Elektrikli otomobil pazarı Ağustos’ta büyüme kaydetti!

Elektrikli otomobil (EV) pazarı, her ay olduğu gibi 2025 Ağustos ayında bir kez daha büyüme kaydetti. Rho Motion’ın yayınladığı verilere göre, ay içinde dünya genelinde 1.7 milyon elektrikli araç satıldı. Bu, Temmuz ayına göre yüzde 5, Ağustos 2024’e göre ise yüzde 15’lik bir artış anlamına geliyor. İşte detaylar.

Toplam satışların büyük kısmını, 1.16 milyon adetle tamamen elektrikli araçlar (BEV’ler) oluştururken, şarj edilebilir hibrit araçların (PHEV’ler) satışları 570 bin adet olarak gerçekleşti. Böylece yılın ilk sekiz ayında satılan toplam elektrikli araç sayısı 12.5 milyona ulaştı.

Rapora bakıldığında küresel satışlarda bölgesel dinamiklere de yer verildi:

  • Kuzey Amerika pazarı, ABD’de Eylül sonunda sona erecek vergi teşvikinden faydalanmak isteyen tüketicilerin alımlarını hızlandırmasıyla aylık rekor seviyeye ulaştı.
  • Avrupa’da ise emisyon düzenlemelerinin etkisiyle büyüme ivmesi devam ediyor. Yılın ilk sekiz ayında Almanya’da satışlar yüzde 45, Birleşik Krallık’ta ise yüzde 31 oranında artış gösterdi.
  • Çin’de yıllık bazda büyüme hızı Temmuz-Ağustos 2025 döneminde yavaşlasa da, bunun geçen yıl uygulanan ve talebi artıran takas teşviklerinin bir sonucu olduğu belirtildi.
Facebook’un yeni özelliği hiç beğenilmedi

Facebook’un yeni özelliği hiç beğenilmedi

Facebook'un Topluluk Notları fonksiyonu hayal kırıklığı yarattı. Yenilik, beklendiği kadar büyük etki yaratmadı.

Yılın ilk sekiz aylık satış rakamları, 2024’ün aynı dönemiyle karşılaştırıldığında ise şöyle bir tablo ortaya çıkıyor:

  • Küresel: yüzde 25 artışla 12.5 milyon
  • Çin: yüzde 25 artışla 7.6 milyon
  • Avrupa: yüzde 31 artışla 2.6 milyon
  • Kuzey Amerika: yüzde 6 artışla 1.3 milyon
  • Dünyanın Geri Kalanı: yüzde 44 artışla 1.0 milyon

Avrupa, satışların en hızlı büyüdüğü pazarlardan biri olmaya devam ediyor. Yılın ilk sekiz ayında yüzde 31’lik bir artış kaydedilirken, Almanya ve Birleşik Krallık liderliği ele geçiriyor. İspanya’da satışlar iki katına çıkarken, İtalya yüzde 41’lik bir büyüme sergiledi. Ancak Fransa’da satışlar yüzde 9’luk bir düşüş gösterdi. İngiltere’de Ağustos ayındaki satışlar Temmuz’a göre yüzde 32 düşse de, bu durum yeni plaka numaralarının çıktığı Eylül öncesi normal bir mevsimsel yavaşlama olarak değerlendiriliyor.

Dünyanın en büyük EV pazarı olan Çin’de satışlar, Ağustos’ta Temmuz’a göre yüzde 11, bir önceki yıla göre ise yüzde 6 artış gösterdi. Yılın ilk sekiz ayındaki yüzde 25’lik güçlü büyümeye rağmen, takas teşviklerinin etkisiyle geçen yılki kadar hızlı bir artış görülmediği belirtiliyor. Pazarın lideri BYD, 2025 yılı satış hedefini 5.5 milyon adetten 4.6 milyona düşürdü. Bu hedefin yaklaşık 1 milyonunun yurt dışı pazarlardan gelmesi bekleniyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Eski Tesla çalışanı ayrılma sebebini açıkladı: “Elon Musk”

Elon Musk gündemde kalmaya devam ederken, bugün de bir çalışanın işten ayrılmasına sebep olmasıyla gündeme geldi. Tesla’nın enerji depolama bölümünde 8 yıldır çalışan kıdemli mühendis Giorgio Balestrieri, görevinden ayrıldığını duyurdu. LinkedIn üzerinden paylaştığı veda mektubunda Balestrieri, ayrılma nedenini açıkça belirtti: Elon Musk. İşte detaylar.

