Yılın ilk yarısını geride bıraktığımız şu günlerde, tüm sektörlerden satış sonuçları gelmeye başladı. Buna göre yazımızda en popüler sektörler arasında yer alan otomobil sektörünün geride bıraktığımız dönemdeki sonuçlarına yakından baktık.
Otomotiv Distribütörleri Derneği‘nin yayınladığı, 2021 Yılı (Ocak-Haziran) Perakende Satışlar raporuna göre Fiat, Renault, Volkswagen ve Toyota ipi göğüsleyen markalar olurken, Ford, Nissan ve Kia havlu attı.
Bu sene altıncısı düzenlenen Türkiye'de Yılın Otomobili yarışmasının kazananı duyuruldu. 7 finalist arasından ödül Fiat markasına gitti.
İşte otomobil firmalarının 2021’in ilk yarısındaki satış rakamları
Türkiye’nin en sevilen otomobil markalarından Fiat, yılın ilk yarısında 40 bin barajını geçerek Türkiye’de en çok satan otomobil markası oldu. Fiat çok az bir farkla Renault takip ederken, Volkswagen üçüncülüğün sahibi oldu.
İşte satış rakamları:
Fiat
Türkiye’nin popüler otomobil markası Fiat, 41.110 adet otomobil satışı ile yılın ilk yarısında lider geldi.
Renault
Geçmişten günümüze en sevilen markaların başında gelen Renault, 38.278 satış hacmi ile ezeli rakibi Fiat’ın bir sırada gerisinde kaldı.
Volkswagen
Alman dev Volkswagen, 34.690 adet satış rakamı ile Renault ve Fiat ardında en çok satan üçüncü otomobil markası oldu.
Toyota
Hybrid modelleri ile ülkemizde rağbet gören Toyota, 27.590 satış rakamı ile ilk üçün gerisinde kaldı ve dördüncülük koltuğuna oturdu.
Skoda
Son yıllarda Türkiye’de iyi bir çıkış yakalayan Skoda, 17.577 adet otomobil satışı ile ilk yarıyı beşinci sırada tamamladı.
İlk beşin dışında kalan diğer markalara ait satış rakamları ise şöyle:
Peugeot: 15.767
Hyundai: 15.176
Honda: 14.275
Dacia: 13.843
Opel: 12.786
Citroen: 10.657
Kia: 9.845
Mercedes-Benz: 9.457
Ford: 8.800
Seat: 7.765
Nissan: 7.448
BMW: 6.944
Audi: 6.879
Volvo: 3.500
Land Rover: 1.118
MINI: 594
Porsche: 347
Yılın ilk yarısına ait satış rakamlarını siz nasıl değerlendiriyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.
Kripto para piyasaları yaygınlaşmaya devam ediyor. Neredeyse her gün yeni para birimleri piyasaya çıkarken, borsaların sayısı da artıyor. Yatırımcılar için olmazsa olmaz haline gelen bu platformlar, kullanıcılara güvenli alışveriş ve depolama imkanı sağlıyor.
Kripto varlıklar için oldukça hayati olan bu platformlar, zaman zaman yaşanan skandallara rağmen varlığını sürdürüyor. Son olarak kripto para borsalarına bir yenisi daha katıldı. Gelen bilgilere göre, kısa süre önce piyasaya çıkan ShibaToken, borsa işine girdi.
Pek çok ünlünün altına imzasını attığı Free Britney sorumluluk kampanyasına son katılan isim Tesla CEO'su Elon Musk oldu.
Shiba Token kendi kripto borsasını kurdu
Ağustos 2020’de “Ryoshi” olarak bilinen anonim bir kişi tarafından oluşturulan Shiba Token,Dogecoin katili olarak çıktı. Kısa süre içerisinde oldukça popüler olan Shiba, bir yıldan kısa sürede 6 milyar doların üzerinde piyasa değerine ulaştı. Dogecoin ile internetin gücünün kanıtı olan kripto para biriminin yükselişi durdurulamıyor.
