MG’nin Türkiye distribütörü Doğan Trend Otomotiv, markanın dikkat çeken sedan modeli MG7’yi Türkiye pazarına sundu. Lansmana özel fiyatlarla satışa çıkan MG7, Passion ve Excellence olmak üzere iki ana donanım seviyesiyle bayilerdeki yerini alıyor. Modelin başlangıç fiyatı ise 2.470.000 TL olarak belirlendi.
MG7 Türkiye pazarında satışa sunuldu
Araç, dış tasarımıyla sportif bir görünüm sergiliyor. 4884 mm uzunluk, 1889 mm genişlik, 1447 mm yükseklik ve 2778 mm aks mesafesiyle D segmentinde yer alıyor. 18 ve 19 inç olmak üzere iki farklı jant seçeneği sunulmuş. Bagaj hacmi ise 375 litre.
MG7’de 1.5 litre hacminde, turbo beslemeli benzinli motor yer alıyor. Bu motor 170 beygir güç ve 275 Nm tork üretiyor. Model, saatte maksimum 200 kilometre hıza ulaşabiliyor. Fabrika verilerine göre birleşik yakıt tüketimi 100 kilometrede 7 litre.
Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.
Passion donanım seviyesinde dört egzoz çıkışı, LED ön ve arka farlar, anahtarsız giriş ve çalıştırma sistemi, 6 yöne elektrikli ayarlanabilir sürücü koltuğu, bel desteği, 4 yöne ayarlanabilir ön yolcu koltuğu, 33 inç büyüklüğünde UniScreen bilgi-eğlence sistemi, çift bölgeli otomatik klima, 6 hoparlörlü ses sistemi, kablosuz şarj ünitesi, adaptif hız sabitleyici, otomatik acil durum freni, ön çarpışma uyarısı, şerit ihlal ikazı, şerit takip desteği ve geri görüş kamerası standart olarak geliyor.
Excellence paketinde tüm bu özelliklere ek olarak elektrikli açılabilir panoramik cam tavan, ön sis farları, elektrikli bagaj kapağı, otomatik katlanabilir ve hafızalı yan aynalar, hafızalı sürücü koltuğu, elektrikli ayarlanabilir ön yolcu koltuğu, ısıtmalı ön koltuklar, ambiyans aydınlatma, otomatik kararan iç dikiz aynası ve 360 derece kamera sistemi mevcut.
MG7’nin üç farklı versiyonu bulunuyor. Temel versiyon olan Passion, 2.470.000 TL’den satılıyor. Excellence versiyonu 2.690.000 TL fiyat etiketine sahipken, bu paketin özel versiyonu Excellence Red Edition 2.770.000 TL’den alıcı buluyor.
Samsung, One UI 7 güncellemesinin dağıtımına hız kesmeden devam ediyor. Güney Koreli marka bu kapsamda kısa bir süre önce One UI 7 güncellemesini sevilen orta segment modeli için yayınladı. İşte ayrıntılar!
Samsung, Galaxy A73 için One UI 7 güncellemesini yayınladı
Samsung’un One UI 7 güncellemesini alan son modeli Galaxy A73 oldu. Yeni güncelleme ilk olarak bazı Asya ülkelerinde yayında ve çok yakında diğer bölgelerde de kullanıma sunulacak. Ayrıca, sistemdeki güvenlik açıklarını çözen Mayıs 2025 yamasını da beraberinde getiriyor.
One UI 7 önümüzdeki günlerde Türkiye’ye geldiğinde güncelleme bildirimi otomatik olarak cihazınıza düşecek. Aksi bir durumda ise Ayarlar > Yazılım Güncellemesi > İndir ve Yükle adımlarını izleyerek telefonunuzu manuel olarak yeni sürüme yükseltebilirsiniz. Bu adımları uygulamanıza rağmen güncellemeyi hala bulamıyorsanız, yamanın henüz bölgenize ulaşmamış olma ihtimaline karşın bir süre daha beklemeniz gerekebilir.
Çin merkezli teknoloji devi Xiaomi, kendi mobil işlemcilerini üretme yolculuğunda yeni bir döneme giriyor. Şirket, Xring adlı işlemci projesine önümüzdeki on yıl içinde toplamda 7 milyar dolarlık bir kaynak aktaracağını açıkladı. Bu karar, yeni Xring O1 işlemcisinin testlerde gösterdiği beklenmedik performansın ardından geldi.
