La Casa de Papel hakkında az bilinen 10 ilginç detay

Netflix’in ülkemizde bu kadar popüler olmasının en büyük nedenlerinden birisi de şüphesiz La Casa de Papel. Gerek hikayesi gerekse oyuncu kadrosu ile seyircilerin beğenisi kazanan ve izlenme sayıları olarak platformun yüzünü fazlasıyla güldüren dizi, geçtiğimiz yıllarda final sezonuyla son kez izleyici karşısına çıktı.

Peki kadrosunda Alvaro Morte, Ursula Corbero, Itziar Ituno ve Pedro Alonso gibi kaliteli oyuncuların bulunduğu La Casa de Papel hakkında az bilinen birçok detay olduğunu biliyor muydunuz? Diziyi daha da değerli hale getirecek ve belki de yeniden başlamanıza neden olacak bu detayları sizler için derledik.

La Casa de Papel hakkında az bilinen detaylar

Soygun konsepti ile izleyiciyi ekran başına kitleyen, tüm dünyada büyük bir hayran kitlesine sahip olan ve adını efsane yapımların arasına yazdırmayı başaran La Casa de Papel hakkında az bilinen 10 ilginç detay…

La Casa de Papel aslında final yapmış bir diziydi

Çoğu kişi La Casa de Papel’in Netflix orijinal içeriği olduğunu düşünse de, aslında dizi daha önce İspanya’nın Antena 3 televizyon kanalında yayınlanıyordu. 2017 yılının Mayıs ayında yayın hayatına başlayan dizi, henüz pilot bölümünde 4.5 milyonluk bir izlenme sayısı bile yakaladı. Ancak ilerleyen bölümlerde işler iyi gitmedi ve izleyici sayısında inanılmaz bir düşüş yaşandı.

Gelen başarısızlıkların ardından yapım ekibi dizinin ikinci sezonunu yapmaktan vazgeçti. Hatta o dönem başrollerden Alba Flores ve Alvaro Morte gibi oyuncular veda mesajı bile yayınlamıştı. Ancak daha sonra bu projeye inanan Netflix, başarısız olmuş dizinin dünya genelindeki dijital yayın haklarını satın aldı.

Efsane dizi Game of Thrones hakkında az bilinen 10 ilginç detay

Efsane dizi Game of Thrones hakkında az bilinen 10 ilginç detay

İlk yayınlandığı günden itibaren reyting rekorları kıran ve birçok ödülün sahibi olan Game of Thrones hakkında az bilinen detayları derledik.

Platform, dizinin bütçesini ciddi oranda artırdı ve yeni bölümlerin de siparişini verdi. Sonrası da hepimizin malumu. La Casa De Papel, Netflix ile adını efsane yapımların arasına yazdırmayı başardı.

Altı ülkede en çok izlenen Netflix içeriği ünvanına sahip

La Casa de Papel az bilinen detaylar

Netflix büyük bir risk alarak diziyi satın aldı ve yatırım yaptı, ancak bunun meyvelerini de hızlı bir şekilde topladı. Kısa sürede ülkemiz de dahil olmak üzere tüm dünyada popüler hale gelen La Casa De Papel Fransa, İtalya, Şili, Portekiz, Brezilya ve Arjantin’de en çok izlenen Netflix içeriği olmayı başardı.

Başlangıçta ismi farklıydı

Yapımcı Alex Pina, dizideki karakterlerin sosyal yaşamda yer edinememiş kişiler olması nedeni ile dışlananlar anlamına gelen ‘’Los Desahuciados’’ ismine karar vermişti. Fakat hazırlık aşamasında İspanya Kraliyet Darphanesi’ni soyma gibi mükemmel bir fikrin ortaya çıkmasının ardından dizinin adı da La Casa de Papel olarak değişti.

Ancak diziyi satın alan ve uluslararası izleyicileri de hedefleyen Netflix, daha sonra yapıma ‘’Money Heist’’ ismini de ekledi. Dizi şu an için farklı pazarlarda La Casa de Papel ve Money Heist isimleri ile izleyicinin karşısına çıkıyor.

Yapımcılar, Denver rolü için seçmelere gelen oyunculardan gülmelerini istemiş

La Casa de Papel az bilinen detaylar

Dizi ile adeta bütünleşen Denver’in ilginç gülüşü aslında senaryonun bir parçasıydı. Hatta yapım ekibi senaryoda saçma kahkahalar olarak belirttikleri bu kısım için seçmelere gelen oyunculardan saçma bir şekilde gülmelerini istedi. Bunun üzerine seçmelere gelen Jaime Lorente, hem oyunculuğu hem de ilginç gülüşü ile Denver rolünü kapmayı başardı.

Bütün çete üyelerinin ölümcül bir hastalığı olacaktı

Hatırlanacağı üzere Profesör, çete üyelerini yeteneklerine uygun şekilde seçmişti. Ancak yapımcıların ilk etapta uygulamak istedikleri plan, tüm çete üyelerinin ölümcül hastalığa sahip olması yönündeydi. Bu nedenle çete üyelerinin kaybedecekleri hiçbir şeyi olmayacak ve tamamen soyguna konsantre olacaklardı.

Ancak daha sonra bunun izleyicilerin üzerinde olumsuz bir etki yaratacağını düşünen yapım ekibi, planlarını Berlin karakteri dışında tamamen değiştirdi. Bunun üzerine Berlin de kaybedeceği hiçbir şeyi olmayan bir karakter olarak karşımıza çıktı.

