Netflix 2026 Yerli Yapımları Açıklandı

Popüler dijital yayın platformu Netflix, Türkiye’deki izleyicileri heyecanlandıran bir duyuruyla Netflix 2026 yerli yapımları takvimini açıkladı. Yapılan açıklamaya göre, önümüzdeki yıl hem yepyeni hikayeler hem de izleyicilerin sabırsızlıkla beklediği sevilen dizilerin yeni sezonları platformdaki yerini alacak. Duyurulan projeler arasında dram, polisiye, aşk ve komedi gibi farklı türlerde iddialı yapımlar bulunuyor.

Netflix 2026 Yerli Yapımları Neler Sunuyor?

Netflix’in 2026 yılı için hazırladığı seçki, Türkiye’nin önde gelen yönetmen, senarist ve oyuncularını bir araya getiriyor. Merakla beklenen projeler arasında Yılmaz Erdoğan’ın Organize İşler serisinin devamı niteliğindeki Organize İşler: Karun Hazinesi ve Orhan Pamuk’un kült eserinden uyarlanan Masumiyet Müzesi gibi yapımlar öne çıkıyor. Bununla birlikte, ilk sezonuyla büyük ses getiren Berkun Oya imzalı Bir Başkadır da yeni sezonuyla geri dönüyor.

Platform, bu yapımların yanı sıra dostluk hikayeleriyle kalpleri ısıtan Kimler Geldi Kimler Geçti ve Zeytin Ağacı gibi dizilerin de yeni sezonlarını izleyiciyle buluşturacak. Polisiye tutkunları ise Mezarlık dizisinin yeni ve gizemli vakalarını takip etmeye devam edecek. İşte Netflix’in 2026 yılı için duyurduğu yerli içeriklerin tam listesi ve detayları:

İşte Merakla Beklenen Yeni Diziler ve Sezonlar

  • Ayrılık da Sevdaya Dahil (Yeni Dizi): Yavuz Turgul’un yaratıcısı olduğu dizi, bir tahsilatçı ile senaryo yazarı arasındaki beklenmedik aşk hikayesini konu alıyor.
  • Masumiyet Müzesi (Yeni Dizi): Orhan Pamuk’un aynı adlı romanından uyarlanan dizi, 1970’ler İstanbul’unda geçen fırtınalı bir aşk hikayesini anlatıyor. Başrollerde Selahattin Paşalı ve Eylül Lize Kandemir yer alıyor.
  • Organize İşler: Karun Hazinesi (Yeni Dizi): Yılmaz Erdoğan, Kıvanç Tatlıtuğ ve Ezgi Mola gibi yıldız isimleri buluşturan yapım, Asım Noyan ve çetesinin tehlikeli bir hazine avını konu ediniyor.
  • Bir Başkadır (2. Sezon): Berkun Oya’nın yazıp yönettiği ve ilk sezonuyla büyük beğeni toplayan dizinin yeni sezonu da 2026’da geliyor.
  • Kimler Geldi Kimler Geçti (3. Sezon): Serenay Sarıkaya’nın başrolünde olduğu popüler dizi, yeni sezonuyla modern ilişkilere odaklanmaya devam edecek.
  • Mezarlık (3. Sezon): Birce Akalay’ın canlandırdığı Başkomiser Önem ve ekibi, yeni sezonda yine gizemli cinayetleri çözmek için iş başında olacak.
  • Zeytin Ağacı (3. Sezon – Final): Tuba Büyüküstün, Seda Bakan ve Boncuk Yılmaz’ı buluşturan sevilen dizi, final sezonuyla izleyicilere veda etmeye hazırlanıyor.
  • Seni Tanıyorum (Yeni Dizi): Elçin Sangu, Ozan Dolunay ve Melis Sezen’in başrollerini paylaştığı dizi, bir ailenin hayatına giren gizemli bir bakıcının yarattığı gerilimi konu alıyor.
  • Sonra Gözler Görür (Yeni Dizi): Şevval Sam ve Okan Yalabık’ı bir araya getiren dizi, bir gazetecinin çocukluğunun geçtiği kasabadaki esrarengiz bir ölümü araştırmasını anlatıyor.

Netflix, bu zengin ve çeşitli içeriklerle 2026 yılında da Türkiye’deki izleyicilerin vazgeçilmez adresi olmayı hedefliyor.

Peki, Netflix’in 2026 yerli yapımları hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Siri iOS 27 ile Çok Başka Olacak

Apple, merakla beklenen yeni Siri yapay zeka güncellemesi için düğmeye bastı. Güvenilir kaynaklardan Mark Gurman’ın sızdırdığı bilgilere göre, WWDC27’de tanıtılacak iOS 27 ve macOS 27 ile birlikte Siri, ChatGPT ve Gemini gibi devlere kafa tutacak bir sohbet botuna dönüşecek. Bu stratejik hamle, Apple’ın yapay zeka yarışında ne kadar iddialı olduğunu gözler önüne seriyor.

Siri Yapay Zeka Güncellemesi Google Desteğiyle Geliyor

Gurman’ın iddialarına göre Apple, bu büyük dönüşüm için teknoloji devi Google ile iş birliği yapıyor. Süreç, iOS 26.4 ile başlayacak ve Siri’ye Google tarafından geliştirilen özel bir yapay zeka modeli entegre edilecek. Ancak asıl devrim, iOS 27 ve macOS 27 işletim sistemleriyle yaşanacak. Bu güncellemelerle birlikte Siri, temel bir asistandan çok daha fazlası haline gelerek tam teşekküllü bir sohbet botu olarak kullanıcıların karşısına çıkacak.

Bu yeni sistemin, Apple içinde “Campos” kod adıyla anıldığı belirtiliyor. En dikkat çekici detaylardan biri ise bu yapay zeka altyapısının doğrudan Google’ın sunucuları üzerinde çalışacak olması. Bu durum, iki dev şirket arasındaki iş birliğinin ne kadar derin olduğunu gösteriyor. Apple’ın, daha önce sohbet botu fikrine mesafeli durduğu bilinse de, yapay zeka pazarının hızla büyümesi ve rakiplerinin başarısı karşısında bu stratejisini değiştirdiği anlaşılıyor.

Apple, Siri Chatbot, iOS 27, Yapay Zeka, Ücretli Abonelik, Gemini, ChatGPT, WWDC, Teknoloji Haberleri

Apple’ın Yapay Zeka Yarışındaki Yeni Hamlesi

ChatGPT ve Gemini’ın teknoloji dünyasında yarattığı etki, Apple’ı yapay zeka alanında daha agresif bir politika izlemeye itti. Şirketin, bu alandaki liderliği ele geçirmek için Google’ın desteğiyle önemli bir finansal yatırım yaptığı konuşuluyor. WWDC27 etkinliği, Apple’ın bu yeni vizyonunu ve Siri’nin geleceğini tüm dünyaya duyuracağı platform olacak.

Bununla birlikte, kullanıcılar için bu gelişme daha akıllı, daha bağlamsal ve çok daha yetenekli bir dijital asistan anlamına geliyor. Siri’nin sadece komutları yerine getiren bir araç olmaktan çıkıp, karmaşık sohbetleri anlayabilen ve yürütebilen bir yardımcıya dönüşmesi bekleniyor.