Xiaomi, çip alanına 7 milyar dolar yatırım yapacak
Xring projesinin geçmişi 2021 yılına dayanıyor. O dönem 1.9 milyar dolarlık bir başlangıç yatırımı ile hayata geçirilen girişim, 2024 yılında yaklaşık 900 milyon dolarlık ek destekle toplamda 2.8 milyar dolara ulaştı. Xiaomi’nin mevcut stratejisiyle bu rakam on yıl içinde tam 9.8 milyar dolara yükselecek.
Firmanın şu ana kadar geliştirdiği ilk çip olan Xring O1, 3 nanometre üretim süreciyle tasarlandı. Elde edilen test sonuçları ise, işlemcinin Qualcomm’un üst düzey modeli Snapdragon 8 Elite ile rekabet edebileceğine işaret ediyor.
Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.
Xring O1’in sahadaki ilk sınavı ise Xiaomi 15s Pro modeli ile verilecek. Bu cihazın kullanıcı deneyimleri ve genel performansı, şirketin yonga geliştirme stratejisinde sonraki adımları belirleyecek.
Xiaomi, mobil yonga alanında uzun yıllardır bağımlı olduğu Qualcomm ve MediaTek’e olan bağımlılığı da azaltmayı hedefliyor. Bu doğrultuda yapılan yatırımlar, firmanın zaman içinde dışa bağımlılığı sona erdirme planlarının bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz.
Microsoft’un popüler abonelik servisi Xbox Game Pass, her ay eklenen yeni oyunlarla kullanıcılarını memnun etmeye devam ediyor. Ancak belirli aralıklarla bazı oyunlar kütüphaneden kaldırılıyor. Son gelişmelere göre mayıs ayında Xbox Game Pass’ten ayrılacak oyunlar belli oldu.
Xbox Game Pass 5 oyunu kaybediyor
Xbox Game Pass’in 31 Mayıs tarihinde toplamda 5 oyuna veda edeceği belirtiliyor. Listeye bir göz attığımızda, Remnant 2 ve Slayers X: Terminal Aftermath: Vengance of the Slayer gibi yapımların olduğunu görüyoruz.
Cassette Beasts (Bulut, Konsol ve PC)
Firework (PC)
Humanity (Bulut, Konsol ve PC)
Remnant 2 (Bulut, Konsol ve PC)
Slayers X: Terminal Aftermath: Vengeance of the Slayer (Bulut, Konsol ve PC)
Bunun dışında, Mayıs 2025 ikinci parti oyunlar şöyle;
Monster Train 2 (Bulut, PC ve Xbox Series X/S – Game Pass Ultimate, PC Game Pass) – 21 Mayıs
Creatures of Ava (Sadece Xbox Series X/S – Game Pass Standard) – 22 Mayıs
Stalker 2 (Sadece Xbox Series X/S – Game Pass Standard) – 22 Mayıs
Tales of Kenzera: Zau (Bulut, PC ve Xbox Series X/S – Game Pass Ultimate, PC Game Pass, EA Play) – 22 Mayıs
Tom Clancy’s The Division 2 (Bulut, Konsol ve PC – Game Pass Ultimate, PC Game Pass, Game Pass Standard) – 27 Mayıs
To a T (Bulut, PC ve Xbox Series X/S – Game Pass Ultimate, PC Game Pass) – 28 Mayıs
Metaphor ReFantazio (Bulut, PC ve Xbox Series X/S – Game Pass Ultimate, PC Game Pass, Game Pass Standard) – 29 Mayıs
Spray Paint Simulator (Bulut, PC ve Xbox Series X/S – Game Pass Ultimate, PC Game Pass) – 29 Mayıs
Crypt Custodian (Bulut, Konsol ve PC – Game Pass Ultimate, PC Game Pass, Game Pass Standard) – 3 Haziran
Symphonia (Bulut, Konsol ve PC – Game Pass Ultimate, PC Game Pass, Game Pass Standard) – 3 Haziran
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Oyun fiyatlarının artmasıyla birlikte platformların sunduğu kampanyalar oyuncuların ilgisini her zamankinden daha fazla çekiyor. Bu alanda öne çıkan platformlardan biri de Xbox. Her hafta düzenlediği Free Play Days etkinliğiyle popüler oyunları kısa süreliğine ücretsiz oynama fırsatı sunan platform, bu kez sekiz oyunu daha oyuncularla buluşturuyor.
