Bir devrin sonu: LiveLeak kapandı!

Bilgi özgürlüğünün en büyük silahı olarak görülen internet, ne yazık ki ticarileştikçe bu özgürlükten uzaklaştı. Özellikle sosyal medya ve video platformlarında karşımıza çıkan bu durum, en ufak şiddet ve +18 öğeye sahip olan içeriklerin platformlardan kaldırılmasına neden oluyor.

Bu duruma karşı çıkan sitelerin başında gelen LiveLeak, 2006 yılında özgürlüğünü savunan video platformu olarak kuruldu. Ne yazık ki  site, 15 yıllık direnişin ardından yayın hayatının sonuna geldi. Yapılan açıklamaya göre, “savaşacak gücü kalmayan” ekip, siteyi kapatma kararı aldı.

e-Devlet’ten yeni hizmet: Vatandaş polisleri görecek

e-Devlet’ten yeni hizmet: Vatandaş polisleri görecek

e-Devlet, kayıtlı adresinizin olduğu bölgede görev yapan polis memurlarının kimlik bilgilerini sorgulamanızı sağlayacak yeni özelliğini kullanıma sundu.

LiveLeak, ItemFix oluyor

LiveLeak’ten yayın hayatına veda ederken, sitenin kurucu ekibinden ismi bilinen tek kişi olan Hayden Hweitt bir açıklama yaptı. Açıklamada Hweitt, “15 yıl boyunca bu projenin üzerinde çalıştık. LiveLeak başarabileceği her şeyi başardı ve artık yola devam etmenin vakti geldi. Umarım Itemfix’i beğenir, eğlendirici ve öğretici bulursunuz. ifadelerine yer verdi.

LiveLeak

 

Uzun zamandır internetin temel bir parçası olan site, şiddet içerikli bütün videoları platformdan kaldırdı. Itemfix projesine tamamen kendini adayan LiveLeak ekibi, bundan sonra bu tarz videolara izin vermeyecek ve yükleyenleri anında engelleyecek.

Geçmişte yapılan paylaşımları medyayı yeniden tanımlamak olarak yorumlayan site, zaman içinde pek çok eleştirinin de odağı olmuştu. LiveLeak’in en çok gündemde olduğu dönem ise, 2014 yılı oldu. Bu dönem ABD’li bir gazetecinin, IŞİD tarafından katledilme videosunu barındıran site yoğun bir trafik aldı. Ancak bu trafiğin eleştirilere neden olmasının ardından Hweitt, IŞİD videolarının bir daha yer edinmeyeceğini açıkladı.

Adidas 4DFWD: 3D yazıcı ile üretilen spor ayakkabı

Adidas Running, koşucuları daha ileriye taşımak için tasarlanmış, veriye dayalı, 3D baskılı orta taban yeniliğinde bir sonraki adım olan adidas 4DFWD’yi tanıttı. Yılların sporcu verilerinin benzersiz 3D baskı teknolojisi ile birleştirildiği adidas 4DFWD, koşuculara yepyeni bir koşu deneyimi sunuyor. Adidas, Carbon ortaklığı ile dört yılı aşkın süredir 4D kafes orta taban teknolojisini geliştiriyor.

Sporcu verilerini, Carbon’un Digital Light Synthesis teknolojisi ile bir araya getirerek hassas şekilde ayarlanmış 3D baskılı orta tabanlar üreten adidas, 4D ayakkabılar ile orta tabanları belirli hareket modellerine göre ince ayar yapma yeteneği sunan bu son teknolojiyi dünyada ilk kullananlardan biri.

Adidas 4DFWD hakkında sorular sorduk!

Bu süreçten doğan yeni adidas 4DFWD kafes orta tabanı, beş milyon olası kafes yapısı arasından belirlenerek yüzde 39 biyo-bazlı malzemeden yapıldı. Fiyonk şeklindeki FWD HÜCRE’ler, dikey yönde aldığı kuvvet ile ileriye doğru açı oluşturup ileri doğrultuda hareketi sağlamak için özel olarak tasarlandı.

Mekanik test koşullarında önceki nesil 4D orta taban ile karşılaştırıldığında, adidas 4DFWD’nin dikey yükleme altında üç kat daha fazla ileri hareket ürettiği görüldü. Sonuç olarak, orta taban bu dikey darbe kuvvetlerini yatay ileri harekete yönlendirdiğinden, sporcunun koşu sırasında maruz kaldığı en yüksek frenleme kuvveti de ortalama olarak yüzde 15 oranında azaltıldı.

Ekibimizden Seza Mengi, 3D yazıcı ile üretilen bu ayakkabı ve ileri dönem planları hakkında Adidas’a çeşitli sorular yöneltti. 

 – Giyilebilir teknoloji alanında yakın zamanda ne gibi planlarınız var?

adidas olarak her zaman ürünlerimizi geliştirmek ve yenilemek istiyoruz. İlk olarak, teknolojiyi başka kimsenin yapamayacağı bir şeye dönüştürmeden önce, teknolojiyi performans bağlamında geçerli kılarak yeni olasılıklar sunmak için her yinelemede 4D’nin potansiyelinden faydalanıyoruz.