Apple’ın Yeni Siri Chatbot’u Ücretli mi Olacak?

Apple’ın Yeni Siri Chatbot’u Ücretli mi Olacak?

Apple'ın iOS 27 ile tanıtacağı yeni Siri chatbot'u ücretli mi olacak? Özellikleri, maliyet analizleri ve ChatGPT rekabeti hakkındaki tüm detaylar haberimizde.

Peki, Apple’ın yeni Siri hamlesi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

WhatsApp’ta Yeni Güvenlik Dönemi Başlıyor

0

Popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp, çocuklar için çevrimiçi güvenliği artıracak devrim niteliğinde bir WhatsApp ebeveyn denetimi özelliği üzerinde çalışıyor. Android için yayınlanan en son beta sürümünde keşfedilen bu yenilik, ebeveynlerin çocukları için kısıtlı yetkilere sahip “ikincil hesaplar” oluşturmasına olanak tanıyarak dijital dünyada daha güvenli bir alan yaratmayı hedefliyor. Bu gelişme, ebeveynlere çocuklarının dijital etkileşimlerini daha yakından yönetme imkanı sunarken, aynı zamanda platformun güvenlik konusundaki kararlılığını da gözler önüne seriyor.

WhatsApp Ebeveyn Denetimi Özelliği Nasıl Çalışacak?

Geliştirme aşamasında olan WhatsApp ebeveyn denetimi özelliği, ebeveynlerin çocukları için özel olarak yapılandırılmış profiller oluşturmasını sağlayacak. Bu süreç, hem basit hem de güvenli adımlardan oluşuyor. Ebeveynler, kendi telefonlarından bir QR kod okutarak işlemi başlatacak ve ardından çocuklarının hesabını güvence altına almak için 6 haneli bir “birincil PIN” oluşturacaklar. Bu PIN, yetkisiz değişiklikleri önlemek ve belirli eylemleri gerçekleştirmek için bir anahtar görevi görecek. Kurulum tamamlandığında, ikincil hesap aktif hale gelecek ve belirli kısıtlamalarla çalışmaya başlayacaktır.

Bu özellik, özellikle WhatsApp’ın minimum yaş sınırını karşılamayan küçükler için tasarlandı. Birincil hesabın (ebeveynin) kontrolü altında olan ikincil hesap, çocuğun dijital ayak izini daha güvenli bir çerçevede tutmayı amaçlıyor. Bu sayede, ebeveynler çocuklarının kimlerle iletişim kurduğunu daha rahat bir şekilde denetleyebilecekler.

WhatsApp Android beta sürümünde ikincil bir hesabın nasıl yapılandırılacağını gösteren ekran görüntüsü

İkincil Hesapların Kısıtlamaları ve Güvenlik Önlemleri

WhatsApp’ın yeni özelliği, çocukları potansiyel tehlikelerden korumak için bir dizi önemli kısıtlamayı beraberinde getiriyor. Bu kısıtlamalar, çocuğun deneyimini daha kontrollü ve güvenli hale getirmek üzere özenle planlanmıştır. İkincil hesapların sahip olacağı başlıca sınırlamalar şunlardır:

  • Bilinmeyen Kişilerle İletişim Engeli: İkincil hesaba sahip olan çocuklar, yalnızca kendi kişi listelerinde kayıtlı olan kişilerle mesajlaşabilir ve arama yapabilir. Bu, yabancılardan gelebilecek istenmeyen mesaj ve çağrıların önüne geçen en önemli güvenlik katmanıdır.
  • Güncellemeler Sekmesine Erişim Yok: Çocuklar, herkese açık içeriklerin paylaşıldığı ‘Kanallar’ özelliğinin bulunduğu ‘Güncellemeler’ sekmesine erişemeyecek. Bu sayede, yaşlarına uygun olmayan içeriklerle karşılaşma riskleri en aza indirilmiş olacak.
  • Sohbet Kilidi Devre Dışı: Ebeveynlerin, çocuklarının cihazlarını kontrol ederken gizlenmiş veya görünmeyen sohbetlerle karşılaşma riskini ortadan kaldırmak için ‘Sohbet Kilidi’ özelliği bu hesaplarda kullanılamayacak. Bu da tam bir şeffaflık sağlamaktadır.

Bununla birlikte, ebeveynler çocuklarının etkinlikleri hakkında bazı temel bilgilere sahip olabilecek. Örneğin, çocuklarının ne zaman yeni bir kişi eklediği gibi aktiviteleri görebilecekler. Bu yaklaşım, ebeveynlere kontrol imkanı sunarken, gizliliği de ihlal etmemeyi amaçlıyor.

Çocukların Güvenliği ve Uçtan Uca Şifreleme Dengesi

WhatsApp, ebeveyn denetimi özelliğini geliştirirken en temel prensiplerinden biri olan uçtan uca şifrelemeden ödün vermiyor. Ebeveynler, çocuklarının etkinlik raporlarını (yeni kişi ekleme gibi) görebilse de, sohbetlerin içeriğine kesinlikle erişemeyecekler. Mesajlar, her zaman olduğu gibi sadece gönderici ve alıcı tarafından okunabilir olmaya devam edecek. Bu durum, WhatsApp’ın hem çocuk güvenliğini artırma hem de kullanıcı gizliliğini koruma konusundaki hassas dengeyi nasıl kurduğunu göstermektedir.

Uygulamanın bu yaklaşımı, ebeveynlere bir gözetleme aracı yerine, çocuklarını dijital dünyanın risklerine karşı koruyacak bir kalkan sunmayı hedefliyor. Bu sayede çocuklar, güvenli sınırlar içinde iletişim kurma özgürlüğüne sahip olmaya devam edecekler.

İkincil hesap, çocuk WhatsApp’ın hizmet şartlarında belirtilen minimum yaşa ulaşana kadar aktif kalacak. Çocuk reşit olduğunda, ebeveyn onayı ile hesap birincil hesaptan ayrılarak tüm özelliklere tam erişim sağlayabilecek. Bu özellik henüz geliştirme aşamasında olup, gelecekteki bir güncelleme ile tüm kullanıcılara sunulması planlanmaktadır. Bu yenilik, WhatsApp’ı aileler için daha güvenilir bir platform haline getirme yolunda atılmış önemli bir adımdır.

Galaxy S26 Çıkış Tarihi Sızdı! İşte Tüm Özellikleri!

Galaxy S26 Çıkış Tarihi Sızdı! İşte Tüm Özellikleri!

Samsung'un yeni amiral gemisi Galaxy S26 çıkış tarihi ve özellikleri sızdırıldı. Mart 2026'da beklenen telefonun tüm detayları haberimizde.

Peki, WhatsApp’ın yeni ebeveyn denetimi özelliği hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Apple Tedarik Zincirinde Şok Değişiklik!

