Dexim M35 Powerbank, Piranha 7828 Bluetooth hoparlör ve Go Smart Bluetooth kulaklık inceleme içeriğiyle karşınızdayız. A101 ve BİM’den uygun fiyata aldığımız ürünlere yakından bakıyoruz. Üç cihazın da artılarını ve eksilerini videomuzda anlatıyoruz.
Eminönü'nden aldığımız AirPods 4 model kablosuz kulaklığı kutusundan çıkardık, performansını test ettik. Fiyatına değdi mi?
Dexim M35, Piranha 7828 Bluetooth hoparlör ve Go Smart Bluetooth kulaklık inceleme
Powerbank‘ler, Bluetooth hoparlörler ve kulaklıklar arasında seçim yapmak istediğinizde karşınıza birçok seçenek çıkıyor. Bu kapsamda karşınıza uygun fiyatlı çözümlerle geldik. Dilerseniz lafı uzatmadan sizi video ile baş başa bırakalım.
İlk olarak Dexim 35 Powerbank özelliklerine bakalım. 10.000 mAh kapasiteli ürün, otomatik voltaj seçme özellikli 2 USB porta sahip. Modelde, bir Micro USB bir de USB Tip-C girişi karşımıza çıkıyor. Diğer yandan cihazda güvenlik noktası da göz ardı edilmiyor. Powerbank; yüksek voltaj koruması ve kısa devre koruması gibi özelliklerle geliyor.
Dexim M35 Powerbank ve Piranha 7828 Bluetooth hoparlör inceleme videomuzdaki diğer ürün de fiyatıyla dikkat çekiyor. Piranha’nın hoparlörü, Bluetooth 5.0 bağlantı teknolojisiyle geliyor. Ayrıca 3 farklı renk opsiyonuna sahip model, tasarımıyla da öne çıkıyor.
Videomuzda ele aldığımız ürünler arasında Go Smart Bluetooth kulaklık da yer alıyor. 22,95 TL‘lik model, ürün grubundaki en uygun fiyatlı seçeneklerden biri olarak karşımıza çıkıyor.
Diğer yandan incelediğimiz ürünler hakkındaki düşüncelerinizi aşağıda yorum olarak bizimle paylaşabilirsiniz.
Son yıllarda yerli savunma sanayisine ciddi yatırımlar yapan ülkemiz, bu yatırımların karşılığını almaya devam ediyor. Kısa süre önce Baykar tarafından geliştirilen SİHA‘ların ardından şimdi de yerli drone Kargu-2 başarılarıyla gündeme geldi.
Oldukça gelişmiş yapay zeka sistemlerine sahip olan drone, Birleşmiş Milletler tarafından yayınlanan rapora göre Libya‘da bir ilke imza attı.
Milli Siha Bayraktar TB2, Avrupa semalarında uçacak. Polonya ile yapılan görüşmelerin ardından anlaşmaya varıldı.
Kargu-2 zekasıyla dikkatleri üzerine çekti
Kısa süre önce ülkemizin Libya’daki mücadelesinde hava desteği olarak kullanılan Kargu-2, başarılarıyla tarihe geçti. Gerçek zamanlı görüntü işleme ve derin öğrenme yeteneklerine sahip olan drone, benzer sınıftaki rakiplerinden çok daha üstün olan teknolojileriyle dikkatleri üzerine çekti.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi‘ne sunulan Mart 2021 raporuna göre, Türk yapımı drone, tarihte hedefine otonom şekilde saldıran ilk insansız hava aracı oldu. Yapay zeka teknolojisinin kullanıldığı Kargu-2, herhangi bir komuta ihtiyaç duymadan, veri tabanında bulunan bilgiler doğrultusunda canlı Hafter hedeflerini algılayıp otonom saldırıyla yok etti.
T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı STM tarafından geliştirilen Kargu-2, özellikle keşif yapmanın tehlikeli olduğu bölgelerde tespit yapmak ve düşman unsurlarını etkisiz hale getirmekte kullanılıyor.
2019 yılının sonlarında patlak veren koronavirüs salgınından bu yana bilim insanları COVID-19 aşıları geliştirmek için büyük çaba sarf ediyor. İlaç şirketleri belki de şimdiye kadar görülmemiş bir şekilde aşı ve enfeksiyonun etkisini azaltacak ilaçları geliştirmek için yarışıyor.
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, 230’dan fazla aşı adayı var. Ülkemizde ise SinoVac ve BioNTech kullanımda. Ayrıca Sputnik V de ilerleyen haftalarda aşı takvimimizde yer alacak. 50 milyon doz Sputnik V yolda. Bu aşıların özelliklerini sizler için derledik…
Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi bilim insanları, hızlı ve son derece güvenilir bir COVID-19 testi geliştirdiklerini duyurdu
COVID-19 aşıları: BioNTech ve Pfizer
Bilim insanları, COVID-19 aşılarını birkaç türde geliştiriyor. Sağlık Bakanlığı‘nın yayımladığı kaynağa göre bu türler, inaktif aşılar, atenüe aşılar, protein bazlı aşılar, viral vektör aşıları ve mRNA-DNA aşıları olmak üzere beşe ayrılıyor.
Örneğin, SinoVac inaktif aşı türünde. Sputnik V adenovirüs aşısı (viral vektör) iken Pfizer / BioNTech asışı mRNA teknolojisiyle geliştirildi.
İnaktif aşılar kısaca etkisiz virüs taşıyan aşılardır. Bu, geleneksel bir aşı yöntemidir. Son teknolojiyle geliştirilen mRNA aşıları, kendi başına güvenli bağışıklık yanıtı oluşturan protein üretmek için genetik olarak tasarlanmış RNA ve DNA parçacıkları kullanır. Adenovirüs aşılarında (viral vektör) ise virüsün RNA parçacıklarını taşıyan hastalığa sebep olmayan virüsler kullanıyorlar.
Şimdi mRNA aşı teknolojisiyle bilim insanlarının geliştirdiği BioNTech ve Pfizer aşısına göz atalım…
Alman şirketi BioNTech ile ABD merkezli Pfizer şirketleri BNT162b2 isimli COVID-19 aşısını geliştirdi. Çalışma, BioNTech-Pfizer aşısının semptomatik COVID-19 vakalarını tüm yaş gruplarında yüzde 94 oranında azalttığını ortaya koydu. Tek bir doz ise iki hafta sonra semptomatik enfeksiyonlara karşı korumada yüzde 57 etkili oldu.
Hakemli çalışmaya göre aşı, oldukça başarılı. İki dozdan sonra koronavirüse bağlı ciddi hastalıkları önlemede yüzde 92 etkili. İlk dozdan sonra ise yüzde 62 etkili olduğunu gösterdi.
