Bildiğiniz gibi Apple cihazlarını devamlı olarak geliştiriyor. Bazen yazılım ile bazen ise yeni cihazlar çıkarak. İşte iPhone 13‘ün ekranı ile ilgili tahminler.
Söylentilere göre AppleiPhone 13 ailesini 24 Eylül tarihinde çıkarmayı planlıyor. Şimdiye kadar olan söylentileri göz önüne alırsak iPhone12 ailesinden çok farklı olması beklenmiyor. Fakat bazı modeller için ekran konusunda büyük yenilik yapılacağı söyleniyor. Bu büyük yeniliğin ekran yenileme hızı olduğu tahmin ediliyor.
Apple'ın bu sene piyasaya sürmesi beklenen iPhone 13 serisinin tanıtım tarihi sızdırıldı. Ön sipariş ve çıkış tarihi de ortaya atıldı.
Apple ekran için ne yapacak ?
Apple’ın yeni iPhone13 ailesi ile birlikte ekran yenileme hızını 120Hz olarak geliştireceği belirtiliyor. Hatta Apple’a ait patentlerin birinde 240Hz geçtiği için cihazın ekran yenileme hızının 120Hz’den daha yüksek bile olabileceği belirtildi. Tabii ki bunlar tamamen kesin değil fakat çok sayıda kaynak bunu doğruluyor. En iyi olarak söylenen bir şey var ki Apple cihazlarında LTPO kullanabilir.
LTPO, cihaz ihtiyaç duymadıkça ekran hızını değiştirmiyor, menüde gezerken 60Hz, oyuna girdiğinizde ise 120Hz kullanabiliyorsunuz. LTPO sistemi sayesinde pilden tasarruf etmiş oluyorsunuz. Bütün bunların tek kötü yanı ise 120Hz ekranların tahminlere göre sadece iPhone 13 Pro ve iPhone 13 Pro Max cihazlarında olacağı belirtiliyor.
Sürekli açık ekran
Uzun zamandır Android cihazlarda bulunan bu özelliğin iPhone 13 ailesinde olması bekleniyor. Bu özellik sayesinde ekranınızı tamamen açmadan tarih, saat ve bildirimleri görebileceksiniz. Sadece bazı pikseller yandığı için cihazınızın şarjı daha uzun süre gidecektir.
El Salvador‘un Bitcoin’i resmi para birimi olarak kabul etmesi dünyada bir yankı uyandırdı. Bir devletin Bitcoin’i resmi para birimi olarak kabul etmesi piyasayı hareketlendirdi. Filistin de El Salvador gibi bir dijital parayı resmi para birimi olarak kabul edebilir. Yine de bunun gerçekleşmesi uzun bir süreç.
Bitcoin'i resmi para olarak kabul eden El Salvador, kripto para kullanımı için teşvik paketi hazırladıklarını açıkladı.
Filistin, İsrail kısıtlamalarıyla başa çıkabilmek için bir dijital paraya geçebilir
Filistin, şu an dijital para konusunda iki çalışma yürütüyor. Filistin Para Otoritesi (PMA) yöneticisi Feras Milhem, “Henüz bir karar alınmamış olsa da, amaç ülkemizdeki ödeme sistemleri, İsrail ve diğerleriyle gerçek ödemeler kullanmak üzere dijital bir para kullanmaktır” dedi. Filistin devletinin merkez bankası haline gelecek olan kurum tarafından çıkarılan dijital para birimi gelecek yıllarda, Filistin finans sistemi için parasal bağımsızlık sağlayabilir. Filistin, parasal olarak İsrail’e bağlı durumda. Büyük nakit işlemlerini yasaklayan bir İsrail yasası ve İsrail’e şekel (İsrail resmi para birimi) transferlerinde aylık limitler de dahil olmak üzere çeşitli kısıtlamaların bir sonucu olarak, Filistin bankaları İsrail parasıyla dolmuş durumda.