Apple, ekran tedariki konusunda stratejik ve zorunlu bir değişikliğe gitti. Teknoloji devi, Çinli tedarikçi BOE Technology’den aldığı milyonlarca iPhone OLED panel siparişini, yaşanan üretim kalitesi sorunları nedeniyle Samsung Display’e devretmek zorunda kaldı. Kore merkezli yayın kuruluşu The Elec tarafından ortaya çıkarılan bu gelişme, Apple’ın tedarik zincirinde dengelerin yeniden değiştiğini ve BOE’nin Apple’ın lider tedarikçisi olma hedeflerinin bir kez daha sekteye uğradığını gösteriyor.

iPhone 17e ve OLED Panel Üretiminde Kriz: BOE Yerine Samsung Devrede

Endüstri kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre, söz konusu üretim sıkıntıları 2025 yılının Kasım ve Aralık aylarında ortaya çıktı ve sorunlar hala tam olarak çözülebilmiş değil. Belirli bir üretim sürecindeki hataların, BOE’yi bazı modellerin üretimini tamamen durdurmaya zorladığı belirtiliyor. Bu aksaklıktan etkilenen panellerin, iPhone 15, 16 ve 17 serisi modellerine ait olduğu ifade ediliyor.

Apple, Samsung Display, BOE, iPhone 17e, OLED panel, iPhone ekran sorunu, iPhone 15, iPhone 16

Yaşanan bu kalite krizinin sektör gözlemcilerini şaşırttığı görülüyor. Çünkü BOE, iPhone 15 ve 16 modellerinde kullanılan LTPS OLED panelleri uzun süredir sorunsuz bir şekilde tedarik ediyordu. iPhone 17’de kullanılan ve üretimi daha zor olan gelişmiş LTPO panellerin zorluk çıkarması olağan karşılansa da, daha eski ve oturmuş modellerde bu tür sorunların yaşanması beklenmedik bir durum olarak nitelendiriliyor.

Apple, Fransa Mahkemesinde Önemli Bir Zafer Kazandı!

Apple, Fransa Mahkemesinde Önemli Bir Zafer Kazandı!

Apple, Fransa'da önemli bir hukuk zaferi kazandı. Mahkeme, gizlilik özelliğinin haksız rekabet olmadığına hükmetti.

Ortaya çıkan açığı kapatmak ve Apple’ın üretim takvimini aksatmamak için Samsung Display acil olarak devreye girdi. Güney Koreli üretici, geniş üretim kapasitesi sayesinde son iki ayda BOE’den kaydırılan milyonlarca siparişi üstlendi. BOE’nin 2024 yılında yaklaşık 40 milyon iPhone OLED paneli sevkiyatı gerçekleştirdiği, ancak üretimdeki bu son aksaklıklar nedeniyle 2025 hedeflerinin muhtemelen gerisinde kaldığı tahmin ediliyor.

Apple, iPhone Ekran Siparişlerini BOE’den Samsung Display’e Kaydırdı

Mevcut zorluklara rağmen BOE, rotasını Apple’ın bu baharda piyasaya sürmesi beklenen bütçe dostu akıllı telefonu iPhone 17e modeline çevirmiş durumda. Şirket, bu model için en büyük panel tedarikçisi konumunda bulunuyor ve bu nedenle üretimin istikrarlı olması hem Apple hem de BOE için kritik bir önem taşıyor.

Apple, Samsung Display, BOE, iPhone 17e, OLED panel, iPhone ekran sorunu, iPhone 15, iPhone 16

Üretim sorunlarının yanı sıra, iki şirket arasındaki yasal süreçler de dikkat çekici bir arka plan oluşturuyor. Samsung ve BOE, patent ihlalleri ve ticari sır hırsızlığı suçlamalarıyla karşı karşıya gelmişti. Tarafların 2025 sonlarında BOE’nin Samsung’a telif ücreti ödemeyi kabul etmesiyle uzlaştığı biliniyor. Gelinen noktada Samsung Display, Apple’ın ana OLED tedarikçisi olarak konumunu daha da güçlendiriyor ve yıllık 120 milyon civarında panel sağlaması bekleniyor.

Apple TV Dizileri Türkiye’de Neden Yok?

Apple TV Dizileri Türkiye’de Neden Yok?

Apple TV Turkcell TV+ iş birliği ile 25 film Türkiye'ye geldi. Ancak popüler diziler neden anlaşmada yok? Tüm detaylar haberimizde.

Akıllı telefon pazarındaki bu tedarik zinciri savaşları ve üretim kalitesi, kullandığımız cihazların performansını doğrudan etkileyebiliyor. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz, bir akıllı telefon satın alırken ekran panelinin hangi üretici tarafından yapıldığına dikkat ediyor musunuz?

Odi’den İlk Yılında Üniversite Öğrencilerine 20 Milyon Tasarruf

1

Ekonomik olarak en çok zorlanan gruplardan biri olan üniversite öğrencilerinin, temel ve sosyal ihtiyaçlarını toplumsal dayanışma modeliyle karşılayabilmeleri için yola çıkan Odi birinci yılını doldurdu. İlk olarak; en temel ihtiyaç olan beslenme giderlerini düşürmek, öğrencilerin sağlıklı ve kaliteli öğünlerle beslenmelerini sağlayabilmeleri için askıda yemek modelini aktif etti. Bir yıl gibi kısa süre içinde dikkat çekici bir etki yaratan Odi, ilk yılında öğrencilere 20 Milyon TL’lik tasarruf sağladı. 10 şehirde 150 öğrenci-dostu işletme ile yaklaşık 25.000 öğrenciye ve 13.500 destekçiye ulaştı. 

-Öğrenci-dostu işletmeler indirimli bir öğrenci menüsü oluşturarak, öğrenci kampanyaları açıyor.

-Üniversite öğrencilerine yardımcı olmak isteyen destekçiler, indirimli menüleri satın alıp askıya bırakarak öğrencilere hediye ediyor.     

-Öğrenciler, askıya bırakılan yemekleri ücretsiz yiyor, askıda yemek olmadığı zaman da indirimli bir şekilde satın alarak beslenme maliyetlerini %40 düşürebiliyor. 

Bireysel destekçiler veya şirketler aracılığı ile üniversite öğrencilerine bugüne kadar +65.000 öğün yemek ulaştırıldı. Arçelik, İş Bankası, Beije, DentaSave, Kalt Elektronik, Paycell, Iyzico gibi kurumsal firmalar ve teknoloji devleriyle de farklı şekillerde işbirlikleri yaparak, Odi yarattığı etkiyi büyütmeye devam ediyor. 

Odi 1. yılındaki bu başarısını daha da ileri taşıyarak 100.000 yemek kampanyası başlattı. Üniversite öğrencilerinin final sınavı döneminde veya yaklaşan ramazan öncesinde öğrencilere sıcak bir yemekle destek olmak isteyen tüm şirketleri ve bireysel destekçileri Odi web veya mobil platformlarından askıya yemek bırakmaya davet ediyoruz. 

Apple AirTag Boyutunda Yapay Zeka Cihazı Geliştiriyor

Teknoloji dünyasının lider ismi Apple, ürün gamını genişletecek heyecan verici bir proje üzerinde çalışıyor. Şirketin mühendisleri, AirTag boyutlarında tasarlanan ve tamamen yapay zeka odaklı çalışan yeni bir giyilebilir cihazı test ediyor.

