Xbox’tan müjde: Sekiz oyun kısa süreliğine ücretsiz oldu!

Oyun fiyatlarının artmasıyla birlikte platformların sunduğu kampanyalar oyuncuların ilgisini her zamankinden daha fazla çekiyor. Bu alanda öne çıkan platformlardan biri de Xbox. Her hafta düzenlediği Free Play Days etkinliğiyle popüler oyunları kısa süreliğine ücretsiz oynama fırsatı sunan platform, bu kez sekiz oyunu daha oyuncularla buluşturuyor.

Xbox Game Pass aboneleri için Xbox Free Play Days kapsamında sekiz oyun ücretsiz bir şekilde erişime açıldı. Bu kapsamda aşağıdaki oyunlar Xbox Game Pass Ultimate, Standard ve Core üyeleri için 25 Mayıs akşamına kadar kısa süreliğine ücretsiz oldu.

  1. Warhammer 40,000: Darktide
  2. Warhammer 40,000: Chaos Gate – Daemonhunters
  3. Warhammer 40,000: Mechanicus
  4. Blood Bowl 3
  5. Warhammer 40,000: Rogue Trader
  6. Warhammer 40,000: Shootas, Blood & Teef
  7. Warhammer 40,000: Inquisitor – Martyr Ultimate Edition
  8. Warhammer Chaosbane Slayer Edition

Peki siz yeni ücretsiz oyunlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bu hafta ücretsiz olan Xbox oyunları nasıl? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Yapay zekalı radar kameraları faaliyete geçti!

Türkiye’de trafik denetimlerinde yeni bir döneme girildi. Otoyollarda kullanılmaya başlanan yapay zekalı radar kameraları, hız ihlallerini ve çeşitli trafik suçlarını otomatik olarak tespit ediyor. Otoyol Jandarması tarafından aktif olarak kullanılan sistem, geleneksel hız kontrol yöntemlerine göre daha gelişmiş bir altyapıya sahip diyebiliriz.

Yapay zekalı radar kameraları hizmete başladı

Yeni nesil mobil hız tespit sisteminde yapay zeka; araçların markasını, modelini ve rengini otomatik olarak tanımlayabiliyor. Kamera sistemi, aynı anda dört şeritteki trafiği takip ederek her aracın tipine göre geçerli olan hız sınırını belirliyor ve bu sınırın aşılıp aşılmadığını tespit ediyor.

Hız sınırını aşan araçların bilgileri anlık olarak jandarma ekiplerine iletiliyor. Ayrıca sistem, hakkında yakalama kararı bulunan araç sahiplerini de tespit ettiğinde alarm vererek güvenlik birimlerinin olaya hızla müdahale etmesini sağlıyor. Bu sistem saatte tam 750 aracı sorgulayabiliyor.

Google I/O 2025’te yapay zeka çağında yeni bir sayfa açıldı

Google I/O 2025’te yapay zeka çağında yeni bir sayfa açıldı

Google, dün gerçekleştirdiği yıllık I/O geliştirici konferansında yapay zeka teknolojilerinde çığır açan yeniliklerini tanıttı.

Kameralar yalnızca hız ihlaliyle sınırlı kalmadan, trafiğin akış yönünü de analiz ediyor. Bu sayede, ön plakası olmayan motosikletlerin ya da plakası okunamayan araçların arka plakasından tespit yaparak ceza kesilmesine olanak tanıyor. Böylece plaka manipülasyonu gibi uygulamaların etkisiz kalması sağlanıyor.

Yeni denetim teknolojileri yalnızca sabit radar kameralarıyla sınırlı değil. Jandarma ekipleri artık yapay zekalı yaka kameraları da kullanıyor. Bu kameralar yüz tanıma özelliği sayesinde, GBT kontrolleri sırasında hakkında yakalama kararı bulunan kişilerin tespitini mümkün kılıyor.

Sistem, insan gücüne olan ihtiyacı azaltırken denetimlerin kapsamını ve doğruluğunu artırıyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

IP adresim nedir? IP adresi nasıl öğrenilir?

İnternete bağlanan her cihazda IP adresi vardır. İnternet Protokolü anlamına gelen IP sayesinde, cihazlar birbiriyle iletişim kurar. Bu iletişim, internetin temel taşıdır. Bu yazıda “IP adresim nedir, IP adresi nasıl öğrenilir, cep telefonu IP adresi nasıl bulunur, sorgulama nasıl yapılır” sorularına cevap vereceğiz.

Bilgisayar, telefon ve diğer mobil cihazlar gibi internete bağlanan tüm aygıtlar, IP yani İnternet Protokolü adresine sahiptir. Bu adres; dört rakam grubundan oluşur ve nokta ile birbirinden ayrılır. Örnek: 88.240.159.2

IP adresi, internete bağlanan cihazların açık adresidir. Buna örnek olarak internet servis sağlayıcılarının, modem ayarlarına gitmek için bize verdikleri rakam grubuna bakılabilir. İnternet sağlayıcısı firma, web sitesinin IP adresini müşteriye iletir ve kullanıcı bu adresle modem ayarlarına internet üzerinden ulaşabilir.

