Yeni Jeep Compass resmen tanıtıldı! İşte özellikleri

Jeep, tamamen yenilenen üçüncü nesil Compass modelini resmi olarak tanıttı. Stellantis çatısı altında üretilen yeni Compass, ilk etapta Avrupa pazarında satışa sunulacak. Tamamen yeni bir platform üzerine inşa edilen araç, elektrikli ve hibrit motor seçenekleri ile geliyor.

Yeni Jeep Compass görücüye çıktı

Yeni Compass, selefine kıyasla ciddi bir altyapı değişimi geçiriyor. Fiat-Chrysler döneminden kalan altyapı tamamen terk edilerek Stellantis’in STLA Medium platformuna geçildi. Aracın gövdesi ise yaklaşık 4.55 metre uzunluğunda ve önceki nesle göre 15 santimetre daha büyük.

Tasarım tarafında Jeep’in klasik köşeli yapısı korunurken, sekiz parçalı yeni ön ızgara ve düz formlu farlar öne çıkıyor. Arka bölümde X formlu LED stop lambaları, ışıklı Jeep logosunun da yer aldığı bir ışık şeridiyle birleştirilmiş.

ABD’de sürücüsüz kamyonlar hizmete başlıyor!

ABD’de sürücüsüz kamyonlar hizmete başlıyor!

Aurora, ABD'de sürücüsüz kamyonları ile hizmet vermeye başladı. Bu gelişme, diğer şirketlerin de önünü açabilir.

Yeni nesil Compass’ın üst donanım seviyelerinde kontrast siyah tavan, Matrix LED farlar, açılır cam tavan ve 20 inç çift renkli jantlar yer alıyor. Dört tekerlekten çekişli versiyonlarda ise 20 santimetre yerden yükseklik, 20 derece yaklaşma, 15 derece karın ve 26 derece uzaklaşma açısı gibi off-road kabiliyetleri mevcut.

İç mekanda da önceki nesle göre köklü bir değişim söz konusu diyebiliriz. Tüm versiyonlarda, standart olarak 16 inçlik yatay yerleştirilmiş bilgi-eğlence ekranı ve 10 inç dijital gösterge paneli bulunuyor. Ekranın altında kalan fiziksel düğmeler, kullanıcıya daha sezgisel bir kontrol deneyimi sağlıyor.

Yeni Compass, Avrupa’da üç farklı motor seçeneğiyle satışa çıkıyor. 48 volt destekli, 145 beygir gücünde benzinli motorla gelen hafif hibrit versiyon, günlük sürüş için optimize edilmiş. 195 beygir gücündeki şarj edilebilir hibrit versiyon ise daha yüksek performans sunuyor.

Tamamen elektrikli modellerde de 213 beygir gücünde önden çekişli ve 375 beygir gücünde çift motorlu, dört tekerlekten çekişli iki farklı versiyon sunuluyor.

WLTP standartlarına göre menzil değerleri, önden çekişli versiyonda 500 kilometre, çift motorlu versiyonda ise 650 kilometre olarak açıklandı. Araçların ilk teslimatları 2025 yılının son çeyreğinde başlayacak.

iOS 18.5 yakında geliyor! İşte tüm yenilikler

Apple, iOS 18 işletim sisteminin bir sonraki güncellemesi olan iOS 18.5’i çok yakında tüm kullanıcılara sunacak. Yaklaşık bir aydan uzun süredir beta testleri süren güncelleme, bu hafta RC (Release Candidate) sürümüyle son test aşamasına giriyor. Son sürümün ise önümüzdeki hafta yayınlanması bekleniyor.

iOS 18.5 yakında karşımıza çıkacak

iOS 18, geçen yıl tanıtıldığında yapay zeka odaklı birçok yenilik vadetmişti. Ancak bazı özelliklerin, kademeli olarak sonraki alt sürümlere aktarılacağı açıklanmıştı. iOS 18.5 de bu geçiş sürecinin bir parçası olacak.

Yeni sürüm büyük çaplı değişiklikler yerine, daha çok işlevsellik ve kullanıcı deneyimi odaklı küçük yenilikler içeriyor. Örneğin Mail uygulamasında yapılan güncellemeyle birlikte, kullanıcılar artık kişi fotoğraflarını kapatma seçeneğine uygulama içinden erişebilecek.

ABD’de sürücüsüz kamyonlar hizmete başlıyor!

ABD’de sürücüsüz kamyonlar hizmete başlıyor!

Aurora, ABD'de sürücüsüz kamyonları ile hizmet vermeye başladı. Bu gelişme, diğer şirketlerin de önünü açabilir.

Bu ayar, önceki sürümlerde yalnızca Ayarlar menüsü üzerinden değiştirilebiliyordu. iOS 18.5 ile beraber bu seçenek, Mail uygulamasının sağ üst köşesinde yer alan üç noktalı simge aracılığıyla doğrudan kontrol edilebiliyor.

Ayarlar uygulamasında da görsel anlamda bazı değişiklikler mevcut. AppleCare+’ın kapsam bilgileri artık daha belirgin şekilde sunuluyor. Bu sayede kullanıcılar, garanti durumu ve destek haklarına daha kolay ulaşabiliyor.