Mühendis, Musk’ın şirketin misyonuna zarar verdiğini ve liderliğinin tehlikeye girdiğini düşündüğünü ifade etti. Balestrieri, Tesla’daki kariyeri boyunca büyük başarılara imza attı. Enerji depolama biriminde veri analisti ve ardından Autobidder (Tesla’nın enerji varlıkları için gerçek zamanlı ticaret ve kontrol platformu) üzerinde algoritma mühendisi olarak çalışan Balestrieri, enerji depolama sistemlerinin gelişiminde kritik rol oynadı.

Ancak Balestrieri, tüm bu başarılara rağmen ayrılık kararının temelinde Elon Musk’ın olduğunu açıkça dile getirdi:

“Açık konuşmak gerekirse, ayrılmamın asıl nedeni, Elon’un Tesla’nın misyonuna (ve birçok ülkedeki demokratik kurumların sağlığına) büyük zarar verdiğini düşünmem. Bununla birlikte, Elon’un liderliği ve karar alma mekanizması ciddi şekilde tehlikeye girmiş görünüyor. Şirketteki büyük (ve anlaşılmaz bir şekilde büyüyen) hissesi göz önüne alındığında, buranın artık doğru bir yer olduğuna kendimi inandıramıyorum. Bu sadece siyasetle ilgili değil; halka yalan söylemek, kamusal söylemi manipüle etmek, azınlıkları hedef almak, iklim değişikliğini inkâr edenleri ve petrol ile gaz endüstrisiyle aynı hizada olan siyasi güçleri desteklemekle ilgili.”

Balestrieri, ABD’deki mevcut yönetimin enerji dönüşümünü yavaşlattığına inandığını ve iklim değişikliğinin en kötü sonuçlarından kaçınmak için hızın hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi. Bu veda mektubu, Balestrieri’nin kişisel duruşunu ve Tesla’nın misyonuna olan inancını bir kez daha gözler önüne serdi.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Dünyanın en büyük elektrikli feribotu geliyor!

Molslinjen, Avustralya’da yapımı süren 129 metrelik iki katamaran feribotun, tamamen entegre elektrikli tahrik sistemleriyle donatılacağını duyurdu. Bu feribotlar, Jutland ile Zealand arasında yer alan yoğun Kattegat hattında çalışacak. Her biri 1.483 yolcu ve 500 araç taşıma kapasitesine sahip olacak olan gemiler, 40 knot’un üzerinde hızlara ulaşacak.

Dünyadaki en büyük elektrikli feribot yapılacak

Projenin çevresel etkisi büyük. Molslinjen CEO’su Kristian Durhuus, bu feribotların hizmete girmesiyle her yıl Danimarka’nın karbon ayak izinden 132 bin ton karbondioksit emisyonunun silineceğini açıkladı. Bu miktar, yaklaşık 90 bin aracın yıllık salımına denk geliyor.

Feribotlar, her biri 45.000 kWh kapasiteli lityum-iyon batarya sistemleriyle çalışacak. Sadece 30 dakikada yaklaşık 25.000 kWh enerji depolayabilecekleri belirtiliyor. Bu kısa şarj süresi, Aarhus ve Odden limanlarına kurulacak 15 kV AC hattı üzerinden 55.000 kW güçle mümkün olacak. Bataryalar özel soğutma ve yangın önleme sistemleriyle korunacak. Bu teknoloji sayesinde feribotlar, tek şarjla gidiş-dönüş seferlerini tamamlayabilecek.

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber geldi. Apple bu iki modelde de eski teknoloji olan USB 2.0'a yer veriyor.

Wärtsilä tarafından sağlanan teknoloji paketi; sekiz elektrikli tahrik motoru, elektrikli su jeti sistemi, güç dönüşüm altyapısı, enerji yönetim ve otomasyon sistemleri ile ProTouch kontrol platformunu içeriyor. Sekiz su jetli konfigürasyon, feribotların ağırlığını düşük tutarken sığ sularda yüksek manevra kabiliyeti ve verimli hareket imkanı sunuyor.

İlk feribotun 2027’de, ikincisinin ise 2028’de hizmete girmesi bekleniyor. Bu proje, denizcilik sektöründe sıfır emisyona geçişin önünü açacak dev bir adım olarak değerlendiriliyor.

Samsung’dan iki popüler modele beta güncellemesi!

Samsung, bu ayın başlarında başlattığı Android 16 tabanlı One UI 8.0 Beta Programı’nı hız kesmeden sürdürüyor. Galaxy Z Fold 5 ve Galaxy Z Flip 5 kullanıcılarına yönelik olarak başlayan bu programda, ikinci beta sürümü de kullanıma sunuldu. İşte detaylar.

