Fiyat performans canavarı en iyi akıllı saatler

Akıllı telefonların ardından akıllı saatler de hayatımızın bir parçası haline geldi. Spor yaparken ya da günlük aktivitelerimizi takip ederken, akıllı saatlerden sıkça faydalanıyoruz. Diğer yandan piyasada çok sayıda cihaz tüketicilerin karşısına çıkıyor. Dolayısıyla seçim yapmak bazı tüketicileri zora sokuyor. Bu yüzden sizler için 1.000 TL altı en iyi akıllı saatler listesi hazırladık.

Uygun fiyatlı ve fiyat performans odaklı modelleri derlediğimiz listenin yanı sıra satın alırken dikkat etmeniz gereken kriterleri açıkladık. Yazımızı okuyarak kolayca, doğru seçimi yapabilirsiniz.

Sinema keyfini salonunuza taşıyacak projeksiyon cihazları

Sinema keyfini salonunuza taşıyacak projeksiyon cihazları

Fiyat performans kriterine göre en iyi projeksiyon cihazları listesiyle karşınızdayız. Ev kullanımı için öne çıkan ürünleri derledik.

Akıllı saat alırken dikkat edilmesi gerekenler

Satın alma sürecinde her ürünün belli noktalarına dikkat etmek şarttır. Akıllı saatlerin ilk olarak aksesuar olduğunu göz önüne almak ve bu kapsamda tasarımına bakmak gerekir. Ancak bu kriter tamamen kişinin tarzı ve zevkidir.

Akıllı saatleri tercih sebebi kılacak bir nokta da ekrandır. Ekran paneli, çözünürlüğü ve cihazın tasarımı ile de ilişkili olan ekran boyutu, satın alma kararından önce incelenmelidir. 1.000 TL altı en iyi akıllı saatler listemizi hazırlarken bu kritere de çok dikkat ettik.

AMOLED panele sahip bir akıllı saat; doğru siyah rengi verme, kontrast ve pil ömründe tasarruf sağlama konusunda öne çıkarken, IPS LCD teknolojisini kullanan cihazlar daha fazla parlaklık ve görüş açısı genişliği noktalarında dikkat çekiyor. Ayrıca TFT panel ise uygun fiyatlı ürünlerde karşımıza çıkar. Bu konudaki tercih de tüketicinin ihtiyacına göre şekil alır.

Pil ömrü de akıllı saatlerin önemli detaylarından biridir. Cihazın şarjının çabuk bitmesinden şikayet etmek istemiyorsanız bu konuyu da göz önüne almanız gerekiyor. Ancak pil performansı sadece batarya kapasitesiyle bağlantılı değildir. Özellikle ekran ve yazılım akıllı saatlerin kullanım süresini fazlasıyla etkiler. AMOLED panele sahip ekranlar, kararlı yazılımlar ve yüksek kapasiteli piller, cihazların tek şarjla uzun süre kullanılabilmesini sağlar.

Akıllı saatlerin kullanılma nedenleri arasında spor ve sağlık uygulamaları da yer alıyor. Bu yüzden akıllı saatlerin; sağlık takibi ve spor modları konusundaki yetenekleri son derece önemlidir.

1.000 TL altı en iyi akıllı saatler

Derlediğimiz ürünler yeteneklerinden ziyade fiyat performans kriterindeki başarısıyla dikkat çekiyor. Ayrıca giriş segmenti uygun fiyatlı cihazları da listemize ekledik. Dilerseniz lafı uzatmadan modellere geçelim.

1 – Amazfit Watch GTS 2 mini

AMOLED panele sahip Amazfit’in akıllı saati; 1.55 inç büyüklüğünde, 354 x 306 piksel çözünürlüğünde ve 301 PPI değerinde ekranla geliyor. 220 mAh pille karşımıza çıkan cihaz normal kullanımda tek şarjla 14 günü çıkarıyor. Ancak yoğun kullanımda bu süre 7 güne düşüyor. Bluetooth 5.0 bağlantı teknolojili ürün, 70’ten fazla spor modu ile kullanıcıların karşısına çıkıyor. Ayrıca saatte 5 ATM suya dayanıklılık görüyoruz.

Ürünü buradan satın alabilirsiniz.

2 – Huawei Watch GT 2e

1.000 TL altı en iyi akıllı saatler listemizde yer alan bir diğer saat ise Huawei Watch GT2e oldu. Özellikle Kirin A1 Wearable işlemcisi ile dikkat çeken cihaz, fiyatına göre iddialı özelliklere sahip. Saat; 1.39 inç AMOLED ekrana sahip ve 454 x 454 piksel çözünürlük değeri ile tüketici karşısına çıkıyor. Cihaz, zengin sağlık takibi ve spor modu yetenekleriyle de dikkat çekiyor. Ayrıca ürün, 455 mAh pil kapasitesine ve 14 güne kadar kullanım ömrüne sahip. Diğer yandan Watch GT2e, Android ve iOS cihazlarla uyumlu şekilde çalışıyor.

Ürünü buradan satın alabilirsiniz.

