Uygun fiyatlı iPhone geliyor

Apple, sadece amiral gemisi modellerini değil, bütçe dostu alternatiflerini de kullanıcılara sunmaya devam ediyor. Bu kapsamda en son şubat ayında iPhone 16e modeli tanıtıldı. Görünüşe göre marka çok yakında iPhone 17e’yi piyasaya sürecek. Peki, akıllı telefondan neler bekliyoruz? Neler sunabilir? İşte ayrıntılar!

iPhone 17e modelinden neler bekliyoruz?

Bloomberg tarafından paylaşılan yeni bir rapor, iPhone 16e’nin ardından önümüzdeki yılın ilk aylarında iPhone 17e’nin piyasaya sürüleceğini öne sürüyor. iPhone 17e’nin en dikkat çekici yeniliği olarak A19 işlemcisi gösteriliyor. Bu yonga seti, iPhone 16e’deki A18’in yerini alacak. Bu da akıllı telefonun Apple Intelligence özelliklerini daha iyi bir şekilde çalıştıracağı şeklinde yorumlanabilir.

iPhone 17e’nin tasarımı konusunda en azından şimdilik değişiklik beklenmiyor. Mevcut iPhone 16e ile aynı yapıya sahip olması muhtemel. Bu da tek bir 48 MP kamera, Face ID destekli çentikli ekran ve Dynamic Island özelliğinin yer almaması anlamına geliyor.

Bazı kaynaklar, Apple’ın geliştirdiği C2 modem çipinin bu modelde yer alabileceğini belirtse de bu modemin ilk olarak iPhone 18 serisinde kullanılması bekleniyor. Dolayısıyla iPhone 17e için bu donanım hazır olmayabilir.

Kullanıcılara fikir vermesi açısından iPhone 16e modelinin teknik özellikleri şu şekilde;

ÖzellikiPhone 16e
Ekran6.1 inç OLED
Yenileme Hızı60Hz
Kimlik DoğrulamaFace ID
İşlemciApple A18
Ana Kamera48 Megapiksel
Ön Kamera12 Megapiksel
Suya ve Toza DayanıklılıkIP68
BağlantıWi-Fi 6, Bluetooth 5.3, C1 modemli 5G
5G ModemC1 5G Modem
GövdeAlüminyum Çerçeve
Action ButtonVar
RAM8GB LPDDR5X
Yapay ZekaApple Intelligence
Bağlantı GirişiUSB-C
Batarya3,279 mAh (Henüz doğrulanmadı)
Boyutlar146.7 x 71.5 x 7.8 mm
Ağırlık167g
Depolama Seçenekleri128GB / 256GB / 512GB
Kablosuz ŞarjQi2

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce iPhoen 17e modeli beklentileri karşılayacak mı? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Nvidia CEO’su Jensen Huang’dan itiraf!

Nvidia, bu hafta 4 trilyon dolarlık piyasa değerine ulaşarak tarihte bir ilki gerçekleştirdi. Bu rakam tek başına Birleşik Krallık ya da Almanya’nın toplam ekonomik büyüklüğünden daha yüksek. Ancak Nvidia CEO’su Jensen Huang’a göre bu sadece finansal bir başarı değil. Huang, şirketin üretimini yaptığı grafik işlemcilerin (GPU) yalnızca yazılımı değil insan yaşamının tamamını yeniden yapılandıracak bir sürecin merkezinde yer aldığını söyledi.

Nvidia rekor gelire ulaştı!

Huang, CNN ile yaptığı röportajda, Nvidia’nın geliştirdiği çiplerin yapay zekaya güç verdiğini ve bu dönüşümün tüm sektörleri etkileyeceğini belirtti. ChatGPT gibi sistemlerden Google ve Microsoft’un büyük ölçekli modellerine kadar her büyük yapay zekâ uygulamasının Nvidia donanımlarıyla çalıştığını aktardı. Bu teknolojilerin yalnızca beyaz yaka değil tüm iş gücünü kapsayacak şekilde dönüşüme yol açacağını ifade etti.

Yapay zeka herkesin işini etkileyecek. Bazı işler kaybolacak, bazıları yeniden doğacak” diyen Huang, üretkenlikteki artışın toplum genelinde refahı yükseltebileceğini ancak bu sürecin sancısız olmayacağını söyledi.

Kuantum tehditleri kapıda! Siber güvenlikte dönüşüm için zaman daralıyor

Kuantum tehditleri kapıda! Siber güvenlikte dönüşüm için zaman daralıyor

Kuantum bilişimde yaşanacak ilerlemelerin şifreleme yöntemlerini geçersiz hale getireceği uyarıları yüksek sesle dile getirilmeye başlandı.

Dünya Ekonomik Forumu’nun bir araştırmasına göre şirketlerin %41’i 2030 yılına kadar yapay zeka nedeniyle çalışan sayısını azaltmayı planlıyor. Huang, Nvidia içinde de yapay zekanın kullanılmasının yalnızca teşvik edilen değil, zorunlu kılınan bir uygulama haline geldiğini belirtti.

Yapay zekanın üretim kabiliyetini artıracağına inanan Huang, ABD’nin yeniden sanayileşmesi gerektiğini savundu. Üretim kültürünün sadece ekonomik büyüme için değil, toplumsal istikrar açısından da kritik olduğuna dikkat çekti.

