Cep telefonundaki sensörler ne işe yarar?

Sensör, yakın çevredeki değişiklikleri algılayan ve yöneten bu verileri de işletim sistemi ya da işlemciye gönderen bir cihaz görevi üstleniyor. Bu noktada yapıldıkları alana göre verileri algılıyor ve topluyorlar. Ortam ışığı gibi, sensör de ışığı algılamak için yapıldı. Bu nedenle ışığı algılama konusunda uzmandır. Telefon bünyesinde çok sayıda sensör barındırıyor.

Cep telefonlarındaki sensörler

Cep telefonlarında üç farklı sensör yer alır. Bunlar da kendi aralarında gruplara ayrılıyor. Ana sensörler hareket sensörleri, çevre sensörleri ve konum sensörleri olarak akıllı telefonlarımızda yer alıyor.

Hareket sensörleri

Bu sensörler, üç eksenle hızlanma ve dönme gibi kuvvetlerin eksen tabanlı hareket algılamasını ölçüyor. Bu kategorinin içerisine ivmeölçer, yerçekimi ve jiroskop sensörleri giriyor.

cep-telefonundaki-sensorler-ne-ise-yarar

Çevre sensörleri

Çevre sensörleri hava basıncı, sıcaklık, ışık ve nem gibi çevresel parametreleri ölçüyor. Bu kategoriye de barometre, fotometre ve termometreleri örnek verebiliriz.

cep-telefonundaki-sensorler-ne-ise-yarar

Konum sensörleri

Konum sensörleri bir cihazın fiziksel olarak bulunduğu konumu ölçüyor. Bu kategori içerisinde oryantasyon sensörlerini ve manyetometreleri içeriyor. Ayrıca kendi arasında 12 bölüme ayrılıyor. Konum sensörünün kısımları ise şu şekilde:

  1. İvmeölçer
  2. Ortam ışığı sensörü
  3. Ortam sıcaklık sensörü
  4. Hava nem sensörü
  5. Barometre sensörü
  6. Parmak izi sensörü
  7. Jiroskop sensörü
  8. Zararlı radyasyon sensörü
  9. Manyetometre
  10. NFC sensörü
  11. Yakınlık sensörü
  12. Adımsayar sensörü

İvmeölçer

İvmeölçer, eksen tabanlı hareket algılamayı analiz ediyor. Akıllı telefonların yönelimindeki değişiklikleri x,y ve z eksenine göre algılıyor. Günümüzde çoğu kamera uygulaması, Portre Modu ya da Panorama modu gibi belirli yön tabanlı özellikler sunuyor. Buna ek olarak, fotoğrafları portre modunda görüntülerseniz farklı yatay modda tutarsanız başka görünür. Tüm bu özellikler ivmeölçer sensörüne dayanıyor.

cep-telefonundaki-sensorler-ne-ise-yarar

Ortam ışığı sensörü

Ortam ışığı sensörü, çevremizdeki ışığı algılıyor. Bu sensör sayesinde ekranımızın otomatik parlaklık özelliği çalışıyor. Etrafınızdaki ışığı algılıyor ve bu verileri işletim sistemine geri gönderiyor. Bu noktada eldeki verilere göre işletim sistemi parlaklığı ayarlıyor.

cep-telefonundaki-sensorler-ne-ise-yarar

Ortam sıcaklık sensörü

Sıcaklık sensörü, çevrenizdeki sıcaklığı algılamak için kullanılıyor. Bu, tüm telefonlarda standart olarak yer alan bir sensör değil. Sadece birtakım amiral gemisi telefonlarda bu ortam sıcaklık sensörü bulunuyor.

cep-telefonundaki-sensorler-ne-ise-yarar

Hava nem sensörü

Hava nem sensörü, ortamdaki nemi algılamak için kullanılıyor. Bu sensör, gelişmiş bazı fitness uygulamalarında yardımcı oluyor.

cep-telefonundaki-sensorler-ne-ise-yarar

Barometre sensörü

Barometre, atmosfer basıncını ölçmek için kullanılıyor. Ek olarak deniz mesafesinden olan uzaklığı da algılayabiliyor. Temelde iki görevi yerine getiriyor. İlk olarak, telefonunuzda barometre varsa GPS’inizin konumunuzu daha doğru bir şekilde algılamasına yardımcı oluyor. İkincisi ise telefonunuz gün boyunca attığınız adımları takip etmek gibi çoğu fitness aktivitenizi takip etmenizi sağlıyor.

Parmak izi sensörü

Günümüzde çoğu kişinin güvenlik için birincil tercihi parmak izi sensörü oluyor. Parmak izlerinizi ilk kez kaydettiğinizde, bu sensör temel olarak parmak izinizin bir haritasını oluşturuyor. Sonraki sefere parmağınızı sensöre koyduğunuzda, sadece bir kez kayıtlı veri ile eşleşiyor. Eşleşirse de telefonunuzun kilidi açılıyor. Günümüzün hemen hemen her telefonunda bu özellik yer alıyor.

Jiroskop sensörü

Jiroskop ya da Gyro sensörü, ivmeölçerin gelişmiş bir versiyonu olarak kullanılıyor. İvmeölçer eksen tabanlı hareket algılamayı analiz ederken, Jiroskop ivmeölçer ile çalışarak oryantasyondaki her derece değişikliği algılıyor. Oldukça değerli veriler kaydediyor. 360 derecelik ya da Panorama çekimler yaptığınızda yön değişikliklerini Jiroskop sensörü analiz ediyor. Ayrıca yarış oyunları oynadığınızda hareketlerinizi algılayan sensör de budur.

Zararlı radyasyon sensörü

Bu oldukça nadir bir sensör. Yakın çevredeki zararlı radyasyonu tespit etmek için kullanılıyor. Yine de bu standart her telefonda yer alan bir sensör değil. İhtiyacı olan özel kişiler için tasarlanıyor.

Manyetometre

Manyetometre, telefonda bir pusula gibi çalışıyor. Manyetik alanları ölçüyor ve size kuzeyin nerede olduğunu söylüyor. Apple Haritalar ya da Google Haritalar kullandığınızda size kuzey yönünü belirten sensör manyetometredir. Metal varlığını tespit etmek için manyetometre kullanan uygulamalar da mevcut.

NFC sensörü

Nakitsiz ödemenin yaygınlaşmasıyla NFC, akıllı telefonlarda en hızlı büyüyen teknolojilerden birisi haline geldi. NFC sensörü, iki elektronik cihazı birbirine 4 cm yaklaştırarak iletişim kurabildiği bir teknoloji olarak doğdu. Ödeme detayları gibi şifreli verileri hızlıca birbirine gönderebilirler.

Yakınlık sensörü

Yakınlık sensörü bir nesnenin varlığını algılıyor. Bu noktada cep telefonuyla nesne arasındaki mesafeyi algılamada kullanılıyor. Aramalar sırasında ekranınız otomatik olarak kapanıyor. Bu işlem yakınlık sensörü aracılığıyla gerçekleşiyor.

Adımsayar sensörü

Adımsayar, İvmeölçer’in gelişmiş bir versiyonu. Çoğunlukla adımları takip etmek için kullanılıyor. Telefonunuzda adımsayar varsa, adımlarınızı doğru bir şekilde algılayabilir. Bu çalışma her ne kadar İvmeölçer ile de yapılabilecek olsa da, adımsayardan gelen veriler daha doğrudur.

Sizler yukarıdaki cep telefonu sensörlerinden kaçını biliyorsunuz? Yorumlarınızı içeriğin altında belirtmeyi unutmayın!

‘Windows lisansınızın süresi yakında dolacak’ hatası nedir ve nasıl çözülür?

Bildiğiniz üzere Microsoft, Windows 7 ve sonrasında gelen işletim sistemlerinin tamamında, sisteminizi herhangi bir ürün anahtarı olmadan da kurabilmenize izin veriyor.

Hem işletim sistemini test etmeniz hem de beğenmeniz durumunda ürün anahtarı satın almanız için size verilen bir süre sonrasında ‘Windows lisansınızın süresi yakında dolacak’ şeklinde bir hata alabiliyorsunuz. Bu yazımızda sizler için bu hatanın ne olduğuna ve bu problemi nasıl çözebileceğinize değiniyoruz.

