyunda bizi neler bekliyor?
Marvel’s Avengers’a bu yıl Spider-Man geliyor
Crystal Dynamics, daha önce Spider-Man’den söz etmeden Black Panther DLC’si ünlü aktör Chadwick Boseman‘ın ölümü nedeniyle bir sonraki tarihe ertelendi. İlginç nokta ise Spider-Man karakteri yalnızca PlayStation kullanıcılarına sunulacak. Geliştirici ekibin uzun süren sessizliği bazı hayranları endişelendirmişti.
Kıdemli oyun tasarımcısı Scott Walters, geliştirici ekibin 2021 yılı için Spider-Man’i geliştirdiğini, karakter hakkında ayrıntılar bulunmasa da yolda olduğunu doğruladı. Walters, “Her zaman Spider-Man’i 2021‘de PlayStation sahipleri için çıkarmayı planladık. Karakter yolda, bu yüzden bu yıl içinde daha fazla duyuru yapacağız” dedi.
Black Panther DLC’sinin 16 Ağustos‘ta gelişini haber vermek için, Marvel’s Avengers Steam, PlayStation ve Stadia‘da ücretsiz hafta sonu etkinliği gerçekleştirdi. Genellikle oyunda gerçek zamanlı olarak birkaç yüz eşzamanlı oyuncu oluyordu fakat ücretsiz etkinlik nedeniyle bu sayı 24 saatte, 10.000‘den fazla oyuncuyla yeni bir zirve belirledi.
Apple’ın uzun süredir yeni cihazları ile ilgili birçok bilgi etrafta dolanıyor. Özellikle iPhone 13 serisi ve iPad mini 6 gibi cihazlar büyük ilgi görüyor. iPhone 13 serisinin sahip olduğu teknik özellikler ve fiyatları daha önce sızdırıldı fakat sızdırılan özellikler ve fiyatların bir resmiyeti bulunmuyor.
Son dönemde katlanabilir telefonlar üzerinde çalıştığı iddia edilen Apple, aldığı yeni patentle teknoloji dünyasını heyecanlandırdı.
iPhone 13, AirPods 3, Apple Watch Series 7 ve iPad mini 6 Eylül ayında tanıtılabilir
Bloomberg’den Mark Gurman, Apple’ın iPhone 13 serisini, AirPods 3‘ü, iPad mini 6‘yı ve Apple Watch Series 7‘yi duyuracağı dolu dolu bir Eylül etkinliği planladığını iddia etti. Gurman, yaklaşmakta olan iPhone 13 serisinin “s” seviye yükseltme paketine sahip olmasına rağmen Apple’ın bu seriyi iPhone 13 olarak adlandıracağını belirtiyor.
Daha önce iPhone 13 serisinin 120 Hz ekrana, portre video moduna, daha küçük çentiğe, yeni kamera özelliklerine ve daha hızlı bir A15 çipine sahip olacağı iddia edildi. Apple, yeni iPhone serisinin yanı sıra, Eylül etkinliğinde hafif bir yeniden tasarımla Apple Watch Series 7’yi tanıtacak. Yeniden tasarlanan Apple Watch, daha düz bir ekrana ve yeni bir ekran teknolojisine sahip olacak.
Ayrıca Apple’ın, Eylül ayında iPad mini 6 ve iPad 9’u da duyuracağı iddia ediliyor. iPad mini 6, daha ince çerçeveli bir tasarıma sahip olacak. Önceki raporlara göre, iPad mini 6’nın daha büyük bir 8.3 inç ekran, bir USB-C bağlantı noktası ve bir A15 çipi ile gelecek. iPad 9 ise daha ince bir kasaya ve güncellenmiş dahili parçalara sahip olacak.
AirPods 3, Apple’ın Eylül etkinliğinde ilk gösterimini gerçekleştirecek. AirPods 3’ün daha kısa bir gövdeye fakat AirPods Pro‘ya benzer yenilenmiş bir tasarıma sahip olacağı iddia ediliyor.