Bu açıklamalar ABD Başkanı Donald Trump döneminde başlatılan ve yerli üretimi ön plana çıkaran “Made in America” politikalarıyla örtüşüyor. Huang, yurt içi üretimin ulusal güvenliği güçlendireceğini, yabancı tedarikçilere olan bağımlılığı azaltacağını ve yüksek ücretli iş imkanlarını daha geniş kitlelere açabileceğini söyledi.

Huang ayrıca yapay zekanın tıpta devrim yaratacağını iddia etti. Proteinler, kimyasallar ve genetik yapılar üzerinde eğitilen modellerin, yeni ilaçların geliştirilmesini hızlandırabileceğini ve nihayetinde tüm hastalıkların tedavisinde kullanılabileceğini söyledi. Araştırma laboratuvarlarında sanal yardımcı bilim insanlarının yakın gelecekte yaygınlaşacağını öne sürdü.

Fiziksel robotlara dair gelişmelerin de yakında görünür hale geleceğini aktaran Huang, “görme-dil-eylem” modeliyle çalışan robotların beş yıl içinde günlük hayatın bir parçası haline gelebileceğini belirtti. Bu robotlar, çevreyi görebilecek, verilen talimatları anlayabilecek ve fiziksel hareketler gerçekleştirebilecek.

Ancak tüm bu gelişmelerin yanında Huang, yapay zeka kaynaklı zararların kaçınılmaz olduğunu da kabul etti. Elon Musk’ın Grok adlı sohbet botunun antisemitik içerik yayması gibi olaylara atıfta bulunan Huang, “Bazı zararlar olacak” dedi. Yine de gelişen denetim araçları sayesinde yapay zeka sistemlerinin kendi hatalarını denetleyebildiğini ve bu sürecin her geçen gün daha da geliştiğini ifade etti.

Nvidia RTX 40 serisi için muhteşem haber: FPS ikiye katlanacak

AMD’nin AFMF teknolojisine doğrudan bir rakip olarak konumlanan Nvidia Smooth Motion, işlenen iki kare arasına yapay bir kare ekleyerek çalışması ile dikkat çekmişti. Bu sayede, oyunun kendisinde bir değişiklik yapmaya gerek kalmadan, algılanan kare hızı etkili bir şekilde iki katına çıkıyor. Bu durum, teknolojinin DLSS Kare Oluşturma (Frame Generation) özelliğini desteklemeyen binlerce oyunda bile kullanılabileceği anlamına geliyordu. Ancak bu özellik RTX 50 serisine özeldi. Şimdi ise Nvidia RTX 40 serisine Smooth Motion özelliğinin geleceği ortaya çıktı.

Nvidia RTX 40 Smooth Motion özelliğine kavuşuyor

Şu an için resmi olarak NVIDIA App uygulamasına entegre edilmemiş olan bu özellik, geliştiriciler tarafından denenebiliyor. Guru3D forumlarından bir kullanıcının keşfine göre, NVIDIA Profile Inspector aracı kullanılarak en son önizleme sürücülerinde (sürüm 590.26) Smooth Motion manuel olarak aktif edilebiliyor. Oyuncular bu işlemi yaptıktan sonra World of Warcraft oyununda FPS değerinin 82’den 164’e fırladığını, yani tek bir ayarla performansın ikiye katlandığını rapor ediyor.

Ancak NVIDIA’nın bu hamlesini denemek isteyen oyuncuların dikkatli olması gerekiyor. Sürücü henüz önizleme aşamasında olduğu için kararsızlıklar ve hatalar rapor ediliyor. Uzmanlar, genel kullanıma sunulacak kararlı sürümün beklenmesini tavsiye ediyor.

Ayrıca, FPS artışının görsel kalitede birebir bir artış anlamına gelmediğini unutmamak gerek. Smooth Motion, DLSS gibi gelişmiş bir yeniden yapılandırma tekniği kullanmadığı için zaman zaman küçük görsel hatalara neden olabilir.

Dünyanın en pahalı ekran kartı tanıtıldı! Bu rekor kırılmaz!

Dünyanın en pahalı ekran kartı tanıtıldı! Bu rekor kırılmaz!

RTX 5090 ROG Astral Real Gold Edition görücüye çıktı. Ekran kartı, yüksek fiyatı ile oldukça dikkat çekiyor.

Bu teknoloji, özellikle DLSS desteği olmayan eski oyunlarda veya işlemcinin ekran kartını limitlediği (CPU-bound) senaryolarda maksimum kare hızını hedefleyenler için ideal bir çözüm sunuyor.

Bakalım henüz beta aşamasında olan bu özellik resmi olarak ne zaman gelecek?

Kuantum tehditleri kapıda! Siber güvenlikte dönüşüm için zaman daralıyor

Kuantum bilişimde yaşanacak ilerlemelerin mevcut şifreleme yöntemlerini geçersiz hale getireceği yönündeki uyarılar sektör liderleri tarafından daha yüksek sesle dile getirilmeye başladı. Aptiv’in Başkan Yardımcısı ve Güvenlik Sorumlusu Brian Witten, “Yedi ila on yıl uzak gibi görünebilir, ancak kuantum tehditlerine hazırlık, bu tehditler ortaya çıktıktan sonra değil, şimdi başlamalı” diyerek şirketlerin harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.