Şu an için öncelikle Kore’de yayınlanan bu yeni güncelleme, ZYI6 yazılım sürüm numarasını taşıyor. Bu güncellemeyle birlikte, ilk betada tespit edilen bazı önemli hatalar gideriliyor ve kullanıcı deneyimi daha sorunsuz hale getiriliyor.

galaxy z fold 7 vs z fold 6

Güncelleme notlarına göre, One UI 8 Beta 2 sürümü dört temel hatayı düzeltiyor:

  • Telefonun kullanım sırasında aniden yeniden başlatılması sorunu giderildi.
  • Önceki bir işletim sisteminden One UI 8’e geçiş yaparken DeX ayarlarının korunmaması sorunu çözüldü.
  • Galaxy Watch 7 saatindeki hava durumu uygulamasının gerçek zamanlı güncellenmemesi hatası düzeltildi.
  • KakaoTalk sohbet odasında kamera açıkken çoklu pencerenin zorla kapanması sorunu giderildi.

Samsung’un bu güncellemeyi önümüzdeki saatlerde diğer bölgelerdeki beta kullanıcıları için de yayınlaması bekleniyor. Eğer siz de beta programına kayıtlı bir Galaxy Z Fold 5 veya Z Flip 5 kullanıcısıysanız, telefonunuzu güncellemek için Ayarlar > Yazılım güncellemesi > İndir ve yükle adımlarını takip edebilirsiniz.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Yeni Intel işlemciler bu tarihte geliyor!

Intel, Goldman Sachs Teknoloji Konferansı’nda yaptığı açıklamada 2026 yılı için masaüstü işlemci yol haritasını netleştirdi. Şirketin üst düzey yöneticisi John Pitzer, “Masaüstü bilgisayarlar konusunda doldurmamız gereken birkaç boşluk var” diyerek, önce Arrow Lake serisini yenileyeceklerini, ardından yıl sonunda Nova Lake ile sahneye çıkacaklarını belirtti.

Yeni işlemciler 2026 yılında sunulacak

Arrow Lake serisinin yenilenmiş versiyonu olan Core Ultra 200 serisinin, sınırlı sayıda performans artışı sunacağı söyleniyor. Bu yenileme ile daha yüksek saat hızları ve K/KF serisi modellerde küçük performans iyileştirmeleri bekleniyor.

Çekirdek sayılarında ise bir değişiklik olmayacağı, sadece bazı modellerde güç limitlerinin artırılabileceği ifade ediliyor. Daha önce bu ara nesilde gelişmiş bir yapay zeka işlem birimi (NPU) olacağı iddia edilmişti, ancak son raporlar böyle bir planın olmadığını gösteriyor.

Intel’in bu hamlesi, rakibi AMD’nin aynı yıl içinde Zen 6 işlemcilerini piyasaya sürmesi beklenen döneme denk geliyor. Zen 6’nın masaüstü versiyonları, Intel için önemli bir rekabet oluşturabilir. AMD’nin mobil tarafta ise Zen 6’yı 2027’ye erteleyebileceği konuşuluyor. AMD, yol haritasının detaylarını kasım ayında paylaşacak.

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber geldi. Apple bu iki modelde de eski teknoloji olan USB 2.0'a yer veriyor.

Intel’in asıl büyük adımı Nova Lake ile gelecek. Ancak Nova Lake’in yeni bir soket yapısı ile gelme ihtimali, Arrow Lake kullanıcılarının yükseltme şansını ortadan kaldırabilir. Bu durum, 2026’da piyasaya çıkacak Arrow Lake yenilemesinin fiyat-performans açısından cazip olmadığı sürece ilgi çekmesini zorlaştırabilir.

Hepsiburada TEKNOFEST İstanbul’da yer alacak

0

Teknoloji dünyasının kalbinin attığı TEKNOFEST’te bu yıl da yerini alan Hepsiburada, ziyaretçilerine günlük yaşamı kolaylaştıran ve hayatı iyileştiren inovatif çözümler sunacak. Festivalde, özel olarak tasarlanan standında “Akıllı Alışveriş Asistanı” ve “Üzerinde Gör” gibi yapay zeka temelli teknolojilerini tanıtacak olan Hepsiburada, aynı zamanda HepsiJET’in sürdürülebilirlik odağındaki lojistik uygulamalarını da ziyaretçilerle buluşturarak, çevre dostu ve yenilikçi taşımacılık deneyimini tanıtacak.

SADECE TEKNOLOJİ STANDI DEĞİL, AYNI ZAMANDA FIRSAT EŞİTLİĞİ SAHNESİ

Hepsiburada standı, sadece teknolojik yeniliklerle değil; aynı zamanda fırsat eşitliği vizyonuyla da öne çıkacak. Dijital dünyada varlık göstermek ve işlerini büyütmek isteyen kadın girişimciler için özel olarak geliştirilen “Yol Arkadaşın Burada” projesi, organizasyon kapsamında ziyaretçilere tanıtılacak. Hepsiburada standını ziyaret edecek kadın girişimciler, proje kapsamında eğitim modülleri, mentorluk desteği ve iş büyütme stratejileri hakkında detaylı bilgiye ulaşabilecek.