Geçtiğimiz hafta yaptığımız derlemede, yapay zekanın yakın gelecekte yok edebileceği mesleklerden bahsetmiştik. Özellikle gençlerin kariyer planı oluştururken teknolojinin, bulunacakları sektörü nasıl etkileyeceğini bilmesi gerekiyor. Eğer yapay zekanın gerçekleştiremeyeceği, her zaman insanların yapacağı meslekleri merak ediyorsanız işte yapay zekanın yok edemeyeceği meslekler…
Teknolojinin son yıllardaki en büyük ürünü olan yapay zeka hızla gelişiyor. Peki yapay zekanın yok edeceği meslekler neler?
Yapay zekanın yok edemeyeceği meslekler
Listedeki meslekleri kendi öngörülerimize göre hazırladık. Yapay zeka hala bir bebek gibi olduğundan, ilerleyen yıllarda saydığımız meslek grupları için akıbet değişebilir. Eğer 2021 yılı için öngörülerimizden bahsedecek olursak listemizdeki mesleklerin yapay zeka tarafından yok edilmesi pek mümkün değil.
İnsan kaynakları uzmanlığı
Yapay zekanın yok edemeyeceği meslekler
Yapay zeka ne kadar akıllı olursa olsun insanları anlayacak üstünlüğe ulaşması yakın gelecekte mümkün değil. Karşıdaki insanın duygularını ve düşüncelerini anlamak, insana özgü bir davranıştır. İnsan kaynakları uzmanları işe alım yaparken CV incelemek dışında bir takım marifetlerini de hissettirmeden sergiler. Eğer şu an tüm işi yapay zeka yapabilseydi sadece CV’yi inceleyip aday seçerdi. Ancak bir iş alımı yaparken CV dışında yüz yüze iletişim de kritik önem taşır. Bu yüzden yapay zeka, insan duygularını anlamada bir uzman olmadığı sürece insan kaynakları uzmanları işsiz kalmayacak.
Yazarlar
Yapay zekanın yok edemeyeceği meslekler
Benim için iyi haber; yazarlık türlerine göre ayrılsa da duygular içerdiği için makine yığınlarının pek de yapabileceği bir iş değil. Daha önce uzmanlar haber editörlüğü gibi yoruma ihtiyaç duyulmayan içerikleri yapay zekaya yazdırabilmişti. Ancak yazarın kendi yorumunu ve duygusunu kattığı içeriklerin yazılması için gerçek bir insan gerekli olacaktır.
Avukatlık
Avukatlık
Muhtemelen yapay zeka hiçbir zaman avukatların yerini tutamayacak. Bu meslek grubunda zekanın yanı sıra insanın insanı anlamasıyla yapılan öneriler de çok önemli. Yapay zeka sadece kanunları saniyesinde tarayıp durumu müvekkilin lehine anlatabilir, ancak bu yeterli değil. Çünkü yapay zeka, hakime son derece ham bir bilgi sunabilir ve ikna edici pek bir yorum katamaz. Avukatlar ise işin içine kendi marifetlerini katarak hakimi ikna edebilir.
İş geliştirme yöneticiliği
Yapay zekanın yok edemeyeceği meslekler
CEO olarak da tabir edebileceğimiz bu pozisyon, her zaman en tepede olacak. Şirkette ne kadar yapay zekaya ihtiyaç olduğunu bile belirleyen CEO’nun yerini bir yapay zekanın alması işleri garipleştirir. Eğer bir şirketteki CEO görevini bile yapay zeka yapabiliyor olsaydı bu şirket kimin için var olacaktı? Makinelerin otomasyon haline getirdiği bir şirket, insan zekasından da yararlanmadığı için verimli işler yapamayacak.
Psikolog
Psikolog
Listemizdeki diğer meslek grupları gibi yapay zekanın bu meslek dalının yerini dolduramama sebebi insanları anlayamaması. Ancak tek neden bu değil, yapay zekanın bu mesleğin yerine geçememesinin nihai sebebi insanlar olabilir. Çünkü insanlar duygusuz, sadece 0 ve 1’leri yorumlayan son derece mantıksal bir nesneden tavsiye almak istemeyecektir. Başka bir deyişle “samimi” bulmayacaktır.
