Avrupa’da PlayStation 5 fiyatlarına zam geldi!

Sony, PlayStation 5’in Avrupa’daki dijital sürüm modeline zam yaptı. Şirket; bu fiyat artışını yüksek enflasyon, döviz kurlarındaki dalgalanma ve küresel ekonomik belirsizliklerle gerekçelendirdi. Yeni fiyatlar 14 Nisan itibarıyla yürürlüğe giriyor. Bu artış Avrupa ülkelerinin yanı sıra Birleşik Krallık, Avustralya ve Yeni Zelanda’da da geçerli olacak.

Avrupa’da PlayStation 5 fiyatlarına zam yapıldı

Yeni zamla birlikte PS5 Dijital Sürüm’ün Avrupa’daki tavsiye edilen satış fiyatı 499,99 euroya yükseldi. Bu, önceki fiyata göre yaklaşık 50 euroluk bir artış anlamına geliyor. İngiltere’de ise aynı modelin fiyatı 389,99 pounddan 429,99 pounda çıktı.

Avrupa'da PlayStation 5 fiyatlarına zam yapıldı.

Ancak optik sürücülü standart PS5 modeli ve geçtiğimiz yıl piyasaya sürülen PS5 Pro’nun fiyatlarında herhangi bir değişiklik yapılmadı. Sony tarafından yapılan açıklamada, özellikle son dönemde küresel ticaret politikalarında yaşanan belirsizliklerin ve Amerika Birleşik Devletleri’nin bazı ülkelere karşı gümrük tarifesi uygulamalarının bu karar üzerinde etkili olduğu vurgulandı.

OpenAI, GPT-4 devrini kapatıyor! Şimdi ne olacak?

OpenAI, GPT-4 devrini kapatıyor! Şimdi ne olacak?

OpenAI, GPT-4 devrini resmen sonlandırmaya hazırlanıyor. Bu hamle, yapay zeka dünyasında taşları yerinden oynatabilir.

ABD Başkanı Donald Trump’ın bu ayın başında duyurduğu ticaret kararları kapsamında, 180’den fazla ülkeye yönelik yeni tarifeler gündeme gelmişti. Akıllı telefonlar gibi bazı ürünler geçici olarak muaf tutulsa da, teknoloji alanında genel bir maliyet artışı yaşanıyor.

Türkiye’de ise şimdilik PS5 fiyatlarında bir değişiklik görülmüyor. Ancak Sony; Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’yı kapsayan EMEA bölgesindeki bazı ülkelerde de fiyat değişimlerinin olabileceğini belirtti. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Baş aşağı giden elektrikli otomobil tarihe geçti! İşte video

1.000 beygir gücündeki elektrikli yarış otomobili McMurtry Speirling, yalnızca hız değil fizik kurallarını da zorlayarak otomotiv tarihinde çığır açtı. 2025 Nisan’ında gerçekleştirilen testlerde, hem Top Gear test pistinde 20 yıllık rekoru kırdı hem de baş aşağı gitmeyi başaran ilk otomobil olarak kayıtlara geçti. Bu iki başarı, otomobil teknolojisinde gelinen noktayı gözler önüne serdi.

Instagram’a gelen 45 yenilik! Hepsini biliyor musunuz?

Instagram’a gelen 45 yenilik! Hepsini biliyor musunuz?

Instagram’ın 2025 yılı boyunca kullanıma sunduğu en yeni güncellemeleri ve özellikleri bir araya getirdik.

Baş aşağı giden elektrikli araç rekor kırdı

Speirling’in en dikkat çeken özelliği; yere basma kuvvetini artırmak için yalnızca aerodinamik parçalara değil, büyük fanlara dayanması oldu. Geleneksel otomobiller hızlandıkça hava akımını yukarı yönlendirerek yere daha fazla basınç uygularken, Speirling bu işi aracın altından havayı çekerek yapıyor.

Alt gövdedeki dev fanlar, bir vakum etkisi oluşturarak aracın adeta zemine yapışmasını sağlıyor. Bu teknoloji, 1970’lerde Chaparral 2J ve 1978’de Brabham BT46B ile denenmiş, ancak pistlerde sağladığı olağanüstü avantaj nedeniyle yasaklanmıştı.