Windows ürün anahtarınızı eklemek oldukça kolay

Windows lisansı süresi yakında dolacak hatası, birden fazla gerekçeden kaynaklanabiliyor. Elbette ilk akla gelen, kurulumunu gerçekleştirdiğiniz Microsoft Windows sürümü için geçerli bir ürün anahtarı girmemiş olmanızdır. Bununla birlikte Microsoft Windows anahtarınızın kayıtlı olduğu hesabınızla işletim sisteminizde giriş yapmamış da olabilirsiniz. İşte bu problemi gidermek için uygulamanız gerekenler…

windows 11 fotoğraflar

Çözüm 1: Ürün anahtarını tanımlamak

  • Bu yöntem için öncelikle Microsoft Windows için yasal bir ürün anahtarı satın almış olmanız lazım.
  • Ürün anahtarınızı aldığınızdan ve not ettiğinizden emin olduktan sonra Başlat > Ayarlar sekmesine girin.
  • Bu aşamada Güncelleştirme ve Güvenlik > Etkinleştirme > Güncelleştirme ürün anahtarı > Ürün anahtarını değiştir sekmesine gidin.
  • Toplam 25 karakterlik ürün anahtarınızı girdikten sonra Microsoft Windows işletim sisteminiz etkinleştirilmiş olacaktır.

Çözüm 2: Windows lisanslı hesabınıza giriş yapmak

  • Eğer daha önce Microsoft Windows hesabınızla ilişkilendirilmiş bir ürün anahtarınız varsa, bunun için anahtarı ayrıca hesabınıza eklemenize gerek yok.
  • Microsoft Windows’un kurulum aşamasında Microsoft hesabınızı kullanmayı tercih ettiyseniz, ürün anahtarınız otomatik olarak sisteme tanımlanacaktır.
  • Eğer kurulum aşamasında yerel hesapla kurulum yapmayı tercih ettiyseniz, Microsoft Windows hesabınıza giriş yapmanız gerekecek
  • Bunun için yapmanız gereken Bunun için yapmanız gereken Başlat > Ayarlar > Hesaplar sekmesine girmek… Bu aşamada daha önce Microsoft Windows ürün anahtarınızla ilişkilendirilmiş hesabınızın kullanıcı adı ve şifresini yazarak giriş sağlayın. Daha sonra bilgisayarı tekrar başlatmanız yeterli.
windows 11 denetim masası

Kontrol aşaması: Windows’um etkin mi?

  • Son olarak Microsoft Windows işletim sisteminizin etkin olup olmadığını kontrol edelim.
  • Kullanabileceğiniz ilk yöntem, Bu bilgisayar > Denetim Masası > Tüm Denetim Masası Öğeleri > Sistem sekmesine girmek ve en aşağıdaki ‘Windows etkinleştirme’ sekmesine gitmek.
  • Eğer ‘Windows etkinleştirildi’ ibaresini görüyorsanız herhangi bir problem bulunmamaktadır.

Bu yazımızda sizler için ‘Windows lisansınızın süresi yakında dolacak’ hatasının nasıl çözülebileceğine değindik. Konuyla ilgili görüş ve fikirlerinizi bizlerle yorumlar kısmında paylaşmayı ihmal etmeyin.

RAR dosyası nasıl açılır? İşte gerekli program

Bilgisayarlarda en çok tercih edilen dosya uzantılarının başında RAR geliyor. İşletim sistemlerinin vazgeçilmezi RAR dosyaları, görevi itibariyle kullanıcılara büyük fayda sağlıyor. Peki bilgisayarların çok sevdiği bu dosyaların görevi nedir? RAR dosyası nasıl açılır? Hangi program kullanılmalıdır? Yazımızda detaylı bir şekilde anlattık.

RAR dosyası nedir açma işlemi nasıl yapılır?

Açılımı Roshal Archive ile ortaya çıkan bir dosya sıkıştırma ve arşivleme formatıdır. RAR uzantılı dosyalar, yüksek boyutlu dosyaların sıkıştırılmış halini yapısında barındırır. Dosyalar sıkıştırıldığından, daha kolay taşınabilir veya başka bilgisayarlara transfer edilebilir. Bu nedenle, RAR uzantılı dosyalar kullanıcılar tarafından oldukça fazla tercih edilmektedir.

RAR uzantılı dosyalar ”.rar”şeklinde gözükür. Bu tür dosyalar genellikle bir e-posta eki veya indirilen bir dosya ile karşımıza çıkmaktadır. Bunun dışında indirilen dosyalar sıkıştırılmış olarak geldiğinden bilgisayarda fazla yer kaplamaz. Özellikle film veya video gibi dosyalar için de oldukça idealdir.

RAR dosyası nasıl açılır?

RAR uzantılı dosyaları açmak oldukça basittir. Fakat bu dosyaları açmak için belirli programlara ihtiyaç duyulmaktadır.RAR dosyalarını açmak için en çok tercih edilen ise WinRAR programıdır. Bu programlar sayesinde RAR uzantılı dosyalar orijinal haline geri dönmektedir. Bunun için;

— Açmanız gereken bir RAR dosyasını dosyaya iki kez tıkladığınızda WinRAR’da görünecektir. Ardından dışarı çıkarmak istediğiniz dosyaları veya klasörleri seçebilirsiniz.

RAR dosyasına 2 kez tıklatarak WinRAR üzerinde açın.

— WinRAR penceresinin üst kısmındaki “Buraya Aktar” simgesine tıklayın, hedef klasörü seçin (RAR dosyasını çıkartmak istediğiniz klasör) ve Tamam öğesine tıklayın.
Dışarı çıkarılan dosyaları kaydettiğiniz hedef klasörde bulacaksınız.

Buradan RAR dosyalarını çıkartmak istediğiniz hedef dizini seçin.

— Daha kolay bir yol arıyorsanız, RAR uzantılı dosyaya sağ tıklatarak ”Klasöre çıkart” seçeneğini kullanabilirsiniz. Bu yol, dosyaları tek bir klasör altında toplayarak RAR dosyasının bulunduğu dizine çıkartıyor.

Klasöre çıkart dosyaları tek bir klasör altında topluyor. Daha sonra RAR dosyasının bulunduğu dizine çıkartıyor.

— Bunun dışında başka bir yol ise ”Buraya çıkart” seçeceğini kullanmak. Bu seçenek, RAR uzantılı dosyaları herhangi bir klasör altında toplamadan direkt olarak bulunduğu dizine çıkarmaktadır.

rar dosyası nasıl açılır
Bunun dışında buraya çıkart seçeneği dosyaları herhangi bir klasör altında toplamadan direkt olarak bulunduğu dizine çıkarmaktadır.

Alternatif RAR dosyası açma programları

rar dosyası nasıl açılır
WinZip, Peazip, 7-Zip veya  B1 Free Archiver programları RAR dosyaları için iyi bir alternatif

En çok kullanılan program WinRAR olmasına rağmen, RAR uzantılı dosyaları açmak için alternatif programlar mevcut. Bu uygulamalar; WinZip, Peazip, 7-Zip ve B1 Free Archiver olarak karşımıza çıkıyor. Üstelik bu programların da en az WinRAR kadar başarılı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Temu’dan alışveriş yaparken nelere dikkat etmeliyiz?

Temu sunduğu ucuz teknoloji ürünleriyle dikkat çeken bir platform olsa da, alışveriş yaparken dikkat edilmesi gereken önemli noktalar bulunuyor. Kullanıcı yorumları, ürün açıklamaları ve fiyat karşılaştırmaları gibi detaylara özen göstermeyenler, düşük kaliteli ürünler veya sipariş sorunlarıyla karşılaşabiliyor.