Xbox, sekiz oyunu kısa süreliğine ücretsiz yaptı
Xbox Game Pass aboneleri için Xbox Free Play Days kapsamında sekiz oyun ücretsiz bir şekilde erişime açıldı. Bu kapsamda aşağıdaki oyunlar Xbox Game Pass Ultimate, Standard ve Core üyeleri için 25 Mayıs akşamına kadar kısa süreliğine ücretsiz oldu.
Peki siz yeni ücretsiz oyunlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bu hafta ücretsiz olan Xbox oyunları nasıl? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Türkiye’de trafik denetimlerinde yeni bir döneme girildi. Otoyollarda kullanılmaya başlanan yapay zekalı radar kameraları, hız ihlallerini ve çeşitli trafik suçlarını otomatik olarak tespit ediyor. Otoyol Jandarması tarafından aktif olarak kullanılan sistem, geleneksel hız kontrol yöntemlerine göre daha gelişmiş bir altyapıya sahip diyebiliriz.
Yapay zekalı radar kameraları hizmete başladı
Yeni nesil mobil hız tespit sisteminde yapay zeka; araçların markasını, modelini ve rengini otomatik olarak tanımlayabiliyor. Kamera sistemi, aynı anda dört şeritteki trafiği takip ederek her aracın tipine göre geçerli olan hız sınırını belirliyor ve bu sınırın aşılıp aşılmadığını tespit ediyor.
Hız sınırını aşan araçların bilgileri anlık olarak jandarma ekiplerine iletiliyor. Ayrıca sistem, hakkında yakalama kararı bulunan araç sahiplerini de tespit ettiğinde alarm vererek güvenlik birimlerinin olaya hızla müdahale etmesini sağlıyor. Bu sistem saatte tam 750 aracı sorgulayabiliyor.
Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.
Kameralar yalnızca hız ihlaliyle sınırlı kalmadan, trafiğin akış yönünü de analiz ediyor. Bu sayede, ön plakası olmayan motosikletlerin ya da plakası okunamayan araçların arka plakasından tespit yaparak ceza kesilmesine olanak tanıyor. Böylece plaka manipülasyonu gibi uygulamaların etkisiz kalması sağlanıyor.
Yeni denetim teknolojileri yalnızca sabit radar kameralarıyla sınırlı değil. Jandarma ekipleri artık yapay zekalı yaka kameraları da kullanıyor. Bu kameralar yüz tanıma özelliği sayesinde, GBT kontrolleri sırasında hakkında yakalama kararı bulunan kişilerin tespitini mümkün kılıyor.
Sistem, insan gücüne olan ihtiyacı azaltırken denetimlerin kapsamını ve doğruluğunu artırıyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
İnternete bağlanan her cihazda IP adresi vardır. İnternet Protokolü anlamına gelen IP sayesinde, cihazlar birbiriyle iletişim kurar. Bu iletişim, internetin temel taşıdır. Bu yazıda “IP adresim nedir,IP adresi nasıl öğrenilir, cep telefonu IP adresi nasıl bulunur, sorgulama nasıl yapılır” sorularına cevap vereceğiz.
IP adresi nedir?
Bilgisayar, telefon ve diğer mobil cihazlar gibi internete bağlanan tüm aygıtlar, IP yani İnternet Protokolü adresine sahiptir. Bu adres; dört rakam grubundan oluşur ve nokta ile birbirinden ayrılır. Örnek: 88.240.159.2
IP adresi, internete bağlanan cihazların açık adresidir. Buna örnek olarak internet servis sağlayıcılarının, modem ayarlarına gitmek için bize verdikleri rakam grubuna bakılabilir. İnternet sağlayıcısı firma, web sitesinin IP adresini müşteriye iletir ve kullanıcı bu adresle modem ayarlarına internet üzerinden ulaşabilir.
Bu örnek diğer web siteleri için de geçerlidir. Ancak kullanıcılar IP adresiyle bir internet sitesine girmek yerine, sitelerin özel adlarıyla adrese ulaşır.
Dinamik ve Statik IP adresi nedir?