Windows 10 yükseltme işlemi nasıl yapılır?

Bu örnek diğer web siteleri için de geçerlidir. Ancak kullanıcılar IP adresiyle bir internet sitesine girmek yerine, sitelerin özel adlarıyla adrese ulaşır.

İnternet Protokolü adresi; dinamik ve statik olarak ikiye ayrılır. İsimlerinden de anlaşılabileceği üzere; Statik IP adresi sabittir ve asla değişmez, Dinamik IP adresi ise her internete bağlanıldığında değişir.

İnternet kullanıcılarının birçoğunda Dinamik IP adresi mevcuttur. Bu yüzden, modem yeniden başlatıldığında, cihaz yeni bir IP adresine sahip olur. Statik IP adresi ise internet üzerinde yayın yapan servislerde mevcuttur.

İlk olarak bilgisayarlarda IP adresi sorgulama işlemi nasıl yapılır ona bakalım. Kullanıcıların bu adresi öğrenmek için çeşitli opsiyonları vardır. Bu opsiyonlardan biri de internet üzerinden bu sorgulamayı gerçekleştirmek. Google’a ‘IP adresi’ yazarak, adresinizi gösteren internet sitelerinden birine ulaşıp bu bilgiyi öğrenebilirsiniz.

IP adresi nasıl öğrenilir

IP adresi sorgulama işlemini Windows bilgisayarda şu alternatifle de yapabilirsiniz:

  • Başlat menüsünden Çalıştır’ı aratınız.
  • Çalıştır’da ‘cmd’ yazıp Enter’ı tuşlayınız.
  • Karşınıza gelen ekrana ipconfig yazıp Enter’ı tuşlayınız.
Windows IP adresi sorgulama

MacOS kullanıcısıysanız, IP adresi nasıl öğrenilir sorusunun cevabı için aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz:

  • Spotlight aramayı açınız.
  • Terminal yazıp aratınız.
  • Terminal’e ifconfic yazınız.
MacOS IP adresi sorgulama

Telefon IP adresi sorgulama ve öğrenme işlemi de internet üzerinden kolayca yapılabilir. Tıpkı bilgisayarlardaki gibi Google ile ‘IP adresi’ araması yaparak, adresinizi gösteren web sitelerinden bu bilgiye ulaşabilirsiniz.

İnternet Protokolü adresleri, cihazlar aynı internete aynı modemden bağlanıyorsa farklı olmaz. Ancak farklı internete bağlanan aygıtların adresleri de birbirinden farklı olur.

Xbox Game Pass’e eklenecek yeni oyunlar açıklandı!

Xbox Game Pass, her ay kütüphanesini yeni oyunlarla genişletmeye devam ediyor. Nisan ayını dopdolu geçiren platform, nisan ayında da oyunculara benzer bir deneyim sunmaya hazırlanıyor. Son gelişmeler, Xbox Game Pass’in Mayıs 2025’te kütüphanesine ekleyeceği yeni oyunları ortaya koyuyor.

Microsoft, mayısta Xbox Game Pass kütüphanesine eklenecek ikinci parti oyunları duyurdu. Burada Tom Clancy’s The Division 2, Monster Train 2 ve Stalker 2 gibi yapımlar ön plana çıkıyor.

Xbox Game Pass Mayıs 2025 ikinci parti oyunları açıklandı

İşte Xbox Game Pass Mayıs 2025 ikinci parti oyunları;

  • Monster Train 2 (Bulut, PC ve Xbox Series X/S – Game Pass Ultimate, PC Game Pass) – 21 Mayıs
  • Creatures of Ava (Sadece Xbox Series X/S – Game Pass Standard) – 22 Mayıs
  • Stalker 2 (Sadece Xbox Series X/S – Game Pass Standard) – 22 Mayıs
  • Tales of Kenzera: Zau (Bulut, PC ve Xbox Series X/S – Game Pass Ultimate, PC Game Pass, EA Play) – 22 Mayıs
  • Tom Clancy’s The Division 2 (Bulut, Konsol ve PC – Game Pass Ultimate, PC Game Pass, Game Pass Standard) – 27 Mayıs
  • To a T (Bulut, PC ve Xbox Series X/S – Game Pass Ultimate, PC Game Pass) – 28 Mayıs
  • Metaphor ReFantazio (Bulut, PC ve Xbox Series X/S – Game Pass Ultimate, PC Game Pass, Game Pass Standard) – 29 Mayıs
  • Spray Paint Simulator (Bulut, PC ve Xbox Series X/S – Game Pass Ultimate, PC Game Pass) – 29 Mayıs
  • Crypt Custodian (Bulut, Konsol ve PC – Game Pass Ultimate, PC Game Pass, Game Pass Standard) – 3 Haziran
  • Symphonia (Bulut, Konsol ve PC – Game Pass Ultimate, PC Game Pass, Game Pass Standard) – 3 Haziran

Peki siz bu ayın oyunları hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Zamanının ötesindeki teknolojiler: iPod

Teknoloji tüm hızıyla gelişmeye devam ediyor. Bu gelişme günlük hayatımızdaki değişimleri de beraberinde getiriyor. Bir zamanlar yapmak için birden fazla cihaza ihtiyaç duyduğumuz pek çok şey, bugün akıllı telefonlarımızda gerçekleştirilebiliyor. Neredeyse hepimizin rutin hayatının parçası olan müzik dinlemek de bunlardan biri.