— Shib | TreatYourself Season (@Shibtoken) July 6, 2021
Bugün resmi Twitter hesabından paylaşım yapan ShibaToken, ShibaSwap isimli kripto para borsasının açıldığını duyurdu. Özellikle Shiba için tasarlanan platform, oldukça sade ve işlevsel olmasıyla ön plana çıkıyor. Kullanıcılar burada Shiba Token alıp, satabiliyor. Aynı zamanda madencilik gibi işlemler rahatlıklar bu platformu kullanarak gerçekleştiriliyor.
Buna ek olarak Kullanıcılar ShibaSwap kullanarak, ellerindeki kripto paraları Shiba Token ile takasa edebiliyor. Platformda başka para birimlerinin olup olmayacağı şimdilik gizemini koruyor. Ancak Blockchain teknolojisinin temelinde özgürlük olduğu için zaman içerisinde kripto para birimi sayısının artırılacağı tahmin ediliyor.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce ShibaSwap başarılı olur mu, yoksa geliştirici için hayal kırıklığı mı yaratır? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Akbank kullanıcıları günün erken saatlerinden itibaren sisteme bağlanmakta zorluk yaşıyor. Sabah 08.00 sularında başlayan problem, banka müşterilerini tedirgin ederken; çok sayıda kişi herhangi bir işlem yapamadığını dile getirdi.
Müşteriler şu anda bankanın hiçbir sistemine ulaşamıyor. Bankanın mobil işlemlerine ulaşmakta zorluk çeken kullanıcılar, aynı zamanda kredi kartı pos cihazlarında ve ATM‘lerde de işlem gerçekleştiremiyor. Akbank dijital bankacılık hizmetlerinden faydalanan kullanıcılar uygulamayı açtıklarında takılı kalmış bir logo ekranı ile karşılaşıyor.
Akbank erişim problemi için açıklama yaptı
Sabah saatlerinden bu yana Akbank’a erişemeyen kullanıcılar türlü olasılıkları düşünmeye başladı. Sosyal medyadan gelen yorumlara bakıldığında, akıllara bunun bir hacker saldırısı olup olmayacağı dahi geldi. Fakat Akbank daha fazla gecikmeden nihayet beklenen açıklamayı yaptı. Şirket, yaşanan aksaklıkla alakalı ilk olarak şunları söyledi:
Sistemlerimizde yavaşlama ve kesintiler yaşanmaktadır. İlgili birimlerimiz konuyla ilgili çalışmaktadır. Müşterilerimizin gösterdiği anlayış için teşekkür ederiz.
“Sistemlerimizde yavaşlama ve kesintiler yaşanmaktadır. İlgili birimlerimiz konuyla ilgili çalışmaktadır. Müşterilerimizin gösterdiği anlayış için teşekkür ederiz.”
Akbank ikinci yaptığı açıklamada ise sosyal medyadaki siber saldırı iddialarına değindi. Bu bilgilerin gerçeği yansıtmadığını dile getiren şirket şu ifadeleri kullandı:
“Bugün bankamız sistemlerinde yaşanan yavaşlama ve kesintilerin siber saldırı nedeniyle olduğuna dair kamuoyuna yansıyan haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Bankamızda hiçbir güvenlik sorunu bulunmamaktadır. Problemin giderilmesi için ilgili birimlerimiz çalışmaktadır. Gösterdiğiniz anlayış için teşekkür ederiz.”
Peki ya siz bugün Akbank’ta herhangi bir erişim problemi ile karşılaştınız mı? Anlık olarak uygulamayla ilgili durumunuzu bizlerle yorumlar bölümünden paylaşabilirsiniz.
Etiket olarak da anılan hashtag işareti, sosyal medyanın hayatımıza kazandırdığı alışkanlıkların başında geliyor. Alışkanlık diyoruz zira hashtag’lerin kullanılmadığı neredeyse hiçbir alan yok. Parmağımızı aşağı kaydırdığımızda karşılaştığımız her fotoğrafın altında # sembolü mutlaka yer alıyor. Peki hashtag hakkında çok şaşıracağınız gerçekler olduğunu biliyor muydunuz?