İnternet Protokolü adresi; dinamik ve statik olarak ikiye ayrılır. İsimlerinden de anlaşılabileceği üzere; Statik IP adresi sabittir ve asla değişmez, Dinamik IP adresi ise her internete bağlanıldığında değişir.
İnternet kullanıcılarının birçoğunda Dinamik IP adresi mevcuttur. Bu yüzden, modem yeniden başlatıldığında, cihaz yeni bir IP adresine sahip olur. Statik IP adresi ise internet üzerinde yayın yapan servislerde mevcuttur.
IP adresim nedir? IP adresi nasıl öğrenilir?
İlk olarak bilgisayarlarda IP adresi sorgulama işlemi nasıl yapılır ona bakalım. Kullanıcıların bu adresi öğrenmek için çeşitli opsiyonları vardır. Bu opsiyonlardan biri de internet üzerinden bu sorgulamayı gerçekleştirmek. Google’a ‘IP adresi’ yazarak, adresinizi gösteren internet sitelerinden birine ulaşıp bu bilgiyi öğrenebilirsiniz.
IP adresi sorgulama işlemini Windows bilgisayarda şu alternatifle de yapabilirsiniz:
Başlat menüsünden Çalıştır’ı aratınız.
Çalıştır’da ‘cmd’ yazıp Enter’ı tuşlayınız.
Karşınıza gelen ekrana ipconfig yazıp Enter’ı tuşlayınız.
MacOS kullanıcısıysanız, IP adresi nasıl öğrenilir sorusunun cevabı için aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz:
Spotlight aramayı açınız.
Terminal yazıp aratınız.
Terminal’e ifconfic yazınız.
Cep telefonu IP adresi nasıl bulunur?
Telefon IP adresi sorgulama ve öğrenme işlemi de internet üzerinden kolayca yapılabilir. Tıpkı bilgisayarlardaki gibi Google ile ‘IP adresi’ araması yaparak, adresinizi gösteren web sitelerinden bu bilgiye ulaşabilirsiniz.
Her cihazın İnternet Protokolü adresi farklı mı?
İnternet Protokolü adresleri, cihazlar aynı internete aynı modemden bağlanıyorsa farklı olmaz. Ancak farklı internete bağlanan aygıtların adresleri de birbirinden farklı olur.
Xbox Game Pass, her ay kütüphanesini yeni oyunlarla genişletmeye devam ediyor. Nisan ayını dopdolu geçiren platform, nisan ayında da oyunculara benzer bir deneyim sunmaya hazırlanıyor. Son gelişmeler, Xbox Game Pass’in Mayıs 2025’te kütüphanesine ekleyeceği yeni oyunları ortaya koyuyor.
Xbox Game Pass Mayıs 2025 ikinci parti oyunları açıklandı
Microsoft, mayısta Xbox Game Pass kütüphanesine eklenecek ikinci parti oyunları duyurdu. Burada Tom Clancy’s The Division 2, Monster Train 2 ve Stalker 2 gibi yapımlar ön plana çıkıyor.
İşte Xbox Game Pass Mayıs 2025 ikinci parti oyunları;
Monster Train 2 (Bulut, PC ve Xbox Series X/S – Game Pass Ultimate, PC Game Pass) – 21 Mayıs
Creatures of Ava (Sadece Xbox Series X/S – Game Pass Standard) – 22 Mayıs
Stalker 2 (Sadece Xbox Series X/S – Game Pass Standard) – 22 Mayıs
Tales of Kenzera: Zau (Bulut, PC ve Xbox Series X/S – Game Pass Ultimate, PC Game Pass, EA Play) – 22 Mayıs
Tom Clancy’s The Division 2 (Bulut, Konsol ve PC – Game Pass Ultimate, PC Game Pass, Game Pass Standard) – 27 Mayıs
To a T (Bulut, PC ve Xbox Series X/S – Game Pass Ultimate, PC Game Pass) – 28 Mayıs
Metaphor ReFantazio (Bulut, PC ve Xbox Series X/S – Game Pass Ultimate, PC Game Pass, Game Pass Standard) – 29 Mayıs
Spray Paint Simulator (Bulut, PC ve Xbox Series X/S – Game Pass Ultimate, PC Game Pass) – 29 Mayıs
Crypt Custodian (Bulut, Konsol ve PC – Game Pass Ultimate, PC Game Pass, Game Pass Standard) – 3 Haziran
Symphonia (Bulut, Konsol ve PC – Game Pass Ultimate, PC Game Pass, Game Pass Standard) – 3 Haziran
Peki siz bu ayın oyunları hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Teknoloji tüm hızıyla gelişmeye devam ediyor. Bu gelişme günlük hayatımızdaki değişimleri de beraberinde getiriyor. Bir zamanlar yapmak için birden fazla cihaza ihtiyaç duyduğumuz pek çok şey, bugün akıllı telefonlarımızda gerçekleştirilebiliyor. Neredeyse hepimizin rutin hayatının parçası olan müzik dinlemek de bunlardan biri.
