Doksanlı yıllara damgasını vuran en iyi oyunlar -1

Doksanlı yıllarda ortaya çıkmaya başlayan bilgisayar, konsol ve atari oyunları, bugün halen oynadığımız bir çok oyun serisinin de temellerini attı. O günlerde başından kalkamadığımız bir çok retro oyun ise zamanın ruhuna ayak uyduramadı ve eski günlerden hoş bir hatıra olarak kaldı.

Doksanlı yıllarda, Türkiye’de bilgisayar sahibi olmak ve bilgisayarda oyun oynamak büyük bir lükstü. Doksanlar öncesinde ise kişisel bilgisayarların yerinde Commodore 64 gibi, hem oyun oynanabilecek hem de programlama yapılabilen bilgisayarlar vardı. Bu anlamda konsollar ve atari salonları dönemin çocuklarının imdadına koşuyordu.

Doksanlı yıllar ve hayatımızı değiştiren dövüş oyunları

Bilgisayar henüz yaygınlaşmamış olsa da, Türkiye’nin dört bir yanında karşımıza çıkan bugünün internet kafelerinin temelini atan atari salonları, 90’larda çocukluğunu yaşayan neslin oyunlarla buluştuğu ender mekanlardandı.

Doksanlı yıllar, tarihsel anlamda 1990 yılı ile başlasa da, video oyunlarının bilgisayar oyunlarına dönüşmeye başladığı 1989, önemli bir milat olmuştu. Henüz 1989 yılında üç boyutlu oyunlar hayatımıza girmemişti. Buna karşın oyun dünyasına büyük yenilikler katan Prens of Persia, 1989 yılında hayatımıza girdi. İlk FPS temelli üç boyutlu oyun için ise fazla beklemeyecektik.

Doksanlı yıllara damga vuran retro oyunlar ve dönemin ilkleri

Doksanlı yıllara damgasını vuran ve bugün retro olarak gördüğümüz oyunlar o kadar fazla sayıda ki, tek bir dosyaya sığdırmak haksızlık olur. Bu yüzden de oldukça kapsamlı olan dosyanın ilk bölümünde hem doksanlı yılların ilk oyunlarını hem de döneme ve bugüne damga vuran dövüş oyunlarını bir araya getirmeye çalıştık.

Prince of Persia

2000’li yıllarda başından ayrılamadığımız, Prince of Persia ilk defa 1989 yılında Apple II için yayınlandı. Bir yıl sonra 1990’da ise MS/DOS yani Windows’un atasını çalıştıran kişisel bilgisayarlar için yayınlanan oyun, döneminde büyük ses getirdi.

Bunun temel sebebi ise oyunda ilk defa insan hareketlerini gerçekçi olarak yansıtılmasını sağlayan Motion Capture tekniğinin kullanılması. Jordan Mechner tarafından hayata geçirilen oyunda karakterlerin hareketlerini, Mechner’in kardeşi canlandırmıştı. Bu da oyunda karşımıza çıkan hareketlerin çok daha gerçekçi olmasını sağlamıştı.

doksanlı yılların oyunları, retro oyunlar, eski oyunlar, atari oyunları, dövüş oyunları

Oyunun bugün bile aklımızda kalan müziklerinin altında ise Mechner’in babasının imzası bulunuyor. Tam anlamıyla aile üretimi olan Prens of Persia’nın hikayesi de o dönemin popüler film serisi Indiana Jones’tan esinlenmişti.

Daha sonrasında ise Prince of Persia, geçmişten aldığı bu akrobatik özellikleri ve ilginç hikayesiyle uzun yıllar bilgisayar ve konsolların vazgeçilmez oyunlarından biri oldu. Prince of Persia, doksanlı yılların oyunlar konusunda nasıl bereketli olacağının da ilk göstergesiydi.

Wolfenstein 3D

Üç boyutlu oyunlar bugün için çok normal bir teknoloji olsa da, doksanlı yılların oyunları için üç boyutlu tasarım büyük bir devrimdi. Her ne kadar Wolfenstein ilk üç boyutlu oyun olmasa da, bu yeni grafiksel devrimi, popüler hale getiren önemli köşe taşlarından biri.

Yine First Person Shooter ( Birinci şahıs nişancı) temelli ilk oyun olma gibi bir ilkle karşımıza çıkıyor.  Bildiğiniz gibi FPS oyunlarının gelişimi ancak üç boyutlu grafiklerle birlikte mümkün olabildi.

doksanlı yılların oyunları, retro oyunlar, eski oyunlar, atari oyunları, dövüş oyunları

Wolfenstein yine doksanlı yıllara damgasını vuran ve aynı oyun firması Id Software‘in elinden çıkan Doom oyunu için de ilham kaynağı olmuştur.

Oyun aslında Apple’da geliştirilmiş olan Castle of Wolfenstein oyununa dayanıyor. Oyunun yapımcıları zevkle oynadıkları bu oyunu farklı bir senaryoyla üç boyutlu hale getiriyorlar. Aslında oyun için önce farklı isimler düşünülüyor. İlk oyunun yapımcısının batmasıyla birlikte, Wolfenstein isim hakkı da boşa düşmüş oluyor.

Retro oyunlar arasında önemli bir yere sahip olan Wolfenstein, bir tür Nazilerin ikşnci dünya savaşı sonunda güçlendiği bir paralel evrende geçiyor. Black Sun isimli gizli bir teknoloji keşfeden Naziler, silahların daha fazla hasar vermesini sağlıyor. İnsanların da fiziksel anlamda daha güçlü olmasını sağlayan bu deneyleri sonlandırmak ise, yönlendirdiğimiz B.J. Blazcowicz karakterine kalıyor.

e-Devlet ile Adli Sicil Kaydı Sorgulama ve Sildirme

e-Devlet, birçok resmi işlemi internet üzerinden gerçekleştirme imkanı sunar. Bu hizmet sayesinde kişiler, pek çok işlemi kolay bir şekilde hallederken zamandan da tasarruf ediyor. Günümüzde çeşitli nedenlerden dolayı kurum ve kuruluşlar için bazı belgelere gerekiyor. Adli sicil kaydı da bu belgeler arasında yer alıyor. Böylelikle de en çok merak edilen konulardan birisi e-Devlet Adli Sicil Kaydı sorgulama ve sildirme oluyor.