Dizinin senaryoları çekimler sırasında yazıldı

la casa de papel az bilinen
La Casa de Papel az bilinen detaylar

Normal bir dizide yazarlar senaryoları çekimlerden uzun zaman önce yazar ve oyunculardan bunlara çalışmalarını ister. Ancak La Casa de Papel için aynı durum pek de geçerli değil. Zira dizinin yazarları senaryoları çekimler sırasında anlık olarak yazdı. Profesör’ün dahice planlarını ve İspanyol polisini adeta ters köşe yaptığı bütün hamlelerini de göz önüne alacak olursak, dizinin yazarlarını kesinlikle tebrik etmek gerekiyor.

Karakterlere şehir ismi verilmesinin ilginç nedeni

la casa de papel az bilinen

Tüm çetenin Profesör tarafından belirlenen takma şehir isimleri vardır. Bunun asıl amacı da soygun sırasında çetenin gerçek kimliklerinin ortaya çıkmasının engellenmesidir. Peki takma isim olarak şehirlerin tercih edilmesi yapımcıların aklına nereden geldi?

Aslında büyük bir tesadüf olan bu fikir yapımcı Alex Pina’nın aklına gerçekleştirdiği bir toplantıda ekibinden bir kişinin Tokyo tişörtü giymesi sonucu gelmiş. Bunun üzerine ilk belirlenen şehir ismi Tokyo olurken, hemen ardından Berlin, Moskova, Denver ve Rio gibi isimler de ortaya çıkmış.

Dizide ünlü futbolcu Neymar da rol aldı

la casa de papel az bilinen
La Casa de Papel az bilinen detaylar

Dizinin tüm dünyada hızlı bir şekilde popüler hale gelmesi ile dizide birçok ünlü isim de rol aldı. Şüphesiz bunların başında da PSG forması giyen ünlü futbolcu Neymar da Silva geliyor. Futbolcu, ikinci sezonun üçüncü bölümünde bir keşiş olarak kısa süreliğine de olsa izleyicinin karşısına çıktı.

İki sahnenin çekiminde ciddi sıkıntılar çıktı

Yapım ekibi iki sahnenin çekiminde ciddi sıkıntı yaşadı. Bunlardan ilki Profesör’ün Madrid şehri üzerinden Zeplinle insanlara para yağdırdığı sahneydi. Bu sahne, değişen hava koşulları nedeni ile defalarca çekildi ve her seferinde Madrid sokaklarına para görünümlü yüzlerce kağıt yağdırıldı.

la casa de papel az bilinen

İkincisi ise Denver’in suyla dolu kasaya tüplü dalış yaptığı sahneydi. Burada prodüksiyon ekibi Birleşik Krallık’ta bulunan özel bir çekim tankının içine bankadaki kasanın aynısını inşa etti. Bunun yanı sıra kasada gördüğümüz külçe altınlar da köpüklerden yapıldı. Daha sonra bu köpükler suya batırılsa da, yapıları nedeni ile suda yüzmeye başladı.

Prodüksiyon ekibi köpüklerin suda yüzmesinin ardından köpükleri yerlerine sabitleme kararı aldı. Ancak bu sefer de basınç nedeni ile köpüklerin yapılarında bozulmalar meydana geldi. Ancak izleyiciler olarak bu bozulmaları bilgisayar efektleri sayesinde görmedik.

Profesör’ün başka bir takma adı daha olduğunu biliyor muydunuz?

la casa de papel az bilinen
La Casa de Papel az bilinen detaylar

Kendisine isim olarak Profesör’ü seçen Sergio Marquina’nın başka bir takma adı daha olduğunu biliyor muydunuz? Her ne kadar dizide karşımıza çıkmasa da ‘’Vatikan’’ adını da kullanan Marquina, bu ismin Profesör gibi eşsiz ve tüm dünyada büyük bir güce sahip olduğunu söylüyor.

Satın almamanız gereken akıllı telefon aksesuarları!

Akıllı telefon aksesuarları, kullanıcıların cihazlarını kişiselleştirmeleri ve daha işlevsel hale getirmeleri için çeşitli seçenekler sunuyor. Ancak, bu aksesuarların fiyatları ve işlevsellikleri her zaman orantılı olmayabiliyor. Özellikle bazı ürünler, insanları gereksiz şekilde para harcamaya yönlendiren pazarlama taktiklerinden ibaret.

Kesinlikle almamanız gereken akıllı telefon aksesuarları

Antimikrobiyal ekran koruyucular, akıllı telefonun ekranını bakterilerden koruma iddiasında bulunan popüler bir aksesuar. Ancak bu koruyucular, genellikle kullanılan gümüş iyon kaplamalarla sınırlı ve ekranın tamamen mikroplardan arınmasını sağlamıyor.

Kısacası, bu koruyucular yalnızca bakteriyel büyümeyi yavaşlatıyor ve ekranı mikroplardan korumuyor. Bakterilerden endişelenen kullanıcılar için, ekranı düzenli aralıklarla dezenfektan veya mikrofiber bir bezle silmek çok daha etkili bir çözüm olabilir.

Radyasyon karşıtı etiketler ve kılıflar da benzer şekilde büyük bir pazarlama etkisiyle öne çıkıyor. Bu ürünler telefonlardan yayılan zararlı radyasyonu engellediğini iddia ediyor, ancak yapılan araştırmalar akıllı telefonların radyasyon seviyelerinin insan sağlığı için tehlike oluşturmadığını gösteriyor.