Fanların oluşturduğu vakum etkisi sayesinde Speirling, 1.000 kilogramlık ağırlığına rağmen 2.000 kilogramlık yere basma kuvveti yaratabiliyor. Bu da aracın teorik olarak baş aşağı dahi yol alabilmesini mümkün kılıyor.

OpenAI, GPT-4 devrini kapatıyor! Şimdi ne olacak?

OpenAI, GPT-4 devrini kapatıyor! Şimdi ne olacak?

OpenAI, GPT-4 devrini resmen sonlandırmaya hazırlanıyor. Bu hamle, yapay zeka dünyasında taşları yerinden oynatabilir.

McMurtry ekibi, bu teoriyi pratikte test etti. Araç, yapılan testte kısa süreliğine de olsa ters pozisyonda sabit durmayı ve hareket etmeyi başardı. Böylece tarihte ilk kez bir otomobil yer çekiminin tersine baş aşağı gitmiş oldu.

Aynı gün Top Gear test pistinde de önemli bir başarı elde eden Speirling, 55.9 saniyelik süresiyle bu pistte şimdiye kadar kaydedilen en hızlı tur zamanını gerçekleştirdi. Önceki rekor, 2004 Renault F1 aracı tarafından 59 saniyede kaydedilmişti.

Geliştirilen yeni teknolojiler, geleceğin yüksek performanslı elektrikli araçlarına dair somut ipuçları veriyor. Peki siz bu araç hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

İstanbul-Ankara arası, süper hızlı trenle 80 dakikaya inecek!

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul-Ankara arasında yapılması planlanan Süper Hızlı Tren Hattı’nda ön proje çalışmalarının tamamlandığını ve trenin ulaşım süresini 80 dakikaya düşüreceğini açıkladı. Yeni hatta, trenler saatte tam 350 kilometre hıza ulaşacak.

Instagram’a gelen 45 yenilik! Hepsini biliyor musunuz?

Instagram’a gelen 45 yenilik! Hepsini biliyor musunuz?

Instagram’ın 2025 yılı boyunca kullanıma sunduğu en yeni güncellemeleri ve özellikleri bir araya getirdik.

İstanbul-Ankara arası süper hızlı trenle 80 dakikaya iniyor

Ayrıca birçok yeni proje de kapıda. Bakan Uraloğlu, son 23 yılda Ankara’nın ulaşım ve iletişim altyapısına 728 milyar lira yatırım yapıldığını belirtti. Kent içi raylı sistem uzunluğu 103,6 kilometreye çıkarılırken, Esenboğa Havalimanı Metro Hattı’nda revizyon çalışmaları başlatıldı.

İstanbul-Ankara arası süper hızlı trenle 80 dakikaya iniyor.

Ankara-Kırıkkale-Delice Otoyolu’nda yapım projesi başlarken, 276 kilometrelik Orta Anadolu Otoyolu ve Başkentray’ın Yenikent’e uzatılmasın da ilerleme kaydedildi. Ankara’nın bölünmüş yol uzunluğu ise 23 yılda 466 kilometreden 1.206 kilometreye çıkarıldı.

OpenAI, GPT-4 devrini kapatıyor! Şimdi ne olacak?

OpenAI, GPT-4 devrini kapatıyor! Şimdi ne olacak?

OpenAI, GPT-4 devrini resmen sonlandırmaya hazırlanıyor. Bu hamle, yapay zeka dünyasında taşları yerinden oynatabilir.

Demiryolu yatırımlarında Ankara’nın 2.251 kilometrelik hızlı tren ağının merkezi olduğu vurgulandı. Devam eden projeler arasında 505 kilometrelik Ankara-İzmir Hızlı Tren hattı da yer alıyor. Bu hat tamamlandığında seyahat süresi 14 saatten 3,5 saate inecek ve yaklaşık 7 milyon kişiye doğrudan hizmet verilecek.

