Audi fitili ateşledi! Tartışmaların odağında bu kez Xiaomi var

Xiaomi’nin yeni nesil elektrikli aracı YU7’nin tüketici sınıfı bir işlemciyle satışa sunulması, otomotiv sektöründe büyük bir tartışmayı yeniden gündeme getirdi. FAW-Audi Satış Genel Müdür Yardımcısı Li Fenggang, paylaştığı videolu açıklamada tüketici elektroniğine yönelik çiplerle otomotiv sınıfı çipler arasındaki farklara dikkat çekti ve araçlarda deneysel uygulamalara yer olmadığını vurguladı.

Xiaomi YU7’de mobil işlemci kullanılması tartışmaları alevlendirdi!

Bu çıkış, Xiaomi YU7’nin kokpit sisteminde Qualcomm Snapdragon 8 Gen 3 işlemcisinin kullanıldığının ortaya çıkmasının ardından geldi. Li, otomotiv çiplerinin AEC-Q, ISO 26262 ve IATF 16949 gibi sıkı uluslararası sertifikalardan geçmesi gerektiğini, buna karşılık tüketici sınıfı çiplerin sadece akıllı telefon, bilgisayar ve ev elektroniği gibi ürünlerde kullanıldığını hatırlattı.

Araçların yüksek sıcaklık, soğuk, nem, toz, titreşim gibi aşırı çevresel koşullarda çalıştığını belirten Li, bu nedenle otomotiv çiplerinin -40°C ile 150°C arasında sorunsuz çalışabilmesi gerektiğini söyledi. Buna karşın tüketici sınıfı çipler yalnızca 0°C ile 70°C aralığında çalışabiliyor. Ayrıca otomotivdeki donanımların 10-15 yıl dayanması beklenirken, tüketici çiplerinin ömrü 3-5 yıl ile sınırlı kalıyor.

SpaceX 500. Falcon 9 göreviyle tarih yazdı

SpaceX 500. Falcon 9 göreviyle tarih yazdı

SpaceX, Falcon 9 roket serisinin 500. başarılı görevini tamamladı. Commercial GTO-1 görevi kapsamında Dror 1 uydusu yörüngeye yerleştirildi.

Li, çiplerdeki güvenlik payının da önemine işaret ederek, mobil cihazlarda 1 milyon birimde 500’e kadar arıza kabul edilebilirken, araçlarda bu oranın 1 PPM’in altına düşmesi gerektiğini vurguladı. Xiaomi YU7’nin piyasaya sürülmesiyle alevlenen tartışmalar arasında ilginç bir detay da, aracın kokpitinde tüketici sınıfı Snapdragon 8 Gen 3 çipi kullanılırken, içindeki mendil kutusunun “araç sınıfı” olduğunun belirtilmesi oldu.

Ancak otomotivde tüketici sınıfı çiplerin kullanımı sadece Xiaomi’ye özgü değil. Tesla, yaklaşık 10 yıl önce benzer çipleri kullanmaya başlamış ve bir süre sonra aşırı ısınmadan kaynaklı büyük çaplı geri çağırmalarla karşı karşıya kalmıştı. Bugün gelinen noktada YU7’nin satış başarısı, “Akıllı araçlarda kokpiti tüketici sınıfı çip mi yönetsin?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

Tongji Üniversitesi Otomotiv Fakültesi’nden Prof. Zhu Xichan, bir otomobilde yaklaşık 1.000 çip bulunduğunu belirterek, can ve mal güvenliğini doğrudan etkileyen modüllerde kullanılan çiplerin mutlaka AEC-Q100 ve ISO 26262 gibi fonksiyonel güvenlik sertifikalarına sahip olması gerektiğini söyledi.

Güvenliğe doğrudan etkisi olmayan modüller için ise sadece AEC-Q100 çevresel testlerinin yeterli olabildiğini ifade etti. Snapdragon 8 Gen 3 çipinin Ekim 2023’te piyasaya sürüldüğü düşünüldüğünde, tam otomotiv sertifikasyonunu alması için normalde bir yıllık bir süreç gerektiği değerlendiriliyor. Bu da Xiaomi’nin sertifikasyon süreci tamamlanmadan çipi doğrudan kullandığına işaret ediyor.

Bazı üreticilerin daha gelişmiş ve maliyeti düşük olduğu için bu tür tüketici çiplerini güvenliğe doğrudan etkisi olmayan alanlarda tercih ettiği de biliniyor. Ancak uzmanlar, AEC-Q100 testi geçmeyen çiplerin kesin olarak otomotiv sınıfı sayılamayacağı konusunda hemfikir.

Borsa İstanbul’da manipülasyon operasyonu: 8 gözaltı kararı!

Borsa İstanbul’da işlem gören Atlantis Yatırım Holding A.Ş. hisselerinde manipülasyon yapıldığı iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında İstanbul, Kocaeli, Antalya ve Zonguldak’ta toplam 8 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Soruşturmada şüphelilere “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “piyasa dolandırıcılığı” suçlamaları yöneltiliyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Borsa İstanbul pay piyasasında bazı sermaye piyasası araçlarının işlem hacmi ve hisse fiyatlarında hayatın olağan akışına aykırı şekilde dalgalanmalar yaşandığı tespit edildi.