Temu’dan alışveriş yaparken dikkat etmeniz gerekenler

Platformda satılan teknolojik ürünlerin incelenmesi gereken ilk noktası müşteri yorumları oluyor. Ürünle ilgili çok fazla olumsuz yorum bulunuyorsa, o üründen kaçınmak gerekebilir. Ancak yalnızca olumlu yorumlar bulunan ürünler de dikkatle incelenmeli, çünkü sahte ya da teşvik edilmiş yorumlar Temu’da sıkça rastlanan bir durum diyebiliriz. İçeriği zayıf, tekrarlayan veya yalnızca beş yıldızdan oluşan değerlendirmeler, ürünün güvenilirliği konusunda soru işaretleri yaratabiliyor.

temu-yurt-disi-alisveris-limit-dustu

Temu’nun sunduğu fiyat avantajları cazip görünse de, en ucuz ürünü seçmek her zaman doğru bir tercih olmayabilir. Piyasadaki fiyatları karşılaştırarak, ürünün uygun fiyatlı olup olmadığını değerlendirilmeliyiz. Aşırı düşük fiyatlı ürünlerde eksik aksesuarlar, düşük kalite ya da belirtilmeyen kısıtlamalar olabileceği göz önünde bulundurulmalı.

Ürün açıklamaları ve görselleri de dikkatle incelenmesi gereken unsurlar arasında yer alıyor. Bazı satıcılar dikkat çekici görseller ve pazarlama odaklı başlıklarla ürünlerini tanıtırken, detaylarda eksik veya yanıltıcı bilgi verebiliyor.

Küçük ekranlı iPhone’lar tarihe karışabilir!

Küçük ekranlı iPhone’lar tarihe karışabilir!

Gelen son bilgilere göre, küçük ekranlı iPhone devri resmen bitiyor. Bu gelişme, bazı kullanıcıları hayal kırıklığına uğrattı.

Gerçek ürünün kalitesi ve içerdiği aksesuarlarla ilgili en net bilgiyi, müşteri yorumlarında paylaşılan fotoğraflar sağlıyor. Eğer kullanıcılar tarafından paylaşılan fotoğraflar satıcının görselleriyle uyuşmuyorsa, bu ürünün beklentileri karşılamama ihtimali yüksek diyebiliriz.

Temu üzerinden yapılan alışverişlerde kargo süreci de büyük önem taşıyor. Platform, uluslararası satıcılarla çalıştığı için bazı ürünlerin teslimat süresi uzayabiliyor veya ürün kaybolma riski taşıyor. Bu noktada “Local” etiketiyle satılan ürünler avantaj sağlıyor.

Bu etiket, ürünün yerel depolardan gönderildiğini ve daha hızlı teslim edileceğini gösteriyor. Ancak üretim yerinin farklı olabileceği de göz önünde bulundurulmalı. Ayrıca, ürün fiyatlarına ek olarak kargo ücretlerine oldukça dikkat etmelisiniz.

Ücretsiz kargo seçeneği sunan satıcılar olduğu gibi, bazı ürünlerde yüksek kargo ücretleriyle karşılaşılabiliyor. Ürünün fiyatı cazip görünse de, ek masraflar toplam maliyeti artırarak alışverişi avantajlı olmaktan çıkarıyor.

Temu üzerinden yapılan alışverişlerde bu detaylara dikkat edilmediğinde, kullanıcılar beklenmedik sorunlar yaşayabiliyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

İnternet teknolojisinin gelişmesindeki 5 büyük adım

İnternet teknolojisi nasıl gelişti? Bu kadar geniş ve sürekli değişen bir teknolojiden bekleyebileceğiniz gibi, İnternet’in icadını tek bir kişiye atfetmek imkansız. Her biri yeni özellikler ve teknolojiler geliştiren onlarca bilim insanının, programcının ve mühendisin eseri aslında.

Ancak şunu bilmeliyiz ki bu kavramla çok önceden uğraşan bilim insanları vardı. Örneğin, Nikola Tesla 1900’lerin başında bir “dünya kablosuz sistemi” fikrini ortaya attı. Paul Otlet ve Vannevar Bush gibi ileri görüşlü düşünürler de 1930’larda ve 1940’larda kitapların ve medyanın mekanize, aranabilir depolama sistemlerini tasarladı.

Teknolojilerin kaynağı askeri araştırmalar mı?

İnternet teknolojisi ve kökeni

Science and Media Museum‘ın makalesine göre, İnternetin kökenleri 1950’lerin ABD’sine dayanıyor. Soğuk Savaş’ın ortasında, Kuzey Amerika ile Sovyetler Birliği arasında büyük gerilimler vardı. Her iki süper güç de ölümcül nükleer silahlara sahipti ve insanlar uzun menzilli sürpriz saldırı korkusuyla yaşamaktaydı.

İlk bilgisayarlar

ABD, bir Sovyet nükleer saldırısından etkilenmeyecek iletişim sistemine ihtiyacı olduğunu fark etti. O zamanlarda bilgisayarlar, yalnızca askeri teknoloji ve üniversite personeli tarafından kullanılan büyük, pahalı makinelerdi. Bu cihazlar güçlüydü ancak sayıları sınırlıydı. Araştırmacıların teknolojiye erişmeleri gerekiyordu ama kullanmak için uzun mesafeler kat etmeleri de lazımdı.

Bu sorunu çözmek için mühendisler, ‘zaman paylaşımı‘na başladı. Böylece, bireysel olarak bilgisayarın gerçek gücünün yalnızca bir kısmına komuta etmelerine rağmen, kullanıcılar bir dizi terminal aracılığıyla bir ana bilgisayara aynı anda erişebildi. İşte bu sistemi kullanmanın zorluğu, araştırmacıları büyük ölçekli bir bilgisayar ağı bulmaya yönlendirdi.

İnternet’in gelişmesindeki önemli isimler

Başta da dediğimiz gibi İnternet teknolojisi “şu” ya da “bu” kişinin sayesinde gelişmedi. Birçok kişi gelişmesine sadece katkıda bulundu. Ağ teknolojisi ilk geliştirildiğinde, birçok bilim insanı ve mühendis ARPANET‘i oluşturmak için çalışmalarını bir araya getirdi. Daha sonra, diğer araştırmacılar bugün bildiğimiz şekliyle web‘in yolunu açtı.

İlk İnternet kullanımı

Paul Baran (1926–2011): ARPA’nın araştırmalarına büyük bir katkı sağladı. 1959’da düşünce kuruluşu RAND Corporation’a katıldı. Bir nükleer saldırı olursa ABD Hava Kuvvetleri’nin filosunun kontrolünü nasıl elinde tutabileceğini araştırması istendi. 1964’te Baran, merkezî komuta noktası olmayan bir iletişim ağı önerdi. Buna “dağıtılmış ağ” adını verdi.

Lawrance Roberts (1937–2018) ve Leonard Kleinrock (1934–): Roberts, ARPA‘da bilgisayar ağlarının geliştirilmesinden sorumlu baş bilim insanıydı. Paul Baran’ın fikri Roberts’a cazip geldi ve dağıtılmış bir ağ geliştirmek için çalıştı. Kleinrock da ona eşlik etti.

İnternet teknolojisi nasıl gelişti

Donald Davies (1924–2000): Roberts ve Kleinrock ile aynı zamanda Ulusal Fizik Laboratuvarında benzer teknolojiler geliştirdi.

Bob Kahn (1938–) ve Vint Cerf (1943–): Verilerin bir ağda nasıl hareket ettiğini yöneten TCP/IP protokollerini geliştiren Amerikalı bilgisayar bilimcileri. Bu, ARPANET‘in bugün kullandığımız İnternet teknolojisine dönüşmesine yardımcı oldu. Vint Cerf, ‘İnternet’ kelimesinin ilk yazılı kullanımıyla tanınıyor.

İlk bilgisayarlar

Paul Mockapetris (1948–) ve Jon Postel (1943–98): DNS‘in mucitleri olan iki bilgisayar bilimci.

Tim Beners-Lee (1955–) ve Marc Andreessen (1971–): Beners-Lee, HTML, HTTP, URL‘ler ve web tarayıcıları gibi bugün hala kullandığımız birçok ilkeyi geliştiren World Wide Web‘in geliştiricisi. Andreessen ise yaygın olarak kullanılan ilk web tarayıcısı Mosaic‘in kurucusu.