Siber güvenlikte dönüşüm vakti!

Kritik sektörlerde yer alan kurumların uzun vadeli güvenlik planlamaları yapması gerektiği belirtiliyor. Özellikle sağlık, finans ve kamu gibi uzun ömürlü ve hassas verilerle çalışan sektörlerde, kuantum bilgisayarların mevcut şifreleme sistemlerini kırması halinde büyük güvenlik açıkları ortaya çıkabileceği ifade ediliyor. Cigent kurucu ortağı John Benkert’e göre, halihazırda kullanılan RSA ve ECC (eliptik eğri şifreleme) gibi algoritmalar, kuantum bilgisayarların olgunlaşmasıyla birlikte işlevsiz kalacak.

Bu sürecin yalnızca bilgi teknolojisi altyapısına sahip kuruluşlar için değil, aynı zamanda yazılım tanımlı sistemler geliştiren tüm organizasyonlar için geçerli olduğu belirtiliyor. Kuantuma dirençli şifreleme sistemlerine (Post-Quantum Cryptography – PQC) geçişin karmaşık ama geciktirilmemesi gereken bir süreç olduğu vurgulanıyor.

Geç kalınması halinde, kuantum bilgisayarlar devreye girdiğinde mevcut sistemlerin bütünlüğünün korunmasının artık mümkün olmayacağı belirtiliyor. Witten, şirketlerin öncelikle sistemlerinde hangi alanların değişime ihtiyaç duyduğunu tespit ederek bir envanter hazırlaması gerektiğini söylüyor.

Bu geçişin pahalı donanımlar yerine daha yeni nesil işlemciler ve algoritmalarla yapılabileceği ifade ediliyor. Ayrıca şirketlerin tedarikçilerinden PQC güncelleme planı sunmalarını istemesi gerektiği vurgulanıyor.

Kuantuma karşı dayanıklı altyapılara geçerken sadece algoritmalar değil, yazılımların da yeniden yapılandırılması gerektiği belirtiliyor. Donanım yazılımlarında (firmware) kuantum güvenli dijital imzaların kullanılması, özellikle kimlik doğrulama süreçlerinde büyük önem taşıyor.

Witten, “Kimlik doğrulama bozulduğunda kötü senaryolar yaşanabilir. Örneğin, bir araca uzaktan erişim sağlanabilir ya da çevrim dışı bile olsa gelecekte çalışmak üzere kötü amaçlı yazılım gönderilebilir” diyor.

Post-kuantum şifreleme anahtarlarının daha büyük boyutlara sahip olması da dikkate alınması gereken bir diğer teknik gereklilik olarak öne çıkıyor. Dijital olarak imzalanmış mesajların güvenlik bilgileriyle birlikte veri boyutlarının üç katına kadar çıkabileceği ve bunun da hem depolama hem de bant genişliği üzerinde baskı yaratabileceği ifade ediliyor.

Meta artık insan sesi üretecek!

Meta, insan benzeri sesler üreten yapay zeka girişimi Play AI’ı satın aldı. İddiaya göre de satın alma sonrası Play AI’ın tüm ekibi önümüzdeki hafta itibarıyla Meta bünyesine katılıyor. Şirket içi bir bilgilendirme notunda bu birleşmenin Meta’nın yapay zeka odaklı yol haritasıyla “birebir uyumlu” olduğu ifade edildi.

Meta, insan sesi üreten yapay zeka Play AI’ı satın aldı

Paylaşılan bilgilere göre Meta, Play AI’ın doğal ses üretme konusundaki uzmanlığını, kendi ürün portföyündeki yapay zeka karakterleri, Meta AI, giyilebilir cihazlar ve sesli içerik üretimi gibi alanlarda doğrudan değerlendirmeye hazırlanıyor. Play AI’ın sunduğu ses üretim platformunun erişilebilirliği ve kullanıcı dostu yapısı, Meta’nın bu alandaki hedeflerine doğrudan katkı sağlayacak şekilde konumlanıyor.

Satın almanın finansal detayları kamuya açıklanmadı. Ancak Bloomberg, iki şirketin bir süredir görüşme halinde olduğunu ve anlaşmanın beklendiğini daha önce bildirmişti. Meta, son dönemde yapay zeka alanında yoğun yatırımlar yapıyor.

X’e bir ülkede daha ceza soruşturması

X’e bir ülkede daha ceza soruşturması

Fransa’da savcılık makamı, Elon Musk’ın sahibi olduğu sosyal medya platformu X hakkında resmi bir ceza soruşturması başlattı.

Şirket, OpenAI’dan agresif şekilde mühendis transferi yaparken, yakın zamanda Scale AI ile yapılan anlaşma kapsamında şirketin CEO’su Alexandr Wang’i da kadrosuna kattı. Wang, Meta’da “süper zeka” alanına odaklanan yeni bir birimi yönetecek.

Play AI, yapay ses teknolojilerinde gerçekçiliği artırma hedefiyle öne çıkmış ve geliştirdiği ses üretim altyapısıyla kullanıcıların minimum teknik bilgiyle yüksek kaliteli sesler oluşturmasına olanak tanıyan çözümler geliştirmişti. Bu teknoloji, Meta’nın sohbet robotları, dijital karakterleri ve sesli medya içeriği stratejilerinde kilit rol oynayacak.