MODA DÜNYASINDA ARTIRILMIŞ GERÇEKLİK DEVRİMİ

Hepsiburada, TEKNOFEST İstanbul’da tanıtacağı yapay zeka temelli teknolojilerle e-ticaret deneyimini daha kişisel ve keyifli hale getiriyor. “Yapay Zeka Destekli Akıllı Alışveriş Asistanı”, kullanıcıların yazışarak veya sesli konuşarak ihtiyaçlarına en uygun ürünleri hızlı ve kişisel önerilerle bulmasını sağlarken; moda kategorisinde devrim niteliği taşıyan “Üzerinde Gör” uygulaması ise artırılmış gerçeklik desteğiyle kullanıcıların seçtikleri kıyafetleri kendi fotoğrafları üzerinden sanal olarak deneyimlemelerine olanak tanıyor. Bu sayede alışveriş deneyimi yalnızca daha bilinçli ve pratik bir hale gelmiyor, aynı zamanda kullanıcıların zamandan tasarruf ederek eğlenceli ve kişiselleştirilmiş bir alışveriş yolculuğu yaşamaları mümkün oluyor.

GENÇ YAZILIMCILAR VE VERİ BİLİMCİLER, YAPAY ZEKA’YA YOL GÖSTERECEK

Festival kapsamında Hepsiburada, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ana yürütücülüğünde “Yapay Zeka Destekli Adres Çözümleme Hackathonu” hayata geçirildi. Lojistik ve son kilometre teslimatında kritik önem taşıyan adres çözümleme alanında yenilikçi modellerin geliştirilmesini hedefleyen bu yarışma, Türkiye’nin dört bir yanından genç yazılımcı ve veri bilimcileri bir araya getirdi. Yarışmada birinci olan takıma 120 bin, ikinciye 100 bin, üçüncüye ise 90 bin lira ödüllerin yanı sıra hediye çekleri de verilecek. Ödüller, 17–21 Eylül’de İstanbul’da düzenlenecek TEKNOFEST sırasında takdim edilecek.

iPhone 17 kimsenin yapamadığını yaptı

Apple, yeni iPhone 17 serisi ve iPhone Air ile birlikte, teknoloji dünyasında güvenlik standartlarını yeniden yazacak, çığır açan bir özelliği duyurdu. Can Değer’in ortaya çıkardığı bu güvenlik katmanı iPhone’u hacklenmeye karşı tamamen koruyacak. Beş yıllık yoğun bir mühendislik çalışmasının ürünü olan Bellek Bütünlüğü Uygulaması (Memory Integrity Enforcement), özellikle devlet destekli ve paralı casus yazılımlar tarafından kullanılan en karmaşık saldırı yöntemlerini etkisiz hale getirmeyi amaçlıyor. Apple, bu yeni teknolojinin tüketici işletim sistemleri tarihindeki belleğe yönelik en önemli güvenlik yükseltmesi olduğunu iddia ederek iddiasını ortaya koyuyor.

Casus Yazılımların Zayıf Karnı: Bellek Güvenliği

Günümüzün en tehlikeli siber saldırıları, özellikle gazeteciler, aktivistler ve üst düzey yetkililer gibi belirli hedeflere yönelik milyonlarca dolarlık casus yazılımlar, ortak bir zayıflıktan besleniyor. O da bellek güvenliği açıkları. Saldırganlar, bir uygulamanın veya işletim sisteminin belleği kullanma biçimindeki hatalardan yararlanarak cihazın kontrolünü ele geçirir.

iPhone 17 Pro Max elimizde! Detaylıca İnceledik!

iPhone 17 Pro Max elimizde! Detaylıca İnceledik!

Apple'ın yeni canavarı iPhone 17 Pro Max elimizde. Teknoloji devi bakalım bu yıl bizlere ne gibi yenilikler sunuyor?

Bugüne kadar iPhone’a karşı başarılı ve yaygın bir kötü amaçlı yazılım saldırısı görülmemiş olsa da, bu tür hedefli casus yazılımlar, endüstrinin en karmaşık tehditlerini temsil ediyor. Apple, kullanıcılarının büyük çoğunluğu bu tür bir tehditle asla karşılaşmayacak olsa da, en gelişmiş saldırılara karşı bile koruma sağlama misyonuyla bu sorunun köküne inmeye karar verdi.