Yazılım geliştiriciliği
Yazılım geliştiriciliği
Bazı insanlar, yazılımcıların yapay zekanın yaratıcısı olduğunu düşünse de durum pek öyle değil. Bunun en büyük örneği geçen yıl kod yazabilen yapay zekalar görmemiz oldu. Ancak yazılım geliştiriciliği pek çok alt dala ayrılmakta. Büyük ihtimalle yapay zeka kodlayabilen yazılımcıların yeri asla yapay zeka tarafından doldurulamayacak. Ancak web geliştiriciliği ve özellikle insanların tasarladığı sayfaların koda dökülmesi işinin yapay zeka tarafından yok edilmesi son derece olasılık dahilinde. “Eğer onları yenemiyorsanız onlara katılın.”
Grafik tasarımcılık
Grafik tasarımcılığı
Grafik tasarımcılığı aynı zamanda ressamlığı da kapsıyor. Sanat her zaman insana özgü bir iş oldu, bazı insanlar bunu iş olarak bile yorumlamıyor. Grafik tasarımcılığı şu sıralar bizim günlük hayatta gördüğümüz pek çok şeyi etkileyen bir meslek. Yaratıcılık gerektiren bu işin yapay zekalar tarafından yapılabilmesi pek mümkün değil. Grafik iletişim alanındaki bazı işler yapay zeka tarafından yapılabilse de grafik sanat alanındaki işler, pek de yapay zekaya göre değil.
2021 yılında gördüğümüz kadarı için konuşursak yakın gelecekte bu mesleklerin yok olacağını düşünmüyoruz. Belki de işler tersine döner ve Google Asistan bile sizin yerinize geçmek ister. Bu yüzden tahminlerimiz aklınızın bir köşesinde kalsın; çünkü asıl sonuçları yaşandıkları zaman göreceğiz.
Eski adıyla DICE LA, şimdiki adıyla Ripple Effect tarafından geliştirilen Battlefield 2042 bu yıl 22 Ekim‘de çıkış yapacak. Battlefield V’in başarısız çıkışından sonra Ripple Effect, yeni bir Battlefield oyununa odaklandı. Oyunu geliştirirken sık sık Battlefield topluluğuna danıştılar ve bu aldıkları en iyi kararlardan birisiydi. Battlefield 1 ile birinci dünya savaşına dönüş yapmıştık ve Battlefield oyunları arasındaki en iyi hikayeye sahip olduğu belirtiliyordu.
Battlefield V‘teki başarısız hikaye modu, Ripple Effect’in bir sonraki oyun için çok oyunculu moda odaklanmasını sağladı. Bir oyunun hikaye modu geliştirme aşamasında çok fazla zaman kaybettirebiliyor. En son 2018 yılında çıkmış Battlefield oyunu üzerinden 3 yıl geçti ve Ripple Effect bu süre boyunca Battlefield 2042′nin geliştirilmesine odaklandı.
Şirketin geliştirme süreci boyunca sadece çok oyunculu moda odaklanması, serinin hayranları tarafından olumlu karşılandı. Ripple Effect, Battlefield 2042 ile bizlere ilk kez 128 kişilik benzersiz bir savaş atmosferi sunmayı vaat ediyor.
Battlefield 2042'nin geliştiricilerinden olan DICE LA, isim değişikliğine gitti. Stüdyo, bundan sonra Ripple Effect olarak adlandırılacak.
Devasa haritalar
Battlefield 2042 devasa haritalara sahip. Bu devasa haritaları desteklemek için kesinlikle yeni oyun modlarına ihtiyaç duyuluyor. Conquest ve Breakthrough oyun modlarını seven oyuncular için All-Out Warfare adında yeni bir mod duyuruldu. All-Out Warfare‘de oyun sizi devasa haritaya bırakıyor.
Bu mod ile birlikte haritada sektörler ortaya çıkıyor, her sektör içerisinde Conquest modundan alışık olduğumuz ele geçirme noktaları yer alıyor. Bu noktaları ele geçirmek için oyuncular büyük bir mücadele verecek. Bir sektördeki tüm noktalar bir takım tarafından ele geçirildiğinde o sektörün sahibi ele geçiren takım oluyor ve karşı takım o sektöre bir daha erişemiyor.