3 – Xiaomi Mi Watch Lite

Bütçe dostu modellerden biri olan Mi Watch Lite, Realme Watch ile büyük ölçüde benzerlik gösteriyor. Ekran tarafında Mi Watch Lite, Realme Watch gibi 1.4 inç büyüklüğe ve 320 x 320 piksel çözünürlüğü sahip. Ancak pil kapasitesi 230 mAh olan Xiaomi’nin akıllı saati, bu konuda rakibi Realme’den avantajlı. Spor ve sağlık takibi konusunda ise Mi Watch Lite temel fonksiyonları kullanıcılarına sunuyor. Cihazda; uyku monitörü, kalori takibi gibi sağlık uygulamaları bulunurken; saat, çeşitli spor aktivitelerini de destekliyor.

Ürünü buradan satın alabilirsiniz.

4 – OPPO Realme Watch

Realme Watch; 1.4 inç büyüklüğünde ve 320 x 320 piksel çözünürlüğünde bir ekrana sahip, fiyatı ve segmenti baz alındığında gayet ideal değerlere sahip. 1.000 TL altı en iyi akıllı saatler listemizdeki cihaz 160 mAh pil kapasitesine sahip ve markanın açıklamasına göre 7-9 gün kullanım sunuyor. Saat, sağlık ve spor takibi konularında ise dikkat çekiyor. Realme Watch, Kan-oksijen seviyesi monitörü, su tüketimi takibi, kalori takibi gibi işlemleri yapabiliyor. Ayrıca cihazda 14 farklı spor modu yer alıyor. Diğer yandan saat, sadece Android işletim sistemi ile uyumludur.

Ürünü buradan satın alabilirsiniz.

5 – Vestel Akıllı Saat

Derlememizin en uygun fiyatlı ürünü ise yerli bir markanın ürünü oldu. Vestel’in saati, 200 TL’lik fiyatıyla gözleri üzerinde topluyor. 1.3 inç TFT ekrana sahip cihaz, 64 MB RAM kapasitesiyle karşımıza çıkıyor. Üründe uyku takibi, kalp atış hızı ölçme ve egzersiz modları gibi yetenekler görüyoruz. Diğer yandan cihazın pil performansı da fiyatına göre gayet iddialı. Saat, tek şarjla 200 saate kadar kullanım ömrü sunuyor.

Yukarıdaki modellere ek olarak listemizde farklı alternatifler de yer alıyor. Dilerseniz tüm modellere ve fiyat bilgilerine aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Önerdiğimiz tüm ürünleri buradan görebilirsiniz.

6 – Amazfit GTR

7 – Huawei Watch Fit

8 – Amazfit GTS

Apple’dan doğal afetle mücadeleye maddi yardım

Batı Avrupa’nın gündemini bir süredir bölgedeki sel ve devamında oluşan kayıplar meşgul ediyor. Gittikçe zorlaşan müdahale süreci devam ederken, teknoloji devi Apple’dan bu mücadeleye maddi yardım gecikmedi.

Amazon Yağmur Ormanları artık karbon yuvası

Amazon Yağmur Ormanları artık karbon yuvası

Kritik uyarı: Dünyamızın en büyük oksijen üreten bölgelerinden Amazon Yağmur Ormanları hızla karbon yuvası haline dönüşüyor.

Batı Avrupa’da sel sorunu ciddi kayıplara yol açtı

Bölgedeki sel sorunu nedeniyle 125 insan hayatını kaybetti ve 1000’den fazla insana ulaşılamıyor. Bu ciddi sorunla ilgili arama kurtarma çalışmaları sürerken maddi destek de gerekiyor. Apple’ın bu çalışmalar için yaptığı bağışın değeri bilinmese de milyon dolar seviyesinde olduğunu tahmin ediyoruz.

Batı Avrupa’daki sel felaketi

Şirket 2018 yılında gündeme gelen doğa felaketlerine 1 milyon dolarlık bağışlarda bulunmuştu. Bu yıl da yapılan bağışın bu seviyelerde olduğunu tahmin etmekteyiz.

Apple doğal afetlere daha çok önem veriyor

Son verilere göre piyasa değeri 2.5 trilyon dolara ulaşan şirket, teknolojiye yön verdiği gibi bünyesinde dev bir para akışını yönetiyor. Şirket hem çevreye daha duyarlı olmak, hem de adını dünyaya iyi olarak duyurmak için bu tür çalışmalara maddi destek sağlıyor.

Sadece Apple değil, pek çok teknoloji devi insanlığa fayda sağlarken doğaya zarar verebiliyor. Bu yüzden çevrecilere göre, üreticiler kendilerini suçlu olarak görmeli ve daha yeşil üretim yapıp çevre felaketlerine maddi yardımda bulunmalı.

Apple’ın çevrecilikle ilgili anlayışı zaman zaman müşteriler tarafından olumsuz karşılandı. Bunun son örneğini iPhone 12 kutularından şarj aleti ve kulaklık çıkmaması olarak yorumlayabiliriz. Bu karar karbon ayak izini azaltmak için yapılmıştı ve Apple’a göre bu hem fiyatları düşürüyor, hem de çevreye verilen zararı azaltıyor.

WhatsApp’tan kullanıcıları sevindirecek yenilik!

SMS’i adeta tarihe karıştırarak telefon kullanıcılarının ana mesajlaşma uygulamasına dönüşen WhatsApp yeni özellikler ile karşımıza çıkmaya devam ediyor. Geçtiğimiz aylarda gizlilik kurallarında yapılan değişiklik sonrasında güvenlik endişeleri ile gündeme gelen, ancak uçtan uca şifreleme ile en güvenilir çözümlerden birisi olduğunu kanıtlayan WhatsApp bu konuda çıtayı bir üst noktaya taşımaya hazırlanıyor.

