Kısa süre önce tanıtılan iPhone 13 serisi hem grafik hem de işlem gücüyle zirveye oynuyor. Bu anlamda Apple’ın yeni A15 Bionic işlemcisi Geekbench puanıile en iyi işlemci tacını selefi A14 Bionic‘ten almaya hazır. Yeni ortaya çıkan A15 Bionic, Geekbench açısından selefi A14 Bionic karşısında yüzde 21 gibi daha yüksek performans gösteriyor.
Apple'ın geçtiğimiz günlerde vitrine çıkardığı iPhone 13 serisinin Pro modelinin performans testi ortaya çıktı. Sonuçlar fazlasıyla umut verici.
A15 Bionic Geekbench puanı ile zirveye yerleşti
Apple, ilk iPhone modelinden bu yana en iyi işlemcileri kullanıcılarına sunma çabasında. Firma, A15 Bionic işlemcisi Geekbench puanı ile bu çabasını yeniden kanıtladı.
Ortaya çıkan skora bakılırsa A15 Bionic tek çekirdek performansında 1734 puan aldı. Yine bu konuda zirvede yer alan A14 Bionic ise iPhone 12 Pro Max ile Geekbench 5‘te 1608 puan almayı başardı. Çoklu çekirdek performansında ise A15 Bionic Geekbeench puanı4818 gibi oldukça yüksek seviyede. Yine kısa bir süre önce iPhone 12 Pro Max ile alınan performans test sonuçlarında ise A14 Bionic ise 4225 puana sahip. Bu anlamda iki işlemci arasında daha az fark olduğu ortada.
A15 Bionic Geekbench puanı ile zirvede yer alsa da iki işlemci arasında işlem gücü anlamında çok az fark var. A14 Bionic işlemcisi yine altı çekirdekli ve iki adet 3.1 GHz hızında çalışan Firestorm yüksek performanslı çipine sahip. İşlemcide ayrıca 4 adet performanslı ve 1,8 GHz hızında çalışan Icestorm çekirdekleri yer alıyor. Apple’ın yeni işlemcisi A15 Bionic için ise henüz sır perdesi ortadan kalkmadı. Şu an için işlemcinin iki ana performans çekirdeğinin 3,22 GHz seviyesinde olduğunu biliyoruz.
A15 Bionic işlemcisi bu Geekbench puanı ile en yakın rakibi Snapdragon 888 Plus’ın ise oldukça önüne geçti. Bu anlamda Snapdragon 888 Plus işlemcisi tek çekirdekte 1171, çoklu çekirdekte ise 3704 puan seviyesinde. Ancak yeni çıkacak Snapdragon 898 ile bu farkın biraz daha kapanması beklentiler arasında. Her ne kadar ilk sonuçlar pek umut verici olmasa da, işlemcinin henüz tanıtılmadığı ve hiçbir akıllı telefonda kullanılmadığı da unutulmamalı.
Türkiye’de çok yüksek fiyatlara satılacak olan iPhone 13 ailesi için yeni araştırmalar ortaya çıkmaya devam ediyor. ABD’de satılacak rakamlara ek olarak diğer ülkelerde vergilerle rakamlar oldukça yükseliyor. Türkiye’de ise gerek kur farkı gerekse vergiler derken dünyanın en pahalı iPhone’ları burada satılıyor. İşte iPhone 13 serisinin en pahalı olduğu ülkeler:
iPhone 13 serisinin en pahalı olduğu ülkeler: Türkiye vs Brezilya?
WearOS işletim sistemini destekleyen ilk Samsung akıllı saat Galaxy Watch4, geçen ay tanıtıldı. Standart ve klasik olmak üzere iki farklı modele sahip olan saatin AMOLED ekranı bulunuyor. Gücünü Samsung üretimi Exynos W920 işlemciden alan Galaxy Watch4, 1.5GB RAM ve 16GB depolamaya sahip. Android ekosistemiyle de uyumlu çalışabiliyor.
‘Golf Edition’ adı altında, golfçülere has özelliklerle donattığı akıllı saatler piyasaya süren Samsung, bu stratejisini Galaxy Watch4‘te de devam ettirdi. Galaxy Watch4’ün Golf Edition versiyonu Güney Kore pazarındaki kullanıcıların beğenisine sunuldu.
Akıllı telefon sektörünün güçlü oyuncularından Samsung, uzun süredir beklenen Galaxy M22 modelini resmen duyurdu.
Galaxy Watch4 Golf Edition, ana modelden farklı değil
Aslında Galaxy Watch4 Golf Edition modeli için tam anlamıyla “yeni” demek doğru olmaz. Çünkü standart Galaxy Watch4 serisinden “teknik olarak” herhangi bir farkı bulunmuyor. Yalnızca isminden de anlaşılacağı üzere golfçülere özel birkaç yazılımsal yenilikle donatılmış durumda.