Sızdırılan raporlara göre bu gizemli cihaz, şirketin mevcut ekosistemine yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor. The Information tarafından paylaşılan detaylar, ürünün hem bağımsız çalışabileceğini hem de gelecekteki akıllı gözlüklerle entegre olabileceğini gösteriyor.

Apple AI Pin teknik özellikleri ve tasarımı

Yuvarlak ve düz bir forma sahip olan bu ürün, tasarım dili olarak AirTag modelini andırıyor ancak biraz daha kalın bir yapıya sahip. Alüminyum ve cam malzemeden üretilen gövdenin ön yüzünde, fotoğraf ve video çekimi yapabilen biri geniş açılı olmak üzere iki adet kamera yer alıyor.

Donanım tarafında ise cihaz oldukça yetenekli bileşenlerle donatılıyor. Üzerinde ortam seslerini net bir şekilde algılayan üç farklı mikrofon ve sesli geri bildirim sağlayan bir hoparlör bulunuyor. Ayrıca Apple Watch modellerinde olduğu gibi kablosuz şarj desteği sunuluyor.

Yazılım desteği ve Siri entegrasyonu

Bu minik aksesuarın en büyük gücü yazılım tarafında ortaya çıkacak. Cihazın iOS 27 ile birlikte tanıtılması beklenen yeni nesil Siri sohbet robotunu çalıştırması planlanıyor. Yan tarafında bulunan fiziksel kontrol tuşu, cihazın bağımsız bir asistan olarak kullanılabileceğine işaret ediyor.

Şu anki prototiplerde herhangi bir takma aparatı bulunmasa da, geliştirme sürecinde manyetik veya klipsli çözümlerin eklenebileceği düşünülüyor. Apple, bu cihazı kullanıcıların günlük hayatının bir parçası haline getirmeyi amaçlıyor.

Apple’ın Yeni Siri Chatbot’u Ücretli mi Olacak?

Apple’ın Yeni Siri Chatbot’u Ücretli mi Olacak?

Apple'ın iOS 27 ile tanıtacağı yeni Siri chatbot'u ücretli mi olacak? Özellikleri, maliyet analizleri ve ChatGPT rekabeti hakkındaki tüm detaylar haberimizde.

Pazardaki rekabet ve çıkış tarihi

Giyilebilir yapay zeka pazarında rekabet giderek kızışıyor. OpenAI ve eski Apple tasarımcısı Jony Ive’ın ortak projesi, Meta’nın akıllı gözlükleri ve diğer rakipler Apple’ı bu alanda adım atmaya zorluyor. Ancak daha önce piyasaya çıkan benzer ürünlerin başarısız olması şirketi temkinli davranmaya itiyor.

Henüz geliştirme aşamasının çok başında olan bu projenin 2027 yılında son kullanıcıyla buluşması hedefleniyor. Ancak test süreçlerinde yaşanabilecek olası sorunlar nedeniyle projenin iptal edilme veya değiştirilme ihtimali de masada duruyor.

Peki, Apple hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Marathon Sistem Gereksinimleri Açıklandı

Destiny serisinin başarılı geliştiricisi Bungie, oyun dünyasında büyük bir merakla beklenen yeni projesi Marathon için en önemli teknik detayları paylaştı. Oyuncuların en çok sorduğu sorulardan biri olan Marathon PC sistem gereksinimleri, oyunun resmi Steam sayfası üzerinden duyuruldu. Açıklanan bilgilere göre, Bungie’nin yeni extraction shooter oyunu, oldukça geniş bir donanım yelpazesine hitap ederek milyonlarca oyuncu için erişilebilir olmayı hedefliyor.

Marathon Sistem Gereksinimleri Belli Oldu

Bungie, Marathon’un geliştirme sürecinde optimizasyona büyük önem verdiğini, açıklanan sistem gereksinimleri listesiyle kanıtlamış oldu. Hem minimum hem de önerilen donanım ihtiyaçları, günümüz standartlarına göre oldukça makul seviyelerde yer alıyor. Bu durum, oyunun yüksek performanslı ve pahalı sistemlere sahip olmayan oyuncular tarafından da rahatlıkla deneyimlenebileceği anlamına geliyor. Geliştirici ekip, stilize ve akıcı bir görsel dünya yaratırken, donanım bariyerini olabildiğince alçak tutarak daha kapsayıcı bir oyuncu kitlesi hedefliyor.

Giriş Seviyesi İçin: Minimum Sistem Gereksinimleri

Marathon’u en temel ayarlarda oynamak ve Tau Ceti IV gezegenindeki aksiyona katılmak için gereken donanımlar, pek çok oyuncunun halihazırda sahip olduğu veya kolayca erişebileceği bileşenlerden oluşuyor. Bu liste, oyunun kapılarını geniş bir kitleye açıyor.

  • İşlemci: Intel Core i5-6600 veya AMD Ryzen 5 2600
  • Bellek (RAM): 8 GB
  • Ekran Kartı: NVIDIA GeForce GTX 1050 Ti (4 GB) veya AMD Radeon RX 5500 XT (4 GB)

Bu gereksinimler, özellikle GTX 1050 Ti gibi yıllardır popülerliğini koruyan bir ekran kartını içermesiyle dikkat çekiyor. 8 GB RAM ihtiyacı da günümüz oyunları için oldukça standart bir seviyede. Bu sayede, eski nesil bilgisayarlara sahip oyuncular bile Marathon’un heyecan dolu dünyasına adım atabilecekler.

Marathon çıkış tarihi ve Marathon Sistem Gereksinimleri

Akıcı Bir Deneyim İçin: Önerilen Sistem Gereksinimleri

Bungie, oyunu daha yüksek grafik ayarlarında ve stabil bir kare hızında (FPS) oynamak isteyenler için önerilen donanım listesini de paylaştı. Bu liste de yine günümüzün en güçlü donanımlarını talep etmemesiyle öne çıkıyor. Önerilen bileşenler, orta segment bir oyuncu bilgisayarında rahatlıkla bulunabilecek türden.

  • İşlemci: Intel Core i5-10400 veya AMD Ryzen 5 3500
  • Bellek (RAM): 16 GB
  • Ekran Kartı: NVIDIA GeForce GTX 2060 (6 GB) veya AMD Radeon RX 5700 XT (8 GB)

Özellikle 16 GB RAM ve NVIDIA GTX 2060 gibi donanımların önerilmesi, oyunun modern teknolojileri desteklerken optimizasyon konusundaki başarısını gösteriyor. Bu donanımlar, 2019-2020 yıllarında oldukça popülerdi ve hala milyonlarca oyuncu tarafından kullanılıyor. Bu durum, Bungie’nin bilinçli bir şekilde donanım eşiğini düşük tutarak rekabetçi bir çevrimiçi oyunda oyuncu sayısını maksimize etme stratejisinin bir parçası olarak yorumlanabilir.

