Samsung’dan bir model için daha One UI 7 güncellemesi!

Samsung, 7 Nisan’da başlattığı One UI 7 güncellemesinin dağıtımını sürdürüyor. Güney Koreli marka ilk etapta amiral gemisi modellerini güncellerken, son dönemde giriş ve orta segmente odaklanmaya başladı. Son olarak bir model daha One UI 7 güncellemesi aldı.

Samsung‘un One UI 7 güncellemesini alan son modeli Galaxy A25 oldu. A256NKSU5CYE2 yapı numarasıyla gelen yeni sürüm 3.5GB boyutlarında ve Mayıs 2025 güvenlik güncellemesini beraberinde getiriyor.

Samsung, Galaxy A25 için One UI 7 güncellemesini yayınladı

One UI 7 önümüzdeki günlerde Türkiye’ye geldiğinde güncelleme bildirimi otomatik olarak cihazınıza düşecek. Aksi bir durumda ise Ayarlar > Yazılım Güncellemesi > İndir ve Yükle adımlarını izleyerek telefonunuzu manuel olarak yeni sürüme yükseltebilirsiniz. Bu adımları uygulamanıza rağmen güncellemeyi hala bulamıyorsanız, yamanın henüz bölgenize ulaşmamış olma ihtimaline karşın bir süre daha beklemeniz gerekebilir.

İşte akıllı telefonun özellikleri;

ÖzellikAçıklama
Çıkış Tarihi16 Aralık 2023
Ağırlık197 g
Kalınlık8.3 mm
Ekran6.5 inç Super AMOLED, 120Hz, 1000 nit parlaklık (HBM), 1080 x 2340 piksel, 19.5:9 oran, 396 ppi
İşletim SistemiAndroid 14, One UI 6.1, 4 ana Android güncellemesi
Yonga SetiExynos 1280 (5 nm)
CPU8 çekirdekli (2×2.4 GHz Cortex-A78 ve 6×2.0 GHz Cortex-A55)
GPUMali-G68
Depolama/RAM128GB/4GB RAM, 128GB/6GB RAM, 128GB/8GB RAM, 256GB/6GB RAM, 256GB/8GB RAM, microSDXC desteği (paylaşımlı SIM yuvası)
Arka KameraÜçlü: 50 MP (f/1.8 geniş, OIS), 8 MP (f/2.2 ultra geniş), 2 MP (f/2.4 makro)
Video4K@30fps, 1080p@30fps, gyro-EIS desteği
Ön Kamera13 MP (f/2.2 geniş), 1080p@30fps
SesStereo hoparlör, 3.5mm jak
BağlantıWi-Fi 802.11 a/b/g/n/ac, çift bant, Wi-Fi Direct, Bluetooth 5.3, GPS, GLONASS, GALILEO, BDS, QZSS, NFC (pazar/ bölgeye bağlı), USB Type-C 2.0
SensörlerYan tarafta parmak izi okuyucu, ivmeölçer, jiroskop, pusula, sanal yakınlık algılama
Batarya5000 mAh, çıkarılamaz, 25W hızlı şarj
Renk SeçenekleriSiyah, Sarı, Mavi (Farklı tonlarda)
FiyatYaklaşık 158.50 USD (~₹20,999)

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Samsung tarafından uygulanmaya başlanan güncelleme politikası nasıl? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!


Google Play indirme bekleniyor sorunu nasıl çözülür?

Android işletim sisteminin en büyük uygulama mağazası Google Play Store, içerisinde bulunan milyonlarca uygulama ile hizmet veriyor. Her gün milyonlarca uygulamanın indirildiği Google Play Store’da uygulama indirirken bazen çeşitli sorunlar kullanıcıların karşısına çıkıyor.

En çok karşılaşılan sorunlardan biri de şüphesiz, Google Play Store’da indirme bekleniyor hatası. Bu hata meydana geldiğinde indirmeye çalıştığınız uygulama hiçbir şekilde inmez veya uzun süre bekleterek kişiyi çileden çıkarır.

Ancak yaşanan bu hatayı, çeşitli adımları izleyerek tamamen çözmek mümkün. Tek yapmanız gereken; aşağıda verdiğimiz adımları eksiksiz uygulamak.

Google Play indirme bekleniyor sorunu için çözüm adımları

Bu sorun birden fazla nedenden dolayı meydana gelebilir. Bu nedenle çözümü için birçok yöntem mevcut. Daha önce denenmiş ve işe yarayan bu yöntemleri deneme, yanılma yoluyla cihazınıza uyguladıktan sonra çözüme ulaşacaksınız.

Arka planda güncellenen uygulamalar var mı, kontrol edin

google play indirme bekleniyor

Daha önce de bahsettiğimiz gibi bu sorun birden fazla nedenden dolayı meydana geliyor. Google Play Store’da arka planda güncellenen veya daha önce indirmeye başladığınız uygulamalar olduğu zaman mevcut indirme işlemi bitmeden yeni indirme işlemi başlamayacaktır. Bu nedenle biraz beklemeniz gerekecek.

Ancak uygulamayı indirmek için beklemek istemiyorsanız,;

  • Google Play Store’u açın
  • Sol üst tarafta yer alan ”Uygulamalarım ve Oyunlarım” bölümünü açın
  • Burada güncellenen ve indirilen uygulamalar karşınıza çıkacaktır
  • Eğer indirme işlemi devam eden bir uygulama varsa sağ tarafta bulunan X seçeneğine basarak iptal edebilirsiniz.
  • Bu işlemi tamamladıktan sonra istediğiniz uygulamayı indirebilirsiniz.

Ön belleği ve verileri temizleyin 

google play indirme bekleniyor

Yukarıda uyguladığınız işlem işe yaramadıysa ve hala Google Play üzerinde indirme bekleniyor sorunu yaşıyorsanız, Google Play Store’un ön belleğini ve verilerini temizlemeniz gerekiyor.

Google Play Store’da dahil olmak üzere birçok uygulama verileri ön belleğe kaydeder. Ancak aradan belirli bir zaman geçtikten sonra bu uygulamaların ön belleği dolar ve yavaş çalışmaya başlar. Bu nedenle uygulamaların ön bellek ve verilerini temizlemek uygulamaların daha hızlı çalışmasına olanak sağlayacaktır.

  • Google Play Store’u tamamen kapatın
  • Ayarlar’ı açın ve uygulamalar sekmesine gidin
  • Daha sonra uygulamalar arasından Google Play Store’u bulun
  • Depolama seçeneğine tıklayın
  • İlk olarak ”ön belleği temizle” daha sonra ”verileri temizle” seçeneklerine tıklayın.
  • Telefonunuzu yeniden başlatarak istediğiniz uygulama indirebilirsiniz.

Uygulama indirme tercihini kontrol edin 

Aslında yukarıdaki yöntemle bağlantılı olan uygulama indirme tercihleri, Google Play indirme bekleniyor sorununun neden olur. Çoğu zaman bu tercihler ”herhangi bir ağ üzerinden” olarak işaretlidir. Ancak çeşitli nedenlerden dolayı bu seçenek kendiliğinden değişerek indirme bekleniyor sorunu yaşamanıza neden olur. Bu sorunu düzeltmek için:

  • Google Play Store’u açın
  • Sol üst köşede yer alan ”Menü” seçeneğine tıklayın
  • Uygulama indirme tercihi bölümünü açın
  • ”Herhangi bir ağ üzerinden” seçeneğini ayarlayın

Google Play Store’u internet tarayıcısı üzerinden açın

Uyguladığınız yöntemlerden hiçbiri işe yaramıyorsa, Google Play Store’u internet tarayıcısı üzerinden açabilirsiniz. İndirmek istediğiniz uygulamayı Google’a yazın ve arama sonucu olarak karşınıza Google Play Store çıkacaktır.