PMA, kripto para birimlerine, azalan banknot ve madeni para kullanımına yanıt olarak bir merkez bankası dijital para biriminin olası ihracını araştıran dünya çapında düzinelerce merkez bankacılığı kurumunun arasına katılıyor. Bunlar arasında Çin, Rusya, ABD ve Avrupa merkez bankaları yer alıyor. Filistin Ekonomi Politikaları Araştırma Enstitüsü müdürü Raja Khalidi‘ye göre, dijital para ihracı “İsrail’den parasal özerkliğin alınabilmesi için siyasi bir sinyal gönderebilir” dedi.
Ancak Khalidi şunları da ekledi, “Bir Filistin para biriminin (dijital veya başka türlü) bir değişim aracı olarak var olmasına izin verecek makroekonomik koşullar mevcut değil.”
Dijital para biriminin Filistin için uygun bir seçenek olduğunu düşünüyor musunuz ? Fikirlerinizi bizimle yorumlar kısmından paylaşabilirsiniz.
Spor otomobil denildiğinde ilk akla gelen markalardan birisi olan Ferrari uzun süredir konuşulan ve belirli dönemlerde kamuflajlı bir şekilde görüntüleri sızdırılan yeni 296 GTB’yi tanıttı. Geliştirilen yeni içten yanmalı motor ve elektrikli motorun birleşimi sayesinde toplamda 830 beygir güce ulaşan Ferrari 296 GTB özellikleri ile dikkat çekiyor.
Yıllık Genel Toplantısında, vekil CEO John Elkann yatırımcılara, otomobil üreticisinin 2025'te "tamamen elektrikli ilk Ferrari'yi" açıklayacağını duyurdu.
Ferrari 296 GTB motoru ile yeni bir rekora imza attı
296 GTB ismi, motorun silindir hacmi (2.992 cc), silindir adedi (6) ve Ferrari geleneğinin bir parçası olarak GTB (Gran Turismo Berlinetta)’yı temsil ediyor. Hibrit sisteme geçişin avantajı yüksek güç ile sınırlı değil. Elektrikli motorun desteği sayesinde gaz pedalı tepki süreleri hızlanan otomobil, tamamen elektrikli olarak kullanmak istediğinizde 25 km menzil sunuyor.
Bu model ile birlikte baştan aşağı yeniden tasarlanan yeni V6 motor, “V” içine yerleştirilen turbolara sahip ilk Ferrari motoru olmasıyla dikkat çekiyor. Genel motor kütlesi ve ağırlık merkezi oldukça düşük olan yeni Ferrari V6, litre başına 221 (CV) ile bir seri üretim otomobil için bir litre başına güç üretim rekoru da kırıyor.
Elektrikli ve hibrit modlar arasındaki geçiş, 296 GTB’nin karakteristik spor otomobil özelliklerini yansıtacak şekilde gerçekleşiyor. Geleneksel Manettino’nun yanında bir güç yönetimi seçicisi (eManettino) kullanıma sunuluyor. eManettino’nun; eDrive, Hybrid, Performance ve Qualify olmak üzere dört farklı konumu bulunuyor.
Otomobil düşük devirlerde bile, kabin içine safkan V12 sesi iletirken; devir yükseldikçe bu ses yüksek frekanslı tiz bir sese dönüşüyor. Tüm bu etkileyici konser devir kesicinin devreye girdiği 8.500 devir/dakikaya kadar devam ediyor.
Arka tampona entegre edilen ve LaFerrari’den esinlenerek uygulanan aktif spoyler, yüksek bastırma kuvveti ayarında arka aks üzerinde ilave 100 kg bastırma kuvveti uyguluyor. Bu, performanslı sürüşlerde daha kontrollü bir sürüş sunarken, aynı zamanda fren mesafelerini de en aza indiriyor.
296 GTB geliştirilirken, otomobilin saf performansını artırmanın yanı sıra hibrit motorun sağladığı kullanışlılığı iyileştirmeye de özen gösterildi. Otomotiv sektöründe bir ilk olan 6-yollu Şasi Dinamik Sensörü (6w-CDS) dahil yeni bileşenler özel olarak geliştirildi. Dingil mesafesi, otomobilin çevikliğini iyileştirmek üzere önceki orta-arka motorlu Ferrari modellerine göre 50 mm daha kısa olacak şekilde geliştirildi.
Otomobilin yol tutuşunu ve performansını artırmak üzere elektrikli fren sistemi, SF90’dan aktarılan “Aero” fren kaliperleri, elektrohidrolik direksiyon, arka aktif aero çözüm ve SCM-Frs manyetik amortisörler geliştirildi.
