Elon Musk’ın interneti Starlink, dünya genelinde yaşanan ve yaklaşık üç saat süren bir kesintiyle kullanıcılarını internetsiz bıraktı. Türkiye saati ile 23:30 sularında başlayan sorun, sosyal medyada kısa süreli paniğe neden olurken, hem şirket hem de Elon Musk tarafından yapılan açıklamalarla hizmetin normale döndüğü duyuruldu.
Starlink uzun süre hizmet veremedi
Kesinti başlar başlamaz, dünyanın dört bir yanındaki Starlink kullanıcıları X ve Reddit gibi platformlara akın ederek bağlantı sorunları yaşadıklarını bildirdi. Kesinti izleme platformu Down Detector’a birkaç saat içinde binlerce şikayet yağdı. Yapılan bildirimlerin %65’inin tamamen bağlantı kesintisi şeklinde olması, sorunun ciddiyetini gözler önüne serdi.
Kullanıcı şikayetlerinin artması üzerine ilk açıklama, bizzat SpaceX’in kurucusu Elon Musk’tan geldi. Kesintinin kısa süreceğini belirten Musk, kişisel X hesabından yaptığı paylaşımda, yaşanan aksaklık için özür diledi.
Türkiye'de elektrikli otomobillere gelen ÖTV zammı sonrası ucuz Tesla haberi yüreklere su serpiyor. Peki, fiyatı ne kadar olacak?
Sorunun çözülmesinin ardından Starlink’in resmi X hesabından yapılan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi:
“Ağ sorunu çözüldü, Starlink hizmeti yeniden sağlandı. Bağlantının ne kadar önemli olduğunun farkındayız ve yaşanan aksaklıktan ötürü özür dileriz.”
Elon Musk, bu mesajı kendi hesabından da paylaşarak, “SpaceX, bu tür kesintilerin tekrar yaşanmaması için sorunun kaynağını ortadan kaldıracak” ifadeleriyle gelecekte benzer sorunların yaşanmayacağının garantisini verdi.
Apple, watchOS 26 ile birlikte Apple Watch kullanıcılarına uyku puanı özelliğini getiriyor. iOS 26’nın beta sürümünde ortaya çıkan detaylara göre, yeni sistemle birlikte kullanıcılar, bir gece boyunca ne kadar verimli uyuduklarını doğrudan saat üzerinden görebilecek. Şimdiye dek yalnızca üçüncü parti uygulamalarla sağlanan bu özellik, artık doğrudan Apple’ın ekosistemine entegre edilmiş durumda.
watchOS 26, uyku puanı özelliği sunuyor
iOS 26’daki Sağlık uygulamasının kodları içinde yer alan görsel bir içerikte, üzerinde “84” yazılı bir Apple Watch simgesi bulunuyor. Bu sayının, kullanıcının uyku kalitesine ilişkin bir puanı temsil ettiği anlaşılıyor.
Sayının çevresinde ise üç renkli çubuk yer alıyor. Turuncu çubuk, uyanık kalınan süreyi; açık mavi, REM uykusunu; koyu mavi ise temel veya derin uyku süresini işaret ediyor olabilir. Görseldeki grafikler, Apple’ın iOS genelinde farklı alanlarda kullandığı uykuyla ilgili simgelerle çevrelenmiş. Bunlar arasında ay ve yıldızlar, “zzz” sembolü, yatak, uyku evrelerini gösteren ikonlar, çalar saat ve termometre simgeleri yer alıyor.
Görselde “Watch Focus Score” ibaresi kullanılıyor. Bu ifade, Apple’ın sadece bir uyku puanı vermekle kalmayıp, aynı zamanda uyku süresine bağlı olarak kullanıcının ertesi günkü dikkat seviyesini de analiz eden bir sistemi devreye aldığını gösteriyor. Puanlama sistemi, sadece gece boyunca alınan uykuya odaklanmakla kalmıyor; aynı zamanda gün içinde kullanıcıların ne kadar odaklanabileceğine dair bir tahmin de sunuyor olabilir.
YouTube güncel reklam gelirlerini açıkladı. Google'ın bünyesindeki firma geçtiğimiz çeyrekte 9,79 milyar dolar kazandı.
Bu yeni özellikle birlikte, Apple Watch’un sağlık takibi yetenekleri bir adım daha ileriye taşınıyor. Apple, bugüne kadar kalp ritmi, kandaki oksijen seviyesi ve egzersiz takibi gibi birçok sağlık odaklı özellikle kullanıcıların günlük yaşamlarını takip etmelerini sağlıyordu. Uyku puanı özelliğiyle bu izleme sistemine yeni bir boyut eklenmiş oluyor.