Bungie’nin Stratejisi: Erişilebilirlik ve Rekabet

Marathon’un sistem gereksinimlerinin bu denli makul olması, birkaç önemli stratejinin birleşimi olarak görülebilir. Öncelikle, oyunun görsel tarzı fotorealizmden ziyade stilize bir estetiğe dayanıyor. Bu sanatsal tercih, hem oyuna özgün bir kimlik kazandırıyor hem de sistemler üzerindeki yükü hafifletiyor. Bu sayede geliştiriciler, daha düşük donanımlarda bile akıcı bir performans sunabiliyor.

Extraction Shooter Türü ve Donanım İhtiyaçları

Marathon, “extraction shooter” olarak adlandırılan, yüksek risk ve yüksek ödül mekaniklerine dayalı bir türde yer alıyor. Bu türdeki oyunlarda (örneğin Escape from Tarkov, Hunt: Showdown) genellikle rekabet ve anlık tepkiler hayati önem taşır. Düşük kare hızları veya teknik sorunlar, oyuncunun tüm ilerlemesini kaybetmesine neden olabilir. Bu nedenle, Bungie’nin oyunu geniş bir donanım yelpazesinde stabil çalıştırma hedefi, oyunun rekabetçi doğasıyla doğrudan ilişkilidir. Oyuncuların donanım farklılıkları nedeniyle dezavantaj yaşamasını engellemek, adil bir oyun ortamı yaratmak için kritik bir adımdır.

Bununla birlikte, Bungie’nin Destiny serisinden gelen büyük bir optimizasyon tecrübesi bulunuyor. Şirket, yıllardır milyonlarca oyuncuya hizmet veren devasa bir çevrimiçi oyunu hem konsollarda hem de PC’de başarıyla yönetti. Bu tecrübenin Marathon’a aktarılması, oyunun teknik anlamda sağlam bir temele oturmasını sağlıyor. Sonuç olarak, açıklanan bu sistem gereksinimleri, Marathon’un sadece bir oyun değil, aynı zamanda uzun soluklu bir servis olarak planlandığının ve mümkün olan en geniş oyuncu tabanına ulaşmayı hedeflediğinin güçlü bir göstergesidir.

PS4 Özel Oyunu Xbox Game Pass’e Geliyor!

PS4 Özel Oyunu Xbox Game Pass’e Geliyor!

Xbox Game Pass yeni oyunlar listesi resmen açıklandı! Resident Evil Village ve Death Stranding gibi dev yapımlar Ocak sonu ve Şubat'ta geliyor.

Peki, Marathon’un sistem gereksinimleri hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Tesla FSD Transferi için Son Şans

Tesla, popüler elektrikli otomobil sahiplerine bir kez daha zamanın daraldığını hatırlatan bir bildirim gönderdi. Mesaj oldukça net: Eğer mevcut Full Self-Driving (FSD) yazılımınızı yeni bir araca taşımak istiyorsanız, hemen harekete geçmelisiniz. Şirket, bu fırsat için son tarihi 31 Mart 2026 olarak belirledi. Tesla, bu tarihten sonra FSD transferi teklifinin tamamen ortadan kalkacağını iddia ediyor. Bu gelişme, özellikle yeni bir Tesla almayı düşünen mevcut sahipler için kritik bir karar anı anlamına geliyor.

Pek çok sürücü ve piyasa analisti için bu durum, daha önce de defalarca şahit olunan yüksek baskılı bir satış taktiği gibi görünüyor. Bu tür duyurular, genellikle finansal çeyrek sonlarından hemen önce yapılarak bir aciliyet hissi yaratmayı amaçlar. Tesla’nın bu yolla teslimat rakamlarını artırmayı hedeflediği açık olsa da, bu sefer şirketin yazılım satış modelindeki yeni bir değişiklik durumu daha ciddi kılıyor.

Tesla FSD Transferi Kampanyası Neden Önemli?

Full Self-Driving paketi, Tesla’nın en maliyetli opsiyonlarından biri. Birçok sadık Tesla sahibi, bu özelliği araçlarına eklemek için 15.000 dolara varan ödemeler yaptı. Ancak bu sahipler, eski araçlarını yenisiyle değiştirmeye karar verdiklerinde zorlu bir seçimle karşı karşıya kalıyorlar. Normal şartlarda, FSD yazılımı araca bağlı kalır ve satıldığında yeni sahibine geçer. Bu da ilk sahibinin yaptığı büyük yatırımı kaybetmesi anlamına gelir.

Bu sorunu çözmek için Tesla, zaman zaman bir “transfer penceresi” açıyor. Bu pencere, FSD sahiplerinin yaptıkları 15.000 dolarlık yatırımı yeni bir Model 3, Model Y veya başka bir Tesla modeline aktarmalarına olanak tanıyor. Bu durum, yeni bir araç almayı çok daha cazip hale getiriyor. Ancak Tesla, bu teklifi her zaman sınırlı süreli bir kampanya ve özel bir lütuf olarak sunuyor.

Birçoğunuz bu programın ilk başladığı zamanı hatırlayacaktır. 2023’ün üçüncü çeyreğinde CEO Elon Musk, ilk FSD transfer hakkını duyurduğunda oldukça kararlı bir dil kullanmıştı. Bu durumu “tek seferlik bir af” olarak nitelendirmiş ve yatırımcılara bu teklifin bir daha asla tekrarlanmayacağını söylemişti. Fakat bu sözlere rağmen teklif tekrarlandı, sonra bir daha tekrarlandı. Son birkaç yılda, bu “tek seferlik” teklif, Tesla’nın hedeflerini tutturmak için daha fazla araba satması gerektiğinde neredeyse düzenli olarak geri döndü.

Bu Sefer Farklı: Abonelik Modeli Dengeleri Değiştiriyor

Ancak bu yeni uyarıda önemli bir fark var. Tesla, geçtiğimiz hafta FSD’yi tek seferlik bir satın alma seçeneği olarak satmayı durduracağını açıkladı. Gelecek aydan itibaren yazılım, sadece abonelikle kullanılabilecek. Yani artık yeni bir araçta bu özelliğe kalıcı olarak sahip olmak için toplu bir ödeme yapılamayacak; bunun yerine aylık bir ücret ödemek gerekecek.

Bu durum, 31 Mart 2026 son tarihini eskisinden daha ciddi kılıyor. Eğer FSD’nizi şimdi yeni bir araca aktarırsanız, mevcut olan son “kalıcı lisanslardan” birini güvence altına almış olabilirsiniz. Eğer beklerseniz, aylık ödeme planına geçmek zorunda kalabilirsiniz. Bu, tüketiciler üzerinde bir endişe katmanı oluşturarak, yazılıma kalıcı olarak sahip olmak için bunun gerçekten son şans olabileceğini düşündürüyor.

Buradaki asıl sorun ise ürünün kendisi. Tesla, bu paketi “Tam Kendi Kendine Sürüş” olarak sattı, ancak tüm dünyanın bildiği gibi, Tesla araçları hala insan denetimi olmadan kendi başlarına gidemiyor. Teknoloji henüz tamamlanmış değil. Sahipler, henüz tutulmamış bir söz için 15.000 dolar ödedi. Eğer Tesla, yıllar önce tam otonom sürüşü sunmuş olsaydı, yazılım araca bağlı değerli bir varlık olurdu. Fakat yazılım hala eksik olduğu için, sahipler lisansın kendi kişisel hesaplarına bağlı olması gerektiğini düşünüyor.