 – 3D yazıcı ile üretilen ayakkabıların ömrü ne kadar? Uzun vadede kullanılabilir mi?

Bizim felsefemiz sporcularımız için en iyisini yaratmak. Bu nedenle tüm ayakkabılarımız dayanıklı olacak şekilde üretiliyor. 4D teknolojisinin ömrünün adidas koşu serisinin geri kalanıyla karşılaştırılabileceğinden eminiz. 

 – 1984’teki Adidas Micro pacer’dan sonra ayakkabı teknolojileri nasıl değişti?

Biz marka olarak, her zaman yeniliğin ön saflarında olmayı hedefliyoruz. Bunun için ürünlerimizde performansı geliştirmeye yönelik ve koşucuların harika bir koşu ayakkabısında aradığı diğer tüm özellikleri barındıran öncü teknolojilerden faydalanıyoruz.

Birkaç yıldan fazla bir süredir, dünyanın dört bir yanındaki sporculardan gelen verileri kaydedebiliyor, depolayabiliyor ve analiz edebiliyoruz. Bu, koşucuların neye ihtiyacı olduğunu anlamamıza yardımcı olmak için 4DFWD’nin gelişim aşamasında çok önemliydi. 4D teknolojisinin yeteneklerinin sınırsız olduğuna kesinlikle inanıyoruz.

 – adidas 4D’nin sporculara avantajları nelerdir?

adidas 4DFWD, topuk vuruşu koşullarında tüm sporcular için koşuyu kolaylaştırmak üzere tasarlanmış bir ayakkabı, koşucuların %90’ından fazlası için taban vuruş biçimi. Bu, sadece elit azınlığın değil, tüm koşucuların spor yoluyla daha iyi olmasına yardımcı olma yaklaşımımızı destekleyerek daha geniş koşucu kitlesine fayda sağlamak için tasarlandı.

adidas 4DFWD’deki temel gelişme, benzersiz “fiyonklu” kafes orta tabanı. %39 biyo-bazlı malzemeden yapılmış olan yeni kafes yapısı, dikey yüklenme üzerine ileriye doğru hareketi hızlandırmak için özel olarak kodlandı.

adidas 4DFWD, mekanik test koşulları altında dikey yükleme altında üç kat daha fazla ileri hareket üretir. Orta taban, ileri hareket oluşturmak için zemin temasında oluşan darbeyi kullanır. Bu, en yüksek frenleme kuvvetinde ortalama %15 azalma ve piyasadaki en başarılı koşu ayakkabılarından biri olan Ultraboost ile aynı seviyede enerji tasarrufuna sahip. Bu sayede yumuşak bir geçiş elde ediliyor ve koşucular için yeni bir avantaj boyutu ortaya çıkıyor.

 – adidas 4D günlük hayata uygun mu?

Amacımız tüm koşucular için yeni bir performans koşu ürünlerinde yeni bir boyut oluşturmaktı. Odak noktası, koşmayı kolaylaştırmaya yardımcı olan pürüzsüzlük hissini radikal bir şekilde yükseltmek. Veriden faydalandığımız FWD-kafes orta taban sayesinde bunu başarıyoruz. Bu, 4D’nin benzersiz yeteneklerinin potansiyeli ile gerçekten özel bir şey yaptığımız ilk 4D modeli.

Bu hafif ve kısa mesafe için bir yarış ayakkabısı değil, bu adizero. Aksine 4D, hem elit hem de amatör koşucular için diğer tüm koşullarda fayda sağlamak üzere tasarlandı.

adidas 4DFWD özellikleri

 – Kafes Yapısı: Mekanik test koşullarında dikey yükleme altında önceki nesil 4D orta taban ile karşılaştırıldığında %23 daha fazla yastıklama ve üç kat daha fazla ileri hareket sağlayan %39 biyo-bazlı 3D malzemeden üretildi.

 – Yenilikçi Orta Taban: Fiyonk şeklindeki benzersiz FWD HÜCRE, yatay ileri hareket oluşturmak için her adımın etkisinden gelen enerjiyi yeniden yönlendirir.

 – Primeknit + Saya: Geçmiş haritalama verilerini kullanan PRIMEKNIT + SAYA, adidas 4DFWD orta taban ile mükemmel uyum gösterecek şekilde tasarlandı. Ayağın özgürce nefes almasına izin verirken koşucunun ileriye doğru her hareketini çorap gibi sararak destekler.

 – Dış Taban: Üstün tutuş sağlayan kauçuk dış taban, adidas 4DFWD orta taban ile uyum içinde çalışacak şekilde tasarlandı.