Ancak akıllı telefonların, müzik dineleme alışkanlıklarımızı kökten değiştiren teknoloji olmadığını biliyor muydunuz? Apple, bu değişimi modern Android ve iOS cihazlardan çok daha önce iPod ile gerçekleştirdi. Özetle bir MP3 oynatıcı olan bu iPod taşınabilirliği, kolay kullanımı ve dijital mağazası ile adeta alanında devrim yaratmayı başardı. İşte zamanının ötesindeki teknoloji iPod.

iPod nasıl geliştirildi?

Her şey Apple’ın 2000 yılında popülerleşen müzik indirme işinde gelecek görmesiyle başladı. O dönemler yeni kurulmuş bir şirket olan Soundjam’i gözüne kestiren Apple, MacOS için geliştirdiği MP3 oynatıcı ile adını duyuran bu şirketi satın aldı.

Soundjam ekibinden bilgisayardan MP3 çalarlara kolay yoldan yasal müzik aktarımını sağlayacak bir uygulama geliştirmesini isteyen Apple, böylelikle bugün de kullandığımız iTunes’un doğuşuna neden oldu.

iPod
Orijinal iTunes

Apple tarafından oldukça beğenilen iTunes, her şeyiyle şirketin istediği gibi bir ürün olmuştu. Ancak yazılımı denemek isteyen Steve Jobs, eline aldığı her müzik çalarda bir gariplik fark etti. O dönemler piyasada olan nerdeyse tüm MP3 oynatıcılar, kullanıcı dostu olmaktan uzak ve kaba cihazlardı.

Bunu bir fırsat olarak gören Steve Jobs, Apple’ın kendi MP3 çalarını yapması gerektiğine karar verdi. Böylelikle projenin başına şirketin Donanımdan Sorumlu Başkan Yardımcısı Jon Rubinstein getirildi. Kısıtlı süresi ve bütçesi olan Rubinstein, deneyimli birine ihtiyacı olduğunu düşünerek dışarıdan biriyle çalışmaya karar verdi.

iPod’un geliştirilmesi için Tony Fadell seçildi

Ocak 2001’de mühendis Tony Fadell’i arayan Rubinstein, onu projeyi konuşmak üzere davet etti. Daha önce Philips için Nino isimli bir el bilgisayarı geliştirmekten sorumlu olan Fadell, özellikle taşınabilir cihazların geliştirilmesi hakkında tecrübe sahibiydi.

iPod
ilk iPod tasarımı

Altı haftalık bir sürede anlaşan ikili, cihazın sahip olması gereken temel özellikleri de belirledi. Buna göre cihaz iPod, dönemin yavaş kalan USB 1.1 teknolojisini kullanmayacak ve bir CD kadar bile şarkı depolayamayan rakiplerinin aksine 5GB devasa kapasiteli bir hard disk kullanacaktı.

Oldukça kısıtlı süresi olan Tony Fadell, hemen birkaç prototip üzerinde çalışmaya başladı. 6 haftanın sonunda üç adet tasarım geliştirip toplantıda Apple yetkilileri ve Steve Jobs’a sundu. Ancak burada kasıtlı bir strateji uygulayan Fadell, üçüncü olanı kabul ettirmek amacıyla ilk iki sunumu zayıf tuttu.

Sonuç olarak stratejisi işe yarayan Fadell, toplantıda yöneticileri ikna etmeyi başardı. Hemen ardından kendisine Apple’da iş teklifi sunan Steve Jobs, kısıtlı bir bütçe ve 6 aylık bir süre vererek işe koyulmasını istedi. Yine belirli bir zaman dilimine sıkışan proje lideri, hızlıca bir ekip topladı.

Zor şartlar altında çalıştılar

Bugün neredeyse sınırsız imkanlara sahip olan Apple, 90’lı yıllarda iflasın eşiğinden dönmüştü.  Bu nedenle yeterli kaynağa sahip olmayan şirket, iPod ekibini kampüsteki yıkık dökük eski bir binanın içine yerleştirdi. Ancak ekibin olumsuzluklardan etkilenmeye niyeti yoktu ve hızlıca çalışmaya başladılar.

6 ay boyunca sınırları zorlayan geliştirici ekip adeta imkansızı başardı. Günde 18 saatten fazla izin kullanmadan çalışan mühendisler, bu dönemde özel hayatlarını bile ikinci plana attı. Hatta daha sonra o dönemler hakkında konuşan Tony Fadell, çalışma saatleri yüzünden kendisinin ve ekipten pek çok kişinin ilişkisinin bozulduğunu açıkladı.

Ancak iPod mühendisleri sıkı çalışma temposuna rağmen tüm parçaların vaktinde yetişmeyeceğini anladı. Bu nedenle eksik parçalar için bir şirketle anlaşan Apple, işlemciyi ve yazılımı dışarıdan temin etti. Bu mühendislere tasarım ve işlevsellik üzerinde çalışmak için daha çok zaman kazandırdı.