İşte İnternet teknolojisi gelişimine katkı sağlayan 5 büyük adım…

İlk bağlantı 1965’e uzanıyor

1965 yılında Lawrence Roberts, farklı yerlerde bulunan iki ayrı bilgisayarı ilk kez birbirleriyle iletişime soktu. Bu deneysel bağlantıyı, bir modem ve bir telefon hattı ile yaptı. Paketler kullanarak dijital verileri aktardı.

İnternet'in gelişimi

İlk paket anahtarlama ağı geliştirildiğinde, mesaj göndermek için ilk kez Leonard Kleinrock kullandı. Stanford’daki bir bilgisayara mesaj göndermek için UCLA’deki bir bilgisayarın başına geçti. Kleinrock ‘login‘ yazmaya çalıştı ancak sistem Stanford monitöründe ‘L’ ve ‘O’ harfleri göründükten sonra çöktü. İkinci bir girişim ise başarılı oldu. İki site arasında daha fazla mesaj alışverişi devam etti.

İnternet teknolojisi için büyük adım: ARPANET

ABD Başkanı Dwight D. Eisenhower 1958’de Gelişmiş Araştırma Projeleri Ajansı’nı (ARPA) kurarak ülkesindeki önemli bilim insanlarını topladı. Amaçları, Amerikan askeri teknolojisini öne çıkarmaktı. ARPA’nın projeleri arasında büyük ölçekli bir bilgisayar ağının fizibilitesini test etme görevi vardı.

ARPANET nedir?

Lawrence Roberts, Leonard Kleinrock ile birlikte bilgisayar ağları geliştirmekten sorumluydu. Roberts, iki bilgisayarı birbirine bağlayan ilk kişiydi. 1969’da ilk paket anahtarlama ağını geliştirdiklerinde, Kleinrock bunu başka bir siteye mesaj göndermek için başarıyla kullandı. Böylece ARPANET doğdu.

ARPANET’i kurup çalışır hale getirdikten sonra sistem hızla gelişti. 1973 yılında, artık 30 akademik, askeri ve araştırma kurumu ağa katılmıştı. Bu sayede, Hawaii, Norveç ve Birleşik Krallık gibi yerleri birbirine bağlıyordu. Ayrıca ARPANET büyüdükçe, veri paketlerini işlemek için bir dizi kural da gerekiyordu.

İlk bilgisayarlar nasıl

1974’te bilgisayar bilimcileri Bob Kahn ve Vint Cerf, TCP/IP yani bilgisayarların aynı dili konuşmasını sağlayan transmission-control protokolünü geliştirdi. TCP/IP’nin piyasaya sürülmesinden sonra, ARPANET hızla küresel bir ağ ya da ‘İnternet’ haline geldi. ARPANET, 1990 yılında hizmet dışı bırakıldı.

E-postaların ortaya çıkması

Ağın popülaritesi ve kapsamı arttıkça, kullanıcılar ağın farklı ARPANET bilgisayarları arasında mesaj göndermek için bir araç olarak potansiyelini fark etti. Bilgisayar programcısı Ray Tomlinson, bugün bildiğimiz şekliyle elektronik postayı geliştirdi.

İlk İnternet bağlantısı

Tomlinson, @ sembolü ile bireysel kullanıcının adı ile bilgisayarlarının adını (kullanıcı@bilgisayar) ayırt etmek için kullanılması gerektiği fikrini ortaya attı. DNS ile birlikte bu, user@host.domain olarak genişletildi.

İlk e-posta kullanıcıları kişisel mesajlar gönderdi. Bununla birlikte, ilk büyük posta listelerinden biri bilim kurgu sevenler için SF-LOVERS idi.

İnternet teknolojisi için büyük adım: İlk ev bilgisayarları

1970’lerden itibaren, ev bilgisayarı endüstrisi katlanarak büyüdü. Ev bilgisayarlarının alımı, aslında sadece kullanıcıların ihtiyaçları veya bir bilgisayarın işlevselliğinden değildi. Çünkü ilk bilgisayarlar nispeten çok az işleve sahipti.

İlk ev bilgisayarları

Tüketiciye hitap eden şey, ‘Bilgi Devrimi‘nin bir parçası olma fikriydi. Bilgisayarlar geleceğin retoriği ve öğrenme şekliydi. Ancak genellikle bu durum, insanların oyun oynamak gibi bir bilgisayar kullanımı için programlama öğrenmeye itiyordu.

İnternet teknolojisi büyüyor: 1985-1995

DNS‘nin icadı, TCP/IP‘nin yaygın kullanımı ve e-postanın popülaritesi İnternet faaliyetinde patlamaya neden oldu. 1986 ve 1987 arasında, ağ 2 bin ana bilgisayardan 30 bine yükseldi. İnsanlar artık birbirlerine mesaj göndermek, haber okumak ve dosya alışverişi yapmak için İnternet’i kullanıyordu.

İnternet'in tarihi

Sistemi etkin bir şekilde kullanmak için ileri düzeyde bilgi işlem bilgisine halen ihtiyaç vardı. Ağdaki belgelerin biçimlendirilme şekli konusunda bir anlaşma yoktu.

İnternet’in kullanımı daha kolay olmalıydı. 1989’da Tim Berners-Lee, İsviçre / Cenevre’deki uluslararası parçacık araştırma laboratuvarına (CERN) bir teklif sundu. Cevap ortaya çıktı. Berners-Lee, CERN’in bilgisayar ağında mevcut olan ve erişimi hızlı ve kolay hale getiren tüm bilgileri yapılandırmak ve birbirine bağlamak için yeni bir yol önerdi. Bu, World Wide Web idi.

WWW nedir?

1993’te ise, Mosaic tarayıcısının piyasaya sürülmesiyle artık web, akademisyen olmayan yeni bir kitleye açıldı. İnsanlar kendi HTML web sayfalarını oluşturmanın ne kadar kolay olduğunu öğrendi. Sonuç olarak, web sitelerinin sayısı 1993’te 130’dan 1996’nın başında 100 binin üzerine çıktı.

Not: World Wide Web (www) ve İnternet terimleri sıklıkla karışıyor. İnternet, cihazları birbirine bağlayan ağ altyapısı iken, World Wide Web, İnternet ortamı aracılığıyla bilgiye erişmenin bir yolu.

Telefonda Kulaklık Simgesi Gitmiyor sorunu nasıl çözülür?

Günümüzde kulaklık, telefonların vazgeçilmezi haline geldi. Kulaklığı telefona taktığınız zaman telefonun bildirim çubuğunda bir kulaklık sembolü yer alır. Bu da kulaklığın aktifliğini koruduğunu gösteriyor. Ancak, bazı durumlarda kulaklık takılı olmamasına rağmen kulaklık işareti gözükebiliyor. Bu da pek çok kişinin ‘Telefonda kulaklık simgesi gitmiyor’ şeklinde geri bildirimde bulunmasına neden oluyor.

Kulaklık simgesinin gitmemesinden kaynaklana sorun, günlük hayatınızı da etkiler. Bundan dolayı sorunu çözmeniz çözmeniz gerekiyor. Bu yazımızda da telefonunuzdaki kulaklık sembolünü kaldırmak için işinize yarayacak birkaç çözüm sunduk.

Kulaklık simgesini kaldırmak için çözümler

Kulaklık simgesinin gitmemesi ise kulaklık kullanmadan telefondan konuşma yapmaya ya da müzik çalmaya izin vermemesine neden oluyor. Akıllı telefon kullanıcılarında meydana gelen bu sorun, çözülemeyecek bir şey değil. İşte işinize yarayacak çözümler!

Telefonunuzu yeniden başlatın

İnsanların yapmayı sıklıkla unuttuğu ancak etkili yollardan biri telefonu yeniden başlatmak. Bu adım, donanım durumunu sıfırlayacak ve soruna neden olan hataları giderir. Telefonunuzu yeniden başlatmak için:

https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2022/04/Telefonda-Kulaklik-Simgesi-Gitmiyor-sorunu-nasil-cozulur-2-1.png
  • Telefonunuzun açma kapama düğmesine güç menüsünü görene kadar basın.
  • Ardından karşınıza çıkan seçeneklerden ‘Yeniden Başlat’ seçeneğini seçin.