Bu uygulama, iPhone’ların pil ömrünü kısaltıyor!

Bu uygulama, iPhone’ların pil ömrünü kısaltıyor!

Yapılan testler, Google Chrome'un Safari'ye kıyasla iPhone'ların pil ömrünü kısalttığını ortaya koydu. Bu sonuç, herkesi oldukça şaşırttı.

Cebinize daha fazla yük getiren bir diğer aksesuar türü ise cüzdan kılıfları diyebiliriz. Telefonu ve kartları bir arada tutmayı vaat eden bu kılıflar, genellikle kullanıcılara rahatsızlık yaratacak kadar büyük ve pratik olmayan tasarımlara sahip.

Çoğu kullanıcı, bu cüzdan kılıflarının cepte taşınmasını zorlaştırdığını ve telefonu tutarken rahatsızlık verdiğini belirtiyor. Ayrıca bu kılıflar kaybolduğunda yalnızca telefon değil; kimlik kartları, kredi kartları ve nakit de kaybolmuş oluyor.

UV-C telefon temizleyicileri, teknoloji dünyasında sağladıkları sterilizasyon etkisiyle öne çıkan bir diğer popüler aksesuar. Ancak UV-C ışığının etkinliği, doğrudan telefon yüzeyine uygulanması gerektiği için genellikle oldukça sınırlı kalıyor.

Telefonun üzerindeki toz veya parmak izleri, ışığın etkinliğini engelleyebilir ve bakteriler bu şekilde temizlenemez. Ayrıca UV-C ışığı, ekranınızdaki kirleri veya parmak izlerini de temizlemiyor. Telefonu temizlemek için en etkili yöntem ise, alkol bazlı bir dezenfektan ile hızlıca silmektir.

Üçüncü taraf Bluetooth takip cihazları kaybolan eşyaları bulmak için kullanılır, ancak bunların çoğu düşük sinyal, kısa pil ömrü ve zayıf bağlantılar gibi sorunlarla karşılaşıyor. Apple’ın AirTag’leri ve Tile markası gibi güvenilir ürünler daha geniş bir izleme ağına dayanırken, pek çok ucuz alternatif telefonun Bluetooth bağlantısına dayanıyor ve eşyalarınız telefonunuzun menzilinden çıktığında işe yaramaz hale geliyor.

Son olarak, “premium” ekran temizleme kitleri de gereksiz bir masraf olarak öne çıkıyor. Bu kitler genellikle şık ambalajlarla satılan temizleme solüsyonları ve mikrofiber bezler içerir. Ancak bu ürünlerin çoğu, aslında sabun ve su ya da seyreltilmiş alkol içeren basit solüsyonlardır.

Akıllı telefon sahiplerinin bazı aksesuarlara harcama yaparken dikkatli olmaları gerekiyor. Çoğu zaman daha ucuz ve pratik alternatifler mevcutken, bu tür aksesuarlar sadece ekstra bir masraf yaratıyor.

Firmware nedir? Firmware güncelleme ne işe yarar?

Firmware (donanım yazılımı), neredeyse tüm elektronik bileşenlerde bulunan gömülü bir yazılımdır. Bu donanım yazılımı, cihazın içerisindeki parçaların birbiriyle iletişim kurmasına fırsat tanır. Ekran kartından anakarta, kameradan akıllı telefona kadar birçok makinenin içerisinde gömülü olarak bulunur.

Hangi cihazlarda firmware (donanım yazılımı) bulunur?

Firmware, ROM denilen donanım parçasına entegre edilmiş yazılımdır. Bu yazılım sayesinde donanım parçası, üreticinin imzasını taşır ve nasıl çalışması gerektiğini bilir. Bilgisayarı kullanmak için bir işletim sistemine ihtiyaç duymaya benzer şekilde, her donanım da firmware’den bilgi almak zorundadır.

Firmware, ROM belleklerinde saklanır.

Firmware, bir cihazın çalışması için hayati derecede önemlidir, çünkü yazılımsız bir donanım ile iletişim kurulamaz. Bundan dolayı teknolojik bileşenler, üretici yazılımı yüklenerek satışa sunulur. Fakat yazılımların güncelleme alması gibi, firmware’e de zaman zaman güncelleme gelebilir. Örneğin anakartlar için BIOS/EFI güncellemesi şeklinde paylaşılır.

Firmware güncellemesi kurmalı mıyım?

Firmware güncellemeleri ürün kategorisine göre değişiklik gösterebilir. Örneğin evlerde kullanılan beyaz eşyalara güncelleme yapmaya gerek yoktur. Fakat yazıcı, modem veya kamera gibi aygıtlarda güncellemeler genellikle daha yaygındır.

Donanım güncellemeleri çoğu durumda üreticiler tarafından paylaşılır ve cihazdaki hatayı veya güvenlik açıklarını kapatabilir. Kamera, modem gibi ürünlerin ise gömülü işletim sistemlerinin performansını artırmak için bazı ekstra işlevler ekleyebilir.