Tesla Model 3 iç mekanı

Tesla, yazılımı kullanıcıya bağlamak yerine, transfer hakkını bir satış silahı olarak kullanıyor. Şirket, 15.000 dolarlık yatırımı rehin tutarak müşterilere “ya şimdi yeni bir araba al ya da bu yatırımını kaybet” diyor. Bu durum, sadık hayranları sırf yazılım yatırımlarını kurtarmak için araçlarını yükseltmeye zorlayan bir hamle olarak görülüyor. Sonuç olarak, 31 Mart tarihi yaklaşırken, tarihsel veriler bu “son şansın” gerçekten son olmayabileceğini gösterse de, ufukta görünen abonelik modeli bu sefer riskleri kesinlikle artırıyor.

Togg T6 Geliyor! İşte Beklentiler!

Togg T6 Geliyor! İşte Beklentiler!

Türkiye'nin otomobili Togg T6 modeli için resmi açıklama geldi. Daha geniş kitlelere hitap edecek bu modelin çıkış tarihi haberimizde.

Peki, Tesla’nın FSD transfer politikası hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

HP OMEN İsim Değiştirdi! Artık HyperX Olarak Anılacak!

Teknoloji devi HP, oyuncu donanımları pazarında dengeleri değiştirecek stratejik bir adım attı. Şirket, sevilen oyun markaları OMEN ve HyperX’i, artık tek ve ana oyun markası olacak olan HP HyperX markası altında birleştirdiğini duyurdu. Bu önemli birleşme, oyunculara yönelik geliştirilen yeni nesil dizüstü bilgisayar, monitör ve çevre birimlerinin tanıtımıyla birlikte geldi.

HP HyperX Markası Altında Güçlerini Birleştirdi

HP’nin bu hamlesi, dağınık bir marka yapısı yerine, oyuncular için bilgisayarlardan çevre birimlerine kadar uçtan uca bir ekosistem oluşturma hedefini taşıyor. Artık tüm oyun odaklı ürünler, sektörde kalitesiyle bilinen HyperX adıyla anılacak. Bu birleşme, hem marka bilinirliğini artırmayı hem de oyunculara daha bütünsel bir deneyim sunmayı amaçlıyor.

HP Inc. Kişisel Sistemler Oyun Çözümleri Kıdemli Başkan Yardımcısı Josephine Tan, konuyla ilgili olarak, “OMEN ve HyperX’i bir araya getirerek, oyun inovasyonunun sınırlarını zorlamaya devam ediyor ve her oyuncunun tam potansiyeline ulaşmasına yardımcı olan performans ve kişiselleştirme deneyimleri sunuyoruz,” ifadelerini kullandı.

HyperX OMEN MAX 16 oyuncu dizüstü bilgisayarı

Yeni Nesil Donanımlar Göz Dolduruyor

Bu stratejik birleşme, bir dizi yeni ve güçlü oyuncu donanımının tanıtımıyla taçlandırıldı. Tanıtılan ürünler arasında özellikle performans odaklı tasarımlar dikkat çekiyor:

  • HyperX OMEN MAX 16: Yeni nesil Intel Core Ultra ve AMD Ryzen AI işlemcilerle ve NVIDIA GeForce RTX 5090’a varan ekran kartlarıyla donatılan bu dizüstü bilgisayar, dünyanın en güçlü dahili soğutma sistemine sahip oyun laptopu olarak lanse edildi. Yenilenen OMEN Tempest Cooling Pro soğutma sistemi ve 240Hz OLED ekranı ile tavizsiz bir performans vaat ediyor.
  • HyperX OMEN OLED 34: Oyuncular ve içerik üreticileri için tasarlanan bu 34 inçlik monitör, yeni nesil V-stripe QD-OLED panel teknolojisini kullanıyor. 360 Hz yenileme hızı ve 0,03 ms tepki süresi ile inanılmaz bir görsel netlik ve akıcılık sunuyor.
HyperX OMEN OLED 34 oyuncu monitörü

Bununla birlikte HP, Xbox lisanslı ilk arcade kontrolcüsü olan HyperX Clutch Tachi‘yi de tanıttı. Manyetik anahtarları sayesinde yıldırım hızında tepki veren bu kontrolcü, tamamen kişiselleştirilebilir yapısıyla öne çıkıyor. En dikkat çekici ürünlerden biri ise Neurable işbirliğiyle geliştirilen HyperX EEG kulaklık oldu. Bu kulaklık, nöroteknoloji ve yapay zeka kullanarak oyuncunun beyin aktivitesini analiz ediyor ve odaklanma seviyesini artırmaya yönelik geri bildirimler sunuyor.

Peki, HP’nin bu yeni marka stratejisi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Galaxy S26 Ultra’nın Gizli Özelliğini Sızdırdı!

Samsung, One UI 8.5 arayüzü ile birlikte kullanıma sunacağı Good Lock güncellemelerini web sitesi üzerinden paylaştı. Ancak şirket, bu yenilikleri kullanıcılara tanıtırken planlanmamış bir şekilde Galaxy S26 Ultra modelinin en çok merak edilen özelliklerinden birini doğruladı. Resmi web sitesinde yayınlanan tanıtım görselleri, teknoloji devinin yeni amiral gemisi hakkında önemli bir detayı erkenden ortaya çıkardı.

Galaxy S26 Ultra’da Donanım Tabanlı Gizlilik Ekranı Dönemi Başlıyor

Her yeni One UI güncellemesinde olduğu gibi, Samsung bu sürüm için de Good Lock uygulamasına yeni yetenekler kazandırıyor. Şirketin detaylandırdığı bilgilere göre LockStar, QuickStar, HomeUp, Theme Park ve GameBooster+ modülleri kapsamlı bir şekilde güncelleniyor. Öne çıkan yenilikler arasında LockStar ile özelleştirilebilir kilit açma animasyonları ve QuickStar aracılığıyla Hızlı Ayarlar panelinin boyutunu ve manzara modunu değiştirme imkanı bulunuyor. Ayrıca HomeUp modülü artık daha büyük klasörler oluşturmanıza ve simge etiketlerini dilediğiniz gibi düzenlemenize olanak tanıyacak.

Samsung, Galaxy S26 Ultra, Privacy Display, Good Lock, One UI 8.5, Gizlilik Ekranı, QuickStar, HomeUp

Paylaşılan görsellerdeki asıl dikkat çekici detay ise Samsung’un “Privacy Display” (Gizlilik Ekranı) özelliğini yanlışlıkla doğrulaması oldu. Hızlı Ayarlar menüsünü gösteren bir ekran görüntüsünde, bu yeni özelliğe ait buton net bir şekilde görülebiliyor. Bu durum, aylardır sızıntı haberlerine konu olan donanım tabanlı gizlilik özelliğinin Galaxy S26 Ultra ile geleceğini kesinleştirmiş oldu.

Galaxy S26 Ultra Renkleri Sızdırıldı: İşte Tüm Seçenekler

Galaxy S26 Ultra Renkleri Sızdırıldı: İşte Tüm Seçenekler

Sızdırılan yeni bilgilere göre Galaxy S26 Ultra renkleri belli oldu. Kobalt Moru başta olmak üzere 6 farklı seçenek sunulacak.