Saatin en önemli özelliği, Smart Caddy yazılımına sahip olması diyebiliriz. Bu uygulama golf sahaları için atış izleme, kayıt tutma, rakım, coğrafi veriler gibi golfçülerin işine yarayacak özelliklerle geliyor. Dünya çapında 40 binden fazla sahayı destekleyen uygulamada otomatik delik belirleme yeteneği de bulunuyor. Tüm bu yönüyle golf tutkunlarının işini kolaylaştırmayı hedefliyor.
Samsung Galaxy Watch4Golf Edition, Güney Kore pazarına özel üretildi. Küresel olarak satışının yapılıp yapılmayacağı ise henüz belli değil. 44mm versiyonu 329.000 won, 40mm versiyonu da 299.000 won fiyat etiketiyle satışa sunulan akıllı saatin kutu içeriği de değişiklik göstermiyor.
TikTok, Instagram, Twitter gibi sosyal medya uygulamaları kullanıcıları bir araya getirerek toplu aktivitelerin sanal ortamda yapılmasına olanak sağlıyor. Öyle ki yıllar önce tanıştığınız ama iletişimi kaybettiğiniz kişilerden tutun da, çocukluk arkadaşınıza varana kadar bu platformlarda hesabı olan herkese ulaşabiliyorsunuz. Fakat sosyal medya göründüğü kadar masum bir yer değil.
TikTok başta olmak üzere sosyal medya uygulamalarında neredeyse her gün yeni bir ‘akım’ ortaya çıkıyor. Konuya hakim olmayanlar için; akım, kullanıcıların sürekli olarak tekrarladığı aktiviteleri paylaşmasına deniyor. Şimdiye kadar eğlenceli ve zararsız akımlara şahit olduk. Ancak insanların kendilerine veya topluma zarar vermelerine yol açan oldukça zararlılarına da rastlıyoruz. Bunlara bir tanesi daha eklendi.
Sosyal medya trendleri kontrolden çıktı. 9 yaşındaki bir çocuk, TikTok akımını yapmaya çalışırken hayatını kaybetti
Hırsızlığa özendiren “devious licks” akımı TikTok tarafından yasakladı
Akımların genellikle belli bir hedef kitlesi olmaz. Ayrıca isteyen herkes yapıp sosyal medya hesabına yükleyebilir. Kısa sürede trend haline gelen “Devious licks” ise daha çok öğrenciler arasında gerçekleştiriliyor. Kullanıcılar okullarında gördükleri tabela, mikroskop, kapı, saat vb. kamu eşyalarını çalıyorlar. Bunları da “challenge” adı altında paylaşıyorlar. Türkçe’ye “meydan okuma” olarak çevirebileceğimiz challenge’larda herkes birbiriyle bir nevi rekabet ediyor diyebiliriz.
Eğlence amaçlı gibi gözükse de, hırsızlığın yaygınlaşmasına sebebiyet veren “devious licks” akımı TikTok tarafından yasaklandı. Bir şirket sözcüsü, Insider’a konuyla ilgili açıklamalarda bulundu. Zararlı davranışlardan kullanıcıları caydırmak için içerikleri engellediklerini ifade etti. Sözcü ayrıca “Topluluğumuzun güvende kalmasını istiyoruz. Suç faaliyetlerini teşvik eden veya mümkün kılan içeriklere izin vermiyoruz” ifadelerini kullandı.
“Devious licks” akımıyla ilgili şimdiye kadar 122 bindenfazla paylaşım yapıldığı belirtildi.
Apple, 14 Eylül’de düzenlediği lansmanla yeni iPhone modellerini gün yüzüne çıkardı. Tasarım anlamında aynı çizgide kalan iPhone 13 serisi belli başlı yeniliklerle iPhone 12 serisinden ayrılıyor. Apple tarafından sır gibi saklanan iPhone 13 RAM kapasitesi de kısa bir süre önce ortaya çıktı.
Apple'ın geçtiğimiz günlerde vitrine çıkardığı iPhone 13 serisinin Pro modelinin performans testi ortaya çıktı. Sonuçlar fazlasıyla umut verici.
iPhone 13 serisi RAM kapasitesi beklentilerin altında kaldı
Apple, pazarlama politikası gereği iPhone modellerinde pil büyüklüğü ve RAM kapasitesi bilgilerini paylaşmıyor. Ancak ilk defa M1 işlemcili iPad Pro modelinde RAM kapasitesini açıklamıştı. Bu anlamda da Apple’ın lansmanda RAM kapasitelerini açıklaması da bekleniyordu Özellikle pil performansı konusunda oldukça eleştirilen firma ise iPhone tarafında geri adım atmış değil. Ancak tek bildiğimiz iPhone RAM kapasitesinin her zaman Android modellerinin gerisinde kaldığı.