Bu aşamada yapmanız gereken şey; tarayıcının sizi direkt Google Play Store uygulamasına yönlendirmemesi için üzerine basılı tutarak ”yeni sekmede aç” seçeneğine tıklayın. Daha sonra Google hesabınızı girerek uygulamayı indirebilirsiniz.

Wi-Fi bağlantınızı kontrol edin 

Bu işlem çoğu kişiye mantıksız gelebilir ancak çoğu Android telefon uygulamaları otomatik olarak Wi-Fi üzerinden indirdiğinden, bağlantıda yaşanan kesintiler ve kopmalar Google Play indirme bekleniyor hatasına neden olur.

Bu nedenle ilk olarak bağlantınızı kontrol edin, daha sonra uygulamayı tekrar indirmeyi deneyin. Eğer sorun devam ediyorsa hücresel veriye geçiş yaparak indirme işlemini gerçekleştirebilirsiniz.

Bu adımlar aslında herkes tarafından bilinen oldukça basit yöntemlerdir. Ancak basit olsa da oldukça etkili olan bu yöntemler, yaşadığınız sorunu çözecektir.

BYD, sevilen modelini Avrupa pazarına getirdi!

Çinli otomotiv üreticisi BYD, yerel pazarda yüksek satış rakamlarına ulaşan Seagull modelini Avrupa’da Dolphin Surf ismiyle piyasaya sürdü. Elektrikli şehir otomobili, 19.990 euro başlangıç fiyatıyla Avrupa’da satışa çıkıyor.

BYD, Seagull modelini Avrupa pazarına sunuyor

BYD, Çin otomobil pazarında elde ettiği başarıyı Avrupa’ya taşımaya devam ediyor. Nisan ayında, Avrupa’daki satışlarını bir önceki yıla göre %169 oranında artıran şirket, Tesla’yı ilk kez geride bırakmış oldu.

BYD, Seagull modelini Avrupa pazarına sunuyor

BYD, geçen ay Avrupa’da toplamda 7.231 adet tamamen elektrikli araç satışı gerçekleştirdi. Aynı dönemde Tesla’nın satışları ise %49’luk düşüşle 7.165 adette kaldı. Bu ivmenin ardından piyasaya sürülen Dolphin Surf, segmentindeki fiyat rekabetini doğrudan etkileyen bir model oldu.

Modelin Avrupa’daki satış fiyatı 20.000 euronun altında konumlandırılırken, aynı aracın Çin’deki satış fiyatı 10.000 doların altında seyrediyor. Dolphin Surf, Avrupa pazarına üç farklı versiyonla giriyor. Giriş seviyesi Active, 30 kWh LFP batarya paketiyle 220 km WLTP menzili sunuyor ve 65 kW gücünde bir motorla geliyor.

Google I/O 2025’te yapay zeka çağında yeni bir sayfa açıldı

Google I/O 2025’te yapay zeka çağında yeni bir sayfa açıldı

Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.

Boost isimli ara versiyon da, batarya kapasitesini 43,2 kWh’ye çıkararak menzili 322 km’ye yükseltiyor. Motor gücü aynı seviyede kalıyor. Comfort adını taşıyan en üst versiyonda ise motor gücü 115 kW seviyesine ulaşıyor.

Otomobilin şarj süreleri de segmentine göre dikkat çekiyor. Şirket, Dolphin Surf’ün %30’dan %80’e şarj süresinin 22 dakika olduğunu belirtiyor. Active versiyonu için maksimum DC şarj hızı 65 kW olarak verilirken, Boost ve Comfort versiyonlarında bu hız 80 kW’a kadar çıkıyor. Aracın maksimum hızı ise 150 km/s olarak sınırlandırılmış.

Peki siz bu araç hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Sır ölümleri ile çok konuşulan 10 bilim insanı

Albert Einstein, Nikola Tesla, Isaac Newton ve Thomas Edison… Bunlar gibi daha nice bilim insanı, tarihi değiştiren icatları ile insanlığın gelişmesine katkıda bulundu. Bugün kullandığımız her teknolojinin ardında mutlaka bir bilim insanın çarpıcı hikayesi bulunuyor. Bazılarının hikayesi ise büyük buluşların eşiğinde ölümle bitiyor. Gerçekten bazı güçler, bu buluşların hayata geçmesini istemiyor mu?

Yıllardır gizemli bir şekilde ölen bilim insanları hakkında çeşitli komplo teorileri üretiliyor. Bazıları gerçekten mantıklı sebeplere dayanırken, bazıları ise biraz hayal gücünün ürünü. Bilim yolunda gizemli bir şekilde ölen 10 bilim insanının hayatını araştırdık.

Gizemli bir şekilde ölen bilim insanları

Kimi intihar etti, kimi ise şüpheli bir şekilde öldürüldü. Hepsinin ardında ise gerçekleşmeyen, insanlık için önemli projeler kaldı. Belki de kim bilir, bazıları gerçekten kötü amaçlar için çalışıyordu.

Don Wiley

Gizemli bir şekilde ölen bilim insanları – Don Wiley

Don Wiley, başta şarbon olmak üzere kimyasal silahlarda lider bir uzmandı. 2001’deki şarbon salgını sırasında, Wiley’in arabası, çalışır haldeyken bir köprüde bulundu. Cesedi ise Mississippi Nehri‘nden çıkarıldı. O dönem özellikle ABD’de şarbon mektupları tehlike saçıyordu. Bu mektuplar, gizemli bir şekilde özellikle ünlü televizyon spikerleri ve Kongre üyelerine gönderiliyordu. Hatta ABD Adalet Bakanı John Ashcroft, ”Şüpheli bir mektup alırsanız açmayın. Sallamadan bir yere koyun, polisi ve sağlık yetkililerini hemen durumdan haberdar edin” uyarısında bulunmuştu.

Don Wiley’in ölüm sebebi intihar olarak belirlendi. Ancak bilim insanının ailesi ”Asla intihar edecek bir insan değildi” diyerek bu ihtimale hiçbir zaman gerçeklik payı vermedi. Bu olaydan kısa süre sonra bir başka şarbon bilimcisi Vladimir Pasechnik adlı bilim insanının da intihar ettiği ortaya çıkınca komplo teorileri de gelmeye başladı. Bunlardan en ürkütücü olanı, Don Wiley ve Vladimir Pasechnik adlı bilim insanlarının binlerce insanın ölümüne neden olan şarbon salgınının baş sorumlusu oldukları yönündeydi. Diğeri ise bilim insanlarının salgını önlemek için çok etkili bir ilaç geliştirdikleri yönündeydi. Gerçekler hiçbir zaman ortaya çıkmadı. Peki bu salgının baş sorumluları bilim adamları mıydı? Yoksa enfeksiyonları durduramasınlar diye biri onları sonsuza kadar susturmak mı istedi?

Rodney Marks

Gizemli bir şekilde ölen bilim insanları – Rodney Marks

Avustralyalı astrofizikçi Rodney Marks, Güney Kutbu araştırma istasyonunda bir gözlemevinde araştırma yaparken garip bir şekilde hayatını kaybetti. Rodney Marks’ın bedenine, bilinmeyen bir sebepten dolayı Avustralya Devleti tarafından el konuldu. Olaydan kısa süre sonra yapılan açıklamada Marks’ın ölüm sebebinin metil alkol zehirlenmesi olduğu belirtildi.

Karbon monoksite benzeyen metil alkol insanlarda oldukça zehirleyici etkiye sahip. Ancak işin ilginç tarafı ise metil alkol doğada kolayca bulunabilen bir madde değil. Bu nedenle yıllardır çoğu kişi, Marks’ın zehirlenmediğini aslında öldürüldüğünü söylüyor. Öte yandan cinayeti gizlemekle suçlanan Avustralya Hükümeti’nin de işin içinde olduğu iddia ediliyor.