Güncellemenin öne çıkan görsel yeniliği ise Apple’ın 2025 Pride koleksiyonuna özel olarak sunduğu yeni duvar kâğıdı oldu. iPhone ve iPad cihazlarında kullanılabilen bu dinamik duvar kâğıdı, kullanıcı etkileşimlerine göre hareket eden renkli çizgilerle tasarlanmış.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Spotify en çok dinlediklerim nasıl bakılır?

Spotify, kuşkusuz dünyanın en popüler çevrim içi müzik dünleme uygulamalarının başında geliyor. Uygulama, sunduğu geniş müzik, podcast ve sesli kitap kütüphanesinin yanı sıra çeşitli özelliklerle de kullanıcıların ilgisini artırıyor. Örneğin her yıl, en çok dinlediğiniz şarkılar üzerinden bir liste hazırlıyor. Yine de istediğiniz zaman Spotify en çok dinlediklerim listesine ulaşabileceğinizi biliyor muydunuz?

Spotify en çok dinlediklerim nasıl bakılır?

Spotify’da en çok dinlediğiniz şarkıları görmek için aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz:

  1. Öncelikle, Spotify uygulamasını açın ve hesabınıza giriş yapın.
  2. Ana Ekran” sekmesine gidin ve burada “En Çok Dinlenenler” bölümüne tıklayın.
  3. Bu bölümde, en çok dinlediğiniz şarkılar ve albümler gösterilecektir. Bu listede, en çok dinlediğiniz şarkıları görebilir ve bu şarkıları dinleyebilirsiniz.
  4. Eğer daha detaylı bir liste istiyorsanız, “Ana Ekran” sekmesinin altında yer alan “İstatistikler” sekmesine tıklayın. Bu bölümde, en çok dinlediğiniz şarkıların yanı sıra, hangi günlerde en çok dinlediğinizi, en çok dinlediğiniz sanatçıları ve daha fazlasını görebilirsiniz.
Spotify en çok dinlediklerim nasıl bakılır?

Eğer Spotify üzerinden dinlediğiniz müzikleri sosyal medya hesaplarınızda paylaşmak istiyorsanız, “Ana Ekran” sekmesinin altında yer alan “Paylaş” sekmesine tıklayarak bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz.

Bu adımları izleyerek, Spotify’da en çok dinlediğiniz şarkıları kolaylıkla görebilir ve bu şarkıları dinleyebilirsiniz. Spotify, müzik zevkinizi keşfetmenize yardımcı olacak birçok özellik sunmaktadır ve bu özellikleri kullanarak müzik dinleme deneyiminizi daha da zenginleştirebilirsiniz.

AMD, Samsung ile işbirliğini sonlandırıyor!

AMD, son dönemde yarı iletken üretim stratejisinde önemli bir değişikliğe gitti. Şirketin, 4nm sınıfı üretim süreci için Samsung Foundry ile olan işbirliğini sona erdirdiği ortaya çıktı. AMD, EPYC serisi sunucu işlemcilerinin üretimi için yönünü TSMC’nin ABD’de bulunan Arizona tesisine çevirdi.

AMD, Samsung ile işbirliğini resmen sonlandırdı

Samsung’un 4nm üretim sürecinde AMD ile yürüttüğü iş ortaklığı, Ryzen APU’lar ve Radeon GPU’lar dahil olmak üzere çeşitli ürünlerde uygulanıyordu. Bu üretim, Samsung’un SF4X olarak adlandırdığı 4nm süreci üzerinden gerçekleşiyordu.

AMD, Samsung ile işbirliğini resmen sonlandırdı.

Fakat şirketin 3nm GAA (Gate-All-Around) teknolojisinde yaşadığı verimlilik sorunları ve üretimdeki belirsizlikler, AMD’nin rotasını TSMC’ye kaydırmasında etkili oldu. Çünkü TSMC tarafında özellikle üretim kapasitesi, verimlilik ve tedarik güvenliği açısından daha dengeli bir tablo bulunuyor.

Firmanın Arizona’daki 4nm üretim hattı aktif olarak faaliyet gösteriyor. Yeni bilgilere göre AMD’nin gelecek nesil EPYC “Venice” işlemcilerinin yanı sıra Ryzen 9000 serisi tüketici işlemcilerinin bir kısmı da bu tesiste üretilecek.

ABD’de sürücüsüz kamyonlar hizmete başlıyor!

ABD’de sürücüsüz kamyonlar hizmete başlıyor!

Aurora, ABD'de sürücüsüz kamyonları ile hizmet vermeye başladı. Bu gelişme, diğer şirketlerin de önünü açabilir.

Bu değişim AMD’nin yalnızca sunucu tarafında değil, masaüstü ve mobil ürün gamında da TSMC’ye daha fazla bağımlı hale geldiğine işaret ediyor. Samsung cephesinde ise yaşanan bu kayıp, Foundry birimi açısından olumsuz bir gelişme olarak kayda geçti.

Ancak kaynaklar, şirketin 2nm üretim sürecinde verimlilik oranlarını artırmayı başardığını ve bu alana olan talebin yeniden yükseldiğini belirtiyor. NVIDIA gibi büyük müşterilerin ilgisi, Samsung’un ileri teknoloji süreçlerdeki geleceğini yeniden şekillendirebilir.

Netflix “Bu uygulama cihazınız ile uyumlu değil” sorunu nasıl çözülür?