 – Ağırlık: 333 gram (UK 8.5 numara için)

 – Yükseklik; Kafes yüksekliği: 11,3 mm – Ön ayak kafes yüksekliği: 21,2 mm – Arka ayak kafes yüksekliği: 32,5 mm

Yeni model 15 Mayıs’tan itibaren www.adidas.com.tr/tr/ayakkabi-4d ‘de ve seçili adidas mağazalarında satışta olacak.

e-Devlet’ten yeni hizmet: Vatandaş polisleri görecek

Ülkemizin dijitalleşme yolundaki en büyük adımlarından biri olan e-Devlet yeni hizmetler sunmaya devam ediyor. Çeşitli bilgilerin sorgulandığı ve  aboneliklerin görüntülendiği platforma, güvenliğinizi ilgilendiren bir yenilik geliyor. Yapılan açıklamaya göre, kayıtlı adresinizin olduğu bölgede görev yapan polis memurlarının kimlik bilgileri e-Devlet Kapısı üzerinden erişilebilir olacak.

WhatsApp kullanıcı sözleşmesi ile ilgili yeni gelişme

WhatsApp kullanıcı sözleşmesi ile ilgili yeni gelişme

Aralık 2020'de yeni kullanıcı sözleşmesi ile gündeme gelen WhatsApp, birçok kişi tarafından eleştirildi. Şirket sözcüsü 15 Mayıs'ta sözleşmeyi onaylamayanlara ne olacağını açıkladı.

e-Devlet mahallenizdeki polisi gösterecek

Twitter üzerinden yapılan açıklamada, “Kayıtlı adresinizin olduğu bölgede görev yapan polis memurlarının kimlik bilgilerine e-Devlet Kapısı üzerinden erişebilirsiniz” ifadelerine yer verildi. Vatandaşların sorgulama yapmak için tek yapması gereken, buradan ilgili sayfaya giderek kimlik bilgileriniz ile giriş yapmak.

e-Devlet

Kimlik bilgilerinizle giriş yapmanızın ardından çıkan sayfada mahallenizdeki görevli polis memurunun adı soyadı, fotoğrafı ve  bağlı olduğu birimin telefon numarası gibi bilgiler karşınıza çıkıyor. Ancak belirtmekte fayda var ki e-Devlet tarafından verilen bu hizmet sadece bilgilendirme amacı taşıyor. Normal ihbar yapacak vatandaşların bunu standart iletişim kanallarından telefon ile arayarak yapması gerekiyor.

Aynı zamanda yeni bir öneri ve şikayet formu bu sayfayla beraber sisteme eklendi. Açılan sayfaya giren vatandaşların karşısına,” Toplum Destekli Polislik (TDP) kapsamında Mahalle Polisi hizmeti ile ikamet ettiğiniz veya başka bir mahalle ile ilgili polis birimine istek, öneri veya şikayet mesajlarınızı gönderebilirsiniz.” açıklaması çıkıyor. Buradan yapılan öneri ve şikayetler dikkat ile incelenerek vatandaşlara sunulan hizmet kalitesinin artırılması amaçlanıyor.

WhatsApp kullanıcı sözleşmesi ile ilgili yeni gelişme

WhatsApp’ın yeni kullanıcı sözleşmesi için verdiği süre haftaya doluyor. Yeni kullanıcı sözleşmesi konusunda kararlılığını sürdüren WhatsApp, henüz sözleşmeyi kabul etmeyen kullanıcıların ne tür yaptırım ile karşılaşacağını açıklamadı.

WhatsApp kullanıcı sözleşmesi için son gün 15 Mayıs

Aralık 2020’de yeni sözleşme ile ilgili açıklama yapan şirket, birçok kullanıcı tarafından eleştiri yağmuruna tutuldu. Hükümetlerin ve kullanıcıların tepkisini çeken olayın ardından WhatsApp, geri adım atmak zorunda kaldı.

WhatsApp yeni kullanıcı sözleşmesi ile gündemde

Facebook çatı şirketine ait olan uygulamalar, sanının aksine Aralık ayından bu yana yaklaşık 150 milyon aktif kullanıcı kazandı. Yeni sözleşme duyurulduktan sonra WhatsApp uygulamasını silenlerin çoğu belli bir süre sonra tekrar yükledi.

WhatsApp’ın yeni özelliği betada göründü

WhatsApp’ın yeni özelliği betada göründü

WhatsApp beta aşamasında yeni bir özelliği test etmeye başladı. Yeni güncelleme ile WhatsApp, yazılan mesaja göre çıkartma önerileri sunacak.

WhatsApp sözcüsü, “WhatsApp’ın yenilenen kullanıcı sözleşmesi hakkında bilgilendirdiği kullanıcıların büyük çoğunluğu güncellemeyi kabul etti. Uygulamamız büyümeye devam ediyor. 15 Mayıs’ta sözleşmeyi kabul etmeyen kullanıcılara şimdilik herhangi bir yaptırım uygulanmayacak.” ifadelerini kullandı.

Birkaç hafta içerisinde sözleşmeyi kabul etmeyen kullanıcıların uygulamanın bazı özelliklerini kullanamayacağı tahmin ediliyor. WhatsApp, 2016 yılında değiştirilen gizlilik politikası sayesinde telefon numaraları ve cihaz bilgileri gibi belirli hassas verileri Facebook ile paylaşıyor.