Polar bilim insanları

Gizemli bir şekilde ölen bilim insanları – Polar bilim insanları

Yakın tarihte Avustralya’da gerçekleşen bu olay tüyler ürperten detaylara sahip. Yukarıda bahsettiğimiz astrofizikçi Rodney Marks ile aynı projede çalışan 3 bilim insanı, iklim değişikliği ve küresel ısınmanın etkilerini araştırırken suikaste uğradı. Olay yerinde ölen 3 bilim insanı hakkında çeşitli komplo teorileri ortaya atıldı. Bilim insanlarının öldüğü sırada gruptan ayrı olan bir başka bilim insanı Peter Wadham ise şoke eden iddialarda bulundu.

Peter Wadham, bilim insanlarının ABD tarafından öldürüldüğünü iddia etti. Bu olaydan kısa süre sonra Avustralya hükümeti, iklim değişikliği araştırmalarına aniden son verdi. Proje bilgilerinin yer aldığı İnternet sitesini de kapatan Avustralya, proje için ayrılan fonları da kaldırdığını açıkladı. Yıllardır gizemini koruyan bu olay, metil alkolden zehirlendiği açıklanan Rodney Marks’ın ardından aynı projede çalışan 3 bilim insanının da öldürülmesi ile akıllarda soru işareti olarak kaldı. Gerçekte neler olduğunu kim bilir? Belki de bu bilim insanları, tarihi değiştirecek bir keşfin eşiğindeydi.

Robert Leslie Burghoff

Gizemli bir şekilde ölen bilim insanları – Robert Leslie Burghoff

Mikrobiyoloji alanında uzman Robert Leslie Burghoff, 2003 yılında bir aracın kendisine çarpması sonucu öldü. Ancak bu bir trafik kazasının da ötesindeydi. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, Burghoff’a çarpan araç bilim insanının yürüdüğü kaldırıma kadar çıkmıştı. Aracın kontrolünü kaybetmesi için hiç bir neden yoktu. Aksine araç Burghoff görüş alanına girene kadar oldukça yavaş bir şekilde hareket ederken bir anda hızlanmaya başlamıştı.

Kısa süre sonra ölen bilim insanının ismi açıklanmayan ölümcül bir virüs üzerinde ciddi aşama kaydettiği ortaya çıktı. İddialar, Robert Leslie Burghoff’un ölümcül virüs ile ilgili bulmaması gereken bir detay bulduğu yönündeydi. Kayıtlara vur kaç olarak geçen bu olayın failleri üzerinden 18 yıl geçmesine rağmen bulunamadı.

GEC – Marconi Bilim İnsanları

Gizemli bir şekilde ölen bilim insanları – GEC – Marconi Bilim İnsanları

1980’li yılların başında eski ABD başkanı Ronald Reagan, Stratejik Savunma Girişimi (Star Wars) adı verilen bir savunma programı tanıttı. Bu programın ana hedefi, Rusların uzaydan göndereceği füzelere karşı lazer saldırıları düzenlemekti. 1982 ve 1990 yılları arasında, programın İngiliz kanadı GEC-Marconi için çalışan 25 İngiliz bilim adamı esrarengiz bir şekilde öldü.

25 İngiliz bilim insanının çeşitli kazalar ile ardı ardına ölümü sonrası ortaya ciddi komplo teorileri çıktı. Kimi, bilim insanlarının Sovyet ajanları tarafından öldürüldüğünü iddia ederken, kimi ise İngiltere hükümetinin kendi bilim insanlarının ABD için çalışmasından rahatsız olduğunu iddia etti. Gerisini anladınız zaten… Üzerinden yıllar geçmesine rağmen çözülemeyen bu ölümlerin tesadüf olduğuna kimse inanmıyor.

Dr. David Kelly

Gizemli bir şekilde ölen bilim insanları – David Kelly

2003 yılında biyolojik savaş uzmanı David Kelly, İngiliz hükümetinin Irak’taki kitle imha silahlarıyla ilgili bilgiler üzerinde oynama yaptığını isimsiz olarak sızdırdı. Dönemin İngiltere Başbakanı Tony Blair, yaptıkları araştırmalar sonucu sızıntının kaynağının Dr. David Kelly olduğunu açıkladı. İngiltere, kısa sürede bilim insanını sorgulamak için bir parlamento komitesi kurdu.

Ancak dava devam ederken şoke eden bir gelişme oldu. Dr. David Kelly, hakkında soruşturma başlatıldıktan 2 gün sonra evinde ölü bulundu. Bu ölüm kayıtlara intihar olarak geçti. Fakat davaya bakan yargıç, bilim insanının ölümü ile ilgili delillerin 70 yıl boyunca mühürlenmesine karar verdi. Maalesef 2073 yılına kadar, Dr. David Kelly’e ne olduğu bir sır olarak kalacak. Her ne kadar olaydan 7 yıl sonra İngiltere hükümeti, otopsi raporunu açıklasa da hiç kimseyi ikna edemedi. David Kelly gerçekten intihar mı etti? Yoksa birileri David Kelly’i sonsuza kadar susturmak mı istedi? Bu sorulara cevabı 70 yıldan önce öğrenemeyeceğiz.

Dr. Valdimir Korshunov ve Alexi Brushlinski

gizemli bir şekilde ölen bilim insanları
Gizemli bir şekilde ölen bilim insanları – Dr. Valdimir Korshunov

Sırada yine ölümü ile akıllarda soru işareti bırakan 2 bilim insanı var. Mikrobiyoloji alanında uzman Dr. Valdimir Korshunov ve Alexi Brushlinski 2002 yılında 2 hafta arayla Moskova‘da öldürüldü. Aynı zamanda Rusya Bilim Akademisi’nin bir üyesi olan Brushlinski, 28 Ocak’ta yetkililerin basitçe “çete saldırısı” olarak nitelendirdiği bir saldırıda dövülerek öldürüldü. 

Sadece iki hafta sonra 8 Şubat‘ta diğer bilim insanı Korshunov da evine doğru giderken dövülerek öldürüldü. Korshunov, öldüğü sırada Rusya Devlet Tıp Fakültesinde mikrobiyoloji bölümünün başkanıydı. Her iki cinayette kayıtlara ”çete saldırısı” olarak geçti. İşin ilginç tarafı ise cinayet failleri hiçbir zaman bulunamadı.

Dr. Tanya Holzmayer

gizemli bir şekilde ölen bilim insanları
Gizemli bir şekilde ölen bilim insanları – Dr. Tanya Holzmayer

Bu zamana kadar hep bilim insanlarının başkaları tarafından öldürüldüğünü okuduk. Ancak burada işler biraz değişiyor… 2002 yılında 46 yaşındaki genetik uzmanı Dr. Tanya Holzmayer pizza teslimatı için kapıyı açtığında, bilim adamı Guyang Matthew Huang tarafından silahla vurularak öldürüldü. Korkunç cinayete bilim insanının oğlu da tanık olmuştu.

Olay sonrası arabası ile hızla uzaklaşan Huang, kısa süre sonra polisler tarafından yakalandı. Ancak polisler aracın kapısını açtığında Huang’ın intihar ettiğini tespit etti. Polis, Huang’ın Dr. Tanya Holzmayer’i neden öldürdüğüne dair herhangi bir gerekçe bulamadı. Ancak çoğu kişi, kısa süre önce Dr. Tanya Holzmayer’in Guyang Matthew Huang’ı çalıştığı şirketten kovduğunu iddia etti. Olay sonrası, Holzmayer ve Huang’ın eskiden birlikte çalıştığı PPD Discovery şirketi, çalışanlarına medyaya cinayet hakkında konuşmamaları için talimat verdi. Bu da tüm olayı daha da gizemli hale getirdi.