Netflix, sahip olduğu geniş içerik kütüphanesiyle üyelerine, filmler, diziler, belgeseller ve daha fazlasını izleme imkanı sunuyor. Ancak bazen, Netflix uygulamasını indirirken veya kullanırken “Bu uygulama cihazınız ile uyumlu değil” hatası ile karşılaşılabilirsiniz. Bu hatanın nedeni, cihazınızın Netflix uygulaması ile uyumlu olmaması olabilir. Neyse ki bu sorunu çözmek için deneyebileceğiniz bazı yöntemler var.

Netflix: Bu uygulama cihazınız ile uyumlu değil sorunu

Öncelikle, sorun yaşadığınız cihazın işletim sistemini güncel olduğundan emin olun. Netflix uygulaması, cihazınızda en güncel işletim sistemini kullanmanızı gerektiriyor ve eski bir sürüm kullanıyorsanız, uygulama çalışmayabilir.

Deneyebileceğimiz bir diğer yöntem ise Netflix uygulamasını silip tekrar indirmek. Cihazınızda bulunan Netflix uygulamasını silin ve Google Play Store ve App Store gibi resmi mağazalar üzerinden tekrar indirin. Bu, uygulamanın cihazınızdaki mevcut sürümünde bir hata olup olmadığını kontrol etmenizi sağlar.

Bu uygulama cihazınız ile uyumlu değil"

Eğer yukarıdaki yöntemlerden hiçbiri işe yaramıyorsa cihazınızı sıfırlayın. Cihazınızı fabrika ayarlarına sıfırlamak, önbellek ve diğer geçici dosyaları siler ve cihazınızı önceden yüklenmiş uygulamalar ve ayarlar olmadan temiz bir hale getirir. Yine de bu işlemi yapmadan önce, cihazınızdaki verilerinizi yedeklemeyi unutmayın. Aksi halde sizin için önemli olan dosyaları kaybedebilirsiniz.

Ayrıca Android’in eski sürümlerine sahip olan cihazlar ya da Play Protect sertifikalı olmayan cihazlar Netflix’i Play Store’dan indiremez. Play Store’dan indirmenin mümkün olmadığı durumlarda uygulamanın basitleştirilmiş bir sürümü doğrudan Netflix’ten de yüklenebilir. Android’in değiştirilmiş bir sürümüne sahip cihazlar için Play Protect sertifika durumunuzla ilgili sorunları düzeltinbaşlıklı makaledeki Google destek adımları uygulanmalıdır.

Uygulamayı doğrudan Netflix’ten yüklemek için cihazın 4.4.2 ile 7.1.2 arasındaki bir Android sürümüne sahip olması gerekir.

Netflix’i yüklemek istediğiniz cihazı kullanarak:

  1. Ayarlar öğesine dokunun.
  2. Güvenlik öğesine dokunun.
  3. Bilinmeyen Kaynaklar: Play Store dışındaki kaynaklardan gelen uygulamaların yüklenmesine izin ver kutusunun yanına bir işaret koyun.
  4. Bu değişikliği onaylamak için Tamam öğesine dokunun.
  5. Netflix uygulamasını indir.
  6. Ekranın üst kısmına dokunup aşağı doğru kaydırarak indirme işlemini bulun.
  7. Sayfayı aşağı kaydırıp Yükle‘ye dokun.
  8. Netflix uygulaması yüklendikten sonra giriş ekranına geri dönün ve Netflix’i açın.

Not: Netflix uygulaması, bazı root işleminden geçmiş Android cihazlarda mevcut olmayabilir ve bu nedenle indirilemeyebilir. Ayrıca, Netflix uygulaması, bazı ülkelerde kullanılamayabilir (Türkiye’de böyle bir sorun yok) ve bu nedenle indirilemez.

Eğer yukarıdaki adımları denedikten sonra hala “Bu uygulama cihazınız ile uyumlu değil” hatasını alıyorsanız, cihazınızın Netflix uygulaması ile uyumlu olmadığı anlamına gelebilir. Bu durumda, cihazınızı değiştirmeyi veya daha yeni bir cihaz almayı düşünebilirsiniz.

Zirve değişti: En çok indirilen PC oyunları belli oldu!

Son dönemde yaptığı indirimlerle dikkat çeken Steam, geçtiğimiz haftanın en çok indirilen oyunlarını paylaştı. Oynaması ücretsiz yapımların öne çıktığı listede yeni çıkan bazı oyunlar da yer alıyor. İşte Steam’de en çok indirilen PC oyunları!

Steam’de en çok indirilen PC oyunlarında ücretsiz yapımlar dikkat çekiyor. Listenin birinci sırasında Counter-Strike 2 yer alıyor. İkinci sırada Clair Obscur: Expedition 33 ve üçüncü sırada ise The Elder Scrolls IV: Oblivion Remastered karşımıza çıkıyor.

Steam en çok indirilen PC oyunları – 25 Mart

İşte Steam’de geçtiğimiz haftanın en çok indirilen PC oyunları;

  1. Counter-Strike 2
  2. Clair Obscur: Expedition 33
  3. The Elder Scrolls IV: Oblivion Remastered
  4. Steam Deck
  5. Schedule I
  6. R.E.P.O.
  7. Rust
  8. V Rising
  9. PUBG: Battlegrounds
  10. War Thunder
  11. EA Sports FC 25
  12. Forza Horizon 5
  13. Crusader Kings III
  14. Marvel Rivals
  15. Stellaris
  16. Drive Beyond Horizons
  17. Once Human
  18. Dark Souls III
  19. Split Fiction
  20. Deadzone: Rogue
  21. Call of Duty
  22. Apex Legends
  23. Star Wars Jedi: Survivor
  24. NBA 2K25
  25. The Sims 4
  26. Warframe
  27. Grand Theft Auto V Legacy
  28. Squad
  29. Baldur’s Gate 3
  30. DOOM: The Dark Ages

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz listede yer alan hangi oyunları oynuyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!