WhatsApp’ta çoklu cihaz dönemi başladı! Peki nasıl kullanılır?

WhatsApp’ta çoklu cihaz dönemi başladı! Peki nasıl kullanılır?

WhatsApp çoklu cihaz desteği kademeli olarak erişime açıldı, peki ya nasıl kullanılır? Çoklu cihaz nedir, ne işe yarar? Detaylıca anlattık.

WhatsApp şifrelemeyi bir üst noktaya taşıyor

WhatsApp üzerinden gönderilen ve alınan tüm mesajlar uçtan uca şifreleniyor, yani dışarıdan birisinin bunlara erişmesi mümkün değil. Ancak sohbet geçmişini ve mesajları yedeklemek için için Android tarafında kullanılan Google Drive ve iOS tarafında kullanılan iCloud’a yapılan yedeklemelerde herhangi bir şifre bulunmuyor.

Kullanıcıların güvenliğini artırmak için WhatsApp’ın bu konuda çalışmalar yürüttüğüne dair birçok sızıntı geçtiğimiz aylarda ortaya çıktı. WABetaInfo, Android işletim sistemi için yayınlanan en son betasında yani 2.21.15.5 sürümünde yedekleme için uçtan uca şifrelemenin etkinleştirildiğini duyurdu.

WhatsApp çıtayı bir üst noktaya taşıyacak

Sisteme kaydolduktan sonra sohbet geçmişiniz ve medyanız güvenli bir şekilde yedeklenmeye başlıyor. Eğer şifrenizi unutursanız veya 64 haneli kurtarma anahtarını kaybederseniz WhatsApp size yardımcı olamıyor ve sistem kalıcı olarak kilitleniyor. Bu konuyla ilgili herhangi bir sorun yaşamayacağınızı düşünüyorsanız beta test grubuna girebilirsiniz.

https://twitter.com/KShabbirahemad/status/1416075918523568129?s=20

Sizler WhatsApp‘ın getireceği yeni sistem hakkında neler düşünüyorsunuz?

Dünyanın en derin yüzme havuzu artık Dubai’de

Dubai şehri, en derin yüzme havuzu ile dikkatleri üzerine topladı. “Deep Dive Dubai” adıyla ziyaretçilerine açılacak, merkez ilginç detaylara sahip. Tam 60 metre derinliği ile adından söz ettiren yüzme havuzunun içerisinde, batık şehir ve eski kalıntılar yer alıyor.

Temasıyla dikkat çeken Deep Dive Dubai, teknolojik anlamda da çığır açıyor. Tesis içerisinde son teknoloji su arıtma sistemleri ve kameraların yer aldığı açıklandı.

Amazon Yağmur Ormanları artık karbon yuvası

Amazon Yağmur Ormanları artık karbon yuvası

Kritik uyarı: Dünyamızın en büyük oksijen üreten bölgelerinden Amazon Yağmur Ormanları hızla karbon yuvası haline dönüşüyor.

En derin yüzme havuzu artık Dubai’de

Deep Dive Dubai, derinliği sayesinde dünyada bir ilk olmayı başarıyor. Yüzme havuzu, Polonya‘da bulunan 45 metrelik Deepspot‘u geride bıraktı. 28 Temmuz tarihinde ziyaretçi kabul etmeye başlayacak tesisin içinde 14 milyon litre tatlı su bulunuyor.

Suda dalış yapmak isteyen herkese açık olan tesis, bazı aktiviteler için ziyaretçilere sertifika zorunluluğu getiriyor. Zira havuzun bazı noktalarında 60 metreye ulaşan derinliğe herkesin ulaşması pek mümkün gözükmüyor. Ancak yine de iddialı olan işletmeci firma, tesis içerisinde yer alan detayları keşfetmenin tek seferde çok zor olacağını belirtiyor.

Ziyaretçiler içerisinde batık şehir, ve kalıntıların yer aldığı yüzme havuzunu, su içerisinde yer alan kameralar ile takip edebilecekler. Tesis, yine işletme sahibi firmanın iddiasına göre diğer dalış için geliştirilen yapılardan daha fazla avantaja sahip. Firma su sıcaklığına çok önem verdiklerini açıklarken, içerideki havayı ise “mükemmel” olarak tanımladı.

En derin havuzda güvenlik önlemleri hat safhada

Toplamda 6 olimpik yüzme havuzunu dolduracak suyu bünyesinde barındıran yapı, güvenlik önlemlerini üst seviyede tutuyor. Tesiste, dalış yapmak isteyen kişileri güvenli bir şekilde gezdirecek profesyonel dalgıçlar bulunuyor. Ayrıca işin temizlik kısmına da dikkat eden işletme, gelişmiş su arıtma sistemine de oldukça güveniyor.

Deep Dive Dubai, havuz

28 Temmuz‘da resmen açılacak Deep Dive Dubai için rezervasyonlar başladı. Fiyatları resmi ağızdan açıklanmayan yüzme havuzunda, bir saatlik dalışın maliyetinin 135 ile 410 dolar arası olması bekleniyor. Dalış yapmak istemeyen kişiler için de açık olacak tesis, artık ziyaretçilerini beklemeye başladı.

Deep Dive Dubai hakkında sizler ne düşünüyorsunuz? Sizce dünyanın en derin yüzme havuzu beklenen ilgiyi toplayabilecek mi? Görüşlerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.