Özellikle iş başvurularında sicil kaydı büyük önem taşıyor. Bu nedenle de belgenin kolay bir şekilde alınması ve temiz olması gerekiyor. Ayrıca pek çok kişi adli sicil kaydına nasıl ulaşacağını da bilmiyor. Bu yazımızda da e-Devlet’ten adli sicil kaydı sorgulama ve sildirme işlemlerini açıkladık.

e-Devlet abonelik iptali

e-Devlet Adli Sicil Kaydı Sorgulama nasıl yapılır?

  • İlk olarak e-Devlet resmi internet sayfasına gidin ve kimlik doğrulama işlemini gerçekleştirin.
  • Karşınıza çıkan arama butonuna ‘Adli Sicil Kaydı Sorgulama‘ yazın ve arayın.
  • Sisteme giriş yaptıktan sonra karşınıza çıkan bilgilendirme ekranının altında yer alan kutucuğu işaretleyin ve işleme devam edin.
https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2022/02/e-Devlet-ile-Adli-Sicil-Kaydi-Sorgulama-ve-Sildirme-2.png
  • Daha sonra açılan sayfadaki nüfus bilgilerinizi girin. Bu sayfada belgenin neden istendiği, nereye verileceği gibi sorulara da yanıt vermeniz gerekiyor.
https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2022/02/e-Devlet-ile-Adli-Sicil-Kaydi-Sorgulama-ve-Sildirme-3.png
  • Sonrasında ise ‘Devam Et‘ butonuna basın.
  • Son olarak sicil kaydınıza dair bilgiler bir dosya şeklinde karşınıza çıkıyor. Dosyayı indirebilir, yazdırabilir ya da ekran görüntüsü alabilirsiniz.

Adli Sicil Kaydı Sildirme nasıl yapılır?

Bu kayıt her istenildiğinde silinmiyor. Silinmesi için belirli şartlar vardır. Bu şartlar gerekli şartların uygun olması gerekiyor. Şartlar uygun olduğu takdirde ise herhangi bir mağduriyetin oluşmaması için yasal prosedürler kapsamında sicil kaydı silme olanağı tanınıyor.

https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2022/02/e-Devlet-ile-Adli-Sicil-Kaydi-Sorgulama-ve-Sildirme-5.jpg

Aynı zamanda en çok merak edilen konulardan birisi de adli sicil kaydının e-Devlet üzerinden silinip silinmemesidir. Sicil kaydı, e-Devlet’ten direkt olarak silinmiyor. Sicil kaydı, koşulların gerçekleşmesiyle birlikte otomatik olarak silinir. Ancak bu süreç ve şartlar dışındaysanız bir başvuruda bulunmanız gerekiyor. Bunun için de “Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü“ne bir dilekçe vermelisiniz. Dilekçeyi direkt olarak elden verebileceğiniz gibi PTT aracılığıyla da postalayabilirsiniz.

Dilekçede başvuruda bulunan kişinin ıslak imzası görülmelidir. Aynı zamanda nüfus cüzdanı fotokopisi ve sabıka kaydı da aynı gün içerisinde teslim edilmelidir.

Samsung Galaxy S25 FE yakında çıkacak! İşte işlemcisi

Samsung, Galaxy S24 FE’nin devamı niteliğindeki yeni Fan Edition modeli Galaxy S25 FE üzerinde çalışıyor. Euhtemelen Eylül veya Ekim ayında tanıtılması beklenen cihazın, bazı teknik detayları gün yüzüne çıktı. Cihazın kod adı “R13”, model numarası ise “SM-S731B” olacak.

Galaxy S25 FE yakında geliyor

Yeni sızıntılara göre Galaxy S25 FE, donanım tarafında Exynos işlemci kullanmaya devam ediyor. Telefonda, geçtiğimiz yıl tanıtılan Exynos 2400e yonga seti yer alacak. 4 nanometre üretim süreciyle geliştirilen bu işlemci, günlük kullanım için yeterli performans sunuyor.

Galaxy S25 FE yakında geliyor.

Ancak Snapdragon 8s Gen 4 gibi daha güncel yongalarla kıyaslandığında, verimlilik ve güç açısından geride kaldı. Bu detay, Samsung’un Exynos 2500 serisini henüz hazır hale getirmediğini ortaya koyuyor.

iPhone 18 serisi, yeni RAM teknolojisiyle geliyor!

iPhone 18 serisi, yeni RAM teknolojisiyle geliyor!

Apple, iPhone 18 serisinde yeni RAM teknolojisi sunmaya hazırlanıyor. Bu hamle, akıllı telefon sektöründe dengeleri değiştirebilir.

Yazılım tarafında ise Galaxy S25 FE güncel bir kullanıcı deneyimi sunacak. Cihaz, Android 16 tabanlı One UI 8 ile çalışacak. Bu yeni arayüz, Temmuz ayında tanıtılması planlanan Galaxy Z Fold 7 ve Galaxy Z Flip 7 modelleriyle birlikte ilk kez gösterilecek. Galaxy S25 FE de kutudan doğrudan bu yazılımla çıkacak.

Ekran ve batarya özellikleriyle ilgili resmi bir açıklama bulunmuyor. Fakat bir önceki model olan Galaxy S24 FE’de kullanılan 6.7 inç AMOLED ekran ve 4.700 mAh bataryanın, bu modelde de korunması bekleniyor. Galaxy S24 FE, 1.900 nit parlaklığa kadar çıkabilen ekranıyla dikkat çekmişti.

Peki siz bu cihaz hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

6500 mAh pil ve 120 Hz ekran: iQOO Z10x tanıtıldı!

iQOO, ürün yelpazesini genişletmek için çalışmalarını sürdürüyor. Çinli marka son olarak teknik özellikleriyle ve fiyatıyla dikkat çeken Z10x modelini tanıttı. Peki, iQOO Z10x tam olarak neler sunuyor?

iQOO Z10x, 6.72 inç, 2408×1080 piksel çözünürlük ve 120 Hz yenileme hızı sunan LCD bir panelle geliyor. Buna ek olarak, panelde 1050 nit maksimum sunulduğunu belirtelim.

iQOO Z10x özellikleri ve fiyatı

Akıllı telefonda MediaTek Dimensity 7300 işlemcisi kullanılıyor. Ayrıca, 8/12 GB RAM ve 128/256/512 GB dahili depolamayla raflardaki yerini alıyor.

Önde 8 MP selfie kamerası yer alırken, arkada 50 MP ana ve 2 MP derinlik sensöründen oluşan çift kamera kurulumu bulunuyor.