Uyku puanı işlevi, watchOS 26 güncellemesiyle birlikte Apple Watch’lara entegre edilecek. Apple’ın bu yeniliği ne zaman tüm kullanıcılara açacağı ise henüz kesinlik kazanmadı. Ancak iOS 26 beta sürümündeki bulgular, özelliğin geliştirme sürecinde son aşamalara gelindiğini gösteriyor.
Çinli batarya üreticisi SVOLT Energy, yarı katı hal bataryalar alanında somut adımlar atmaya hazırlanıyor. Şirket, 2025’in son çeyreğinde 140 Ah kapasiteli ilk nesil yarı katı hal bataryaların deneme üretimine başlayacağını duyurdu. Geliştirilen bu bataryaların, BMW’nin MINI markasına tedarik edileceği açıklandı. Seri üretim süreci için hedeflenen tarih ise 2027 olarak belirlendi.
SVOLT, yarı katı hal batarya üzerinde çalışıyor
Yarı katı hal bataryalar, geleneksel sıvı elektrolitli lityum-iyon bataryalarla, henüz ticarileşme aşamasına gelmemiş tam katı hal bataryalar arasında bir teknoloji olarak tanımlanıyor. Bu bataryalar, sıvı ve katı elektrolit malzemelerin hibrit bir karışımını içeriyor. Amaç; mevcut bataryalara kıyasla daha yüksek enerji yoğunluğu, daha uzun kullanım ömrü ve daha yüksek güvenlik seviyeleri sunmak.
SVOLT, deneme üretimini mevcut seri üretim hattı üzerinde gerçekleştireceğini bildirdi. Şirketin başkanı Yang Hongxin, ilk nesil yarı katı bataryaların 300 Wh/kg enerji yoğunluğuna sahip olacağını açıkladı. Üretimin düşük maliyetle yapılması planlanıyor. Geliştirme çalışmaları devam eden ikinci nesil versiyonlarda enerji yoğunluğunun 360 Wh/kg seviyesine çıkarılması hedefleniyor.
SVOLT’un yarı katı hal teknolojisine ek olarak tam katı hal batarya programı da sürüyor. Bu program kapsamında geliştirilen ilk nesil bataryalarda 400 Wh/kg enerji yoğunluğu hedefleniyor. Şirket, bu yüksek yoğunluklu bataryaları alçak irtifada uçuş yapan hava araçları ve otomotiv sektöründe kullanmayı planlıyor.
İngiltere'de ilginç bir olay yaşandı. Zayıf şifre yüzünden 158 yıllık şirketin iflas noktasına geldiği ortaya çıktı.
SVOLT, bu açıklamadan kısa süre önce Zhejiang eyaletindeki Huzhou tesisinde ikinci nesil Dragon Armor bataryalarının üretimine başlamıştı. 65 kWsa kapasiteye sahip bu batarya, özellikle menzil uzatıcı elektrikli araçlar için tasarlandı.
Şirket, bu bataryanın segmentinde seri üretimdeki en büyük batarya olduğunu belirtiyor. 5C hızlı şarj desteğine sahip batarya, yüzde 20’den yüzde 80 doluluğa sadece 12 dakikada ulaşabiliyor. SVOLT’un attığı adımlar, batarya teknolojilerinde yaşanan hızlı dönüşümün ve bu alandaki küresel rekabetin geldiği noktayı gözler önüne seriyor.
AOC, yeni oyuncu monitörü Q24G50F modelini piyasaya sürdü. 2K çözünürlük ve 144Hz yenileme hızı gibi teknik özellikleriyle dikkat çeken ürün, yalnızca 104 dolarlık fiyat etiketiyle satışa sunuldu. Bu fiyat aralığında sunulan teknik değerler, cihazı bütçesini zorlamadan oyun performansı isteyen kullanıcılar için öne çıkarıyor.
AOC, uygun fiyatlı 2K oyuncu monitörü ile karşımızda
Q24G50F modeli, 23.8 inç boyutunda bir IPS ekran paneline sahip. 2560×1440 piksel çözünürlük sunan panel, %99 sRGB ve %92 DCI-P3 renk gamını kapsıyor. 8 bit renk derinliği ile gelen cihaz, fabrika çıkışlı kalibrasyonla satışa çıkıyor.
Panelin parlaklık değeri 350 nit seviyesine kadar ulaşabiliyor. 1300:1 kontrast oranı sayesinde detayların öne çıkarıldığı belirtilirken, HDR10 desteği de monitörde yer alıyor. HDR desteği temel düzeyde bir görüntü iyileştirmesi sağlıyor.