Hashtag ve beraberindeki # sembolünü aslında birçok kişi yanlış biliyor, telaffuz ediyor ve kullanıyor. Bilmeniz gereken tüm doğruları sizler için anlattık.
Büyük ihtimalle şimdiye kadar bundan haberdar olmadan yaşıyordunuz ama yabana atılamayacak kadar önemli bir bilgi; hashtag ile hash kelimeleri aynı anlamları taşımıyor, bundan dolayı da # işareti ile yazılan bir kelimeyi okurken yanlış telaffuz ediyoruz.
# sembolü tek başına hash; beraberinde yazılan bir kelime de hashtag olarak adlandırılır. Örneğin #shiftdeletenet ifadesi bir hashtag’dir, ancak # işareti başlı başına öyle değildir. Sosyal medyada #shiftdelete ifadesini gördüğünüzde “hashtag shiftdelete” diye okuyorsanız, hata yapıyorsunuzdur. Doğrusu “hash shiftdelete” olmalı. Bir şeyin hashtag olabilmesi için # sembolüyle birlikte kelime yazılması gerekir.
Çoğumuzun # sembolünü görür görmez “hashtag” olarak telaffuz etmemizdeki küçük ama önemli hatanın kaynağı buradan geliyor.
Hashtag’lerin fikir babası Twitter değil
Instagram, TikTok, Facebook başta olmak üzere sosyal medyayı adeta örümcek ağı gibi kaplayan hashtag’lerin kullanımı Twitter ile başladı. Haliyle bu da hashtag özelliğini sanki Twitter bilinçli olarak geliştirmiş gibi algıya kapılmamıza sebep oldu. Ancak işin aslı böyle değil.
Hashtag işareti ilk olarak Twitter’da Chris Messina adlı bir kullanıcı tarafından 2007’de ortaya atıldı. Twitter o zamanlar yeniydi ve Chris, tweet’leri daha aranabilir kılmak, derli toplu hale getirmek istemekteydi. Bu bağlamda da yazdığı kelimelerin önüne “pound” adını verdiği hash sembolünü eklemeye başladı. Zamanla bu alışkanlık herkeste oturdu, günümüze kadar süregeldi.
C# dili neden C-sharp olarak telaffuz ediliyor, C-hash diye okunmuyor?
Dünya üzerinde C# programlama dilini C-sharp yerine C-hash veya C-pound olarak telaffuz eden yazılımcıların sayısı bir hayli fazla. Dilin mimarisinin öncüsü Anders Hejlsberg başlangıçta ona “C Benzeri Nesne Yönelimli Dil” anlamı taşıyan Cool adını vermeyi düşünüyordu. Ancak markanın tescili sırasında karşılaştıkları isim kaynaklı zorluklar sebebiyle bundan ekip olarak vazgeçtiler.
Yeni bir isim arayışına giren Hejlsberg ve ekibi çareyi C++ programlama dilinde buldu. Müzik literatüründe kullanılan sharp (keskin) işaretinden ilham almak istiyorlardı. C harfi ve dört artı işaretini birleştireceklerdi, günün sonunda ortaya C++++ gibi bir şey çıkacaktı. Ancak bu kelimenin uzunluğu ve müzikal anlamdaki sharp işaretinin klavyelerde erişilebilir olmaması sebebiyle ona daha yakın # sembölünü tercih ettiler. Neticede ortaya C# çıktı. Fikrin özünde sharp yattığı için de C-sharp olarak öylece kaldı.
Gerçek adı aslında ne hash ne de hashtag
Chris Messina’nın tweet’lerinde hash sembolünden “pound” olarak bahsettiğini anlatmıştık. İkisi alakasız gibi gözüken kelimelerin bir araya gelmesi aslında bir hata değil. O zamanlar “hashtag” teriminden eser dahi yoktu. Hash ifadesi başlı başına yeni bir kelimeydi ve birçok adı olan pound teriminin isimlerinden biri olarak varlığını sürdürüyor.