O dönem çıkan ürünlerin çoğu özellikle kontrol konusunda zayıftı. Navigasyon tuşlarıyla kullanılan edilen standart MP3 oynatıcılarda 1000 şarkılık bir kütüphanede gezinmek için 1000 kez tuşa basmak gerekiyordu. Bunu daha kolay hale getirmek isteyen mühendisler, Click Wheel ismini verdikleri bir tuşu bu cihaza yerleştirdi. Dokunmatik kontrole benzer şekilde çalışan bu tuş, parmağınızı yuvarlak tuşun etrafında gezdirdikçe listede gezinmenizi sağlıyordu.

Aynı zamanda kulaklık konusunda da fark yaratmak isteyen ekip, kulak üstü kulaklıklar yerine Apple’ın EarPods tasarımının ilk halini iPod ile hayatımıza soktu. Tasarım olarak da alışılmışın dışında bir dil benimseyen Fadell, dijital dünyanın alıştığı siyah ve gri renklerden kurtularak beyaz rengi tercih etti. Böylelikle her yönüyle beğeni toplayan iPod, 2001 yılının sonuna varmadan hazır hale getirildi.

10 Ekim 2001 tarihinde, Steve Jobs tarafından “cebimdeki 10 bin şarkı” olarak tanımlanan iPod, çıktığı günden itibaren büyük bir satış başarısı yakaladı. 2008 yılına kadar 173 milyon adet satmayı başaran cihaz tarihin en çok satan dijital medya aracı olurken, Apple’ın da bugünkü konumuna gelmesini sağlamıştır.

WinRAR şifre kırma nasıl yapılır?

Dosyaları sıkıştırma, bir çok durum sebebiyle zaman zaman yapmamız gereken bir uygulama. Sıkıştırma işlemini yapabilmemiz için farklı program ve uygulamalar bulunuyor. Bu yazımızda sizlere birçok kullanıcı tarafından kullanılan kısaca Winrar programını ve WinRAR şifresini nasıl kırabileceğinizi anlatacağız. İşte WinRAR şifresi nasıl kırılır? sorusunun adım adım cevabı.

WinRAR, birçok işletim sistemi dolayısıyla bir çok kullanıcı tarafından tercih edilen, dosyaları RAR formatında sıkıştırıp, açabilmenizi sağlayan bir programdır. Winrar hem ZIP, hem RAR hem de “ACE, ARJ, BZ2, CAB, GZ, ISO, JAR, LZH, TAR, UUE, Z ve 7Z” dosyalarını destekler. 

winrar

WinRAR Türkçe dil özelliği ile RAR ve ZIP 2.0 arşivleri destekler. Metin, ses, grafik, 32-bit ve 64-bit Intel uygulamalarını sıkıştırabilin hızlı bir algoritmaya sahiptir. Kullanımı dosyayı sürekleyip bırak mantığı ile oldukça kolaydır.

Sıkıştırma uygulamasının en temel nedeni alandan tasarruf etmektir. Çünkü sıkıştırılan dosyalar sabit sürücüde daha az yer kaplar. Dosyalarınız WinRAR sayesinde daha düzenli bir halde durur. Sıkıştırdığınız dosyaları çok daha kolay ve hızlı bir şekilde transfer edebilirsiniz. Dosyalarınızı sıkıştırarak saklamanız, dosyalarınızın tehlikelerden korunmasına da yardımcı olur.

  • Öncelikle WinRAR şifre kırma işlemi yapmak için Windows 10 ve Windows 7 için uyumlu olan WinRAR Password Genius programını bilgisayarınıza indirmelisiniz. Buradan indirebilirsiniz.
WinRAR şifre kırma nasıl yapılır?
  • Uygulamayı açtıktan sonra open sekmesinden, şifresi kırılacak olan WinRAR dosyasını uygulamaya taşımalısınız.
  • Daha sonra Mask, Brute-Force, Dictionary veya Smart şifre kırıcılarından birini seçin.
  • Şifreyi bulması için “Start” butonuna basın. Kırılan şifre ekranda belirecektir.
winrar
  • Bu şifreyi daha sonra WinRAR dosyasında kullanarak dosyalarınıza ulaşabilirsiniz.

Xring O1 işlemcili Xiaomi 15S Pro resmen tanıtıldı!

Xiaomi, kendi üretimi Xring O1 yongasından güç alan 15S Pro modelini resmen tanıttı. Peki, Çinli marka için yeni bir döneme işaret eden akıllı telefon neler sunuyor? İşte Xiaomi 15S Pro özellikleri ve fiyatı!

Xiaomi 15S Pro, 6.73 inç, 3200×1440 çözünürlük ve 120 Hz yenileme hızı sunan OLED bir ekranla karşımıza çıkıyor. Aynı zamanda, 3200 nit SDR parlaklık, HDR10+ ve Dolby Vision desteğinin mevcut olduğunu belirtelim.

Xiaomi 15S Pro neler sunuyor?

Akıllı telefonda yukarıda da belirtildiği üzere Çinli markanın kendi üretimi Xring O1 işlemcisi bizleri karşılıyor. Öte yandan, 16 GB RAM ve 512 GB ve 1 TB dahili depolama seçenekleriyle raflardaki yerini alıyor.