Hangi iPhone 12 modeli size göre?

iPhone 12 ailesi; temel model, mini, 12 Pro ve 12 Pro Max olmak üzere 4 farklı versiyonla karşımıza çıkıyor. Bu modellerin hangisi sizin için uygun, cihazlar hangi ihtiyaçlara cevap veriyor sorularını yanıtladık. Ayrıca kıyaslamamızı yaparken ürünlerin fiyatlarını atlamadık. Fiyat farklarını ve sebeplerini açıkladık.

HarmonyOS işletim sistemli Huawei MatePad 11 inceleme!

HarmonyOS işletim sistemli Huawei MatePad 11 inceleme!

Huawei MatePad 11 inceleme videosuyla karşınızdayız. HarmonyOS 2.0 işletim sistemiyle gelen tableti mercek altına aldık.

Hangi iPhone 12 modelini seçmelisiniz?

Cihazların tasarımları birbirine oldukça benziyor. Ancak ekran boyutu ve malzeme bazı modellerde farklılık gösteriyor. Diğer yandan donanım ve kamera tarafında da modeller birbirinden ayrılıyor. Dilerseniz lafı uzatmadan sizi video ile baş başa bırakalım.

iPhone 12 Mini 128 GB: https://app.hps.im/d7ct/a912d59

iPhone 12 128 GB: https://app.hps.im/d7ct/3f0454df

12 Pro 256 GB: https://app.hps.im/d7ct/d1f6bccc

12 Pro Max 128 GB: https://app.hps.im/d7ct/727ff3b4

Ailenin en uygun fiyatlı telefonu 8 bin TL bandında, en pahalı seçeneği ise 17 bin TL seviyelerinde tüketici karşısına çıkıyor. Dolayısıyla hangi iPhone 12 size göre sorusuna doğru yanıt bulmak oldukça önemli.

İlk olarak ekran boyutlarına baktığımızda; 12 mini 5.4 inç, 12 ile 12 Pro 6.1 inç ve 12 Pro Max 6.7 inç büyüklüğünde karşımıza çıkıyor. Cihazların paneli ise birbiriyle aynı, ailenin tüm üyeleri Super Retina XDR kullanıyor. Bu noktada seçim yaparken, kendi tarzınıza uygun modeli belirlemelisiniz. Küçük ekran istiyorsanız mini modeli, standart boyut istiyorsanız 12 ve 12 Pro’yu, büyük ekran istediğinizde ise 12 Pro Max’i seçmelisiniz.

Donanım tarafına baktığımızda ise iPhone 12 ailesinde tüm modellerin oldukça güçlü olduğunu görüyoruz. Aynı zamanda 4 modelde de Apple A14 Bionic yer alıyor. Bu işlemci sayesinde donma ve kasma sorunları ile karşılaşmanız oldukça zor. RAM tarafında ise 12 ve 12 mini’de 4 GB, 12 Pro ve Pro Max’te 6 GB kapasite var. Ancak seçim kriterleri arasında RAM’in çok öne çıkmadığını söyleyebiliriz.

Tercih kriterleri arasında kamera öne çıkıyor

Kamera seçiminizi en çok etkileyecek noktalar arasında yer alıyor. Tüm modellerde ana ve geniş açı kamera mevcut. Ana kamera 12 Megapiksel çözünürlük ve f/1.6 diyafram değerlerine sahip. Geniş açı lens de 12 Megapiksel çözünürlükle karşımıza çıkıyor. Diğer yandan iPhone 12 Pro ve 12 Pro Max’te üçüncü lens olarak telefoto yer alıyor. Ayrıca 12 Pro ve Pro Max’te LiDAR sensör mevcut.

Batarya tarafına baktığımızda ise iPhone 12 mini’nin boyutundan dolayı daha az kapasiteli olduğunu belirtelim. Ancak ortalama kullanımda 12 mini de size bir gün boyunca rahatça yetecektir.

Galaxy Watch 4 büyük bir iyileştirme ile gelecek

Samsung Galaxy Watch 4 serisi yakın bir zamanda kullanıcılarının karşısına çıkacak. Akıllı saat piyasasında rekabetçi konumda olan firma, yeni cihazları ile birlikte önemli bir soruna da çözüm getirmeyi planlıyor.

Ortaya çıkan yeni sızıntı ile birlikte Galaxy Watch 4 kullanıcıları, depolama alanı konusunda daha rahat imkanlara kavuşacaklar. Yeni nesil akıllı saatlerin 16 GB dahili hafıza seçeneğine sahip olacağı iddia edildi.

Samsung Galaxy Watch 4’ün cep yakan fiyatı ortaya çıktı

Samsung Galaxy Watch 4’ün cep yakan fiyatı ortaya çıktı

Samsung Galaxy Watch 4 hakkında yeni sızıntılar gelmeye devam ediyor. Geçenlerde ortaya çıkan tasarımın ardından şimdi de fiyatı belli oldu.

Galaxy Watch 4 serisinde depolama alanında artış

Geçen sene tanıtılan Samsung Galaxy Watch 3 modelinde, 8 GB depolama alanı bulunuyordu. Kullanıcılardan gelen şikayetleri dinleyen firma, bu konuda önemli bir iyileştirme yapacak. Tam iki katına çıkacak kapasite ile akıllı saat sahipleri daha fazla uygulama yükleme imkanına sahip olacaklar.