Kulaklık girişini temizleyin

Genellikle kulaklık giriş noktası, cihazınıza bir kulaklık taktığınızda algılayan ya da kulaklık moduna geçen küçük bir anahtar içerir. Ancak bu kısım kirli olduğunda ya da bu kısma su kaçtığında anahtar yanlış girişleri algılayabilir. Bundan dolayı da kulaklığı çıkarmış olsanız da kulaklığa yönlendirmeye devam eder.

https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2022/04/Telefonda-Kulaklik-Simgesi-Gitmiyor-sorunu-nasil-cozulur.png

Telefonunuzun kulaklık girişini temizlerken nazik ve dikkatli bir şekilde yapmanız gerekir. Zorladığınız zaman pek çok zarara neden olabilirsiniz. Temizleme işleminden sonraysa telefonunuzu kapatıp birkaç dakika sonra tekrar açın.

Telefonunuza uygulama indirin

Şu ana kadarki çözümlerin hiçbiri işe yaramadıysa, telefonunuza kulaklığınızı devre dışı bırakmanıza yardımcı olacak bir uygulama indirin. Bunun için ‘Disable Headphone Fix Earphone’ ya da ‘Disable Headphone’ uygulamalarından birini kullanabilirsiniz. Kulaklık kullanmadan konuşmanıza veya müzik dinlemenize izin vermek için bu yöntem, geçici bir çözümdür.

Telefonunuzu sıfırlayın

Çözümlerin hiçbiri işe yaramıyorsa bir sonraki çareniz telefonunuzu sıfırlamak olabilir. Bu işlem, tüm uygulamalarınızı, dosyalarınızı ve ayarlarınızı siler. Telefonunuzun ilk aldığınız ana geri götürür. Android cihazlarda sıfırlama işlemi için yapmanız gerekenler şu şekilde:

  • İlk olarak telefonunuzun ‘Ayarlar’ kısmına gidin.
  • Karşınıza çıkan seçeneklerden ‘Genel Yönetim’e girin.
  • Daha sonra çıkan seçeneklerden ‘Sıfırla’yı seçin. Bu seçeneklerin ardından ‘Fabrika ayarlarını sıfırla’ya tıklayın.
  • Son olarak sistem, sizden bunu onaylamanızı isteyecek. Onaylamak için de ‘Tümünü Sil’e tıklayın.

iOS telefonlarda sıfırlama işlemi için kullanıcıların yapması gerekenler ise şu şekilde:

  • Telefonunuzdan ‘Ayarlar‘a girin.
  • Daha sonra çıkan seçeneklerden ‘Genel‘ başlığına girin.
  • Karşınıza çıkan seçeneklerden ‘Sıfırla‘yı seçin.
  • Son olarak ‘Tüm Ayarları Sıfırla‘ seçeneğini seçerek telefonunuzu sıfırlayabilirsiniz.

Profesyonel yardıma başvurun

Hiçbir çözüm kulaklık simgesinin gitmesini sağlamadıysa son çare olarak profesyonel bir yardım almanız gerekebilir. Eğer cihazınız hala garanti kapsamındaysa bu sorunu ücret ödemeden halledebilirsiniz. Ancak garanti kapsamında değilse, sorunu gidermek için profesyonel kişilere göstermeniz gerekiyor.

Bu adımalr “Telefonda kulaklık simgesi gitmiyor” sorununa çözüm oldu mu? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.

Çalışmak istemeyeceğiniz 5 teknoloji CEO’su

Günümüzün en zengin ve ünlü teknoloji şirketlerinin CEO koltuğundaki yöneticiler elde ettikleri başarılardan dolayı hayranlık duyabiliyoruz. Hatta bunun da ötesinde o firmanın ve yöneticinin çalışanı olma hayalleri dahi kurduğumuz oluyor. Peki ya buz dağının görünmeyen yüzü çok daha farklıysa?

Amazon, Tesla ve daha bir sürü teknoloji şirketinin çalışanları işte bu görünmeyen yüzün farkındalar. CEO’ların tabiri caizse kirli çamaşırlarını kamuoyunun öğrenmesini sağlıyorlar. Elbette ki bu tüm yöneticilerin aynı olduğu anlamına da gelmiyor. Bu listemizde çalışanlarına baskı uygulayan ve adeta enselerinde boza pişiren 5 teknoloji şirketi CEO’sunu derledik.

Jeff Bezos

Dünyanın en büyük e-ticaret şirketlerinden Amazon’un CEO görevini üstlenen Jeff Bezos her çalışanının mutlaka uymasını istediği çok yüksek beklentilere sahip. Şirket içerisinden sızdırılan duyumlara göre; eğer Bezos herhangi bir problemi çalışanına e-postayla bildirirse onun çözüm bulmaktan başka şansı yok. Aksi takdirde çalışan kişinin hiç istemeyeceği yaptırımlarla karşılaşma ihtimali çok yüksek.

Forbes‘in açığa çıkardığı bilgilere göre, Jeff Bezos çalışanlarına sık sık birtakım sorular sorarak onların akıllarıyla dalga geçmeye çalışıyor. Örneğin “Tembel misin yoksa beceriksiz mi?”, “Neden hayatımı boşa harcıyorsun?” gibi insanı duyduğunda dumura uğratan sözlerle kafalarını karıştırıyor.

Eğer günün birinde Amazon’da görev yapmak istiyorsanız, dahası Jeff Bezos ile mesai arkadaşı olmak istiyorsanız sabır taşı olmanız gerekecek.

Elon Musk

Elon Musk, sahibi olduğu şirketlerden Tesla’nın çalışanları arasında “planladığı işlerini önceden haber vermeksizin değiştirmesiyle” biliniyor. Tuhaflıkları ve duygusuzca hareketleri SpaceX çalışanları için de sıradan bir rutin haline gelmiş durumda. Günün birinde bir partiden önce şirketteki yöneticilerden birkaçına eşlerinin hemen önünde bağırdığı ortaya çıktı. Sebebi ise SpaceX’e ait bir rokette yaşanan gecikmeydi.

SpaceX’in en özverili çalışanlarından Steve Davis zamanında bir projeyi başarıyla tamamlamıştı. Bunu Musk’a e-posta ile bildirdiğinde sadece “Tamam” cevabıyla karşılaştı. Eğer günün birinde Elon Musk ile çalışacak olursanız, monoton bir iş modeline hazır olmalısınız.

Evan Spiegel

Snapchat uygulamasını da bünyesinde barındıran Snap Inc.’in CEO koltuğundaki Evan Spiegel şirketi adeta bir diktatör gibi yönettiği söylentileriyle anılıyor. Hatta sızdırılan duyumlara göre Spiegel öyle ilginç bir insan ki, çevresinden gelen tavsiyeleri kesinlikle kulak ardı ediyor. Ketum bir kişiliğe sahip olan Evan Spiegel, çalışanlarına hem ellerinden gelmeyen işleri veriyor hem de yapamadıklarında onları “beceriksiz” olmakla suçluyor.

Snap Inc.’teki üst düzey yöneticilerin önemli bir kısmı ise Evan Spiegel’in tutumlarını yanlış buluyor. Bu nedenle geçtiğimiz yıllarda Spiegel ile fikir ayrılığına düşen bazı yöneticiler şirketten istifa etmişlerdi.

Elizabeth Holmes

Bir zamanlar dünyanın en genç kadın milyarderi olarak bilinen Elizabeth Holmes, yönettiği Theranos isimli sağlık şirketi batana kadar popülerdi. Parmaktan alınan bir damla kanla kişinin sağlık sorunlarını tespit edebildiğini iddia ettiği bir makine geliştirecekti.

CEO’su olduğu Theranos şirketi, eski çalışanların ifadelerine göre Holmes’un adeta şahsi bir imparatorluğuydu. Haftanın her günü 16 saat çalışıyor; aynı zamanda tüm görevlilerin de kendisi gibi olmalarını bekliyordu.

Hatta erkek arkadaşı ve operasyon yönetiminden sorumlu genel müdür yardımcısı Ramesh Balwani tüm çalışanlarını uzaktan takip ederken, akşam yemeği saatlerini 20.00’a kaydırma saygısızlığını dahi göstermişti.