Önde 32 MP selfie kamerası yer alırken, arka tarafta üç adet 50 MP’lik (ana + ultra geniş + periskop telefoto) kameralar bulunuyor. Dahası, 90W kablolu ve 50W kablosuz hızlarda şarj olan 6100 mAh’lik bataryaya sahip olduğunu belirtelim.

760 dolardan başlayan fiyatlarla satılan akıllı telefonun teknik özellik tablosu şu şekilde;

ÖzellikDetaylar
Ekran6.73 inç OLED, 3200×1440 çözünürlük, LTPO 1–120Hz dinamik yenileme hızı
TCL Huaxing M9 panel, 3200 nit SDR parlaklık, HDR10+, Dolby Vision
192 bölge lokal ton haritalama, 300Hz dokunmatik örnekleme
2560Hz anlık tepki süresi, DC benzeri karartma, 1920Hz PWM karartma
Dragon Crystal Glass 2.0 koruma, Ultrasonik ekran içi parmak izi okuyucu
İşlemciXiaomi Xring O1 (3nm), 19 milyar transistör
10 çekirdekli CPU: 2× X925 @ 3.9GHz
16 çekirdekli Immortalis-G925 GPU
SoğutmaWing-shaped Ring Cold Pump Pro, buhar-sıvı ayrıştırmalı soğutma, 4053mm² ısı yayma alanı
İşletim SistemiHyperOS 2.0
Arka Kameralar3× 50MP (ana + ultra geniş + periskop telefoto)
Ana: Light Fusion 900, f/1.44, Hyper OIS, 1/1.31” sensör
Ultra Geniş: 115° görüş açısı
Telefoto: 5x optik, 10x kayıpsız zoom, Leica Summilux lensler
8K video, 4K gece videosu, AI destekli görüntü işleme, Xiaomi ISP v4
Ön Kamera32MP, 4K 60fps video desteği
Batarya6100mAh yüksek yoğunluklu batarya (850Wh/L)
90W kablolu, 50W kablosuz, manyetik kablosuz şarj desteği
Boyutlar ve Ağırlık8.33 mm kalınlık, 216 gram ağırlık
BağlantıWi-Fi 7, Bluetooth 5.4, NFC, USB 3.2 Gen 1, Kızılötesi
Çift SIM, Dolby Atmos destekli stereo hoparlör, 4 mikrofonlu sistem
IP68 suya ve toza dayanıklılık, Ultra Geniş Bant (UWB) desteği
Renk SeçenekleriDragon Scale Fiber, Far Sky Blue
Fiyat (Çin)16GB + 512GB: 5499 yuan (~$760)
16GB + 1TB: 5999 yuan (~$830)

Quantum bilgisayar nedir?

Teknolojinin gelişmesiyle elektronik aletler daha da komplike oldu. Özellikle bilgisayarlar Quantum teknolojisiyle yeni bir döneme geçiş yapmaya başladı. Peki teknoloji dünyasında sık sık gündeme gelen Quantum bilgisayar nedir? Diğerleriyle arasındaki farklar nelerdir? İşte bilmeniz gereken her şey…

Şu anda büyük şirketler tarafından tercih edilen Quantum bilgisayar, kullanmakta olduğumuz mevcut bilgisayarlardan çok daha iyi işleme hızına sahiptirler. Peki bu işlem süreci nasıl işliyor? Mevcut bilgisayarlar ile arasındaki farklar nedir?

Quantum bilgisayar, işlem gücünde ileriye doğru büyük atılımlar sağlamak için Quantum mekaniğini kullanır. Çok güçlü performansa sahip olan bu bilgisayarlar, şu anda kullanmakta olduğunuz en iyi bilgisayarı bile geride bırakıyor.

Quantum bilgisayar
Qauntum bilgisayarın işlem hızı normal bilgisayarlardan çok daha iyidir.

Hatta söylentilere göre ileride karşımıza çıkacak bilgisayarlar dahi Quantum teknolojisinin gerisinde kalacak. Ancak bu durum, Quantum’un mevcut bilgisayarların yerini alacağı anlamını taşımıyor. Zira kullanmakta olduğumuz klasik bilgisayarlar, hala çoğu sorunlarla baş edebilmek için yeterince özelliklere sahip.

Normal bilgisayarlar ile yapacağınız işlemler sınırlıdır. Bu tip bilgisayarlarla çok ileriye yönelik çalışmalar yapamazsınız. Ancak Quantum bilgisayar ile hedeflerinizi büyütmeniz mümkün. Zira üst düzey teknolojiler ile donatılan bu bilgisayarların; sağlık sektöründen, elektrikli otomobillerin pillerinin gelişmesine kadar katkıda bulunacağı vaat ediliyor.

Büyük şirketler, geliştirmekte olduğu teknolojiler için ilerleyen zamanlarda Quantum teknolojisinden daha çok faydalanacaktır. Bir Quantum bilgisayarın gücü, kuantum bitleri veya kübitleri üretme ya da kullanma yeteneğinin altında yatmaktadır. Peki nedir bu kübit? Bildiğimiz bitlerden ne gibi farklılıklara sahip?