Dr. Benito Que

gizemli bir şekilde ölen bilim insanları
Gizemli bir şekilde ölen bilim insanları – Dr. Benito Que

Dr. Benito Que, 2001 yılında Florida’daki Miami Tıp Fakültesi laboratuvarının önünde öldürüldü. Kötü bir şekilde dövülmüş bilim insanı, kafasına aldığı darbelerden dolayı olay yerinde ölmüştü. Cinayet ile ilgili ilk bilgiler gasp olduğu yönündeydi. Hatta yerel basında, bilim insanının öldüğü sırada, etrafta elinde golf sopası olan 4 kişinin olduğu iddiaları ortaya çıkmıştı.

İşin ilginç tarafı ABD polisinin Dr. Benito Que’in kalp krizi nedeniyle öldüğünü açıklayarak bu iddiaları reddetmesi oldu. Halbuki etrafta, bilim insanının cesedini gördüğünü ve kafasına aldığı darbelerden dolayı öldüğünü söyleyen birçok görgü tanığı vardı. Ancak polise göre bu sadece basit bir kalp kriziydi. Daha sonra soruşturma ile ilgili gizlilik kararı alınınca cinayetin örtbas edildiğine yönelik iddialar da ortaya çıkmaya başladı. Dr. Benito Que, bir hücre biyoloğuydu. Hatta HIV virüsü üzerinde ciddi bir çalışma içerisindeydi. Belki de milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine neden olan HIV virüsü ile ilgili bulmaması gereken bir şeyler bulmuştu.

Malezya MH17 sefer sayılı uçak kazası (2014)

gizemli bir şekilde ölen bilim insanları
Gizemli bir şekilde ölen bilim insanları – Malezya uçak kazası

Amsterdam’dan Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’a giden 298 kişiyi taşıyan Boeing 777 tipi yolcu uçağı, Ukrayna’nın doğusunda füze ile düşürüldü. Bu olay Uluslararası krize neden olurken, kaza ile ilgili başlatılan soruşturma önemli detayları da ortaya çıkarmıştı. Yapılan araştırmalar sonucu, MH17 sefer sayılı yolcu uçağının, bir Rus tugayı tarafından atılan BUK füzesi ile düşürüldüğü açıklanmıştı.

Yaşanan kazada 298 kişinin tamamı hayatını kaybetti. Öte yandan hayatını kaybeden kişilerin arasında dünyaca ünlü AIDS araştırmacısı Hollandalı Profesör Joep Lange’in yanı sıra 5 bilim insanı daha vardı. Bilim insanları, Avustralya’da düzenlenen 20. Uluslararası AIDS Konferansı’na gitmek üzere yola çıkmışlardı. Bu kaza ile ilgili de birçok komplo teorisi ortaya çıktı. Çoğu kişi bilim insanlarının AIDS hastalığını bitirmeye yönelik tedavi yöntemi keşfettiklerini iddia etti. Maalesef, hiçbir zaman bilemeyeceğiz.

Sizce Türkiye’de de benzer olaylar yaşandı mı? Isparta Uçak kazası ve Aselsan intiharları olarak bilinen ölümler araştırılmalı mı?

Apple, akıllı gözlüğünü 2026 yılında tanıtacak!

Apple, giyilebilir teknolojilerde yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Gelen son bilgilere göre şirket, 2026 yılının sonuna kadar kendi akıllı gözlüğünü tanıtmayı planlıyor. Henüz erken bir aşamada olan proje, Apple’ın gelişmiş yapay zeka özellikleri barındıran bir gözlük üzerinde çalıştığını ortaya koyuyor.

Apple, akıllı gözlüğünü 2026 yılında duyurabilir

Bu akıllı gözlük, Meta’nın Ray-Ban işbirliğiyle geliştirdiği modeller ve Google’ın Android XR tabanlı yeni gözlüğüyle aynı kulvarda konumlanacak. Cihazın kameralı ve mikrofonlu bir yapıda olacağı, ayrıca yapay zeka destekli çeşitli işlevlerle donatılacağı belirtiliyor.

Gözlükle fotoğraf ve video çekilebilecek, canlı çeviri yapılabilecek, yol tarifi alınabilecek, müzik dinlenebilecek ve telefon görüşmeleri kolaylaştırılabilecek. Ayrıca ürün, kullanıcının gördüklerine dair bilgi verecek ve soruları doğrudan yanıtlayacak.

Google I/O 2025’te yapay zeka çağında yeni bir sayfa açıldı

Google I/O 2025’te yapay zeka çağında yeni bir sayfa açıldı

Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.

Bu işlevlerin temelinde, Apple’ın geliştirdiği yeni nesil Siri’nin entegrasyonu yer alıyor. Şirket, Meta’nın Lama ve Google’ın Gemini modelleri yerine kendi yapay zeka motorlarını kullanacak. Bu hamle, Apple’ın kapalı ekosistem anlayışını sürdürerek tüm kontrolü kendi elinde tutmak istediğini gösteriyor.

Gözlükte kullanılacak özel çipin ise; Apple Watch işlemcisinden türetilmiş, düşük enerji tüketimli bir tasarıma sahip olduğu ifade ediliyor. Bu yıl sona ermeden önce, çipin geniş çaplı prototip üretimine geçileceği konuşuluyor.

Akıllı gözlük modeli, Apple yönetiminin odaklandığı ana projelerden biri haline gelmiş durumda. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz.

HyperOS 2.2 güncellemesini alacak ilk Xiaomi modelleri ortaya çıktı!

Xiaomi, HyperOS 2.2 için hazırlıklarını tamamlamak üzere. Güncellemenin resmi değişiklik listesi henüz paylaşılmasa da sistem genelinde iyileştirmeler ve kullanıcı arayüzünde bazı yenilikler bekleniyor.

Yeni yapının Xiaomi ekosistemine dair entegrasyonu güçlendirmesi ve bazı yeni özellikleri beraberinde getirmesi olası görünüyor. Şirketin bu güncellemeyi ilk olarak Çin’de dağıtması ve daha sonra küresel kullanıcılara sunması bekleniyor. Son gelişmeler yeni sürümü alacak ilk modelleri ortaya çıkarıyor.

XiaomiTime tarafından HyperOS kaynak kodlarında yapılan incelemelerde yeni yazılım sürümünü taşıyan on iki farklı Xiaomi cihazı tespit edildi. Bu, güncellemenin söz konusu modeller için hazır olduğunu ve çok yakında dağıtımın başlayacağı şeklinde yorumlanabilir.

HyperOS 2.2 güncellemesini alacak ilk Xiaomi modelleri
  • POCO F7/REDMI Turbo 4 Pro (OS2.0.201.0.VOLCNXM)
  • POCO M7 Pro 5G/Redmi Note 14 (OS2.0.201.0.VOQCNXM)
  • POCO X7/Redmi Note 14 Pro (OS2.0.201.0.VOOCNXM)
  • Redmi K70/POCO F6 Pro (OS2.0.201.0.VNKCNXM)
  • Redmi K70E/POCO X6 Pro (OS2.0.201.0.VNLCNXM)
  • Xiaomi 14 (OS2.0.201.0.VNCCNXM)
  • Xiaomi 14 Pro (OS2.0.201.0.VNBCNXM)
  • Xiaomi 14 Ultra (OS2.0.201.0.VNACNXM)
  • Xiaomi 15 (OS2.0.201.0.VOCCNXM)
  • Xiaomi 15 Pro (OS2.0.201.0.VOBCNXM)
  • Xiaomi 15 Ultra (OS2.0.201.0.VOACNXM)
  • Xiaomi Pad 6S Pro 12.4 (OS2.0.201.0.VNXCNXM)

Kullanıcılar, güncellemeleri “Ayarlar > Telefon Hakkında > Sistem Güncellemesi” adımlarını izleyerek manuel olarak kontrol edebiliyor. Xiaomi’den resmi bir açıklama gelene kadar bu bilgilerin kesinlik taşımadığını hatırlatmakta fayda var.