Ayrıca bu önemli yenilik ile çevrim dışı müzik dinlemek isteyen kullanıcıların da elleri oldukça rahatlayacak. Akıllı saat üzerinden çevrim dışı müzik dinlemek isteyenler, çalma listelerini cihazlarına kaydetmek zorunda kalıyordu. Hal böyle olunca eski nesilde, kapasite sıkıntıları yaşanıyordu.

Seri, Wear OS işletim sistemi ile kullanıcılarını karşılayacak. Google ile Samsung‘un ortak geliştirdiği arayüzün, dahili depolama alanına etkisinin oldukça az olacağı öğrenildi.

Galaxy Watch 4 teknik özellikleri

11 Ağustos tarihinde Galaxy Z Flip ve Fold modelleri ile tanıtılması beklenen cihazlar, iki farklı versiyona sahip olacaklar. Firma baz modelin yanında bir de “Classic” olarak isimlendirdiği bir versiyonu daha kullanıcılarına sunacak. Galaxy Watch 4 Classic modelinin daha gelişmiş bir sürüm olması bekleniyor. İki akıllı saat, güçlerini Exynos W920 işlemcisinden alacaklar.

Galaxy Watch 4

İşlemcide olduğu gibi cihazlar, aynı RAM kapasitelerine sahip olacaklar. Akıllı saat rekabetinde geride kalmak istemeyen Samsung, yeni modelleri ile beklentileri karşılamak istiyor. Fiyatları sızdırılan cihazlar, hayranların tepkisini alabilir. Zira firmanın bu yıl seriyi daha pahalıdan satışa çıkaracağı iddia ediliyor. Tahminlere göre en küçük Classic model, 345 dolar, en küçük baz model ise 250 dolardan satışa çıkacak.

Samsung‘un yeni akıllı saatleri hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce cihazlar için konuşulan depolama alanı yeterli mi? Ve yine sizce Galaxy Watch 4 serisinin fiyatları ne kadar olmalı? Görüşlerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.

MSI Clutch GM41 Lightweight inceleme: İddialı oyuncular için!

Oyuncular için çevre birimleri oldukça önemlidir. Özellikle rekabetçi oyunlarda, hızlı hareket edebilmek ve düşük gecikme süresi başarıyı direkt etkiler. Bu noktada iddialı olan MSI Clutch GM41 Lightweight modelinin inceleme videosuyla karşınızdayız. Ayrıca farenin incelemesinden önce kutu açılışını yaptık.

Hediyeli Philips kablosuz kulaklık incelemesi!

Hediyeli Philips kablosuz kulaklık incelemesi!

Reddot Tasarım Ödülü'ne ve Aktif Gürültü Engelleme özelliğine sahip Philips TAT8505BK kulaklığı inceledik.

MSI Clutch GM41 Lightweight inceleme

Kablosuz fareler, oyuncular için bazı soru işaretlerine sebep oluyor. Gecikme süresi ve pil ömrü gibi konular kullanıcıları tedirgin edebiliyor. Ancak bu kriterlerde de öne çıkan MSI’ın cihazını mercek altına aldık. Dilerseniz lafı uzatmadan sizi video ile baş başa bırakalım.

Satın almak için: https://app.hps.im/d7ct/b54e8216

Cihazın kutu içeriğinde mouse, USB kablo ve şarj ünitesi karşımıza çıkıyor. Kutu açılışının ardından MSI Clutch GM41 Lightweight inceleme videomuza başlarken, ilk dikkatimizi çeken nokta ürünün hafifliği oldu. Farenin ağırlığı 74 gram.

Omron anahtara sahip cihaz, hem konfor hem de dayanıklılık vaat ediyor. Cihaz 60 milyon kez tıklamaya dayanıyor. Dolayısıyla uzun yıllar boyunca bu fareyi MSI garantisi altında kullanabilirsiniz.

RGB desteğine sahip MSI mouse, 1 ms gecikme süresiyle de rekabetçi oyunlarda iyi bir deneyim vermeyi hedefliyor. Marka, farenin gecikme süresinin piyasadaki ortalama kablosuz farelere kıyasla 10 kat daha hızlı olduğunu öne sürüyor. Diğer yandan cihazın hassasiyet değeri ise 20.000 DPI olarak karşımıza çıkıyor.

Şarj tarafına baktığımızda, ürün tam şarjla 80 saat kullanım sunuyor. Ayrıca 90 dakikada da mouse tam şarja ulaşıyor. 10 dakikalık şarjla da cihazı 9 saat boyunca kullanabilirsiniz.

MSI Clutch GM41 Lightweight özellikleri

  • Ağırlık: 74 gram
  • Sensör: PixArt PAW3370
  • Anahtar: Omron
  • Hassasiyet: 20.000 DPI
  • Gecikme süresi: 1 ms
  • Pil ömrü: Tam şarjla 80 saat / 10 dakikalık şarjla 9 saat
  • Kutu içeriği: Şarj ünitesi, USB dongle (2.4 GHz), USB kablo, Mouse

DNA’mızın yalnızca yüzde 7’si türümüze özgü

Türümüzü (insan) benzersiz kılan nedir? Araştırmacılar bu soruya cevap bulmaya çalışıyor. Bilim insanları modern insanın DNA’sı ile soyu tükenmiş insanların DNA’sını karşılaştıran bir çalışma yürüttü. California Üniversitesi araştırmacıları ilk olarak bireylerin atalarını bulmaya yarayan kısaca SARGE isimli araç geliştirdi.