Günümüzde kullandığımız bilgisayarlar; 1 veya 0 sn’yi temsil eden elektriksel ya da optik darbe akışı olan bitler kullanmaktadır. Konuyu örnekle zenginleştirecek olursak; Tweetler,  e-postalar,  iTunes şarkılarınız ve bunun gibi pek çok şey, aslında bahsettiğimiz iki rakamların uzun dizileridir.

Öte yandan Quantum bilgisayarlar, tipik olarak elektronlar ve fotonlar gibi atom altı parçacıklar olan kübitleri kullanır. Normalde kübit üretmek ve yönetmek bilimsel açıdan bir hayli zordur. IBM, Google ve Rigetti Computing gibi bazı şirketler, bunu üretmek için soğutulmuş süper iletken devreler kullanır.

Ancak IonQ ve diğer şirketler ise; elektromanyetik alanlardaki atomları ultra yüksek vakumlu odalarda bir silikon çip üzerinde yakalarlar. Sonuç olarak her iki durumda da amaç, kübitleri kontrollü bir Quantum üzerinde izole etmektir.

Quantum bilgisayar
Kuantum bilgisayar kübit kullanmaktadır

Quantum bilgisayarlar, işlemleri yapmak için bir tür kuantum papatya zincirinde dolaşan kübitlerden yararlanır. Makinelerin özel olarak tasarlanmış hesaplama hızlandırma yeteneği, diğer bilgisayarlara göre çok daha iyi işleme hızına sahiptir. Ancak Quantum bilgisayarlar, uyumsuzluk nedeniyle klasik bilgisayarlardan çok daha fazla hataya açıktır. Buna bilimsel olarak tutarsızlık deniyor.

Quantum teknolojiye sahip bir bilgisayar, matematiksel bir hesaplamayı tamamlamada klasik bilgisayarların en iyisinden bile çok daha iyidir. Kübit kullanarak yapılan hesaplamalar, bilgisayarın işleme hızını son derece yukarılara çıkarıyor. Anlayacağınız normal bilgisayarlar arasında en üst düzeyde olan bile bu hızın yanından geçemiyor.

Şu anda bu teknolojinin herkes tarafından kullanılamayacağı aşikar. Ancak dev şirketler için bunu kullanmak hiç işten bile değil. Zira Alibaba ve pek çok firma;  IBM, Rigetti ve Kanadalı bir firma olan D-Wave gibi şirketler tarafından yapılan kuantum bilgisayarları denemeye başladılar bile. Bahsettiğimiz büyük şirketlerin bir kısmı bu bilgisayarları satın alırken, bir kısmı ise yalnızca bulut bilişim hizmetlerini almayı tercih ediyor.

Quantum bilgisayarın herkese ulaşması birkaç sene veya daha fazla zaman alacak. Şu an bile bu teknoloji üzerine çalışmalar yapan işletmeler; hem araştırmacı eksikliği, hem de temel bileşenlerin tedarikleri konusunda büyük sorunlarla karşı karşıya.

Ancak ilerleyen günlerde bu teknolojinin üzerine çok fazla çalışma olacağı konusunda da söylentiler var. Eğer araştırmacı sayısı artarsa, Quantum bilgisayarların herkes tarafından kullanılma ihtimali de yükselecektir. Bakalım zaman ne gösterecek? Bekleyip görelim.

Apple Music Türkiye fiyatlarına yüzde 67’ye varan büyük zam!

0

Apple Music Türkiye abonelik ücretlerine ciddi oranda zam geldi. Yapılan fiyat güncellemesiyle birlikte bireysel, öğrenci ve aile planlarının tamamında dikkat çekici artışlar yaşandı. En yüksek artış oranı ise yüzde 67 ile aile planında görüldü.

Apple Music Türkiye fiyatı zam sonrası ne kadar oldu?

Paket TürüEski FiyatYeni FiyatZam Oranı
Öğrenci19,99 TL32,99 TL%65
Bireysel39,99 TL59,99 TL%50
Aile59,99 TL99,99 TL%67

Yeni düzenlemeyle birlikte öğrenci paketi 19,99 TL’den 32,99 TL’ye yükseldi. Bu artış, yüzde 65’e karşılık geliyor. Bireysel abonelik ise 39,99 TL’den 59,99 TL’ye çıkarıldı ve %50’lik bir zam uygulanmış oldu. Aile planı ise 59,99 TL’den 99,99 TL’ye yükselerek %67’lik bir artışla zam oranı en yüksek paket konumuna geldi.

Kodlama dünyasını değiştirecek Claude 4 duyuruldu!

Kodlama dünyasını değiştirecek Claude 4 duyuruldu!

Anthropic, yapay zeka modellerinin yeni nesli Claude Opus 4 ve Claude Sonnet 4'ü tanıttı. Peki neler sunuyorlar?

Apple tarafından yapılan fiyat değişikliği, Türkiye’deki kullanıcıların tamamını etkiliyor. Öğrenciler için özel olarak sunulan indirimli pakette dahi %60’ın üzerinde artış yaşanması, genel kullanıcı tepkilerini beraberinde getirdi. Özellikle ortak kullanım için tercih edilen aile paketinin neredeyse 100 TL seviyesine çıkması, dijital müzik platformları arasında karşılaştırmaları da gündeme getirdi.