Firmware tüm elektronik bileşenlerde bulunsa da, en çok donanım yazılımı güncellemesi alan ürünler şu şekildedir:

  • Router
  • Yazıcı
  • Modem
  • USB bağlantılı çevre birimleri (örneğin fare, klavye, kulaklık)
  • Kamera
  • Anakart
https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2022/04/Intel-yeni-Bitcoin-madencilik-cipini-tanitti-3.jpg

Firmware güncellemesi nasıl kurulur?

Firmware güncellemesi yüklemek oldukça kolay olsa da, bazı tehlikelerini göz ardı etmemek gerekir. Cihazınıza herhangi bir donanım yazılımını yüklerken, güncellemenin resmi kaynaklardan paylaşıldığını ve tüm detaylarının aygıtınızla aynı olduğundan (seri numarası, ürün kodu, yazılım tarihi) emin olmalısınız.

Yanlış güncelleme kurmak, büyük olasılıkla cihaza zarar verecek ve açılmasını engelleyecektir. Çünkü direkt donanıma yanlış bir yazılım yüklenmiş olur. Yazılım güncellemelerine, üreticinin web sitesinden veya cihaza önceden yüklenmiş dahili programlardan ulaşabilirsiniz.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.

Google NotebookLM uygulaması geliyor! İşte özellikleri

Google’ın yapay zeka destekli öğrenim platformu NotebookLM, yakında mobil uygulama olarak kullanıcılarla buluşuyor. Aralık 2023’te web tabanlı hizmet olarak başlatılan NotebookLM, uzun süredir tarayıcı üzerinden kullanılabiliyordu.

Google, NotebookLM uygulaması ile karşımızda

Şirket, bu yıl yaz dönemine girerken platformu akıllı telefonlara da taşıma kararı aldı. Google I/O 2025 etkinliğinin ilk günü olan 20 Mayıs’ta, NotebookLM mobil uygulaması resmi olarak yayına girecek.

Google, NotebookLM uygulaması ile karşımızda!

NotebookLM akademik bir araç gibi görünse de, aslında herkesin günlük bilgi ihtiyaçlarına yönelik kullanabileceği çok yönlü bir yapay zeka asistanı olarak çalışıyor. Kullanıcılar; sisteme yükledikleri web sayfaları, PDF dosyaları, metin belgeleri ya da YouTube videoları üzerinden özetleme, çeviri, soru-cevap ve metin içi analiz gibi işlemleri gerçekleştirebiliyor.

iPhone 18 serisi, yeni RAM teknolojisiyle geliyor!

iPhone 18 serisi, yeni RAM teknolojisiyle geliyor!

Apple, iPhone 18 serisinde yeni RAM teknolojisi sunmaya hazırlanıyor. Bu hamle, akıllı telefon sektöründe dengeleri değiştirebilir.

Tüm bu fonksiyonlar, Gemini platformundan bağımsız bir kullanıcı deneyimi sunan özel bir arayüz üzerinden sağlanıyor. Yeni mobil uygulamayla birlikte, bu özelliklerin tamamı artık cebinizden de erişilebilir hale gelecek.

Android ve iOS kullanıcıları için App Store ve Google Play üzerinden ön kayıt süreci başlamış durumda. Google, mobil versiyonun da web sürümündeki tüm fonksiyonları içereceğini; bu sayede kullanıcıların her ortamda kesintisiz olarak çalışabileceğini belirtti.

NotebookLM’nin mobil sürümünün devreye girmesi, Google’ın yapay zeka ürünlerini daha geniş kitlelere ulaştırma stratejisinin de bir parçası olacak. Peki siz bu uygulama hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz.

Bataryası dolu telefon kapanıyor: Nasıl çözülür?

Her elektronik eşya gibi akıllı telefonların da belirli bir kullanım ömrü vardır. Zamanla çeşitli arızalar ve sorunlar ortaya çıkabilir, bu da kullanıcı deneyimini olumsuz etkileyebilir. Bu sorunlardan biri de telefonun şarjı varken aniden kapanması. Peki, bataryası dolu bir telefon neden kapanır ve bu sorun nasıl çözülür? İşte detaylar.

Daha önce de belirttiğimiz gibi akıllı telefonlar zamanla yıpranmaya başlar. Genellikle ilk sorunlar pilde görülüyor ve çeşitli şarj problemleri ortaya çıkıyor. Kullanıcıların en çok şikayet ettiği pil sorunlarından biri de batarya dolu olmasına rağmen telefonun hiçbir neden yokken aniden kapanması.

Telefonun şarjı olmasına rağmen aniden kapanmasının en büyük nedenlerinden biri aşırı ısınma demek mümkün. Örneğin, uzun süre oyun oynadığınızda telefonunuz gereğinden fazla ısınabilir. Bu durumda cihazınız kendini daha büyük arızalardan korumak için otomatik olarak kapatabilir.

Tabii, bu günümüz telefonlarında çok fazla yaşanan bir durum değil. Zira, üreticiler bu tür senaryoları öncesinden göz önünde bulundurarak gerekli önlemleri alıyor. Ancak yine de yaşadığınız sorunun ana kaynağı bu olabilir.

Bir diğer detay ise batarya kalibresinin bozulması diyebiliriz. Bu durumda telefonunuz şarj yüzdesini yanlış hesaplayabilir ve şarjı var gibi görünmesine rağmen kapanabilir. Bunun çözümü ise şarjın tam olarak bittiğinden emin olduğunuzda yüzde 100’e kadar tam dolum yapmak.