Tıpkı SF90 Stradale örneğinde olduğu gibi, özellikle pistte otomobilin gücünden ve performansından yararlanmak isteyenler için 296 GTB modeli de Assetto Fiorano paketi ile sunuluyor. Paket kapsamında yarış dünyasından aktarılan ayarlanabilir Multimatik amortisörler, ön tamponda ek 10 kg bastırma kuvveti sağlayabilen karbon fiber ekler, bir Lexanarka cam ve birçok hafif malzeme sunuluyor. 250 Le Mans modelinden aktarılan özel Michelin Sport Cup2R yüksek performanslı lastikler de Assetto Fiorano paketini tercih eden kullanıcılar tarafından özel olarak sipariş edilebiliyor.
Modern tasarım ve teknoloji harmanlandı
Tasarımıyla son derece modern, sade ve işlevsel tarzıyla 1960’ların Ferrari’lerine gönderme yapan 296 GTB, tüm Ferrari modellerinin karakteristik özelliği olarak teknoloji ve estetik arasındaki bağın altını çiziyor. 296 GTB, performans odaklı unsurları tasarımıyla harmanlayan safkan, zarif bir otomobil ortaya çıkıyor.
Otomobilin iç mekanında, Ferrari’nin ilk kez SF90 Stradale modelinde tanıttığı tamamen dijital arayüzün yeni uyarlaması kullanılıyor. Ancak 296 GTB’de, SF90’dan farklı olarak bu teknoloji daha sofistike bir yaklaşımla uygulanıyor. Otomobilin “Start” düğmesine basana kadar siyah renkte olan göstergeler, düğmeye basılmasıyla canlanıyor ve 296 GTB’nin
Deriye entegre edilen HUD (Head Up Display) yeni Ferrari’nin dikkat çeken detayları arasında yer alıyor.
Windows 11 geçtiğimiz günlerde Microsoft’un etkinliği ile tanıtıldı. Etkinlikte en dikkat çekici özelliklerden birisi Android uygulamalarının Windows 11 üzerinde çalışabilecek olması. Intel Bridge sayesinde Android uygulamalarının Windows 11 üzerinde çalışması kolaylaşıyor. BlueStacks CEO’su Rosen Sharma bu durumdan memnun fakat arka planda işlerin o kadar kolay olmadığını dile getiriyor.
Windows 11 ile birlikte güncel ve yeni bir Mağaza sürümü sunan Microsoft, yeni Mağaza deneyimini daha da geliştirmek istiyor.
Uygulama geliştiricileri Windows 11 için daha fazla uğraşacak
Rosen Sharma, Windows 11’in Android uygulamalarını çalıştırması özelliğinden memnuniyetle bahsetti. Ayrıca, “BlueStacks, Android uygulamalarının PC’de çalıştırılmasına öncülük etti. İnancımız, cihazların ve işletim sistemlerinin Android kullanıcıları ve oyuncuları için kısıtlama olmaması gerektiğidir. Microsoft’un, Android uygulamalarının Windows’ta çalıştırması harika bir destek” dedi.
Sharma, Android oyunlarında uzman olduklarını ve BlueStacks ile klavye ve fare desteğini her uygulama için özel hale getirdiklerini, ayrıca dokunmatik ekrana sahip olmayan Windows cihazlarında dokunma işlemlerini fare ile yaptıklarını ve bunun tüm Windows yüklü cihazların donanımlarına uygun olması gerektiğini belirtiyor.
Microsoft‘un bu tarafta nasıl bir yol izleyeceği merak edilenler arasında. Sharma bazı ilginç noktalara değiniyor. Windows 11, Android uygulamalarını yerel olarak desteklese bile, bu uygulamaların geliştiricilerinin kaçınılmaz olarak bu uygulamalar üzerinde eskisinden daha fazla çalışması gerekecek. Windows’ta iyi çalışması için bazı şeyleri değiştirmeleri gerekebilir. Ancak Sharma, bazılarının ciddi revizyonlar yapması gerektiğini belirtiyor.