Esenboğa Havalimanı’nın da yolcu kapasitesi artırılıyor. 2025’in ilk çeyreğinde 3 milyondan fazla yolcuya hizmet veren havalimanının, kapasitesi tam 30 milyona çıkarılacak. Yeni pist ve kule çalışmalarında sona gelinirken, terminal binası da genişletiliyor.

Peki siz yeni projeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizin en çok hoşunuza giden proje hangisi oldu? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz.

Türkiye’de şarj istasyonu sorunu kökten çözülüyor!

Türkiye’nin elektrikli araç altyapısında kapsamlı dönüşüm süreci devam ediyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından başlatılan Elektrikli Araçlar için Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programı kapsamında, bugüne kadar atılan adımlar Türkiye genelinde elektrikli mobiliteyi erişilebilir hale getirdi.

Instagram’a gelen 45 yenilik! Hepsini biliyor musunuz?

Instagram’a gelen 45 yenilik! Hepsini biliyor musunuz?

Instagram’ın 2025 yılı boyunca kullanıma sunduğu en yeni güncellemeleri ve özellikleri bir araya getirdik.

Türkiye’de şarj istasyonu sorunu kökten çözülecek

Programın ilk çağrı döneminde, Türkiye’nin 81 ilinin tamamında hızlı şarj istasyonlarının kurulumu tamamlandı. Bu kapsamda yaklaşık 12 bin adet hızlı şarj ünitesi hizmete alındı. Toplamda 30 bine yaklaşan şarj noktasıyla birlikte, elektrikli araç kullanıcıları ülke genelinde kesintisiz seyahat etme imkanına kavuştu.

Kurulan hızlı şarj altyapısı, sadece büyük şehirlerle sınırlı kalmayıp kırsal ve az yoğun bölgelere kadar genişledi. Böylece elektrikli araç kullanıcıları için mesafe ve erişim sorunu önemli ölçüde ortadan kalktı.

Aynı zamanda bu yaygın altyapı, Türkiye’de elektrikli araç sahipliğini teşvik eden en önemli unsurlar arasında yer aldı. Uygulama, enerji dönüşümünü desteklerken aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik açısından da kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, şimdi de programın ikinci çağrı dönemine geçti. Yeni çağrı dönemiyle birlikte, özellikle nüfus yoğunluğunun daha düşük olduğu bölgelerde şarj istasyonlarının artırılması hedefleniyor.

Bu adım, elektrikli araçların sadece büyük şehirlerde değil, Türkiye’nin dört bir yanında benimsenmesini sağlayacak. Aynı zamanda yatırımcıların daha önce ticari olarak yeterince cazip görülmeyen bölgelerde de istasyon kurmasının önü açılıyor.

Programın yeni döneminin start almasıyla beraber başvuru süreci de resmen başladı. Hızlı şarj altyapısı kurmak isteyen girişimciler, yerel yönetimler ve şirketler için son başvuru tarihi 20 Haziran 2025 olarak belirlendi. Başvurular, sarjdestek.sanayi.gov.tr adresi üzerinden çevrim içi olarak gerçekleştirilebiliyor.

Beebird, FIBO 2025’te dijital sağlıkta yeni standartları tanıttı

Türk teknoloji şirketi Beebird, dijital sağlık çözümlerindeki en yeni ürünlerini FIBO 2025 fuarında ziyaretçilerle buluşturdu. Almanya’nın Köln kentinde düzenlenen ve dünya çapında sağlık profesyonellerinin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte Beebird, entegre yazılım ve donanım çözümleriyle dikkat çekti. Şirketin kişiselleştirilebilir mobil sağlık uygulaması ve yenilikçi IoT cihazları, spor merkezlerinden kliniklere kadar farklı profesyonel alanlara hitap ediyor.

Kölnmesse fuar alanındaki 5.2C52 numaralı stantta sergilenen ürünler arasında, kalp ritmi, uyku kalitesi ve günlük aktivite verilerini gerçek zamanlı takip edebilen akıllı yüzük öne çıktı. Ergonomik tasarımı ve zarif görünümüyle dikkat çeken bu giyilebilir cihaz, sağlık verilerini mobil uygulamaya senkronize şekilde iletiyor. Aynı zamanda 20’den fazla vücut ölçüm parametresini analiz edebilen akıllı tartılar da kullanıcıların sağlık takibini derinlemesine yapabilmesini sağlıyor.