Ürün, 44W hızlarında şarj olabilen 6.500 mAh’lik bir batarya kullanılıyor. Dahası, fiyatları 153 dolardan başlıyor ve 223 dolara kadar çıkabiliyor.

ÖzellikDetaylar
Ekran6.72 inç LCD, 2408×1080 piksel çözünürlük, 120Hz yenileme hızı, 1050 nit maksimum parlaklık
Göz KorumasıTÜV Rheinland düşük mavi ışık sertifikası, donanım seviyesinde DC karartma (flicker-free görüntü)
İşlemciMediaTek Dimensity 7300
Depolama TeknolojisiUFS 3.1
AnTuTu PuanıYaklaşık 750.000
Soğutma SistemiIce-sealed 3D soğutma sistemi
İşletim SistemiOriginOS
Arka Kamera50 MP ana kamera, matrix tarzı çift kamera dizilimi, Halo nefes ışığı (bildirimler için)
Batarya6500 mAh
Şarj Özellikleri44W hızlı şarj (1%-50% yaklaşık 40 dakikada), doğrudan bypass şarj, ters şarj desteği, 5 yıl batarya sağlık garantisi
Kalınlık ve Ağırlık8.09 mm kalınlık, 204 g ağırlık
DayanıklılıkMIL-STD-810H askeri dayanıklılık sertifikası, IP64 toz ve su sıçramasına karşı dayanıklılık
SesÇift stereo hoparlör, %400 ses artırımı
BağlantıWi-Fi 6, Bluetooth 5.4, Kızılötesi uzaktan kumanda
GüvenlikYan tarafa monte parmak izi okuyucu
Renk SeçenekleriWind Feather Green, Moonrock Titanium, Starry Black
Fiyatlar– 8GB+128GB: 1099 yuan (~153$)
– 8GB+256GB: 1199 yuan (~167$)
– 12GB+256GB: 1399 yuan (~195$)
– 12GB+512GB: 1599 yuan (~223$)

Samsung, bir modeli için daha One UI 7 güncellemesini yayınladı!

Samsung, daha önce defalarca ertelenen One UI 7 güncellemesini uyumlu modeller için sunmaya devam ediyor. Güney Koreli marka son olarak bir modeli için daha One UI 7 sürümünü kullanıma sundu.

Android 15 tabanlı One UI 7 güncellemesi Galaxy Z Flip 3 modeli için yayınlandı. Yeni sürüm ilk olarak Güney Kore’de dağıtılıyor ve F711NKSU8KYD9 yapı numarasıyla geliyor. Bununla birlikte, önümüzdeki günlerde diğer bölgelere de gelmesi bekleniyor. Yaklaşık 3,5 GB boyutlarında olduğunu da belirtelim.

One UI 7 önümüzdeki günlerde Türkiye’ye geldiğinde güncelleme bildirimi otomatik olarak cihazınıza düşecek. Aksi bir durumda ise Ayarlar > Yazılım Güncellemesi > İndir ve Yükle adımlarını izleyerek telefonunuzu manuel olarak yeni sürüme yükseltebilirsiniz. Bu adımları uygulamanıza rağmen güncellemeyi hala bulamıyorsanız, yamanın henüz bölgenize ulaşmamış olma ihtimaline karşın bir süre daha beklemeniz gerekebilir.

One UI 7 güncellemesiyle uyumlu modeller ise şu şekilde;

Not: Aşağıdaki listeye kutudan çıkar çıkmaz One UI 7’yi çalıştıran Galaxy S25 serisi gibi modeller dahil edilmemiştir.

Galaxy S serisi

  • Galaxy S24 Ultra
  • Galaxy S24+
  • Galaxy S24
  • Galaxy S24 FE
  • Galaxy S23 Ultra
  • Galaxy S23+
  • Galaxy S23
  • Galaxy S23 FE
  • Galaxy S22 Ultra
  • Galaxy S22+
  • Galaxy S22
  • Galaxy S21 FE
  • Galaxy S21 Ultra
  • Galaxy S21+
  • Galaxy S21

Galaxy Z serisi

  • Galaxy Z Fold 6
  • Galaxy Z Fold 5
  • Galaxy Z Flip 6
  • Galaxy Z Flip 5
  • Galaxy Z Fold 4
  • Galaxy Z Flip 4
  • Galaxy Z Fold 3
  • Galaxy Z Flip 3

Galaxy A serisi

  • Galaxy A73
  • Galaxy A55
  • Galaxy A54
  • Galaxy A53
  • Galaxy A35
  • Galaxy A34
  • Galaxy A33
  • Galaxy A25
  • Galaxy A24
  • Galaxy A23
  • Galaxy A16
  • Galaxy A15 (LTE+5G)
  • Galaxy A14 (LTE+5G)

Galaxy Tab serisi

  • Galaxy Tab S9 FE+
  • Galaxy Tab S9 FE
  • Galaxy Tab S9 Ultra (Wi-Fi/5G)
  • Galaxy Tab S9+ (Wi-Fi/5G)
  • Galaxy Tab S9 (Wi-Fi/5G)
  • Galaxy Tab S8 Ultra (Wi-Fi/5G)
  • Galaxy Tab S8+ (Wi-Fi/5G)
  • Galaxy Tab S8 (Wi-Fi/5G)

Galaxy F serisi

  • Galaxy F55
  • Galaxy F54
  • Galaxy F34
  • Galaxy F15

Galaxy M serisi

  • Galaxy M55
  • Galaxy M54
  • Galaxy M34
  • Galaxy M53
  • Galaxy M33
  • Galaxy M15

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Samsung’un son dönemde uyguladığı güncelleme politikası nasıl?

Ekran kartı kaç GB nasıl öğrenilir?

Ekran kartı ya da grafik kartı olarak adlandırdığımız donanımlar, bilgisayarların monitörlere görüntü vermesini sağlayan birimlerdir. Yapısal olarak anakart veya işlemci içerisine entegre olabilirler. Bunlara dahili grafik kartları denir. Ayrı olarak satılan veya entegre olmayanlara ise harici grafik kartı denir.

Aralarındaki bir diğer fark ise, harici olanların kendi bellekleri vardır. Bu sebeple çoğu senaryoda cihazınızın sistemindeki bellekleri ihtiyaç olmadığı sürece kullanmazlar. Dahili olanlar ise bilgisayarların içerisinde bulunan RAM’lerden ihtiyacı kadar olan kısmını kullanır. Peki kaç GB olduğunu nasıl öğrenebiliriz?

Ekran kartı özellikleri nasıl öğrenilir?