Oyun ilk duyurulduğunda 7 tane haritaya sahipti. Fakat geçtiğimiz günlerde PORTAL modunun duyurulmasıyla birlikte önceki Battlefield oyunlarından 6 tane daha harita eklenmiş oldu. Battlefield 2042’de Hourglass, Kaleidoscope, Manifest, Discarded, Breakaway ve Renewal haritaları yer alıyor.
PORTAL ile birlikte oyuna, Battle of The Bulge (Battlefield 1942), El Alamein (Battlefield 1942), Arica Harbor (Battlefield: Bad Company 2), Valparaiso (Battlefield: Bad Company 2), Caspian Border (Battlefield 3) ve Noshahr Canals (Battlefield 3) haritaları ekleniyor. Battlefield 1942’yi oynamayan oyuncular için Battle of The Bulge ve El Alamein haritaları kesinlikle farklı bir tat verecektir. Ayrıca Bad Company 2 ve Battlefield 3‘ten eklenen haritalar, oyuncuların en sevdiği ve sık sık oynamayı tercih ettikleri haritalardı.
Battlefield 2042 arka plan hikayesi
Battlefield 2042 çok oyunculu bir oyun olsa da, arka planda bir hikayeye sahip. Tabi bu kısa kısa metinler ile anlatılmış fakat hikayeyi okuduktan sonra oyunda aşağı yukarı neler olduğunu anlayabiliyorsunuz.
On Yıllık Kaos
2031
Dünyayı uçurumun eşiğine getirmek için 10 yıllık bir süre yeterli oldu. Yükselen deniz seviyeleri, çöken ekonomiler ve bozulan ittifaklar.
9 Ekim 2033
Zeta Kasırgası. Dünyanın ilk kategori 6 fırtınası.
11 Ocak 2034
Küresel gıda ve yakıt kıtlığı İkinci Büyük Buhran’ı tetikliyor.
8 Ağustos 2035
Avrupa birliği, Almanya’nın çöküşünün ardından resmen dağılıyor.
Geride kalan, yerinden edilmiş grup, güvenli liman arayışında bir paçavra filosu gibi bir araya geldi. No-Pat‘ler bir zamanlar aile, çiftçi, doktor, mühendis ve asker olan insanlardı. Ayrıcalıklı ve farklı dünyalara sahiptiler. Birlikte hayatta kalmaya zorlanmış ve geçmişe çakılıp kalan yoksullar oldular. Medya onlara Vatansızlar, onlarsa kendilerine No-Pat diyor.
Yeni Normal
2037
İnsanlık yeni normale uyum sağlıyor. Enerji, çöl sulama, hidrolik setler ve deniz duvarları için yapılan devrim gibi yenilikler kıyı şehirlerini kurtarmayı başarıyor. İnsanlar, tarım arazilerini geri alıyor ve tedarik zincirlerini yeniden inşa ediyor. İstikrar bulma umudu, bazı ülkelerin sınırlarını tekrardan açmasına neden olur.
Ancak 1,2 milyar insanı ülkelerine geri göndermenin hiçbir yolu olmadığı için No-Pat, tüm ekonomik, askeri ve sosyal politika oluşturulmasında demirbaş haline geliyor. Pek çok No-Pat, kendilerini sürgüne gönderen hükümetlere hâlâ güvenmiyor ve yeniden asimile olma çağrılarını reddediyor. Ortaya çıkan No-Pat liderleri, eski ırklarından bağımsız yeni bir kimliğe ilham veriyor ve Eski Dünya ile Yeni Normal arasına kumdan bir çizgi çekiyorlar. #WeAreNoPats bir toplanma çığlına dönüşüyor. Dünyanın tekrardan yapılanmasının ortasında, geriye kalan son iki süper güç, hızla değişen dünyanın kontrolü için rekabet ediyor. ABD ve Rusya arasındaki bu rekabet sürtüşmesi kıvılcımlarla patlıyor.
2040’ın Karartması
2040
Ani bir uzay enkazı fırtınası, yörüngedeki tüm uyduların yüzde 70‘inden fazlasının bozulmasına ve Dünya’ya düşmesine neden olan bir “KesslerEtkisi” yaratır. Fakat bunun nedenini kimse bilmiyor.