Bazı kullanıcılar, WhatsApp’ın katı kurallar uygulaması halinde Facebook’a ait hiçbir ürünü kullanmayacağını belirtiyor. Apple ile veri gizliliği konusunda sorun yaşayan Facebook, hem kullanıcı sözleşmesi hem de diğer uygulamalardan veri elde etme ile ilgili çalışmalarına devam ediyor.

20’li yaşlar akımı, planlı mıydı?

Sosyal medya akımları sık sık karşımıza çıkıyor. Kimi zaman belirli bir konuya dikkat çekmek için kullanılan bu akımlar, kimi zamansa herhangi bir amaca hizmet etmeden eğlencesine yapılıyor. Ancak “challenge” adı verilen bu meydan okumalar düşündüğümüz kadar masum olmayabilir.

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, sosyal medya hesabından son günlerde popüler olan ‘20’li yaşlar challenge‘ akımı için önemli uyarılarda bulundu.

Elon Musk’tan dikkat çeken kripto para uyarısı

Elon Musk’tan dikkat çeken kripto para uyarısı

Sosyal medyayı çok aktif bir şekilde kullanan Elon Musk günün erken saatlerinde takipçilerine uyarıda bulundu. Yatırımcıların dikkatini üzerinde topladı.

Bakan Yardımcısı Sayan: Mümkün olduğunca dikkatli olmalıyız

Twitter’dan bazı açıklamalar yapan Sayan, kişisel verileri ve yüz ifadelerini kopyalayan bu tür akımların görsel veri işleme alanına zemin hazırladığını ifade etti. ‘Mümkün olduğunca dikkatli olmalıyız‘ mesajını paylaşan Bakan Yardımcısı, “Yapay zeka teknolojilerinin çözmeye çalıştığı sorunlardan biri de yaşlanmanın oluşturduğu yüzdeki değişikliklere karşı direnç kazandırmak. Kişinin şimdiki haliyle eski halinin değişiminden, yapay zeka algoritmalarını besleyecek istatistiki veriler oluşturuluyor. dedi.

https://twitter.com/ofatihsayan/status/1390569971458129920?s=20

Toplanan hassas bilginin nasıl korunduğunu bilmediğimizi de söyleyen Sayan, “yeterli güvenliğe sahip olup olmadığı tam bir kara kutu.” ifadesini kullandı. Bakan Yardımcısı, insanlardan sosyal medyada paylaştıkları bilgiler konusunda daha hassas ve dikkatli olmalarını istedi.

Ömer Fatih Sayan Kimdir?

Şu anda Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı  görevini yürüten Ömer Fatih Sayan, aslında bu tarz konularda oldukça bilgili. İstanbul Üniversitesi Elektronik Mühendisliği mezunu olan Sayan, Avrupa Birliği Elektronik Düzenleyici Kurumlar Teşkilatı, Yapay Zeka Türkiye Konferansı, USOM Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi gibi kurumlarda göre aldı. Kendisi aynı zamanda Ağustos 2015 tarihinden Temmuz 2018’e kadar Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı olarak görev yapmıştır.

Gearbox CEO’sundan Borderlands açıklaması

Oyun geliştiricisi Gearbox‘ın CEO’su Randy Picthford, stüdyonun yeni bir Borderlands projesi için dış kaynak sağladığına dair söylentilere cevap verdi. Pitchford projenin Borderlands serisinin geleceği ile alakalı olup olmadığı konusuna açıklık getirdi.

Gearbox CEO’su Randy Pitchford, resmi Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Borderlands’la ilgili bir çalışma yürüttükleri iddiasının da gerçeği yansıtmadığını söyledi.

Borderlands 3’ün yapımcısı milyarlık anlaşmaya imza attı

Borderlands 3’ün yapımcısı milyarlık anlaşmaya imza attı

Borderlands 3'ten tanıdığımız Gearbox Entertainment, Embracer Group tarafından 1,3 milyar dolar gibi büyük bir fiyata satın alındı.

Borderlands CEO’su: “Şaşırtacak projelerimiz var”

Randy Pitchford yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:

“Gearbox’ın başka bir firmayla oyun geliştirdiği söylentileri kulağıma geldi. Bu söylentiler doğru değildir. Gearbox, Borderlands‘ın gelecekteki oyunlarının baş geliştiricisidir. Şu anda bu tarz bir oyun geliştirmeyi düşünmüyoruz. Ancak şu an kesinlikle sizi şaşırtacak büyük bir şey üzerinde çalışıyoruz.”

CEO ayrıca, oyunun evrenine katılmak isteyenler varsa büyük olan üzerinde çalışıyoruz gibi ilginç bir cümle kullandı. Picthford’un kastettiği “büyük” sürprizin ne olduğu bilinmezken, Borderlands 2 ile 3 arasında 7 yıllık boşluk olduğu düşünüldüğünde yeni oyun için umutlanmanın erken olduğu göze çarpıyor. Zira serinin son oyunuyla 2019 yılında karşılaşmıştık. Dolayısıyla yeni oyuna şimdilik biraz daha vakit var gibi görünüyor.

borderlands-4-icin-uzuntu-veren-aciklamaGearbox, geçtiğimiz birkaç ayda Borderlands 3 ile ilgili içeriklerden dolayı oldukça meşguldü. Oyun Kasım 2020’de PS5, Xbox Series X ve Xbox Series S‘e geldi. Geçen Nisan ayında da Director’s Cut sürümü tüm mevcut platformlarda çıktı.