Ortaya çıkan bilgilere göre iPhone 13 ve Mini modellerinde 4 GB RAM, iPhone 13 Pro ve Pro Max modellerinde ise 6 GB RAM yer aldı. Bu kapasiteler ne yazık ki iPhone 12 modelleriyle aynı seviyede. Aslında beklenti iPhone 13 Pro modellerinin 8 GB RAM ile gelmesiydi. Ancak iPhone 13 ve Mini için 4 GB RAM beklediği gibi teyitlenmiş oldu.
MacRumorstarafından Xcode üzerinden tespit edilen iPhone 13 RAM kapasitesi geçen sene de doğru bir şekilde paylaşıldı. Bu anlamda yeni iPhone için ortaya çıkan RAM bilgilerinin doğru olma ihtimali yüksek. Xcode, Apple’ın iOS geliştiricileri için sunduğu bir tür yazılım geliştirme ortamı. Geliştiriciler Xcode üzerinde yer alan araçlarla iOS, MacOs gibi Apple ekosistemine bağlı tüm işletim sistemlerine yazılım geliştirme imkanına sahip.
Her ne kadar iPhone 13 RAM kapasitesi hayal kırıklığı yaratsa da iOS, Android işletim sistemine göre daha stabil olduğu için daha az RAM kapasitesine ihtiyaç duyuyor. Android tarafında ise özellikle üreticilerin kendi arayüz yazılımları RAM kapasitelerinin artmasına neden oluyor. RAM kapasitesi açısından iPad modelleri ile ilgilide bilgiler ortaya çıktı. Buna göre yeni jenerasyon iPad Mini 4 GB RAM kapasitesi ile karşımıza çıkıyor.
Hazır iPhone 13 tanıtılmışken, iPhone 12 ile karşılaştırmasını yapalım istedik. iPhone 13 vs iPhone 12 karşılaştırması karşınızda!
iPhone 13 serisinin batarya kapasitesi belli oldu
iPhone 13 serisinin batarya kapasitesi de ortaya çıktı. Rakiplerine kıyasla daha küçük piller sunan Apple, sağladığı donanım ve yazılım optimizasyonu sayesinde rakiplerinin gerisinde kalmıyor. Ortaya çıkan bilgilere göre yeni modellerin batarya değerleri ise şu şekilde.
2. kamera: 12 Megapiksel, f/2.4 (ultra geniş açı), Dual Pixel PDAF, 120°, Sabit video çekimi
Arka kamera video: Saniyede 24, 25, 30 veya 60 kare 4K video kaydı – Saniyede 25, 30 veya 60 kare 1080p HD video kaydı – Saniyede 30 kare 720p HD video kaydı, Sinematik video stabilizasyonu (4K, 1080p ve 720p), 4K video kaydederken 8 Megapiksel fotoğraf çekme
Ağır çekim video: Saniyede 120 veya 240 kare 1080p ağır çekim video desteği
Ön kamera: 12 Megapiksel (geniş açı), f/2.2, Auto-HDR, Akıllı HDR 4, Gece Modu
Ön kamera video: Dolby Vision ile saniyede 60 kareye kadar 4K HDR video kaydı, 24-25-30-60 FPS @4K, 25-30-60 FPS @1080p
Ağır çekim: 120 FPS @1080p
Diğer:
Batarya: 20W hızlı şarj, 15W MagSafe hızlı şarj, 7.5W Qi manyetik hızlı şarj
Bağlantı: Wi-Fi 802.11 a/b/g/n/ac/6e, Bluetooth 5.0, NFC, GPS, Lightning
Uzun zamandır heyecanla beklenen Deathloop oyunu ile alakalı Türkiye’deki hayranlarını sevindiren haber geldi. Arkane Lyon imzalı oyunun tüm dünya ile aynı anda, Türk Telekom ile ortak olan dijital oyun platformu Playstore üzerinde yayınlandı.
Normal şartlarda 289 TL karşılığında satın alabileceğiniz Deathloop, büyük bir fiyat avantajıyla ülkemizdeki kullanıcıların karşısına çıkacak. Türk Telekom evde internet müşterileri, faturaya ek 12 aya varan taksit imkanıyla oyuna erişebilecek. Öte yandan telekomünikasyon şirketine abone olmayan oyuncular da mobil ödeme ve kredi kartı seçenekleriyle oyuna ulaşabilecek.
Deathloop çıkış tarihi ertelendi. Bethesda Türkiye oyunun ertelenmesi ile ilgili bir açıklama yayınladı. Oyun yönetmeni Dinga Bakaba da durumla ilgili bilgilendirme yaptı.
Deathloop konusu
Deathloop, aynı günü tekrar tekrar yaşadığı Blackreef adasında gizemli bir zaman döngüsünde tutsak kalmış Colt’un bunu kırma çabasını konu ediniyor. Eşsiz atmosferiyle dikkat çeken Deathloop, oyunculara her aşamada yeni stratejiler oluşturacakları, yeni yetenekler kullanabilecekleri bir deneyim sunarak nefes kesen bir maceraya davet ediyor.
Oyunla ilgili ayrıntıları görmek ve Playstore üzerinden satın almak için şu bağlantıya tıklayın.