Holmes ve Balwani de aşırı derecede ketum ve kontrol hastasıydılar. Bu da mobbing’i beraberinde getiriyor ve güvensiz bir çalışma kültürünü doğuruyordu. Şirketinde çalışan güvenlik görevlileri, tuvalete gittiklerinde bile kaldıkları süre boyunca onları takip ediyorlardı.

Tim Armstrong

AOL Inc. şirketinden Tim Armstrong acımasızlığıyla tanınan bir başka CEO. Eski bir çalışanı onu “robot gibi ve muhtemelen sosyopatik bir yönetici” olarak tanımlamıştı. Çalışana göre Tim içgüdüsel olarak harekete geçiyor ve aldığı işten çıkarma kararlarının ayrıntılarını ivedilikle notlarında duyuruyordu. Ayrıca çalışanlarıyla ulu orta yerde alay etmekten de bir hayli keyif alıyordu.

Mark Pincus bir konferans sırasında fotoğrafını çeken bir vatandaşı salondan sertçe kovmuştu. Adama defalarca kez bağırmış ve meslektaşlarının önünde salondan çıkmasını söylemişti. Daha sonra aynı konferans salonunda, doğum yapan iki kadın çalışanla da dalga geçme cüretkârlığını göstermişti.

e-Devlet ile abonelik iptali nasıl yapılır?

Devlet dairelerinde yapılan işlemlerin dijital ortamda gerçekleşmesini sağlayan e-Devlet, gün geçtikçe daha farklı hizmetler sunmaya başladı. Bunlardan bir tanesi de e-Devlet abonelik iptali oluyor. Kişilerin en çok sorun yaşadığı konulardan birisi de abonelik iptali oluyor. Abonelik oluştururken çoğu iş kolay şekilde ilerlese de iş, iptale geldiğinde zorluklar yaşanıyor.

Tüm bu zorluklara karşılık günümüzde, sistemde yer alan kurumların abonelik iptalini e-Devlet üzerinden gerçekleştirebilirsiniz. Binlerce kurumun yer aldığı sistemde birçok aboneliği iptal etmeniz mümkündür. Bu yazımızda da abonelik iptali için yapmanız gerekenleri anlattık.

e-Devlet ile abonelik iptali nasıl yapılır?

  • İlk olarak tarayıcıdan e-Devlet resmi sayfasına girmeniz gerekiyor.
https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2022/02/e-Devlet-ile-abonelik-iptali-nasil-yapilir.png
  • Daha sonra karşınıza çıkan sayfanın arama kısmına ‘BTK Abonelik Fesih Başvurusu‘ yazarak ilgili sayfaya gidin.
  • Açılan sayfada bir kimlik doğrulama işlemi çıkıyor. Güvenlik nedeniyle fesih işlemlerinde standart şifre ile giriş kabul edilmiyor. Bunun için de mobil imza, elektronik imza, T.C. Kimlik Kartı ya da İnternet Bankacılığı seçeneklerinden birini seçerek giriş yapmanız gerekiyor.
https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2022/02/e-Devlet-ile-abonelik-iptali-nasil-yapilir-1.png
  • Daha sonra karşınıza çıkan liste üzerinden iptal etmek istediğiniz aboneliği seçin.
  • Açılan ekrandaki ‘Fesih başvurusunu yap‘ seçeneğine tıklayın.
  • Son olarak da abonelik fesih belgesini imzalamanız gerekiyor. Bu işlemler sonucunda abonelik iptali için başvuruda bulunabilirsiniz.

Bu işlemlerin yanı sıra abonelik fesih başvurunuzun durumunu e-Devlet üzerinden takip edebilirsiniz.

e-Devlet üzerinden hangi abonelikler iptal edilir?

Kişilere büyük kolaylık sağlayan bu işlem ile firmalara gitmenize gerek kalmadan e-Devlet abonelik iptali yapabilirsiniz. e-Devlet üzerinden yapabileceğiniz abonelik listesi de şu şekilde:

  • Vodafone/Vodafone Net abonelik fesih başvurusu
  • Millenicom abonelik fesih başvurusu
  • Superonline abonelik fesih başvurusu
  • Turknet abonelik fesih başvurusu
  • Türk Telekom abonelik fesih başvurusu
  • Elektrik ve doğalgaz abonelikleri fesih başvurusu
  • D-Smart abonelik fesih başvurusu
  • Turkcell abonelik fesih başvurusu
  • Digiturk abonelik fesih başvurusu
  • Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş. abonelik fesih başvurusu
  • Doğalgaz ve Elektrik abonelikleri fesih başvurusu
https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2022/02/e-Devlet-ile-abonelik-iptali-nasil-yapilir-1.jpg

e-Devlet üzerinden yapacağınız abonelikler direkt olarak iptal edilmemesinden dolayı gerekli olan belgeleri ayrıca hazırlamanız gerekiyor. Fesih başvurusu ile başlayan sürecin devamında ihtiyacınız olan bazı belgeler var. Bu belgeler ise iptal etmek istediğiniz abonelik hizmetini sunan kuruma göre değişiklik gösteriyor.

ASUS, V16 dizüstü bilgisayarını tanıttı! İşte özellikleri

ASUS, giriş seviyesi oyunculara ve içerik üreticilerine hitap eden yeni dizüstü bilgisayarı V16 modelini duyurdu. 16 inç büyüklüğündeki cihaz, hem güçlü donanım bileşenleri hem de ilginç tasarım detaylarıyla dikkat çekiyor.

ASUS, V16 dizüstü bilgisayarını duyurdu

Intel’in 14. nesil mobil işlemcileriyle gelen model, NVIDIA GeForce RTX 5060’a kadar grafik kartı seçenekleri sunuyor. ASUS V16, Intel Core i5-210H ve Core i7-240H işlemcilerle yapılandırılabiliyor.

ASUS, V16 dizüstü bilgisayarını duyurdu.

Grafik tarafında ise kullanıcılar, RTX 50 serisinin orta segmentte konumlanan RTX 5060 modeline kadar yükseltme yapabiliyor. Bu kombinasyon, temel düzeyde oyun deneyimi ile video düzenleme ve görsel içerik üretimi gibi işlemler için yeterli gücü sağlıyor.

Cihazın ekranı 1920×1200 piksel çözünürlükte, 144Hz tazeleme oranına sahip bir IPS panelden oluşuyor. 16:10 en-boy oranı geniş bir çalışma alanı sunarken; 300 nit parlaklık ve %45 NTSC renk doğruluğu, tüm temel ihtiyaçları rahatlıkla karşılıyor.

iPhone 18 serisi, yeni RAM teknolojisiyle geliyor!

iPhone 18 serisi, yeni RAM teknolojisiyle geliyor!

Apple, iPhone 18 serisinde yeni RAM teknolojisi sunmaya hazırlanıyor. Bu hamle, akıllı telefon sektöründe dengeleri değiştirebilir.

Bellek tarafında cihaz, 32 GB’a kadar 5600 MHz DDR5 RAM desteği sağlıyor. Depolama olarak da PCIe 4.0 bağlantılı 512 GB veya 1 TB SSD seçenekleri sunuluyor. Bağlantı portları arasında USB-C, iki adet USB-A, HDMI 2.1, 3.5 mm kulaklık girişi ve güç bağlantısı yer alıyor.

Güvenlik ve kullanıcı gizliliğine yönelik olarak cihazda fiziksel kapaklı 720p çözünürlüklü bir web kamerası bulunuyor. Klavye tarafında ise tek bölge aydınlatmalı ve 1.7 mm tuş derinliğine sahip tam boy bir tasarım mevcut.

Peki siz bu ürün hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

WhatsApp GIF Yapma Rehberi – 2025

Popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp üzerinden telefonunuzda kayıtlı olan videolardan çok hızlı bir şekilde GIF yapabileceğinizi biliyor muydunuz? 2016 yılında mesajlaşma uygulamasına gelen yeni güncelleme ile kullanıcılar GIF göndermeye başlamıştı.