WhatsApp’ın kurucusu kim? İşte hayat hikayesi!

Günümüz dünyasında WhatsApp kelimesini duyan herkesin kafasında ortak bir düşünce beliriyor: iletişim. Uygulama, program, yazılım gibi kelimelerden zerre kadar anlamayanların dahi beyinlerinde özdeşleştirdiği bu iki kavram sıra dışı bir geçmişi sahip. Toplam 2 milyardan fazla kullanıcısı olan WhatsApp her ne kadar Facebook çatısı altında faaliyet gösterse de esasında kurucularının Facebook ile ironik bir bağları var.

Hazırsanız Brian Acton ve Jan Koum isminde umutsuz iki genç girişimcinin “Reklamsız! Oyun yok! Hile yok!” ilkesiyle kurduğu ve ilk başta sadece o anki ruh halinizi paylaşabilmenize izin veren WhatsApp’ın tarihine doğru kısa bir serüvene çıkalım.

WhatsApp’ın kuruluş amacı neydi?

Dünyayı dolaşma fikriyle 20 yıldır çalıştıkları Yahoo’daki işlerini bırakan Brian Acton ve Jan Koum, kısa süre içinde birikimleri azalmaya başlayınca bu düşüncelerinden vazgeçip Facebook’a iş başvurusu yapmaya karar verdi. Ancak başvuruları kabul görmeyen gençlerin kafalarında kurduğu hesap planladıkları gibi gitmedi. Onlara yeni bir serüvenin kapılarını açacak dönüm noktası bu oldu.

whatsapp kurucusu brian acton jan koum

Yaşayanlar mutlaka bilirler, ‘internetten iletişim’ kavramı bundan 10-12 yıl öncesine kadar yaygın değildi. Birtakım servisler ile yazılı mesajlaşma ve hatta görüntülü görüşmeler dahi gerçekleştirebilmek mümkündü ancak insanlar bunu tam anlamıyla içselleştirmemişlerdi. İletişim kurmak için baskın olan yöntem hala SMS/MMS teknolojileriydi.

2009 yılında kurulacak WhatsApp’a ilham verecek uygulamalar ise piyasada varlığını sürdürüyorlardı. Örneğin Facebook Messenger, zamanına göre sunduğu görüşme imkânlarıyla en çok tercih edilenler arasındaydı. Facebook dünya toplumunun iletişim alışkanlıklarını değiştirme yolunda emin adımlarla ilerlerken bu görevi devralacak bir girişimin ortaya çıkması an meselesi olmuştu.

Yıl 2009, WhatsApp 1.0 sahnede

Jan Koum, Ocak 2009’da satın aldığı iPhone’un daha çiçeği burnunda uygulama mağazası App Store’dan ilham alarak bu market sayesinde ulaşabilecekleri kitle potansiyelini öngörmüştü. Halihazırda eşi benzeri olmayan farklı bir şeyler denemek istiyordu: Dünyanın dört bir yanındaki insanların birbirleriyle iletişime geçmelerini sağlayacak ama rakiplerinden kendisini bir noktada da ayrıştıracak.

Jan Koum’un aklına, kullanıcıların bireysel profillerine o anki ruh hallerini yazabilecekleri “durum” fikri geldi. Bunu kadim dostu Acton’a ileten Koum birlikte yoldaşları Alex Fishman’ın kapısını çaldılar. En nihayetinde bir iOS geliştirici olmadan bu işi yürütmek imkansızdı. Alex onları RentACoder.com isimli web sitesinden bulduğu Rus geliştirici Igor Solomennikov ile tanıştırdı.

Hiç de kolay olmayan bu yolda zorlu bir süreç onları bekliyordu. Fikirlerini hayata geçirebilecekleri bir iOS uygulamasını spontane geliştirmeye başladılar. Elbette ki bu uygulamanın bir ismi de olmalıydı. Türkçe’de “nabersin, ne var ne yok” anlamına gelen Whats’up kelimesi Koum’un “durum” fikriyle örtüştüğü için projelerine ondan türettikleri “WhatsApp” adını koymaya karar verdiler. Nitekim 24 Şubat 2009 yılında WhatsApp Inc. şirketini Amerika Birleşik Devletleri’nde tescillediler.

Bizim toplumumuzdaki “senin o iş tutmaz, batarsın” gibi laflarla çevresine durmadan negatif enerji aşılayanların birebir aynıları ABD’de de yok değil. Brian Acton ve Jan Koum, WhatsApp’ı arkadaşlarına anlattı ancak bekledikleri gibi olumlu tepkiler alamamışlardı. Bir de uygulamanın sürekli çökmesi ve beraberinde baş gösteren diğer sorunlar Jan’ı iyice karamsarlığa sürükledi.

Tüm umudunu yitiren Jan yeni işler aramaya başladı, bunun üzerine arkadaşı Brian ona şu sözlerle özgüven aşılamak istedi:

Şimdi bırakırsan aptallık edersin. Birkaç ay daha zaman ver.