Bir sonraki elektrik kesintisi global yıkıma neden olur. Uçaklar düşer ve iletişim ağları çöker. Zaten büyük bir sıkışıklık yaşayan küresel tedarik zincirleri durma noktasına gelir. Petrol, tahıl, kömür gibi temel tüketim ihtiyaçlarının fiyatları katlanarak artar. Doğrulanmamış iddialar göre bu olaylardan dolayı 100 bin insanın öldüğü bildirilir.
Dünya uçurumun eşiğine gelir ve hatta o eşiği aşar. İnternet yok. Navigasyon yok. Gözetleme yok. Fırtına tahmini yok.
Gerçekleşen olaylar ve teknoloji altyapısının çöküşü ile birlikte jeopolitik güvensizlik bir gecede yükselir. Ülkeler birbirlerine casus gönderip haber alamadıkları ve uydulardan birbirlerini izleyemedikleri için kimse birbirine güvenmez. Hem Rusya hem de ABD, bu Karartma’dan diğerinin sorumlu olduğunu iddia eder. Bazıları da No-Pat’lerin bu Karartma’nın arkasında olduğunu dair suçlamalar yapar. No-Pat’ler arasındaki askeri ve savaş eğitimi almış eski Uzmanlar, gerilim arttıkça kendilerinin savunmak için silahlı Görev Güçlerine dönüşür.
Savaşın Eşiği
Ortaya çıkan Gıda ve Yakıt kıtlığı, ABD ile Rusya arasında bir gölge savaşını ateşliyor. İnkar edebilmeleri ve bunu sürdürebilmeleri için, her iki taraf da kaynaklar üzerindeki artan çatışmalarda elçi olarak No-Pat Görev Güçlerini kullanıyor ve eğer savaşı kazanırlarsa kaybeden ülkeden geriye kalan kaynakların bir kısmını vaat ediyor.
2042
Savaş yakın. No-Pat’lerin taraf seçmekten başka seçeneği yok, bir bayrak için değil, gelecekleri için savaşıyorlar.
Anlayacağınız, Rusya ve ABD göstere göstere savaşmıyor. Onun yerine No-Pat‘ler içindeki Görev Güçlerini kullanıyor. Bu yüzden oyunda iki ülkenin kontrol ettiği No-Pat’ler ile oynayacağız.
Battlefield 2042: PORTAL
Yukarıda oyun modlarından bahsetmiştik, All-Out Warfare gibi. PORTAL sayesinde diğer oyuncular oyun modları tasarlayabilecek. PORTAL‘a bir internet sitesi aracılığıyla erişebileceksiniz ve oyuna sahip olmanıza gerek bile yok. Yalnızca Origin hesabınızın olması yeterli. Savaşın kurallarını dilediğiniz gibi değiştirebilir, hangi silahın ne kadar hasar vereceğinden tutunda oyuncuların canlarına kadar geniş bir ayar yelpazesi bulunuyor.
Bir Sandbox modu olan PORTAL’da dilediğiniz gibi deneyimler oluşturabilirsiniz. Programla bilginizin olmasına da gerek yok, Yapboz şeklinde tasarlanan programlama arayüzü sayesinde oyun modlarını kolayca tasarlayabilirsiniz. Ayrıca tasarlanan oyun modları sunuculara kolayca aktarılabilecek ve böylece diğer oyuncular için eğlenceli deneyimler yaratabilirsiniz.
Oyunda bir Battle Royale modu bulunmuyor fakat, dilerseniz PORTAL ile birlikte bir Battle Royale modu tasarlayabilirsiniz. Herhangi bir oyun modu tasarlamak tamamen sizin hayal gücünüze kalmış durumda. Ayrıca PORTAL aracılığıyla tasarlanan modlarda oyuncular XP kasabilir ve seviye atlayabilir. Oyun modu tasarlarken dilediğiniz haritaları, araçları ve silahları kullanabiliyorsunuz.
Battlefield Hazard Zone modu ile ilgili çok fazla bilgi yok bu yüzden biraz beklememiz gerekiyor.
Uzmanlar
Eski oyunlarda Medic, Support, Assault ve Recon gibi sınıflar bulunuyordu. Battlefield 2042 ile birlikte bu sınıfların yerini Uzmanlar aldı. Oyunda şimdilik 4 tane uzman bulunuyor, bunlar; Webster Mackay, Maria Falck, Pyotr “Boris” Guskovsky ve Wikus “Casper” Van Daele. Hepsinin kendine has özellikleri bulunuyor. İlerleyen dönemlerde daha fazla Uzman oyuna eklenecek.