Savcılık açıklamasında bu dalgalanmaların küçük yatırımcıları zarara uğrattığı, bazı hisselerde yapay yükselişlerin oluşturulduğu ifade edildi. Yapılan incelemelerde Atlantis Yatırım Holding A.Ş. hisselerinde piyasa bozucu eylemler saptanırken, bu eylemleri gerçekleştirdiği değerlendirilen kişiler hakkında operasyon başlatıldı.

Bitcoin tüm zamanların rekorunu kırdı

Bitcoin tüm zamanların rekorunu kırdı

Bitcoin, Asya piyasalarında 121 bin dolar seviyesini aşarak tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı.

14 Temmuz 2025 itibariyle dört ilde eş zamanlı olarak düzenlenen operasyon kapsamında 8 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyon sürecinde ilgili kişilere yönelik yakalama, arama ve el koyma işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Soruşturmanın Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ile koordineli şekilde yürütüldüğü öğrenildi.

Başsavcılığın açıklamasında, küçük yatırımcıları zarara uğratabilecek nitelikteki manipülatif işlemlerle mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı. Açıklama şu şekilde:

“Cumhuriyet Başsavcılığımızca BİST (Borsa İstanbul) pay piyasasında işlem gören sermaye piyasası araçlarında, işlem hacmi ve hisse fiyatında hayatın olağan akışına aykırı dalgalanmalar yaşanması, yapay yükselişlerin küçük yatırımcıyı zarara uğratığı yönünde tespitler üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; Atlantis Yatırım Holding A.Ş hisselerinde manüpilasyon yaptığı tespit edilen şüpheliler hakkında 14/07/2025 tarihi itibariyle yapılan operasyon kapsamında, istanbul, Kocaeli, Antalya, ve Zonguldak olmak üzere toplam 4 ilde 8 kişi hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve piyasa dolandırıcılığı” suçlarından gözaltı kararı verilmiş olup yakalama -arama -el koyma adli işlemlerinin devam ettigi kamuoyuna duyurulur.””

Huawei’den bir araba daha! İşte ilk station wagonu Stelato S9T

Huawei ve BAIC ortaklığında geliştirilen Harmony Intelligent Mobility Alliance (HIMA) çatısı altındaki Stelato markası, ilk station wagon modelinin resmi görsellerini paylaştı. Stelato S9T adıyla tanıtılan modelin tanıtım görselleri bugün yayınlandı. Modelin bu sonbaharda Çin pazarında satışa çıkması planlanıyor.

Stelato S9T tanıtıldı

Stelato S9T, markanın mevcut sedan modeli Stelato S9’un platformu üzerine inşa ediliyor. Yeni modelin gövdesi, markanın “Wonderland Green” olarak adlandırdığı yeşil renge boyanmış durumda. Kamuflajlı olarak daha önce Çin sokaklarında görüntülenen aracın tasarımı büyük oranda S9 ile benzerlik gösteriyor.

Ön yüzeyde Stelato’ya özgü “Galaxy” far tasarımı, çok kollu jantlar, krom kaplı pencere çerçeveleri ve yan etekler dikkat çekiyor. Ayrıca kapı kolları da gizli şekilde tasarlandı. Farklılık olarak arka stop lambalarında yeni “Nebula” formu tercih edilmiş.

Ayrıca station wagon formuna geçişi simgeleyen C sütunu sonrası eğilmeye başlayan tavan çizgisi, S9’dan ayrışan bir diğer tasarım detayı olarak öne çıkıyor. Arka alt sağ kısımda yer alan “S9T” baskısı ise model kimliğini vurguluyor.

Huawei’den yeni SUV: Shangjie H5 tanıtıldı

Huawei’den yeni SUV: Shangjie H5 tanıtıldı

Huawei ile Çinli otomotiv devi girişimiyle kurulan HIMA çatısı altındaki Shangjie’nin ilk modeli H5 SUV’nin resmi görselleri paylaşıldı.

Yeni S9T, tavan raylarıyla donatılmış şekilde geliyor. Ön çamurluklarda ve tavan üzerinde yer alan lidar sistemleri, Huawei’nin Qiankun ADS ileri sürüş destek sistemine bu modelde de yer verileceğini gösteriyor. Bu sistem, otonom sürüş destekli çözümleriyle dikkat çekiyor.

Motor ve batarya bilgileri resmi olarak duyurulmamış olsa da, Stelato S9’da sunulan opsiyonlara paralel seçenekler bekleniyor. S9 modelinde, arkadan itişli ve dört tekerlekten çekişli tamamen elektrikli (BEV) seçeneklerin yanı sıra, genişletilmiş menzilli (EREV) varyantlar bulunuyor.

Bu seçeneklerde 100 kWh kapasiteli bataryalarla 816 kilometreye kadar menzil sunulabiliyor. Ayrıca 1.5 litrelik turbo motorla desteklenen EREV versiyonları, 1.355 kilometreye kadar toplam menzil kapasitesine ulaşabiliyor.

S9T’nin performans ve menzil seçenekleriyle ilgili detayların önümüzdeki haftalarda açıklanması bekleniyor. Öte yandan, Stelato S9 modelinin yalnızca Haziran ayında 4.154 adet satıldığı ve Çin’de 300.000 yuan üzerindeki yeni enerji sedanları arasında satış lideri olduğu belirtiliyor. Şu anda S9 modeli, 309.800 ile 449.800 yuan arasında değişen altı farklı donanım seviyesiyle satışta bulunuyor.