BlueStacks‘in en önemli özelliklerinden biri, dokunma düşünülerek tasarlanmış Android oyunlarını oynamanız için size klavye ve fare entegrasyonu sunmasıdır. Microsoft’un benzer özellikleri her uygulamaya getirip getiremeyeceği hala bir netlik kazanmamış durumda.
Windows 11 ile gelen en yenilikçi özelliklerden birisi de Mağaza uygulamasının yeni bir sürüm ile gelmiş olması. Bu sürümde görünüm ile alakalı birçok değişiklilik bulunuyor.
Apple, iOS 15 ve iPadOS 15'in ikinci beta sürümlerini test etmek için bugün geliştirilere gönderdi. İşte haberin detayları...
Microsoft, Mağaza’yı geliştirmek istiyor
Windows ve cihaz şefi olan Panos Panay‘ın The Verge ile yaptığı röportajda, “Windows zaten birçok yönden bu mağazalara ev sahipliği yapıyor ve Mağaza aracılığıyla bu programları bir arada Mağaza üzerinde barındırabilirsek bunu seve seve yaparız.” açıklamasında bulundu.
Steam, yıllar boyunca Windows üzerinde oyun severler tarafından çok ilgi gören bir uygulama ve oyun mağazası haline geldi ve Panay’ın hayalinde ise Windows 11’de olan Mağaza uygulamasını genişletmek gibi bir fikir var.
Panay, “İnsanların Mağaza’ya girdiği zaman istediği programı veya oyunu aratıp indirebilmesini ve bu deneyimi yaşamasını gerçekten istiyorum.” ifadeleri ile belirtti.
Ayrıca Microsoft açık bir Mağaza fikrini benimserken, bazı dikkat edilmesi gereken hususlar da var. Microsoft, alternatif ödeme platformları kullanmaları halinde geliştiricilerin uygulamalarından elde edilen gelirin yüzde yüzünü elinde tutmasına izin verecek ancak bu oyunlar için maalesef geçerli değil. Microsoft’un 1 Ağustos tarihinden itibaren Microsoft Mağaza uygulaması üzerinden oyun gelirlerini yüzde 30 oranından yüzde 12’ye düşüreceğini haftalar önce açıklanmıştı.
Bu özellik ise Windows 10’a göre güzel bir değişiklilik ve gelişme olacaktır. Son kullanıcılar için gayet basitleştirilmiş bir Mağaza deneyimi kullanıcılar için gayet tatmin edici olacaktır. Normalde bir oyun yükleyebilmek için internette Steam veya Epic Games gibi platformların başlatıcı programlarını indirmeniz gerekiyorken eğer Microsoft, Windows 11 ile birlikte bu hayalini gerçekleştirebilirse bu özellik bütün Windows kullanıcıları için hem zaman, hem de kolaylık açısından çok büyük bir avantaj sunacaktır.
Uzay çalışmalarını sürdüren Türkiye’nin uzaya gönderdiği uydular ve gelecek planları hakkında hazırladığımız video ile karşınızdayız. Aktif olarak görev yapan 7 uydumuzu ve görevi biten uyduların detaylarını sizlere aktarıyoruz. Aynı zamanda 2018’de kurulan TUA (Türkiye Uzay Ajansı) tarafından hedeflenen adımları anlattık.
Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Başkanı Serdar Hüseyin Yıldırım, uzaya ne zaman yolculuk gerçekleştireceklerini açıkladı.
Türkiye’nin uzaya gönderdiği uydular: 7 aktif uydumuz yörüngede
Ülkemizin mevcut durumda aktif olan 7 uydusu var. Bu uyduların 4 tanesi haberleşme 3 tanesi ise gözlem amacıyla çalışıyor. Uyduların yanı sıra Türkiye’nin uzay çalışmaları için hedefleri büyük. Dilerseniz lafı uzatmadan sizi video ile baş başa bırakalım.
TUA (Türkiye Uzay Ajansı), geçtiğimiz aylarda Türkiye’nin 10 yıllık uzay planını açıkladı. Ancak gelecek planlarından önce ise geçmiş çalışmalara bakalım. Türkiye’nin uzaya gönderdiği uydular arasından şu anda 7 tanesi aktif görev yapıyor. Türksat 3A, Türksat 4A, Türksat 4B ve Türksat 5A isimlerinde 4 adet haberleşme uydumuz var. 3 tanesi ise Görktük 1, Göktürk 2 ve Rasat adlı gözlem uydularıdır.