Apple Music

Apple Music’in Türkiye fiyatları daha önce rakip platformlara kıyasla rekabetçi seviyede bulunuyordu. Ancak bu son güncelleme ile Spotify, YouTube Music gibi diğer hizmetlerle arasındaki farkın kapanacağı, hatta bazı paketlerde geçileceği görülüyor. Güncel fiyatlar, Apple’ın resmî internet sitesi ve uygulama mağazası üzerinden de doğrulanabiliyor.

Apple Music’in zam kararı sonrasında kullanıcıların, abonelik tercihlerinde değişiklik yapıp yapmayacağı merak konusu olurken, sektörde benzer zamların başka platformlarda da gündeme gelip gelmeyeceği ilerleyen günlerde netlik kazanacak

Honor 400 ve 400 Pro resmen tanıtıldı: Özellikleri ve fiyatı!

Honor, ürün yelpazesini genişletmek için mesaisini sürdürüyor. Çinli marka bu kapsamda özellikleriyle ve fiyatıyla dikkatleri üzerine çeken Honor 400 ve 400 Pro’yu vitrine çıkardı. Peki, şirketin telefonları tam olarak neler sunuyor? İşte ayrıntılar!

Honor 400, 6.55 inç, 1264 × 2736 piksel çözünürlük ve 120 Hz yenileme hızı sunan OLED bir ekranla karşımıza çıkıyor. Buna karşılık Pro modelinde ise 6,7 inç, 2800 × 1280 piksel çözünürlük ve 120 Hz tazeleme hızına sahip OLED bir panelin bulunduğunu söyleyebiliriz.

Honor 400 ve 400 Pro neler sunuyor?

Standart modelde Snapdragon 7 Gen 3 ve Pro’da ise Snapdragon 8 Gen 3 yonga setinin kullanıldığını belirtelim. Ek olarak, 12 GB RAM ve 256/512 GB dahili depolama opsiyonlarıyla raflardaki yerini alıyor.

Her iki cihazda da 50 MP çözünürlüğünde bir selfie kamerası bulunuyor. Arka tarafta her iki telefonda 200 MP ana ve 12 MP ultra geniş açı kamerası yer alıyor. Pro model, bunlara ek olarak 50 MP’lik bir telefoto sensörüyle geliyor. Bu da onu standart modele göre daha yeteneklil hale getiriyor.

İki modelde de 5300 mAh’lik bir pil kullanılıyor. Standart model 66W hızlarında şarj olurken, Pro ise 100W hızlarını destekliyor.

ÖzellikHonor 400Honor 400 Pro
Ekran Boyutu6.55 inç düz OLED6.7 inç kavisli OLED
Çözünürlük1264 × 2736 piksel2800 × 1280 piksel
Yenileme Hızı120Hz120Hz
Parlaklık (HDR)5000 nit5000 nit
PWM Karartma3840Hz3840Hz
İşlemciSnapdragon 7 Gen 3Snapdragon 8 Gen 3
RAM12GB’a kadar12GB
Depolama512GB’a kadar512GB
İşletim SistemiAndroid 15 + MagicOS 9.0Android 15 + MagicOS 9.0
Güncelleme Garantisi6 yıl Android ve güvenlik güncellemesi6 yıl Android ve güvenlik güncellemesi
Yapay Zeka ÖzellikleriAI Özet, AI Altyazı, Magic Portal, Derin Sahte Tespiti, Google Gemini entegrasyonuAynı
Ana Kamera200MP, f/1.9, 1/1.4″, OIS + EIS200MP, f/1.9, 1/1.4″, OIS + EIS
Ultra Geniş Açı Kamera12MP, 112° FOV, makro12MP, 112° FOV, makro
Telefoto KameraYok50MP, 3x optik zoom, Sony IMX856
Ön Kamera50MP, 4K video desteği50MP, 4K video desteği
Kamera AI ÖzellikleriAI Silgi, Yansıma Kaldırma, Outpainting, Veo destekli video üretimiAynı
Batarya Kapasitesi5300 mAh silikon-karbon5300 mAh silikon-karbon
Kablolu Şarj66W (15 dakikada %44)100W
Kablosuz ŞarjYok50W
Pil Ömrü1200 döngü, 4 yılda %80 kapasiteAynı
Kalınlık & Ağırlık7.3 mm, 184g8.1 mm, 205g
IP SertifikasıIP65 (su sıçramasına dayanıklı)IP68 / IP69 (suya ve toza dayanıklı)
Parmak İzi SensörüEkran içiEkran içi
HoparlörStereoStereo
BağlantıBluetooth 5.3, NFCBluetooth 5.3, NFC, Wi-Fi 7
Fiyat (12GB + 256GB)£399.99 / €499
Fiyat (12GB + 512GB)£449 / €549£699.99 / €799
Renk SeçenekleriÇöl Altını, Ay Grisi, Gece SiyahıAy Grisi, Gece Siyahı
Çıkış Tarihi22 Mayıs’tan itibaren22 Mayıs’tan itibaren

Pil %1 Mus-Car! Nalet Bebe’den 300 bin TL borç?