Ancak akıllı telefonların, müzik dineleme alışkanlıklarımızı kökten değiştiren teknoloji olmadığını biliyor muydunuz? Apple, bu değişimi modern Android ve iOS cihazlardan çok daha önce iPod ile gerçekleştirdi. Özetle bir MP3 oynatıcı olan bu iPod taşınabilirliği, kolay kullanımı ve dijital mağazası ile adeta alanında devrim yaratmayı başardı. İşte zamanının ötesindeki teknoloji iPod.
iPod nasıl geliştirildi?
Her şey Apple’ın 2000 yılında popülerleşen müzik indirme işinde gelecek görmesiyle başladı. O dönemler yeni kurulmuş bir şirket olan Soundjam’i gözüne kestiren Apple, MacOS için geliştirdiği MP3 oynatıcı ile adını duyuran bu şirketi satın aldı.
Soundjam ekibinden bilgisayardan MP3 çalarlara kolay yoldan yasal müzik aktarımını sağlayacak bir uygulama geliştirmesini isteyen Apple, böylelikle bugün de kullandığımız iTunes’un doğuşuna neden oldu.
Orijinal iTunes
Apple tarafından oldukça beğenilen iTunes, her şeyiyle şirketin istediği gibi bir ürün olmuştu. Ancak yazılımı denemek isteyen Steve Jobs, eline aldığı her müzik çalarda bir gariplik fark etti. O dönemler piyasada olan nerdeyse tüm MP3 oynatıcılar, kullanıcı dostu olmaktan uzak ve kaba cihazlardı.
Bunu bir fırsat olarak gören Steve Jobs, Apple’ın kendi MP3 çalarını yapması gerektiğine karar verdi. Böylelikle projenin başına şirketin Donanımdan Sorumlu Başkan Yardımcısı Jon Rubinstein getirildi. Kısıtlı süresi ve bütçesi olan Rubinstein, deneyimli birine ihtiyacı olduğunu düşünerek dışarıdan biriyle çalışmaya karar verdi.
iPod’un geliştirilmesi için Tony Fadell seçildi
Ocak 2001’de mühendis Tony Fadell’i arayan Rubinstein, onu projeyi konuşmak üzere davet etti. Daha önce Philips için Nino isimli bir el bilgisayarı geliştirmekten sorumlu olan Fadell, özellikle taşınabilir cihazların geliştirilmesi hakkında tecrübe sahibiydi.
ilk iPod tasarımı
Altı haftalık bir sürede anlaşan ikili, cihazın sahip olması gereken temel özellikleri de belirledi. Buna göre cihaz iPod, dönemin yavaş kalan USB 1.1 teknolojisini kullanmayacak ve bir CD kadar bile şarkı depolayamayan rakiplerinin aksine 5GB devasa kapasiteli bir hard disk kullanacaktı.
Oldukça kısıtlı süresi olan Tony Fadell, hemen birkaç prototip üzerinde çalışmaya başladı. 6 haftanın sonunda üç adet tasarım geliştirip toplantıda Apple yetkilileri ve Steve Jobs’a sundu. Ancak burada kasıtlı bir strateji uygulayan Fadell, üçüncü olanı kabul ettirmek amacıyla ilk iki sunumu zayıf tuttu.
Sonuç olarak stratejisi işe yarayan Fadell, toplantıda yöneticileri ikna etmeyi başardı. Hemen ardından kendisine Apple’da iş teklifi sunan Steve Jobs, kısıtlı bir bütçe ve 6 aylık bir süre vererek işe koyulmasını istedi. Yine belirli bir zaman dilimine sıkışan proje lideri, hızlıca bir ekip topladı.