Brian Acton ve Jan Koum olumsuzlukları aldırış etmeyip onlarla mücadele etmekte karar kıldılar ve geliştirmeye devam ettiler.

Apple’ın farkında olmadan sağladığı büyük katkı

Haziran 2009’da Apple, Anlık Bildirim (Push Notifications) adını verdiği yeni bir özelliği dünya genelinde kullanıma sundu. Buradaki temel amaç, insanlara telefonlarında yüklü uygulamalarda yaşanan gelişmeleri her an haberdar etmekti. Bu güncellemeyi fırsat bilen Jan Koum hemen WhatsApp’ı ilgili şekilde revize ederek, kullanıcı durumunu değiştirdiği an rehberindeki arkadaşlarına bildirim gitmesini sağlayacak bir yenilik ekledi.

Özellikle Alex Fishman’ın Rus arkadaşları bunu çok eğlenceli buldu. Hatta sırf kendi aralarında “Geç uyandım” veya “Spor salonundayım” gibi mesajlar iletmek için bile anlık bildirimlerden faydalanmaya başladılar. Bu özellik kısa süre içinde WhatsApp’ın trendi haline geldi. Artık insanlar birbirlerine adeta hal hatır sormak için bile durumlarını değiştiriyorlardı. Örneğin “Naber Jessica” bildirimini gören hemen buna kendi durumuyla karşılık veriyordu.

Jan Koum, Santa Clara’daki kasaba evinde hayatını sürdürürken bir yandan gelişmeleri de yakından takip ediyordu. Krizi fırsata çevirmek isteyen girişimci, durum uygulamasının çalışma modelini daha fazla geliştirmesi gerektiğini anladı. Artık WhatsApp’ı internet tabanlı bir anlık mesajlaşma ağına dönüştürmenin vakti gelmişti.

O zamanlar hem iPhone’u hem de bünyesinde barındırdığı diğer ürünleri birbirlerine bağlayarak kendi benzersiz ekosistemini yaratmaya çalışan Apple böylelikle WhatsApp’ın benimsenmesine çok önemli bir katkı sağlamış oldu.

WhatsApp nihayet iletişim uygulaması oldu

Medya dosyalarını desteklemeyen ancak yalnızca yazılı mesajlaşmayı mümkün kılan sürüm sonunda 27 Ağustos 2009’da App Store’a gönderildi. Brian Acton ise 1 Kasım’da resmen WhatsApp ekibine dahil oldu.

Anlık mesajlaşma uygulamasına olan talepteki süregelen yoğunluk neticesinde, WhatsApp 2.0 beta olarak piyasaya çıktı. İnsanlar yalnızca telefon numarasıyla giriş yapıp herhangi bir operatör ücretiyle uğraşmaksızın birbirlerine internetten mesaj gönderme fikrini oldukça sevip benimsediler.

whatsapp mesajlaşma brian acton jan koum
WhatsApp’ın ilk sürümlerinden bir ekran görüntüsü.

O dönem en çok kullanılan mesajlaşma uygulamalarından BBM sadece Blackberry’e özel olduğundan diğer telefonlarda kullanılamıyordu. G-Talk ve Skype gibi rakipler de vardı ancak bunlara giriş yapması ve kullanması kolay değildi. Basitliği WhatsApp’ı kısa sürede yükselen yıldız haline getirdi. Bir ay içerisinde 250 bin kişi tarafından kullanılmaya başlandı.

Dünyaya açılma süreci

WhatsApp’ın beta aşaması nihayet sona erdi. Uygulama Kasım 2009’da iPhone için App Store’a özel olarak kullanıma açıldı. Yurt içi ve hatta yurt dışı ücretsiz SMS göndermenin mükemmel bir alternatifi olarak öne çıktı. Tabii iPhone kullanmayanlar tabiri caizse “bizim neyimiz eksik” diye isyan bayrağını çekmişlerdi. Kurucuların mail kutusu Nokia ve BlackBerry kullanıcılarından gelen sorularla doluydu.

Jan Koum uygulamanın BlackBerry sürümünü geliştirmek için arkadaşlarından Chris Peiffer’ı işe aldı. Ama Chris’in de tüm ABD halkı gibi içinde bir şüphe vardı. İnsanların elinde SMS diye bir şey olduğunu her fırsatta dile getirerek serzeniş yapıyordu.

ABD’de mobil operatör pazarı, uygun fiyatlı ve ücretsiz SMS/dakika paketleriyle kullanıcılarını cezbetmeye çalışan şirketlerle doluydu. İnsanların WhatsApp’ı kullanması için neredeyse hiçbir albeni yoktu. Jan Koum ve Brian Acton ikilisi şanslarını Avrupa-Asya gibi ABD dışındaki ülkelerde denemek istedi. Jan SMS’in 70’lerden kalan ölü bir teknoloji olduğunu ifade ediyordu.

Chris Peiffer’in hala şüpheleri olsa da WhatsApp’ın kullanıcı sayısındaki artıştan etkilenerek ekibe katılmayı kabul etti. Symbian OS, Android ve Windows işletim sistemlerine özel uygulamaları iki yıl içinde geliştirilmeye başlandı.