Gearbox’ın Borderlands’ın kaderi için ne gibi düşünceleri olduğunu bilmesek de geliştirici stüdyonun önümüzdeki ay E3 2021‘de yer alacağını belirtmekte fayda var. Bu haftanın başında vitrin etkinliklerine katılacağını açıklayan Gearbox, Sega, Bandai Namco ve birkaç firmayla daha işbirliği yapacağını açıkladı. Bir başka büyük oyun firması Konami ise, etkinlikten çekildiğini bir hafta önce duyurdu.

Ekranı için alınır mı? Xiaomi Mi Band 6 inceleme

Geçtiğimiz ay ülkemizde satışa sunulan Xiaomi Mi Band 6 kutu açılışı videosunu sizler ile buluşturmuştuk. Bugün, bir süredir kullandığımız Mi Band 6 modelinin inceleme videosu ile karşınızdayız.

Xiaomi Mi Band 6 inceleme

ShiftDelete YouTube kanalında farklı içerikler ile karşınıza çıkmaya devam ediyoruz. Bu videomuzda özellikleri ve fiyatı ile dikkat çeken Xiaomi Mi Band 6 modelini inceledik. Dilerseniz sözü daha fazla uzatmayalım ve sizleri videomuz ile baş başa bırakalım.

Xiaomi Mi Band 6 satın almak için: https://bit.ly/3dVgYgh

1.56 inç AMOLED ekran ile karşımıza çıkan cihaz, 450 nit parlaklık değerine sahip. 326 PPI piksel yoğunluğuyla ekran kalitesi konusunda beklentileri fazlasıyla karşılayan Mi Band 6 modelinde 130’dan fazla arayüz seçeneği bulunuyor.

Pil performansı, kullanıcıların satın alma kriterleri arasında yer alıyor. Büyük ekranlı olmasına rağmen 125 mAh batarya ile yaklaşık 14 gün pil ömrü sunan Xiaomi Mi Band 6, pil performansıyla dikkat çekiyor. Ayrıca 120 dakika batarya dolum süresi diğer akıllı bileklik modellerinden bir adım önde olmasını sağlıyor.

2 MB RAM ve 32 MB dahili depolama ile kullanım deneyimi konusunda da oldukça başarılı olan akıllı bilekliğin özellikleri, kullanıcıların performans beklentilerini karşılamaya yetiyor.

Xiaomi Mi Band 6 teknik özellikler

Ekran

Boyut: 1.56 inç AMOLED
Çözünürlük: 152 x 486 piksel
Parlaklık değeri: 450 nit
Piksel yoğunluğu: 326 PPI
Renk Sayısı: 16 milyon

Hafıza ve Depolama

Bellek (RAM): 2 MB
Dahili depolama: 32 MB

Tasarım

Boy (Kordonsuz): 47.4 mm
En (Kordonsuz): 18.6 mm
Kalınlık (Kordonsuz): 12.7 mm
Gövde ağırlığı: 12.8 g
Ekran şekli: Dikdörtgen
Renk: Siyah
Malzeme: Plastik
Kordon malzemesi: TPU

Batarya

Batarya kapasitesi: 125 mAh
Teknoloji: Li-Polymer
Yoğun kullanımda batarya ömrü: 5 saat
Az kullanımda batarya ömrü: 14 gün
Bekleme süresi: 19 gün
Batarya dolum süresi: 120 dk

Diğer Özellikler

İvmeölçer: Var
Jiroskop: Var
Kalp atış hızı sensörü: Var

Uyumlu işletim sistemi: Android ve iOS

Önemli keşif: Kök hücreden insan embriyosu yapıldı

Bilim insanları, insan embriyo gelişiminin ilk aşamasını başarıyla yeniden oluşturmak için kök hücre kullandı. Araştırmacılar, çalışmayı üreme tedavileri için dönüm noktası niteliğinde olarak tanımladı.

Exeter Üniversitesi ve Cambridge Üniversitesinden araştırmacılar yaptıkları çalışmayı, Cell Stem Cell dergisinde yayımladı. Araştırmada, bir dizi hücre tipine dönüşebilen kök hücrelerin insan embriyolarının erken yapısını taklit ettiği bir yöntem geliştirdiler. Ekip, keşfin kısırlık tedavisinde temel anlayışları ve düşüğü önlemede koşulları iyileştireceğini söyledi.

Tartışma çıkaran deney: İnsan-maymun karışımı embriyo

Tartışma çıkaran deney: İnsan-maymun karışımı embriyo

Bilim insanları insan ve maymun hücrelerinin karışımından oluşan ilk embriyoları yarattı. Yapılan çalışmalar büyük etik tartışmalara yol açtı.