Yazılım sorunları göz önünde bulundurulması gereken etkenlerden birisi. İşletim sisteminde meydana gelen bir hata bile domino etkisi yaratarak telefonun aniden kapanmasına yol açabilir. Son dönemde yaptığınız bir güncelleme veya indirdiğiniz bir uygulama bu sorunu tetikleyebilir. Eğer böyle bir ihtimalden şüpheleniyorsanız verilerinizi yedekledikten sonra cihazınızı fabrika ayarlarına döndürmeyi deneyebilirsiniz.

Yukarıdaki çözüm yöntemlerini uygulamanıza rağmen sorun devam ediyorsa bir teknik servisi ziyaret etmek daha sağlıklı olacaktır. Bu sorun genellikle telefonun bataryasının ömrünü tamamlaması ve şarj tutamamasından kaynaklanıyor. Fakat, bazı senaryolarda ciddi ve maliyetli anakart sorunları da buna neden olabiliyor.

Bunun dışında akıllı telefonların pil ömrünü uzatan çeşitli yöntemler mevcut. İşte bunlardan bazıları;

  1. Arka plandaki uygulamaları kapatın.
  2. Güncellemelerin pil performansına etkisi derinden araştırılmalı.
  3. GPS’i kullanılmadığı durumlarda kapatın.
  4. Evde Wi-Fi, dışarıda mobil veri mantığını benimseyin. Yani birisini kullanırken, diğerini her zaman kapalı tutun.
  5. Ekran parlaklığını kullanıcı deneyimini azaltmayacak derecede düşük tutun.
  6. Kalitesiz şarj adaptörlerini ve kablolarını kesinlikle kullanmayın.
  7. Telefonu yüzde 0’dan yüzde 80’e kadar şarj edin. Bu sayede pilin ömrü yüzde 100’e kıyasla bir şarj döngüsünü tamamlamadığı için büyük ölçüde uzayacaktır.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.

Nintendo, Switch modellerindeki sorunu çözdü!

Nintendo Switch’in 20.0.0 sürümünde tanıtılan “Sanal Oyun Kartları” gibi yeniliklerin ardından, bazı kullanıcılar konsolu açarken “2206-1015” kodlu bir hatayla karşılaşmaya başladı ve sistem başlatılamaz hale geldi. Şirket, bu sorun üzerine 20.0.1 kodlu yeni sürümünü devreye aldı.

Nintendo, Switch modellerindeki hatayı giderdi

Ancak yaşanan sorun doğrudan sistemin açılmasını engellediği için, ilgili kullanıcıların yeni güncellemeyi doğrudan yüklemesi mümkün olmuyor. Bu nedenle, cihazı özel bir şekilde başlatmak gerekiyor.

nintendo-switch-guvenlik-kirma-atac
Nintendo, Switch modellerindeki bir hatayı daha giderdi.

Nintendo’nun verdiği bilgiye göre, Switch’i kapattıktan sonra ses açma ve kısma tuşlarına aynı anda basarken güç düğmesine basılması gerekiyor. Bu işlem sonucunda, cihaz “Bakım Modu”na geçiyor ve buradan sistem güncellemesi manuel olarak yüklenebiliyor.

iPhone 18 serisi, yeni RAM teknolojisiyle geliyor!

iPhone 18 serisi, yeni RAM teknolojisiyle geliyor!

Apple, iPhone 18 serisinde yeni RAM teknolojisi sunmaya hazırlanıyor. Bu hamle, akıllı telefon sektöründe dengeleri değiştirebilir.

20.0.1 sürüm notlarında yalnızca bu hatayla ilgili bir düzeltmenin yapıldığı belirtiliyor. Dolayısıyla, 20.0.0 güncellemesini sorunsuz şekilde kuran kullanıcılar için yeni sürüme geçiş zorunlu tutulmuyor. Fakat, açılış hatası yaşayan cihazlar için 20.0.1’e geçmeden kullanıma devam etmek mümkün görünmüyor.

Nintendo, bu güncellemeye rağmen hatanın devam etmesi ya da farklı sorunlarla karşılaşılması durumunda kullanıcıların doğrudan resmi destek birimleriyle iletişime geçmesini öneriyor. Şirket, benzer durumların tekrar yaşanmaması adına önlemler aldığını duyurdu.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz günlük hayatınızda bir el konsolu kullanıyor musunuz? Sizce Nintendo Switch 2 başarılı olacak mı? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Instagram kaybolan mesaj nasıl açılır / kapatılır?

Her platformda olduğu gibi, Instagram uygulamasında da mesajlaşma özelliği var. Günlük hayatta tanıdığımız / tanımadığımız pek çok kişiyle sosyal medya üzerinden iletişim kuruyoruz ve bazen hayati derecede önem taşıyan özel bilgilerimizi paylaşabiliyoruz.

Bu bilgileri karşıdaki kişiden silmek istediğimizde ise “herkesten sil” özelliği devreye giriyor. Ancak konuştuğunuz kişi mesajların ekran görüntüsünü almışsa, ondan silmenin de bir faydası yok. Bu noktada Instagram uygulamasındaki “kaybolan mesajlar” işlevi devreye giriyor.

Instagram kaybolan mesaj nedir, ne işe yarar?

WhatsApp’taki süreli mesaj gibi düşünebilirsiniz ama daha farklı. Instagram’da kaybolan mesaj modunu açtığınızda, karşıdaki kişiye gönderdiğiniz herhangi bir mesaj, o görür görmez anında silinir. Aynı şekilde onun gönderdiği mesajları siz gördüğünüzde de bu durum gerçekleşir. Rehberimizde Instagram kaybolan mesaj açma ve kapatma işlemlerini anlattık.