Apple’ın Üç Katmanlı Savunması Nasıl Çalışıyor?

Bellek Bütünlüğü Uygulaması (MIE), tek bir özellikten ziyade, donanım ve yazılımın derin bir entegrasyonuna dayanan çok katmanlı bir savunma sistemidir. Bu sistem, A19 ve A19 Pro çiplerinin donanım yeteneklerini, gelişmiş işletim sistemi korumalarıyla birleştirir. İşte sistemin temel taşları:

  1. Güvenli Bellek Ayırıcılar: Her şeyin temelinde, Apple’ın iOS 15’ten beri geliştirdiği kalloc_type ve xzone malloc gibi akıllı bellek yöneticileri yer alıyor. Bu sistemler, bellekteki verileri türlerine göre akıllıca düzenleyerek, bir saldırganın farklı veri türlerini birbirine karıştırarak kaos yaratmasını ve sisteme sızmasını yazılım düzeyinde engeller.
  2. Gelişmiş Bellek Etiketleme (EMTE): Sistemin kalbinde, ARM mimarisinin “Bellek Etiketleme Uzantısı (MTE)” teknolojisinin Apple tarafından önemli ölçüde geliştirilmiş bir versiyonu olan EMTE bulunuyor. Bu teknoloji, bellekteki her bir tahsise adeta görünmez bir “gizli anahtar” veya “etiket” atar. İşlemci bu belleğe erişmek istediğinde, doğru anahtara sahip olması gerekir. Eğer bir saldırı sırasında, örneğin bir arabellek taşmasıyla yandaki belleğe sızılmaya çalışılırsa, anahtar eşleşmeyeceği için donanım bu işlemi anında engeller ve işlemi sonlandırır. Bu, saldırıyı daha başlamadan, donanım seviyesinde durdurmak anlamına gelir.
  3. Etiket Gizliliği Uygulaması: Bir savunma sistemi, ancak en zayıf halkası kadar güçlüdür. Apple, saldırganların bu “gizli anahtarları” çalmasını önlemek için de kapsamlı önlemler almış. Spectre gibi spekülatif yürütme saldırıları veya diğer yan kanal sızıntıları kullanılarak etiketlerin ortaya çıkarılmasını engellemek için “Etiket Gizliliği Uygulaması” geliştirildi. Bu sayede, MIE’nin temelini oluşturan etiketlerin gizliliği her koşulda korunur.

Rakiplerinden Neden Farklı ve Daha Güçlü?

Google gibi diğer şirketler de Pixel telefonlarında MTE teknolojisini kullanıma sunmuştu. Ancak Apple’ın MIE uygulaması, birkaç kritik noktada ayrışıyor ve çok daha iddialı bir koruma sunuyor:

  • Her Zaman Açık ve Eşzamanlı Koruma: MIE, tüm kullanıcılar için varsayılan olarak ve sürekli çalışır. Saldırı gerçekleştiği anda müdahale eder ve herhangi bir gecikmeye veya yarış penceresine izin vermez.
  • Derin Donanım-Yazılım Entegrasyonu: MIE, sadece bir yazılım yaması değil, A19 serisi çiplerin mimarisine işlenmiş bir özelliktir. Apple, CPU hızı, alanı ve bellek kaynaklarını bu güvenliğe özel olarak ayırmıştır.
  • Kanıtlanmış Zafiyetlere Karşı Koruma: Apple, kendi uygulamasının, diğer MTE implementasyonlarında tespit edilen ve StickyTags gibi araştırmalarla ortaya konan spekülatif yürütme zafiyetlerine karşı dayanıklı olacak şekilde tasarlandığını belirtiyor.
iPhone Air bükülebiliyor mu?

iPhone Air bükülebiliyor mu?

iPhone Air, teknoloji dünyasında uzun yıllardır devam eden ince telefonlar kolay bükülür algısını kökünden sarsmayı hedefliyor.

Apple, MIE’nin geliştirme sürecinde, 2020’den 2025’e kadar kendi iç saldırı araştırma ekibini sistemin üzerine saldı. Ekip, bilinen gerçek dünya casus yazılım zincirlerini ve potansiyel yeni saldırı tekniklerini kullanarak sistemi kırmaya çalıştı. Sonuç çarpıcıydı: Ekip, bilinen hiçbir saldırı zincirini MIE’yi aşacak şekilde yeniden inşa etmeyi başaramadı. MIE, saldırıların o kadar temel ve erken adımlarını engelliyordu ki, zincirin geri kalanını yeni açıklarla tamir etmek imkansız hale geliyordu.