Dünyayı kurtardığını sananlar dikkat! Karbon projeleri sahte mi?

Karbon dengeleme projeleri, kuruluşların doğrudan kendi emisyonlarını azaltmak yerine, başka yerlerde düşük maliyetli karbon azaltımı sağlayan projeleri finanse ederek “denge” sağlaması fikrine dayanıyor. Ancak yapılan detaylı analizler bu projelerin çoğunun iklim faydalarını büyük ölçüde abarttığını ortaya koyuyor.

Orman koruma, yenilenebilir enerji ve pirinç tarımında metan salımını azaltmaya yönelik projeler gibi başlıklar altında sunulan birçok karbon dengeleme girişimi, vaat edilen emisyon azaltımını gerçekte sağlamıyor. Bugüne kadar piyasaya sürülen karbon kredilerinin %80’inden fazlasının gerçek bir emisyon azaltımını temsil etmediği değerlendiriliyor.

Karbon dengeleme sistemlerinde denetçiler güven vermiyor

Bu durum, karbon kredisi satın almayı düşünen kuruluşlarda güvensizlik yaratırken, karbon piyasalarında duraksamaya yol açıyor. Sorunun çözümü olarak üçüncü taraf denetim mekanizmaları ön plana çıkarılıyor.

Ancak yapılan araştırmalar, denetçilerin bu rolü güvenilir biçimde üstlenemediğini gösteriyor. Denetçilerin seçim ve ödeme süreçlerinin denetlenen kurumlar tarafından yürütülmesi, denetim raporlarının tarafsızlığına gölge düşürüyor.

Dünyanın en büyük 3D baskı yapısı inşa ediliyor

Dünyanın en büyük 3D baskı yapısı inşa ediliyor

Katar'da dünyanın en büyük 3D baskı yapısı inşa edilmeye başladı. Dev projenin, 2025 sonuna kadar tamamlanması bekleniyor.

Hindistan’da yapılan bir saha deneyi, bu durumu somut biçimde ortaya koyuyor. Denetçilerin merkezi bir fondan bağımsız şekilde atandığı sistemde hava ve su kirliliği seviyeleri, firmalar tarafından seçilen ve ödemesi yapılan denetçilere kıyasla %50 ila %70 oranında daha yüksek raporlandı.

Bu fark denetim sistemine yerleşmiş öz çıkar yanlılığıyla açıklanıyor. Bu tür bilişsel önyargılar, özellikle belirsizliğin yüksek olduğu, yorum gerektiren alanlarda daha belirgin hale geliyor. Karbon dengeleme projeleri, bu koşulların tamamını içeriyor.

Yüzeyde denetlenen projeler, gerçek iklim etkisini yansıtmıyor

Denetçilerin sistematik olarak kredilerin gerçek iklim katkısını olduğundan fazla gösterdiği örnekler yaygın. Tüm dengeleme projelerinin zaten bir denetim sürecinden geçmesi zorunlu olmasına rağmen, bu sistemin kredilerin fazladan yazılmasını engellemediği görülüyor. Örneğin, orman yangını riski açıkça gözlemlenebilen bir bölgede, denetçinin projeye sıfır yangın riski verdiği raporlar bulunuyor.

Bu tür örnekler istisnai değil. 2024 sonunda Verra adlı gönüllü karbon piyasasının kayıtlarında bulunan 95 projeyi inceleyen bir rapor, 33 denetçi firmadan 21’inin bu projelerin en az birinde görev aldığını ve aşırı kredi yazımı yapılan denetimlerin parçası olduğunu ortaya koydu.

Sorunun kökeninde, sistemin tüm aktörlerinin şişirilmiş karbon kredilerinden çıkar sağlaması yatıyor. Proje geliştiricileri daha fazla kredi elde etmeyi isterken, piyasada kredi ihraç ederek gelir sağlayan kayıt kuruluşları da denetçilerin yeterli titizlik göstermesini teşvik etmiyor.

Denetçiler ise, proje geliştiricilerinin taleplerine daha kolay onay veren rakiplerine karşı avantaj sağlamak için sistemin yapısal zayıflıklarına uyum sağlıyor. Bu döngü, sistemin kendi içinde dengeleyici mekanizmalar üretmesini zorlaştırıyor.

Bazı kayıt kuruluşları, denetçilerin hesap verebilirliğini artırmak için yeni adımlar attığını açıklasa da, denetim sürecinin temelinde yatan çıkar çatışması değişmeden devam ediyor. Bağımsız kalmak isteyen bir denetçinin, bilimsel olarak gerekli olan yüksek oranlı reddetme seviyelerini koruması durumunda sektörde kalabilmesi zorlaşıyor.