Ekip, genomun hangi bölümlerinin modern insanları ilkel homininlerden ayırdığını görmek için çeşitli veriler kullandı. Modern insanın yanı sıra Neandertal ve Denisovan genomlarını da incelediler. Çalışmada araştırmacılar çok çarpıcı sonuçlar elde etti.

25 bin yıl önce yaşamış bir insan türü keşfedildi

25 bin yıl önce yaşamış bir insan türü keşfedildi

Gürcistan'daki bir mağarada bir avuç çamur üzerinde bilim insanları DNA kovaladı. Analizler eski bir insan türü genomunu ortaya çıkardı.

Modern insan beyin evriminde mi farklılık gösterdi?

California Üniversitesi araştırmacıları Science Advances dergisinde yeni bir çalışma yayımladı. Araştırmaya göre, genomumuzun sadece yüzde 7’sini diğer insanlarla paylaşıyoruz. Ancak soyu tükenmiş insanlar ile bu kısmı paylaşmıyoruz. Yani sadece yüzde 7’lik benzersiz bir DNA’ya sahibiz.

İnsan ataları

Phys.org‘un haberine göre, California Üniversitesinden biyolog Nathan Schaefer, “Bu oldukça küçük bir yüzde. Bu tür bir bulgu, bilim insanlarının biz insanların Neandertallerden çok farklı olduğunu düşünmekten uzaklaşmalarının nedenidir.” dedi.

Araştırmacılar, yaklaşık 40 bin ila 50 bin yıl önce yaşamış olan Neandertaller ve Denisovanların fosil kalıntılarını inceledi. Aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki 279 modern insandan elde edilen DNA’dan yararlandılar. Bilim insanları, modern insanların Neandertallerle bazı DNA’ları paylaştığını zaten biliyor. Ancak farklı insanlar genomun farklı kısımlarını paylaşıyor. Bu yeni araştırmanın amacı modern insanlara özgü genleri belirlemekti. Yani bizi biz yapan şey ne?

İnsan DNA'sı

Çalışma, genomumuzun yalnızca yüzde 1,5 gibi çok küçük bir yüzdesinin hem türümüze özgü olduğunu hem de günümüzde yaşayan tüm insanlar arasında paylaşıldığını gösterdi. Bu DNA parçaları, modern insanı benzersiz yapan şeyin ne olduğunun ipuçlarını veriyor gibi.

Biyolog Richard Green, “Genomun bu bölgelerinin nöral gelişim ve beyin işleviyle ilgili genler açısından oldukça zengin olduğunu söyleyebiliriz.” şeklinde konuştu. Genomdaki insanlara özgü DNA’nın, beyin gelişimi ve işleviyle ilgili genleri içerme eğiliminde olması, beyin evriminin insanları insan yapmada önemli olduğunu gösteriyor. Ancak araştırmacılar, genlerin tam olarak ne yaptığını ve beyin evrimini nasıl etkilemiş olabileceğini henüz tam olarak bilmiyor.

Amazon Yağmur Ormanları artık karbon yuvası

Güney Amerika’daki Amazon Yağmur Ormanları artık emebildiğinden daha çok karbondioksit salıyor. Araştırmacılar, ormansızlaşma seviyelerinin yüzde 30’u aştığı bölgelerin, yüzde 20 veya daha az ormansızlaşma olan bölgelere göre 10 kat daha fazla karbon emisyonuna sahip olduğunu buldu. Bilim insanları yeni yayımladıkları bir çalışmada tüm dünyayı uyardı. Gezegenin en büyük tropik orman bölgesi iklim değişikliğinden bizi kurtarmak yerine katkı sağlıyor.

Amazon dokuz ülkeyi kaplasa da, ormanın yaklaşık yüzde 60’ı Brezilya’da. Greenpeace’e göre, Brezilya Amazonları son 40 yılda yağmur ormanlarının yüzde 18’inden fazlasını kaybetti.

Apple’dan yeni karbon ayak izi hamlesi! Tarih verildi

Apple’dan yeni karbon ayak izi hamlesi! Tarih verildi

Yayımlanan yıllık Çevresel İlerleme Raporunu doğrultusunda, ABD merkezli Apple karbon ayak izi için çalışmalarına devam ediyor.

Ormansızlaşmanın Amazon Yağmur Ormanları üzerindeki etkisi

Nature dergisinde yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, değişen hava koşulları Amazon’un karbonu emme yeteneğini azaltıyor. Bu durumun küresel ısınma nedeniyle giderek daha yaygın hale gelmesi muhtemel. Aynı zamanda gelecekte daha fazla karbondioksit salması da. Bu, elbette küresel çevre için daha da fazla sorun yaratabilecek korkunç bir döngü.

Amazon Ormanları

2010 ile 2018 yılları arasındaki dönemi inceleyen çalışma drone verilerine dayanıyor. Yüzlerce uçuşta dronelar, Amazon’daki dört yerde karbon seviyelerini ölçmek için örnekler topladı. Uzun bir zaman dilimi sayesinde araştırmacılar ormanın karbon seviyelerindeki yıldan yıla değişimleri hesaba kattı. Makaleye göre, orman yangınları ve ormansızlaşma nedeniyle yağmur ormanları her yıl 1 milyar metrik tondan fazla emisyona neden oluyor.

Uluslararası araştırma ekibi makalelerinde, “Genellikle karbonmonoksit türevli yangın emisyonlarındaki mekansal farklılıkların bir sonucu olarak, doğu Amazonya’da toplam karbon emisyonlarının batı kesiminden daha yüksek olduğunu bulduk.” dedi.