Özellikle Amerikalılar hash sembolüne “pound” derler. Bunun sebebi ise, ABD’de yaygın olarak kullanılan ağırlık ölçü birimi lb’den türemesi. Latince bir kelime olan “libra pondo”nun kısaltılmış hali Lb, yüzyıllardır süregelen dönüşümler eşliğinde yavaş yavaş # sembölüne evrildi.
Pound işareti, askeri üniformalarda aynı addaki şeritlere yakın benzerliği nedeniyle hash olarak adlandırılıyor. Ancak özünde asıl adının octothorpe olduğunu belirtmekte fayda var. Yani işin özeti; kelimenin tam anlamıyla muazzam bir anlam karmaşası söz konusu.
Chris Messina neden patentini almadı?
Hashtag sözünü ilk ortaya atan Chris Messina eğer bunu tescilleseydi şu anda milyoner hatta milyarder olacaktı. Ancak bu fırsatı bilinçli olarak elinin tersiyle itti. Quora’da bu konuya ilişkin akıllardaki soruları cevaplayan Messina, hashtag’i iki nedenden dolayı patentlemediğini söyledi.
Chris Messina’ya göre hashtag’i tescillemek, sistemin tekelini kendisine vakfedeceğinden ciddi bir dezavantaj yaratıyor. Eğer patent alsaydı kitlesel olarak benimsenmesi mümkün olmayacaktı, bu da hashtag’in ortaya çıkış sebebine başlı başına aykırıydı. Chris Messina, hashtag’lerin internetin bir ürünü olduğunu ve kişiye ait olmaması gerektiğini dile getirdi. Para kazanmak gibi bir derdi yoktu. Zaten insanlar kullansınlar diye orta atmıştı, bunu sahiplenmenin ne faydası vardı ki?
DigiTimes’ın yayımladığı rapora göre Apple, geçtiğimiz günlerde iPhone 13 Mini için montaj siparişi verdi. iPhone 13 Mini modelini Apple’ın en büyük ikinci tedarikçisi Pegatron üretecek.
iPhone 13 Mini modeli serinin son modeli olabilir
Piyasa kaynaklarına göre Apple, 5.4 inç ve 6.1 inç iPhone modelleri için düğmeye bastı. Tedarikçileri arasında yer alan Pegatron ile anlaşma sağlayan firma, bir sonraki yıl iPhone Mini modelini rafa kaldıracak.
İddiaya göre Apple, iPhone 12 Mini modelinin düşük satış sayısı nedeniyle iPhone Mini serisinin üretimine son verecek. Analist Ming-Chi Kuo, şirketin 2022’de 2 adet 6.1 inç ve 2 adet 6.7 inç iPhone modelini piyasaya süreceğini açıkladı.
Sonbahar aylarında tanıtılması beklenen iPhone 13 serisi hangi renkler ile karşımıza çıkacak? Ortaya çıkan bilgileri derledik.
Foxconn’dan sonra en büyük iPhone tedarikçisi olan Pegatron, üretim kapasitesini genişletmek için çalışmalara başladı. Hindistan’da 14,2 milyon dolarlık arazi satın alan firma, ülkedeki ilk iPhone üretimini gerçekleştirmek için toplam 150 milyon dolar yatırım yapacak.
2020’de çocuk işçi çalıştırdığı için Apple ile sorun yaşayan Pegatron, görünüşe göre henüz şirketin boykot listesinde yer almıyor. Apple’ın tedarikçi listesinden çıkaracağı tahmin edilen firma, yayımlanan rapora göre iPhone 13 üretiminde de yer alacak.
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Delta Plus varyantı hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Koca, İstanbul’un da arasında bulunduğu 3 ilde Delta Plus varyantının görüldüğüne dikkat çekerken, Delta sayılarının arttığını ve Delta varyantı görülen il sayısının 30’a çıktığını duyurdu.
Konuşmasında tüm hızıyla süren aşılama konusuna da değinen Bakan, kurban bayramına kadar 18 yaş ve üstü kişilerde aşılama oranını yüzde 70‘e çıkarmak istediklerini ifade etti. Ayrıca Koca herkes tarafından merak edilen bayramda uygulanacak tedbirler hakkında da, “Bayramda ekstra bir tedbir yok” diyerek bilgi verdi.