Geliştiriciler aşıyı en az 4-6 hafta arayla 2 doz şeklinde öneriyor. Ancak son çalışmalara göre üçüncü doz daha iyi olabilir. Bu aşı, eksi 75 santigrat derecede muhafaza edilmesi gerekiyor. Aynı zamanda 2 – 8 santigrat derecede soğutulduğunda 5 günlük ömrü var.
Klinik faz 3 denemelerine göre BioNTech aşısı, koronavirüs enfeksiyonlarını önlemede yüzde 95 etki oranına sahip.
SinoVac COVID-19 aşısı ve özellikleri
Çin merkezli biyoteknoloji şirketinin geliştirdiği SinoVac aşısı ülkemizde kullanımda. Uzmanlar, iki doz şeklinde inaktif virüs taşıyan bu aşıyı veriyor. Vücudun bağışıklık sistemini ciddi bir hastalık yanıtı riski olmadan virüse maruz bırakmak için öldürülmüş viral partikülleri kullanarak çalışır.
Aşının etki oranı Türkiye’deki denemelere göre yüzde 90‘ın üzerinde. Ancak Brezilya’daki denemelere göre yüzde 50. Endonezya’daki verilere göre ise yüzde 65. Fakat farklı verilere karşın birçok ülke, aşının ağır COVID-19 enfeksiyonlarını önlemede başarılı olduğunu bildirdi.
2 ila 8 santigrat derece arasında muhafaza edilen SinoVac COVID-19 aşısının avantajı da burada. Zira, BioNTech aşısı her ne kadar daha etkili görünse de saklama koşullarının zorluğu, aşıyı bazı bölgelerden mahrum bırakıyor.
SinoVac COVID-19 aşısı şimdiye dek ciddi bir yan etki göstermedi.
Sputnik V aşısı Türkiye’ye geliyor
Gamaleya Araştırma Enstitüsünün geliştirdiği Sputnik V aşısı birçok ülkeyi şaşkına çevirmişti. Rusya Ağustos 2020’de söz konusu aşının faz 3 denemeleri başlamadan sınırlı kullanım onayı verdi.
Rusya’nın paylaştığı verilere göre Sputnik V, koronavirüs enfeksiyonlarını önlemede yüzde 95 etkili. Rus bilim insanları, aşı prototiplerinde yaygın nezle virüsleri işledi. Dozlarda farklı adenovirüs vektörü (rAd26 ve rAd5) seçtiler.
İki doz için aynı adenovirüsün kullanılması, vücudun vektöre karşı bir bağışıklık tepkisi geliştirmesine ve ikinci doz uygulandığında onu yok etmesine neden olabilir. İki farklı vektör bunun olasılığını azaltır. Adenovirüsleri vücudu kendisine bağışıklık tepkisi vermeye yönlendiren SARS-CoV-2 diken proteini ile birleştirdiler.
Çalışmaya ilişkin ara faz 3 verilerini araştırmacılar, Şubat 2021’de yayımladı. Ara sonuçlar, aşının semptomatik enfeksiyonu önlemede yüzde 91,6 etkili olduğunu gösterdi. Denemelerde ciddi bir yan etki ise görülmedi. Bildirilen yan etkilerin yaklaşık yüzde 94’ü çok hafif.
Bu aşı, susuz halde iken 2 ila 8 santigrat derecede muhafaza edilmesi gerekiyor. Sıvı haldeyken ise bu koşullar eksi 20 santigrat derece. Uzmanlar, 21 gün arayla iki doz şeklinde uyguluyor.
Facebook’un kurucusu ve dünyanın en zengin insanlarından olan Mark Zuckerberg, kuşkusuz en çok merak edilen kişilerden biri. Henüz üniversitede bir öğrenciyken yurt odasında arkadaşlarıyla bir sosyal medya sitesi kuran Mark, bugün adeta bir imparatorluk yönetiyor.
Filistin olayları nedeniyle kullanıcıların hedefinde olan Facebook ve Twitter, uzun süre konuşulacak bir itirafta bulundu.
Mark Zuckerberg hakkındaki ilginç bilgiler
Biz de sizler için Zuckerberg hakkında en çok merak edilenleri listeledik. İşte Facebook kurucusu hakkında bilmeniz gerekenler…
1 Milyar dolarlık teklifi reddetti
Yeni kurulan ve gelecek vaat eden pek çok girişim gibi Facebook’u da satın almak isteyenler vardı. Bunlardan ilki ise 2006 yılında 1 milyar dolarlık teklif yapan Yahoo oldu. O dönem aylık 20 milyon dolar geliri ve 9 milyon kullanıcısı olan sosyal medya şirketi için inanılmaz olan bu teklif, Mark Zuckerberg tarafından reddedildi. 2020 yılında şirketin ulaştığı toplam değer 528 milyar dolar.
Eşiyle tuvalet sırasında tanıştı
Sık sık aldığı kararlar ile gündeme gelen ve eleştirilen Facebook kurucusu, 2012 yılında sürpriz bir düğün ile evlendi. Bir oyuncu, şarkıcı ya da modelle evlenmeyen Zuckerberg, hayatını Pricilla Chan isimli bir çocuk doktoruyla birleştirdi. Şirket kurulmadan kısa süre önce tanışan ikili, katıldıkları bir bekarlığa veda partisinde tuvalet sırası beklerken tanıştı. O günden bu zamana kadar birlikte olan çiftin iki çocuğu bulunuyor.
Facebook neden mavi?
Mavi ve beyaz temasıyla ikonik bir görünüme sahip olan Facebook’un bu renkleri tercih etmesinin oldukça ilginç bir nedeni var. Renk körü olan Mark Zuckerberg, tüm renkler içerisinden en net şekilde maviyi görebiliyor. Bu nedenle en sevdiği renk mavi olan Zuckerberg, siteyi kurduğu zamanlar bu renkleri tercih etmiş.
Kendi biyografisini anlatan filmi kırıcı bulmuş
Başarısıyla sadece iş dünyasının değil Hollywood’un da ilgisini çeken Mark Zuckerberg, 2010 yılında The Social Network isimli bir filmin konusu oldu. Yönetmenliğini David Fincher’ın yaptığı film eleştirmenlerden olumlu yorum alsa da Mark tarafından sevilmiyor.
The Social Network filminden bir kare
Bir süre önce soru-cevap etkinliği düzenleyen Zuckerberg, “film hakkında ne düşünüyorsunuz?” sorusuna “kırıcı” yanıtını verdi. Pek çok sahnenin yanlış yorumlandığını söyleyen CEO, siteyi eski kız arkadaşıyla kavga ettiği için kurmadığını, o sırada Pricilla ile birlikte olduklarını açıkladı.