Amazon’un en büyük karbon emisyon kaynağı yangınlar, 1,5 milyar metrik ton karbon emisyonuna neden oldu. Araştırmacılar yangın veya ormansızlaşma olmasaydı, Amazon’un atmosferden yaklaşık 0,5 milyar metrik ton karbonu emeceğini belirtti.

Amazon yağmur ormanları

Ardından bilim insanları, “Özellikle Güneydoğu Amazonya, atmosfere net bir karbon kaynağı görevi görüyor.” şeklinde bir açıklama yaptı. Ancak uzmanlar, eğilimi tersine çevirmek için çok geç olmayabileceğini savunuyor. Araştırmaya dahil olmayan George Mason Üniversitesinden Thomas Lovejoy, The New York Times’a verdiği demeçte ağaçlandırma yoluna gidilmesi gerektiğini söyledi.

Çalışma, ormansızlaşmanın, yangınların ve şiddetli kuraklıkların sadece etkiyi daha da kötüleştirdiğini gösterdi. Özellikle COVID-19 salgını sırasında ormansızlaşma oranları önemli ölçüde arttı. Üstelik ormansızlaşma faaliyetlerine (tarım alanları açmak gibi) yoğun tepkiler olmasına karşın.

Araştırma ekibi, Amazon’un en ormansız bölgelerinin daha kuru, daha sıcak ve daha uzun kurak mevsimlere sahip olduğunu ekledi. Kurak mevsimler yaşayan bölgeler 2 santigrat derecelik bir sıcaklık artışı gördü. Bu durum yangınları artırarak karbon emme yeteneğini kısıtladı.

Joe Biden’ın açıklamasıyla birlikte Facebook köşeye sıkıştı

Joe Biden, Facebook ve diğer sosyal medya platformlarının COVID-19 hakkında yanlış bilgilerin platformlarında yayılmasına izin vererek “insanları öldürdüğünü” söyledi. Facebook, bir Genel Cerrah’ın ‘acil tehdit’ dediği şey yüzünden artan baskıyla karşı karşıya.

Facebook Messenger, konuşan emojiler özelliğini tanıttı

Facebook Messenger, konuşan emojiler özelliğini tanıttı

Facebook Messenger tarafından tanıtılan soundmoji özelliği, bildiğimiz emojilerin sesli versiyonları olarak karşımıza çıkıyor.

Facebook, Covid-19 aşısı sebebiyle inceleme altına alındı

ABD Başkanı Joe Biden’in, bir genel cerrahın aşı hakkındaki yanlış bilgilerin tehlikeleri hakkında olağandışı sağlık tavsiyesi yayınlamasından bir gün sonra yaptığı açıklamalar, Facebook ve diğer platformların koronavirüs aşıları hakkındaki yanlış bilgileri ele almak için daha fazlasını yapması gerektiğini ortaya koydu. Ancak Facebook, aşı yalanlarına karşı çıkan kötü geçmişi nedeniyle özel bir inceleme altına alındı.

https://twitter.com/thehill/status/1416111364419035141?s=20

Dijital Nefretle Mücadele Merkezi’nden geniş çapta alıntılanan bir rapor, çevrimiçi olarak yayılan aşı yanlış bilgilerinin çoğunun yalnızca 12 kişiyle bağlantılı olabileceğini buldu. Bunların çoğunun ise şirketin son aylarda yanlış aşı bilgilerini çökertme girişimlerine rağmen Facebook’ta aktif kalması yüzünden olduğu düşünülüyor. 

Bir Facebook sözcüsü bu iddialara şu ifadeyle yanıt verdi: “Gerçeklerle desteklenmeyen suçlamalarla dikkatimizi dağıtmayacağız. Gerçek şu ki 2 milyardan fazla insan Covid-19 ve aşı hakkında güvenilir bilgiler görüntülendi. 3,3 milyondan fazla Amerikalı, aşı bulma aracımızı, nerede ve nasıl aşı alınacağını bulmak için kullandı. Gerçekler, Facebook’un duruma yardımcı olduğunu gösteriyor.”

Facebook sözcüsünün bu cevabından sonra yetkililerden henüz karşı bir açıklama gelmezken, yapılan suçlamaların Facebook’a ne gibi zarar vereceği de henüz bilinmiyor.

Amazon istedi Apple yaptı: O uygulama artık iOS’ta yok!

Amazon’nun mağaza incelemelerini analiz eden uygulama Fakespot, artık iOS için mevcut değil. E-ticaret devi, uygulamanın yanıltıcı bilgi sağladığına ve potansiyel güvenlik açıkları oluşturduğuna dair endişelerini dile getirmesinin ardından Apple, uygulamayı mağazasından kaldırdı.

Ayrıca Amazon, Engadget’a verdiği demeçte, Fakespot’a soruşturma açtığını doğruladı. Amazon’un konuyla alakalı en büyük endişelerinden biri ise Haziran ayında piyasaya sürülen ve yeniden tasarlanan Fakespot uygulamasının web sitesine “sarılması ve kod enjekte etmesiydi.

Amazon, Facebook’un uydu ekibini bünyesine kattı

Amazon, Facebook’un uydu ekibini bünyesine kattı

Amazon, geliştirdiği Kuiper Projesi için önemli bir adım attı. Şirket Facebook'tan bir çalışan grubunu bünyesine kattı.