Delta varyantı konusunda açıklama yapan Dünya Sağlık Örgütü aşı olanların dahi kurallara uymaya devam etmeleri gerektiğini vurguladı.
Delta sayısı artışta
Dün akşam gerçekleşen kabine toplantısı sonrası açıklamalarda bulunan Koca, “Salgının aşıyla, toplumsal bağışıklığı sağlamakla son bulacağını herkesin bilmesi gerekiyor. En az yüzde 70 oranında aşılanmanın gerekliliğini de biliyoruz. O nedenle bütün illerimizi harekete geçirerek, illerde yaşayan vatandaşlarımızın aşıda nerede olduğumuzu görüyor olması gerekiyor. Diğer illerle kıyaslayarak herkesin bu dönemde üzerine düşeni yapması gerekiyor” dedi.
Bayram öncesinde 18 yaş üzeri yüzde 70‘lik aşılama oranına ulaşmak istediklerini dile getiren Koca, bayramda ekstra tedbir uygulanmayacağını da ifade etti. Delta varyantı ve Delta Plus ile ilgili sorulara da yanıt veren Bakan şöyle dedi:
“Delta Plus 3 farklı ilde 3 kişide görüldü. Bunlardan biri İstanbul. Ankara’da yok. Diğer iki ili söylemeyeyim. Bu kişilerin de genel durumları iyi, ayaktan takip edilen hastalar. Dolayısıyla o açıdan daha ağır geçiren kişiler değil. Aşılı kişiler değil. Delta sayıları ise giderek artıyor, 284’lere kadar çıktı. İl sayımız da artıyor, 30’u buldu.”
Bakan paylaştı: Son bir haftada vaka oranı en çok artan ve azalan iller
İllere göre koronavirüs vaka sayılarını açıklayan Fahrettin Koca, 26 Haziran – 2 Temmuz arasındaki her 100 bin kişide görülen vaka sayılarını Twitter hesabı üzerinden duyurdu.
Bakan Koca, “İllerimizde 100 bin nüfusa karşılık gelen bir haftalık toplam vaka sayısını gösteren insidans haritasının güncel halini ekte görebilirsiniz. Salgının sonu aşı ile geliyor. Yarına bugünden daha güvenli bakabilmek için aşınızı olun” dedi.
Son bir haftada vaka sayısı en çok azalan illere de dikkat çeken Koca, “Son bir haftada vaka sayısı en çok azalan illerimiz; Gümüşhane, Eskişehir, Artvin, Denizli ve Bartın. Salgının sonu aşı ile geliyor. Yarına bugünden daha güvenli bakabilmek için aşınızı olun” notunu paylaştı.
Son bir haftada vaka sayısı en çok azalan illerimiz; Gümüşhane, Eskişehir, Artvin, Denizli ve Bartın. Salgının sonu aşı ile geliyor. Yarına bugünden daha güvenli bakabilmek için aşınızı olun. pic.twitter.com/IvwPgEz03V
— Dr. Fahrettin Koca (@drfahrettinkoca) July 6, 2021
Delta Plus varyantı hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Sizce salgının seyrini değiştirir mi? Fikirlerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşabilirsiniz.
Samsung, yeni bütçe dostu telefonlarıyla karşımıza çıkmaya devam ediyor. Halihazırda birkaç model üzerine çalışan üretici, şimdi ise ”F” serisinin en yeni üyesini duyurdu. Galaxy F22, 90Hz yenileme hızına sahip ekran ve MediaTek Helio G80 yonga setiyle piyasaya sürüldü.
Geçtiğimiz günlerde üretim bandına girdiği açıklanan Samsung Galaxy Flip 3 modelinin fiyatı ve özellikleri sızdırıldı.