  • 1. yöntem
    • Başlat menüsünü girin.
    • Arama kısmına dxdiag yazın ve çıkan uygulama ikonuna tıklayın.
    • Bu sayfada cihaza dair tüm bilgiler karşımıza çıkıyor.
    • Burada Display Memory ya da Görüntü Belleği (VRAM) olarak MB cinsinden karşımıza çıkan değer ekran kartı bellek miktarıdır.
Ekran kartı
  • 2. yöntem
    • Masaüstünde boş bir yere sağ tıklayın.
    • Ardından Görüntü Ayarları seçeneğini seçin.
    • Açılan menüde Görüntü Bağdaştırıcısı Özellikleri’ne tıklayın.
    • Burada karşımıza çıkan özelliklerden Ayrılmış Video Belleği, ekran kartı belleğini gösterecektir.
Snapdragon 8 Gen 2 işlemci hakkında önemli bilgi!

Snapdragon 8 Gen 2 işlemci hakkında önemli bilgi!

Snapragon 8 Gen 1'in devamı Snapdragon 8 Gen 2, kaynaklara göre AV1 video codec destekleyecek. Bu ne anlama geliyor?
Ekran kartı
  • 3. yöntem
    • GPU-Z isimli uygulamayı indirmek için burayı tıklayın.
    • İndirdiğiniz exe dosyasını kurun.
    • TechPowerUp GPU-Z uygulamasını açın.
    • Yukarı tarafta grafik kartınızın ismini, aşağıda ise özelliklerini görebilirsiniz.
    • Memory Size ise, ekran kartı belleğini gösterecektir.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi SDN Forum‘da veya yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

İkinci el ekran kartı alırken dikkat edilmesi gerekenler

Son birkaç ayda sıfır ekran kartı bulmak epey zorlaştı. Sıfır olarak bulabildiğimiz ekran kartları ise fahiş fiyatlardan alıcı bulabilmekte. Hal böyle olunca ekran kartı almak isteyenlerin ikinci ele yönelmekten başka çaresi kalmıyor. İkinci el bir ürün almanın risklerinden korkanlar için ikinci el ekran kartı alırken dikkat edilmesi gerekenleri anlattık.

İkinci el alışveriş metotları

İkinci el alışverişler son zamanlarda iki farklı metota bölünmüş durumda. Öncelerden ikinci el satış siteleri yalnızca müşterileri ve alıcıları buluşturuyordu. Bu buluşmanın gerçekleştiği siteler, sadece bir iletişim platformu unvanını taşımaktaydı. Ülkemizdeki bazı girişimlerle güvenli e-ticaret olarak bahsedilen yeni bir tür ortaya çıktı.

Güvenli e-ticaret sistemleri ne vadeder?

Sahibinden, letgo ve Dolap gibi siteler kendilerinin aracı oldukları kargo ile gönderim seçeneği sunmaya başladı. Bu yolla gerçekleşen alışverişlerde satıcı başka şehirde olsa bile güvenli alışveriş yapabileceğiniz iddia ediliyor. Bu yolla ürün satın alırken online ortamda kart bilgilerinizi girersiniz ve paranız aracı siteye aktarılır. Sonrasında satıcı ürünü size kargoladığında ve ürün size ulaştıktan sonra onay vermeniz istenir. Eğer ürününün beklediğiniz gibi olduğunu doğrularsanız ticaret başarılı kabul ediliyor ve paranız satıcıya aktarılıyor. Eğer bir sorun çıkarsa bunu aracı siteye bildiriyorsunuz ve durumunuza göre işlem yapılıyor.

güvenli e-ticaret
Güvenli e-ticaret

Bu yöntemin henüz yeni olduğunu söylemekte yarar var. Bu yöntemle yapılan alışverişlerde aracı sitelerin müşteriye ya da satıcıya daha fazla güvendiğini söyleyen tecrübeler duyuyoruz. Eğer güvenli e-ticaret hizmeti sunan bir sitede istediğiniz gibi bir ürüne rastladıysanız önce SDN Forum’da alışverişi yapacağınız siteyle ilgili sorular sorabilirsiniz.

Geleneksel ikinci el ekran kartı ticareti

ikinci el
İkinci el ticareti

Bir önceki maddede bahsettiğimiz yöntem henüz yeni iken geleneksel ikinci el ticareti en yaygın olanıdır. Bu yöntemle herhangi bir siteden ürünü bulur ve satıcıyla anlaşırsınız. Eğer dolandırılma gibi bir durum söz konusu olursa aracı site sorumluluk kabul etmez. Bu yöntem çok daha yaygın olarak tercih edilse de dikkat etmeniz gereken pek çok konu var. Şimdi onlardan bahsedelim.

İlanın aradığınız ürün olduğundan emin olun

Özellikle elektronik ürün satışlarında satıcı, ürünün teknik detaylarından habersiz olabilir. Bu yüzden verdiği detaylar yanlış ya da eksik olabilir. Bu yüzden size uygun olduğunu düşündüğünüz ilanın sahibiyle konuşurken önce ilandakinin aradığınız ürün olduğundan emin olun.

ikinci el ekran kartı

Örneğin ilanda GTX serisi olduğu yazan ekran kartının aslında GT serisine ait çıkması sizi epey üzebilir. Bu yüzden öncelikle ilandaki kartın markasını, modelini ve kaç GB olduğunu kesin olarak öğrenin.

Mining yapılıp yapılmadığını sorun

ikinci el ekran kartı

Her ekran kartı mining gücüne sahip değildir. 2021 için konuşacak olursak GTX 1060’ın ya da RX 570’in altındaki ekran kartlarıyla mining yapılamıyor. Teoride yapılabilse bile verimli olmadıkları için tercih edilmiyorlar. Eğer mining potansiyeli olan bir ekran kartı alıyorsanız satıcıya kartta mining yapılıp yapılmadığını sorun. Her satıcı doğruyu söylemeyecektir, eğer işinizi sağlama almak istiyorsanız garantisi devam eden faturalı bir ekran kartı arayın.

“Önce havale, sonra kargo” dolandırıcılığına kanmayın!

ikinci el alışveriş

Özellikle küçük şehirlerde yaşayanlar bu numaraya inanabiliyor. Satıcı parasını havale ile aldıktan sonra iletişimi kesebilir. Bunun örneklerini sıkça görmekteyiz ve durum böyle olunca paranızı geri almanız çok zor. Bu yüzden ne olursa olsun satıcıyla yüz yüze görüşüp ürünün sağlam olduğundan emin olmadan ödeme yapmayın.