Ucuz arabalara biniyor
Oldukça büyük bir servete sahip olan Mark, kendi durumunda olan pek çok insanın aksine sade bir yaşamı tercih ediyor. Milyon dolarlık spor arabalardan uzak duran Facebook kurucusu, üç farklı araba sahibi. Bunlar Honda fit, Acura TSX ve Volkswagen Golf GTI.
Servetinin yüzde 99’unu bağışladı
2015 yılında Giving Pledge Vakfı ile anlaştıklarını duyuran Mark ve Pricilla, sahip oldukları Facebook hisselerinin yüzde 99’unu bağışlama kararı aldı. O dönem 45 milyar dolar eden hisseler bugün çok daha değerli. Bill Gates ve Warren Buffet gibi isimler tarafından kurulan Vakıf, kar amacı gütmüyor ve zenginlerin servetlerini karşılıksız hayır kurumlarına bağışlamalarını amaçlıyor.
Maaşı 1 dolar
Pek çok kişi Mark Zuckerberg’ün Facebook’tan yılda yüzlerce milyon dolar maaş aldığını düşünebilir. Ancak durum hiç de öyle değil. 2012 yılında yeni bir karar alarak yılda 500 bin dolar olan maaşını 1 dolara düşüren Mark, mali performanslara bağlı CEO primini de ortadan kaldırdı. Facebook kurucusu sadece elindeki hisselerden para kazanıyor.
Peki ya siz Mark Zuckerberg’in bu ilginç hayatı ile ilgili neler düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Mekanik klavyeler daha çok oyuncuların ilgi odağına giriyor. Ancak sıkça yazı yazan kişiler için de mekanik klavyelerin avantajlı olduğunu söyleyebiliriz. Bu kapsamda oyuncular için öne çıkan modellerle yazı yazanlar için ideal ürünleri bir araya getirdik. Sizler için 1.000 TL altı en iyi mekanik klavyeler listesi hazırladık.
Derlediğimiz ürünlerin detaylarını yazımızda açıkladığımız gibi dikkat etmeniz gereken kriterleri de belirtiyoruz. Dolayısıyla ihtiyacınıza uygun doğru kararı kolayca verebilirsiniz.
En iyi oyuncu dizüstü bilgisayarları listesiyle karşınızdayız. Her bütçeye uygun performans canavarlarını bir araya getirdik. İşte öne çıkan modeller...
Mekanik klavye alırken dikkat edilmesi gerekenler
Her klavyede olduğu gibi mekanik klavyelerde de ilk göz önüne alacağınız nokta tasarım olacaktır. Estetik görüntünün yanı sıra ürünün ergonomisi oldukça önemlidir. Ayrıca klavye boyutuna da karar vermeniz gerekecektir. Kullanım alanınız dar değilse tam boyutlu modeller size avantaj sağlayacaktır ancak alandan tasarruf etmek istediğinizde kompakt seçeneklere yönelebilirsiniz.
Diğer yandan RGB aydınlatma, ergonomik tasarımı destekleyen bilek desteği gibi unsurlara da dikkat etmeniz gerekiyor. 1.000 TL altı en iyi mekanik klavyeler listemizde bu kapsamda farklı opsiyonlar yer alıyor.
Mekanik klavyenin bizlere sunduğu en büyük avantaj her tuşun kendi anahtarına sahip olmasıdır. Bu yüzden anahtar yapısı en önemli noktalardan biridir. Piyasada çoğunlukla Cherry markasının ürettiği ürünleri görüyoruz. Markanın ise üç temel anahtar tipi var. Bu anahtarlar ise; tıklanabilir, dokunsal ve doğrusal şeklinde ayrılıyor. Ancak markaların kendi ürettiği veya farklı üreticilerden çıkan anahtarları da piyasada görebiliyoruz.
Tıklanabilir anahtarlar yüksek ses çıkarır ve genellikle oyuncuların tercihi olur. Dokunsal anahtarlar ise yazı yazmaya daha uygundur. Doğrusal anahtarların avantajı ise rekabetçi oyunlarda ortaya çıkar. Bu yapıda, hızlı şekilde tuşa basma imkanınız olacaktır.
1.000 TL altı en iyi mekanik klavyeler
Derlediğimiz listede fiyat performansıyla iddialı modellere yer vermeye özen gösterdik. Dilerseniz lafı uzatmadan belirlediğimiz modeller detaylarına bakalım.
1 – Corsair Gaming K68
Oyunculara yönelik ürünleriyle popüler olan Corsair, mekanik klavye tarafında da iddialı modellerle karşımıza çıkıyor. Kablolu bağlantıya sahip tam boyutlu cihaz; doğrusal anahtarla geliyor ve rekabetçi oyunculara hitap ediyor. Ayrıca üründe bilek desteği görüyoruz. Aydınlatma tarafında ise üründe kırmızı LED mevcut.
1.000 TL altı en iyi mekanik klavyeler listemizdeki ürünler arasında HyperX Alloy Origins de yer alıyor. Kompakt tasarımlı klavye, size alandan tasarruf etme şansı sunarken, RGB aydınlatmasıyla da dikkat çekiyor. Ayrıca çıkarılabilir USB – Tip C kablolu üründe HyperX’in kendi mekanik anahtarlarını görüyoruz.
Derlememizdeki kompakt modellerden Keychron K6, kablolu ve kablosuz bağlantı teknolojilerine sahip. Hem oyun hem de yazı için uygun olan klavye, 50 milyon tuş vuruş ömrüne sahip Gateron anahtar kullanıyor. Gateron anahtarın dokunsal yanıt süresine sahip olduğunu da belirtelim. Ayrıca RGB aydınlatmalı model 4.000 mAh pil ile geliyor. 3 saatte şarj olan ürün, 240 saate kadar kullanım ömrü sunuyor. Ancak RGB çalışırken bu süre 72 saate düşüyor.
Asus’un oyuncu odaklı ürünlerinin yer aldığı TUF Gaming serisinden bir ürün de 1.000 TL altı en iyi mekanik klavyeler listemizde mevcut. RGB aydınlatmalı cihazda 50 milyon kez basmaya dayanıklı anahtarlar görüyoruz. Diğer yandan modeldeki mıknatıslı bilek desteği ergonomi açısından öne çıkıyor.
Tayvan merkezli marka Cooler Master’ın modeli, tam boyutlu tasarımı ve RGB desteğiyle öne çıkıyor. Yazılım desteği sayesinde üründe istediğiniz tuşa 16.7 milyon renkten istediğinizi atayabiliyorsunuz. Diğer yandan bilek desteğine de sahip klavyede, 50 milyon kez basıma dayanıklı anahtar yer alıyor.