Deathloop sistem gereksinimleri
Minimum Sistem Gereksinimleri – Düşük Ayarlar/1080p/30fps
İşletim Sistemi:
64 bit Windows 10, sürüm 1909 veya üzeri
İşlemci:
Intel Core i5-8400 @ 2.80GHz veya AMD Ryzen 5 1600
Bellek:
12 GB
Ekran Kartı:
Nvidia GTX 1060 (6GB) veya AMD Radeon RX 580 (8GB)
DirectX:
Sürüm 12
Depolama:
30 GB
Önerilen Sistem Gereksinimleri – Yüksek Ayarlar/1080p/60fps
İşletim Sistemi:
64 bit Windows 10, sürüm 1909 veya üzeri
İşlemci:
Intel Core i7-9700K @ 3.60GHz veya AMD Ryzen 7 2700X
Bellek:
16 GB
Ekran Kartı:
Nvidia RTX 2060 (6GB) veya AMD Radeon RX 5700 (8GB)
DirectX:
Sürüm 12
Depolama:
30 GB (SSD önerilir)
Ultra Sistem Gereksinimleri – Ultra Ayarlar/4K/60fps
İşletim Sistemi:
64 bit Windows 10, sürüm 1909 veya üzeri
İşlemci:
Intel Core i9-10900K @ 3.70GHz veya AMD Ryzen 7 3800XT
Türkiye’nin ulusal hava yolu şirketi ünvanına sahip Türk Hava Yolları, geçtiğimiz yıl filosuna katılan geniş gövdeli Boeing 787-9 Dreamliner uçağının öne çıkan özelliklerini paylaştı. İşte Boeing 787-9 Dreamliner ve dikkat çeken özellikleri…
Türk Hava Yolları mobil uygulaması yeni bir güncelleştirme aldı. Uygulama bu güncelleştirme ile yeni özellikler kazandı. Bunlardan en önemlisi ise HES kodu kaydetme özelliği oldu.
Boeing 787-9 Dreamliner, yolculara nasıl bir uçuş deneyimi sunuyor?
Yeni nesil geniş gövdeli bir uçak olan Boeing 787-9 Dreamliner, yolcularına güvenli ve konforlu bir uçuş sunmak için bazı yeniliklerle geliyor. Tabii ki güvenli uçuş derken, son yıllarda tüm dünyayı kasıp kavuran koronavirüs salgını daha fazla öne çıktığını söyleyelim.
Bu noktada Dreamliner, bünyesinde barındırdığı HEPA (Yüksek Verimli Partikül Hava Filtresi) filtreleri sayesinde, 0,3 mikrona kadar havadaki tüm partiküllerin yüzde 99,97‘sini temizleyebiliyor. Böylelikle uçaktaki havanın temiz ve güvenli olması sağlanıyor.
Bunun yanı sıra konforu da fazlasıyla düşünen Dreamliner, sınıfındaki uçaklara oranla en büyük pencerelere sahip. Şüphesiz uçak yolculuğunu daha zevkli hale getiren en büyük etkenlerden biri de bizlere gökyüzünü net bir şekilde gösteren pencereler diyebiliriz.
Boeing 787-9 Dreamliner modeli yolculara eksta alanlar sunuyor. Böylelikle yolculuk sırasında rahat ve geniş koltuklarda rahatlıkla dinlenebiliyor. Bunun yanı sıra geliştirilen ses yalıtım sistemi sayesinde de içeriye çok fazla motor sesi gelmiyor.
Aynı zamanda uçağın maliyet tarafında da oldukça hesaplı olduğunu belirtelim. Açıklanan verilere göre Boeing 787-9 Dreamliner, sınıfındaki uçaklara kıyasla yüzde 20 daha az yakıt tüketiyor. Buna ek olarak operasyon maliyetleri yüzde 15, bakım maliyetleri de yüzde 30 oranında düşürüldü.
Son olarak Dreamliner’ın performansına da bir göz atalım. Uçak, 14.140 kilometrelik menzile ve 60 metrelik kanat açıklığına sahip. Toplam 63 metre uzunluğunda olan bu dev kuş, bin kilometre hızlara ulaşabiliyor.
14 Eylül Salı günü gerçekleşen Apple etkinliğinde iPhone 13 mini, iPhone 13, Pro ve Pro Max tanıtıldı. Bunun yanında Apple Watch Series 7 de karşımıza çıktı. Ancak etkinliğin en büyük sürprizi yeni iPad ve iPad mini oldu. Zira iPhone 13 serisinin ve akıllı saatin tanıtılmasını zaten bekliyorduk, fakat iPad’lerin güncellenmiş versiyonlarının da lansmanda olacağı hiç tahmin edilmiyordu.
Apple sadece tanıttığı ürünlerle değil, aynı zamanda tanıtmadıklarıyla da kullanıcıları adeta şaşkına uğrattı. Yanlış çıkan sızıntıları içeriğimizde derledik.