Webster Mackay, Grappling Hook (Kanca) ve Nimble adındaki yeteneklere sahip. Kancayı fırlattığınız bir yüzeye hızlıca gidebiliyorsunuz. Nimble, karakterin daha hızlı hareket etmesini sağlıyor.
Maria Falck, Syrette Pistol ve Combat Surgeon adındaki yeteneklere sahip. Syrette Pistol, sağlığı az olan takım arkadaşınızı bir tabanca yardımı ile uzaktan iyileştirmenizi sağlıyor. Combat Surgeon, yere düşen takım arkadaşınızı yeniden kaldırmanızı sağlıyor.
Pyotr “Boris” Guskovsky, SG-36 Sentry System ve Sentry Operator adındaki yeteneklere sahip. SG-36 Sentry System, savaş alanında spotlanan düşmanları tespit eden ve onlara saldıran bir taret. Sentry Operator bir düşmana kilitlendiğinde düşmanın sürekli görünmesini sağlıyor.
Wikus “Casper” Van Daele, OV-P Recon Drone ve Movement Sensor adındaki yeteneklere sahip. OV-P Recon Drone, yakınında bulunan hareket halindeki düşmanları spotlar ve düşmanlara kilitlenebiliyor ayrıca silahlar için hedef belirleme aracı olarak da kullanılabilir. Movement Sensor, oyuncuyu hem normal zamanda ve hem de Recon Drone kullanırken yaklaşan düşmanlara karşı uyarabiliyor.
Robot köpekler ve araçlar
Oyunda hem kontrol edebileceğimiz hem de yapay zekanın yönetimine bırakabileceğimiz robot köpekler yer alıyor. Battlefield V’teki squad puanı sistemi Battlefield 2042’de de kullanılıyor. Battlefield V’te bu durum biraz kısıtlıydı fakat Battlefield 2042’de çok daha verimli hale getirildi. Battlefield 2042’de squad puanlarımızı robot köpekler, araçlar, tanklar ve zırhlılar çağırmak için kullanabileceğiz. Oyunda ayrıca birlikleri taşımak için V-TOL da bulunuyor. Oyunda henüz hangi silahların olduğu bilinmiyor. Fakat silahları anlık olarak özelleştirebileceğiz.
Battlefield 2042 Live Service bir oyun olacak
Live Service oyunlar uzun yıllar güncellenerek ve geliştirilerek sıcak tutulan yapımlar oluyor. Battlefield 2042′nin de o oyunlardan birisi olması hayranları memnun etti. Eğer Ripple Effect başarılı bir şekilde oyunu desteklemeye devam ederse, Battlefield 2042’nin uzun süreler boyunca oynanması bekleniyor. Ayrıca oyunda bir Battle Pass sistemi ve sezonlar bulunuyor. Her sezon yaklaşık 3 ay sürüyor. Ripple Effect, her yeni sezon ile dünyayı ve oyunun hikayesini genişleteceğini belirtiyor.
Battlefield 2042, 22 Ekim 2021‘de PlayStation 4, PlayStation 5, Xbox Series X|S, Xbox One ve Microsoft Windows için çıkış yapacak. 128 kişiye kadar oynanabilen sunucular yalnızca PlayStation 5, Xbox Series X|S ve Microsoft Windows platformlarında olacak. Eski nesil konsollar da 64 kişilik sunucular yer alacak.