İkinci el ekran kartı nasıl test edilir?

Buluşma noktasına yakın bir internet kafeye ya da priz bulabileceğiniz herhangi bir yere gidin. Eğer kendi sisteminizi taşıyabiliyorsanız bir internet kafede sisteminizi fişe takarak ekran kartı için test yapabilirsiniz. Eğer sisteminizi götüremiyorsanız buluşmadan önce buluşma noktasına yakın bir bilgisayar satıcısıyla görüşmelisiniz. Sizin için test sistemi sağlayabilirler.

gpu
GPU

Ekran kartını elinize ilk aldığınızda devlere ve kondansatörlere göz gezdirin. Eğer bir sorun görünmüyorsa fanın ve fan bağlantı kablosunun iyi olduğundan emin olun. Eğer garanti şartlarını ihlal etmeyecekse fanı söküp GPU’ya ve termal macun durumuna da bir bakabilirsiniz.

İkinci el ekran kartı orijinalliği nasıl doğrulanır?

Ekran kartının sahte olmadığından emin olabilmek için GPU-Z programına ihtiyacınız var. Bu hafif program, size ekran kartı ile ilgili tüm teknik detayları gösterir. Programı açtığınızda test sistemine taktığınız ekran kartını seçin teknik detaylara göz gezdirin. Eğer ekran kartının modelinden başka bir teknik detaya hakim değilseniz anlamanın bir yolu var.

GPU-Z
GPU-Z

GPU-Z programının yayıncısı olan TechPowerUp, ekran kartlarının teknik detatylarını arşivinde tutuyor. Sitelerine buradan ulaştıktan sonra ekran kartı modelinizi aratıp teknik detayları görüntüleyebilirsiniz. Ardından sitede yazan değerleri GPU-Z programında yazanlarla karşılaştırmalısınız. Clock Speed ve Memory Speed gibi değerlerde ufak farklılıklar olabilir. Diğer detaylar büyük oranda aynı olmalı.

İkinci el ekran kartına nasıl stres testi yapılır?

Furmark
Furmark

Stres testi, en az birinci madde kadar önemlidir. Benchmark ya da stres testi olarak adlandırılan bu yöntem, ekran kartınızın sınırlarını zorlar. GPU kullanımı yüzde 100’e ulaşır ve sıcaklık değerleri en iyi şekilde gözlemlenir. Bununla birlikte ekran kartının stabil durumda olup olmadığı bu şekilde gözlemlenebilir. Eğer ekran kartı stres testini en az 10 dakika sürdüremiyorsa teknik bir arıza olabilir ya da sıcaklık aşırı yükseliyor olabilir.

Furmark bu iş için en uygun programlardan biridir.

Satıcı ile iletişim

İkinci el alışverişlerden alabileceğiniz en büyük ders güvenmemektir. Çünkü satıcı ile alışveriş gerçekleştirdikten sonra belki de hiç görüşmeyeceksiniz. İkinci el alışverişlerinde ciddi tutumunuzu koruyun ve kararlı şekilde teklif sunun.

ikinci el ekran kartı
İkinci el ekran kartı satın alma rehberi

Buluşmaları bir kafede, parkta ya da kalabalık herhangi bir yerde gerçkleştirebilirsiniz. Yaşınız küçükse bir büyüğünüzle gitmekten çekinmeyin.

Satış sonrası iletişim ve garanti durumu

Ekran kartının o an için sorunsuz olduğundan emin olduktan sonra ileriyi düşünmekte de yarar var. Eğer ekran kartının garantisi varsa faturası da olmalıdır. Bazı satıcılar garantisi olmayan ekran kartlarını “fatura kayıp” gibi bahanelerle satmaya çalışır. Eğer satıcı ısrarla garantinin olduğunu ama faturanın olmadığını söylüyorsa fiyatta indirim isteyin ya da satın almayın.

gpu
GPU

Günümüzde neredeyse tüm e-ticaret siteleri, faturayı PDF olarak indirme imkanı sunar. Hepsiburada ve Amazon gibi sitelerden alınan ekran kartlarının faturaları eski siparişler sayfasından bulunabilir. Satıcıya bunun bilgisini vererek PDF ya da fiziksel şekilde fatura isteyin.

Eğer ürünü garantisiz ya da garantili olarak satın almada anlaştıysanız satın aldıktan sonraki süreç de önemlidir. Benim burada uyguladığım yöntem sadece telefon numarasını değil, bazı sosyal medya hesaplarını da istemektir. Zira bir dolandırıcının sosyal medya hesabını bilmek ona zorluk çıkaracaktır. Satın alım sonrasında kendinizi güvene almak için sorun olması halinde satıcıya telefon numarasından nazikçe ulaşabilirsiniz. Sonrasında durum kötüleşirse yapacaklarınız size kalmış.

Umuyoruz ki ekran kartı bulmanın zor olduğu bu dönemde istediğiniz ürünü sorunsuz şekilde alabilirsiniz. Kendi tecrübelerinizi de yorumlarda belirtebilirsiniz.

Doksanlı yıllara damgasını vuran eski oyunlar -2 

Doksanlı yılların başlarından itibaren, eskiden masa oyunlarında karşımıza çıkan strateji oyunları bilgisayarlarımıza girmeye başladı. Hem bu strateji oyunlarının eski versiyonları hem de yeni versiyonları, halen strateji tutkunlarının bilgisayarlarında en nadide köşeleri tutmaya devam ediyor.

Doksanlı yıllara damgasınını vuran eski strateji oyunları

Bilgisayar kullanma tecrübesinin henüz yeni yeni yaygınlaştığı doksanlı yıllar, bilgisayar oyunlarının da çeşitlenmeye başladığı önemli bir dönemdi.

Özellikle bu dönemde geliştirilen strateji oyunları bugün bile oyun türüne damgasını vurmaya devam ediyor. Bu oyunlardan bazılarının devamı gelmese de, bu eski oyunlarda geliştirilen teknikler, 2000’li yıllarda piyasaya çıkan önemli strateji oyunlarında karşımıza çıktı.

Age of Empires

Essembles ve Microsoft tarafından geliştirilen, doksanlı yıllara damgasını vuran en iyi strateji oyunlarının başında Age of Empires serisi geliyor. Özellikle serinin ikinci oyunu, sonradan yenilenerek bu gün bile en çok oynanan strateji oyunları arasında yer almaya devam ediyor.