Bu devrim niteliğindeki teknoloji, saldırganlar için oyunun kurallarını değiştiriyor. Artık iPhone’lara yönelik bir bellek tabanlı saldırı geliştirmek, olağanüstü derecede maliyetli, karmaşık ve büyük olasılıkla başarısız bir çabaya dönüşecek. Bellek Bütünlüğü Uygulaması ile Apple, sadece kullanıcılarını değil, aynı zamanda tüm mobil güvenlik endüstrisinin geleceğini de şekillendiriyor.

Apple Watch için Yüksek Tansiyon özelliği geliyor!

Apple’ın son teknoloji harikaları Apple Watch Series 11 ve Apple Watch Ultra 3’ün tanıtımında dikkat çeken en önemli sağlık özelliklerinden biri, yüksek tansiyon bildirimleriydi. Şirket, bu yenilikçi özelliğin ABD Gıda ve İlaç Dairesi’nden (FDA) yakında onay almasını beklediğini duyurmuştu. Perşembe gecesi itibarıyla FDA onayı resmen verildi ve özellik, önümüzdeki hafta kullanıcılara sunulacak.

Apple, yeni yüksek tansiyon bildirimleri özelliğinin önümüzdeki hafta dünya genelinde 150’den fazla ülke ve bölgede kullanıma açılacağını belirtti. Bu bölgeler arasında Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa Birliği ülkeleri, Hong Kong ve Yeni Zelanda da yer alıyor. Özellik, Apple Watch Series 9, Apple Watch Series 10 ve Apple Watch Ultra 2 gibi önceki nesil cihazlarda da kullanılabilecek.

apple watch tansiyon

Apple, özelliğin nasıl işlediğini şu sözlerle açıklıyor: “Apple Watch’taki yüksek tansiyon bildirimleri, optik kalp sensöründen gelen verileri kullanarak bir kullanıcının kan damarlarının kalp atışlarına nasıl tepki verdiğini analiz eder. Algoritma, 30 günlük periyotlar halinde verileri arka planda pasif olarak inceler ve tutarlı yüksek tansiyon belirtileri tespit ettiğinde kullanıcıya bildirim gönderir. Bu bildirimler, kullanıcıların bu yaygın durumla ilgili değerli içgörüler edinmesini sağlar. Böylece, hayat kurtarıcı olabilecek davranışsal değişiklikler yapmaya başlayabilir veya uzun vadeli ciddi sağlık risklerini azaltmak için tedaviye başlayabilirler.”

iPhone Air ve Galaxy S25 Edge karşılaştırıldı!

iPhone Air ve Galaxy S25 Edge karşılaştırıldı!

Bu makalemizde, iPhone Air ve Galaxy S25 Edge modellerini karşılaştırdık. Cihazlar arasında büyük farklar bulunuyor.

Apple, bu yeni özelliğin yüksek tansiyon hastalarının neredeyse yarısını uyarabileceğini, özellikle de daha ciddi aşama 2 yüksek tansiyonu olanlarda bu oranın daha da yüksek olabileceğini belirtiyor. Özelliğin resmi bir tıbbi teşhis aracı olmadığını, daha çok arka planda pasif olarak çalışan bir farkındalık aracı olduğunu vurguluyor. Şirket, bu özelliğin yüksek tansiyonu olan herkesi bilgilendiremeyeceğinin de altını çiziyor.

Yapılan testlerde, özelliğin ‘Normal’ kategorisindeki kişilerde yüzde 95,3 özgüllük oranına ulaştığı görülüyor. Bu durum, yüksek tansiyonu tam olarak teşhis edilmemiş ancak kan basıncı yüksek çıkan birçok kişinin de uyarı alabileceği anlamına geliyor.

Apple, bunun farkındalığı artırmaya ve kullanıcıları kalp hastalığı, inme veya böbrek sorunları gibi uzun vadeli riskler hakkında doktorlarıyla proaktif bir şekilde konuşmaya teşvik etmeye yardımcı olduğunu söylüyor. Apple, ilk yıl içinde bir milyondan fazla teşhis konmamış yüksek tansiyon hastasını bu özellik sayesinde uyarabilmeyi beklediklerini de ekliyor.

Volvo CEO’sundan acı itiraf!

Otomotiv endüstrisi, tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir dönüşüm yaşıyor. Bu dönüşümün en önemli figürlerinden biri olan Volvo CEO’su Hakan Samuelsson, gelecek on yılın Batılı otomobil markaları için bir dönüm noktası olacağını söylüyor. Samuelsson, verdiği röportajda sektörün tamamen elektrikli araçlara geçeceğini ve bu süreçte bazı Batılı şirketlerin varlığını sürdüremeyeceğini belirtti.