Zor şartlar altında çalıştılar
Bugün neredeyse sınırsız imkanlara sahip olan Apple, 90’lı yıllarda iflasın eşiğinden dönmüştü. Bu nedenle yeterli kaynağa sahip olmayan şirket, iPod ekibini kampüsteki yıkık dökük eski bir binanın içine yerleştirdi. Ancak ekibin olumsuzluklardan etkilenmeye niyeti yoktu ve hızlıca çalışmaya başladılar.
6 ay boyunca sınırları zorlayan geliştirici ekip adeta imkansızı başardı. Günde 18 saatten fazla izin kullanmadan çalışan mühendisler, bu dönemde özel hayatlarını bile ikinci plana attı. Hatta daha sonra o dönemler hakkında konuşan Tony Fadell, çalışma saatleri yüzünden kendisinin ve ekipten pek çok kişinin ilişkisinin bozulduğunu açıkladı.
Ancak iPod mühendisleri sıkı çalışma temposuna rağmen tüm parçaların vaktinde yetişmeyeceğini anladı. Bu nedenle eksik parçalar için bir şirketle anlaşan Apple, işlemciyi ve yazılımı dışarıdan temin etti. Bu mühendislere tasarım ve işlevsellik üzerinde çalışmak için daha çok zaman kazandırdı.
O dönem çıkan ürünlerin çoğu özellikle kontrol konusunda zayıftı. Navigasyon tuşlarıyla kullanılan edilen standart MP3 oynatıcılarda 1000 şarkılık bir kütüphanede gezinmek için 1000 kez tuşa basmak gerekiyordu. Bunu daha kolay hale getirmek isteyen mühendisler, Click Wheel ismini verdikleri bir tuşu bu cihaza yerleştirdi. Dokunmatik kontrole benzer şekilde çalışan bu tuş, parmağınızı yuvarlak tuşun etrafında gezdirdikçe listede gezinmenizi sağlıyordu.
Aynı zamanda kulaklık konusunda da fark yaratmak isteyen ekip, kulak üstü kulaklıklar yerine Apple’ın EarPods tasarımının ilk halini iPod ile hayatımıza soktu. Tasarım olarak da alışılmışın dışında bir dil benimseyen Fadell, dijital dünyanın alıştığı siyah ve gri renklerden kurtularak beyaz rengi tercih etti. Böylelikle her yönüyle beğeni toplayan iPod, 2001 yılının sonuna varmadan hazır hale getirildi.
10 Ekim 2001 tarihinde, Steve Jobs tarafından “cebimdeki10 bin şarkı” olarak tanımlanan iPod, çıktığı günden itibaren büyük bir satış başarısı yakaladı. 2008 yılına kadar 173 milyon adet satmayı başaran cihaz tarihin en çok satan dijital medya aracı olurken, Apple’ın da bugünkü konumuna gelmesini sağlamıştır.
Dosyaları sıkıştırma, bir çok durum sebebiyle zaman zaman yapmamız gereken bir uygulama. Sıkıştırma işlemini yapabilmemiz için farklı program ve uygulamalar bulunuyor. Bu yazımızda sizlere birçok kullanıcı tarafından kullanılan kısaca Winrar programını ve WinRAR şifresini nasıl kırabileceğinizi anlatacağız. İşte WinRAR şifresi nasıl kırılır? sorusunun adım adım cevabı.
WinRAR nedir?
WinRAR, birçok işletim sistemi dolayısıyla bir çok kullanıcı tarafından tercih edilen, dosyaları RAR formatında sıkıştırıp, açabilmenizi sağlayan bir programdır. Winrar hem ZIP, hem RAR hem de “ACE, ARJ, BZ2, CAB, GZ, ISO, JAR, LZH, TAR, UUE, Z ve 7Z” dosyalarını destekler.
WinRAR Türkçe dil özelliği ile RAR ve ZIP 2.0 arşivleri destekler. Metin, ses, grafik, 32-bit ve 64-bit Intel uygulamalarını sıkıştırabilin hızlı bir algoritmaya sahiptir. Kullanımı dosyayı sürekleyip bırak mantığı ile oldukça kolaydır.
WinRAR ne için kullanılır?