Stelato S9T’nin de aynı başarıyı yakalayıp yakalayamayacağı ise sonbaharda satışa çıkmasının ardından belli olacak. Ancak Huawei destekli ileri sürüş teknolojileri ve uzun menzil seçenekleri, bu station wagon modelin de pazarda iddialı bir yer edinmesini sağlayabilir.

Bitcoin tüm zamanların rekorunu kırdı

Bitcoin, Asya piyasalarında 122 bin dolar seviyesini aşarak tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Pazartesi günü erken saatlerde 121.156,4 dolara kadar çıkan dünyanın en büyük kripto para birimi, saat 03:48 itibarıyla yüzde 2,7 yükselişle 120.778,8 dolardan işlem gördü. Rekor yükselişin arkasında kurumsal talebin artması, ABD’de yaklaşan “Kripto Haftası” ve düzenleme umutları etkili oldu.

Bitcoin 122 bin doları aştı

Bitcoin’deki son yükseliş, Japon otel zinciri Metaplanet’in 797 adet daha Bitcoin satın aldığını açıklamasıyla hız kazandı. Şirketin toplam Bitcoin varlığı 16.352 adete ulaştı. Bu hamleyle Metaplanet, Bitcoin’i en fazla elinde tutan beşinci kurumsal yatırımcı konumuna geldi.

bitcoin en yüksek fiyatı

Son bir haftada Bitcoin’in ivme kazanmasında bir diğer etken de ABD’de spot Bitcoin ETF’lerine olan yoğun ilgi oldu. BlackRock ve Fidelity gibi büyük varlık yönetim şirketlerinin kripto varlıklarını artırması, piyasada pozitif bir hava yarattı. Spot ETF’lerde görülen rekor girişler, yatırımcıların uzun vadeli güvenini yansıtıyor.

Kuantum tehditleri kapıda! Siber güvenlikte dönüşüm için zaman daralıyor

Kuantum tehditleri kapıda! Siber güvenlikte dönüşüm için zaman daralıyor

Kuantum bilişimde yaşanacak ilerlemelerin şifreleme yöntemlerini geçersiz hale getireceği uyarıları yüksek sesle dile getirilmeye başlandı.

Tüm bu gelişmelerin ortasında gözler, ABD Temsilciler Meclisi’nde bu hafta başlayacak olan “Kripto Haftası”na çevrildi. Kongre, dijital finans dünyasını doğrudan etkileyecek kritik yasa tekliflerini tartışmaya hazırlanıyor.

Bunlar arasında Genius Act, Clarity Act ve Anti-CBDC Surveillance State Act gibi düzenlemeler yer alıyor. Tasarılar, stablecoin’lerin, dijital varlık saklama hizmetlerinin ve genel dijital finans altyapısının yasal çerçevesini netleştirmeyi amaçlıyor.

Kripto varlıklara olan ilgideki bu yükseliş, sadece Bitcoin ile sınırlı kalmadı. ABD borsalarında işlem gören kripto bağlantılı şirket hisseleri de artış gösterdi. Riot Platforms, Mara Holdings ve MicroStrategy gibi firmaların hisselerinde geçtiğimiz hafta önemli yükselişler yaşandı.

Yükselişin bir başka nedeni ise Çin’den gelen dikkat çekici bir gelişme oldu. Çin’de kripto para ticareti halen yasak olsa da, geçen hafta Şanghay Devlet Varlıkları Düzenleme Kurumu’nun stablecoin ve dijital para politikaları hakkında yetkililere özel bir brifing vermesi, Çin’in kriptoya bakış açısında yumuşama olabileceği yönünde yorumlandı. Bu toplantının zamanlaması, küresel piyasalarda Çin kaynaklı yeni bir politika dönüşü ihtimalini gündeme getirdi.

8 GB RAM ve Dimensity 6300 işlemci: vivo Y19s GT 5G tanıtıldı

vivo, ürün yelpazesini genişletmek için çalışmalarını sürdürüyor. Çinli firma bu kapsamda özellikleriyle ve fiyatıyla dikkatleri çeken Y19s GT 5G’yi tanıttı. Peki akıllı telefon neler sunuyor? İşte vivo Y19S GT 5G özellikleri ve fiyatı!

vivo Y19s GT 5G özellikleri ve fiyatı

vivo Y19s GT 5G, 6.74 inç, (HD+) çözünürlük ve 90 Hz yenileme hızı sunan LCD bir panelle karşımıza çıkıyor.

Akıllı telefonda MediaTek Dimensity 6300 işlemcisi kullanılıyor. Ek olarak 6 GB veya 8 GB LPDDR4X RAM ve 128 GB veya 256 GB eMMC 5.1 dahili depolama opsiyonlarıyla raflardaki yerini alıyor.

Önde 5 MP selfie kamerası yer alırken, arka tarafta 50 MP ana ve henüz çözünürlüğü bilinmeyen bir yardımcı sensör bulunuyor.

vivo Y19s GT 5G özellikleri ve fiyatı

Üründe 15W hızlarında şarj olabilen 5.500 mAh’lik bir pil mevcut. Dahası, 123 dolardan başlayan fiyat etiketiyle raflardaki yerini alıyor.