Mevcut karbon piyasasında denetçilere duyulan güven, gerçek iklim etkisi sağlama konusunda yetersiz kalıyor. Karbon nötr hedeflere ulaşmak için alınan politik kararların dünyamız üzerindeki etkisi düşünüldüğünde, denetim yapısındaki bu yapısal zaafların göz ardı edilmeden yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Auditing sistemi, bugünkü haliyle karbon kredilerinin güvenilirliğini garanti edecek bir mekanizma olarak işlev göstermiyor.

iPhone 17 üretiminde önemli eşik aşıldı

Apple’ın tedarik zincirindeki en kritik üretim ortaklarından biri olan Foxconn, iPhone 17 parçalarının Çin’den Hindistan’a sevkiyatına başladı. Haziran ayı itibarıyla başlayan bu lojistik hareketlilik, cihazın eylül ayında yapılması beklenen lansmanı öncesinde üretim sürecinde kritik bir dönüm noktasına ulaşıldığını gösteriyor.

Hindistan’da deneme üretimi başladı! Lansman Eylül 2025’te

The Economic Times tarafından incelenen gümrük verilerine göre, Foxconn’un Hindistan’daki tesislerine ekran panelleri, ön camlar, mekanik gövdeler ve entegre arka kamera modülleri gibi temel bileşenlerin sevkiyatları gerçekleşti. Bu parçalar, Foxconn’un Çin’den Hindistan’a yaptığı toplam ithalatın yaklaşık %10’unu oluşturuyor. Kalan kısım ise iPhone 14 ve iPhone 16 gibi önceki modellerin üretimi için kullanılıyor.

Sektör uzmanları, gelen parçaların miktarının deneme üretiminin ilk aşamalarına işaret ettiğini belirtiyor. Seri üretimin ise ağustos ayında başlaması planlanıyor. Böylece eylül ayındaki lansman tarihine yetişecek şekilde tedarik hattı hazır hale geliyor.

X’e bir ülkede daha ceza soruşturması

X’e bir ülkede daha ceza soruşturması

Fransa’da savcılık makamı, Elon Musk’ın sahibi olduğu sosyal medya platformu X hakkında resmi bir ceza soruşturması başlattı.

Apple, daha önce yalnızca Çin’de yürütülen Yeni Ürün Tanıtımı (NPI) sürecine Hindistan’ı da dahil etmişti. iPhone 16 ve iPhone 16 Plus için 2024’te bu sürece entegre edilen Hindistan, böylece yeni model üretimine Çin’le neredeyse eş zamanlı başlamıştı. iPhone 14 döneminde Hindistan’daki üretim, Çin’deki başlangıçtan altı hafta sonra başlamıştı. Bu fark, yeni üretim planlarında kapatılıyor.

iPhone 17 için Apple, Çin ve Hindistan’da aynı gün üretim başlangıcını hedefliyor. DigiTimes tarafından aktarılan bilgilere göre, Apple tedarik zincirini çeşitlendirmek amacıyla Hindistan’daki üretim kapasitesini genişletmeyi sürdürüyor. Bu genişleme, Hindistan hükümetinin Üretim Bağlantılı Teşvik (PLI) programı kapsamında Foxconn ile koordineli olarak yürütülüyor.

Ancak üretim süreci bazı zorluklarla karşı karşıya kaldı. Foxconn’un Hindistan’daki tesislerinden çok sayıda Çinli mühendisin son dönemde ayrıldığı bildirildi. Bu mühendisler; fabrika tasarımı, hassas parça işleme ve çalışan eğitimi gibi süreçlerin yürütülmesinde hayati rol üstleniyor.

The Economic Times’a konuşan bir yönetici, iPhone 17 üretiminin birçok küçük parçanın mikron düzeyinde hassasiyetle montajını gerektirdiğini ve bu alanda uzman Çinli mühendislerin yokluğunun kalite kontrolleri üzerinde risk oluşturabileceğini ifade etti.

Tüm bu gelişmelere rağmen Hindistan hükümeti üretim planının aksamayacağı görüşünde. Press Trust of India (PTI) kaynaklarına göre, Çinli personelin ülkesine dönmesi iPhone 17 üretim sürecini olumsuz etkilemeyecek. Aynı kaynak, Apple’ın üretim ölçeğini plana uygun biçimde büyütmeye devam ettiğini ve seri üretimde ihtiyaç duyulan makine ve ekipman ithalatında yaşanan tıkanıklıkların büyük oranda aşıldığını belirtti.

800 km menzilli yeni MG4 seri üretime girdi! İşte tanıtım tarihi

SAIC Motor, elektrikli hatchback modeli MG4’ün güncellenmiş versiyonunun seri üretimine Çin’in Nanjing kentindeki üretim tesisinde başladı. Üretim hattından çıkan ilk araçla birlikte resmi lansman tarihi de belli oldu. MG4’ün yeni nesil versiyonu, Ağustos ayında tanıtılacak. Tanıtım sırasında modelin teknik özellikleri ve fiyatlandırma bilgileri de paylaşılacak.

Yeni nesil MG4 yaz sonu geliyor!

Yeni MG4, tasarım, boyutlar ve teknolojik altyapı açısından önceki versiyona göre birçok güncelleme taşıyor. Çinli yetkililere sunulan belgelerde aracın 120 kW gücünde arka aksa yerleştirilmiş tek motorla geleceği doğrulanıyor.

Bu konfigürasyon, arkadan itişli ve tek motorlu bir sürüş düzenine işaret ediyor. Süspansiyon sistemi ise önceki modelle aynı şekilde önde MacPherson ve arkada beş kollu bağımsız süspansiyon düzeniyle sunuluyor.