Tepki süresi 4ms olarak ölçülen monitör, Adaptive Sync desteğiyle birlikte çalışıyor. Bu özellik sayesinde ekrandaki yırtılmaların önüne geçiliyor. Ayrıca bulanıklık azaltıcı yazılım desteği, hızlı sahnelerde daha net görüntü elde edilmesine imkân tanıyor.
Oyunlara özel yazılımsal eklentiler arasında karanlık sahnelerde ayrıntıları ön plana çıkaran Dark Boost modu, ekran üzerindeki renkleri hızlıca değiştirmeyi sağlayan ayarlar ve sabit nişangâh yerleşimi gibi özellikler bulunuyor.
İngiltere'de ilginç bir olay yaşandı. Zayıf şifre yüzünden 158 yıllık şirketin iflas noktasına geldiği ortaya çıktı.
Cihaz tasarım açısından sade bir çizgi izliyor. Standı yalnızca öne ve arkaya eğilebiliyor. Eğilme aralığı -5° ile 23° arasında. Daha fazla esneklik isteyen kullanıcılar için 100×100 mm VESA uyumluluğu sayesinde monitör, harici askı kollarına ya da duvar aparatıyla farklı pozisyonlara monte edilebiliyor.
Bağlantı seçenekleri arasında bir adet HDMI 2.0 girişi, bir DisplayPort 1.4 ve 3.5 mm kulaklık çıkışı yer alıyor. Monitörün ağırlığı stand dahil 3.43 kg, standsız kullanımda ise 2.65 kg olarak ölçüldü. Q24G50F modeli; yüksek çözünürlük, hızlı yenileme oranı ve temel oyun odaklı özellikleri düşük bir fiyatla birleştirerek piyasaya sunuldu.
Qualcomm, yeni nesil amiral gemisi mobil işlemcisi Snapdragon 8 Elite Gen 2 için çift üretim stratejisini yeniden masaya aldı. Daha önce iptal edildiği ileri sürülen Samsung üretimli varyantın, şirketin planlarında hala yer aldığı ortaya çıktı. SM8850s model numarasıyla anılan ve “Kaanapali S” kod adıyla geliştirilen sürüm, Güney Koreli üreticinin 2nm GAA (Gate-All-Around) üretim sürecini temel alıyor.
Snapdragon 8 Elite Gen 2, iki farklı versiyonla geliyor
Yeni bilgiler, Qualcomm’un yalnızca TSMC’ye değil, aynı zamanda Samsung’a da güvenmeye devam edeceğini gösteriyor. Çin kaynaklarına dayandırılan raporlarda, Samsung’un üretim hattının TSMC’ye kıyasla daha düşük maliyet sunduğu ifade ediliyor.
Özellikle 2026 itibarıyla 2nm sınıfına geçişin sektör genelinde üretim maliyetlerini artırması beklenirken, Qualcomm’un olası maliyet artışlarına karşı şimdiden önlem aldığı görülüyor. Samsung’la sürdürülen üretim iş birliği, bu çerçevede stratejik bir denge unsuru olarak değerlendiriliyor.
TSMC tarafında ise Snapdragon 8 Elite Gen 2’nin N3P süreciyle üretilecek varyantı öne çıkıyor. Bu üretim hattı, daha yüksek performans ve enerji verimliliği sunmasıyla biliniyor. Ancak maliyetlerin de bu oranda yükseldiği belirtiliyor.
İngiltere'de ilginç bir olay yaşandı. Zayıf şifre yüzünden 158 yıllık şirketin iflas noktasına geldiği ortaya çıktı.
Samsung’un GAA süreci henüz geniş çaplı bir seri üretim aşamasında olmamakla birlikte, şirketin bu alandaki verimlilik çalışmalarına hız verdiği bilgisi paylaşılıyor. Samsung’un Qualcomm’a uygun fiyatlı teklifler sunduğu yönündeki iddialar da, bu varyantın geliştirme sürecinde kalmasını açıklayan unsurlar arasında.
Snapdragon 8 Elite Gen 2’nin hem Samsung hem de TSMC üretimi olarak piyasaya sunulması halinde, performans farklarının ne ölçüde hissedileceği belirsizliğini koruyor. Ancak kaynaklar, her iki varyantın da önceki nesillere göre kayda değer bir performans artışı sağlamayabileceğini dile getiriyor. Bu durum, Snapdragon 8 Gen 3’le kıyaslandığında Elite serisinin teknik iyileştirmelerinin sınırlı kalabileceği anlamına gelebilir.
Qualcomm’un bu stratejiyi sadece mevcut modelle sınırlı tutmayabileceği de konuşuluyor. Şirketin, 2026’da çıkması beklenen Snapdragon 8 Elite Gen 3 için de benzer şekilde hem TSMC hem de Samsung üretim bandını kullanabileceği öne sürüldü.