Hakan Samuelsson, kaçınılmaz gerçeği açıkladı

Samuelsson, 2012-2022 yılları arasında Volvo’yu yönetmiş ve halka arz ile zirveye taşımıştı. Görevden ayrılmasının ardından hisseleri düşüşe geçen şirkete, iki yıllık bir anlaşma ile yeniden CEO olarak döndü. Bu dönüşüyle birlikte markayı elektrikli geleceğe hazırlamaya devam ediyor.

Samuelsson, sektördeki baskının özellikle Çin’den gelen güçlü adımlarla arttığını belirtiyor. Ford, GM, Toyota ve Volkswagen gibi devlerin yerini iki veya üç güçlü Çinli markanın alacağını söyleyen Samuelsson, bu durumun eski markalar için ortamı daha da zorlaştıracağını dile getiriyor.

“Sektör elektrikli hale gelecek, geri dönüş yok. (Yaklaşık) 10 yıl içinde, tüm arabalar elektrikli olacak ve daha düşük maliyetli olacak” diyen Samuelsson, hangi markaların yok olacağını açıkça belirtmiyor. Ancak Volvo’nun bu süreçten sağ çıkacağına inancı tam.

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber geldi. Apple bu iki modelde de eski teknoloji olan USB 2.0'a yer veriyor.

Bu inancının temelinde, elektrifikasyon konusunda büyük ilerleme kaydeden ve Volvo’nun çoğunluk hissesini elinde bulunduran Çinli Geely firmasının varlığı da yatıyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

OnePlus Snapdragon 8 Elite Gen 5’li cihaz tanıtacak!

OnePlus cephesinden sızan bilgiler, teknoloji dünyasını hareketlendirecek gibi görünüyor. Şirketin, önümüzdeki ay Ekim’de, Çin’de iki yeni telefonunu duyurmaya hazırlandığı konuşuluyor: OnePlus Ace 6 ve OnePlus 15. İki modelin ortak özelliği ise henüz duyurulmamış olan en yeni Snapdragon 8 serisi işlemcilerle gelecek olmaları. İşte detaylar.

Söylentilere göre, OnePlus 15, Qualcomm’un en güçlü yeni nesil işlemcisi olması beklenen ve model numarası SM8850 olan Snapdragon 8 Elite Gen 5 (diğer adıyla Snapdragon 8 Elite 2) ile güçlendirilecek. Bu sızıntı, OnePlus’ın yeni Snapdragon 8 serisi çiplerden ikisini kullanacak telefonlar piyasaya süreceğini de ortaya koyuyor. Bu çiplerin model numaraları ise SM8845 ve SM8735 Pro olarak geçiyor.

oneplus 15

Dijital Chat Station gibi güvenilir bir sızıntı kaynağına göre, SM8845 model numaralı çipin piyasaya Snapdragon 8 Gen 5 adıyla çıkması bekleniyor. Bu güçlü işlemcinin, OnePlus Ace 6’ya güç vereceği iddia ediliyor. Ayrıca, Redmi K90, Honor GT 2 ve bir Realme Neo serisi telefonun da aynı çipi kullanacağı söyleniyor.

HBO Max platformu zamlanacak mı?

HBO Max platformu zamlanacak mı?

Son gelişmeler, HBO Max platformunun zamlanacağını gösteriyor. Bu durum, aboneler arasında endişe yarattı.

Daha önce piyasaya sürülen ve SM8735 model numaralı Snapdragon 8s Gen 4’e ek olarak, OnePlus’ın SM8735 Pro çipini kullanan bir telefon daha piyasaya süreceği belirtiliyor. Bu SM8735 Pro’nun, Snapdragon 8s Gen 4’ün hız aşırtılmış bir versiyonu olduğu düşünülüyor ve piyasaya Snapdragon 8s Gen 4 Plus veya Pro adıyla çıkması muhtemel.

Son olarak, OnePlus’ın bu yıl sona ermeden tanıtmayı planladığı Turbo markalı akıllı telefonun, büyük ihtimalle Snapdragon 8s Gen 4 Plus/Pro yonga setiyle geleceği konuşuluyor. Bu iddialar doğruysa, OnePlus’ın önümüzdeki aylarda akıllı telefon pazarında rekabeti daha da kızıştıracağı kesin.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Dimensity 9400’lü OPPO Pad 5 özellikleri sızdırıldı!

Geçen yıl Oppo Pad 3 ve Pad 3 Pro’yu tanıtan, bu yılın başlarında ise Snapdragon 8 Elite çipli Pad 4 Pro’yu piyasaya süren Oppo, şimdi de sürpriz bir hamleyle Oppo Pad 5’i hazırlıyor. Bu yeni model, önceki sızıntıların aksine Pad 4 adını atlayarak doğrudan Pad 5 ismini kullanacak gibi görünüyor. İşte detaylar.