Serinin ilk oyunu 1997 yılında piyasaya sürüldü. Aslında Age of Empires, bu konuda ilk değildi. Daha önce 1991 yılında piyasaya çıkan ve herkesin sistemetiğiniz çözüp oynayamadığı Civilization örneği vardı.

retro oyunlar, eski oyunlar, eski strateji oyunları, doksanlı yılların oyunları

Age of Empires iki boyutlu yapısına rağmen, dönemine göre iyileştirilmiş grafikleriyle ön plana çıktı. İlk çağdan başlayıp demir çağına kadar süren oyunun ilk versiyonunda Joseon (Kore), Shang (Çin),Yamato (Japon) , Babil, Hitit, Persler, Asurlular, Eski Mısır, Sümerler, Yunanlar, Minos Uygarlığı ve Fenikeliler yer alıyordu.

Ancak bir çoğumuzun aklına kazınan oyun ise Türkleri oynayabildiğimiz, Age of Empires 2: The Age of Kings oyunuydu. Özellikle, 1999 yılında piyasaya çıkan Age of Empires 2, Türkleri seçtiğimiz zaman Türkçe konuşan işçilerin yer almasıyla kalplerimizi kazandı.

Oyun tarihinde ilk defa Türkçe bir oyunda kullanılmıştı. Her ne kadar şimdi bu konuşmalar komik gelse de, o yıllar için oyunun Türkiye’de büyük bir oyuncu kitlesine ulaşmasını sağladı.

Civilization

Doksanlı yıllara damgasını vuran eski Strateji oyunları arasında Civilization serisini saymadan olmaz. Ancak Age Of Empires tipi strateji oyunları oynayanlar için Civilization fazlasıyla karışık bir yapıya sahip.

Sıra tabanlı strateji oyunlarının atası olarak kabul edilen ilk oyunda, M.Ö 4000 yılından başlayıp, günümüze kadar gelen bir medeniyet kurmaya çalışıyorsunuz. Bugün çok modern bir yapıya sahip olan oyun, 1991 yılında ise tek boyutlu bir yapıdaydı.

retro oyunlar, eski oyunlar, eski strateji oyunları, doksanlı yılların oyunları

Sid Meier oyun dünyasının önemli yazılımcılarından biri. Meier tarafından geliştirilen oyun, bugün bile strateji oyunları arasında önemli bir yere sahip. Civilization halen Sid Meier adını seride  kullanmaya devam ediyor.

Kare kare ilerleyen yapısına rağmen Civilization serisi, ilk ortaya çıktığı günlerden beri kendine özel bir hayran kitlesine sahip. Epic Games’in pandemi sürecinde Civilization VI oyununu ücretsiz olarak sunması ise, serinin yapısını bilmeyen büyük bir kitlenin de oyunun dünyasına girmesine neden oldu.

e-Devlet ile trafik cezası sorgulama nasıl yapılır?

Türkiye’de bir vatandaş artık resmi işlerinin büyük bir çoğunluğunu internet üzerinden halledebiliyor. Açıldığı ilk günden beri e-Devlet, ülkemizde oldukça sık kullanılır hale geldi. Öyle ki bu yolla birçok resmi bilgiyi de elde edebiliyoruz. Bunlardan birisi de e-Devlet ile trafik cezası sorgulama. Peki bu işlem nasıl yapılır?

Adım adım trafik cezası sorgulama işlemi

Araç sürücüleri trafik cezalarını artık çok kısa bir işlemle sorgulayıp öğrenebiliyorlar. Bu işlem için öncelikle kişinin TC kimlik numarası ile e-Devlet şifresinin bilinmesi gerekiyor. Eğer işlemi gerçekleştirmek isteyen kişi e-Devlet şifresini almadıysa, en yakın PTT şubesinden alabilir. Tüm bu gerekenlere sahip olunduktan sonra aşağıdaki işlemler takip edilir.

  • İlk önce https://www.turkiye.gov.tr/ adresinden “T.C. Kimlik No” ile “e-Devlet Şifresi” bilgilerini girerek sistem açılır.
  • Ardından e-Devlet sistemine giriş yaptıktan sonra, sistemin arama motoruna “Araç Plakasına Yazılan Ceza Sorgulama” yazıp arattırılır.
  • Açılan sayfada kişinin plakasına ait cezalar listelenir. Liste, son 1 yılı kapsar.
  • Ayrıca listede ceza üzerinde yaşanan indirim ya da gecikme zammı gibi ayrıntılar da mevcut.
Adım adım trafik cezası sorgulama işlemi

Trafik cezasında indirim durumu

Trafik cezası ile karşı karşıya gelen bir kişi, cezasını indirimli ödeyebilir. Cezanın kesildiği günden itibaren 15 gün içinde ödeme yapılırsa, ödenmesi gereken ücrette yüzde 25’lik bir indirim oluşur. BU durumun tam aksine belirtilen süreçlerde ödeme yapılmazsa kesilen ceza ücretinde yüzde 5’lik bir artış olur.

Trafik cezası nasıl ödenir?

Sürücüye tebliğ edilmiş olan trafik cezası, anlaşmalı bankalar aracılığı ile ödenebilir. Bu ödeme işlemi, mobil bankacılık ile de gerçekleştirilebilir. Ayrıca PTT şubelerinden ya da vergi dairelerinden nakit olarak da ödeme işlemi gerçekleştirilebilir.

Trafik cezası sorgulama işlemini gerçekleştirdiniz mi? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.

Akıllı telefonunuz suya düşerse ne yapmalısınız?

Günlük hayatımızın vazgeçilmez ögelerinden olan akıllı telefonlar, her işimizi kolaylıkla halletmemize olanak sağlayan elektronik aletlerin başında geliyor. Gelişen teknolojiyle daha da yetenekli hale gelen bu cihazlar, özellikle son yıllarda su ve toz gibi çevresel koşullara karşı da dayanıklılığını artırmaya başladı.

Piyasada bulunan akıllı telefonların büyük bir kısmı zannedildiğinin aksine su geçirmez değil, belirli bir seviyeye kadar sıvıya karşı dayanıklıdır. Bu nedenle telefonlar hiçbir zaman suyla temas etmemelidir. Ancak bazı durumlarda çeşitli kazalar yaşanarak cihazlar suya düşebiliyor veya temas edebiliyor. Peki akıllı telefonunuz suya düşerse ne yapmalısınız? Yazımızda anlattık…

Not: Aşağıda vereceğimiz çözüm yöntemleri kısa vadelidir. Bu nedenle en kısa zamanda profesyonel bir elden yardım almak daha faydalı olacaktır.