Galaxy F22, MediaTek Helio G80 yonga setinden güç alıyor
Koreli üreticinin yeni orta segment modeli GalaxyF22, gücünü MediaTek’in Helio G80 yonga setinden alıyor. İşlemciye ek olarak cihaz 6GB’a kadar RAM ve 128GB’a kadar dahili hafızayı da destekliyor. Ayrıca telefonda devasa 6.000 mAh pilin olduğunu da belirtmekte fayda var.
Ekran tarafında ise Galaxy F22, HD+ çözünürlükte ve 90Hz yenileme hızını destekleyen 6.4 inç Süper AMOLED ekran ile geliyor. Infinity-U çentik tasarımına sahip olan bu ekran, aynı zamanda 13 Megapiksel selfie kamerasını da ev sahipliği yapıyor.
Kamera özellikleri açısından Galaxy F22’nin arkasında 48 Megapiksel ana kamera bulunuyor. Buna aynı zamanda; 8 Megapiksel ultra geniş açılı, 2 Megapiksel derinlik ve 2 Megapiksel de makro sensör eşlik ediyor.
Pil ömrü olarak ise Samsung’un yeni orta sınıf telefonu, 25W hızlı şarjı destekleyen 6.000 mAh pil ile geliyor. Ancak cihazın kutusunda 15W gücünde şarj adaptörü çıktığını da belirtmekte fayda var.
Ubisoft, Assassin’s Creed Valhalla için PC tarafına DualSense desteği getiriyor. Oyuncular, takılıyken de PC’de DualSense uyarlanabilir tetikleyicilerini kullanabilecek.
VGC tarafından bildirilen habere göre Ubisoft, Assasin’s Creed Valhalla’nın PC sürümüne DualSense denetleyicisini desteleyecek bir güncelleme getirdi. Böylece oyun, uyarlanabilir tetikleyicileri kullanma becerisine sahip olacak.
Assassin's Creed Valhalla 1.2.2 yama notları yayınlandı. Tüm detaylar ve gelecek olan yenilikler belli oldu. İşte liste..
Valhalla DualSense desteği, en çok yaylarda etkili olacak
Gelen yeni destek açıldığında, en çok yay atarken kendisini hissettirecek. Örneği yayı ateşlemek istediğinden oyuncular, tetik yarıda duracak ve bir okun düzgün bir şekilde serbest bir tıklama gerekecek. Söz konusu tetik kullanımı daha önce Call of Duty: Black Ops Cold War, Ratchet & Clank: Rift Apart ve daha pek çok silahlı oyunda kendini göstermişti.
AC: Valhalla, DualSense sisteminin uyarlanabilir tetikleyicilerinden yararlanan ikinci PC oyunu oldu. Mayıs ayında Metro Exodus da DualSense denetleyicisini desteklemek için bir güncelleme almıştı. Yine de Exodus’ta olduğu gibi, Valhalla da denetleyici ve bilgisayar arasında kablolu bir bağlantıyla oynanırken çalışacak.
Öte yandan Assassin’s Creed Valhalla ve Metro Exodus gibi DualSense denetleyicisini destekleyen başka kaç oyununun bulunduğu hakkında detaylı bir bilgi yok. Ancak yine de Sony cephesinin sahip olduğu stüdyoların dışındaki oyun geliştiricileri ve stüdyolarıyla iş birliği içinde olması, aynı zamanda geliştiricilerin de DualSense denetleyicisine destek vermesi güzel bir detay olarak gözüküyor.
Ülkemizde yaşanan altyapı sorunları nedeniyle dünya internet sıralamasında istenilen konuma henüz gelinemedi. TurkNet CEO’su Cem Çelebiler ile yaptığımız röportaj videosuyla karşınızdayız.
TurkNet CEO’su ile internet altyapısını konuştuk
ShiftDelete YouTube kanalında farklı içerikler ile karşınıza çıkmaya devam ediyoruz. Bu videomuzda TurkNet CEO’suCem Çelebiler ile internet zamları ve ülkemizdeki altyapı sorunlarını konuştuk. Dilerseniz sözü daha fazla uzatmayalım ve sizleri videomuz ile baş başa bırakalım.