Yukarıdaki ürünlere ek olarak 1.000 TL altı en iyi mekanik klavyeler listemizde alternatifler de var. Hem ürün fiyatlarına hem de diğer modellere aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
PolyGreen markasının akıllı sağlık teknolojilerini sizlerle buluşturmaya devam ediyoruz. Bu ay incelediğimiz ürün ise akıllı koldan tansiyon ölçer. Birçok farklı kategoride ürünü olan PolyGreen akıllı sağlık teknolojilerinde oldukça iddialı. Dilerseniz lafı fazla uzatmadan sizleri videomuz ile baş başa bırakalım…
Günümüzde telefonlar 4K / 8K video kaydı gerçekleştirebilen, ekrandan parmak izi okuyabilen gelişmiş cihazlara dönüşmüş olsa da, üst seviye özellikler tek başına yeterli değil. Özellikle koronavirüs salgını sonrasında yaşanan fiyat artışları, fiyat / performans oranı yüksek telefonların daha fazla ön plana çıkmasını sağladı.
Telefon fiyatları diğer teknolojik ürünlere kıyasla büyük artış görmemiş olsa da, geride bıraktığımız 2021 yılında en çok satan cep telefonu modellerine baktığımızda Apple’ın iki modeli dışında uygun fiyatlı telefonların ilk 10’da yer aldığını görüyoruz. Bu kapsamda en çok satan telefonlardan bazılarını bir araya getirdik.
iPhone 11 halen en iyi seçeneklerin başında yer alıyor
iPhone 12’nin piyasada olduğu şu dönemde iPhone 13 sızıntıları çoktan ortaya çıkmış olsa da, iPhone 11 satışları tüm hızıyla devam ediyor. iPhone 12 ile arasında yaklaşık 3000 TL fiyat farkı olmaması ve tasarımsal farklılıklar, kullanıcıların büyük bölümü için iPhone 11’i cazip bir cihaz yapmaya devam ediyor.
6.1 inç büyüklüğündeki IPS LCD ekranı 828×1792 piksel çözünürlük sunan telefon, True Tone teknolojisi ile birlikte geliyor. Yüzde 79’luk ekran / kasa oranı ile günümüzde rakiplerinin biraz gerisinde kalıyor olsa da, 625 nit parlaklığa ulaşabilen bu ekran gayet başarılı.
Cihaz gücünü 7 nm+ fabrikasyon süreci ile üretilen ve 2 tanesi 2.65 GHz hızında 4 tanesi ise 1.8 GHz hızında çalışan toplamda altı çekirdekli Apple A13 Bionic işlemciden alıyor. Bu işlemci 4 çekirdekli bir Apple GPU’yu bünyesinde barındırıyor ve günümüz şartlarında tüm oyun ve programların üstesinden rahatlıkla gelebiliyor.
4 GB RAM’e sahip olan iPhone 11’in depolama alanını herhangi bir hafıza kartı ile artırmak mümkün değil. Ancak bütçenize göre 64 GB, 128 GB veya 256 GB dahili depolama alanına sahip olabiliyorsunuz. iPhone 11’in arka tarafında 12 Megapiksel çözünürlüğünde iki kamera yer alıyor.
Geniş açılı ana kamera f/1.8 diyaframa ve OIS’e sahipken, ultra geniş açılı kameranın diyafram aralığı f/2.4 seviyesinde. 4K çözünürlükte 60 FPS video kaydı gerçekleştirebilen telefonun ön tarafında, 12 Megapiksel çözünürlüğünde f/2.2 diyaframa sahip kamera yer alıyor.
150.9 x 75.7 x 8.3 mm boyutlara ve 194 gram ağırlığa sahip olan iPhone 11, 3110 mAh kapasiteli bataryadan besleniyor. 18W hızlı şarj desteği sayesinde yarım saat içerisinde yüzde 50 şarj olabiliyor, ancak telefonun kutusundan hızlı şarj aleti çıkmıyor.
Hatta yeni kutuya sahip olan bir modeli satın alıyorsanız, kutudan şarj aleti çıkmıyor. Bu nedenle cihazı satın alırken aksesuarlı mı yoksa aksesuarsız mı olduğuna dikkat etmenizi şiddetle tavsiye ederiz. 6 farklı renk seçeneği ile karşımıza çıkan telefon, IP68 sertifikası sayesinde 2 metre derinlikte 30 dakika boyunca su altında kalmaya dayanıklı.
Cihazın ön ve arka kısmında cam malzeme kullanılırken, çerçeveleri 7000 serisi alüminyumdan yapılmış durumda. Bu sayede dayanıklı bir yapıya sahip olan iPhone 11, 2019 yılında piyasaya sürülmüş olmasına rağmen halen korkmadan gözünüz kapalı satın alabileceğiniz telefonların başında yer alıyor.
Google uygulamalarından arındırılan telefon: Huawei P40 Lite
Apple ve Samsung’un en büyük rakibi olan Huawei, ABD’nin uyguladığı ambargolar sonrasında hızlı bir geliştirme süreci başlattı. Google uygulamalarına alternatif çözümler geliştiren Çinli teknoloji devi artık telefonlarında, navigasyondan uygulama mağazasına kadar tamamen kendi çözümlerini sunuyor. Bu kapsamda Google uygulamalarını içermeyen ancak gelişmiş donanıma sahip olan telefonlardan birisi de: Huawei P40 Lite
P40 Lite’ın 6.4 inçlik IPS LCD ekranı, 1080×2310 piksel çözünürlük sunuyor. 398 ppi yoğunluğa sahip olan ekranın sol üst köşesinde, 16 Megapiksel çözünürlüğündeki f/2.0 ön kamera için ayrılmış bir delik bulunuyor.
Huawei tarafından geliştirilen ve 7 nm fabrikasyon süreci ile üretilen sekiz çekirdekli Kirin 810 işlemciden güç alan telefon, 6 GB RAM’e sahip. Kullanıcılara sunulan 128 GB dahili depolama alanının yetersiz kalması halinde, NM (Nano Memory) kart kullanarak hafızayı 256 GB artırmak mümkün.
P40 Lite’ın arka tarafında 48 Megapiksel çözünürlüğünde ana kamera yer alıyor. f/1.8 diyaframa sahip olan bu ana kameraya, 8 Megapiksel f/2.4 ultra geniş ve 2 Megapiksel f/2.4 makro kameranın yanı sıra 2 Megapiksel f/2.4 derinlik algılama sensörü eşlik ediyor.