Battlefield 2042 Sistem Gereksinimleri
Minimum sistem gereksinimleri
İşletim Sistemi: 64 bit Windows 10
İşlemci (AMD): AMD FX-8350
İşlemci (Intel): Core i5 6600K
Bellek: 8GB
Video Belleği: 4GB
Grafik Kartı (AMD): AMD Radeon RX 560
Grafik Kartı (NVIDIA): Nvidia GeForce GTX 1050 Ti
DirectX: 12
Çevrimiçi Bağlantı Gereksinimleri: 512 KBPS veya daha hızlı
Önerilen sistem gereksinimleri
İşletim Sistemi: 64 bit Windows 10
İşlemci (AMD): AMD Ryzen 5 3600
İşlemci (Intel): Intel Core i7 4790
Bellek: 16GB
Video Belleği: 8GB
Grafik Kartı (AMD): AMD Radeon RX 5600 XT
Grafik Kartı (NVIDIA): Nvidia GeForce RTX 2060
DirectX: 12
Çevrimiçi Bağlantı Gereksinimleri: 512 KBPS veya daha hızlı
Mobil piyasasında nadir de olsa sıra dışı telefonlara rastladığımız dönemler mevcut. Ana akımın dışında tasarımlara sahip olan bu cihazların kimisi, önemli satış rakamlarına ulaştı, kimisi de tarihin tozlu sayfalarına karıştı. Belli bir temaya uygun dizaynlarla da piyasaya merhaba diyen bu telefonlar, yaratıcılığın sınırlarını zorlamalarıyla meşhur.
İşte bu noktada sizler için birbirinden sıra dışı telefonları listeledik. Toplamda 10 cihazın bulunduğu listede oldukça ilginç görünümlü modeller bulunmakta.
İlk Android telefon olan HTC Dream kullanıcılarına neler vadediyordu? İşte bu sorunun yanıtını yazımızın içerisinde yer alıyor.
Dikkat çekici sıra dışı telefonlar
2000‘li yılların başından itibaren radikalleşen bazı tasarımlar, özellikle genel bir standardın olmamasının ekmeğini uzun bir süre yedi. Örneğin günümüzdeki telefonlar birbirine oldukça benzer iken, bahsettiğimiz dönemde cihazlar, ne kadar farklı olabilirse o kadar çok kullanıcıya ulaşabilme imkanına sahip oluyorlardı.
Samsung Matrix Phone – 2003
Takvimler 2003’ü gösterirken, Matrix serisinin ikinci filmi Reloaded vizyona girmiş ve sinema dünyasını kasıp kavurmayı başarmıştı. Kendine has distopik bir dünyada geçen yapım, gelecekte geçtiği için ileri teknolojiyi izleyenlere sunuyordu. Filmde başrol karakterlerimizin elinde stilistik bir haberleşme cihazı bulunuyordu. Hayranların ilgisini çeken telefon, Samsung tarafından sınırlı adette üretime geçti. Filmdeki ses efektlerinin dahi yer aldığı cihaz ne yazık ki ülkemizde satışa sunulmadı.
Palm Phone – 2018
Avuç içinize dünyaları sığdırmaya hazır olun. 2018 yılında satışa çıkan Palm Phone, Android cihaz rekabetine farklı bir boyut kazandırmayı hedefliyordu. Artan teknoloji ile büyüyen cihazların aksine Palm, yapılabilecek en küçük telefon için kolları sıvamıştı. Şirin yapısı ile oldukça beğenilen akıllı telefonun devamı ne yazık ki gelmedi.
Nokia 7280 – 2004
Sıra dışı telefonlar listemizdeki en ilginç modellerden biriyle karşı karşıyayız. 2000‘li yılların başı Nokia açısından da oldukça hareketli geçti. Sektörde önemli bir yere sahip olan firma, farklı farklı modeller ile kullanıcılarını karşılamaya başladı. 2004’te piyasaya çıkan Nokia 7280 ise tam anlamıyla sınırları zorlayan bir model oldu. Uzaktan bakınca kalem veya ruja daha çok benzeyen cihaz, küçük bir ekran ve bir adet arka kameraya sahipti. 600 dolarlık fiyat etiketi ile piyasaya çıkan 7280, farklı dizaynı ile dönemin iddialı isimlerinden biriydi.
LG Wing 5G – 2020
Modern çağın ilginç denemelerinden biri de LG Wing 5G idi. Artık akıllı telefon piyasasında yer almayan Güney Kore devi, son cihazlarından birinde resmen herkesi şaşırttı. Katlanabilir ve çift ekranlı cihazların arttığı dönemde firma, kızaklı ancak açıldığında “T” şeklini alan bir model çıkardı. Amiral gemisi özelliklerle donatılan akıllı telefon, diğer sıra dışı rakiplerine nazaran daha uygun fiyatlı bir seçenek sunuyordu. Mobil dünyadan çekilen LG, artık bu telefonun devamını getiremeyecek.