İnsansı robotlar, resmen boks maçı yapacak!

Çin merkezli robotik firması Unitree, insansı robot teknolojisinde yeni bir dönemi başlatıyor. Şirketin geliştirdiği G1 model robotlar, 25 Mayıs’ta Çin’in Hangzhou kentinde düzenlenecek olan dünyanın ilk insansı robot boks karşılaşmasında ringe çıkıyor.

İnsansı robotlar, boks maçı için ringe çıkacak

Mech Combat Arena’da gerçekleşecek etkinlik, Çin Medya Grubu (CMG) tarafından tüm dünyada canlı yayınlanacak. Etkinlik öncesinde yapılan tanıtım gösterisinde G1 robotları, Hangzhou’da bir okulda öğrencilere birebir sunumlar gerçekleştirdi.

İnsansı robotlar, boks maçı için ringe çıkacak

Robotların yalnızca dövüş yetenekleri değil, aynı zamanda dayanıklılıkları da sergilendi. 40 dakikalık aralıksız koşu performansı, spor salonunda büyük ilgi gördü. Bu gösteri, yaklaşan karşılaşma öncesi bir tür stres testi işlevi de gördü.

Robotların ringdeki kontrol sistemi üç farklı yöntemle sağlanıyor. Unitree Robotics’in Pazarlama Ekibi’nden Chu Yang, robotların basit bir uzaktan kumanda ile yönlendirildiğini söyledi. Ancak karşılaşmada bu yöntemin dışında iki yeni kontrol mekanizmasının da kullanılacağı belirtildi.

Google I/O 2025’te yapay zeka çağında yeni bir sayfa açıldı

Google I/O 2025’te yapay zeka çağında yeni bir sayfa açıldı

Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.

Robot boks karşılaşması iki ana bölümden oluşacak. İlk aşamada performans karşılaşmaları yer alacak. Burada robotlar bireysel ve grup halinde yeteneklerini sergileyecek. İkinci aşamada ise turnuva formatına geçilecek. Operatör pozisyonundaki kişiler, robotları gerçek zamanlı yönlendirerek birincilik için mücadele edecek.

Etkinlik yalnızca bir spor müsabakası olarak değil, aynı zamanda robot teknolojilerinde veri toplama ve insan hareketlerini taklit etme yeteneklerinin geliştirilmesi açısından da büyük önem taşıyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Türkiye siber casuslukta zirvede! 10 APT saldırısıyla rekor kırdı

Siber güvenlik dünyasının en köklü şirketlerinden Kaspersky, Tayland’ın Phuket adasında düzenlenen Cyber Security Weekend META 2025 etkinliğinde 2025 siber güvenlik görünüm raporunu açıkladı. 30 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren şirketin verileri, dijital tehdit manzarasının hızla değiştiğini ve yapay zeka destekli saldırıların yeni bir çağı başlattığını ortaya koydu.

Kaspersky’nin küresel çapta 1 milyar cihazı koruyan çözümleriyle elde ettiği veriler, siber güvenlik sektöründeki liderliğini 12 yıl boyunca sürdüren şirketin 2024 yılı sonunda 822 milyon dolarlık rekora ulaştığını gösteriyor. Günlük 467 bin yeni tehdit tespit eden şirketin araştırma ekipleri, sadece 2024’te 33.3 milyon mobil saldırı engelledi.

Zero Day açıkları rekor seviyede

Kaspersky Küresel Araştırma ve Analiz Ekibi (GReAT) 40 kişilik uzman kadrosuyla son iki yılda 32 kritik sıfır gün açığını tespit etti. Mart 2025’te Google Chrome’da bulunan tehlikeli açık, bu zincirin en son halkasını oluşturuyor. GReAT APAC ve META Başkanı Sergey Lozhkin, sıfır gün açıklarının kara piyasada değerinin artmasıyla devlet destekli grupların yama çıkmadan saatler önce bile açık satın alabildiğini vurguluyor.

Yılda 130’dan fazla özel rapor yayımlayan GReAT ekibi, 900’den fazla fidye yazılımı grubunu ve gelişmiş kalıcı tehditleri takip ediyor. Apple dahil büyük teknoloji şirketlerine önemli güvenlik açıkları raporlayan ekip, INTERPOL ile iş birliği içinde kritik operasyonlara katkı sağlıyor.

Türkiye en çok hedef alınan ülke

2024 yılında META bölgesinde tespit edilen APT saldırılarında Türkiye 10 kampanyayla zirveye çıktı. Pakistan 7, Mısır ise 6 kampanyayla takip ediyor. Hedef alınan sektörlerin başında hükümet, savunma ve telekom kuruluşları geliyor. 2023’te hükümet, finans ve telekom olan sıralama, 2024’te hükümet, telekom ve savunma şeklinde değişti.

Bölgedeki en aktif APT grupları arasında yer alan Lazarus, toplam 10 milyar dolar değerindeki kripto para hırsızlığıyla rekor düzeyde zarar vermeye devam ediyor. Sosyal mühendislik konusunda son derece başarılı olan grup, açık kaynak projeler üzerinden 6 farklı zararlı paket yayımladı. SideWinder grubu denizcilik rotalarını ve liman tedarik zincirini vururken, Tetris Phantom USB bellekle “air-gap” sistemlere sızarak internete kapalı ağların bile güvenli olmadığını hatırlatıyor.

Fidye yazılımlarında kurumsal dönem

Fidye yazılımları dünya genelinde kullanıcıların yüzde 0.44’ünü etkilerken, Orta Doğu’da bu oran yüzde 0.72’ye, Türkiye’de yüzde 0.46’ya ulaştı. Saldırı sayısı azalıyor gibi görünse de fidye yazılımlarının zarar katsayısı yükseliyor. Çeteler artık kırmızı ekip saldırganlarından pazarlıkçılara, hatta medya sözcülerine kadar departmanlaşmış yapılarla çalışıyor.

2024’ün sonlarında ortaya çıkan FunkSec adlı fidye yazılımı grubu, yapay zeka destekli araçlara yoğun şekilde başvuran ilk örnek olarak kayda geçti. Cl0p ve RansomHub gibi köklü grupları geride bırakarak hızla ün kazanan grup, büyük dil modelleri tarafından üretilmiş kusursuz yorumlarla zenginleştirilmiş kodlar içeriyor. Milyonlarca dolar talep eden diğer grupların aksine, FunkSec daha düşük fidye talepleriyle yüksek hacimli saldırılar düzenlemeyi tercih ediyor.

Yeraltı servislerinden SantroX AI, abone olan suçlulara dört katmanlı şifreleme kullanan fidye yazılımlarını dakikalar içinde üretebilecek araç seti sunuyor. Platform kod üretimi, sahte e-postalar, görseller ve ses üretimi gibi karanlık yapay zeka araçlarına erişim sağlıyor.

Tedarik zinciri tuzağı

2024’ün “yılın hikayesi” unvanı, imzalı güncellemelere veya popüler açık kaynak paketlerine gizlenen arka kapılara gitti. 3CX telefon yazılımına saklanan casus kod, hedefli saldırının örneğini oluşturdu. Asıl hedef binlerce kullanıcı değil, sadece 10’dan az seçili kullanıcıydı. Araştırmalar saldırının 3CX ile başlamadığını, XTrader adlı yazılım aracılığıyla önce 3CX’e sızıldığını ortaya çıkardı.