Instagram kaybolan mesaj modu açma

  1. Instagram uygulamasını açın.
  2. Sağ üst köşedeki Mesaj simgesine tıklayarak DM bölümünü açın.
  3. Burada, kaybolan mesaj modunu hangi kişiyle aktif etmek istiyorsanız onunla olan sohbete girin.
  1. Sohbet ekranındayken, baş parmağınızla ekranın altından üstüne doğru kaydırın. (Reels videoları arasında geçiş yapıyor gibi)
  2. Bunu yaptığınızda Instagram, kaybolan mesaj özelliğini sadece o kişiyle aranızda açacaktır. Ayrıca karşıdaki kişiye, modun açıldığına dair bildirim gideceğini de unutmayın.

Not: Kaybolan mesaj modu açıkken, mesajların ekran görüntüsünü aldığınızda karşı tarafa bildirim gider.

Instagram kaybolan mesaj modu kapatma

  1. Instagram uygulamasını açın.
  2. Sağ üst köşedeki Mesaj simgesine tıklayarak DM bölümüne girin.
  3. Ardından kaybolan mesaj modunu kapatma istediğiniz kişiyle olan sohbetinizi açın.
  1. Sohbet ekranındayken, baş parmağınızla ekranın altından üstüne doğru kaydırın.
  2. Bunu yaptığınızda kaybolan mesajlar kapatılacaktır.

Instagram Yorum Kapatma İşlemleri

Unutulmaması gerekenler

Kaybolan mesaj modunu aktif ettiğiniz andan itibaren, sıfırdan bir konuşma açılacaktır. Eski konuşmalarınızı artık göremezsiniz. Görmek için bu özelliği kapatmanız gerekiyor. Ancak kapattığınızda da, kaybolan mesajlarınız aniden siliniyor. Dolayısıyla istenmeyen durumlarla karşılaşmamak için, kapatırken veya açarken dikkatli olun.

Aynı zamanda kaybolan mesaj modunu her sohbet için ayrıca aktif etmeniz gerektiğini unutmayın. Bir defa açtığınızda, hesabınızda varsayılan hale gelmez.

RAM Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bellek (RAM), herhangi bir bilgisayar için temel donanım araçlarından biridir. Oyunculardan tasarımcılara kadar pek çok bilgisayar kullanıcısının dikkat etmesi gereken RAM, kabaca sistemin hızını belirleyen bir bileşendir. İşte RAM alırken dikkat edilmesi gerekenler.

Bilgisayar için doğru Bellek (RAM) nasıl seçilir?

“Random Access Memory” (Rastgele Erişimli Bellek) ifadesinin kısaltılması olan RAM, bilgisayar için kritik görevleri yerine getirir ve performans konusunda sınırlayıcı rol oynar. Yani işlemci ve ekran kartınızın yeterli olduğu durumlarda RAM kapasitesinin düşük kalması, takılmalar yaşamanıza yol açabilir.

Bilgisayarın hızını artırmak için yapılması gereken değişikliklerin başında RAM belleğini yükseltmek bulunur. Ancak birçok marka ve model olduğunu ve hepsinin bilgisayarınızla uyumlu olmayacağını bilmelisiniz. RAM seçiminde anakart uyumluluğu, ikili/tekli olması ve MHz değeri gibi birden fazla değişkeni göz önünde bulundurmak gerekir.

Bilgisayar sağlığını kontrol etmek için kullanabilecek araçlar

Bilgisayara kaç GB’lık RAM takmalıyım?

Bilgisayarın ne kadar RAM’e ihtiyaç duyacağını seçerken göz önünde bulundurmanız gereken ilk nokta bilgisayarın ne için kullanılacağıdır. İnternette gezinmek ve Office uygulamalarını kullanmak için ihtiyaç duyulacak RAM kapasitesi, yeni nesil oyunlara odaklanan bir oyuncu bilgisayarıyla aynı olmayacaktır.

Kullanım alışkanlıklarına göre değişkenlik gösterse de, bilgisayardaki RAM kapasitesini bu dört kritere göre seçebilirsiniz:

  • İnternette gezinmek ve genel kullanım: En az 4 GB RAM
  • Office uygulamaları, internette gezinme ve oyun oynama: En az 8 GB RAM
  • Zorlu uygulamalar (Adobe veya render yazılımları), gelişmiş çoklu görev desteği ve üst düzey oyunları oynama: En az 16 GB RAM 
  • Profesyonel düzeyde video ve fotoğraf düzenleme, içerik oluşturma, gelişmiş sanallaştırma (birden fazla sanal makineyi tek cihazda kullanma) ve oyun oynama: En az 32 GB RAM

Anakart uyumluluğu (DDR)

RAM seçerken anakartınız ile uyumlu olup olmadığına dikkat etmelisiniz. Günümüzde farklı RAM bellek standartları bulunmaktadır. Hem AMD hem de Nvidia sistemlerde popüler olarak DDR4 tercih edilse de, DDR5 veya daha eski DDR3’ün kullanıldığını göz ardı etmeyin.