159.2 x 76.3 x 8.7 mm boyutlara ve 183 gram ağırlığa sahip olan telefonun ön kısmında cam, arka kısmında ise plastik malzeme kullanılıyor. Yan çerçevelerinde plastik olduğu telefon, 4200 mAh kapasiteli bataryadan besleniyor. Her iki tarafında yer alan kamerayı kullanarak Full HD çözünürlükte 30 FPS video kaydı gerçekleştirebilen telefon, 3.5 mm kulaklık girişini koruyor.
Bu sayede eski kulaklıklara sahip olan kullanıcıların herhangi bir dönüştürücü aparat satın almasına gerek kalmıyor. FM Radyo’nun da yer aldığı Huawei P40 Lite, üç farklı renk seçeneği ile kullanıcıların karşısına çıkıyor.
40W hızlı şarj desteği sayesinde 30 dakika içerisinde 0’dan yüzde 70 şarja ulaşabilen telefon, günlük kullanımda 1 günü rahatlıkla çıkarabileceğiniz bir model. Wi-Fi 802.11 ac ve Bluetooth 5.0 desteğine sahip olan telefonun parmak izi okuyucusu yan tarafta.
Samsung Galaxy M51 batarya kapasitesi ile dikkat çekiyor
Bundan birkaç yıl öncesine kadar orta seviye telefonlar, amiral gemilerine bütçesi yetmeyen kullanıcıların satın aldığı düşük güçte donanıma sahip cihazlar olarak bilinirdi. Galaxy A ve M serilerini yenileyerek bu algıyı baştan aşağı yıkan ve orta segmenti amiral gemisi özellikleri ile donatan Samsung’un yüksek satış rakamlarına ulaşan telefonlarından birisi de, Galaxy M51.
M51’in teknik özelliklerinden bahsedilecek olduğunda, ilk söylenmesi gereken batarya kapasite. Zira günümüzde oldukça az sayıda telefonda görebildiğimiz, 7000 mAh kapasiteli bir bataryaya ev sahipliği yapıyor. 25W hızlı şarj desteğine sahip olan bu bataryanın 0’dan 100’e ulaşması yaklaşık 115 dakika sürerken, ters şarj özelliği sayesinde M51’i kullanarak çevredeki diğer cihazları şarj etmek mümkün.
Samsung M51‘in 6.7 inç büyüklüğündeki Super AMOLED Plus ekranı, 1080×2400 piksel çözünürlük sunarken Gorilla Glass 3+ teknolojisi ile korunuyor. Android 10 ile kutudan çıkan, ancak Android 11 güncellemesini alan Galaxy M51, Qualcomm’un 8 nm fabrikasyon süreci ile üretilen sekiz çekirdekli Snapdragon 730G işlemcisinden güç alıyor.
2.2 GHz hızında çalışan iki adet Kryo 470 Gold ve 1.8 GHz hızında altı adet Kryo 470 Silver çekirdeğinden oluşan işlemci, Adreno 618 grafik birimini de bünyesinde barındırıyor. 6 GB ve 8 GB olmak üzere iki farklı RAM seçeneği ile gelen cihaz, 128 GB depolama alanına sahip olsa da yetersiz kalması durumunda microSD kart ile artırmak mümkün.
Ekranın üst kısmında ortalanmış şekilde duran delik, 32 Megapiksel çözünürlüğündeki f/2.0 diyaframlı kameraya ev sahipliği yapıyor. Arka tarafa geçtiğimizde ise 64 Megapiksel f/1.8 geniş açılı ana kameraya 12 Megapiksel ultra geniş ve 5 Megapiksel makro kameranın yanı sıra 5 Megapiksel derinlik algılama sensörünün eşlik ettiğini görüyoruz. 4K ve Full HD çözünürlükte 30 FPS video kaydı gerçekleştirebilen telefonun, HDR özelliği de bulunuyor.
163.9 x 76.3 x 9.5 mm boyutlara ve 213 gram ağırlığa sahip olan telefonun arkasında ve çerçevesinde plastik malzeme kullanılıyor. Parmak izi okuyucunun yan tarafta yer aldığı telefon, Wi-Fi 802.11 ac ve Bluetooth 5.0’ın yanı sıra FM Radyo desteğine sahip.
Fiyat / performans kralı: Poco X3 NFC
2020 yılının Eylül ayında tanıtılan ve Xiaomi’nin alt markalarından Poco tarafından geliştirilen Poco X3 NFC hem o dönemin hem de günümüzün en iyi fiyat / performans telefonlarının başında geliyor. 3000 TL civarında bir fiyata sahip olmasına rağmen 120 Hz ekran ile donatılan telefon, oyunları yüksek yenileme hızında oynama imkanı sunarken, pil süresinden kamera kalitesine kadar birçok noktada kullanıcıların beğenisini kazanıyor.
X3 NFC gücünü Qualcomm tarafından geliştirilen ve 8 nm fabrikasyon süreci ile üretilen Snapdragon 732G işlemciden alıyor. Sonda yer alan G yani “Gaming” ifadesi işlemcinin oyunlar için optimize edildiği anlamına geliyor. 2.3 GHz hızında çalışan sekiz çekirdekli işlemci, Adreno 618 grafik birimini bünyesinde barındırıyor.
Telefonun 6.67 inç büyüklüğündeki IPS LCD ekranı, 120 Hz yenileme hızı sunuyor. Günümüzde amiral gemisi telefonlarda sunulan bu yüksek yenileme hızının, Poco X3 ile orta segmente taşınması oldukça dikkat çekiyor. HDR10 desteğine sahip olan ve 450 nit parlaklığa ulaşabilen bu ekran, 1080×2400 piksel çözünürlük sunuyor.
Depolama alanı ve bellek konusunda üç farklı seçenek sunuluyor. 6 GB RAM’li modeli alacak olanlar 64 GB veya 128 GB depolama arasında tercih yapabiliyor. 8 GB RAM’li modeli alanlar ise 128 GB depolamaya sahip oluyor. microSD kart ile hafızası artırılabilen telefonun ön kısmında, 20 Megapiksel çözünürlüğünde f/2.2 diyaframa sahip kamera yer alıyor. HDR özelliğine sahip olan bu kamerayı kullanarak Full HD video kaydı gerçekleştirmek mümkün.
Cihazın arka tarafında 64 Megapiksel çözünürlüğünde f/1.9 diyaframa sahip geniş açılı ana kamera yer alıyor. 13 Megapiksel f/2.2 ultra geniş ve 2 Megapiksel f/2.4 makro kameranın yanı sıra 2 Megapiksel f/2.4 derinlik algılama sensörü de ana kameraya eşlik ediyor. 4K çözünürlükte 30 FPS video kaydı gerçekleştirebilen telefon, 720p çözünürlükte 960 FPS‘ye kadar çıkabiliyor.