Şimdilik resmi doğrulama yapılmasa da, tedarik zinciri tarafındaki bu çoklu yapı, şirketin maliyet ve üretim risklerini azaltmaya yönelik adımlarının sürdüğünü gösteriyor.
Samsung, tabletpazarındaki çalışmalarına devam ediyor. Güney Koreli üretici bu kapsamda çok yakında Tab S11 serisini tanıtacak. Son gelişmeler, serinin üst düzey modeli Tab S11 Ultra‘nın tanıtımdan önce önemli bir eşiği aştığını gözler önüne seriyor.
Galaxy Tab S11 Ultra geliyor: İşte ayrıntılar
Galaxy Tab S11 Ultra, Avrupa’daki UL Demko veritabanında ‘SM-X736B’, ‘SM-X736N’, ‘SM-X730’ ve ‘SM-X736C’ model numaralarıyla listelendi. Bu model numaralarının, Finlandiya, Fransa, Danimarka ve İsveç gibi Avrupa ülkelerinde piyasaya sürülecek çeşitli versiyonlara ait olduğu söyleniyor. Bununla birlikte, markanın yeni tabletinde 45W şarj hızlarına yer vereceği resmen doğrulandı.
Bu şarj hızı şirketin en üst düzey modeli Galaxy S25 Ultra’da da karşımıza çıkıyor. Bilindiği üzere söz konusu model geçtiğimiz ay Geekbench’te görüntülendi. Performans testleri sayesinde modele güç verecek işlemcinin Dimensity 9400+ olduğu kesinleşti. Öte yandan, 12 GB RAM’e sahip olacağını ve kutudan çıkar çıkmaz Android 16 işletim sistemini çalıştıracağını söyleyebiliriz.
Kullanıcılara fikir vermesi açısından, Galaxy Tab S10+ ve S10 Ultra modelinin özellikleri şu şekilde;
Tesla, 2025 yılının ikinci çeyreğine ait finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket bu dönemde 22,5 milyar dolar gelir elde etti. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre %12’lik bir düşüşe işaret ediyor. Net kâr da benzer şekilde gerileyerek 1,17 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Yıllık bazda kârdaki düşüş oranı %16 oldu.
Tesla, ikinci çeyrek sonuçlarını açıkladı
Geçen yılın ikinci çeyreğine kıyasla yaşanan bu düşüşe rağmen, Tesla ilk çeyreğe göre daha olumlu bir tablo çizdi. Şirket, 2025’in ilk çeyreğine kıyasla gelirlerini %19 artırdı. Aynı dönemde net kârda ise %286 oranında artış yaşandı. Bu toparlanma, çeyrekler arası kıyaslamada olumlu bir gelişme olarak kayıtlara geçti.
Otomotiv tarafındaki gelirler, Tesla’nın finansal performansında belirleyici rol oynadı. Ana iş kolunu oluşturan bu segmentte gelirler, geçen yılın aynı çeyreğinde elde edilen 19,9 milyar dolardan 16,6 milyar dolara düştü.
Bu, %16,6 oranında bir gerilemeye işaret ediyor. Araç teslimatları ise ikinci çeyrekte 384.122 adet olarak gerçekleşti. Teslimat sayısı yıllık bazda %13 azalırken, bir önceki çeyreğe göre %14 arttı.
İngiltere'de ilginç bir olay yaşandı. Zayıf şifre yüzünden 158 yıllık şirketin iflas noktasına geldiği ortaya çıktı.
Tesla’nın ikinci çeyrek verileri, ilk çeyreğe kıyasla toparlanma işaretleri taşıyor ancak yıllık bazda şirketin düşüş eğiliminde olduğu görülüyor. Bu tabloya etki eden faktörler arasında Çin merkezli elektrikli araç üreticilerinin artan rekabet baskısı, Amerika Birleşik Devletleri’nde elektrikli araç teşviklerinin geri çekilmesine yönelik politikalar ve küresel pazarda yükselen gümrük vergileri öne çıkıyor.
Elon Musk’ın Tesla’ya yeniden daha fazla zaman ayıracağı yönündeki açıklamaları da ikinci çeyrek verilerinin ardından gündemdeki yerini koruyor. Musk, kısa süre önce Trump yönetimindeki görevinden ayrıldığını duyurmuştu.
Ancak Musk’ın kamuoyundaki siyasi çıkışları, özellikle ABD iç pazarında tüketici tepkisine neden olmuş durumda. Bu durumun Tesla satışlarına etkisi olduğu değerlendirmeleri, analist raporlarında yer buluyor. Analistler, şirketin yılın geri kalanında da satışlarda düşüş trendinden çıkamayacağını öngörüyor.