Peki ya WhatsApp üzerinden nasıl GIF yapabiliriz? Ekstra bir uygulamaya ihtiyacımız var mı? 6 saniye ve daha kısa videolarımızdan GIF nasıl üretebiliriz? İşte karşınızda 2025 yılı WhatsApp GIF yapma rehberi…

WhatsApp üzerinden kendi videolarınızla GIF yapmak

WhatsApp 2016 yılında yeni yayınladığı güncellemesi ile birlikte kullanıcılarına hem hazır GIF gönderme özelliğini hem de kullanıcıların telefonlarında kayıtlı olan 6 saniye ve daha kısa olan videolardan GIF üretmelerine izin verdi. Peki ya hiç bir uygulamaya ihtiyaç duymadan GIF nasıl oluşturabilirsiniz?

  • Adım 1: GIF göndermek istediğiniz kişiyle olan sohbetinize girin.
  • Adım 2: Sohbet kutunuzun yanında olan ‘+’ simgesine basın.
  • Adım 3: Fotoğraf VE Video Galerisi seçeneğine tıklayın.
  • Adım 4: GIF yapmak istediğiniz videoyu seçin.
  • Adım 5: GIF yapmak istediğiniz videoyu kırpma yerinden 6 saniye ya da daha kısa olacak şekilde kısaltın.
  • Adım 6: Kırpma yerinin altında olan ‘GIF’ yazısına tıklayın.
  • Adım 7: GIF olarak seçtiğiniz videoyu aşağıda bulunan mavi oka basarak gönderin.

WhatsApp üzerinde kayıtlı olan hazır GIF’ler nasıl gönderilir?

WhatsApp üzerinde kayıtlı olan ve sohbetinizi neşelendirecek GIF’ler nerede kayıtlıdır? Nasıl gönderebilirsiniz? İşte hızlı bir şekilde kayıtlı olan GIF’leri gönderme rehberi!

  • Adım 1: Sohbet kutunuzun yanında olan katlanmış kağıt işaretine basın.
  • Adım 2: Ardından karşınıza kayıtlı olan Stickerlarınız çıkacak. Aşağıda yazan GIF yazısına tıklayın.
  • Adım 3: 5 kategoriden oluşan GIF listesi artık karşınızda. Beğendiğiniz GIF’i seçin.
  • Adım 4: Ardından karşınıza çıkan ekrandaki mavi oka basarak gönderin.

WhatsApp üzerinden hem kayıtlı olan videolarınızdan GIF göndermenin hem de sistemde kayıtlı olan GIF gönderme rehberinin sonuna geldik. Peki ya WhatsApp ile ilgili merak ettiğiniz başka şeyler var mı? Düşüncelerinizi ve başka istediğiniz önerilerinizi Yorumlar kısmında bekliyoruz.

Evden çalışanlar için 10 siber güvenlik önerisi

Covid-19 salgınının tüm dünyada etkisini göstermesi ile birlikte değişen yaşam şartları, birçok sorunu da beraberinde getirdi. Özellikle iş dünyasını derinden etkileyen pandemi koşulları, neredeyse pek çok şirketin uzaktan çalışma modeline geçmesine sebep oldu.

Hal böyle olunca özellikle bilgisayar üzerinden işlerini yürüten şirketler, evden çalışma modelini hızlı bir şekilde benimseyerek çalışanlarını evlere gönderdi. Bununla beraber tüm işlerini evlerinden yürütmek zorunda kalan çalışanlar için bilgisayar ve internet güvenliği de önem teşkil etmeye başladı.

Siber tehditlere karşı dikkat!

Günümüzde gelişen internet ve teknolojinin yarattığı siber zorbalıklar, evden çalışan son kullanıcılar için de bir tehdit haline geldi. Özellikle kötü niyetli kişiler tarafından ele geçirilmek istenen şirket verileri o şirketin çalışanlarını zor duruma düşürüyor.

KuppingerCole tarafından yapılan bir araştırmaya göre pandemiyle beraber uzaktan çalışmaya geçilmesi, siber suçlarda yüzde 238‘lik bir artışa sebep oldu. Tam bu noktada uzaktan çalışan okurlarımız için işe yarayacak siber güvenlik ipuçlarını derledik.

İşte evden çalışanların bilmesi gereken 10 siber güvenlik ipuçları;

1. Kişisel ve iş cihazlarınızı ayırın

Popüler bilgisayar markası HP tarafından gerçekleştirilen bir anket sonucuna göre uzaktan çalışanların yüzde 70‘inin internette dolaşmak gibi kişisel şeyler için iş cihazlarını kullandığı belirtiliyor. Ancak siber güvenlik uzmanlarına göre bu tür davranışlar iş cihazına ait güvenliğin ihlal edilme olasılığını artırdığı için güvenlik açısından büyük bir sorun teşkil ediyor.

Bu sebeple iş bilgisayarınızı, kötü niyetli kişilerden korunmak adına, kişisel işleriniz için kullanmamanız ve ikinci bir bilgisayar tercih etmeniz tavsiye ediliyor. Hatta aynı politikanın akıllı telefonlar için de uygulanması gerektiği belirtiliyor.

2. Çalışma cihazlarını fiziksel olarak güvenli hale getirin

Yapılan araştırmalara göre işlerini uzaktan yürüten pek çok çalışan, iş cihazlarını fiziksel olarak güvence altına almıyor. Bu durumda da haliyle cihazların çalınma ve kaybolma olasılığı artıyor. Uzmanlar fiziksel olarak güvence altına alınmayan iş cihazlarının dışarıya çıkarılmasını önermiyor.

Ayrıca çalışan ebeveynler, cihazlarını küçük çocuklardan ve evcil hayvanlardan korumaları gerektiği konusunda uyarılıyor.

3. Wi-Fi ağınızı koruyun

Evden çalışma konusunda en büyük güvenliğe ihtiyaç duyanların başında tabii ki ev internetiniz ve Wi-Fi yönlendiriciniz geliyor. Yönlendiriciler internet alemine açılan bir kapı olduğundan, yüksek öncelikli olarak korunması gerekiyor.

Bu noktada güçlü bir parola kullanmak yönlendiricinizi olası saldırılara karşı koruyacağı gibi aygıt yazılımını güncel tutmakta önem arz ediyor. Ek olarak yönetici kimlik bilgilerini düzenli olarak değiştirmekte bilgisayar korsanları tarafından hedef olma konusunda size destek olacaktır.

4. Bir VPN hizmeti kullanın

Bazı şirketler tarafından uzaktan çalışanlar için yüksek kaliteli VPN hizmeti kullanma zorunluluğu bulunuyor. Çünkü bir VPN servisi kullanmak, iş cihazlarını Ortadaki Adam olarak adlandırılan saldırı yöntemlerine ve oturum kaçırma gibi tehditlere karşı koruma sağlıyor.

VPN hizmetleri uçtan uça şifreleme gibi destekler sunduğu için kötü niyetli saldırganlar ev ağına erişim sağlasa dahi şirket ağına sızma noktasında zorluk yaşıyor. Bu sebep bir VPN hizmeti kullanılması uzmanlar tarafından şiddetle tavsiye ediliyor.

vpn uygulamaları, en çok kullanılan vpn, android vpn uygulamaları, ios vpn uygulamaları

5. Kayar web kamerası kapağı kullanın

Web kameraları, uzaktan çalışanların birbirleri ile devamlı iletişim halinde kalması için son derece önemli araçlar. Ancak gelişen siber tehditler ne yazık ki kötü niyetli kişilerin bu araçları da ele geçirmesini sebep oluyor.

Web kamerasına uzaktan erişim sağlamak günümüzde oldukça kolay bir işlem olduğundan gizlilik açısından bu hususa hassasiyet gösterilmesi gerekiyor. Bu sebeple şirketler çalışanlarının web kamerasını kapatabilmesi için web kamerası kapağı edinmeleri konusunda uyarıyor.

6. İş cihazlarını şifreleyin

Cihazlarınızı şifreli kullanmak, çevrimiçi ortamlar için oldukça güven sağlıyor. Cihazlarınızı profesyonel derecede şifreli kullanmak olası hırsızlığın önüne geçmesi noktasında önem arz ediyor. Bu sebeple uzmanlar güvende kalınması sebebiyle şifre yönetiminize dikkat etmeniz konusunda uyarıyor.