Diğer yandan görevini tamamlayıp emekli olan uydularımıza ve fırlattığımız ilk uydunun akıbetine bakalım. Ülkemizin ilk denemesi Türksat 1A oldu. Ancak 1994’te fırlatması gerçekleşen Türksat 1A, roketteki arıza nedeniyle infilak etti. Ardından çalışmalar devam etti.
Türkiye’nin uzay yörüngesine yerleştirdiği ilk uydu ise Türksat 1B oldu. 1994 yılında haberleşme uydusu yörüngeye yerleşti ve göreve başladı. 2006’da ise emekliye ayrıldı. Uzaya gönderdiğimiz ikinci uydumuz ise 1996 yılında Türksat 1C oldu. 2008’de 1C, sinyal trafiğini 3A uydusuna devretti. Üçüncü uydumuz Türksat 2A ise 2001’de uzay yörüngesine oturdu. 2008’de ise Türksat 3A, Türkiye’nin uzaya gönderdiği uydular arasında yerini aldı.
2014’te ise Türksat 4A ve 2015’te 4B uydularını uzaya fırlattık. Son olarak Türksat 5A’nın Ocak ayında fırlatma anlarını sizlere canlı olarak aktarmıştık.
İlk gözlem uydumuz ise Rasat’tı. Tasarımı ve üretimiyle tamamen yerli olan uydu, 17 Ağustos 2011’de uzaya fırlatıldı. Bu uyduyu; planlama, şehircilik, haritacılık, afet izleme ve kirlilik gözlemleme amacıyla kullanıyoruz. Diğer yandan 2012’de Göktürk 2 ve 2016’da Göktürk 1 uzaya fırlatıldı. Ayrıca üç gözlem uydumuz da aktif görev yapmakta.
Türkiye Uzay Ajansı’nın açıkladığı Milli Uzay Programı ve hedefler
Türkiye, milli ve yerli hibrit roket ile 2023’te yani Cumhuriyet’in 100. yılında Ay’a gidecek. Bunun sonrasında ise 2028 yılında ikinci aşama gerçekleşecek ve yumuşak iniş gerçekleşecek.
Yeni nesil uydu geliştirme anlamında Türkiye, dünya ile rekabet edecek yeni marka geliştirecek.
Türkiye kendisine ait bölgesel zamanlama sistemi geliştirecek.
Uzay’da bağımsız güç olmak için Türkiye, Uzay Limanı işletmesi kuracak.
Uzay havası (meteorolojisi) için yeni çalışmalar için yatırımlar yapacak.
Türkiye, uzaydaki tüm nesneleri kayıt altına alacak ve takibini yapabilecek teleskoplar kuracak.
Uzay sanayi ekosistemi daha da gelişecek.
Program kapsamında Türkiye, ODTÜ’nün ev sahipliğinde uzay teknolojisi geliştirme bölgesi kuracak.
Türkiye, MEB ve YÖK katkısıyla uzay alanında etkin ve yetkin insan kaynağı geliştirilip yetiştirecek.
Microsoft, geçtiğimiz gün düzenlenen bir etkinlikle Windows 11‘i tanıttı. Tasarım ve performans anlamında yeniliklerle gelen işletim sistemi, üretkenliği artıracak değişimlerle beraber geliyor. Çok daha stabil bir işletim sistemi yapmak isteyen şirket, bu defa bazı önlemler alıyor.
Yıllardır çeşitli şikayetlere neden olan webcam sorunun farkında olan ABD’li teknoloji devi bu sorunu çözmek için kolları sıvadı. Microsoft, Windows 11 için performans standartları üzerinde çalışıyor.
Yakın zamanda Windows 11 tanıtıldı ve kullanıcılar donanımlarının uyumlu olup olmadığını öğrenmek istiyor. İşte Windows 11 uyumlu işlemciler listesi!