Beebird’in tanıttığı bir diğer ürün olan Scaleist KS-01 model akıllı mutfak tartısı ise 2 milyondan fazla gıdaya ait kalori, karbonhidrat, protein ve yağ verisini anlık olarak göstererek hem diyetisyenlerin hem de bireysel kullanıcıların beslenme kontrolünü kolaylaştırıyor.

Ev ve klinik kullanımı için tasarlanan yüksek doğruluklu akıllı tansiyon aleti ile Bluetooth bağlantılı şeker ölçüm cihazı ise hastaların sağlık verilerini doğrudan mobil uygulamaya aktarıyor. Bu sayede doktorlar veya sağlık uzmanları, web tabanlı profesyonel panel üzerinden kullanıcı verilerini uzaktan izleyip analiz edebiliyor, kişiye özel tavsiyelerde bulunabiliyor.

Tüm bu cihazlar, Beebird’in mobil uygulamasıyla entegre çalışıyor. Kullanıcılar BMI, vücut yağı, kan şekeri, tansiyon, kalp ritmi ve beslenme gibi pek çok veriyi aynı anda takip edebiliyor. Sağlık uzmanları için geliştirilen kontrol paneli ise bireysel sağlık yönetimini profesyonel seviyeye taşıyor.

Fuar süresince Beebird standını ziyaret eden profesyonellere ürün demoları ve pilot kurulum fırsatları sunuldu. Şirket CEO’su Ali Murat Arıkuşu, tanıtımların ardından yaptığı açıklamada, giyilebilir teknoloji, beslenme takibi ve uzaktan sağlık yönetiminin artık birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Beebird’in sunduğu cihaz ve platformların, dijital sağlık alanında yeni bir standardı temsil ettiğini vurguladı.

Uzaktan hasta takibi, yapay zekâ destekli sağlık platformları ve giyilebilir cihazlar konusunda uzmanlaşan Beebird, sağlık teknolojilerinde yerel üretim gücünü uluslararası sahneye taşıyarak dikkat çekmeye devam ediyor. FIBO 2025’te sergilenen ürünler, teknolojinin kişisel sağlık yönetiminde geldiği noktayı açık şekilde ortaya koydu.

Animasyon severler için 5 harika film!

0

90’lı yılların başına kadar sinema hayatında yeri olmayan ve hatta çizgi film denilerek geçiştirilen Animasyon tarzı filmler, şu anda ise sinema listelerinde en çok izlenen filmlerin yanında yer alıyor. Öte yandan bazı film şirketleri ise kısa bir süredir hem yetişkinlere, hem de çocuklara yönelik animasyon filmleri yapmaya başladılar. Peki animasyon film kültürü ne zaman ortaya çıktı?

Şu anda hem yetişkinlerin, hem de çocukların severek izlediği animasyon filmlerin tarihi 1908 yılına kadar uzanıyor. 1908 yılında Fransız sanatçı Emile Cohl, Fantasmagorie adında yaptığı kısa animasyon filmini yayınlar. Fantasmagorie, el çizimi animasyonun en eski örnekleri arasında yer alıyor. Cohl, bu animasyonu yapabilmek için 700 farklı kağıda 700 farklı sahne çizmiştir.

Animasyon film birçok insan için vazgeçilmez bir film türü olmuştur. Bizlerde sizler için 5 harika animasyon filmini listeledik.

Karelerin hızlıca oynatılması karakterin hareket ediyor gibi görünmesini sağlamıştır. Bu sayede ilk animasyon film ortaya çıkmıştır. Ancak animasyonun popülerlik kazanması ise 1928 yılında Walt Disney’in hepimizin bildiği Mickey Mouse’un da dahil olduğu Steamboat Willie adlı animasyon filmine dayanıyor.

Aynı zamanda Steamboat Willie adlı bu animasyon, sesli animasyonun ilk örneği olarak kabul edilir. 1937 yılında yine Walt Disney büyük bir işe imza atar ve ilk uzun metrajlı animasyon filmi olarak kabul edilen Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler filmi ortaya çıkar.