ÖzellikDetaylar
Duyuru TarihiTemmuz 2025
Boyutlar167.30 x 76.95 x 8.19 mm
Ağırlık199 gram
Ekran6.74 inç LCD, 1600 x 720 (HD+), 90Hz yenileme hızı, 570 nit parlaklık
İşlemciMediaTek Dimensity 6300
RAM6 GB veya 8 GB LPDDR4X
Depolama128 GB veya 256 GB eMMC 5.1
microSD Desteği2 TB’a kadar genişletilebilir hafıza
Ön Kamera5 MP (delikli ekran içinde)
Arka Kamera50 MP ana kamera + belirtilmemiş ikinci sensör
Batarya5500 mAh, 15W kablolu şarj desteği
İşletim SistemiFuntouch OS 15 (Android 15 tabanlı)
Parmak İzi SensörüYan tarafta
DayanıklılıkIP64 sertifikası, MIL-STD-810H askeri standartlarına uygun
Bağlantı5G, Wi-Fi 5, Bluetooth 5.2, NFC, USB-C
SIM DesteğiÇift SIM
Renk SeçenekleriJade Green, Crystal Purple
Fiyat 6 GB + 128 GB: 123 dolar
8 GB + 128 GB: 135 dolar
8 GB + 256 GB: 147 dolar

SpaceX 500. Falcon 9 göreviyle tarih yazdı

SpaceX, Falcon 9 roket serisinin 500. başarılı görevini tamamladı. 2002 yılında kurulan şirketin bugüne kadar ulaştığı en önemli kilometre taşlarından biri olan bu görev, pazar günü sabaha karşı 1:04’te Florida’daki Cape Canaveral üssünden fırlatıldı. “Commercial GTO-1” adı verilen görev kapsamında, Dror 1 isimli jeostatik iletişim uydusu yörüngeye yerleştirildi.

Uzay taşımacılığında yeni bir çağ açılıyor

Görevde kullanılan Falcon 9’un birinci kademe iticisi, daha önce 12 farklı uçuşta kullanılmıştı. Bu görevle birlikte 13. kez başarıyla görev yaptı. Bu booster daha önce Crew-8, Polaris Dawn, CRS-31, Astranis: From One to Many, IM-2 ve yedi farklı Starlink görevinde kullanıldı. Görevin ardından, “Just Read the Instructions” isimli insansız yüzer platforma iniş yapan roket aşaması, bir sonraki görevine hazırlanmak üzere bakım ve yenileme sürecine girecek.

SpaceX’in yeniden kullanılabilir roket teknolojisi, şirketin maliyetleri düşürmesini ve fırlatma sıklığını artırmasını sağlıyor. Ayın başında bir başka Falcon 9 roketi, 29. kez uzaya gönderilip başarıyla geri indirilmişti. Bu rekor, tekrar kullanılabilirlik konusundaki ilerlemenin geldiği noktayı net biçimde gösteriyor.

NASA astronotundan yeryüzüne benzersiz bir bakış!

NASA astronotundan yeryüzüne benzersiz bir bakış!

NASA astronotu Don Pettit, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) geçirdiği yedi aylık görev sırasında çektiği etkileyici bir kareyi paylaştı.

Falcon 9 serisi bugüne kadar pek çok farklı amaçla görev yaptı. Bu görevlerin çoğu, SpaceX’in küresel internet ağı Starlink için yapılan uydu yerleştirmeleriydi. Ayrıca ticari ve kamu kuruluşları adına fırlatılan çok sayıda iletişim ve gözlem uydusu da Falcon 9 ile taşındı.

Şirket, aynı roketle Uluslararası Uzay İstasyonu’na (ISS) kargo ve astronot taşıma görevleri de yürütüyor. Bir sonraki insanlı ISS görevinin önümüzdeki haftalarda gerçekleşmesi bekleniyor.

SpaceX, Falcon 9’dan elde ettiği mühendislik birikimini, gelecek nesil roketi olan Starship projesine aktarıyor. Teksas, Boca Chica’daki Starbase tesisinde test edilen Starship, şu ana kadar birkaç kez fırlatılıp iniş yaptırıldı.

Ancak geçen ay yaşanan üst kademe patlaması nedeniyle projede kısa süreli bir aksama yaşandı. Şirket, şimdiye kadar dokuz kez test edilen Starship’in 10. fırlatma tarihiyle ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı.

Commodore 64 Ultimate ile 30 yıl sonra geri döndü

Bilgisayar tarihinin ikonik ismi Commodore 64 küllerinden yeniden doğuyor. Commodore 64 Ultimate adıyla duyurulan yeni bilgisayar, yazılım emülatörü olmaktan ziyade FPGA tabanlı modern bir donanım sunuyor. Ürün, 299 dolardan başlayan fiyatlarla ön siparişe açıldı ve teslimatların Ekim ayında başlaması hedefleniyor.

AMD Artix 7 FPGA çipi üzerine kurulu olan cihaz, 10.000’den fazla orijinal oyun, kartuş ve çevre birimiyle tam uyumluluk vaat ediyor. Alıcılar, bilgisayarın yanı sıra 64 GB’lık USB bellek (içinde lisanslı klasikler dahil 50’den fazla oyun, demo ve müzik yüklü), güç adaptörü, HDMI kablosu ve bir kullanım kılavuzu alacak. Cihazın Wi-Fi üzerinden oyun aktarımı gibi modern özellikleri olsa da, asıl vaadi tozlu raflardaki eski kartuşlarınızı ve disket sürücülerinizi yeniden hayata döndürmek.