Windows 11 webcam gereksinimlerine sahip olacak
Bildiğiniz üzere laptopların kameraları genellikle oldukça yetersiz olur. Bunun en büyük nedeni ise onlarca farklı üreticinin yüzlerce farklı ürün piyasaya sürmesi ve insanların daha az kullandığı özelliklerden kısarak tasarruf etmek istemesi. Ancak bu durum özellikle pandemi döneminde uzaktan eğitim ve çalışmanın hayatımıza girmesiyle gittikça daha rahatsız edici olmaya başladı.
Gelen bilgilere göre sorunun farkında olan Microsoft, Windows 11 için bu durumu değiştirmeye hazırlanıyor. Şirket bir takım sistem gereksinimleri için hazırlıklara başladı. Buna göre bilgisayar üreticileri, şirketin işletim sistemini lisanslamak istiyorlarsa belli gereksinimleri karşılayan kamera donanımı kullanmak zorunda kalacak.
Henüz sadece bir iddia olan u özellik şirket tarafından doğrulanmış değil. Ancak kaynaklar, Microsoft‘un bu özelliği kısa süre içerisinde duyuracağını belirtiyor. Oldukça büyük bir probleme karşı çözüm olan gelişme, her ne kadar pendeminin sonuna denk gelmiş olsa da gelecekte yaşanabilecek sorunların önüne geçmesi bekleniyor.
İşletmelerinin ağlarını, sistemlerini ve teknoloji altyapılarını yönetmelerine yardımcı olan SolarWinds, aralarında ABD‘nin de bulunduğu 27 ülkenin 150 farklı kurumuna yardımcı olan bir şirketti. Ancak kısa süre öncesine kadar kimsenin adını bile duymadığı bu şirket, 2020 sonunda büyük bir skandalla adını duyurdu.
SolarWinds’in bir zayıflığından faydalanan korsanlar, ağ içindeki tüm şirketlerin ve kurumların verilerine sızdı. Orion BT isimli yazılımdan ortaya çıkan sorun, neredeyse tüm Fortune 500 şirketlerini etkiledi. Özellikle ABDhükümetine ait kurumlara ait oldukça önemli bilgiler, korsanların eline geçti. Tarihin en büyüklerinden biri olan siber saldırında korsanların Microsoft’tan yararlandığı ortaya çıktı.
Microsoft dün gerçekleştirdiği etkinlikte son yılların en büyük güncellemesi Windows 11'i tanıttı. Peki Microsoft Office nasıl etkilenecek?
Nobelium, Microsoft müşteri destek ekipmanlarından faydalamış
Microsoft, SolarWinds adlı şirketin yazılımları aracılığıyla büyük federal kurumların, BT şirketlerinin ve dünyadaki diğer kuruluşların ağlarına giren devlet destekli Rus bilgisayar korsanları grubu Nobelium hakkında konuştu. Siber suçluların bir şekilde müşteri destek ekipmanlarına erişim sağladığını söyleyen şirket, bu sayede temel hesap bilgilerine erişim sağladıklarını açıkladı.
Microsoft, bu durumdan hangi müşterilerin ya da müşteri gruplarının etkilendiğini açıklamazken, güvenliği ihlal edilen cihazın kontrol altına aldığını ve etkilenen tüm müşterileri uyarma sürecini başlattığını söyledi. Ayrıca şirket, temel bilgilere ek olarak, faturalandırma iletişim bilgilerine ve müşterilerin hangi hizmetler için ödeme yaptığına erişildiğini açıkladı. Sızıntının uzaktan mı yoksa içeride çalışan birinden mi kaynaklandığı ise açıklanmadı.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Siber suçlular, Microsoft ekipmanlarına nasıl erişim sağlamıştır? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Xiaomi ürün ailesini genişletmeye devam ediyor. 2021’in henüz daha yarısına yeni gelmiş olmamamıza rağmen pek çok farklı telefon tanıtan şirket, yılın ikinci yarısını da boş geçmeyecek. Ortaya çıkan bilgilere Çinli teknoloji devi, önümüzdeki 6 ay içerisinde 13 yeni cihaz piyasaya sürmeye hazırlanıyor.