Tüp bebek tedavisine katkı sağlayacak

Independent‘ın haberine göre, bilim insanları bulguların kısırlık araştırmalarına yararlı olacağını düşünüyor. Çalışma, embriyoların gelişimine, düşük ve diğer komplikasyonlardan kaçmak için yapılması gerekenlere katkı sağlıyor. Yeni embriyo modellerini, IVF (tüp bebek tedavisi) gibi destekli gebelik uygulamalarında embriyoların gelişimini iyileştirecek koşulları test ederken kullanacaklar.

kök hücre tedavisi ile insan embriyosu
İnsan kök hücreleri ile yapılmış yapay bir blastokist; embriyonun en erken oluşumu. (Fotoğraf: Teksas Üniversitesi Güneybatı Tıp Merkezi)

Mart ayında çeşitli araştırma ekipleri önemli bir keşfe imza atmıştı. Araştırmacılar, insan kök hücresinin döllenmiş yumurtanın bölündükten sonraki en erken embriyo oluşumu blastokistin kurucu elementlerini üretebileceğini keşfetmişti. Yeni çalışma ise bu keşiften sonra geldi.

Exeter Üniversitesi Canlı Sistemler Enstitüsü müdürü Profesör Austin Smith, keşif için “devrim niteliğinde” dedi. Ardından Dr. Smith, “Kök hücreler oluşumunu tamamlamış blastokistten geliyor. Yine de aynı embriyo yapısını bütünüyle tekrar oluşturabiliyor.” şeklinde konuştu.

Kök hücre yöntemi hayvan deneylerini azaltacak

Böylesi bir gelişme ile bilim insanları artık hayvan deneylerine bağlı kalmayacak. Çünkü, insan gelişimi hakkında yargıya varırken araştırmacılar, özellikle fare kök hücrelerini kullanmak zorunda kalıyordu. Üstelik, farelerin üreme sistemleri büyük ölçüde insanlardan farklı.

tüp bebekte kök hücre tedavisi
Keşif, tüp bebek tedavisi için özellikle önemli.

İnsan embriyolarını incelemek için erişim sınırlı. Hem de etik kaygılar nedeniyle sıkı bir şekilde düzenleniyor. Ancak insan kök hücrelerinden laboratuvarlarda yetiştirilen blastosistler aynı etik incelemeye tabi tutulamaz. Bu nedenle hayati öneme sahip olabilir.

Araştırmacılar, kök hücreleri kümeler halinde düzenleyerek, erken gelişimde hücreleri etkilediği bilinen iki moleküle düşük miktarda maruz bıraktı. Kümelerin yüzde 80’i üç gün sonra kendilerini embriyonun blastokist evresine benzer yapılar biçimde organize etti. Blastokist evre, döllenmiş yumurtanın 6 gün sonra oluşturduğu 200 kadar hücreden oluşan yapılardır. Ekip, yapay embriyoların doğal embriyo ile aynı aktif genlere sahip olduğunu gösterdi.

Exeter Üniversitesi Canlı Sistemler Enstitüsü’nden Dr. Ge Guo, çalışmaya ilişkin konuştu. Guo, yeni tekniğin “insanlarda embriyo kullanmadan erken gelişimi incelemek için ilk kez güvenilir bir sistem” sağladığını söyledi. Yaklaşımın, bir laboratuvarda bebek üretmeye yönelik bir adım olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizdi.

Creality 3D yazıcılar artık Türkiye pazarında!

30 yılı aşkın sektör deneyimi ile Türkiye’nin önde gelen kuruluşların dijital ihtiyaçlarını karşılayan ve teknoloji danışmanlığını üstlenen E-Data Teknoloji, Çin pazarının lider 3D yazıcı üreticilerinden Creality’nin resmi distribütörü oldu.

Bu iş birlikteliğinin öne çıkan ilk ürünü Creality’nin birkaç ay önce piyasaya sürdüğü model, Sermoon D1.

Creality 3D Sermoon özellikleri ile neler sunuyor?

Alüminyum çerçevesi ve şeffaf yan panelleri ile şık bir tasarıma sahip olan Sermoon D1 ilk görüşte profesyonel bir yazıcı olduğunu kullanıcıya hissettiriyor. Tamamen metal çerçeveye sahip olması sağlamlığını artırırken, şeffaf yapısı sayesinde tüm baskı sürecini dışarıdan rahatlıkla görüntülemek mümkün.

280 x 260 x 310 mm boyutlara sahip olan 3D yazının güç kaynağı, değişken gerilimler ile uyumlu çalışabiliyor. Bu sayede elektriğin stabil olmadığı bölgelerde de çalışması sağlanırken, olası bir tehlike durumunda kendini korumaya alabiliyor. Yazdırmaya kaldığınız yerden devam edebiliyorsunuz.