Apple, iOS 26’nın Public Beta sürümünü kullanıcılarla paylaştı. Bu sürüm, iPhone yazılımı için yıllardır görülen en kapsamlı güncellemelerden biri olarak dikkat çekiyor. Apple, sürüm numaralarını 2026 yılına uygun şekilde yeniden düzenleyerek tüm işletim sistemlerini “26” etiketi altında birleştirdi. Bu değişiklikle birlikte daha önce iOS 18 olan son büyük güncellemenin ardından doğrudan iOS 26’ya geçilmiş oldu.
iOS 26 Public Beta sürümü görücüye çıktı
Yeni güncelleme, geniş cihaz desteği sunuyor. iPhone SE (2. nesil) ve sonraki modeller dahil olmak üzere iPhone 11, 12, 13, 14, 15 ve en yeni iPhone 16 serisi cihazlar iOS 26 ile uyumlu çalışıyor.
iOS 26’nın en dikkat çeken yeniliği, Apple’ın “Liquid Glass” adını verdiği yeni tasarım anlayışı. Bu tasarım, 2013’teki iOS 7 değişiminden bu yana yazılım arayüzünde yapılan en büyük dönüşüm olarak öne çıkıyor.
Apple’ın İnsan Arayüzü Tasarımı Başkan Yardımcısı Alan Dye, Liquid Glass’ı camın optik özellikleriyle yazılımda akışkan bir deneyim sunan yeni bir materyal olarak tanımlıyor. Tüm arayüzde yeni ikonlar, düğmeler ve menüler bu tasarım anlayışıyla baştan tasarlandı. Animasyonlar da dokunma ve kaydırma gibi etkileşimlerde daha akıcı hale getirildi.
İngiltere'de ilginç bir olay yaşandı. Zayıf şifre yüzünden 158 yıllık şirketin iflas noktasına geldiği ortaya çıktı.
Telefon uygulaması da iOS 26 ile tamamen yenilendi. Favoriler, Son Aramalar ve Sesli Mesajlar tek bir arayüzde birleştirildi. Kullanıcılar dilerse eski görünüme dönebiliyor. Yeni eklenen Arama Filtreleme özelliği, bilinmeyen numaralardan gelen çağrıları karşılayarak arayan kişinin adı ve amacı hakkında bilgi topluyor ve kullanıcının çağrıyı cevaplayıp cevaplamamasına karar vermesini sağlıyor.
Bekletme Asistanı ise telefonda bekleme sırasında hattın karşı tarafında biri konuşmaya başladığında kullanıcıyı uyarıyor. Ayrıca tanınmayan numaraların filtrelenmesi, SharePlay desteği ve Apple Intelligence ile özetlenen sesli mesajlar yeni gelen özellikler arasında yer alıyor.
Mesajlar uygulamasında kullanıcılar artık konuşma arka planlarını kişiselleştirebiliyor. Bu arka planlar varsayılan koleksiyondan, fotoğraf kütüphanesinden ya da Apple Intelligence destekli Görsel Oyun Alanı üzerinden oluşturulabiliyor. Uygulama içine oylama özelliği de eklendi. Anlık olarak oyların takip edilebildiği bu özellik, Apple Intelligence ile desteklenerek öneri oluşturabiliyor.
Mesajlar ayrıca gelişmiş spam filtresi, grup konuşmalarında yazma göstergeleri, Apple Cash desteği ve yeni kişi ekleme butonu gibi yeniliklerle güncellendi. Arama özelliği doğal dil desteğiyle güçlendirildi, metin seçimi detaylandırıldı ve medya, bağlantılar gibi içeriklere ulaşım kolaylaştırıldı.
Kamera uygulamasında da tasarım değişikliğine gidildi. Sık kullanılan özelliklere erişim sadeleştirilirken tüm diğer işlevler kaydırmalarla ulaşılabilir durumda tutuldu. Lens temizleme uyarısı ve AirPods üzerinden fotoğraf çekme gibi işlevler eklendi.
Fotoğraflar uygulamasında geçen yıl tek sekmeli tasarıma geçilmişti. Bu yıl ise gelen geri bildirimler doğrultusunda “Kütüphane” ve “Koleksiyonlar” sekmeleri ayrı hale getirildi. Koleksiyon görünümünde yoğunluk ayarları yapılabiliyor. Ayrıca mekânsal sahnelerde derinlik efektleriyle fotoğraflar görüntülenebiliyor. Etkinlik bilgileri de doğrudan uygulama içinde erişilebiliyor.