Huawei’den yeni SUV: Shangjie H5 tanıtıldı

Huawei’den yeni SUV: Shangjie H5 tanıtıldı

Huawei ile Çinli otomotiv devi girişimiyle kurulan HIMA çatısı altındaki Shangjie’nin ilk modeli H5 SUV’nin resmi görselleri paylaşıldı.

Boyut açısından MG4’te dikkat çeken bir büyüme yaşanıyor. Araç artık 4.395 mm uzunluğunda, 1.842 mm genişliğinde ve 1.551 mm yüksekliğinde olacak. Dingil mesafesi de 2.750 mm’ye çıkmış durumda.

Bu yeni ölçüler, önceki neslin 4.287 mm uzunluğa ve 2.705 mm dingil mesafesine sahip olduğu göz önüne alındığında hem iç hacimde hem de yükleme alanında belirgin bir artışa işaret ediyor. Model, bu büyüme ile doğrudan rakipleri arasında yer alan BYD Dolphin’in bir adım üzerine konumlanıyor.

Tasarım tarafında, MG’nin elektrikli roadster modeli Cyberster’dan esinlenen ön cephe öne çıkıyor. Aydınlatmalı ön logo, ayrık far ünitesi, şekillendirilmiş tampon ve kısa çıkıntılarla birlikte geniş gövde duruşu aracın yolda daha stabil ve sportif görünmesini sağlıyor. Bu yeni tasarım dili, MG4’ün dış görünümünü önceki versiyona kıyasla daha dikkat çekici bir seviyeye taşıyor.

Yeni MG4 ile birlikte iki yeni dış renk seçeneği de sunuluyor. Donglai Purple adlı mor ton, ışık açısına göre renk değiştiren inci parlaklığında bir metalik boya olarak tanımlanıyor. Qingbo Green ise Avrupa’dan ithal edilen özel pigmentlerle üretilmiş ve yüksek kontrast ile derin renk efekti sağlayan özel bir yeşil ton olarak tanıtılıyor.

İç mekanda ise MG ile OPPO’nun birlikte geliştirdiği MG×OPPO akıllı kokpit sistemi ilk kez kullanıma sunulacak. Bu sistem; sesli komutlarla kontrol, akıllı telefon uygulamalarıyla senkronizasyon, hareketle yönlendirme gibi özellikleri destekliyor. Sürüş deneyimini daha entegre ve kişisel hale getiren bu platform, günlük kullanımda yüksek bağlantılılık ve kolaylık sunmayı hedefliyor.

MG4’ün menzil ve batarya detayları ise henüz resmi olarak açıklanmadı. Ancak MG marka direktörünün açıklamasına göre yarı katı hal batarya seçeneği üzerinde çalışılıyor ve bu versiyonun Çin CLTC test standartlarına göre 800 kilometreye kadar menzil sunabileceği belirtiliyor. Bu bilgi henüz doğrulanmış değil ve tanıtım etkinliğinde açıklanması bekleniyor.

Huawei’den yeni SUV: Shangjie H5 tanıtıldı

Huawei ile Çinli otomotiv devi SAIC’nin ortak girişimiyle kurulan HIMA çatısı altındaki yeni marka Shangjie’nin ilk modeli H5 SUV’nin resmi görselleri paylaşıldı. 150.000 ila 250.000 yuan (yaklaşık 20.700 – 34.500 dolar) aralığında fiyatlanacak olan H5, HIMA bünyesindeki beşinci otomotiv markası olarak konumlanıyor. Modelin Çin’de resmi lansmanı bu yıl sonbaharda yapılacak.

İşte Huawei ve SAIC ortaklığında geliştirilen Shangjie H5

Shangjie, HIMA platformunun en erişilebilir markası olarak konumlandırılıyor. Daha önce tanıtılan dört marka arasında Aito (Seres), Luxeed (Chery), Stelato (BAIC) ve Maextro (JAC) yer alıyor. Bu yeni marka, özellikle 200.000 yuan (yaklaşık 27.900 dolar) altındaki geniş hacimli kitleyi hedef alıyor.

SAIC’in açıklamasına göre, Çin otomobil pazarında en yoğun rekabetin yaşandığı ve en büyük kullanıcı kitlesinin bulunduğu segment, bu fiyat aralığında yer alıyor. 2024 verilerine göre, Çin’de satılan binek araçların %70’i 200.000 yuan altı fiyat bandında gerçekleşti. Shangjie H5’in doğrudan rekabet edeceği modeller arasında BYD Song Plus serisi, Leapmotor C11, Deepal S07 ve Xpeng G6 bulunuyor.

Tesla satışları düşünce Model Y fiyatını 20 bin dolar indirdi!

Tesla satışları düşünce Model Y fiyatını 20 bin dolar indirdi!

Tesla, Kanada’da yaşanan satış krizine karşı dikkat çekici bir fiyat indirimiyle karşılık verdi.

Açıklanan resmi görsellere göre H5, kapalı bir ön panjur tasarımı, ince LED farlar, trapez biçimli alt ızgara, tavan üzerinde LIDAR sensörü, krom çerçeveli cam yapısı ve bütünleşik stop lambalarıyla dikkat çekiyor. Araçta son dönemde yaygınlaşan gizli kapı kolları yerine geleneksel kapı kolları tercih edilmiş. Beş kollu ve çok kollu olmak üzere iki farklı jant tasarımı sunulacak.