Ülkemizde internet sağlayıcıların en büyük sorunlarından biri de altyapı yatırımları. Kısa sürede kendi altyapısını oluşturarak kullanıcılara Gigabit internet sağlayan TurkNet, yaptığı zam ile birçok kullanıcı tarafından eleştirildi.
Bugün BTK tarafından gerçekleştirilen basın toplantısında yerli ve milli 5G altyapısı ile ilk 5G görüşmesi gerçekleştirildi.
35 Mbps internet paketinin kullanıcılar için yeterli olmadığını belirten Çelebiler, paket güncellemesi yaparak hizmetlerini tek paket haline getirdiklerini belirtti. 100 Mbps paketin 99.90 TL olduğunu söyleyen Çelebiler, Kullanıcılarının yaklaşık yüzde 80’i ortalama 50 Mbit internet kullanabildiğini söyledi.
TurkNet, kendi altyapısı olan bölgelerde kullanıcılara 99.90 TL’ye Gbps hızında simetrik internet sağlıyor. 2010 sonrasında yapılan yatırımlar ile daha iyi konuma gelen TurkNet, kullanıcıların kaliteli hizmet alabilmesi için operasyon konusunda da değişikliğe gidiyor.
Ekip sistemine geçtiklerini belirten Çelebiler, “Kullanıcılar artık sorunlarını aynı ekipler ile paylaşacak. Bu sayede hangi kullanıcının ne tür sorunlar yaşadığı daha iyi bir şekilde takip edilebilecek.” ifadelerini kullandı.
Dünyanın en büyük dijital içerik platformu Netflix, kütüphanesini genişletemeye devam ediyor. Ülkemizde de yatırımları bulunan şirket, yerli içeriklerle seyirci karşısına çıkıyor. Söz konusu yerli yapımlardan biri olan “Aşk 101” kısa süre önce ilk sezonuyla platformda yerini aldı.
İlk sezonuyla çok konuşulan yapım, özellikle genç yaştaki izleyicilerden oldukça olumlu eleştiriler aldı. Diziye devam etme kararı alan Netflix, Aşk 101 ikinci sezon ile seyircilerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. “Yeni sezonlar ne zaman?” soruları günden güne artarken, cevabı belli oldu.
Netflix, Fatih Terim belgeseli için hazırlıklara başladı. Günün bombası ise Gheorghe Hagi ve Popescu'nun Florya ziyareti oldu.
İkinci sezonun adı Aşk 102 değil
Hayranları daha fazla bekletmek istemeyen NetflixTürkiye, Instagram hesabından müjdeyi verdi. Diziyle ilgili kısa bir video yayınlayan şirket, ““Aşk 101 ne zaman gelecek” sorularınızı özlemeyeceğim kesin.” ifadelerini kullandı. Videoda dizinin sevilen karakterleri yer alırken, sonlara doğru çıkan “30 Eylül” yazısı dikkat çekti. Böylelikle Aşk 101 ikinci sezon tarihi kesinleşmiş oldu.
30 Eylül günü Netflix kütüphanesinde yer alması beklenen yapım, ikinci sezon ile neler sunacak şimdilik belirsizliğini koruyor. Hayranların merak ettiklerini öğrenmek için bu tarihe kadar dişini sıkması gerekiyor. Bir başka ortaya çıkan detay ise dizinin adı oldu. Pek çok kişi Aşk 101 yeni sezonda Aşk 102 olarak adlandırılacak iddiasında bulunmuştu. Ancak videodan da anlaşılacağı üzere durum böyle olmadı. İzlemek isterseniz aşağıdan YouTube videosuna da göz atabilirsiniz.
https://youtu.be/_sgGKP0Q2Bg
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? 30 Eylül’de çıkacak yeni sezon için heyecanlı mısınız? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Popüler kiralama firması olan Airbnb, salgının en yüksek noktalarında iken parti yapılmasını ve virüsün yayılmasını önlemek amacıyla rezervasyonları engelledi. Şirket, yasakların bilançosunu açıkladı.