Alfred Hitchock’un mucidi olduğu Vertigo Efekti nedir?

Akıllı telefonunuz suya düşerse hangi adımları izlemelisiniz?

Özellikle yaz aylarında adeta tavan yapan ve kullanıcıların canını fazlasıyla sıkan bu durum; akıllı telefonla birlikte havuza girme veya masada duran meşrubatın cihazın üzerine dökülmesi gibi onlarca senaryo dahilinde meydana gelebilir.

Akıllı telefonunuz suya düşerse ne yapmalısınız?

Bu tür durumlarda kullanıcıların zaman kaybetmeden aşağıda vereceğimiz işlemleri yapması gerekiyor. Aksi takdirde akıllı telefonunuzda geri dönüşü olmayan hasarlar baş gösterecektir.

Telefonu kesinlikle açmaya çalışmayın

Akıllı telefonu düştüğü veya temas ettiği sudan kurtardıktan sonra ilk etapta cihazın kapalı olup olmadığını kontrol edin. Eğer telefon kapalı durumdaysa kesinlikle açmaya çalışmayın. Aksi halde telefonun içine giren su ile bağlantılı olarak cihazda kısa devre meydana gelme ihtimali artacaktır.

akıllı telefonunuz suya düşerse

Bataryayı, SD kartı ve SIM kartını çıkarın

Bu noktada yapılması gereken ikinci işlem; bataryayı, SD kartı ve SIM kartını çıkarmak olacaktır. Ancak son yıllarda piyasaya sürülen akıllı telefonların çoğunun arka kapakları kasaya bütünleşik olduğundan, özellikle bataryayı çıkarmak biraz zahmetli hale gelecektir.

akıllı telefonunuz suya düşerse
Akıllı telefonunuz suya düşerse ne yapmalısınız?

Eğer bu konuda yeterli teknik bilginiz yoksa cihaza daha fazla zarar vermemek adına bataryayı çıkarma adımını pas geçmeniz gerekecek. (Bu noktada teknik bilgisi yüksek birinden yardım alın.)

Telefonu bez veya havluyla kurulayın

Yukarıdaki işlemleri uyguladıktan sonra kurutma işlemine başlamanız gerekiyor. Telefonunuzu havlu veya yumuşak bir bezle çok fazla bastırmadan kurutmaya çalışın. Şarj portu ve kulaklık girişi gibi delikleri de gözden kaçırmayın. Unutmayın ki bu adımda ne kadar su emebilirseniz, telefonun kuruma şansını da aynı oranda artırabilirsiniz.

akıllı telefonunuz suya düşerse

Kurutma aşamasında havlu ve bezin ulaşamayacağı noktalar olacaktır. Bu durumda telefonunuza giren suyun temizlendiğinden emin olmak için pamuk ve kulak temizleme çubuğuyla en ince ayrıntısına kadar temizleyin.

Telefonunuzu pirinç veya slika jel dolu kaba yatırın

Her ne kadar bazı kesimlerce telefonu pirince yatırmanın daha büyük zararları olduğu düşünülse de, profesyonel destek almanın mümkün olmadığı ortamlarda cihazda bulunan nemi emmesi için pirinç tercih edilebilir. Telefonun maruz kaldığı su miktarına göre 24 ila 48 saat arasında pirinç dolu bir kapta bekletilmesi kısa vadede işe yarayacaktır.

akıllı telefonunuz suya düşerse
Akıllı telefonunuz suya düşerse ne yapmalısınız?

Bunun yanı sıra günlük hayatta besinlerin, bitkisel ürünlerin, deri eşyaların, kimyasal boya ve bozulabilecek çoğu şeyin nemini alarak bozulmasını engelleyen bir sodyum silikat olan slika jel de telefonun nemini emebilmesi için tercih edilebilir. Bu noktada pirinçte olduğu gibi telefonun slika jel dolu bir kapta bekletilmesi gerekiyor.  

Anakart ile ekran kartı uyumu nasıl kontrol edilir?

Bilgisayar kasası toplamak isteyen kişilerin, alacakları parçaların birbirleriyle olan uyumlarını kontrol etmesi gerekiyor. Özellikle de RAM, işlemci, grafik kartı ve SSD başta olmak üzere tüm donanımların direkt olarak bağlandığı ve birbiriyle etkileşime geçmesini sağlayan anakartların neleri desteklediğini satın alım yapmadan önce öğrenmek oldukça önemli. Biz de anakart ekran kartı uyumu nasıl kontrol edilir sorusunun cevabını adımlarıyla birlikte paylaşıyoruz.

Anakart ekran kartı uyumu nedir? Nasıl kontrol edilir?

Günümüzde piyasaya sürülen tüm ekran kartları ve anakartlar PCIe ya da PCI Express olarak adlandırılan bağlantı türünü kullanıyor. Dolayısıyla son bir kaç yıl içerisinde satışa çıkan cihazları aldığınızda böyle bir problem yaşamanız pek muhtemel değil.

AGP Express

Fakat nispeten biraz daha eski bir ekran kartı veya anakartınız varsa AGP Express olarak bilinen veriyolunu yani bağlantı türünü kullanıyor olabilir. Ancak endişe edecek bir durum değildir. Zira anakart ekran kartı uyumu oldukça kolay anlaşılabilir.

Ekran kartı kaç GB nasıl öğrenilir?

İlk olarak anakart üzerinde bulunan girişlerin çevresinde yazan kodlara bakabiliriz. Örneğin, yukarıdaki fotoğrafta ilgili bağlantı noktasının hemen yan tarafında AGP Express girişi olduğu belirtiliyor. Aşağıdaki fotoğraftaysa nispeten daha yeni bir anakart görüyoruz. Üzerinde PCI, x1 PCI Express ve x16 PCI Express girişleri bulunuyor. Burada ekran kartımızı bağlayacağımız alan x16 girişi olacaktır.

Tabii hiç görmediğimiz bir anakart satın alıyorsak, benzer bir şekilde ekran kartını da daha önce görme ve deneme şansımız olmadıysa, üreticilerin internet sitelerinden ilgili bilgilere ulaşabiliriz.

Örneğin, NVIDIA Geforce GTX 1060 ekran kartını ve MSI B450M-A Pro VDH anakartını almak istiyorsanız, NVIDIA’nın ve MSI’ın sitelerinden ilgili ürünlerin teknik bilgilerine bakabilir ve x16 PCIe mi yoksa AGP Express bağlantı noktasını mı kullanıyor öğrenebiliriz.