Free Download Manager’ın resmi sitesinden üç yıl süreyle dağıtılan zararlı sürüm, Linux kullanıcıları arasında popüler olan yazılımın belli ülkelerdeki kurumsal kullanıcıları hedef aldığını gösterdi. XZ sıkıştırma kütüphanesine gömülü backdoor vakası ise sosyal mühendislikle açık kaynak geliştiricisinin kişisel sorunları istismar edilerek yönetici erişiminin alındığını ortaya koydu.

Kaspersky, son 2 yılda 40 milyon paket versiyonu tarayarak 2024 sonunda tespit edilen zararlı paket sayısının 14 bine ulaştığını ve bu rakamın 2023’e kıyasla yüzde 48 artış gösterdiğini açıkladı. Yapay zeka tabanlı kütüphaneler üzerinden stealer yayılması, yıl boyunca aktif kalan ve 30’dan fazla ülkede 2 binden fazla kullanıcıyı etkileyen JackyStealer örneğiyle dikkat çekti.

Mobil cephede yükselen risk

Mobil bankacılık truva atı ailelerinin 2024’te 3.6 kat büyüdüğü veriler, bölgedeki zirve ülkenin Türkiye olduğunu gösteriyor. Saldırıların üçte birinde Meland grubunun kodu kullanılırken, Godfather ve RaoWatch gibi özelleşmiş tehditler Türkiye’yi özel olarak hedef alıyor.

2025’in ilk çeyreğinde META bölgesinde mobil saldırı oranları genel olarak stabil kalırken, Orta Doğu’da yüzde 33 artış, Türkiye’de yüzde 16 azalma, Afrika’da yüzde 17 azalma kaydedildi. Bu düşüşler saldırıların daha hedefli hale geldiğine işaret ediyor.

Yapay zeka destekli SparkCat zararlısı, telefon galerisindeki kripto cüzdan kurtarma ifadelerini optik karakter tanıma yoluyla çalan ilk örnek olarak kayda geçti. Hem Android hem iPhone kullanıcılarını hedef alan SparkCat, App Store ve Google Play üzerinden yayılarak resmi mağazaların bile güvenli olmadığını gösterdi.

NFC üzerinden PIN kopyalamaya dayalı dolandırıcılık senaryoları, NFCgate adlı araştırma aracının saldırganlarca kötüye kullanılmasıyla gerçekleşiyor. Sahte uygulamalar kullanılarak kart bilgileri ve PIN sızdırılıyor, NFC destekli ATM’lerde kullanılıyor.

Finans sektörü

META bölgesi siber güvenlik danışmanı Emad Haffar’ın açıkladığı verilere göre, finans sektöründe ortalama veri ihlali maliyeti 6 milyon dolara ulaşıyor. Bangladesh SWIFT hırsızlığında 1 milyar dolar hedeflenerek yüzde 8 başarı oranıyla 81 milyon dolar çalındı. Capital One veri ihlaline 80 milyon dolar ceza kesildi.

Açık bankacılık ve dijital paraların güvenliği kritik önem kazanırken, yapay zeka destekli sahtekarlık yöntemleri sektörü daha da savunmasız hale getiriyor. Merkez bankası dijital para birimleri ülke altyapısını çökertme potansiyeli taşıyan yeni riskler yaratıyor.

Yapay zeka

Kaspersky AI Teknoloji Araştırma Merkezi, 600 milyon dosyayla eğitilmiş sinir ağlarının ayda 1 milyon yeni tehdidi otomatik işaretlediğini açıkladı. Şirketin en büyük modeli olan bu sistem, hem tanıdık tehditleri hem de benzemeyen ama şüpheli dosyaları tespit edebiliyor.

Ancak aynı oturumda büyük dil modellerinin saldırganlara polimorfik kod yazdırmak ve yüksek hacimde oltalama e-postası üretmek için kullanıldığına dair kanıtlar da paylaşıldı. 500 milyon zararlı dosya taranarak yapay zeka ile ilgili anahtar kelimeler hedef alındı. Bazı yazılımlar sadece yapay zeka isimlerini kandırmaca olarak kullanırken, diğerleri güvenlik uzmanlarını kandırmak için büyük modeller indiriyor.

Türkiye’de büyüme stratejisi

Kaspersky Türkiye Genel Müdürü İlkem Özar, Türkiye’nin şirketin küresel büyüme stratejisinde Brezilya ve Hindistan’la birlikte özel olarak yatırım yapılan üç ülkeden biri olduğunu açıkladı. 2028’e kadar Türkiye operasyonunu 5 katına çıkarma hedefiyle ilerleyen şirket, Türkiye kayıtlı çalışan sayısını 20’yi aşırdı.

500’den fazla aktif iş ortağıyla çalışan Kaspersky, özellikle Anadolu’daki KOBİ’lere MSP modeliyle erişiyor. Silver, Gold ve Platinum seviyelerinde iş ortaklarına teknik eğitimler veren şirket, yerli uzmanlık ekosistemine katkı sağlıyor.

Üretim sektörüne özel geliştirilen SCADA ve IoT uyumlu güvenlik ajanları, kesintisiz çalışması gereken üretim hatlarında düşük kaynak tüketimli, offline çalışan ve bilgi dışa aktarmayan çözümler sunuyor. OT güvenliğinin önümüzdeki yıllarda daha da öne çıkacağı değerlendiriliyor.

Kaspersky uzmanları, artan tehditlere karşı katmanlı savunma stratejisi öneriyor. Güncel sistemler, ağ segmentasyonu, gerçek zamanlı izleme, sağlam yedeklemeler ve sürekli kullanıcı eğitimi başlıca öneriler arasında yer alıyor. Tehdit istihbaratına erişim, SOC ekiplerinin profesyonel eğitimi ve tüm uç noktalar için fidye yazılımı koruması da kritik önlemler olarak sıralanıyor.

Dijital tehditler olgunlaştıkça savunma anlayışının da aynı hızla evrilmesi gerekiyor. Güvenlik artık tek başına bir yazılım değil, sürekli sorgulama, hızlı yanıt ve bilinçli kullanıcı reflekslerinin birleşimi olarak tanımlanıyor. Phuket’teki Cyber Security Weekend’in ana mesajı net: siber güvenlik yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda stratejik ve sosyolojik boyutlar içeren kapsamlı bir yaklaşım gerektiriyor.

3.2K ekran ve 12.000 mAh pil: Xiaomi Pad 7 Ultra tanıtıldı!

Xiaomi yeni ürünlerini kullanıcılara sunmaya devam ediyor. Çinli marka son olarak teknik özellikleriyle üst segmente hitap eden Pad 7 Ultra modelini tanıttı. Peki şirketin yeni tablet modeli tam olarak neler sunuyor?

Xiaomi Pad 7 Ultra, 14 inç, 3.2K çözünürlük ve 120 Hz yenileme hızı sunan OLED bir ekranla karşımıza çıkıyor. Aynı zamanda, panelde Nano Soft Light kaplama, yansıma önleme ve 1600 nit parlaklık gibi kritik özellikler bulunuyor.

Xiaomi Pad 7 Ultra özellikleri ve fiyatı

Üründe kullanılan işlemci markanın kendi üretimi XRING O1. 3 nm mimariyle üretilen yonga seti, suni testlere göre Snapdragon 8 Elite gibi donanımlara doğrudan rakip konumunda. Ayrıca, 12/16 GB RAM ve 256/512 GB RAM ve 1 TB dahili depolama opsiyonlarıyla raflardaki yerini alıyor.