Samsung Serenata – 2007
Samsung müzik tutkunları için, 2007 yılında oldukça sıra dışı bir telefon geliştirdi. Bluetooth hoparlörlerin yaygınlaşmadığı ve telefondan müzik deneyiminin gelişmediği o dönemlerde firma, Bang & Olufsen isimli ses ekipmanları üreten bir şirket ile anlaştı. Farklı bir ürün çıkarmak isteyen Samsung, kocaman hoparlöre sahip Serenata‘yı geliştirdi. Kızaklı yapıya sahip cihazın üst tarafında ses kontrolcüsü yer alıyordu. Bununla birlikte kullanıcılar kızağı kaydırarak devasa hoparlörü ortaya çıkarabiliyordu. Estetik açıdan sıkıntıları bulunan sıra dışı telefonun devamı gelmedi.
Energizer Power Max P18K – 2019
Sıra dışı telefonlar listemizin devine merhaba demeye hazırlanın. Takvimler 2019‘u gösterirken, akıllı telefonlar artık batarya sorunlarını minimuma indirmeyi başarmıştı. Pek çok firma 4000 mAh ve üzeri piller ile kullanıcılarını karşılıyordu. Ancak piyasaya çıkan bir ürün inanılmazı başardı. ABD‘li pil firması Energizer, en yüksek pil kapasitesine sahip Power Max P18K‘yı piyasaya sürdü. Genel yapı itibariyle önden bakıldığında pek bir numarası gözükmeyen cihaz, tam 18 bin mAh batarya ile çıkış yaptı. Oldukça kalın olan akıllı telefon, tek seferlik bir denemeydi ve internette firmanın beklediği etkiyi yapmayı başardı.
Blackberry Passport – 2014
2010‘lu yıllar Blackberry için kötü gidişatın iyice hissedildiği dönem olarak tarihe geçti. Güncel trende göre eski kalan “klavyeli telefonlar”, rakiplerinin gerisinde kalıyordu. Buna bir dur demek isteyen firma, 2014‘te Passport modelini piyasaya sürdü. Dokunmatik ekranlı akıllı telefon aynı zamanda fiziksel klavyeye de sahipti. Hal böyle olunca cihaz, gereğinden fazla büyük boyutlara ulaştı. Bir türlü istenilen ilgiyi görmeyen modelin devamı ise ne yazık ki gelmedi.
Nokia 7710 – 2004
Nokia 7710, firma tarihinde bir ilk olarak bizleri karşılıyor. Zira sıra dışı telefon, şirketin ürettiği ilk dokunmatik cihaz. Yatay kullanıma uygun olarak geliştirilen 7710, dönemin dikkat çeken modelleri arasında yerini alıyordu. Kalem ile kullanıma da uygun olan telefon, daha sonradan Samsung‘un popülerleştireceği Galaxy Note serisinden yıllar önce, benzer işleri gerçekleştirebiliyordu. Ancak yatay kullanıma tam optimize edilmeyen arayüzü ve 3G özelliğinin olmaması cihazı bizlere erken unutturan faktörlerden oldu.
Nokia N-Gage – 2003
Tasarımsal anlamda hep sınırları zorlayan Nokia, 2003‘te oyuncuların ilgisini çekmek için N-Gage modelini piyasaya sürdü. Game Boy severlerin ilgisini çekmek isteyen firma, performans anlamında bekleneni bir türlü veremedi. Her ne kadar cihaz çok eleştirilse de bugün, oyuncu odaklı akıllı telefonların atası olarak nitelendiriliyor.
Haier P7 – 2004
Bir dönemin en büyük modası, olabildiğince küçük telefonlar üretmekti. Sıra dışı telefonlar listesinin son üyesi, Haier tarafından üretilen P7 de tam bu trende hizmet ediyordu. Kalem boyutunda olan cihaz, küçücük ekrana ve tuşlara sahipti. Gerçekten tam olarak anlaşılamayan boyutlara sahip sıra dışı telefon, satış rakamlarında başarısız oldu ve tarihin tozlu sayfalarına karıştı.
Peki sizler bu sıra dışı telefonlar hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.