Dün akşam gerçekleştirilen Apple etkinliğinde tanıtılan yeni iPad modelleri, Apple Watch Series 7 ve iPhone 13 ailesini kısaca özetledik.
“Kesin” gözüyle bakılan AirPods 3 gelmedi
Apple analisti Ming-Chi Kuo, 14 Eylül’deki etkinlikte AirPods 3 modelinin tanıtılacağını söylemişti. Diğer taraftan Bloomberg yazarı Mark Gurman da kulaklığın tasarımıyla ilgili detaylar paylaşmıştı. Hatta cihazın üretimine Ağustos ayında başlandığı da iddia edilmekteydi. Tüm bu spekülasyonlar bir araya geldiğinde, Apple’ın AirPods 3’ü lansmanda tanıtmasına kesin gözüyle bakılıyordu. Ancak beklenen olmadı.
Tasarım bakımından AirPods Pro’ya benzeyeceği söylenen AirPods 3, iddialara göre değiştirilebilir silikon kulak uçlarına sahip olacaktı. Ayrıca daha kısa bir gövdesi ve geniş şarj kutusuyla önceki nesilden farklılaşacağı da beklentiler arasındaydı. Salı günü yapılan etkinlikte kulaklığı görmedik, ancak çok geçmeden yeni bir rapor daha ortaya atıldı. Ürünün sevkiyatlarının başladığı belirtildi.
Apple'ın geçtiğimiz günlerde düzenlediği lansmanda vitrine çıkarmadığı AirPods 3 hakkında yeni bir iddia ortaya çıktı.
Apple Watch Series 7, beklendiği gibi değildi
Apple Watch Series 7’nin tanıtılacağına dair söylentiler doğru çıktı. Apple, analistlerin raporlarında belirttiği gibi yeni akıllı saatını görücüye çıkardı. Ancak cihazın tasarımına ilişkin söylentiler ne yazık ki gerçekleşmedi. Hatırlatmak gerekirse; Ağustos ayında sızdırılan görüntülerde, Apple Watch 7’nin MacBook Pro ve iPhone 12 serisinden ilham alan düz köşeli tasarıma sahip olacağı gözüküyordu.
Apple Watch Series 7
Cihazın gerek ekranı, gerekse çerçevesi önceki nesline kıyasla elbette ki revize edilmiş durumda. Ancak iddia edildiği gibi düz kenarlı bir tasarım dilini benimsemiyor. 41mm ve 45mm versiyonları bulunan Apple Watch Series 7; siyah, gümüş, altın, kırmızı ve mavi renk seçeneklerine sahip. Tüm detayları aşağıdaki bilgi kartına tıklayarak öğrenebilirsiniz.
Apple Watch Series 7, beklendiği gibi bu akşamki Apple etkinliğinde özellikleri ve fiyatı ile kendini gösterdi. İşte detaylar...
iPhone 13, yıllardır beklenen özelliği getirmedi
Amiral gemileri başta olmak üzere OLED ekrana sahip Android işletim sistemli akıllı telefonların çoğunda, Always-on-Display (AOD) özelliği bulunuyor. AOD, telefonun tuş kilidi kapalıyken ekranda saat, tarih gibi bilgilerin sürekli olarak gösterilmesini sağlıyor. Apple kullanıcıları ise uzun süredir bu özelliği iPhone’da görmek istediklerini dile getiriyorlar.
Bloomberg yazarı Mark Gurman’ın iddialarından bir tanesi, Always-on-Display’in iPhone 13 ile nihayet Apple kullanıcılarına geleceğiydi. Ancak bu söylentilerin de içi boş çıktı. Yeni iPhone’larda OLED ekran kullanılmasına rağmen AOD desteği maalesef yer almıyor.
iPhone 13 serisinin uydu iletişimi özelliğine sahip olacağı, güçlü iddialardan bir tanesiydi. Bu özellik sayesinde akıllı telefonun kullanıcıları, hücresel bağlantıya ihtiyaç duymadan birbirleriyle görüşme yapabileceklerdi. Ancak Apple’ın etkinliğinde ‘uydu bağlantısı’ desteğinden bahsedilmedi. İddiaların gerçeği yansıtmadığı açığa çıktı.
Dünyanın en çok kullanıcıya sahip anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp bir süre önce duyurduğu çoklu cihaz desteğini beta kullanıcılarına sunmuştu. Bu özellik nihayet Türkiye’de de kullanılmaya başlandı. Kullanıcılar böylece artık telefon ile WhatsApp bağlantısı kurmadan farklı cihazlardan direkt olarak mesaj gönderip alabilecek.
WhatsApp çoklu cihaz desteği nedir?
Dilerseniz sözü uzatmadan sizleri videomuz ile baş başa bırakalım. İyi seyirler.