Sıkıştırma uygulamasının en temel nedeni alandan tasarruf etmektir. Çünkü sıkıştırılan dosyalar sabit sürücüde daha az yer kaplar. Dosyalarınız WinRAR sayesinde daha düzenli bir halde durur. Sıkıştırdığınız dosyaları çok daha kolay ve hızlı bir şekilde transfer edebilirsiniz. Dosyalarınızı sıkıştırarak saklamanız, dosyalarınızın tehlikelerden korunmasına da yardımcı olur.
WinRAR şifre kırma nasıl yapılır?
Öncelikle WinRAR şifre kırma işlemi yapmak için Windows 10 ve Windows 7 için uyumlu olan WinRAR Password Genius programını bilgisayarınıza indirmelisiniz. Buradan indirebilirsiniz.
Uygulamayı açtıktan sonra open sekmesinden, şifresi kırılacak olan WinRAR dosyasını uygulamaya taşımalısınız.
Daha sonra Mask, Brute-Force, Dictionary veya Smart şifre kırıcılarından birini seçin.
Şifreyi bulması için “Start” butonuna basın. Kırılan şifre ekranda belirecektir.
Bu şifreyi daha sonra WinRAR dosyasında kullanarak dosyalarınıza ulaşabilirsiniz.
Teknolojinin gelişmesiyle elektronik aletler daha da komplike oldu. Özellikle bilgisayarlar Quantum teknolojisiyle yeni bir döneme geçiş yapmaya başladı. Peki teknoloji dünyasında sık sık gündeme gelen Quantum bilgisayar nedir? Diğerleriyle arasındaki farklar nelerdir? İşte bilmeniz gereken her şey…
Şu anda büyük şirketler tarafından tercih edilen Quantum bilgisayar, kullanmakta olduğumuz mevcut bilgisayarlardan çok daha iyi işleme hızına sahiptirler. Peki bu işlem süreci nasıl işliyor? Mevcut bilgisayarlar ile arasındaki farklar nedir?
Quantum bilgisayar en hızlı bilgisayardan daha hızlı
Quantum bilgisayar, işlem gücünde ileriye doğru büyük atılımlar sağlamak için Quantum mekaniğini kullanır. Çok güçlü performansa sahip olan bu bilgisayarlar, şu anda kullanmakta olduğunuz en iyi bilgisayarı bile geride bırakıyor.
Qauntum bilgisayarın işlem hızı normal bilgisayarlardan çok daha iyidir.
Hatta söylentilere göre ileride karşımıza çıkacak bilgisayarlar dahi Quantum teknolojisinin gerisinde kalacak. Ancak bu durum, Quantum’un mevcut bilgisayarların yerini alacağı anlamını taşımıyor. Zira kullanmakta olduğumuz klasik bilgisayarlar, hala çoğu sorunlarla baş edebilmek için yeterince özelliklere sahip.
Normal bilgisayarlar ile yapacağınız işlemler sınırlıdır. Bu tip bilgisayarlarla çok ileriye yönelik çalışmalar yapamazsınız. Ancak Quantum bilgisayar ile hedeflerinizi büyütmeniz mümkün. Zira üst düzey teknolojiler ile donatılan bu bilgisayarların; sağlık sektöründen, elektrikli otomobillerin pillerinin gelişmesine kadar katkıda bulunacağı vaat ediliyor.
Büyük şirketler, geliştirmekte olduğu teknolojiler için ilerleyen zamanlarda Quantum teknolojisinden daha çok faydalanacaktır. Bir Quantum bilgisayarın gücü, kuantum bitleri veya kübitleri üretme ya da kullanma yeteneğinin altında yatmaktadır. Peki nedir bu kübit? Bildiğimiz bitlerden ne gibi farklılıklara sahip?
Kübit nedir?
Günümüzde kullandığımız bilgisayarlar; 1 veya 0 sn’yi temsil eden elektriksel ya da optik darbe akışı olan bitler kullanmaktadır. Konuyu örnekle zenginleştirecek olursak; Tweetler,e-postalar,iTunes şarkılarınız ve bunun gibi pek çok şey, aslında bahsettiğimiz iki rakamların uzun dizileridir.
Öte yandan Quantum bilgisayarlar, tipik olarak elektronlar ve fotonlar gibi atom altı parçacıklar olan kübitleri kullanır. Normalde kübit üretmek ve yönetmek bilimsel açıdan bir hayli zordur. IBM, Google ve Rigetti Computing gibi bazı şirketler, bunu üretmek için soğutulmuş süper iletken devreler kullanır.