Önde 32 MP selfie kamerası yer alırken, arkada 50 MP çözünürlüklü bir ana kamera bulunuyor. Dahası, 120W hızlarında şarj olabilen 12.000 mAh’lik bir pilden besleniyor.

ÖzellikDetaylar
İşletim SistemiXiaomi HyperOS 2 (Android 15 tabanlı)
Ekran14 inç OLED, 3.2K çözünürlük, 3:2 oran, 120Hz yenileme hızı
Parlaklık900 nit (global), 1600 nit (tepe)
Ekran TeknolojisiTCL M9 malzemesi, Nano Soft Light kaplama, yansıma önleyici özellik
İşlemci (SoC)Xiaomi XRING O1 (3nm TSMC N3E), 10 çekirdek (2+4+2+2), max 3.7GHz
RAMLPDDR5T
DepolamaUFS 4.1
Batarya12.000 mAh, 120W hızlı şarj, USB 3.2 Gen 2 Type-C
Kalınlık / Ağırlık5.1 mm / 609 gram
Ön Kamera32 MP, portre merkezleme özelliği
Arka Kamera50 MP, matris tarzı modül
Hoparlör / Mikrofon8 hoparlör (4 amplifikatör), 4 mikrofon, 16.5cc ses boşluğu
Kablosuz BağlantılarWi-Fi 7, Bluetooth 5.4, NFC, IR blaster
Klavye AksesuarıRenk uyumlu, 1.3 mm tuş derinliği
KonfigürasyonFiyat (USD)
12GB RAM + 256GB Depolama$800
12GB RAM + 512GB Depolama$840
12GB RAM + 512GB (Nano Soft Light Screen)$925
16GB RAM + 1TB Depolama$950
16GB RAM + 1TB (Nano Soft Light Screen)$1,035

Nio’dan yeni elektrikli SUV: Onvo L90 tanıtıldı!

Nio’nun kitlesel pazara yönelik markası Onvo, L90 isimli elektrikli SUV modelinin enerji verimliliği ve menzil verilerini resmi olarak açıkladı. Aracın tüm versiyonlarında standart olarak 85 kWh kapasiteli batarya bulunuyor.

900V yüksek voltajlı platform üzerine inşa edilen L90, arka tekerlekten çekişli (RWD) versiyonunda 100 kilometrede 14,5 kWh enerji tüketiyor ve CLTC döngüsünde 605 kilometre menzil sunuyor. Dört tekerlekten çekişli (AWD) versiyon ise 15,4 kWh/100 km tüketimle 570 kilometre menzile ulaşıyor.

Her iki çekiş seçeneği de aynı batarya paketini kullanıyor. Bu durum, üretim süreçlerinin sadeleştirildiğini ve batarya değiştirme sistemlerinin uyumlu hale getirildiğini gösteriyor. Araç, teknik açıdan sınıfındaki verimli SUV modellerinden biri olarak öne çıkıyor. L90’ın ağırlığı versiyona bağlı olarak 2.250 ila 2.385 kilogram arasında değişiyor.

Ağırlık azaltımı için bir dizi mühendislik çözümü uygulanmış durumda. Yüksek voltaj kablolarında %50’ye varan, alüminyum fren kaliperlerinde %19,6, içi boş denge çubuklarında %24,3, 20 inçlik düşük sürtünmeli jantlarda %11,3 ve entegre süspansiyon alt çerçevesinde %21,8 oranında hafifleme sağlandı. Aracın ağırlık optimizasyon katsayısı 2,35 olarak açıklandı.

Citroen’den 1.1 milyon TL’ye Türkiye’nin en ucuz elektriklisi: İşte yeni e-C3!

Citroen’den 1.1 milyon TL’ye Türkiye’nin en ucuz elektriklisi: İşte yeni e-C3!

Citroen, mayıs ayı itibarıyla Türkiye’de satışa sunduğu yeni elektrikli modeli e-C3 ile fiyat dengesini değiştirdi.

Güç ünitesi olarak Nio’nun lüks sınıftaki ET9 modelinde kullanılan elektrik motoru tercih edildi. Sistem 1200V silikon karbür (SiC) güç modülü ile destekleniyor. AWD versiyonun toplam güç çıkışı 440 kW seviyesinde. Araçla ilgili ivmelenme ve maksimum hız gibi performans verileri henüz paylaşılmadı.

Onvo markasına ait kullanıcılar, 15 Mayıs itibarıyla Çin genelinde yaklaşık 2.000 batarya değiştirme istasyonuna erişebiliyor. Ayrıca, 2.438 Onvo markalı şarj ünitesine ve 57.000’den fazla üçüncü parti şarj noktasına da bağlantı imkanı sağlanıyor. Bu geniş şarj altyapısı, özellikle şehir içinde kullanımda menzil kaygısını azaltmayı ve şarj sürelerini kısaltıyor.

Onvo L90, 2025 Şanghay Otomobil Fuarı’nda tanıtıldı. Araç üç sıralı oturma düzeniyle geliyor. Altı ve yedi koltuklu versiyonlar sunulması bekleniyor ancak iç tasarım ve konfor özelliklerine ilişkin detaylar henüz paylaşılmadı.

L90 modelinin resmi lansmanı 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yapılacak. Nio’nun mevcut amiral gemisi ES8’in altında konumlandırılacak bu modelin fiyatının 400.000 yuan’ın altında başlaması planlanıyor. Bu rakam, yaklaşık 55.000 dolara karşılık geliyor.

Apple’ın gizli kahramanı: Steve Wozniak kimdir?

Bir süre önce dünyanın 3 trilyon dolarlık ilk şirketi ünvanını alan Apple, kuruluş hikayesi açısından en büyük ilham kaynaklarından biri olarak kabul ediliyor. Kurucularının mücadelesi ve fedakarlıkları sonucunda faaliyete geçen şirket, zorlu süreçlerden geçtikten sonra bugünkü halini almayı başardı.

Tabii bu noktada Steve Jobs daha çok ön plana çıksa da, diğer iki kurucuyu göz ardı etmek büyük hata olacaktır. Biz de Apple’ın kuruluşunda ve bugünlere gelmesinde pay sahibi olan isimlerden biri konumundaki Steve Wozniak’ın hayatını mercek altına aldık ve detaylı bir şekilde sizlere aktardık….

Dünyanın ilk internet fenomeni: İnternet Mahir kimdir?

Dünyanın ilk internet fenomeni: İnternet Mahir kimdir?

Günümüzde sosyal medya uygulamaları ve fenomenlerinin atası olarak gösterilen İnternet Mahir kimdir? Yazımızda anlattık.

Steve Wozniak kimdir?

Polonya kökenli bir aileden gelen Steve Gary Wozniak, 11 Ağustos 1950’de Kaliforniya’da hayata gözlerini açtı. “The Woz”, “Wonderful Wizard of Woz”, “iWoz” ve “WoZ” gibi takma isimlerle de bilinen Wozniak, içedönük kişiliğiyle biliniyor.

İleride teknoloji dünyasının ön plana çıkan isimlerden biri olacağının sinyallerini daha erken yaşlarda veren Steve Wozniak, bunun sonucunda henüz 13 yaşında iken ilk bilgisayarını yaptı. Aynı zamanda gittiği lisede bir elektronik dahisi olarak adlandırılan Wozniak’ın hayatı bundan yaklaşık 6 yıl sonra 19 yaşındayken kendisinden 5 yaş küçük olan Steve Jobs ile tanışmasının ardından değişti.

Kafa yapısı olarak birbirlerine bir hayli benzeyen iki Steve, bu alanda ortak çalışma kararı alarak ilk icraatlarını gerçekleştirdi. Bu doğrultuda halka açık ağları hackleyerek insanların ücretsiz telefon görüşmeleri yapmasına olanak sağlayan ‘’mavi kutu’’ adı verilen bir cihaz ortaya çıktı.