Stereo hoparlörlere ve 3.5 mm kulaklık girişine sahip olan Poco X3 NFC, 5160 mAh kapasiteli bataryadan besleniyor. 33W hızlı şarj desteği sayesinde 30 dakika içerisinde yüzde 60, 65 dakika içerisinde ise yüzde 100 şarja ulaşabilen telefon iki farklı renk seçeği ile kullanıcıların karşısına çıkıyor.
Satış rekorları kıran Xiaomi Redmi Note 9 Pro
Fiyat / performans konusundaki başarısı ile tanınan ve günümüzde en büyük telefon üreticilerinden birisi haline gelen Xiaomi, Redmi Note serisi ile dünyanın en çok satan telefonlar listesine son dönemde adını sıkça yazdırıyor. 2020 yılının Mayıs ayında tanıtılan Xiaomi Redmi Note 9 Pro da serinin en güncel modellerinden birisi.
Note 9 Pro’nun 6.67 inç büyüklüğündeki IPS LCD ekranı, 1080×2400 piksel çözünürlük sunuyor. Gorilla Glass 5 ile korunan ve 20:9 formatında olan ekranın piksel yoğunluğu 395 ppi seviyesinde. Ekranın üst kısmında ortalanmış şekilde konumlandırılan delik, 16 Megapiksel çözünürlüğünde f/2.5 diyaframa sahip geniş açılı kameraya ev sahipliği yapıyor. HDR ve Panaroma özelliklerine sahip olan ön kamerayı kullanarak, Full HD çözünürlükte 30 FPS ve 120 FPS video kaydı gerçekleştirmek mümkün.
Arka tarafta ise 64 Megapiksel çözünürlüğünde f/1.9 diyaframa sahip geniş açılı ana kamerea yer alıyor. 8 Megapiksel f/2.2 ultra geniş ve 5 Megapiksel f/2.4 makro kameranın yanı sıra 2 Megapiksel f/2.4 derinlik algılama sensörü ana kameraya eşlik ediyor. 4K çözünürlükte 30 FPS, 720p çözünürlükte ise 960 FPS video kaydı gerçekleştirmek mümkün.
Cihaz gücünü birçok orta seviye telefonda gördüğümüz Qualcomm Snapdragon 720G işlemciden alıyor. 8 nm fabrikasyon süreci ile üretilen bu sekiz çekirdekli işlemci, 2.3 GHz’e kadar çıkabiliyor. Adreno 618 grafik birimini de bünyesinde barındıran işlemcinin iki çekirdeği yüksek performans, altı çekirdeği ise verimlilik odaklı.
Android 10 işletim sistemi ve MIUI 11 arayüzü ile kutudan çıkan ancak Android 11 güncellemesini alan telefon, 5020 mAh kapasiteli bataryadan besleniyor. 165.8 x 76.7 x 8.8 mm boyutlara ve 209 gram ağırlığa sahip olan telefonun parmak izi okuyucusu yan tarafta yer alırken, 30W hızlı şarj desteği de bulunuyor.
Wi-Fi 802.11 ve Bluetooth 5.0 teknolojilerinin yanı sıra FM Radyo desteğine sahip olan telefon, 3.5 mm kulaklık girişini koruyor. Bu sayede eski kulaklıklara sahip olan kullanıcıların herhangi bir dönüştürücü almasına gerek yok. Üç farklı renk seçeneğine sahip olan telefonun parmak izi okuyucusu yan tarafta yer alıyor.
Orta segmentte amiral gemisi tasarımı: Oppo Reno 4
Son dönemin parlayın yıldızları arasında yer alan ve Türkiye’deki yatırımlarını artıran Oppo Reno 4 modeli ile orta segmentte kullanıcılara amiral gemisi hissi veren telefonlar sunmayı hedefliyor. Reno 4’ün 6.4 inç büyüklüğündeki OLED ekranı, 1080×2400 piksel çözünürlük ve 430 nite kadar parlaklık sunuyor.
Qualcomm’un 2.3 GHz hızında çalışan ve 8 nm fabrikasyon süreci ile üretilen sekiz çekirdekli işlemcisi Snapdragon 720G‘den güç alan telefon, 8 GB RAM ve 128 GB depolama alanı ile karşımıza çıkıyor. Cihazın ön tarafında 32 Megapiksel f/2.4 diyaframa sahip kamera yer alırken, arka tarafta 48 Megapiksel f/1.7 ana kamera bulunuyor.
8 Megapiksel f/2.2 ultra geniş ve 2 Megapiksel f/2.4 makro kameranın yanı sıra 2 Megapiksel f/2.4 derinlik algılama sensörü ana kameraya eşlik ediyor. 4K çözünürlükte 30 FPS, Full HD çözünürlükte 60 FPS video kaydı yapabilen telefon, ekran altı parmak izi okuyucu ile geliyor. 4015 mAh kapasiteli bataryadan beslenen ve 30W hızlı şarj desteğine sahip olan Oppo Reno 4, 20 dakika gibi kısa bir süre içerisinde 0’dan yüzde 50 şarj seviyesine ulaşabiliyor.
Wi-Fi 802.11 ac ve Bluetooth 5.1 teknolojisinin yanı sıra FM radyo desteğini korumaya devam eden telefonda, 3.5 mm kulaklık girişi de bulunuyor. Bu sayede eski bir kulaklığa sahip olanların, herhangi bir dönüştürücü satın almasına gerek kalmıyor. Siyah ve Mavi olmak üzere iki farklı renk seçeneği ile kullanıcıların karşısına çıkan telefonun arka kapağında ve çerçevelerinde plastik malzeme kullanılıyor.
160.3 x 73.9 x 7.7 mm boyutlara ve 165 gram ağırlığa sahip olan telefon, Android 10 işletim sistemi ve ColorOS 7.2 arayüzü ile kutudan çıktı. Android 11 güncellemesini alan ve yeni özellikler ile donatılmaya devam edilen Reno 4‘ün çift SIM kart desteği de bulunuyor.
Akıllı telefon üreticileri farklı ihtiyaçlara uygun çeşitli modelleri piyasaya sürmeye devam ediyor. Bunun en net örneği ise dönem dönem piyasaya sürülen dayanıklı telefonlar. Daha önce Cat S62 Pro, Doogee S88 Pro ve Samsung Galaxy XCover gibi örneklerini gördüğümüz dayanıklı telefon pazarına Motorola da giriyor.