Bildiğiniz üzere şirket telefonlarında MIUI adı verilen Android tabanlı bir arayüz kullanıyor. Bu nedenle yeni bir telefon piyasaya süreceği zaman MIUI tarafından desteklenmesi için kaynak kodlarına bu telefonlar ekleniyor. Bu durum henüz çıkmamış cihazların kod adları ve hatta belirli özelliklerinin önceden sızması anlamına geliyor. Tıpkı şimdi olduğu gibi.
Xiaomi birçok alanda iddialı özelliklere sahip Mi TV 6 serisiyle sahneye çıkmaya hazırlanırken yeni özellikleri belli oldu. İşte detaylar...
Xiaomi’nin yaklaşan telefonları
Xiaomiui isimli Twitter kullanıcısının iddiasına göre Xiaomi, önümüzdeki 6 ay içerisinde, 13 farklı telefon piyasaya sürecek. İşte o telefonlar ve bazılarının özellikleri.
Akıllı telefonlarının yanı sıra birçok teknolojik ürünün üretimini yapan Xiaomi, akıllı televizyon sektöründe Mi TV 6 serisiyle karşımıza çıkmaya hazırlanıyor.
28 Haziran’da tanıtılacağı açıklanan cihazların geçtiğimiz haftalarda ekran özellikleri sızdırılmıştı. Bu sefer de şirketin paylaştığı afişlere göre televizyonun hoparlör, kamera gibi birçok özelliği belli oldu.
Xiaomi yeni Mi TV 6 serisi akıllı televizyon modellerini tanıtacağı tarihi açıkladı. Ayrıca öne çıkan özellikleri de vurguladı.
Xiaomi Mi TV 6, 48 Megapiksel kamerayla geliyor
Xiaomi Mi TV 6, 48 Megapiksel çözünürlüğe sahip çift kameralı ilk televizyon olacak. Aslında, piyasada birçok TV’de ön kamera bulunuyor. Kameralarda bulunan yapay zeka özelliği sayesinde bu akıllı TV’ler, yalnızca geleneksel ses kontrolü ya da görüntülü sohbeti desteklemekle kalmıyor.
Aynı zamanda yüz tanıma özelliği de bulunuyor. Kullanıcılar, fitness, AR eğitimi ve interaktif oyunlar için akıllı TV’leri kullanabilecek.
Xiaomi paylaştığı afişte dikkat çeken bir diğer özelliğini duyurdu. Mi TV 6 serisi 100W’lık güçlü bir hoparlöre sahip olacak. Bu, piyasada 100W hoparlöre sahip ilk akıllı TV olmasa da; Xiaomi televizyonuna ilk kez bu kadar güçlü bir hoparlör monte ediyor.
Resmi tanıtım öncesinde TV’lere ait birkaç sızıntı gündeme geldi. Kaynaklara göre Mi TV 6 serisi kuantum teknolojisiyle desteklenen Samsung üretimi OLED panelleri kullanacak. Televizyonların tamamında 4K çözünürlük desteği varsayılan olarak yer alacak. Görüntü kalitesini iyileştirmek için HLG, HDR10 ve HDR10+ desteklerini bünyesinde barındıran televizyonlarda Dolby Vision IQ özelliği de yer alacak.
Xiaomi’nin yayınladığı bir diğer posterde, Mi TV 6 Ultra’nın Çin’in Xbox tarafından resmi olarak önerilen ilk yüksek kaliteli oyun ekranı olduğu belirtiliyor. Xbox Series X, oyunculara 4K HD gerçekçi ve sürükleyici oyun deneyimi sunarken, 120 FPS’ye kadar kare hızını destekliyor.
Xiaomi’nin ayrıca Sony’nin amiral gemisi TV’si ile eşit olması beklenen QLED ekrana sahip Mi TV 6 Serisi Extreme Edition’ı da piyasaya süreceği iddia ediliyor. Mi TV 6 serisi Wi-Fi 6 ağ bağlantısı, HDMI 2.1 ve AMD FreeSync Premium oyun görüntüleme sertifikası ile gelecek.
Ülkemizde üretime başlayan firmalar arasında yer alan Oppo, A93s 5G modeliyle karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Yakın zamanda tanıtılması beklenen telefon, Ocak ayında tanıtılan OPPO A93 5G ile neredeyse aynı özelliklere sahip. Göze çarpan fark, işlemci tarafında bizi karşılıyor.