Commodore 64 Ultimate, üç farklı versiyonla meraklılarının karşısına çıkıyor;

  • BASIC Beige (299 Dolar): Projenin giriş seviyesi modeli. Efsanevi bej renginde, sade ve ışıksız bir tasarıma sahip.
  • Starlight Edition (349 Dolar): Yarı saydam kasası ve dünyanın ilk yarı saydam mekanik klavye PCB’si ile dikkat çekiyor. Cihazdan gelen seslere tepki verebilen LED aydınlatması bulunuyor.
  • Founders Edition (499 Dolar): Koleksiyonerler için tasarlanmış bu özel sürüm; kehribar rengi yarı saydam bir kasaya, hatıra altın mühürlere, 24 ayar altın Commodore rozetli bir kolyeye ve özel seri numarasına sahip. Ayrıca “C’yi Yeniden Başlattım” yazılı bir tişört de hediye ediliyor.

Proje, Kickstarter gibi platformlar yerine kendi kitle fonlaması sistemiyle finanse ediliyor. Ancak Commodore, alıcılara önemli bir güvence sunuyor.

Nvidia RTX 40 serisi için muhteşem haber: FPS ikiye katlanacak

Nvidia RTX 40 serisi için muhteşem haber: FPS ikiye katlanacak

Nvidia'dan beklenmedik bir hamle geldi. RTX 50 serisi ile gördüğümüz Smooth Motion özelliği Nvidia RTX 40 serisine de gelecek.

Sipariş gönderilmeden önce herhangi bir zamanda sorgusuz sualsiz tam para iadesi talep edilebiliyor. Teslimattan sonra ise bir yıllık sınırlı malzeme ve işçilik garantisi devreye giriyor.

Commodore 64 Ultimate özellikleri

Hafıza128MB DDR2 RAM, 16MB NOR flaş
DepolamaUSB bellekler: FAT, FAT32, exFAT. Dosya biçimleri: .D64, .D71, .D81, .G64, .T64, .TAP, .PRG, .ROM ve daha fazlası. ISO-9660 görüntü desteği. Bant emülasyonu ve DMA yükleyici ile entegre Ultimate-II+ işlevselliği
Video1080p @ 50Hz (PAL) veya 60Hz (NTSC), HDMI sertifikalı, Neredeyse Sıfır Gecikme, HDMI üzerinden DVI uyumlu, DIN-8 üzerinden Analog: CVBS, S-Video veya RGB
SesOtomatik voltaj ve filtre algılama, UltiSID sekizli çekirdek FPGA SID emülasyonu, SID-TAP başlığı ile 2 × SID soketi (6581/8580)
I/O3 × USB-A 2.0, 1 × USB-C, MicroSD yuvası, HDMI (kablo dahil), analog video için 8 pimli DIN, 3,5 mm kulaklık girişi, Optik S/PDIF, 100 Mbps Ethernet, Wi-Fi, Kartuş portu (%99’dan fazla uyumlu), Veri seti portu (6 pimli kenar konnektörü), Disk sürücüsü portu (6 pimli IEC DIN), 2 × DB-9 joystick/kürek portu, Kullanıcı portu (26 pimli dahili, adaptör ayrı satılır)
Klavye66 tuşlu mekanik, Gateron Pro 3.0 55g anahtarlar, Orijinal C64 düzeni ve şekilleri, Tam NKRO, USB girişi, 70 RGB LED, Standart dengeleyiciler
AydınlatmaKasa ve klavye aydınlatması, ayarlanabilir renkler ve parlaklık
Güç12V DC güç adaptörü

Samsung akıllı küpe ve kolyeler üzerinde çalışıyor

Samsung, akıllı saat ve kulaklıkların ötesine geçerek yeni nesil giyilebilir cihazlar üzerinde çalışıyor. Şirketin mobil deneyim bölümünden COO Won-joon Choi’nin açıklamalarına göre, teknoloji devi akıllı küpe, kolye ve bilezik gibi daha önce keşfedilmemiş ürün türlerini aktif olarak araştırıyor.

Samsung, akıllı küpe ve kolye modelleri ile geliyor

Geliştirilen bu cihazlar, bağımsız bir ürün yerine akıllı telefonlarla entegre şekilde çalışacak ve yapay zeka desteğiyle günlük deneyimi tamamlayan yardımcı donanımlar olarak konumlanacak. Şirketin stratejisi, giyilebilir teknolojiyi sadece taşınan değil, doğrudan vücutta takılan, kullanıcının bir parçası hâline gelen bir deneyim haline getirmek üzerine kurulu.

Choi’nin verdiği röportajda öne çıkan bu yaklaşım, Samsung’un yapay zekayı kullanıcıya sezgisel biçimde ulaştırma vizyonuyla örtüşüyor. Gözlük, küpe, yüzük ve kolye gibi objelerin teknolojiyle birleştirilmesi bu stratejinin temel parçaları arasında yer alıyor.

Bu vizyonun ilk örnekleri hâlihazırda somutlaşmış durumda. Project Haean adı verilen Android XR destekli akıllı gözlük projesi bunlardan biri. Ayrıca Project Moohan adlı bir başka XR gözlüğün de 2025 sonuna kadar duyurulması bekleniyor. Ancak Samsung’un yalnızca gözlük formundaki cihazlara değil, daha küçük ve kullanıcıya doğal gelen teknolojilere de yöneldiği görülüyor.

iPhone 17 serisinin renk seçenekleri ortaya çıktı

iPhone 17 serisinin renk seçenekleri ortaya çıktı

iPhone 17 modellerinin renk seçenekleri sızdırıldı. Seriye, daha önce görmediğimiz yenilikçi renkler eklenecek.