Müzik uygulaması iOS 26 ile Apple Music kullanıcılarına önemli yenilikler sunuyor. Otomatik Karışım (AutoMix) özelliği, şarkılar arasında yapay zekâ destekli geçişler yaparak kesintisiz bir dinleme deneyimi oluşturuyor. Şarkı sözlerinin yabancı dillerde çevirisi ve telaffuz yardımı özellikleri de eklendi. Kullanıcılar ayrıca favori şarkı, albüm ve çalma listelerini kütüphane sekmesinin en üstüne sabitleyebiliyor.
CarPlay de yeni sürümle birlikte Liquid Glass tasarımına kavuştu. Arayüzde yenilenen ikonlar ve menüler dışında, artık iPhone’daki tüm widget’lar CarPlay’e eklenebiliyor. Canlı Etkinlikler ilk kez CarPlay’de gösterilmeye başlandı.
Gelen çağrılar tüm ekranı kaplamak yerine banner olarak altta görünüyor. Geliştiricilerin ve otomobil üreticilerinin desteklemesi gereken yeni “araçta video oynatma” özelliği de sisteme dahil edildi. AirPods ile Handoff desteği de getirildi.
iOS 26, Apple’ın oyun konusundaki hamlesini de ortaya koyuyor. Ana ekrana eklenen yeni Apple Games uygulaması, kullanıcıların tüm oyunlarını ve Apple Arcade içeriklerini tek bir yerden yönetmesine olanak tanıyor. Uygulama, güncellemeler ve etkinliklerle ilgili bilgilendirme de sağlıyor.
Haritalar uygulamasında “Tercih Edilen Rotalar” ve “Ziyaret Edilen Yerler” adında iki yeni özellik devreye alındı. iPhone, düzenli olarak gidilen güzergâhları tanıyor ve rotadaki olası gecikmelere göre kullanıcıyı önceden uyarıyor. Ziyaret edilen mekanlar otomatik olarak kaydediliyor, paylaşılabiliyor ya da silinebiliyor. Bu bilgiler tamamen cihazda saklanıyor ve gizlilik esas alınıyor.
Apple Intelligence, iOS 26 ile daha derin bir entegrasyona ulaştı. Görsel Zekâ, ekran görüntüsü üzerinden etkinlik oluşturma, arama yapma, ürün bulma ya da ChatGPT’ye gönderme gibi işlemler gerçekleştirebiliyor. Öne çıkan özelliklerden biri de Canlı Çeviri oldu. Bu özellik; Mesajlar, Telefon ve FaceTime uygulamalarında gerçek zamanlı çeviri yapıyor. Çeviriler cihaz üzerinde gerçekleştiği için gizlilik korunuyor.
Kısayollar uygulamasında Apple Intelligence destekli yeni eylemler tanımlanabiliyor. Kullanıcılar artık yazma araçları ya da Görsel Oyun Alanı gibi özellikleri doğrudan kısayollara entegre edebiliyor. “Model Kullan” adı verilen yeni bir işlem ile Apple’ın modellerine ya da ChatGPT’ye doğrudan erişim sağlanabiliyor. Örneğin bir öğrenci, bir ders kaydının transkriptini notlarıyla karşılaştırarak eksik bilgileri çıkartabilecek bir kısayol oluşturabiliyor.
Genmoji ve Görsel Oyun Alanı özellikleri de genişletildi. Artık birden fazla emoji birleştirilebiliyor, yüz ifadeleri ve kişisel özellikler özelleştirilebiliyor. Görsel Oyun Alanı ise ChatGPT entegrasyonu sayesinde farklı stillerde görseller üretme imkânı sunuyor. Yeni seçenekler arasında Sulu Boya ve Yağlı Boya stilleri de yer alıyor.
Apple Intelligence, bunun yanı sıra Apple Wallet’ta sipariş takip özelliği, Hatırlatıcılar uygulamasında kategori önerileri, Mesajlar’da otomatik anket oluşturma gibi birçok alanda küçük ama etkili dokunuşlarla kullanıcının karşısına çıkıyor.
iOS 26, Apple’ın iPhone yazılımında tasarımdan işlevselliğe kadar geniş yelpazede kapsamlı bir dönüşüm sunduğu bir sürüm olarak dikkat çekiyor. Halka açık beta sürümüyle test edilmeye başlanan bu güncellemenin yıl sonuna doğru tüm kullanıcılarla paylaşılması bekleniyor.