Yeni bir telefon üzerinde çalışan Motorola, Snapdragon 662 işlemcili yeni bir telefon üzerinde çalışıyor. Giriş seviyesi özelliklere sahip olan telefon, dayanıklılığı ile ön plana çıkıyor.
Geçtiğimiz yıl tanıtılan Motorola Razr 5G, katlanabilir ekranlı klasik marka çizgisi ile karşımıza çıktı. Sahip olduğu özelliklere göre fiyatı da üst seviye olan akıllı telefonu kutusundan çıkardık.
Motorola dayanıklı telefon pazarına giriyor
Henüz ismi belli olmayan telefon, Lenovo tarafından üretilecek ve Motorola markasıyla piyasaya çıkacak. Dayanıklılığı ile ön plana çıkacak olan model, Qaulcomm‘un Snapdragon 662 işlemcisini kullanacak. Daha önce Redmi 9T ve Poco M3 gibi modellerde karşımıza çıkan bu işlemci, 2.0GHz CPU frekansına ve Adreno 610 grafik işlem birimine sahip.
Ekstreme koşullara dayanması beklenen telefon, 5,000mAh bataryaya ve 20W hızlı şarj desteğine sahip olacak. Ne yazık ki telefonla ilgili ortaya çıkan detaylar şimdilik bunlar. Telefonun tasarımı da net bir şekilde ortaya çıkmış değil. Ancak dış yapısında bol miktarda plastik malzeme kullanılması bekleniyor.
Samsung da pazara geri döndü
Dayanıklı telefon üretmek için kolları sıvayan tek şirket Motorola değil. Samsung da kısa süre önce uzun zamandır sessizde olan XCover markasını canlandırmıştı. Galaxy XCover 5 isimli bir telefon tanıtan şirket, dayanıklı endüstriyel tasarımı modern çizgilerle birleştirdiği telefonda, Exynos 850 işlemci ve 4GB RAM gibi özellikler sunuyor.
Genellikle ekstreme sporcular tarafından tercih edilen bu telefonlar, neredeyse yok edilemez yapıları nedeniyle sıkça tercih ediliyor.
Akıllı telefon pazarında en çok modele sahip olan üreticilerden Samsung, bütçe dostu ürün gamını her geçen gün arttırıyor. Bir yandan katlanabilir telefonu üzerine çalışan üretici, diğer yandan da orta ve giriş seviyesi telefonları üzerine çalışıyor.
Bilindiği üzere Koreli üreticin şu anda en ucuz telefonlarından biri Galaxy A02s‘tir. Uygun fiyatıyla kullanıcıya hitap eden bu telefon, özellik tarafında da günlük ihtiyaçları karşılıyor. Şimdi ise çıkan raporlara göre Samsung, Galaxy A02s’in halefi olan Galaxy A03s modelini piyasaya sürmeye hazırlanıyor.
Güncellemeler konusunda son zamanlarda ivme yakalayan Samsung, haziran güvenlik yamasını Galaxy S21 ve Z Flip 5G modellerine sundu.
Galaxy A03s için geri sayım başladı
Yabancı kaynaklar tarafından ortaya çıkan raporlara göre Galaxy A03s, şirketin bir sonraki bütçe dostu modeli olacak. Resimlere göre bu telefon; yana monte edilmiş parmak izi tarayıcı ve USB–C bağlantı noktasıyla gelecek.
Teknik özelliklerden bahsedecek olursak Galaxy A03s’ün ön tarafında; 6.5 inç boyutunda IPS LCD ekrana yer verilecek. Günümüz modası su damlası çentik tasarımını benimseyen bu telefon, aynı zamanda selfie kamerasını da üzerinde bulunan delikte barındıracak.
Galaxy A03s’in arka tarafında ise üçlü kamera kurulumu olacak. Bunların çözünürlüğü hakkında henüz net bilgiler olmasa da kaynaklar; 13 Megapiksel ana, 2 Megapiksel makro ve 2 Megapiksel de derinlik sensörünün olacağını iddia ediyor. Ön tarafta ise 5 Megapiksel selfie kamerasının olması bekleniyor.
Şu anda cihazın öne çıkan bilgiler bu kadar. Tanıtım tarihi ya fiyatla ilgili belirsizlikler sürüyor. Ancak Galaxy A02s modelinden yola çıkarak bunun uygun fiyatlı bir telefon olacağını düşünmek çok da zor değil.
Son yıllarda hızla yaygınlaşan bulut depolama servisleri, adeta kullanıcıların vazgeçilmezi haline geldi. Fiziksel depolama birimlerinin dayanıksızlığı ve zamanla veri kaybına neden olması, bulut servislerinin yükselişinin ana nedenlerinden biri.
En ünlü bulut depolama servislerinden olan Google Fotoğraflar, yıllardır tüm kullanıcılarına sınırsız fotoğraf ve videolarını yüksek kalitede saklama olacağı tanıyordu. Ancak Google’ın yaptığı açıklamaya göre ücretsiz kullanım sona eriyor ve servis 1 Haziran’dan itibaren ücretli hale geliyor. Fotoğraf ve videolarını depolamak isteyen kullanıcıların, Google One aboneliği alması gerekiyor. Peki kullanıcıların son gün yapması gerekenler neler?
Google Fotoğraflar'ın sınırsız depolama özelliğini kaldırmasının ardından herkes alternatif arayışına çıktı. İşte en iyi alternatifler...
1 Haziran’dan önce depolanmış fotoğraf ve videoları ne olacak?
Kararın yürürlüğe girmesine saatler kala insanların aklında yüzlerce soru ve endişe var. İnsanların aklında olan en büyük soru ise 1 Haziran‘a kadar yedeklenen yüksek kalitede depolanmış fotoğrafların nereye aktarılacağı veya bu medya öğelerine ne olacağı oldu. Bu zamana kadar yedeklenen fotoğraf ve videolarınız, kaybolmayacak ve Google‘ın her kullanıcıya tanımlayacağı 15 GB‘lık depolama alanından ayrı tutulacak.
Google’ın sağladığı 15GB‘lık alanı yetersiz bulan kullanıcılar, burayatıklayarak farklı Google One planlarına göz atıp kendilerine uygun plan paketi seçebilirler. Bu seçeceği değerlendirmek istemeyen kullanıcılar bazı fotoğraf, videolar veya Google Drive‘da depolanan dosyalarını silmek zorunda kalacaklar.
Peki 15 GB‘lık depolama alanı dolduğunda ne olacak? Google‘ın yaptığı açıklamaya göre, verilen limiti aşan ve 2 sene boyunca ödeme yapmayan kullanıcıların verileri şirket güvencesinde olmayacak. Google’ın bu içeriklere ne yapacağı bilinmese de, tahminler verilerin silineceği yönünde.