Rakip firmalar, akıllı telefonun yerini alabilecek bağımsız yapay zeka cihazları geliştirmeye çalışıyor. Humane AI Pin ve Rabbit R1 gibi ürünler bu yaklaşıma örnek teşkil ediyor. Samsung ise akıllı telefonun yerini almak yerine, onu daha işlevsel hâle getiren giyilebilir destek ürünleri geliştirmeyi tercih ediyor.

Fizik kurallarına meydan okuyan kara delik birleşmesi!

0

Uluslararası LIGO iş birliği, şimdiye kadar kaydedilen en büyük kara delik birleşmesini tespit ettiğini açıkladı. GW231123 olarak adlandırılan bu olay, 2023 yılının 23 Kasım tarihinde kaydedildi ve iki devasa kara deliğin birleşmesi sonucunda ortaya çıkan yeni kara deliğin kütlesi, Güneş’in 225 katı olarak ölçüldü.

Bu büyüklükte bir birleşmenin gerçekleşmesi, mevcut yıldız evrimi modellerine göre imkânsız kabul ediliyor. Elde edilen bulgular, kara deliklerin nasıl oluştuğuna dair bilimsel yaklaşımların yeniden değerlendirilmesini gündeme taşıdı.

GW231123, bilim dünyasını şaşırttı

Gravitasyonel dalgalar, uzay-zamanda meydana gelen şiddetli olayların sonucunda ortaya çıkan, ışık hızında yayılan ve tıpkı suya atılan taşın oluşturduğu halkalar gibi yayılan bozulmalar olarak tanımlanıyor.

Ancak bazı olaylar, bu dalgaların sadece izlerini değil, doğrudan ve güçlü etkilerini de tespit edilebilir şekilde ortaya çıkarıyor. LIGO, yani Lazer Girişimölçerli Gravitasyonel Dalgalar Gözlemevi, 2015 yılında bu dalgaları ilk kez ölçmeyi başarmış ve bilim tarihinde çığır açan bir keşfe imza atmıştı.

NASA astronotundan yeryüzüne benzersiz bir bakış!

NASA astronotundan yeryüzüne benzersiz bir bakış!

NASA astronotu Don Pettit, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) geçirdiği yedi aylık görev sırasında çektiği etkileyici bir kareyi paylaştı.

O günden bu yana LIGO, Avrupa’daki Virgo ve Japonya’daki KAGRA gözlemevleriyle birlikte gökyüzünü düzenli olarak izliyor. Bugüne kadar yaklaşık 300 kara delik birleşmesi dahil olmak üzere pek çok kozmik sinyal tespit edildi.

Ancak GW231123, bu gözlemler arasında istisnai bir yere sahip. Bu olayda, sırasıyla Güneş’in 137 ve 103 katı büyüklüğünde iki kara delik, son derece yüksek dönüş hızlarıyla birleşerek 225 Güneş kütlesine ulaşan yeni bir süper kara delik oluşturdu.

Karşılaştırma yapmak gerekirse, 2019 yılında kaydedilen ve bugüne kadar rekoru elinde tutan GW190521 adlı birleşmede bu kütle yaklaşık 140 Güneş kütlesiydi. Sinyalin yalnızca 0.1 saniye sürmesi ve bu kadar kısa süre içinde LIGO tarafından net biçimde tespit edilebilmesi, birleşmenin son derece yoğun ve kararlı olduğunu gösteriyor.

Cardiff Üniversitesi’nden fizikçi ve LIGO üyesi Mark Hannam, mevcut yıldız evrimi modellerine göre bu tür birleşmelerin imkansız olduğunu belirterek, kara deliklerin daha önce başka birleşmelerden oluşmuş olabileceği ihtimalini değerlendirdiklerini söyledi.

LIGO’nun diğer üyelerinden University of Portsmouth’tan fizikçi Charlie Hoy ise birleşmeye katılan kara deliklerin Einstein’ın genel görelilik kuramının öngördüğü maksimum dönme hızına çok yakın hızlarla döndüğünü ifade etti. Bu durumun, elde edilen sinyalin modellenmesini ve yorumlanmasını son derece karmaşık hale getirdiğini, ancak aynı zamanda kuramsal fizik araçlarını geliştirmek için büyük bir fırsat sunduğunu vurguladı.

Bilim insanları GW231123 ile ilgili verileri önümüzdeki hafta İskoçya’nın Glasgow kentinde düzenlenecek Genel Görelilik ve Kütleçekim Dalgaları Konferansı’nda (GR24 ve Amaldi16) sunacak. Bu sunumun ardından veriler kamuya açık hale getirilecek ve olayın detayları bilim camiası tarafından detaylı biçimde incelenmeye başlanacak.

University of Birmingham’dan fizikçi Gregorio Carullo, sinyalin karmaşık yapısının çözülmesinin yıllar alabileceğini belirtti. Sinyalin temelinde kara delik birleşmesi olduğu düşünülse de, daha karmaşık kozmik senaryoların bu olağan dışı özellikleri açıklamada önemli rol oynayabileceği değerlendiriliyor.