3D yazıcıların ortaya çıkardığı ses bazen kullanıcıları rahatsız edebiliyor. Bu konuda yoğun bir çalışma yürüten Creality’nin kendi bünyesinde geliştirdiği sessiz 32-bit anakart, sessiz step sürücüleri ve neredeyse kapalı yapısı sayesinde Sermoon D1’in sessiz bir cihaz olmasını sağlıyor.

4.3 inç büyüklüğünde renkli dokunmatik ekrana sahip olan 3D yazıcı, filament kırıldığında veya bittiğinde baskının durdurulmasını ve modelin bozulmasını önlüyor. Tablanın kolayca hareket ettirilebilmesi için düğmelere sahip.

1000’den fazla çalışanı ve 50 bin metrekarelik üretim tesisine sahip Creality’nin merkez ofisi Çin, Shenzhen’de bulunuyor. Şirketin Beijing, Shanghai, Wuhan ve Chengdu’da şubeleri var. Creality ürünleri bugün Çin’de üretilip aralarında Fransa, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Rusya, Birleşik Krallık, Almanya, Singapur, Mısır ve Hindistan’ın yer aldığı 100’den fazla ülkeye ulaşıyor.

OnePlus kullanıcılarına müjde! Beklenen özellik yolda

Akıllı telefona sahip pek çok kişi, çeşitli duvar kağıtları ve temalarla cihazlarını özelleştirebilirler. Genelde Android kullanıcılarının bir kısmı, markanın sunduğu tema mağazasıyla bu işlemleri kolayca yapar. Ancak OnePlus kullanıcıları bu konuda çok şanslı değil. Zira şirket bugüne kadar kendi tema mağazasını sunmadığı için kullanıcılar cihazlarını özelleştiremiyorlar. Fakat OnePlus nihayet bu sorunu çözeceğini ve kendi tema mağazasını getireceğini açıkladı.

OnePlus oyuncular için yeni aksesuarını tanıttı

OnePlus oyuncular için yeni aksesuarını tanıttı

OnePlus, yeni bir telefon aksesuarı daha tanıttı. Oyun oynamak için tetikleyici görevi gören aksesuar, tüm iOS ve Android telefonlarda kullanılabilecek.

OnePlus tema mağazası geliyor

Hemen hemen tüm akıllı telefonların kendine özel arayüzüleri vardır. Örneğin; Xiaomi’nin MIUI arayüzü bulunurken, Huawei’nin EMUI ve Samsung’un ise One UI arayüzü bulunmakta. Bu kullanıcıların hepsi de şirketin sunduğu tema mağazasıyla cihazlarını kendilerine göre kişiselleştirebiliyor.

OnePlus tema
OnePlus’ın yeni tema mağazası önümüzdeki aylarda gelecek.

OnePlus’ın da kendine özgü OxgenOS arayüzü bulunuyor. Ancak şirket diğerleri gibi bu arayüzünde özel bir tema mağazasına yer vermiyor. Neyse ki kullanıcıların gelecekte böyle bir sorunu olmayacak. Zira şirketin bugün yaptığı açıklamaya göre yakında yeni bir tema mağazası piyasaya sürülecek.

Bugün OnePlus topluluk formunda ‘Tema Mağazası’ için yeni bir etkinlik düzenleneceği açıklandı. OxygenOS’un bir sonraki sürümünde bu yeniliği sunacağını doğrulayan şirket, 18 Mayıs’ta tüm detayları kullanıcılarıyla tartışacak.

Muhtemelen tema mağazası Android 12 tabanlı OxygenOS’ta piyasaya çıkacak. Ancak bu özelliğin Android 12 aşağısına gelip gelmeyeceği şu an için bilinmiyor. 18 Mayıs’ta tüm ayrıntılar açıklığa kavuşacaktır diye tahmin ediyoruz.

Elon Musk’tan dikkat çeken kripto para uyarısı

Elektrikli otomobil üreticisi Tesla‘nın ve roket üreticisi SpaceX‘in CEO’su Elon Musk geçtiğimiz günlerde Dogecoin gibi kripto para birimlerine yatırım yapmanın faydalarını periyodik olarak anlatmıştı. Fakat ünlü girişimci bugün frene bastı ve yatırımcıları kripto paralarla ilgili uyardı. Musk’ın paylaşımı herkesi şaşırttı.

Elon Musk’ı dinledi, milyoner oldu

Elon Musk’ı dinledi, milyoner oldu

Elon'un sözlerine göre, kendisini Dogecoin tweet'lerini dikkate alan 33 yaşındaki bir kişi söz konusu kripto para birimine yatırım yaparak milyoner oldu.

Elon Musk uyardı: “Dikkatli yatırım yapın!”

Sosyal medyayı çok aktif bir şekilde kullanan Elon Musk günün erken saatlerinde takipçilerine uyarıda bulundu. Kripto para yatırımcıları için şu notu kaydetti:

Kripto para birimleri umut verici. Ancak lütfen dikkatli bir şekilde yatırım yapın!