Telefon veya tablet satın alırken dikkat edilmesi gereken en önemli unsurlardan biri yazılım güncelleme desteği. Bu destek sayesinde cihazlar en son işletim sistemi sürümlerini sorunsuz şekilde kullanabiliyor diyebiliriz. Ayrıca, güvenlik güncellemeleriyle olası açıklar kapatılarak potansiyel gizlilik sorunlarının önüne geçilebiliyor. Peki, şu anda Samsung’un altı yıl güncelleme desteği sunduğu modeller hangileri?
Altı yıl güncelleme desteği alacak Samsung modelleri
Samsung, geçen yıl kullanıcıların sevindirecek önemli bir adım attı. Şirket, ekim ayında satışa sunduğu Galaxy A16 5G için tam altı yıl yazılım desteği vereceğini duyurdu. Bu sayede cihaz, uzun yıllar boyunca hem güncel kalacak hem de güvenlik açısından daha korunaklı bir yapıya sahip olacak.
Yalnızca Galaxy A16 5G değil, bundan sonra piyasaya çıkacak pek çok orta segment Samsung modelinin de altı yıl boyunca Android ve güvenlik güncellemeleri alması bekleniyor. Ancak, bu güncelleme politikası eski modelleri kapsamadığı için önceki cihazların bu uzun vadeli destekten faydalanamayacağını belirtmek gerekiyor.
Altı yıl güncelleme desteği alacak Samsung modelleri;
Galaxy A56
Galaxy A36
Galaxy A26
Galaxy A16
Galaxy A16 5G
Galaxy M16 5G
Galaxy M56
Galaxy M36
Galaxy M16
Galaxy F56
Galaxy F16
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Samsung’un son dönemde uyguladığı güncelleme politikası nasıl? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
OpenAI’ın çalkantılı dönemini konu alan “Artificial” filmiyle ilgili yeni bilgiler netleşti. 2023 yılında yapay zeka dünyasının en çok konuşulan olaylarından biri olan OpenAI CEO’su Sam Altman’ın görevden alınması ve ardından hızla geri dönmesi, sinema perdesine taşınıyor. Yapım aşamasındaki filmde, şirketin kurucularından Elon Musk’ı kimin canlandıracağı da kesinleşti. Rol, daha çok komedi yapımlarından tanınan Ike Barinholtz’a verildi.
Ike Barinholtz, yeni filmde Musk’ı canlandıracak
Barinholtz, The Mindy Project ve Suicide Squad gibi projelerde yer almıştı. Oyuncunun, teknoloji ve iş dünyasının ciddi yüzlerinden biri olan Elon Musk’ı canlandıracak olması, filmde beklenen mizahi tonun işaretlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Senaryosu komedi yazarı Simon Rich tarafından kaleme alınan filmde, anlatım dili açısından geleneksel biyografi yapımlarından farklı bir çizgi izleniyor. Rich, Man Seeking Woman dizisiyle biliniyor.
Yapım Amazon MGM çatısı altında hazırlanıyor. Yönetmen koltuğunda ise son olarak Challengers filmiyle adından söz ettiren Luca Guadagnino oturuyor. Guadagnino, Call Me by Your Name ile uluslararası başarı elde etmişti. Film, sadece Sam Altman’ın görevden alınıp kısa süre sonra Microsoft’un desteğiyle OpenAI’daki CEO görevine dönmesini değil, aynı zamanda şirketin kuruluş yıllarını da ele alıyor.
Altman’a filmde Andrew Garfield hayat veriyor. Garfield daha önce The Social Network filminde Eduardo Saverin karakteriyle teknoloji dünyasını konu alan bir yapımda yer almıştı. OpenAI’ın eski CTO’su Mira Murati’yi Monica Barbaro canlandırıyor.
İngiltere'de ilginç bir olay yaşandı. Zayıf şifre yüzünden 158 yıllık şirketin iflas noktasına geldiği ortaya çıktı.
Murati, Altman’ın kovulduğu dönemde kısa süreliğine geçici CEO olarak göreve gelmişti. Şirketin kurucu ortaklarından ve Altman’ın görevden alınmasında rol oynayan isimlerden Ilya Sutskever’i ise Yuri Borisov oynuyor. Borisov, Anora filmindeki performansıyla öne çıkmıştı.
Artificial’ın çekimlerine kısa süre önce İtalya’da başlandı. Çekimlerin Ağustos ayında tamamlanması planlanıyor. Film, post-prodüksiyon sürecinin ardından 2026 yılının ilk yarısında vizyona girecek. Yapım, içerik ve ton açısından The Social Network filmiyle sıkça karşılaştırılsa da, senaryonun yazarı ve oyuncu kadrosu itibarıyla daha esprili bir dilin tercih edildiği görülüyor.