Airbnb’nin güvenlik iletişimi başkanı olan Ben Breit, yaptığı açıklamada 50 binden fazla şüpheli rezervasyonun engellendiğini ifade etti. Breit, Dallas’ta 7 bin, San Diego’da 6 bin, Charlotte’ta 5 bin 100, St. Louis’de 3 bin 500, Clolombus’ta 3 bin ve New Orleans’ta 2 bin 700 operasyonun gerçekleştiğini belirtti.
Popüler konut kiralama firması Airbnb, Koronavirüs döneminde toplanma yasaklarına uymak amacıyla ev partilerine sınırlama getirdi.
Airbnb yasakları devam ettirecek
Açıklanan rakamlar, Airbnb cephesinin yaptırım eylemlerinde ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor. Şirket, kiralık mülklerin partilere ev sahipliği yapmaması amacıyla bir yasakgetirmişti. Airbnb gerekçe olaraksa “Partilere ve etkinliklere küresel bir yasak getirilmesi halk sağlığının yararınadır” dedi.
Genel olarak ABD, Kanada, Birleşik Krallık, Fransa ve İspanya‘da kullanılan bu özel sistem, 25 yaşın altında olan ve olumlu eleştiri geçmişi olmayan kullanıcıların rezervasyon yapmasına izin vermiyor.
Şirket, yasağın işe yaradığına inanıyor. Zira kiralık mülklere yönelik ilginin yarı yarıya düştüğü ifade edildi. Ancak bunun ne kadarının Airbnb’nin politikaları gerekçesiyle gerçekleştirildiği belirsizliğini koruyor.
Öte yandan dünya çapındaki aşılama çalışmaları devam etse de, Airbnb kurallarında gevşemeye gitmeyeceğini, partilere yönelik yasağının 2021 yazının sonuna kadar uzayacağını söyledi. Devamın nedeni olarak ise şirket, halk sağlığı uzmanlarının toplu etkinliklerinin hala risk barındırdığına yönelik açıklamalarını gösterdi.
Brezilya’da sınır dışı edilen ve Türkiye’ye getirilerek göz altına alınan Çiftlik Bank kurucusu Mehmet Aydın adına yürütülen soruşturmaya gizlilik kararı getirildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın talimatıyla 3 Temmuz‘da gözaltına alınan Çiftlik Bank davası sanığı Mehmet Aydın’ın halen emniyetteki işlemleri devam ediyor.
Geçtiğimiz günlerde video yayınlayan Mehmet Aydın, Türkiye'ye teslim olacağını duyurdu. İçişleri Bakanlığı bugün Aydın'ın geleceğini açıkladı.
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi kabul edildi
TRT Haber’e göre işlemler devam ederken Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü‘nde gözaltında bulunan Aydın hakkında yürütülen soruşturma için kısıtlama kararı alınmasını talep etti.
Talebi kabul eden Anadolu 7. Sulh Ceza Hakimliği, Mehmet Aydın hakkında yürütülen soruşturma dosyasına kısıtlama kararı verilmesine hükmetti. Karar kapsamında, taraf avukatlarının soruşturma dosyasını inceleme ve dosyada bulunan belgelerden örnek alma yetkisi kısıtlandı.
Mehmet Aydın nasıl teslim oldu?
Çiftlik Bank’ın kurucusu olan ve insanları dolandırarak yurtdışına kaçan Tosuncuk lakaplı Mehmet Aydın, Brezilya’da teslim oldu. Yaptığı bir açıklama ile teslim olacağını duyuran Aydın, amacının kimseyi dolandırmak olmadığını dile getirmiş ve şöyle demişti:
“Mağduriyetleri gidermek adına yurt dışında bulunduğum süre boyunca elimden geleni yaptım ancak hakkımda açılan soruşturma, kovuşturma ve yakalama kararları nedeniyle bir netice elde edemedim. Suçsuzluğumu ve mağduriyetimi kanıtlamak için kendi hür irademle Türk yargısına teslim olacağım. Bu noktada Türk yargısına vereceği kararda ve gerçeği bulacağımıza hiç şüphem yoktur.”