Şubat 2013’te WhatsApp’ın kullanıcı sayısı 200 milyona yükseldi ve şirket 50 personele istihdam sağlamaya başladı. Maliyet nedeniyle o zamana dek 0,99 dolar fiyatı olan WhatsApp uygulamasında değişikliğe gidildi. İlk yıl ücretsiz olacaktı, ancak sonra kullanıcılardan yıllık 1 dolarlık abonelik ücreti alınmaya başlandı.

WhatsApp’ın yükselişini gören Facebook kolları sıvadı

O zamanlar Facebook mobil cihazlara öncelik veriyor ve mesajlaşmayı temel hizmet haline getirme misyonuyla ilerliyordu. WhatsApp, Facebook Messenger’ın en büyük rakibiydi ve hatta kullanım oranlarına bakıldığında Messenger’ı geride bıraktığı anlaşılmıştı.

Tehlikenin farkında olan Facebook ileriye dönük olarak WhatsApp’ın en büyük rakiplerden biri olacağını öngördü. Şubat 2014’te uygulamanın kurucularıyla el sıkışarak 19 milyar dolar karşılığında WhatsApp’ı bünyesine kattı. Facebook’a katıldıktan sonra uygulamadaki en büyük değişiklik abonelik ücretinin kaldırılması oldu. Artık WhatsApp tamamen ücretsiz bir şekilde yoluna devam edecekti.

Kuruculara veda…

Facebook, WhatsApp’ı satın aldıktan sonra uygulamanın iş modelinde birtakım değişiklikler yaptı. Kullanıcıların durumlarını, profil fotoğraflarını ve telefon numaralarını ana şirketle paylaşmaya başladı. Sözde daha iyi bir deneyim sağlaması amacıyla alınan bu karar uygulamanın kurucularını rahatsız etti. Çünkü WhatsApp’ın kuruluş ilkesinde “gizlilik” en temel kuraldı.

Brian Action, Eylül 2017’de kâr amacı gütmeyen kuruluşu Signal Foundation’a vakit ayırmak üzere Facebook’tan ayrıldı. Veri gizliliği konusunda Facebook’la fikir ayrılığına düşen Jan Koum da görevinden istifa etti.

Bugün 180 ülkede 2 milyardan fazla insan WhatsApp kullanıyor. Platform, insanların birbirleriyle iletişim kurmak için kullandığı SMS, MMS ve diğer eskimiş teknolojilerin yerini doldurdu. Facebook’un bu sisteme işletmeleri de dahil etme vizyonuyla, mobil operatörlerin sağladığı eski teknolojilerin gelecekte tamamıyla kullanımdan kalkması bekleniyor.

Google Chrome’da bildirimler nasıl engellenir?

Google Chrome, piyasaya çıkışı üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala daha dünyada en çok kullanılan internet tarayıcıları arasında yer alıyor. Her ne kadar Chrome uygulamasının kullanıcılara sağladığı deneyim iyi olsa da, istenmeyen bildirimleri kapatarak daha iyi hale getirmek de mümkün. Peki uygulama üzerinde bildirimleri nasıl kapatabiliriz?

Chrome bildirimlerini nasıl engelleyebiliriz?

Bildiğiniz üzere Google Chrome sadece bir değil, birden fazla platformda mevcut. Uygulamaya ister telefonunuzdan, isterseniz de bilgisayarınızdan giriş yapabiliyorsunuz. Peki her iki platformda da bu bildirimleri nasıl kapatabiliriz?

Google chrome

Öncelikle yaklaşık olarak 3,5 milyar kullanıcısı bulunan Chrome’un en çok kullanıldığı platformlardan birisi olan PC’de bildirimlerin nasıl engellenebileceğinden bahsedelim.

Farklı cihazlarda bu işlem nasıl yapılır?

Öncelikle bilgisayarınızdan Google Chrome’yi açın. Sağ üst köşedeki Diğer butonundan Ayarlar’ı seçin. Sol taraftaki Gizlilik ve Güvenlik bölümünün altında Site Ayarları’na ardından da Bildirimler’e tıklayın. Burada bulunan üç seçenek ile bütün bildirim özelliklerini engelleyebilir, sitenin bildirim isteği göndermesini engelleyebilir yada una izin verebilirsiniz. Seçeneklerin hemen altında ise bütün siteler için özel bildirim ayarı yapabilirsiniz

Telefon ve tabletlerde ise bu işlem çok daha basit. Telefonunuzda Google Chrome uygulamasını açıp “Diğer” seçeneğinden “Ayarlar” Menüsünü açtıktan sonra “Bildirimler” seçeneğine ulaşacaksınız. Menü içerisinde en üst kısımda “Bildirimleri Göster” seçeneği bulunuyor. Buradan dilerseniz tüm bildirimleri kapatabilir, dilerseniz de özelleştirmeler yapabilirsiniz. Özelleştirme seçenekleri ise şu şekilde;

  • Bildirim rozetlerine izin ver / engelle
  • Kayan bildirimlere izin ver / engelle
  • Kilit ekranı bildirimlerine izin ver / engelle
  • Ses oynatmaya izin ver / engelle
  • Titreşime izin ver / engelle

İşte Google Chrome’un bildirimlerini farklı cihazlarda bu şekilde kapatıyoruz. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Sevilen Xbox oyunu, resmen PlayStation’a geliyor!