Bu film ile hem animasyon sektörünün hem de Walt Disney’in yükselişi başlar. 1980’lerin sonlarından itibaren animasyonda kısmen bilgisayar kullanılması birçok animasyon filmlerinin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

1995 yılında ise Oyuncak Hikayesi (Toy Story) filminin tamamen bilgisayar yapması ise animasyon film çağını tamamen değiştirmiştir. Bugüne kadar binlerce animasyon filmi yapıldı. Bizde sizler için hem yetişkinlere hem çocuklara özel 5 animasyon filmini bir araya topladık.

The Secret of Kells yani Türkçe adı ile Kells’in Sırrı, 9. yüzyıldan kalan bir el yazması olan Kells kitabının yapılışını konu alıyor 2009 tarihinde ortaya çıkan animasyon filmi ise fantastik drama sınıfına giriyor.

Animasyon ise Cartoon Saloon stüdyosunun öncülüğünde İrlanda, Fransız ve Belçika ortak yapımı olarak kullanıcıların karşısında çıkıyor ve 59. Berlin Uluslararası Film Festivali’nde prömiyeri yapılıyor. Film Belçika ve Fransa’da 11 Şubat 2009 tarihinde, İrlanda’da ise 3 Mart 2009 tarihinde gösterime giriyor. En iyi animasyon filmi dalında aday gösterilse de Pixar’ın Yukarı Bak (Up) filmine karşı yarışı kaybediyor.

Animasyon film birçok insan için vazgeçilmez bir film türü olmuştur. Bizlerde sizler için 5 harika animasyon filmini listeledik.

Kahramanımız, vikinglerin hakim olduğu 9. yüzyıl İrlanda’sında geçiyor. Brendan, Kells Manastırı içerisinde, manastırı viking saldırısına karşı dev duvarlar ile çevirmek isteyen amcası Abbot Cellach’ın sıkı bakımı altında yaşayan meraklı ve birazda cesur bir çocuk.

Brendan, Manastırın yazıhane kısmında çıraklık yapmaktadır ve rahiplerin tamamlanmamış Kells Kitabı hakkında bahsettiklerini duyar. Brendan, merağı sonucunda kitabı almak ister ve macera başlar. The Secret of Kells, izlenmesi tavsiye edilen ve çok sevilen yapımlardan birisi olarak karşımıza çıkıyor.

Spirited Away yani Ruhların Kaçışı, 2001 yapımı Japon animasyon, fantastik ve korku filmi olarak izleyenlerin karşısına çıkıyor. Ruhların Kaçışı alnimasyon filminin hem yazarlığını, hem de yönetmenliğini ise ünlü Hayao Miyazaki yapıyor ve filmin Japonca adı Sen to Chihiro no Kamikakushi‘dir Yazar Miyazaki, filmin her yaz evini ziyarete gelen filmin yardımcı yapımcısı olan arkadaşı Seiji Okuda’nın on yaşındaki kızına dayanacağına karar verdikten sonra senaryoyu yazmaya başlıyor. O sırada Miyazaki iki kişisel proje geliştirdi ancak bu projeler ise reddedildi.

Animasyon film birçok insan için vazgeçilmez bir film türü olmuştur. Bizlerde sizler için 5 harika animasyon filmini listeledik.

2000 yılında ise 19 milyon ABD doları bütçe ile birlikte Ruhların Kaçışı filminin yapımına başlandı. Miyazaki’nin hayranı ve arkadaşı olan Pixar animatörü Josn Lasseter ise o sırada Disney’i, filmin Kuzey Amerika dağıtım haklarını alması için ikna etmeyi başardı. Lasseter ardından filmin İngilizce dublajlı versiyonunun yönetici yapımcısı olarak görev yapmaya başladı.

Animasyon film birçok insan için vazgeçilmez bir film türü olmuştur. Bizlerde sizler için 5 harika animasyon filmini listeledik.

Film, 10 yaşındaki Chihiro Ogino’nun ebeveynleri Akio ve Yüko ile yeni evlerine taşınması ile başlıyor. Chihiro ve ailesi, terk edilmiş gibi görünün bir eğlence parkını keşfederken Chihiro’nun anne ve babası gizemli bir şekilde domuza dönüşürler.