Pixel kullanıcıları yine yırtmayı başardı
Bir başka merak edilen konu ise Google’ın kendi üretimi olan Pixel serisi akıllı telefonlarının bu uygulamadan ne kadar etkileneceğiydi. Son gelişmeler, Pixel kullanıcıların bu olaydan etkilenmeyeceği yönünde ve eğer Pixel 5 serisi veya daha eksi bir model kullanıyorsanız, fotoğraf ve videolarınızı yüksek kalitede Google Fotoğraflar’a yükleyebileceksiniz.
Fiyat performans oranı yüksek ürünlerle tanıdığımız Realme, akıllı telefon ailesini genişletmeye devam ediyor. Sadece 2018 yılında kurulmuş olmasına rağmen kısa sürede oldukça ciddi bir pazarı elde etmeyi başaran şirket, özellikle Xiaomi gibi şirketler için ciddi bir tehdit oluşturuyor.
Son olarak 5G gibi modern teknolojileri uygun fiyata kullanıcılarla buluşturmaya başlayan Realme, X7 Max 5G isimli yeni akıllı telefonunu tanıttı.
Yakın zamanda ülkemizde üretime başlayan Realme, 4K Smart TV ile sahneye çıkmaya hazırlanırken özellikleri ve fiyatı sızdırıldı.
Realme X7 Max 5G özellikleri neler?
Şirketin orta sınıfa konumlandırması beklenen Realme X7 5G, gücünü MediaTek‘in yeni nesil Dimensity 1200 işlemcisinden alacak. 6nm üretim teknolojisi ile elde dilen bu işlemci, 3.0 GHz CPU frekansı ve ARM G77 MC9 tabanlı Mali-G77 MC9 grafik işlem birimiyle dikkatleri üzerine çekiyor.
8GB ve 12GB şeklinde iki farklı LPDDR5 RAM seçeneğine sahip olan telefon, tercih ettiğiniz kapasiteye bağlı olarak 128 ve 1256GB depolama seçeneğine sahip. Depolama kısmında kullanılan UFS 3.1 teknolojisi, kullanıcıların oldukça hızlı veri aktarımı yapmasına imkan sağlıyor.
Ekran kısmında da kullanıcıları hayal kırıklığına uğratmayan Realme X7 Max 5G, 6.43 inç boyutunda Full HD+ AMOLED bir panelle geliyor. 1000 nit parlaklık değerine ulaşabilen bu telefon, HDR desteğine ve 120Hz ekran tazeleme hızına sahip.
Üçlü bir arka kamera dizilimi kullanan telefon, 64 MegapikselSony IMX682 sensörlü ana kamera, 8 Megapiksel 109 derecelik ultra geniş açı kamerası ve 2 Megapiksel çözünürlüğündeki derinlik sensörüne sahip. Cihazın ön tarafına baktığımızda ise 16 Megapiksel özçekim kamerası bizleri karşılıyor. 4K 30 ve 60 kare saniyede video çekebilen Realme X7 Max, ne yazık ki OIS desteğine sahip değil. 4,500mAh büyüklüğünde bir bataryayla gelen telefon, 50W hızlı şarj desteği ile geliyor.
Realme bu defa biraz daha pahalı
5G, 4G LTE, NFC, Bluetooth 5.1, Wi-Fi 6 modern bağlantı tiplerini destekleyen telefonu fiyatı, 8GB RAM 128GB depolamaya sahip versiyon için 372 dolarken, 12 GB RAM ve 128 GB depolama olan versiyonda 413 dolara kadar çıkıyor. Normale göre biraz daha pahalı olan fiyatlar akıllara “Realme de mi pahalanıyor?” sorusunu getirdi.
CPU: MediaTek Dimensity 1200
GPU: Mali-G77 MC9
RAM: 8GB / 12GB
Depolama: 128GB / 256GB UFS 3.1
Ekran 6.43 inç Full HD+ AMOLED 120Hz tazeleme oranı
Arka kamera: 64 Megapiksel + 8 Megapiksel + 2 Megapiksel
Dünya üzerinde çip sorunu devam ediyor. Birçok alanda kullanılan bu çipler, yarı iletken olarak da adlandırılıyor. Çip krizi şu anda, otomotiv ve tüketici elektroniği bölümlerini oldukça fazla etkiliyor. Intel CEO‘su da dünyadaki bu çip krizi konusunda, oldukça önemli birtakım açıklamalarda bulundu.
Apple'ın iPhone tedarikçilerinden olan Foxconn, büyük bir soruna dönüşen çip kıtlığı hakkında konuştu. Şirket sorunun seneye de devam edeceğini belirtti.
Intel CEO’su: Çip krizi daha uzun süre devam edebilir
Daha önce, çip krizinin en az iki yıl daha süreceği belirtiliyordu. Şimdi ise Intel CEO’su Pat Gelsinger, bu sorunun daha uzun sürebileceğini belirtti. Bir Reuters raporuna göre üst düzey yetkili, Taipei’deki Computex Ticaret fuarının sanal bir oturumunda, koronavirüs pandemisi dolayısıyla uzaktan çalışma ve çevrimiçi eğitim eğiliminin yarı iletkenlerde patlayıcı bir büyüme döngüsüne yol açtığı söylendi.
Bu durum, mevcut küresel tedarik zincirlerinde büyük bir baskıya neden oldu. Gelsinger, “Endüstri yakın vadeli kısıtlamaları gidermek için birtakım adımlar attı. Ekosistemin dökümhane kapasitesi, alt tabakalar ve bileşenlerin eksikliğini gidermesi birkaç yıl sürebilir.” diye ekledi. Gelsinger, bu açıklamayı daha önceden Nisan ayında yapmıştı. Bununla birlikte, “ABD ve Avrupa‘daki diğer yerlere genişlemeyi, dünya için sürdürülebilir ve güvenli bir yarı iletken tedarik zinciri sağlamayı planlıyoruz.” dedi.
Logitech’in CEO’su Bracken Darrell, şirketin üç ila altı ay daha sürebilecek tedarik sorunları ile karşı karşıya olduklarını belirterek, küresel yonga kıtlığı tartışmasına o da katıldı. Aynı zamanda, bazı endüstrilerin bu sorunla bir yıla kadar karşı karşıya kalabileceklerini de belirtti. Darrell, “Diğerleri gibi biz de eksiklikleri hissettik, ancak onları iyi bir şekilde hafifletmeyi başardık.” açıklamalarında bulundu.
Global çapta süren bu çip krizinin ne zaman sona ereceği hakkında siz ne düşünüyorsunuz?