Buna ek olarak, buraya tıklayarak GPU-Z uygulamasını indirebilirsiniz. Bu sayede ekran kartınız hakkında tüm verilere ulaşabilir, ilgili bağlantı türünü de uygulamanın açılan penceresi üzerinde görüntüleyebilirsiniz.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi SDN Forum‘da veya yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Dünya dönmezse gezegenimizde neler olur?

Dünya’da yaşamı sürdüren temel faktörlerden biri de gezegenimizin dönüşü; peki dünya dönmezse ne olur? Güneş’in varlığı, Dünya’nın hem kendi ekseni hem de Güneş’in etrafında dönmesi gibi faktörler hayatî önem taşıyor. Gezegen, Güneş’in etrafında dans edercesine dönerken bizler de günlük dönüş hareketleri ile uyur ve uyanırız. Güneş’in ısısı, Dünya’nın her noktasını belli bir seviyede sıcak tutar. Bununla birlikte, Dünya’nın dönüşü jeomanyetik alanı, atmosferin ve okyanusların dolaşımını da düzenler.

Peki, bu temel koşul devre dışı kalırsa gezegenimize ne olacak? Bunu hiç düşündünüz mü? Sizin için neler olacağını yazdık.

Dünya dönmezse her şey doğuya sürüklenecek

Dünya kendi ekseni etrafında dönerken bir taraftan Güneş’in etrafında da döner. Kendi ekseninde dönmesine günlük hareket de denir. Bu hareket süresi ise yaklaşık 24 saattir. Ancak Güneş’in etrafında dönüşünü tamamlaması ise 365 gün 6 saati bulur. İşte bu hareketler gün ve yılı oluşturur.

Dünya dönmezse ne olur?

Gezegenimiz, Güneş Sistemi’nin 4.6 milyar yıl önce oluşmasıyla dönüyor. Dünya’nın dönme hızı en yüksek ekvator bölgesindedir ve bu hız saatte 1.609 km. Bu hareket aniden durursa, her şey doğuya doğru hızla kaymaya başlar. Hareket eden kayalar ve okyanuslar depremleri ve tsunamileri tetikler. Gözünüzde filmlerdeki kıyamet sahneleri canlandı mı?

Virginia Üniversitesinden fizikçi Louis Bloomfield şöyle açıklıyor: “Tam bir karmaşa olurdu. Çoğu insan boğulur, tıkanır, kavrulur ya da donarak ölürdü.” Ancak çok az bir insanın ölümden kurtulacağını da ekliyor. Gezegendeki dört noktadan birinde yaşayan seçkin bir grup insan hayatta kalacaktır. İşte bu ‘şanslı’ noktalar kutuplar. Çünkü kutuplarda dönüş hızı sıfıra yakın. Doğru atmosferik basınç ve doğru sıcaklığın iyi bir karışımına sahip dört şanslı bölgenin ikisi Kuzey Yarımküre’de ve ikisi ise Güney Yarımküre’de.

Dünya dönmezse ne olur?

Üstelik Dünya dönmezse olacaklardan biri de şekil değişikliği. Dünya’nın ekvatordan şişik, kutuplardan basık olmasının sebebi gezegenin kendi ekseni etrafında dönmesi. Ekvatorda ölçülen Dünya’nın çapı, bugün kutuplardan ölçülen Dünya çapından yaklaşık 21.4 kilometre daha fazla. Ancak eğer gezegenimiz durursa tam bir küre şekline sahip olurdu. Fakat belirtmek gerekir ki bu durum oldukça yavaş bir süreçte gerçekleşir.

Böyle bir durumda atmosfer de benzer bir şekilde değişerek, kutuplarda kalınlaşacak ve ekvatorda daha ince olacak. Bu durumda ise yalnızca orta enlemlerin etrafındaki bir noktada yaşayan Dünyalılar sağ çıkmak için doğru atmosferik basıncı deneyimleyebilir. Ancak sadece doğru atmosfer yaşam için yeterli değil.

Hem iyi, hem kötü haberimiz var

Bloomfield, Live Science‘a gezegenin dönmeyi bıraktığında her şeyin doğu yönüne kayacağını belirtti. Ayrıca Bloomfield, “Okyanuslar ekvatordan kutuplara doğru kayacak. Ekvator yakınları tamamen kuru kalacak. Kutuplar ise kilometrelerce su içinde kalacaktır.” dedi.

Dünya dönmezse ne olur?

Ayrıca Dünya dönmezse bir taraf hep Güneş’e bakacak. Bu durumda sürekli Güneş ışığı alacak taraf aşırı derecede sıcak olurdu. Bitki örtüsü ölür, toprak kurur ve çatlar. Karşı yarım küre ise sürekli buzlu karanlığa gömülecek ve toprak donmuş tundraya benzeyecekti. Ayrıca ekvator çevresi mega bir kıtaya dönüşecektir. Sular altında kalacak bölgeler ise, kuzeyde başlıca Kanada, ABD, tüm Grönland‘ın yanı sıra Sibirya, Asya ve Avrupa’nın kuzey ovaları.

Ama endişelenmeyin! ABD Ulusal Hava ve Uzay Müzesindeki Dünya ve Gezegen Araştırmaları Merkezinde çalışan jeolog Jim Zimbelman bir açıklama yaptı. Böyle bir olayın, dönen gezegenimizdeki her şeyin momentumunda depolanan aynı miktarda enerjiyi gerektireceğini söyledi. Ayrıca dünyadaki hiçbir fiziksel mekanizmanın bunu yapamayacağını belirtiyor.

Dünya dönmezse ne olur?

Kısacası bu olayları yaşayıp hayatta kalacak dört insan kabilesi aralarındaki zorlu koşullardan ötürü ayrı kalacak. Çevresel farklılıklar dört farklı insansı türün evrimine yol açacaktır. Jeomanyetik bir alanın yokluğunda deneyimleyecekleri daha büyük kozmik radyasyon akışıyla başa çıkmak için hepsinin mevcut insanlardan daha sert ve daha kalın tenli olmaları gerekiyor.

İşte, şimdi size gerçek kötü haberi verelim: Aslında Dünya, dönüşünü durdurmaya doğru gidiyor. Dönüşten kaynaklanan kara ve okyanus gelgitlerinin kabarması gezegene zarar veriyor. Tüm bu gelgitleri ileri geri hareket ettiren enerji yavaş yavaş bizi yavaşlatıyor.