DDR’ın tamamen anakarta bağlı olduğunu belirtelim. Yani DDR4 destekli bir anakart kullanıyorsanız RAM seçiminizi de DDR4 olacak şekilde belirlemek zorundasınız. DDR3, DD4 ve DDR5 arasındaki fark ise şöyledir:

  • DDR3 : 2133 MB/sn’ye kadar veri hızı ve maksimum 17 GB/sn aktarım hızı
  • DDR4 : 3,2 GB/sn’ye kadar veri hızı ve maksimum 25,6 GB/sn aktarım hızı
  • DDR5 : 6,4 GB/sn’ye kadar veri hızı ve 51,2 GB/sn maksimum aktarım hızı

Doğru RAM MHz seçimi

İşlemci veya RAM konusunda MHz’nin oldukça büyük önemi vardır. Genel olarak RAM’in çalışma hızını ifade eden bu kavram; DDR5’te 5200 MHz’e kadar eski DDR2 modüllerinde ise 800 MHz’ye kadar ulaşır.

Bilgisayarınızda birden fazla RAM kullanacaksanız, MHz değerlerinin aynı olmasına dikkat etmelisiniz. Eğer ikili (örneğin 8×2) bir RAM almıyorsanız, ayrı belleklerin aynı MHz’de çalışması stabil performans elde etmenizi sağlar.

Peki sizce RAM alırken dikkat edilmesi gerekenler nedir? Düşüncelerinizi yorumlar kısmından bizlere aktarabilirsiniz.

LG, PHOLED ekran teknolojisi ile geliyor!

LG Display, OLED ekran teknolojisinde beklenen devrimi gerçekleştirmeye bir adım daha yaklaştı. Şirket, bu ekranların en büyük zayıf halkası olan mavi piksel sorununu çözen mavi fosforesan OLED (PHOLED) teknolojisini ticarileştirdiğini açıkladı.

LG, PHOLED ekranları ile karşımızda

OLED ekranlar, organik bileşiklerin ışık yayma yeteneğinden yararlanarak görüntü oluşturuyor. Bu bileşikler floresan veya fosforesan içeren bir yapı kullanıyor. Fosforesan materyaller, daha az enerji tüketiyor ve daha uzun ömürlü oluyor; bu nedenle kırmızı ve yeşil piksellerde yıllardır tercih ediliyor.

LG, PHOLED ekran teknolojisiyle karşımızda.

Ancak mavi piksel tarafında düşük verimlilik ve sınırlı ömür nedeniyle, halen floresan tabanlı çözümler kullanılıyordu. Bu da ekran yanması gibi problemlerin en temel sebepleri arasında yer alıyordu.

LG Display, Universal Display Corporation (UDC) ile yaptığı işbirliği sonucunda, bu yapısal sorunu aşmak üzere çift katmanlı bir panel mimarisi geliştirdi. Yeni mavi PHOLED panellerde bir katman yüksek verimli mavi fosforesan ışık sağlarken, diğer katman ise uzun ömürlü floresan mavi katmanı barındırıyor.

iPhone 18 serisi, yeni RAM teknolojisiyle geliyor!

iPhone 18 serisi, yeni RAM teknolojisiyle geliyor!

Apple, iPhone 18 serisinde yeni RAM teknolojisi sunmaya hazırlanıyor. Bu hamle, akıllı telefon sektöründe dengeleri değiştirebilir.

Şirketin açıklamasına göre, yeni teknoloji OLED TV’lerde %15’e varan bir enerji tasarrufu sağlayacak. Bu gelişme; batarya ile çalışan akıllı telefon, tablet ve benzeri mobil cihazlarda ise doğrudan daha uzun kullanım süresi anlamına geliyor.

LG Display’in Apple, Samsung, Sony ve LG Electronics gibi dev üreticilere panel tedarik ettiği düşünüldüğünde, bu teknolojinin kısa sürede geniş bir cihaz yelpazesinde kullanılmaya başlaması bekleniyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Gemini, yapay zeka özelliklerini 13 yaş altı kullanıcılara açıyor!

Google, yapay zeka destekli sohbet botu Gemini’yi 13 yaş altı kullanıcıların da erişimine açmaya hazırlanıyor. Şirketin yeni adımı; ebeveyn denetimi altındaki Google hesaplarına sahip çocukların bu uygulamayı kullanarak yapay zekadan ödev yardımı almasını, hikaye yazdırmasını veya bilgi temelli sorular sormasını mümkün kılacak.

Gemini, yapay zekayı 13 yaş altı kullanıcılara sunacak

Çocukların Gemini’ye erişimi, Google’ın Aile Bağlantısı (Family Link) hizmeti üzerinden gerçekleşecek. Bu sistem sayesinde ebeveynler; çocuklarının hesaplarını, uygulamalara erişim düzeylerini ve kullanım sürelerini kontrol edebiliyor.

Gemini, yapay özelliklerini 13 yaş altı kullanıcılara sunacak.

Google, yeni sürümde çocuklara yönelik ek güvenlik önlemleri uygulandığını ve bu hesaplardan elde edilen verilerin yapay zekayı eğitmek için kullanılmayacağını açıkladı. Ancak bu gelişme, yapay zekanın çocuklar üzerindeki etkileri konusunda bazı tartışmaları da beraberinde getirdi.

iPhone 18 serisi, yeni RAM teknolojisiyle geliyor!

iPhone 18 serisi, yeni RAM teknolojisiyle geliyor!