7. Sistem yazılımını güncelleyin

Cihazlarda kullanılan yazılım ürünleri zaman zaman hatalar ile karşılaşabiliyor. Bu durumda ise yazılımı sunan şirketler güvenlik güncellemesi ve hata düzeltmeleri adı altında yeni sürümler yayınlıyor. Güvenlik uzmanları bu noktada, kullanılan yazılımların güncel tutulmasını öneriyor. Bu sayede oluşabilecek güvenlik açıklarının önüne geçilmesi hedefleniyor.

8. Merkezi depolama çözümleri kullanın

Uzmanlara göre merkezi depolama çözümlerini tercih etmek, veri hırsızlığına karşı korunma noktasında önemli bir adım. Uzaktan çalışanları hedef alan kötü niyetli kişiler, şirketlerin verilerine erişmeyi amaçladığından Tresorit veya NextCloud gibi güvenli bir bulut hizmeti kullanılması tavsiye ediliyor.

9. Parolalarınızı güvende tutun

Cihazlarınız ve çevrimiçi hesaplarınız için oldukça güçlü parolalar seçmeniz, olası kaba kuvvet saldırılarına karşı savunmanızı güçlendirecektir. Şifrelerinizin ele geçirilmesi cihazınıza erişimin yanı sıra iş verilerine erişimi de kolaylaştıracağından ötürü parolalarınızı güvende tutmanız büyük önem teşkil ediyor.

Bu noktada güçlü parola oluşturmada zorlanmamak ve her yere koyduğu farklı şifreleri unutmamak adına şifre yöneticisi kullanımı tavsiye ediliyor.

10. Cihazları atmadan önce verileri silin

Herhangi bir cihazınızı satmadan veya kullanımını sonlandırmadan önce tüm sisteme ait verileri silmeniz tavsiye ediliyor. Tüm modern cihazlar, diskte depolanan tüm verileri biçimlendiren fabrika ayarlarına sıfırlama seçenekleri sunduğundan, kimlik hırsızlığının önüne geçmek amacıyla bu hizmetlerin kullanılması gerekiyor.

Hassas iş verilerini silmek için bağımsız uygulamalarda olduğunu belirten uzmanlar, gizli endüstrilerde çalışanların verilerini silme konusunda DoD 5220.22-M standardını kullanmalarını tavsiye ediyor.

Bitcoin hakkında az bilinen ilginç gerçekler

2009 yılında piyasaya sürülen dijital para birimi Bitcoin popülerliğini günden güne artırıyor. Özellikle genç ve teknoloji meraklılarının dikkatini çeken kripto para birimi, geleneksel paraların aksine anti-otoriter ve özgürlükçü yapısıyla dikkat çekiyor.

Neredeyse herkesin dilinde olan Bitcoin, rap şarkılarından tutun Hollywood filmlerine kadar hayatımızın her alanına girmiş durumda. İşte herkese ve her şeye ilham kaynağı olan dünyanın en popüler kripto para birimi hakkında ilginç gerçekler.

Bitcoin hakkında ilginç bilgiler

  • Bir adam yanlışlıkla çöpe 290 milyon dolar attı

Düşüncesizce hatalar pek çoğumuza para kaybettirmiştir. Ancak kimsenin eski bir sabit diski çöpe atarak n 290 milyon dolar kaybetmemiştir. Güney Galler’deki Newport’tan James Howells için bu kabus senaryosu gerçek oldu.

Teknolojiye meraklı bir birey olan Howells, para biriminin 2009’da piyasaya sürülmesinden kısa bir süre sonra 7.500 Bitcoin satın aldı. Kripto paralarını çekmecesindeki bir sabit diskte barındıran Howells, zaman içinde Bitcoin‘i tamamen unuttu ve diski çöpe attı. 2013’te hatasını fark ettiğinde çöpe attığı para 7,5 milyon dolardı.

Bitcoin

O dönemden itibaren kayıp diskini bulmak için yanıp tutuşan talihsiz “milyoner”, yerel yönetim konseyine kazı izni için paranın dörtte birini ödemeyi teklif etti. Ancak Newport konseyi, lisans izinleri bunun mümkün olmadığını söylüyor.

Kazının maliyeti ve potansiyel çevresel hasarı göz önüne alındığında, “diski bulma veya hala çalışır durumda olacağı garantisi olmadan” bunu yapmayı reddediyorlar. Kayıp paranın bugünkü değeri ise tam olarak 302 milyon 965 bin 500 dolar.

  • Hacker’lar çalınan Bitcoin’i bağışladı

Çeşitli borsalarda bulunan kripto para birimlerinin karşı karşıya kaldığı en büyük risk siber saldırılar. İsimsiz bir hacker grubu, “Robin Hood” olma kararı alarak bu siber saldırıları gerçekleştirdi. Büyük şirketlerden Bitcoin çalan korsanlar, işin sonunda birkaç milyon dolar elde ettiler.

Ancak Dark Web‘e göre, saldırıyı gerçekleştiren siber suçlular tüm parayı kendilerine ayırmak yerine hayır kurumlarına katkıda bulunmayı tercih ettiler. Ekim 2020’de yapılan bir açıklamaya göre Sahra altı Afrika’ya temiz su sağlayan bir yardım sağlayan su projesi ve Children International‘a binlerce dolar değerinde yardım yapıldı. Ancak bazı hayır kurumları ahlaki gerekçelerle paralarını reddetti.

Bitcoin
  • LinkedIn kurucusu Bitcoin rap savaşı başlattı

LinkedIn‘in kurucu ortağı Reid Hoffman, Eylül 2019’da YouTube‘da Bitcoin temalı bir rap videosu yayınladı. Hamilton müzikalini izledikten sonra buradan ilham aldığını söyleyen ünlü iş insanı, rap müziğin “kripto para birimi ve merkezi para birimleri arasındaki güçlü tartışmayı” keşfetmek için mükemmel bir yol olacağını düşündü.

Videoda Alexander Hamilton, Bitcoin‘in esrarengiz yaratıcısı Satoshi Nakamoto karşılıklı bir söz düellosuna girişiyor. Her ne kadar tamamen parodi gibi görünse de Hoffman, Bitcoin‘e karşı çelişkili tutumları düzgün bir şekilde özetliyor.

  • Hindistan’ın kripto para kaçırmaları

Hindistan da diğer pek çok ülke gibi Bitcoin ve diğer kripto para birimlerinin popülerliğinden etkilendi. Ancak Asya ülkesi, kriptonun çirkin yüzüne denk geldi. Varlıklı ailelerin üyelerini kaçıran fidyeciler, rehineleri serbest bırakmak için sık sık Bitcoin talep etti.

Örneğin Aralık 2020’de sekiz yaşındaki bir çocuk dedesiyle yürürken Karnataka’da kaçırıldı. Suçlular, babası zengin bir yatırımcı olan çocuğun serbest kalması için 100 Bitcoin (4 milyon dolar) ödenmesini talep etti.

Bitcoin

Neyse ki, eyalet polisi, sekiz yaşındaki çocuğu fidye ödemesi yapılmadan kurtarmayı başardı ve altı suçluyu tutukladı. Bu kaçırma olayı, 2018‘den bu yana ülkede gerçekleşen üçüncü Bitcoin gaspı girişimi vakası oldu. Gujarat‘ta bir işadamı, 3 milyon dolarlık Bitcoin dolandırma umuduyla kendi kaçırılmasını bile taklit etmeye çalıştı.

  • Kurt Russell’ın oynadığı Bitcoin tabanlı suç draması

Ünlü oyuncu Kurt Russell, 2019 yılında New York Bitcoin pazarındaki yozlaşmaya dayanan garip bir finansal suç dramasında yer aldı. Crypto isimli film, hem izleyicilerden hem de eleştirmenlerden oldukça iyi puanlar aldı.

Bazıları bunun 1990’ların ucuz internet filmlerini hatırlattığını söyleyerek oldukça beğendiğini ifade etti. Film, Rus siber suçlulardan oluşan bir çetenin kripto paraları kullanarak kara para aklama planına odaklanmaktadır.