Samsung, bu yıl kullanıcılara bir sürpriz yaparak amiral gemisi Galaxy S serisine inceliğiyle dikkatleri üzerine çeken Edge modelini dahil etti. Galaxy S25 Edge, temelde amiral gemisi özelliklerine sahip olsa da batarya gibi konularda kullanıcıları pek de memnun etmedi. Fakat son ortaya çıkan raporlar, önümüzdeki yıl satışa çıkacak Galaxy S26 Edge modelinde bu sorunun çözüleceğini ortaya koyuyor.
Galaxy S26 Edge, daha büyük bir bataryayla gelecek
Ice Universe’ten gelen yeni bir sızıntı Galaxy S26 Edge modelinde bazı değişiklikler olacağını ortaya koyuyor. Söylentiye göre yeni telefon, 5.8 mm kalınlığındaki selefinden daha ince olacak ve aynı zamanda daha büyük bir batarya içerecek. Bilindiği üzere S25 Edge’de 3,900 mAh’lik bir batarya kullanıldı.
S26 Edge’in hem daha ince tasarımı hem de daha büyük bir pil kapasitesi sunması mevcut modeldeki eleştirilerden sonra alınmış bir karar olarak değerlendirilebilir. Çünkü yalnızca Samsung değil, genel olarak ilk kez piyasaya çıkan modellerde bazı detaylar kullanıcıları ilk etapta tam anlamıyla memnun etmeyebilir. Ancak devam modellerinde tıpkı Galaxy S26 Edge örneğinde olduğu gibi bu gibi sorunlar giderilebilir.
Daha büyük batarya, “yeni batarya materyali teknolojisi” kullanımıyla mümkün olacak. Bu durum silikon-karbon (Si/C) teknolojisini akla getirse de, henüz kesinleşmiş bir bilgi yok. Samsung’un, S25 Edge modelinin temel sorununu halefinde çözmeye çalışması eğer bir son dakika değişikliği olmazsa söz konusu teknoloji sayesinde gerçekleşecek.
Renault Group, şehir içi kullanım için tasarlanan yeni bir elektrikli otomobil üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Dacia markası altında piyasaya sürülecek bu modelin, 2026 yılında Avrupa’da satışa çıkması bekleniyor. Araç, uygun fiyatlı Çin menşeli elektrikli modellerle doğrudan rekabete girecek.
Dacia, uygun fiyatlı aracı ile karşımıza çıkacak
Yeni modelin geliştirme sürecine ilişkin ilk resmi doğrulama, Dacia İspanya Genel Müdürü Laurent Sengenes’ten geldi. Sengenes, otomobilin Çinli BYD Dolphin Surf ve yakında tanıtılacak MG2 gibi uygun fiyatlı rakiplerle aynı segmentte yer alacağını söyledi. Başlangıç fiyatının 18.000 euro seviyesinde olması planlanıyor. Bu da yeni modelin mevcut Duster’dan bile daha düşük fiyatla satışa sunulacağı anlamına geliyor.
Yeni elektrikli otomobilin kompakt bir şehir içi hatchback olarak tasarlandığı belirtiliyor. Araç, yaklaşmakta olan dördüncü nesil Renault Twingo’nun altyapısını kullanacak. Henüz resmi olarak tanıtılmamış olsa da, araçla ilgili oluşturulan ilk render görüntülerine göre dış tasarımda Twingo’nun tanıdık silueti korunuyor.
Öne eğimli geniş ön cam, keskin hatlar ve köşeli yapılarla birleştirilmiş. Dört kişilik oturma düzeniyle sunulacak olan otomobil, küçük aileler veya bireysel kullanıcılar için uygun bir alternatif oluşturacak.
İngiltere'de ilginç bir olay yaşandı. Zayıf şifre yüzünden 158 yıllık şirketin iflas noktasına geldiği ortaya çıktı.
Araçta kullanılacak elektrikli motorun, 100 kilometrede yalnızca 10 kWh tüketim sağlayacak şekilde optimize edildiği ifade ediliyor. Bu düşük tüketim değeri, daha küçük kapasiteli ve dolayısıyla daha düşük maliyetli batarya kullanımı ile yeterli menzil sunmayı mümkün kılıyor. Enerji verimliliğine odaklanan bu yaklaşım, hem üretim maliyetlerini azaltıyor hem de araç fiyatının erişilebilir kalmasını sağlıyor.
Renault Group’un bu hamlesi, Avrupa pazarında artan rekabet ortamında Dacia markasını konumlandırmak adına stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor. Özellikle şehir içi ulaşımda sade, ekonomik ve çevreci çözümler arayan tüketicilere hitap eden modelin, uygun fiyatıyla ciddi talep görmesi bekleniyor.