İlerleyen sahnelerde ise bu dünyanın aslında ruhların, büyülü varlıkların ve tanrıların yaşadığı bir yer olduğu ortaya çıkar. Chihiro, bu dünyada kalabilmek için bir hamamda çalışmaya başlar ve cesaret, kararlılık, sevgi gibi değerlerle dolu bir yolculuğa çıkar. Chihiro, ailesini kurtarmak için bu dünyada büyümek ve dünyanın kendisine alışmak zorunda kalır.

Bir nesilin hafızasına kazınan The Incefibles, yani İnanılmaz Aile filmi 2004 yılında ABD merkezli Pixar stüdyoları tarafından yapılmış ve dağıtımını ise şu anda Pixar’ın sahibi olan Walt Disney Company üstlenmiştir.

Aynı zamanda İnanılmaz Aile’nin yönetmenliğini ve senaryo yazarlığını Simpsonlar’ın eski yönetmeni ve yönetici danışmanı Brad Bird yapmıştır. İnanılmaz Aile 2004 yılında En İyi Animasyon ve En İyi Ses Kurgusu olmak üzere iki farklı ödülün sahibi oldu ve Altın Küre Ödülleri’nde En İyi Sinema Filmi Ödülü’ne aday gösterildi. 2005 yılında ise Hugo Ödülü filme verildi.

Animasyon film birçok insan için vazgeçilmez bir film türü olmuştur. Bizlerde sizler için 5 harika animasyon filmini listeledik.

Film ise eskiden çok ünlü bir süper kahraman olan Bay İnanılmaz ile başlıyor. Eskiden Bay İnanılmaz adı ile ün salan ve bir zamanlar herkesi tehlikeden kurtaran Bob Parr, o dönemler dahil olduğu iki kurtarma olayının olması gerekenden farklı bir şekilde sonuçlanması sonucunda devletin aldığı süper kahramanları gizleme programı kararı sonrasında Bob, süper kahramanlık işlerinden uzaklaşır.

Animasyon film birçok insan için vazgeçilmez bir film türü olmuştur. Bizlerde sizler için 5 harika animasyon filmini listeledik.

Lastik kız (Elastik Kız) adı ile tanınan Helen Parr ile evlenir ve sivil hayata karışarak sessiz sakin bir yaşam sürmeye başlar. 15 yıl aradan sonra Bob’a özel bir görev verilerek yeniden Bay İnanılmaz’a ihtiyaç olduğu söylenir. Bay İnanılmaz’ın görevde kaybolmasının ardından eşi ve çocukları Bay İnanılmaz’ı kurtarmak için tehlikeli bir göreve atılırlar. Filmler seri halindeler ve toplamda 2 farklı filmden oluşuyor.

Inside Out, yani Türkçe ismi ile Ters Yüz, yönetmenliğini Pete Docter’ın yaptığı 2015 yapımı Pixer Animasyon filmi olarak karşımıza çıkıyor. 3 boyutlu olan bu bilgisayar animasyonu ise komedi-drama filmi olarak biliniyor. Eleştirmenler tarafındanda beğenilen Ters Yüz, 73. Altın Küre Ödülleri’nde En İyi Animasyon Film ödülünün de sahibi oldu.

Ayrıca Ters Yüz, 88. Akademi Ödülleri’nde de En İyi Animasyon Film ödülünü ve En İyi Özgün Senaryo dalında aday gösterildi. 2015 yılının Mayıs ayında Cannes Film Festivali’nde Ters Yüz’ün galasının yapılmasının ardından 19 Haziran 2015 tarihinde vizyona girdi. Ters Yüz tüm dünyada 857 milyon dolardan fazla hasılat elde ederen 2015’in en çok hasılat elde eden yedinci filmi olmayı başardı.

Film ise Minnetsota adlı bir yerde, kırsal kesimde ailesi ile birlikte yaşayan ve burada çok mutlu olan Riley ve ailesinin iş sebebi ile Şan Francisco’ya taşınması ile başlıyor. Taşınma sonrasında evin henüz eşyaları gelmemiş ve bu aşamada da Riley yeni evini beğenmemiştir. Riley’in zihninde ise Neşe, Üzüntü, Korku, Öfke ve Tiksinti olmak üzere beş temel duygu yaşamaktadır.