İlk kez 2013 yılında tamamen mizahi amaçlar doğrultusunda piyasaya sürülen Dogecoin’in yükselişi de yine Musk’ın sosyal medya paylaşımları sayesinde gerçekleşmiş; dünya genelinde çok sayıda yatırımcı bu kripto para birimine yönelmişti. Şu anda değeri yaklaşık 0.60 dolara ulaşan DOGE popülaritesini büyük oranda Musk’a borçlu.

Musk’ın açıklaması SNL’den hemen önce geldi

Bu hafta sonu Saturday Night Live (SNL) programına konuk olacak Elon Musk’ın kripto paralar üzerine yazılmış skeçlerde oynayacağı ortaya çıktı. Bu hafta basın karşısına çıkan Musk, “Sizce SNL’de ne yapmalıyım?” diye karşısındaki insanlardan fikir aldı.

Etraftan gelen “DOGE” seslerinin üzerine Musk, karşısındakilere “DOGE birinci tercihiniz mi?” sorusunu yöneltti. Kendisine Dogecoin ile ilgili şaka yapıp yapmayacağı sorusuna ise “Bakacağım,” yanıtı verdi.

Peki ya siz Elon Musk’ın kripto paralarla alakalı bu değişken görüşleriyle ilgili neler düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi bizlerle paylaşmayı unutmayın.

Google, Dünya Şifre Günü’nü böyle kutladı

Google yeni güvenlik adımlarını duyurdu. Kullanıcıların bilgilerini daha güvende tutmak ve ulaşılamaz hale getirmek için isteğe bağlı olarak uzun yıllardır iki faktörlü doğrulama (2FA) seçeneğini zaten sunuyordu. Ancak şirket bugün bu özelliği zorunlu hale getiriyor. Bunun sebebi ise güvenliği her kullanıcı için iki katına çıkarmak olarak açıklandı.

Google yeni çalışma stratejisini hayata geçiriyor

Google yeni çalışma stratejisini hayata geçiriyor

Koronavirüs salgını nedeniyle uzaktan çalışma modeline geçen Google, hayat normale döndüğünde nasıl bir çalışma stratejisi ortaya koyacağını açıkladı.

Çift faktörlü doğrulama her kullanıcıda aktif olacak

Google bu yılki Dünya Şifre Günü’nü anmak adına yakında otomatik olarak kullanıcı hesapları için iki faktörlü kimlik doğrulamayı açık duruma getirdi. Google’ın yaptığı açıklamaya göre şifreler çalınması kolay, hatırlanması zor ve yönetilmesi sıkıcı olabileceğinden çevrimiçi güvenliğiniz için en büyük tehdit olarak belirtiliyor.

Google iki faktörlü kimlik doğrulama

Birçok kullanıcı uzun ve karmaşık parolalar bulmaya çalışırken aynı parolayı birden çok çevrimiçi hesapta kullanabiliyor. Şifrelerin yeniden kullanma olasılıkları daha yüksek olduğundan bu durum güvenliklerini de riske atabiliyor. Bir hesabın güvenliği ihlal edilirse tüm hesapları savunmasız hale gelebiliyor.

Bu sebeplerle birçok kullanıcı bunları çevrimiçi ortamda güvenli bir şekilde saklamak için çeşitli yöntemler uyguluyor. Bu kapsamda güçlü ve karmaşık parolalar oluşturmak için Parola Oluşturma uygulamaları kullanmaya başlandı.

Parolaları yönetmek için Google Chrome‘da dahil olmak üzere çoğu modern tarayıcının yerleşik şifre yöneticileri bulunuyor. Google’ın şifre yöneticisinin kullanımı tamamen ücretsiz olarak sunuluyor.

İki adımlı doğrulama sistemi (2FA)

Çevrimiçi hesaplarınızı korumanın en iyi yollarından biri, ikinci bir doğrulama biçimine sahip olmaktan geçiyor. Çünkü bu sistem oturum açmaya çalışanın gerçekten siz olduğunuzu onaylamalarına olanak tanıyor.

Google iki faktörlü kimlik doğrulama
Google iki faktörlü kimlik doğrulama sisteminin ekran görüntüsü

Google bu sistemi yıllardır kullanıcılar için sunuyor. İki adımlı doğrulama normal şartlarda isteğe bağlı olarak aktif ediliyor. Ancak şimdi yeni bir adım atarak bu seçeneği zorunlu kılıyor. Aynı zamanda Google çift faktörlü kimlik doğrulamasını sorunsuz ve hatta bir şifreden daha güvenli hale getirmek için cihazlarda gelişmiş güvenlik teknolojileri de oluşturuyor.

Google ürün yönetimi, kimlik ve kullanıcı güvenliği direktörü Mark Risher bir blog gönderisinde, parolasız bir geleceğe geçene kadar şirketin kullanıcılarının şifrelerini güvende tutmak için çalışmalarına devam edeceğini açıkladı. Açıklamasına ek olarak, “Bir gün çalınan şifrelerin geçmişte kalacağını umuyoruz. Çünkü şifreler geçmişte kalacak ancak o zamana kadar Google sizi ve şifrelerinizi güvende tutmaya devam edecek,” dedi.