Gravitasyonel dalgalar, ışığa ihtiyaç duymadan kozmik olayların gözlemlenmesini sağlayan nadir yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor. Bu özelliği sayesinde kara deliklerin, kadim yıldızların ve hatta karanlık maddenin anlaşılmasında eşsiz bir gözlem aracı.

Tek tuşla kendini yok eden SSD tanıtıldı!

Teamgroup, veri güvenliğinin kritik olduğu askeri ve endüstriyel senaryolar için geliştirdiği yeni nesil P250Q Self-Destruct SSD’yi resmen tanıttı. Cihaz, tek tuşla devreye giren ve fiziksel olarak geri döndürülemez veri silme mekanizmasıyla dikkat çekiyor.

Donanım düzeyinde devreye alınan özel yok etme devresi, verileri doğrudan Flash IC üzerinden siliyor. Üstelik beklenmedik bir güç kesintisi durumunda otomatik devam özelliğiyle, işlem kaldığı yerden kesintisiz olarak sürdürülüyor.

Güç kesilse bile veri silme işlemi durmuyor

Sabit diskin en çarpıcı özelliği, veri yok etme sürecinin yalnızca yazılımla değil, doğrudan fiziksel bellek hücrelerini hedefleyen donanımsal müdahaleyle gerçekleştirilmesi. Teamgroup, bu yöntemin, özellikle yüksek gizlilik seviyesine sahip verilerin bulunduğu askeri ya da istihbarat sistemlerinde kritik rol oynayabileceğini belirtiyor.

Sürücü, donanımsal yok etme mekanizmasına ek olarak, AES-256 seviyesinde şifreleme desteğiyle verilerin depolama esnasında da korunmasını sağlıyor. P250Q SSD, 256GB ile 2TB arasında değişen kapasite seçenekleri sunuyor. PCIe Gen4x4 arayüzü üzerinden çalışan cihaz, NVMe 1.4 standardını destekliyor.

Meta artık insan sesi üretecek!

Meta artık insan sesi üretecek!

Meta, insan benzeri sesler üreten yapay zeka girişimi Play AI’ı satın aldı ve önümüzdeki hafta itibarıyla bünyesine katıyor.

Maksimum 7.000 MB/s okuma ve 5.500 MB/s yazma hızlarına ulaşabilen disk, yüksek performanslı sistemler için de uygun bir seçenek sunuyor. Ürün ayrıca S.M.A.R.T. sağlık izleme desteğiyle, sürücünün ömrü boyunca güvenilirliğini artırmaya yönelik donanımlar içeriyor.

P250Q’nun kullanım senaryoları ise tartışmalı. Cihazın üzerinde fiziksel bir tetikleyici ve LED gösterge sistemi bulunuyor. Ancak taşınabilir ortamlarda cihazın fiziksel olarak yanınızda bulunması, bazı durumlarda dikkat çekici olabilir.

Özellikle sınır geçişleri veya hassas güvenlik kontrollerinde, böyle bir cihazın varlığı ters etki yaratabilir. Bu tür kullanım zorlukları, geçmişte benzer teknoloji geliştirmeye çalışan Ovrdrive gibi firmaların seri üretim sürecinden vazgeçmesine neden olmuştu.

Teamgroup’un yeni SSD’si, pratik olarak yalnızca belirli güvenlik prosedürleriyle yönetilen kurumlara hitap ediyor. Yüksek güvenlikli veri saklama gereksinimi duyan savunma, hükümet ya da araştırma kuruluşları için etkili bir çözüm sunarken, genel kullanıcı kitlesi için fazla niş bir ürün olarak kalabilir. Yine de veri bütünlüğü, ani imha gereksinimi ve donanımsal şifreleme gibi güvenlik katmanlarının aynı üründe birleştirilmiş olması P250Q’yu teknik açıdan dikkat çekici bir model haline getiriyor.

Uygun fiyatlı iPhone geliyor

Apple, sadece amiral gemisi modellerini değil, bütçe dostu alternatiflerini de kullanıcılara sunmaya devam ediyor. Bu kapsamda en son şubat ayında iPhone 16e modeli tanıtıldı. Görünüşe göre marka çok yakında iPhone 17e’yi piyasaya sürecek. Peki, akıllı telefondan neler bekliyoruz? Neler sunabilir? İşte ayrıntılar!

iPhone 17e modelinden neler bekliyoruz?

Bloomberg tarafından paylaşılan yeni bir rapor, iPhone 16e’nin ardından önümüzdeki yılın ilk aylarında iPhone 17e’nin piyasaya sürüleceğini öne sürüyor. iPhone 17e’nin en dikkat çekici yeniliği olarak A19 işlemcisi gösteriliyor. Bu yonga seti, iPhone 16e’deki A18’in yerini alacak. Bu da akıllı telefonun Apple Intelligence özelliklerini daha iyi bir şekilde çalıştıracağı şeklinde yorumlanabilir.

iPhone 17e’nin tasarımı konusunda en azından şimdilik değişiklik beklenmiyor. Mevcut iPhone 16e ile aynı yapıya sahip olması muhtemel. Bu da tek bir 48 MP kamera, Face ID destekli çentikli ekran ve Dynamic Island özelliğinin yer almaması anlamına geliyor.

Bazı kaynaklar, Apple’ın geliştirdiği C2 modem çipinin bu modelde yer alabileceğini belirtse de bu modemin ilk olarak iPhone 18 serisinde kullanılması bekleniyor. Dolayısıyla iPhone 17e için bu donanım hazır olmayabilir.