Oppo A93 5G özellikleri ve fiyatı resmi olarak duyuruldu. Oppo'nun yeni telefonu; pil kapasitesi ve donanım özellikleriyle, fiyatı baz alındığında dikkat çekiyor. İşte detaylar...
Oppo A93s 5G tanıtımı tarihi de belli oldu
China Telecom’un veritabanında ortaya çıkan PFGM00 kod adlı cihazın, Temmuz ayında Oppo A93s 5G adıyla Çin’de piyasaya sürüleceği sızdırıldı. Ayrıca cihazın temel özellikleri ve render görüntüleri de ortaya çıktı.
Oppo’nun yeni telefonu, 162,9 x 74,7 x 8,42 mm ölçülerinde ve 189 gram ağırlığında plastik bir gövde yer alıyor. 6,5 inç LCD panele sahip olan telefonda, Full HD+ (1080 x 2400 piksel) ekran çözünürlüğü bizi karşılıyor.
Cihazın iç donanımlarına geçtiğimizde ise telefon, A93 5G modelinde bulunan Snapdragon 480 yerine Poco M3 Pro 5G’de yer alan MediaTek Dimensity 700 (MT6833) mobil işlemciden gücünü alıyor. Ayrıca cihazda Type C üzerinden 18W hızlı şarj desteği sunan 5.000 mAh batarya bulunuyor.
Kamera özelliklerine baktığımızda ön tarafta delikli kısmın içine yerleştirilmiş 8 Megapiksel özçekim kamerası yerini alıyor. Arka tarafta ise 48 Megapiksel ana kameraya henüz özellikleri belli olmayan iki adet 2 Megapiksel kamera eşlik ediyor. Ayrıca cihazda 3.5 mm kulaklık girişi ve yan tarafa yerleştirilmiş parmak izi okuyucusu bulunuyor.
Sızdırılan bilgilere göre 9 Temmuz’da Çin pazarında piyasaya sürülmesi planlanan telefon, White Peach Soda, Early Summer Light Sea ve Summer Night Star River olmak üzere üç renkte sunulacak.
Fiyatlandırma konusuna baktığımızda ise, 8GB RAM + 128GB depolama ve 8GB RAM + 256GB depolama gibi iki varyantta satışa sunulacak. Bu modellerin muhtemelen 1,999 CNY (310 dolar) ve 2,199 CNY (340 dolar) olarak fiyatlandırılması bekleniyor.
Bildiğiniz gibi Microsoft 24 Haziran Perşembe günü Windows 11’i tanıttı. Yeni ve harika tasarımlarının yanı sıra Android uygulamalarını çalıştırma özelliği gelmiş bulunmakta. Fakat yeni Windows 11‘i herkes yükleyemeyecek.
Microsoft tarafından yeni Windows 11 için sistem gereksinimleri yayınlandı. Yeni Windows 11 için 1 GHz veya daha hızlı, 2 veya daha fazla çekirdekli işlemci, 4GB Ram, 64GB depolama alanı ve TPM 2.0 desteği gerekmektedir.
TPM 2.0 Nedir
TPM (Güvenilir Platform Modülü), sisteminizin kimliğini doğrulamak için kullanılan yapıları güvenli bir şekilde depolayabilen bir bilgisayar çipidir. Mac cihazlarda bulunan Secure Enclave ile benzerdir.
Mac cihazlarda Windows 11
Apple, İntel işlemciye Mac cihazlara TMP 2.0 standardı için hiçbir zaman destek sunmadı. Buda Mac cihazları Windows 11 ile uyumsuz hale getiriyor. Yayımlanan Bilgisayarım Windows 11 ile uyumlu mu? aracını Mac cihazınızda kullanırsanız “bu bilgisayar Windows 11‘i çalıştıramaz” ibaresi ile karşılaşırsınız. Kısacası resmi olarak Mac cihazlarınıza Windows 11 yükleyemezsiniz. Eğer Mac cihaz kullanıyorsanız tek seçenek sanal makinelerdir.
Windows 11 sonbaharda ücretsiz bir güncelleme olarak gelecek. Eğer işletim sistemini şimdi denemek istiyorsanız Windows Insider Beta programına katılabilirsiniz.