Bu noktada projelerine daha fazla zaman ayırmak ve Steve Jobs ile olan ortaklığını daha da geliştirmek isteyen Wozniak, 1975’te kritik bir karar vererek öğrenimini sürdürdüğü Berkeley Üniversitesi’nden ayrılır. Tabii bu karar Wozniak için bir kayıptan ziyade projeleri için ekstra zaman anlamına geliyordu.

Apple’ın temelleri atılıyor

O dönem Apple şirketinin temelleri de yavaş yavaş atılmaya başlandı. Steve Wozniak tarafından geliştirilen ‘’Apple I’’ olarak adlandırılan bilgisayar kiti (kabaca anakart), Kaliforniya’daki hobi grubu olan Homebrew Computer Club’a sergilenmesi için götürüldü.

Apple I, toplu olmadığı gerekçesi ile ilk etapta mağaza tarafından kabul görmedi, çünkü o zaman bilgisayar sistemleri üst düzeyde olmadığı için bir devre kartı ile ne yapılabilir ki görüşü hakimdi. Ancak Steve Jobs’ın ticari zekası ve ikna yeteneği sayesinde mağazadan günün sonunda bir şekilde 50 adet sipariş almayı başardılar.

Steve Wozniak kimdir
Steve Wozniak kimdir?

İşte meşhur garaj muhabbeti tam da burada başlar. 1 Nisan 1976 tarihinde yıllar sonra dünyanın en değerli şirketi ünvanının sahibi olacak Apple Computer resmen kurulur. Bu süreçte Wozniak, kurucusu olduğu şirkete odaklanmak amacı ile halihazırda çalıştığı Hewlett-Packard’dan ayrılarak Apple’ın araştırma ve geliştirmeden sorumlu başkan yardımcısı olarak göreve başlar. Şirketin kurucu ortaklarından Ronald Wayne ise Apple şirketleşmeden önce 1977’de hisselerini 800 dolara Wozniak ve Jobs’a satmıştır.

Yavaş yavaş büyümeye başlayan ve teknoloji dünyasında dikkatleri üzerine çekmeye başlayan Apple, ilk büyük satışını 100 adet Apple I bilgisayarını Mountain View, Kaliforniya’da Byte Shop isimli yeni bir bilgisayar mağazası açan Paul Terrell’e satarak gerçekleştirir.

Kısa süre içinde Apple I modelini eklediklerine yeni işlevlerle döneminin en güçlü bilgisayarlarından biri haline getirmeyi başaran Steve Wozniak ve Steve Jobs, 1980 yılında şirketin halka arz işleminin gerçekleşmesi ile multimilyoner ünvanının da sahibi olur.

Her şeyi değiştiren o uçak kazası

Apple’ın adeta beyni konumundaki Steve Wozniak için 1981 yılında geçirdiği uçak kazası adeta bir dönüm noktası olur. Beechcraft Bonanza marka uçağının olduğundan erken havalandırarak düşmesine neden olan Wozniak’ın pilotluk belgesi olmasına rağmen Ulusal Ulaşım Güvenlik Konseyi tarafından yapılan araştırmalar sonucu bu tip bir uçağı uçurmak için yeterli bilgiye sahip olmadığı ortaya çıkmıştır.

Bu kaza sonucu geriye dönük bellek yitimi (retrograd amnezi) ve geçici ileriye yönelik bellek yitimi (anterograd amnezi) ile karşı karşıya kalan Wozniak için hayat bir anda alt üst olmuştur. Ancak bu durum kısa sürelidir ve Wozniak’ın hafızası bir süre sonra geri gelir.

Steve Wozniak kimdir
Steve Wozniak kimdir?

Wozniak, uçak kazasının etkisini atlattıktan ve tamamen iyileştikten beklenenin aksine Apple’a hemen geri dönmez. Bu süreçte yarım bıraktığı Berkeley Üniversitesi’ne geri dönerek eğitimini tamamlar ve 1986 yılında mezun olur. Mezun olmadan yaklaşık üç yıl önce Apple’a geri dönmeye karar veren Wozniak, eskisi gibi beyin takımı olarak değil de ürün geliştirme departmanında bir mühendis olarak işe başlar.

Mühendislik görevini dört yıl sürdürdükten sonra 6 Şubat 1987 tarihinde kritik bir karar alarak Apple’daki tam zamanlı işinden ayrılan Wozniak, buna rağmen şirketle bağlarını tam anlamıyla koparmaz ve hissedarlardan biri olarak kalmaya ve maaş almaya devam eder.

Apple’dan ayrıldıktan sonra farklı projeleri ve girişimleriyle teknoloji dünyasındaki aktifliğini sürdüren Steve Wozniak, başarılarla dolu kariyerini ise şu şekilde özetliyor;

Aslında hayalim bir gün sadece kendi bilgisayarıma sahip olmaktı. Eğer bunun onları satmak için bir şirket kurmak anlamına geldiğini düşünseydim, muhtemelen her şeyden kaçınırdım.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Steve Wozniak, birçok başarı sığdırdığı kariyerinde hak ettiği değeri gördü mü? Yoksa Steve Jobs’ın arkasında mı kaldı? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.

Google’ın AI Mode özelliği büyük tepki çekti!

Google’ın bu hafta ABD’de kullanıma sunduğu yapay zeka destekli yeni arama modu (AI Mode), ülkedeki büyük haber kuruluşlarından sert tepki aldı. Arama sonuçlarını doğrudan kullanıcıya sunan ve geleneksel bağlantı yönlendirmelerini geri plana iten sistem, yayıncıların gelir ve görünürlük kaybına uğradığı gerekçesiyle “hırsızlık” olarak nitelendirildi.

Google’ın AI Mode özelliği eleştiri aldı

News/Media Alliance CEO’su Danielle Coffey, yaptığı açıklamada bu yeni özelliğin yayıncılardan herhangi bir izin alınmadan içeriklerinin kullanıldığını belirtti. Coffey, “Bağlantılar, yayıncılara trafik ve gelir sağlayan aramanın son kurtarıcı özelliğiydi. Şimdi Google içeriği zorla alıyor ve geri dönüşü olmadan kullanıyor, bu da hırsızlığın tanımı,” ifadelerini kullandı.

Bu açıklamalar, Google’ın arama hizmetlerinde yapay zekayı daha etkin hale getirme stratejisinin yayıncılar üzerindeki etkilerini tartışmaya açtı. Şirket, I/O 2025 etkinliğinde duyurduğu AI Mode ile birlikte, kullanıcıların birçok bilgiye web sitelerine tıklamadan ulaşabilmesini sağlıyor.

Google I/O 2025’te yapay zeka çağında yeni bir sayfa açıldı

Google I/O 2025’te yapay zeka çağında yeni bir sayfa açıldı

Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.

Ancak yayıncılar, bu sistemin site trafiğini önemli ölçüde düşürdüğünü ve reklam gelirlerini doğrudan etkilediğini belirtiyor. Bu gelişmenin ardından kamuoyuna yansıyan belgeler, Google’ın AI arama sonuçlarında içerik kullanımı için yayıncılardan önceden izin almadığını ortaya koydu.

Yayıncılar içeriklerinin yapay zeka özelliklerine dahil edilmesini istemiyorsa, tüm arama sonuçlarından tamamen çıkmak zorunda bırakılıyor. Bu durum, ya görünürlükten feragat etmek ya da içeriğin izin alınmadan kullanılmasına razı olmak anlamına geliyor.

Google ise bu özelliğiyle bilgiye erişimi kolaylaştırdığını iddia ediyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.