Bu yeni özelliğin, yan açılardan bakıldığında ekran içeriğini gizleyen bir gizlilik ekran koruyucusunu taklit etmek için özel bir donanım teknolojisi kullanması bekleniyor. Teknolojinin şimdiye kadar sızan demoları oldukça etkileyici görünürken, bu işlevin sadece yazılımsal bir filtre değil, donanımsal bir yenilik olduğu belirtiliyor. Galaxy S26 serisinin Şubat ayı sonlarında tanıtılması beklenirken, “Gizlilik Ekranı” özelliğinin seride sadece Ultra modeline özel olacağı ifade ediliyor.

Samsung, Galaxy S26 Ultra, Privacy Display, Good Lock, One UI 8.5, Gizlilik Ekranı, QuickStar, HomeUp

Akıllı telefonlarda ekran gizliliği, özellikle toplu taşıma gibi kalabalık ortamlarda kullanıcılar için her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Peki, siz bu donanım tabanlı yeni gizlilik teknolojisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Günlük kullanımda telefon ekranınızın yan açılardan görünmesini engellemek sizin için satın alma kararını etkileyecek bir kriter mi? Görüşlerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz.

Windows 11 Çalıştıran Telefon Geliyor: NexPhone

Teknoloji dünyasında uzun yıllardır hayali kurulan bir konsept nihayet gerçeğe dönüşüyor: Cebinizde tam teşekküllü bir masaüstü bilgisayar taşıma fikri. NexDock tarafından geliştirilen NexPhone, bu hayali gerçeğe dönüştürme iddiasıyla sahneye çıkıyor. Bu yenilikçi cihaz, yalnızca bir akıllı telefon olmakla kalmıyor, aynı zamanda Android, Linux ve tam sürüm Windows 11 çalıştıran akıllı telefon olmasıyla mobil teknolojiye yeni bir soluk getiriyor.

NexPhone: Windows 11 Çalıştıran Telefon Neler Sunuyor?

NexPhone’un en devrimci özelliği, şüphesiz çoklu işletim sistemi desteğidir. Cihaz, ana işletim sistemi olarak Android 16 ile birlikte geliyor. Bu sayede kullanıcılar, alıştıkları mobil uygulama ekosistemine ve kullanıcı dostu arayüze tam erişim sağlıyor. Ancak NexPhone’un yetenekleri bununla sınırlı değil. Cihaz, aynı zamanda bir uygulama olarak Debian Linux çalıştırabiliyor. Bu özellik, özellikle yazılım geliştiricileri, sistem yöneticileri ve teknoloji meraklıları için sınırsız bir potansiyel sunuyor.

Bununla birlikte, asıl fark yaratan nokta, NexPhone’un sıfırdan önyükleme (boot) yaparak tam bir Windows 11 deneyimi sunabilmesidir. Bu, emülasyon veya sanallaştırma yoluyla değil, donanımın doğrudan Windows 11’i çalıştırması anlamına geliyor. Kullanıcılar, bir USB-C kablosuyla telefonu bir monitöre bağladıklarında, karşılarında alıştıkları masaüstü arayüzünü, dosya yöneticisini ve tüm Windows uygulamalarını bulacaklar. Bu yetenek, NexPhone’u adeta taşınabilir bir iş istasyonuna dönüştürüyor.

NexPhone çoklu işletim sistemi arayüzü

Teknik Özellikler ve Donanım Gücü

NexPhone, bu iddialı çoklu işletim sistemi yeteneğini desteklemek için güçlü bir donanım altyapısıyla donatılmış. Cihazın kalbinde, Qualcomm’un endüstriyel ve IoT cihazlar için tasarladığı güçlü Dragonwing QCM6490 işlemcisi yer alıyor. Bu işlemci, hem enerji verimliliği hem de yüksek performans gerektiren görevlerin üstesinden gelmek için özel olarak optimize edilmiştir. Bu güçlü işlemciye, günümüz amiral gemisi telefonlarında standart haline gelen 12 GB RAM eşlik ediyor. Bu yüksek bellek kapasitesi, işletim sistemleri arasında akıcı geçişler ve zorlu uygulamaların sorunsuz çalışması için kritik bir öneme sahiptir.

Cihazın donanım özellikleri sadece işlemci ve RAM ile sınırlı değil. Diğer dikkat çeken özellikleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Ekran: 6,58 inç boyutunda, 120 Hz yenileme hızına sahip akıcı bir ekran.
  • Kameralar: Arkada 64 megapiksel çözünürlüğünde Sony IMX787 sensörlü ana kamera ve 13 megapiksel Samsung S5K3L6 sensörlü ultra geniş açı kamera bulunuyor. Ön tarafta ise 10 megapiksellik Samsung ISOCELL 3J1 selfie kamerası yer alıyor.
  • Batarya: Gün boyu kullanımı desteklemek için 5.000 mAh kapasiteli bir bataryaya sahip.
  • Dayanıklılık: NexPhone, zorlu koşullara karşı dayanıklılığını kanıtlayan MIL-STD-810H askeri standart sertifikasına sahip. Bu, cihazın düşmelere, darbelere ve çevresel etkenlere karşı daha korunaklı olduğu anlamına geliyor.
NexPhone Windows 11 arayüzü

NexDock, Windows 11’in mobil ekranda daha rahat kullanılabilmesi için eski Windows Phone arayüzünü andıran özel bir arayüz de geliştirmiş. Bu sayede kullanıcılar, telefonu mobil modda kullanırken bile sezgisel bir deneyim yaşayabiliyor.

Fiyat ve Çıkış Tarihi

Teknoloji meraklılarının ve profesyonellerin ilgisini çekecek olan NexPhone’un 2026 yılının üçüncü çeyreğinde piyasaya sürülmesi planlanıyor. Cihazın yurt dışı satış fiyatının ise 550 dolar olarak belirlenmesi, sunduğu bu eşsiz özellikler göz önüne alındığında oldukça rekabetçi bir konumlandırma olarak dikkat çekiyor. NexPhone, mobil cihazların geleceğine dair heyecan verici bir vizyon sunarak, akıllı telefon pazarında kendine özgü bir niş yaratmaya hazırlanıyor.

Galaxy S26 Çıkış Tarihi Sızdı! İşte Tüm Özellikleri!

Galaxy S26 Çıkış Tarihi Sızdı! İşte Tüm Özellikleri!

Samsung'un yeni amiral gemisi Galaxy S26 çıkış tarihi ve özellikleri sızdırıldı. Mart 2026'da beklenen telefonun tüm detayları haberimizde.

Peki, bu Windows 11 çalıştıran akıllı telefon hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!

Galaxy S26 Çıkış Tarihi Sızdı! İşte Tüm Özellikleri!