Kullanıcılara fikir vermesi açısından iPhone 16e modelinin teknik özellikleri şu şekilde;

ÖzellikiPhone 16e
Ekran6.1 inç OLED
Yenileme Hızı60Hz
Kimlik DoğrulamaFace ID
İşlemciApple A18
Ana Kamera48 Megapiksel
Ön Kamera12 Megapiksel
Suya ve Toza DayanıklılıkIP68
BağlantıWi-Fi 6, Bluetooth 5.3, C1 modemli 5G
5G ModemC1 5G Modem
GövdeAlüminyum Çerçeve
Action ButtonVar
RAM8GB LPDDR5X
Yapay ZekaApple Intelligence
Bağlantı GirişiUSB-C
Batarya3,279 mAh (Henüz doğrulanmadı)
Boyutlar146.7 x 71.5 x 7.8 mm
Ağırlık167g
Depolama Seçenekleri128GB / 256GB / 512GB
Kablosuz ŞarjQi2

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce iPhoen 17e modeli beklentileri karşılayacak mı? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Nvidia CEO’su Jensen Huang’dan itiraf!

Nvidia, bu hafta 4 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşarak tarihte bir ilki gerçekleştirdi. Bu rakam tek başına Birleşik Krallık ya da Almanya’nın toplam ekonomik büyüklüğünden daha yüksek. Ancak Nvidia CEO’su Jensen Huang’a göre bu sadece finansal bir başarı değil. Huang, şirketin üretimini yaptığı grafik işlemcilerin (GPU) yalnızca yazılımı değil insan yaşamının tamamını yeniden yapılandıracak bir sürecin merkezinde yer aldığını söyledi.

Nvidia rekor gelire ulaştı!

Huang, CNN ile yaptığı röportajda, Nvidia’nın geliştirdiği çiplerin yapay zekaya güç verdiğini ve bu dönüşümün tüm sektörleri etkileyeceğini belirtti. ChatGPT gibi sistemlerden Google ve Microsoft’un büyük ölçekli modellerine kadar her büyük yapay zekâ uygulamasının Nvidia donanımlarıyla çalıştığını aktardı. Bu teknolojilerin yalnızca beyaz yaka değil tüm iş gücünü kapsayacak şekilde dönüşüme yol açacağını ifade etti.

Yapay zeka herkesin işini etkileyecek. Bazı işler kaybolacak, bazıları yeniden doğacak” diyen Huang, üretkenlikteki artışın toplum genelinde refahı yükseltebileceğini ancak bu sürecin sancısız olmayacağını söyledi.

Kuantum tehditleri kapıda! Siber güvenlikte dönüşüm için zaman daralıyor

Kuantum tehditleri kapıda! Siber güvenlikte dönüşüm için zaman daralıyor

Kuantum bilişimde yaşanacak ilerlemelerin şifreleme yöntemlerini geçersiz hale getireceği uyarıları yüksek sesle dile getirilmeye başlandı.

Dünya Ekonomik Forumu’nun bir araştırmasına göre şirketlerin %41’i 2030 yılına kadar yapay zeka nedeniyle çalışan sayısını azaltmayı planlıyor. Huang, Nvidia içinde de yapay zekanın kullanılmasının yalnızca teşvik edilen değil, zorunlu kılınan bir uygulama haline geldiğini belirtti.

Yapay zekanın üretim kabiliyetini artıracağına inanan Huang, ABD’nin yeniden sanayileşmesi gerektiğini savundu. Üretim kültürünün sadece ekonomik büyüme için değil, toplumsal istikrar açısından da kritik olduğuna dikkat çekti.

Bu açıklamalar ABD Başkanı Donald Trump döneminde başlatılan ve yerli üretimi ön plana çıkaran “Made in America” politikalarıyla örtüşüyor. Huang, yurt içi üretimin ulusal güvenliği güçlendireceğini, yabancı tedarikçilere olan bağımlılığı azaltacağını ve yüksek ücretli iş imkanlarını daha geniş kitlelere açabileceğini söyledi.

Huang ayrıca yapay zekanın tıpta devrim yaratacağını iddia etti. Proteinler, kimyasallar ve genetik yapılar üzerinde eğitilen modellerin, yeni ilaçların geliştirilmesini hızlandırabileceğini ve nihayetinde tüm hastalıkların tedavisinde kullanılabileceğini söyledi. Araştırma laboratuvarlarında sanal yardımcı bilim insanlarının yakın gelecekte yaygınlaşacağını öne sürdü.

Fiziksel robotlara dair gelişmelerin de yakında görünür hale geleceğini aktaran Huang, “görme-dil-eylem” modeliyle çalışan robotların beş yıl içinde günlük hayatın bir parçası haline gelebileceğini belirtti. Bu robotlar, çevreyi görebilecek, verilen talimatları anlayabilecek ve fiziksel hareketler gerçekleştirebilecek.

Ancak tüm bu gelişmelerin yanında Huang, yapay zeka kaynaklı zararların kaçınılmaz olduğunu da kabul etti. Elon Musk’ın Grok adlı sohbet botunun antisemitik içerik yayması gibi olaylara atıfta bulunan Huang, “Bazı zararlar olacak” dedi. Yine de gelişen denetim araçları sayesinde yapay zeka sistemlerinin kendi hatalarını denetleyebildiğini ve bu sürecin her geçen gün daha da geliştiğini ifade etti.