Türkiye otomotiv sektörünün tanınan isimlerinden Mustafa Akan, bilinen adıyla Mus-Car, yeni konseptimiz Pil %1’in konuğu oldu. Geleneksel galericiliği dijital içerik üreticiliğiyle harmanlayan Mus-Car, teknolojiyle olan bağını ve sosyal medyada yakaladığı başarıyı detaylarıyla paylaştı.

Podcast’in sunuculuğunu üstlenen SDN editörü Samet Jankovic ile samimi bir sohbet gerçekleştiren Mus-Car, dijital dünyaya geçiş sürecinde yaşadıklarını anlattı. Fotoğrafla başlayan içerik üretme yolculuğunun, Nalet Bebe (Ömer Başdoğan)’nin yönlendirmesiyle videoya evrildiğini belirten Mus-Car, bu adımın kariyerinde bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Kendi ifadesiyle, “otomobil satmanın ötesine geçmek,” artık çok daha geniş bir kitleye ulaşmasını sağladı.

Mus-Car’ın dijital stratejisi, yalnızca içerik üretimiyle sınırlı değil. Sosyal medyada binlerce kişiye ulaşan içeriklerinin ardında, doğru hedefleme, otomobil bilgisi ve samimi bir anlatım dili yer alıyor. Podcast’te “İnsanlara dokunabildiğimde, gerçek bir bağ kurduğumu hissediyorum,” diyen Mus-Car, diksiyon, vücut dili ve empati kurmanın etkili iletişimdeki önemine dikkat çekti.

Teknolojiyi yalnızca içerik üretiminde değil, iş süreçlerinde de aktif olarak kullanan Mus-Car, “sarı ilan siteleri” üzerinden gelen müşteri taleplerini doğrudan yönettiğini ve bu yoğun trafiği kontrol edebilmek adına özel bir telefon kullandığını paylaştı. Bu detay, dijitalleşmenin sadece görünürde değil, operasyonel süreçlerin merkezinde yer aldığını ortaya koyuyor.

Podcast’in dikkat çeken bölümlerinden biri olan “Tek Soru, Tek Cevap”ta ise Mus-Car’ın teknoloji markalarına ve kavramlara verdiği yanıtlar öne çıktı. Apple için “vazgeçilmez,” Android için “hiç yokum,” Tesla için ise “benlik değil” yorumunda bulunan Mus-Car, Elon Musk sorusunu “Mus-Car” diye esprili bir yanıtla geçti. GTA 6 gibi güncel oyunlara ise “hayallerimiz sadece” diyerek mizahi bir yaklaşım sergiledi.

Mus-Car’ın ShiftDelete Podcast’teki açıklamaları, geleneksel mesleklerin dijital dönüşüm sürecine nasıl adapte olabileceğini gözler önüne sererken; sosyal medyanın kişisel marka inşasındaki rolünü de çarpıcı biçimde ortaya koydu. Girişimcilere ve sektör profesyonellerine ilham veren bu söyleşi, teknolojiyle barışık bir iş modeli oluşturmanın önemine dikkat çekti.

Epic Games Store haftanın ücretsiz oyunları erişime açıldı!

Her hafta oyunculara ücretsiz oyunlar sunarak kütüphanelerini genişletme fırsatı tanıyan Epic Games Store, haftanın ücretsiz oyunlarını açıkladı. Peki bu hafta hangi yapımlar ücretsiz bir şekilde erişime açıldı? İşte ayrıntılar!

Geçtiğimiz hafta Dead Island 2 ve Happy Game yapımlarını ücretsiz veren Epic Games Store, bu hafta Deliver At All Costs, Gigapocalypse ve Sifu’yu ücretsiz bir şekilde erişime açtı. Üç oyun de 29 Mayıs’a kadar ücretsiz olacak. Bu tarihe kadar kütüphanenize eklerseniz kalıcı olarak sizin olacağını belirtelim.

Epic Games Store haftanın ücretsiz oyunları erişime açıldı

Sifu

Sifu, yetenek isteyen Kung Fu dövüş mekanikleri ve sinematik dövüş sanatları aksiyonuyla oyuncuyu intikam dolu bir maceraya sürükleyen gerçekçi bir üçüncü şahıs dövüş oyunudur.

Deliver At All Costs

Deliver At All Costs yıkım, absürtlük ve entrikanın birbirine girdiği, heyecan verici bir aksiyon oyunu! İşleri asla yolunda gitmeyen ve gizemli bir geçmişe sahip olan hırçın mı hırçın kurye Winston Green ile sıradışı kargolar teslim ederken arkanda bir kargaşa ve kaos izi bırak.

Gigapocalypse

“Godzilla” ve “King Kong” gibi klasik Kaijū filmleri ile “Rampage” gibi oyun klasiklerinden ilham alan Gigapocalypse’te, çeşitli yeteneklere sahip özelleştirilebilir dev bir canavara dönüşün.

Peki siz Epic Games Store’un bu hafta sunduğu oyunlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Hangilerini oynayacaksınız? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!