Ancak IonQ ve diğer şirketler ise; elektromanyetik alanlardaki atomları ultra yüksek vakumlu odalarda bir silikon çip üzerinde yakalarlar. Sonuç olarak her iki durumda da amaç, kübitleri kontrollü bir Quantum üzerinde izole etmektir.
Kuantum bilgisayar kübit kullanmaktadır
Quantum bilgisayarlar, işlemleri yapmak için bir tür kuantum papatya zincirinde dolaşan kübitlerden yararlanır. Makinelerin özel olarak tasarlanmış hesaplama hızlandırma yeteneği, diğer bilgisayarlara göre çok daha iyi işleme hızına sahiptir. Ancak Quantum bilgisayarlar, uyumsuzluk nedeniyle klasik bilgisayarlardan çok daha fazla hataya açıktır. Buna bilimsel olarak tutarsızlık deniyor.
Quantum üstünlüğü nedir?
Quantum teknolojiye sahip bir bilgisayar, matematiksel bir hesaplamayı tamamlamada klasik bilgisayarların en iyisinden bile çok daha iyidir. Kübit kullanarak yapılan hesaplamalar, bilgisayarın işleme hızını son derece yukarılara çıkarıyor. Anlayacağınız normal bilgisayarlar arasında en üst düzeyde olan bile bu hızın yanından geçemiyor.
Şu anda bu teknolojinin herkes tarafından kullanılamayacağı aşikar. Ancak dev şirketler için bunu kullanmak hiç işten bile değil. Zira Alibaba ve pek çok firma; IBM,Rigetti ve Kanadalı bir firma olan D-Wave gibi şirketler tarafından yapılan kuantum bilgisayarları denemeye başladılar bile. Bahsettiğimiz büyük şirketlerin bir kısmı bu bilgisayarları satın alırken, bir kısmı ise yalnızca bulut bilişim hizmetlerini almayı tercih ediyor.
Bu teknolojiye ne zaman ulaşacağız?
Quantum bilgisayarın herkese ulaşması birkaç sene veya daha fazla zaman alacak. Şu an bile bu teknoloji üzerine çalışmalar yapan işletmeler; hem araştırmacı eksikliği, hem de temel bileşenlerin tedarikleri konusunda büyük sorunlarla karşı karşıya.
Ancak ilerleyen günlerde bu teknolojinin üzerine çok fazla çalışma olacağı konusunda da söylentiler var. Eğer araştırmacı sayısı artarsa, Quantum bilgisayarların herkes tarafından kullanılma ihtimali de yükselecektir. Bakalım zaman ne gösterecek? Bekleyip görelim.
Xiaomi, kendi üretimi Xring O1 yongasından güç alan 15S Pro modelini resmen tanıttı. Peki, Çinli marka için yeni bir döneme işaret eden akıllı telefon neler sunuyor? İşte Xiaomi 15S Pro özellikleri ve fiyatı!
Xiaomi 15S Pro neler sunuyor?
Xiaomi 15S Pro, 6.73 inç, 3200×1440 çözünürlük ve 120 Hz yenileme hızı sunan OLED bir ekranla karşımıza çıkıyor. Aynı zamanda, 3200 nit SDR parlaklık, HDR10+ ve Dolby Vision desteğinin mevcut olduğunu belirtelim.
Akıllı telefonda yukarıda da belirtildiği üzere Çinli markanın kendi üretimi Xring O1işlemcisi bizleri karşılıyor. Öte yandan, 16 GB RAM ve 512 GB ve 1 TB dahili depolama seçenekleriyle raflardaki yerini alıyor.
Önde 32 MP selfie kamerası yer alırken, arka tarafta üç adet 50 MP’lik (ana + ultra geniş + periskop telefoto) kameralar bulunuyor. Dahası, 90W kablolu ve 50W kablosuz hızlarda şarj olan 6100 mAh’lik bataryaya sahip olduğunu belirtelim.
760 dolardan başlayan fiyatlarla satılan akıllı telefonun teknik özellik tablosu şu şekilde;
Özellik
Detaylar
Ekran
6.73 inç OLED, 3200×1440 çözünürlük, LTPO 1–120Hz dinamik yenileme hızı