Fakespot iddiaları kabul etmiyor

“Sarma”, teorik olarak uygulamanın veri toplamasını ve müşterilerin kredi kartı numaraları da dahil olmak üzere hassas bilgilerini riske atmasını mümkün kılıyor. Amazon, güvenlik endişelerini gidermek için Fakespot ile doğrudan iletişime geçtiğini ve uygulama geliştiricisinin herhangi bir işleme yapmadığını belirtti.

Tokopedia

Amazon konuyla alakalı yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Amazon, müşterileri memnun eden bir alışveriş deneyimi, markaları ve satıcıları işlerini kurup büyütmeleri için güçlendiren bir satış deneyimi oluşturmak için çok çalışıyor. Söz konusu uygulama, müşterilere satıcılarımız ve ürünleri hakkında yanıltıcı bilgiler veriyor, satıcılarımızın işlerine zarar veriyor. ve potansiyel güvenlik riskleri oluşturuyor. Apple’ın bu uygulamayı Appstore yönergelerine göre incelemesini takdir ediyoruz.

Fakespot’un kurucusu ve CEO’su Saoud Khalifah, CNBC’ye verdiği röportajda şirketinin bazı kullanıcı verilerini topladığını itiraf etti. Ancak üçüncü taraflara bilgi satmadığını söyledi. Ayrıca, Amazon‘un uygulamanın güvenlik riskleri sunduğu iddiasını reddetti. Khalifah, “Kullanıcıların bilgilerini çalmıyoruz, bunu hiç yapmadık. Sıfır kanıt gösterdiler ve Apple bu konuda sıfır kanıtla hareket etti” dedi. 

Apple’ın, uygulama kaldırılmadan önce Fakespot’a yeterli uyarıda bulunmadığı ve teknoloji devinin sahip olabileceği herhangi bir sorunu düzeltme şansı dahi vermediği iddia ediliyor. Apple, Fakespot’un neden tam olarak kaldırıldığını açıklamasa da Amazon, Engadget‘a verdiği demeçte özellikle iki App Store yönergesine işaret etti. Bu yönergelerden biri, üçüncü taraf hizmetten içerik görüntüleyen bir uygulamanın hizmetten izin alması gerektiğiyken diğeri ise uygulamanın yanlış bilgi göstermesi oldu.

Walking Dead davası 200 milyon dolarlık uzlaşmayla sona erdi

The Walking Dead, kuşkusuz televizyon tarihinin en unutulmaz dizilerinden biri. Bir dönem oldukça popüler olan dizi, neredeyse dünyadaki her ülkede geniş bir hayran kitlesine sahip. Bu durum dizinin ciddi bir kar oranıyla birlikte gelmesine neden oluyor. Ancak bu kazanç çeşitli sorunlara neden oluyor. Dizinin eski baş yapımcısı Frank Darabont, 2013 yılında zombi uyarlamasından hak ettiği parayı alamadığını iddia ederek AMC‘ye dava açmıştı.

The Shawshank Redemption‘ın arkasındaki Oscar adayı film yapımcısı Frank Darabont, The Walking Dead’i 2010’da çekmeye başladı. Yapımcı dizi için önemli bir figürdü. Ancak birkaç yıl sonra, Darabont, emeklerinin karşılığını düzgün bir şekilde alamadığını fark etti. Hemen yapımla olan bağını kesen tecrübeli isim, soluğu mahkemede aldı. Bugün ise o mahkeme sonuçlandı.

James Gunn, Marvel’a veda etmeye hazırlanıyor

James Gunn, Marvel’a veda etmeye hazırlanıyor

James Gunn, Marvel Sinematik Evreni'ne veda etmeye hazırlanıyor. Ünlü yönetmene göre Guardians of the Galaxy 3 son filmi olacak.

Frank Darabont davadan galip bir şekilde ayrıldı

Anlaşmaya göre baş yapımcının dizinin karından bir pay alması gerekiyordu. Ancak durum böyle olmadı Hollywood Reporter’a göre, AMC pek çok bölümde muhasebe hileleri kullanarak Frank’in aldığı paraya azalttı. Ancak sindirmesi pek de kolay olmayan tecrübeli yapımcı, mahkemede haklı olduğunu ispatlamayı başardı. Bu nedenle kanal yapılan anlaşmayla 200 milyon dolarlık bir ödeme yapmayı kabul etti.

Frank Darabont
Yapımcı Frank Darabont

Konuyla ilgili yapılan açıklamada, “Bu anlaşma, davacıların 200 milyon dolarlık nakit ödemeye ek olarak, The Walking Dead ve Fear The Walking Dead‘in gelecekteki kazançlarından gelir elde etmesini sağlıyor.” ifadeleri yer aldı. Böylelikle dava Frank Darabont için olumlu sonuçlanmış oldu. Her ne kadar 200 milyon dolar oldukça yeterli olsa da, Frank’in elde edeceği kazanç çok daha fazlası.

Ancak bu son değil. Orijinal çizgi roman serisinin yaratıcısı Robert Kirkman’ın hala bekleyen benzer bir davası var. Kirkman’ın da benzer bir şekilde dizinin karından rahatsız olduğu. Aynı zamanda uyarlama için oldukça düşük bir meblağ aldığı yönünde. Önümüzdeki aylarda çözülmesi beklenen dava, kimi lehine sonuçlanır şu an için gizemini koruyor.