Apple, iPhone 18 serisinde yeni RAM teknolojisi sunmaya hazırlanıyor. Bu hamle, akıllı telefon sektöründe dengeleri değiştirebilir.

Uzmanlar; bu tür araçların çocuklara hatalı bilgi verebileceği, insan gibi algılanabileceği ya da yanlış yönlendirmelerde bulunabileceği riskine dikkat çekiyor. Uluslararası çocuk hakları kuruluşları da, bu tür sistemlerin küçük yaştaki bireyler için sıkı şekilde denetlenmesi gerektiğini belirtiyor.

Google, Gemini’nin çocuklar için üretebileceği hatalı içerikler konusunda ebeveynleri uyardı. Şirket tarafından gönderilen bilgilendirme mesajında, ailelerden çocuklarına sohbet botunun bir insan olmadığını anlatmaları, özel bilgi paylaşımı yapmamaları gerektiğini açıklamaları ve uygulama kullanımı sırasında dikkatli olmaları istendi.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz günlük hayatınızda Google Gemini kullanıyor musunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Green Card sonuçları açıklandı! Nasıl kontrol edilir?

ABD’de yaşamak ve çalışmak isteyenlerin beklediği gün geldi çattı. 7 Kasım’da sona eren Green Card başvuruları bugün açıklandı. Peki Green Card nasıl sorgulanır? İşte Green Card kontrol etme rehberi…

Hayatını ABD’de devam ettirmek isteyen binlerce kişinin beklediği gün geldi. Bugün binlerce kişiye vize imkanı sunan başvuru sonuçları ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlandı. Peki Green Card sonuçlarına nasıl bakılır? Green Card başvuru durumunu öğrenmek için hangi siteye girmeliyiz? İşte cevabı…

green-card-sonuclari-aciklandi-nasil-kontrol-edilir-2

Green Card başvuru durumunuzu sorgulamak için ilk olarak üstteki bağlantıya tıklayın. Açılan sitede “Check Status” butonuna tıklayın ve 16 haneli teyit numaranızı, soyadınızı, doğum yılınızı ve kimlik doğrulama kodunuzu ilgili boşluklara girin. Ardından “Submit” seçeneğine tıklayın ve Green Card durumunuzu saniyeler içerisinde öğrenin.

Aslında tüm işlem bu kadar basit. Gerekli bilgileri doldurduktan sonra saniyeler içerisinde sonucunuza ulaşabilirsiniz. Tabi 16 haneli teyit numaranızı doğru girdiğinize emin olmanızı tavsiye ederiz.

Nihayet uzun süren bekleyiş sona erdi. Bugün vize hakkın sahip olan kişiler artık ABD yolcusu olacak. ABD’de yaşamak isteyen binlerce kişi herhangi bir sorun olmaksızın hayallerine ulaşabilecek. Sizin Green Card başvuru sonucunuz ne çıktı? Orada ne iş yapmayı düşünüyorsunuz? Hayallerinizi nedir? Yorumlara bekliyoruz.

  1. Buradaki bağlantıya tıklayarak sorgulama ekranına giriş yapın.
  2. Açılan ekranda “Check Status” butonuna tıklayın.
  3. Yine açıklan ekrana sizden istenilen bilgileri doğru şekilde girin. (teyit numarası, soyadı, doğum yılı, doğrulama kodu)
  4. Ardından “Submit” butonuna tıklayın.

WhatsApp güvenlik kodu değişti ne demek?

WhatsApp kullanıcıları zaman zaman güvenlik kodu değişti şeklinde bir bildirim alabiliyor. Bu bildirimin gelme sebebi ise uzun bir süre önce hayatımıza giren uçtan uca şifrelenmiş sohbetler özelliğinin özel bir güvenlik kodu kullanmasından kaynaklanıyor. Peki bu durum normal mi?

WhatsApp güvenlik kodu değişti mesajı normal mi?

WhatsApp güvenlik kodu değişti mesajının gelmesinin oldukça normal olduğunu belirtelim. Zira her sohbet kendi içerisinde diğerlerinden farklı bir şekilde uçtan uca şifreleme yöntemi aracılığıyla güven altına alınıyor.

WhatsApp güvenlik kodu değişti

Bu kod kişi bilgisi ekranında hem QR kodu hem de 60 haneli bir numara olarak karşımıza çıkıyor. Her sohbetin kodu ise diğerinden farklı olmak zorunda. Dolayısıyla mesajlarınızın uçtan uca şifreli olup olmadığını kontrol etmek için bu numaraları karşınızdaki kişi ile karşılaştırabilirsiniz.

Tabii bunların gerçek kodlar olmadığını, yalnızca birer önizleme olduğunu belirtelim. Zira uçtan uca şifrelemenin gerçek anahtar kodu her zaman için gizli tutuluyor. Hatta istenildiği taktirde bile paylaşımı yapılmıyor.

Güvenlik kodları değiştiğinde bildirim almak için aşağıdaki adımları izleyin:

  • WhatsApp’a girin ve Ayarlar’ı açın. (Android kullanıcıları sağ üstteki üç noktayı tıklayacak)
  • Ardından ilk sırada yer alan Hesap seçeneğini tıklayın.
  • Daha sonra 2. sırada yer alan Güvenlik seçeneğini tıklayın.
  • Buradan Güvenlik Bildirimlerini Göster’in yanındaki butonu tıklayarak güvenlik bildirimlerini etkinleştirebilirsiniz.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!