Sürücü destek sistemleri Huawei’nin geliştirdiği Qiankun ADS 4.0 platformuna dayanıyor. Bu sistemin dört farklı versiyonu bulunuyor ve bunlardan en üst seviye olan Ultra donanımı, otoyol sürüşlerinde Seviye 3 otonom sürüş kabiliyeti sağlayabiliyor.

Henüz iç mekana dair resmi görüntüler paylaşılmamış olsa da, araçta Huawei’nin HarmonyOS tabanlı akıllı kokpit sistemi standart olarak yer alacak. Bu sistem çoklu ekran etkileşimi ve yapay zekâ destekli sesli asistan gibi özellikleri destekliyor.

Güç ünitesine dair teknik detaylar henüz açıklanmadı. Ancak resmi görsellerin ardından teknik bilgilerin de kısa süre içinde duyurulması bekleniyor. HIMA’nın ilk modeli olan Shangjie H5’in piyasaya çıkışı, markanın erişilebilir segmentteki rekabet gücünü test edecek önemli bir adım olacak. İlk üretim yatırımının 6 milyar yuan (yaklaşık 837 milyon dolar) seviyesinde olduğu doğrulandı.

X’e bir ülkede daha ceza soruşturması

Fransa’da savcılık makamı, Elon Musk’ın sahibi olduğu sosyal medya platformu X hakkında resmi bir ceza soruşturması başlattı. Eski adıyla Twitter olarak bilinen platform, Fransız Ceza Yasası kapsamında iki ayrı suçlama ile karşı karşıya: Otomatik veri işleme sisteminin işleyişine organize biçimde müdahale ve bu sistemden organize şekilde yasa dışı veri çıkarımı.

Elon Musk’ın sahibi olduğu X hakkında Fransa’da ceza soruşturması başlatıldı

Soruşturma, elde edilen ön bulguların ardından başlatıldı. Fransız savcılar, konunun yalnızca şirket tüzel kişiliğiyle sınırlı olmadığını, bireysel sorumluların da soruşturma kapsamına alındığını açıkladı. Soruşturma sürecinde Fransa polisi de aktif olarak yer alıyor.

Yasal süreçte daha sert adımlar atılması ihtimali gündeme gelirken, X yöneticileri ve Musk’ın ifade vermek üzere mahkemeye çağrılmaması durumunda uluslararası yakalama kararı çıkarılabileceği belirtiliyor.

Elon Musk çıldırdı! Yıl sonunda bombayı patlatıyor

Elon Musk çıldırdı! Yıl sonunda bombayı patlatıyor

Tesla CEO’su Elon Musk, X (Twitter) üzerinden yaptığı kısa ama dikkat çekici bir paylaşımla yeniden gündeme oturdu.

Fransız yargı makamları ayrıca X’in Fransa’da sağ popülist ve aşırı sağ görüşlü gruplara sistematik destek sağladığı iddiasını da dosyaya ekledi. Bu iddia, sosyal medya üzerinden yapılan içerik tercihleri ve algoritma manipülasyonları üzerinden analiz ediliyor. Fransız yetkililer, bu durumun ülkedeki siyasi süreçlere müdahale anlamına geldiğini ve soruşturma kapsamında değerlendirileceğini ifade etti.

Soruşturma, ABD yönetimiyle Avrupa arasında gerilime yol açabilecek diplomatik bir boyut da taşıyor. Amerikan tarafı, Avrupa ülkelerinin ifade özgürlüğünü kısıtladığını ve ABD merkezli teknoloji şirketlerine karşı sistematik baskı uyguladığını öne sürüyor. Özellikle Apple ve X gibi büyük teknoloji devlerine yönelik davalar, Washington tarafından yakından izleniyor.

Fransa, son dönemde çevrim içi platformlara karşı yürüttüğü sert politikalarla dikkat çekiyor. Geçtiğimiz aylarda Telegram’ın kurucusu Pavel Durov da organize suçlara zemin hazırladığı gerekçesiyle Fransa’da gözaltına alınmış, bu gelişme dünya genelinde tepkilere neden olmuştu. Elon Musk, o dönemde Durov’un tutuklanmasını kamuoyunda eleştirmişti.

NASA astronotundan yeryüzüne benzersiz bir bakış!

NASA astronotu Don Pettit, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (ISS) geçirdiği yedi aylık görev sırasında çektiği etkileyici bir kareyi paylaştı. 20 saniyelik uzun pozlama tekniğiyle yakalanan bu görüntü, yeryüzünün üzerindeki üst atmosfer hava ışımasını (airglow), derin uzayın yıldızlarını ve istasyona kenetlenmiş bir SpaceX Dragon kapsülünü aynı çerçevede buluşturuyor. Fotoğraf, uzaydan Dünya’ya dair kaydedilmiş en sıra dışı karelerden biri.