Microsoft’un ikonik oyun serilerinden Gears of War, tarihinde ilk kez PlayStation kullanıcılarıyla buluşuyor. 2006 yılında çıkan orijinal oyunun yenilenmiş versiyonu Gears of War: Reloaded, 26 Ağustos 2025’te PlayStation 5 için de piyasaya çıkacak.

Gears of War, PlayStation platformuna gelecek

Bir remastered versiyonu olan Reloaded, orijinal oyunun hikayesini ve atmosferini modern teknolojilerle yeniden sunuyor. 4K çözünürlük, HDR desteği, hikaye modunda 60 fps, çok oyunculu modda ise 120 fps’e kadar kare hızları sunan oyun; Dolby Atmos ve Dolby Vision teknolojileriyle ses ve görüntü deneyimini üst seviyeye taşıyor.

Gears of War, PlayStation platformuna gelecek.

Oyunun geliştirici koltuğunda ise Gears serisinin ana stüdyosu The Coalition yer alıyor. Yeniden yapım sürecine ayrıca Sumo Interactive ve Disbelief stüdyoları da katkı sağladı. Reloaded, tüm orijinal indirilebilir içerikleri de ücretsiz sunacak.

Bunlar arasında, hikaye moduna dahil edilen ek bir bölümler ve çok oyunculu modlar için kozmetik öğeler de bulunuyor. Oyunda ayrıca açılabilir karakterler ve ek dijital içerikler yer alıyor.

ABD’de sürücüsüz kamyonlar hizmete başlıyor!

ABD’de sürücüsüz kamyonlar hizmete başlıyor!

Aurora, ABD'de sürücüsüz kamyonları ile hizmet vermeye başladı. Bu gelişme, diğer şirketlerin de önünü açabilir.

40 dolarlık fiyat etiketiyle satışa sunulacak olan Gears of War: Reloaded, daha önce Gears of War: Ultimate Edition’ı dijital olarak satın almış olan kullanıcılar için ücretsiz yükseltme imkanı da sunuyor. Bu sayede mevcut dijital kütüphaneye sahip oyuncular, ekstra bir ücret ödemeden yeni versiyona geçiş yapabilecek.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

OnePlus Ace 5 Ultra performans testinde: Neler sunacak?

OnePlus, ürün yelpazesini genişletmek için çalışmalarını sürdürüyor. Çinli marka bu kapsamda geçen yıl tanıttığı Ace 5 ailesine önemli bir ekleme yapmak için kolları sıvadı. Son gelişmeler, Ace 5 Ultra (Supreme Edition) olarak isimlendirilmesi beklenen telefonun performans testlerine girdiğini gözler önüne seriyor. İşte ayrıntılar!

OnePlus Ace 5 Ultra, PLC110 model numarasıyla Geekbench veri tabanında ortaya çıktı. Akıllı telefon tek çekirdekli testlerden 2 bin 779 ve çok çekirdekli testlerden ise 8 bin 660 puan almayı başardı. Bu sayede ürünün bazı özellikleri dolaylı yoldan da olsa belli oldu.

Geekbench testlerine giren prototipin Dimensity 9400+’tan güç alıyor. 3 nm mimariyle üretilen yonga seti; 1x 3.73 GHz ARM Cortex-X925, 3x ARM Cortex-X4 ve 4x ARM Cortex-A720 çekirdeklerine ek olarak Immortalis-G925 MC12 grafik birimine ev sahipliği yapıyor.

Üründe Android 15 işletim sistemi mevcut olacak ve aynı zamanda 16 GB RAM’den beslenecek. Burada daha farklı bellek opsiyonlarının olma ihtimalini de akıllardan çıkarmamak önemli.

Şu an için cihazla ilgili ortaya atılan iddialar bunlardan ibaret. Kullanıcılara fikir vermesi açısından geçen yıl tanıtılan Ace 5 serisinin özellikleri şu şekilde;

ÖzellikOnePlus Ace 5OnePlus Ace 5 Pro
İşlemciQualcomm Snapdragon 8 Gen 3Qualcomm Snapdragon 8 Extreme Edition
Ekran6.78″ 1.5K Oriental ekran, BOE X2, “güneş ekranı” teknolojisi, Bright Eye Protection 2.0, TÜV Rheinland Intelligent Eye Protection 4.06.78″ 1.5K Oriental ekran, BOE X2 parlak malzeme, “güneş ekranı” teknolojisi, Bright Eye Protection 2.0, TÜV Rheinland Intelligent Eye Protection 4.0
Ana Kamera50MP Sony IMX906, OIS50MP Sony IMX906, OIS
Diğer Arka Kameralar8MP ultra geniş açı, 2MP makro8MP ultra geniş açı, 2MP makro
Ön Kamera16MP16MP
Batarya6,400mAh6,100mAh
Hızlı Şarj80W100W
İşletim SistemiColorOS 15ColorOS 15
Başlangıç Fiyatı314 dolar465 dolar
Renk SeçenekleriCamgöbeği, Titanyum, SiyahMor, Beyaz, Siyah

Uber, Trendyol Go’yu rekor fiyata satın aldı! İşte o rakam

ABD merkezli teknoloji ve ulaşım devi Uber, Türkiye’nin önde gelen çevrimiçi teslimat platformlarından Trendyol Go’nun yüzde 85’lik çoğunluk hissesini 700 milyon dolar nakit ödeme karşılığında satın aldı. Satın alma süreci, ilgili düzenleyici kurumların onayının ardından resmiyet kazanacak.