Samsung’un teknoloji dünyasında her yıl merakla beklenen amiral gemisi serisi için geri sayım başladı. Bugün Galaxy S26 çıkış tarihi ve özellikleri hakkında ilk önemli sızıntılar teknoloji gündemine bomba gibi düştü. Gelen bilgilere göre Samsung, bu defa hayranlarının sabrını biraz daha zorlayacak ve yeni seriyi her zamankinden daha geç bir tarihte tanıtacak. Sızıntılar, Mart 2026’yı işaret ederken, telefonların donanım ve yazılım tarafında getireceği yenilikler de heyecanı artırıyor.

Galaxy S26 Çıkış Tarihi ve Özellikleri Ortaya Çıktı

Akıllı telefon dünyasının en güvenilir sızıntı kaynaklarından biri olan Ice Universe tarafından paylaşılan bilgilere göre, Samsung’un geleneksel lansman takviminde önemli bir değişiklik yaşanacak. Normalde Ocak veya Şubat aylarında görmeye alıştığımız Galaxy S serisi, 2026 yılında Mart ayına sarkacak. Bu durum, şirketin geliştirme ve üretim süreçlerinde yeni bir strateji izlediğinin sinyallerini veriyor. Sızıntıya göre, Samsung Galaxy S26 serisi için belirlenen takvim şu şekilde:

  • Galaxy Unpacked Etkinliği: 25 Şubat 2026
  • Ön Sipariş Dönemi: 26 Şubat – 4 Mart 2026
  • Piyasaya Çıkış Tarihi: 11 Mart 2026

Bu tarihler, ilk olarak Güney Kore pazarı için geçerli olsa da, küresel lansmanın da bu takvime paralel ilerlemesi bekleniyor. Benzer bir iddia, Avrupa’nın önemli kaynaklarından Dealabs tarafından da dile getirilmiş ve Fransa için satış tarihinin 11 Mart olacağı belirtilmişti. Bu durum, sızıntıların tutarlılığını güçlendiriyor.

Fiyatlandırma Stratejisi ve Beklentiler

Samsung’un Galaxy S26 serisi için bölgesel bir fiyatlandırma stratejisi benimseyeceği konuşuluyor. Güney Kore gibi bazı pazarlarda 30 ila 60 dolar arasında bir fiyat artışı beklenirken, şirket ABD gibi stratejik öneme sahip pazarlarda mevcut fiyat politikasını koruma kararı almış görünüyor. Bu doğrultuda, ABD için beklenen başlangıç fiyatları şu şekilde:

  • Galaxy S26: 799.99 Dolar
  • Galaxy S26 Plus: 999.99 Dolar
  • Galaxy S26 Ultra: 1,299.99 Dolar

Bu fiyatların korunması, Samsung’un rekabetin yoğun olduğu pazarlarda pazar payını kaybetmek istemediğini gösteriyor. Türkiye fiyatları ise vergiler ve kur dalgalanmalarına bağlı olarak lansman tarihinde netleşecektir.

Samsung Galaxy S26, S26+ ve S26 Ultra akıllı telefonları yan yana gösteriliyor.

Galaxy S26 Ultra: Donanım ve Kamera Detayları

Serinin en güçlü modeli olması beklenen Galaxy S26 Ultra, donanım tarafında önemli yükseltmelerle gelecek. Sızıntılara göre cihaz, gücünü Qualcomm’un henüz duyurulmamış olan Snapdragon 8 Elite Gen 5 yonga setinden alacak. Bu yonga setinin, performans ve verimlilik konusunda yeni bir standart belirlemesi bekleniyor. Cihazın diğer donanım özellikleri ise oldukça iddialı. S26 Ultra’nın 5,000mAh kapasiteli bir bataryaya sahip olacağı ve 60W kablolu hızlı şarj desteği sunacağı belirtiliyor. Bu şarj hızıyla telefonun sadece 30 dakikada %75 doluluğa ulaşabileceği iddia ediliyor. Ayrıca, iPhone seviyesinde 25W kablosuz şarj desteği de beklenen özellikler arasında.

Tasarım tarafında ise Samsung’un Note serisinden kalan son izleri de silerek daha yuvarlak kenarlara sahip bir tasarım benimseyeceği söyleniyor. Tamamen siyah renk seçeneği, özel bir kamera adası ve daha ince bir gövde, S26 Ultra’nın tasarım dilini oluşturacak. Bununla birlikte, daha geniş bir görüş alanı sunmak amacıyla selfie kamera deliğinin selefine göre yaklaşık 4mm daha büyük olacağı da sızıntılar arasında yer alıyor.

Kamera donanımı, Galaxy S25 Ultra’ya kıyasla büyük bir devrim sunmasa da, yazılımsal iyileştirmelerle fark yaratacak. Beklenen kamera sensörleri şunlar:

  • Ana Kamera: 200MP ISOCELL HP2
  • Ultra Geniş Açı: 50MP ISOCELL JN3 veya Sony IMX564
  • Telefoto Kamera: 12MP ISOCELL 3LD (3x optik yakınlaştırma)
  • Periskop Kamera: 50MP IMX854 (5x optik yakınlaştırma)
  • Ön Kamera: 12MP IMX874

Samsung, donanımdan ziyade yazılıma odaklanarak fotoğraf ve video deneyimini bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor. Özellikle RAW formatında daha detaylı videolar çekmeyi sağlayan Advanced Video Professional (AVP) kodeği ve profesyonel kameralardaki netlik ayarını mümkün kılan TILTA kablosuz lens kontrolcüleri desteği gibi özellikler, video profesyonellerini heyecanlandıracak yenilikler olarak öne çıkıyor.

Galaxy S26+ ve Standart S26: Beklenenler

Serinin diğer üyeleri olan Galaxy S26+ ve standart Galaxy S26, bazı bölgelerde Samsung’un kendi üretimi olan Exynos 2600 yonga setiyle gelecek. Galaxy S26+ modelinin 4,900mAh batarya ve 45W hızlı şarj desteği sunması beklenirken, standart Galaxy S26 modelinde ise 4,300mAh batarya ve 25W şarj hızı yer alacak. Ayrıca, standart modelin ekran boyutunun bir önceki nesle göre biraz daha büyüyeceği de gelen bilgiler arasında.

Ekran Teknolojisinde Devrim: Privacy Display

Galaxy S26 serisinin en dikkat çekici yeniliklerinden biri ise ekran teknolojisinde olacak. Samsung, ‘Flex Magic Pixel OLED’ adını verdiği yeni bir teknolojiyi kullanarak ‘Privacy Display’ (Gizlilik Ekranı) özelliğini sunacak. Bu teknoloji, yapay zeka yardımıyla ekranın yan açılardan görünürlüğünü azaltarak, toplu alanlarda telefonunuzdaki içeriğin başkaları tarafından görülmesini engelleyecek. Bu özellik, kullanıcının tam karşıdan baktığı sırada parlaklığı etkilemeden, yanal bakış açılarını karartarak gizliliği en üst düzeye çıkaracak.

OnePlus 15T Dev Bataryasıyla Mart Ayında Geliyor

OnePlus 15T Dev Bataryasıyla Mart Ayında Geliyor

OnePlus 15T özellikleri sızdırıldı. Yeni model devasa bataryası ve güçlü işlemcisiyle mart ayında tanıtılabilir.

Peki, sızdırılan Galaxy S26 serisi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!