20 saniyelik poz, Dünya’nın kızıl ışımasını ortaya çıkardı

Pettit, pazar günü sosyal medyada paylaştığı gönderide görüntüyü şu ifadelerle tanıttı: “SpaceX Dragon, derin uzay yıldızları ve kırmızı hava ışımasıyla aydınlanmış bulut denizi arasında uçuyor.” Astronot, bu görüntünün uzay istasyonundaki hareketi telafi ederek yıldızları sabit tutmayı sağlayan kendi icadı “orbital sidereal drive” adlı sistemle çekildiğini belirtti.

https://twitter.com/astro_Pettit/status/1944060624537104492

Airglow, yani hava ışıması, üst atmosferde güneş ışınlarının atom ve moleküllerle etkileşimi sonucu oluşan doğal ama soluk bir ışık. Uzaydan bakıldığında genellikle Dünya’nın kenarında ince ve renkli bir bant olarak görülüyor.

Rengi çoğunlukla yeşil olmakla birlikte, zaman zaman kırmızı veya mavi de olabiliyor. Gündüz boyunca da varlığını sürdüren bu ışık, ancak gece vakti görülebiliyor. Auroralardan farklı olarak, hava ışıması güneş fırtınalarıyla değil, sürekli devam eden atmosferik süreçlerle oluşuyor.

Pettit’in kullandığı orbital sidereal drive sistemi, ISS’in hareketini dengeleyerek kameranın yıldızlara odaklı kalmasını sağlıyor. Böylece uzun pozlama süresince yıldızlar kadrajda sabit kalıyor, ışık izine dönüşmeden net bir şekilde görüntülenebiliyor. Bu sistem, uzaydan çekilen astrofotoğraflarda netlik ve derinlik yakalanmasını mümkün kılıyor.

Don Pettit, yörüngedeyken çektiği dikkat çekici görüntülerle daha önce de gündeme gelmişti. Nisan ayında sona eren son uzay görevinden bu yana, görev sırasında kaydettiği yeni kareleri sırasıyla paylaşmaya devam ediyor. Geçtiğimiz hafta da Arizona’daki Büyük Kanyon’u kızılötesi dalga boyunda görüntüleyen bir fotoğraf yayınlayan Pettit, bu kareyi “Mars yüzeyini andırıyor” sözleriyle tanımlamıştı.

Tesla satışları düşünce Model Y fiyatını 20 bin dolar indirdi!

Tesla, Kanada’da yaşanan satış krizine karşı dikkat çekici bir fiyat indirimiyle karşılık verdi. Şirket, Model Y Long Range AWD versiyonunun fiyatını 84.990 Kanada dolarından 64.990 Kanada dolarına çekti. 20 bin dolarlık bu indirimin ardından Tesla’nın en çok satan SUV modeli, yeniden tarifeler öncesi fiyat seviyesine döndü. Karar, şirketin resmi internet sitesine sessizce yansıtıldı ve kısa sürede sosyal medyada geniş yankı buldu.

Tesla Model Y fiyatı Kanada’da 20 bin dolar ucuzladı!

Fiyat indiriminin arkasında, Tesla’nın Kanada pazarında yaşadığı ciddi düşüşün etkili olduğu belirtiliyor. 9 Nisan 2025 itibarıyla Kanada hükümeti, ABD’den ithal edilen tüm araçlara %25 oranında ek vergi uygulamaya başladı. Bu ek vergi, ABD merkezli üretim yapan Tesla’nın Kanada operasyonlarını doğrudan etkiledi.

yeni-tesla-model-y-ozelligi-tartisma-yaratti-asiri-sessiz

Model Y’nin fiyatı bu vergiyle birlikte hızla 85 bin Kanada dolarına kadar yükselince, satışlar durma noktasına geldi. Tesla satış verilerini ülke bazında açıklamasa da, 2025’in ikinci çeyreğinde global satışların %13,5 oranında düştüğü doğrulandı.

Elon Musk çıldırdı! Yıl sonunda bombayı patlatıyor

Elon Musk çıldırdı! Yıl sonunda bombayı patlatıyor

Tesla CEO’su Elon Musk, X (Twitter) üzerinden yaptığı kısa ama dikkat çekici bir paylaşımla yeniden gündeme oturdu.

Şirketin attığı yeni adım, Berlin’deki Gigafactory tesisinden ithal edilen araçlarla tarifeleri aşma stratejisine dayanıyor. Avrupa üretimi Model Y’lerin Kanada’ya yönlendirilmesiyle fiyat, vergi öncesi seviyelere geri çekildi.

Ancak bu stratejik hamle, ürün yelpazesinde çarpık bir fiyatlandırma tablosu ortaya çıkardı. Şu anda Model Y, giriş seviyesi sedan Model 3’ten yaklaşık 6 bin Kanada doları daha ucuz. Tesla’nın Kanada sitesinde Model 3 Long Range AWD versiyonu 70.772 dolardan satışta.

Sosyal medyada paylaşılan tepkilerde, bazı kullanıcılar büyük indirim karşısında şaşkınlık yaşarken, yakın zamanda yüksek fiyattan Model Y satın alanlar hayal kırıklığını dile getirdi. “20.000 dolar… İnanılmaz” ve “85 bin ödeyenlere üzüldüm” gibi yorumlar dikkat çekerken, yeni fiyatla birlikte aracı satın alma planı yapan kullanıcılar da heyecanlarını paylaştı.

Ek olarak Diamond Black adlı yeni özel dış renk seçeneğinin de 2.000 dolar ek fiyatla sunulmaya başlanması, güncellemenin bir parçası olarak duyuruldu.