WhatsApp üzerinden birisiyle konuşmanız için web tarayıcısından da yararlanabiliyorsunuz. Bu noktada kullanıcıya yerine göre daha fazla kolaylık sunuyor. Ancak önceden telefonunuzun interneti kapalı olduğunda bilgisayarınız üzerinden anlık mesajlaşma uygulamasına erişim sağlanmıyordu.
WhatsApp, beta süreciyle getirdiği çoklu cihaz desteği sayesinde eşleştirme imkanı tanıdı. Böylece kullanıcılar telefonlarını bilgisayarlarıyla eşleştirerek bağlantıda kalmaya devam etti. Bunun yanı sıra uygulama artık mesajları direkt bilgisayara indirerek yine bağlantı kesilmesi gibi durumlara imkan vermiyor.
Popüler anlık mesajlaşma uygulaması hala desteğin test sürecine devam ediyor. Bu noktada ne zaman kararlı sürüme geleceği konusunda ortada net bir kanı yok. Ancak size Bağlı Cihazlar bölümünde betaya katılma konusunda bir buton geldiyse aşağıdaki haberimizde yer alan yolları izleyebilirsiniz.
Zamanımızın çoğunu geçirdiğimiz evlerimizde, her gün sağlığımız üzerinde olumsuz etkilere sahip birçok toz ve kirleticiyle karşı karşıyaya kalıyoruz. Bu tozlardan bazılarını görebilirken, bazılarının farkında bile değiliz. Oysa ki yemek yapmak, tuvaleti kullandıktan sonra elleri iyi yıkamamak, evcil hayvanlar, eve ayakkabıyla girmek, dışarıda kullanılan kıyafetlerle mobilyalara temas etmek veya penceleri açıp evi havalandırmak gibi günlük yaptığımız pek çok şey bu kirleticilerin oluşmasında etkili.
Sonrasında evlerimizde oluşan bu tozlar gözle görülemeyecek şekilde zemin, kanepe ve yataklar da dahil olmak üzere çeşitli yüzeylere yayılıyor. Kanepede oturmak veya evde dolaşmak gibi basit eylemler, parçacıkların havaya karışmasına ve havada asılı kalmasına neden oluyor.
Evdeki kirleticilerden kurtulup temizliğini sağlamak sandığımızdan daha önemli ve bunun en kolay yollarından biriyse doğru temizlik teknolojilerinden geçiyor.
Türkiye’deki ilk Dyson Demo Store’lar İstanbul İstinyePark ve Akasya AVM'de açıldı. Yeni mağazalar detaylı bilgi alma fırsatı ve benzersiz bir alışveriş deneyimi sunuyor.
Dyson Laser Detect teknolojisi ile karşımızda!
Dyson’ın Türkiye’de satışa sunduğu lazer teknolojili yeni nesil kablosuz süpürgeleri, Dyson V15 Detect ve V12 Detect Slim’le derinlemesine temizlik artık çok daha kolay. 10 mikron kadar küçük gizli tozu görünür kılmak üzere tasarlanan ve emilen tozların bilimsel kanıtını sağlamak için akustik bir piezo sensörle donatılmış bu Dyson teknolojileri, evlerde derinlemesine temizlik sağlıyor.
Dünyanın dört bir yanındaki 370 Dyson mühendisinden oluşan bir ekip tarafından geliştirilen en yeni kablosuz süpürgeler, en güçlü derinlemesine temizlik için 240 watt’a kadar emiş ve 5 aşamalı filtreleme üreten bir Dyson Hyperdymium motor kullanarak 0,3 mikrona kadar toz parçacıklarının yüzde 99,99’unu yakalıyor.
2020 yılında, Dyson’ın İstanbul Üniversitesi İstatistik Uygulama ve Araştırma Merkezi’yle gerçekleştirdiği Ev Tozu Araştırması kapsamında, İstanbul’da evlerin salon ve yatak odalarından toplanan toz örnekleri incelendiğinde, araştırma yürütülen evlerde en çok ağır metallere (yüzde 93’ünde 14 farklı ağır metal) daha sonra bakterilere (yüzde 43,3’ünde 7 farklı bakteri) ve son olaraksa mantarlara (yüzde 26,7’sinde tek tür mantar) rastlamıştı.
Lazer teknolojisi: Hiçbir tozu gözden kaçırmamanız için Slim Fluffy temizleme başlığına entegre edilmiş tam açılı yeşil lazer, gözle görülmeyen toz parçacıklarını ortaya çıkarıyor.
Akustik toz Algılama: Derinlemesine temizlik yaptığınıza dair güvence sağlıyor. LCD ekran parçacıkların büyüklüğünü ve sayısını gösteriyor. Yüksek Torklu başlığıyla ”Auto” modda farklı zemin türleri ve toz miktarlarında emiş gücünü otomatik olarak artıran piezo sensor, mikroskobik toz parçacıklarını sayarak ve ölçerek derin bir temizliğin gerçek zamanlı bilimsel kanıtını sunuyor.