Uber, Trendyol Go’yu 700 milyon dolara satın aldı

Trendyol Grubu tarafından yapılan açıklamada, Trendyol Go’nun Uber Technologies bünyesine katılması konusunda anlaşmaya varıldığı bildirildi. Anlaşmaya göre, Uber teslimat operasyonlarını Türkiye pazarında Trendyol Go üzerinden sürdürecek. Platform mevcut haliyle; kullanıcılar, satıcılar ve kuryelere hizmet vermeye devam edecek.

Uber, Trendyol Go platformunu 700 milyon dolara satın aldı.

Satın almanın tamamlanmasıyla birlikte, Uber’in küresel yemek ve market teslimat ağı Uber Eats’in temel özellikleri Trendyol Go’ya entegre edilecek. Bu sayede Uber, Türkiye pazarında hem yerel kullanıcı deneyimini korumayı; hem de kendi global teslimat altyapısını genişletmeyi hedefliyor.

Trendyol Grup Başkanı Çağlayan Çetin yaptığı açıklamada, “Yeni yapısıyla Trendyol GO’nun büyümeye ve güçlenmeye devam edeceğine inancımız tamdır” ifadelerini kullandı.

Trendyol Go, şu anda Türkiye genelinde 19.000 kurye ile hizmet veriyor. Platform, 90.000’in üzerinde restoran ve marketten alışveriş ve yemek teslimatı sağlıyor. Uber’in bu hamlesiyle birlikte, Türkiye’deki teslimat pazarında rekabetin daha da artması bekleniyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Uber’in yaptığı bu hamle doğru mu? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Huawei telefona Google servisleri yükleme [Rehber]

ABD’nin Huawei’ye uyguladığı ambargo nedeniyle 16 Mayıs 2019 tarihinden sonra piyasaya sürülen akıllı telefon, tablet ve diğer ürünlerde Google servisleri bulunmuyor. Fakat Android dünyasının sağladığı avantajlar sayesinde satın aldıktan sonra kurulabiliyor. Biz de sizlerle Huawei telefona Google servisleri yükleme rehberimizi paylaşıyoruz.

Huawei telefona Google servisleri yükleme! Adım adım

Google, ambargo sonrasında uygulama ve hizmetlerini sadece Play Protect sertifikasına sahip olan cihazlarda kullanılabilir hale getirdi. Bu kapsamda Google ile Huawei’nin işbirliği yapmasına izin verilmediğinden telefonlar sertifikaya sahip değil. Dolayısıyla kutudan çıktığı zaman bu GMS bulunmuyor.

Huawei Google servisleri yükleme

Öte yandan Android cihazlara APK dosyaları yükleme yöntemiyle neredeyse bütün uygulamaları indirip kullanmak mümkün. Ancak indirdiğiniz kaynakların ve dosyaların güvenilir olduğunu kontrol edemeyeceğiniz için bunu önermiyoruz.

Bunun yerine aşağıda adım adım paylaştığımız Huawei telefona Google servisleri yükleme rehberini takip ederek cihazlarınıza Google Play Store başta olmak üzere tüm oyun ve uygulamaları yükleyebilirsiniz. Tabii özel sertifika gerektiren Netflix benzeri platformların cihaz için optimize edilmediği sürece verimli çalışmayabileceğini belirtelim.

Huawei telefona Google servisleri yükleme:

  • 1. yöntem
    • Akıllı telefon veya tabletinizde yer alan Huawei App Gallery uygulamasına girin.
    • Arama kısmına GSpace yazarak ilgili uygulamayı indirin.
    • Uygulama içerisinde Google hesap bilgilerinizi ve ayarlarınızı girin.
    • Daha sonra istediğiniz uygulamayı GSpace içerisindeki özel alana yükleyerek kullanabilirsiniz.
  • 2. yöntem
    • Burayı tıklayarak DualSpace uygulamasını indirin.
    • Uygulamayı yükledikten sonra Google hizmetlerinin kurulumunu bekleyin.
    • Kurulum sonrasında Google Play Store ikonunu göreceksiniz.
    • Bu noktadan sonra Play Store’a Google hesabınız ile giriş yaparak kullanabilirsiniz.
  • 3. yöntem Googlefier için cihazı EMUI 10’a düşürme
    • Windows PC’niz için Huawei HiSuite yazılımını Huawei web sitesinden indirin.
    • Ayarlar’dan “HiSuite’in HDB’yi kullanmasına izin ver” seçeneğini etkinleştirin.
    • Bu, USB hata ayıklama modunu kullanmadan cihazınızı ve bilgisayarınızı (HiSuite) bağlamanıza izin verecektir.
    • Bilgisayarınızda HiSuite yazılımını açın.
    • Huawei cihazınızı USB kablosu kullanarak PC’ye bağlayın.
    • Bağlantı kurulduktan sonra, HiSuite penceresinde cihazın model numarasını göreceksiniz.
    • HiSuite’teki “Güncelle” düğmesini tıklayın.
    • “Başka bir sürüme geç” butonuna tıklayın.
    • Kurulum sonrasında Googlefier’ı indirerek kurabilirsiniz.
  • Not: İlk iki uygulama yerine OurPlay’i de tercih edebilirsiniz. Ayrıca sürüm düşürme işlemi öncesinde verilerinizi yedeklemeyi unutmayın.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!