Oppo Pad 5’in özellikleri de yavaş yavaş netleşiyor. Sızıntılara göre tablet, 12.1 inç boyutunda, 3K çözünürlük ve 144Hz yenileme hızına sahip bir LCD panel kullanacak. Bu ekran, hem içerik tüketimi hem de oyun deneyimi için oldukça akıcı ve canlı görüntüler sunacak. Cihazın arkasında ise 8 megapiksellik tek bir kamera yer alacak.

oneplus pad 2 oppo pad 5

Performans tarafında, tablette Dimensity 9400 Plus yonga seti bulunacak. Bu işlemci, günlük görevlerden en zorlu uygulamalara kadar her şeyi rahatlıkla yerine getirebilecek. Uzun süreli kullanım için 10.300mAh kapasiteli büyük bir bataryaya sahip olacak cihaz, 67W hızlı şarj desteğiyle de kısa sürede şarj edilebilecek. Yaklaşık 579 gram ağırlığındaki Pad 5, mor, gümüş ve gri renk seçenekleriyle piyasaya sürülecek. Depolama ve RAM tarafında ise 8GB/128GB’dan 16GB/512GB’a kadar çeşitli konfigürasyonlar sunulacak.

OpenAI yanlış yapay zeka cevaplarını çözüyor!

OpenAI yanlış yapay zeka cevaplarını çözüyor!

OpenAI, yaptığı duyurularla yanlış yapay zeka cevaplarının sebebini ve olası çözüm üzerinde çalıştığını açıkladı.

Oppo Pad 5’in, şirketin merakla beklenen Find X9 serisiyle birlikte Ekim ayında tanıtılması bekleniyor. OnePlus versiyonu olan Pad 2 ise teknik özellikler açısından aynı olacak ancak mavi ve gri gibi farklı renk seçenekleriyle satışa çıkacak.

Tesla iki yeni patent aldı: Dengeler değişecek

Elektrikli otomobil üreticisi Tesla, yalnızca kamera verilerini kullanarak LiDAR kalitesinde 3D algılama sağlayan yeni patentler aldı. US20250282344 ve US20250285372A1 numaralı bu patentler, cerrahi düzeyde hassasiyet getirirken bunu mevcut sistemlerden yüzde 90 daha az işlem gücüyle yapacak. Bu gelişmeler, Tesla’nın pahalı LiDAR sistemlerine ihtiyaç duymadan hem araçlarda hem de robotlarda yüksek çözünürlüklü çevre haritaları oluşturmasının yolunu açıyor.

Tesla, 3D algılama teknolojisini zirveye çıkarıyor

Tesla’nın aldığı ilk patent, araçların özellikle otopark gibi dar manevra alanlarında yaşadığı hassas derinlik algılama sorununa bir çözüm sunuyor. Sistem, sekiz kameradan gelen görüntüleri işleyerek işaretli mesafe alanları adı verilen 3D mesafe haritalarına dönüştürüyor.

Bu yöntem sayesinde Tesla araçları, kaldırım kenarı veya park çizgisi gibi küçük detayları dahi ayırt ediyor ve bunu mevcut sisteme kıyasla üç kat daha hassas bir şekilde gerçekleştiriyor.

Patent, sadece nesneleri değil, otopark çizgilerini, engelli park sembollerini ve yangın şeritlerini dahi üç boyutlu piksel seviyesinde tanıyor. Bu sayede araç, eksik ya da silinmiş çizgilerde bile doğru park kararları alabiliyor. Sistem, tespit ettiği park alanlarına uygunluk puanı vererek sürücüye seçenekler sunuyor.

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber

iPhone 17 ve iPhone Air için kötü haber geldi. Apple bu iki modelde de eski teknoloji olan USB 2.0'a yer veriyor.

İkinci patent ise aynı altyapıyı çok daha verimli hale getiriyor. Geleneksel yöntemlerde çözünürlük arttıkça işlem yükü de katlanarak artar. Ancak Tesla’nın geliştirdiği trilinear interpolasyon yöntemi, sadece sekiz nokta üzerinden hesap yaparak sonsuz iç nokta çözünürlüğü elde ediyor.

Böylece sistem, santimetre hatta milimetre hassasiyetini korurken işlem gücünden yüzde doksan tasarruf sağlıyor. Bu yeni teknolojiler sadece Tesla’nın otomobilleri için değil, aynı zamanda Optimus insansı robotu için de tasarlandı. Yapay zeka mimarisi, farklı kamera dizilimlerine otomatik olarak uyum sağlıyor ve bir alanda öğrenilen tecrübelerin diğerine aktarılmasına imkan tanıyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.