Yeni Anti-tangle mini motorhead: Saçları hızlı bir şekilde temizliyor. Küçük alanlar için kullanım kolaylığı sunan motorlu başlık, dolanmayı önleyen konik fırça çubuğuyla saçı spiral şeklinde alıp hazneye atıyor.
Lazer ile toz tespiti
Evinizin derinlemesine temizlendiğinden emin olmanız için Laser detect teknolojisini tasarlayan Dyson, bu sayede temizleyici başlığa entegre edilmiş tam açılı bir lazerle normalde sert zeminlerde göremediğiniz parçacıkları ortaya çıkarıyor.
Fikir, bir Dyson mühendisinin evinde, havadaki parçacıkların güneşte parladığını fark etmesiyle ortaya çıktı. Bu fikri alıp evimizde göremediğimiz ince toza nasıl uygulayabileceklerini araştırmaya başlayan ekip, bunun nasıl başarılabileceğini test etmek için laboratuvarda lazer ışıklarıyla deney yaptı ve yeni bir çözüm doğdu.
Dyson mühendisleri, en iyi kontrastı sağlama yeteneği nedeniyle seçilen yeşil bir lazer diyotu Slim Fluffy temizleyici başlığına entegre ederek, onu yerden 7,3 mm yükseklikte, tam olarak 1,5 derecelik bir açıyla konumlandırdı. Bu da çıplak gözle görülemeyen zemin yüzeyindeki gizli tozun görülüp açığa çıkarılabileceği anlamına geliyor.
Piezo Sensörü
Artık insanların her zamankinden daha fazla hijyenik evler istediğini anlayan Dyson mühendisleri, algılanan tozu sayan, büyüklüklerini ölçen ve ardından derinlemesine bir temizliğin gerçek zamanlı bilimsel kanıtı için LCD ekranda görüntülemesini sağlayan bir teknoloji geliştirmeye başladı.
Bu süreç süpürge içine entegre edilen akustik piezo sensörüyle yürütülüyor. Temizleme başlığındaki karbon fiber iplikler, boyutlandırılan ve saniyede 15.000 kez sayılan mikroskobik parçacıkları topluyor.
Toz süpürgeye girdiğinde, küçük titreşimler elektrik sinyallerine dönüştürülerek hazne girişindeki akustik piezo sensöre çarpıyor. Toz boyutu ve miktarı LCD ekranda gösterilerek kullanıcı süpürgenin ne kadar toz temizlediğini ve farklı boyutlardaki parçacıkları görebiliyor ve derinlemesine temizliğin bilimsel kanıtına şahit oluyor.
Çok miktarda tozla karşılaştıklarında emiş gücünü otomatik olarak artıracak şekilde tasarlanan kablosuz süpürgeler, otomatik moddayken piezo sensörü yüksek toz yoğunluğu algıladığında gücü otomatik olarak artırmak için reaktif emiş gücü devreye giriyor. Toz seviyeleri normale döndüğünde, emiş gücü önceki seviyesine düşüyor.
Dolanmayı Önleyen Teknoloji
YeniAnti-tangle mini motorhead: Dyson Mühendisleri, fırça başlığındaki saçları alma sorununa da çözüm geliştirmeye çalıştı. Bu, aksi iddialara rağmen çoğu elektrikli süpürge için genellikle zor bir durum olduğundan, saçı spiral şeklinde alıp hazneye gönderen yeni bir dolanmayı önleyen konik fırça çubuğu geliştirildi.
Saçın fırça çubuğunun etrafına sarılmasını önleyen başlığı insan ve evcil hayvan tüyleri için tasarlayan mühendisler, serbest bırakma kuvvetinin saçı dolandırmadığından emin olmak için başlığın üzerindeki kılların tam açısını hassas bir şekilde ayarlayarak onu birden fazla saç tipinde test etti.
15 Eylül 2021 tarihinden itibaren Dyson.com.tr, İstanbul İstinyePark ve Akasya AVM’de yer alan Dyson Demo Store’lar ve seçili doğrudan satış noktalarında satışa sunuluyor.
Akıllı telefon sektöründeki rekabet hız kesmeden devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde Apple’ın vitrine çıkardığı iPhone 13 serisiyle daha da kızışan rekabet, Xiaomi’nin dün tanıttığı Mi 11T serisiyle bambaşka bir hale büründü. 2019 yılında Vivo’nun yan kuruluşu olarak faaliyetlerine başlayan iQOO da şüphesiz bu şirketlerden biri.
Sektörde üst sıralara oynamak için yoğun mesai harcayan Çinli şirketin 23 Eylül’de piyasaya sürmeye hazırlandığı iQOO Z5 modelinin teknik özelliklerinden bazıları belli oldu.
iQOO'ın önümüzdeki dönemlerde vitrine çıkarmaya hazırlandığı Z5 Pro modeli performans testinde ortaya çıktı.
iQOO Z5 özellikleri
Şirket, 23 Eylül‘de düzenleyeceği lansmanda iQOO Z5 modelini vitrine çıkarmaya hazırlanıyor. Bunun aksine ortaya atılan iddialara göre şirket, etkinlikte Z5 modelinin yanı sıra Z5 Pro ve ismi açıklanmayan bir telefon daha tanıtacak. Ancak bu iddiaların henüz iQOO doğrulanmadığını da belirtelim. Bu nedenle ufukta şu an için sadece Z5 görünüyor.
Bunun yanı sıra şirket, düzenlenmesi beklenen etkinlik hakkında Weibo üzerinden bir de görsel ve akıllı telefonla ilgili bazı detayları paylaştı. Böylelikle iQOO Z5 modelinin teknik özelliklerinin çoğu belli oldu.
iQOO Z5’in belli olan özelliklerine bakacak olursak; ilk etapta karşımıza 120 Hz tazeleme ve 240 Hz dokunmatik örnekleme hızlarına ve HDR10 desteğine sahip bir panel çıkıyor. Ekran teknolojisi hakkında şu an için net bir bilgi olmasa da, akıllı telefonun LCD veya OLED bir panelle geleceği düşünülüyor.
Akıllı telefon geçtiğimiz mayıs ayında tanıtılan Qualcomm Snapdragon 778G işlemcisinden güç alacak. 6 nm fabrikasyon süreci ile üretilen işlemci, yapısında 2.4 GHz hızlarına kadar çıkabilen sekiz Kryo 670 çekirdeği ve Adreno 642L grafik birimini barındırıyor.
Ön tarafta nokta şeklinde konumlandırılmış 16 Megapiksel çözünürlüğünde selfie kamerası yer alırken, arka tarafta 64 Megapiksellik ana kamera bulunuyor. Ana kameraya eşlik etmesi beklenen sensörlerin detayları henüz paylaşılmadı.
Akıllı telefon, 8 GB LPDDR5 RAM ve 128 / 256 GB depolama seçenekleriyle geliyor. Pil tarafında ise 44W hızlı şarj desteğine sahip 5.000 mAh büyüklüğünde batarya yer alıyor.
Akıllı telefonların şarj süreleri günümüzde hala tartışmaya açık bir konu. Özellikle amiral gemisi modelleri satın alan tüketiciler, telefonu aynı gün 2-3 defa şarj etmekle uğraşmak istemiyorlar. Öte yandan şarja taktıklarında da saatlerce dolmasını beklemek çok sinir bozucu geliyor. Buna çözüm olarak geliştirilen yüksek hızlı adaptörler gün içinde zamandan ciddi oranda tasarruf sağlıyor. Ancak tüm üreticiler hızlı şarjı kullanmıyorlar veya düşük Watt değeri sunuyorlar.
Samsung, 2019 yılında tanıttığı Galaxy Note 10+ modeliyle 45W şarj desteğini kullanıcılarına sunmuştu. 45W özelliği geçtiğimiz sene tanıtılan Galaxy S20 Ultra’da da devam etti. Ancak Güney Koreli şirket, Ocak ayında tanıttığı Galaxy S21 serisiyle bu durumu değiştirdi. S21 Ultra’nın hızlı şarj özelliğini 25W’a düşürdü. Gelen yeni raporlar, Samsung’un geri adım atacağının sinyallerini verdi.
Tron adındaki Twitter kullanıcısı, Samsung Galaxy S22 işlemcilerinin bölgeden bölgeye farklılık göstereceğini iddia etti.
Galaxy S22 Ultra, 45W hızlı şarjı geri getirecek
Samsung’un önümüzdeki sene tanıtması beklenen Galaxy S22 serisinde 45W hızlı şarj teknolojisine yeniden geçiş yapacağı ortaya çıktı. İddiaların kaynağı, akıllı telefonlarla ilgili yaptığı sızıntılarla tanınan Ice universe kullanıcısına ait. Ice Universe’nin “yüzde 100 doğru” diyerek sosyal medyadan açıkladığı bilgiye göre, Galaxy S22 Ultra modelinde 45W hızlı şarj desteği yer alacak.
Samsung’un Galaxy S22 Ultra modeline 65W hızlı şarj getirmek istediği ve bu noktada çalışmalarına devam ettiği de biliniyordu. Ancak Ice Universe’ye göre tüketiciler akıllı telefonu 45W adaptörle şarj etmekle yetinecekler. Merak edilen önemli bir konu da: Galaxy S22 Ultra’nın kutusundan 45 Watt’ı destekleyen bir adaptör çıkıp çıkmayacağı. Kaynaklardan bu konuda herhangi bir açıklama gelmedi. Eğer Samsung kutuya şarj cihazı koymazsa, ekstradan satın almanız gerekecek.
Pil kapasitesine de kısaca değinmek gerekirse; Galaxy S22’nin 4.000 mAh, Galaxy S22 Ultra modelinin de 5.500 mAh bataryaya sahip olması bekleniyor. Galaxy S22 Plus’ın ise 4.500 mAh batarya ile kutudan çıkacağı söyleniyor.