Riley’in zihnindeki duyguların yaptığı yönlendirmeler ise Riley’in günlük hayatını etkileyerek Riley’e yön verir. Karakterimizin zihninde ayrıca çekirdek hatıralar isminde nesnelerde bulunur. Hokey Adası, Şaklabanlık Adası, Arkadaşlık Adası, Dürüstlük Adası ve Aile Adası gibi kişilik adaları ise Riley’in kişiliğini güçlendirmektedir. Çekirdeklerin zarar görmesi ile birlikte Neşe ve Üzüntü, Riley’i yeniden normal bir hayata yönlendirmek için uğraşmaya başlarlar.

Walt Disney Pictures’in kendi stüdyolarından çıkan Zootropolis, 2016 yılında yayınlanan üç boyutlu bir animasyon filmidir. Gizem, suç ve komedi kategorilerini ele alan film, Disney’in uzun metrajlı film serisinde 55. sıraya yerleşmiştir.

Byron Howard ve Rich Moreno tarafından yönetilen filmin seslendirme kadrosunda Ginnifer Goodwin, Jason Bateman, Idris Elba gibi isimler yer alıyor. Filmin galası ise 17 Şubat 2016’da El Capitan tiyatrosunda yapıldı.

4 Mart 2016’da 2D, Disney 3D, RealD 3D ve IMAX 3D formatlarında gösterime giren film gerek animasyon, gerek ırkçılık teması için övgü aldı. Bazı ülkelerde gişe, açılış rekorları kırarak Zootropolis, 1 milyar dolardan fazla hasılat elde etti. 2016’nın hasılat yapan 4. filmi olma ünvanını kazandı.

Filmimiz, Zootropolis’in ilk polis tavşanı Judy ile başlıyor. Judy, her ne kadar polis mesleğini seçen ilk tavşan olsa da karakoldaki diğer hayvanlar tarafından bir aşağılanmaya uğruyor. Judy bir gün şehir merkezinde kaybolan hayvanlar ile alakalı bir davaya atanır ve bu davada kötü niyetli olduğu düşünülen tilki Nick Wilde ile birlikte iş birliği yaparak davayı çözmeye çalışır. Judy ve Nick, kaybolan hayvanların izini sürerken Zootopia’nin karanlık yüzünü keşfederler ve şehirdeki hayvnaların arasında gittikçe artan bir gerilimin kaynagğını bulmaya çalışırlar.

Peki siz bu animasyon filmlerini daha önce izlediniz mi? Düşüncelerinizi ve önerilerinizi lütfen aşağıdaki yorumlar kısmında bizimle paylaşmayı unutmayın.

iPad, yeni işletim sistemiyle masaüstü deneyimi sunacak!

Apple, iPad modelleri için geliştirdiği yeni işletim sistemi iPadOS 19 ile tablet deneyimini değiştirecek. Haziran ayındaki WWDC 2025 etkinliğinde tanıtılması beklenen güncelleme, iPad için masaüstü benzeri bir kullanım şekli sunacak. Yeni özellikler arasında çoklu görev desteği, esnek pencere yönetimi ve sadeleştirilmiş bir kullanıcı arayüzü yer alıyor.

iPad, yeni işletim sistemiyle masaüstü deneyimi sağlayacak

Yeni iPadOS sürümünün, özellikle M4 işlemcili iPad modellerinin donanım gücünü tam kapasite kullanmaya yönelik adımlar içerdiği belirtiliyor. Apple, bu doğrultuda iPadOS sistemini baştan sona yeniden ele aldı.

Uygulama pencerelerinin, daha özgürce taşınabildiği ve yeniden boyutlandırılabildiği bir yapı üzerinde çalışıldığı öğrenildi. Böylece kullanıcılar, masaüstü bilgisayarlarda olduğu gibi birden fazla işlemi aynı anda daha kolay bir şekilde yürütebilecek.

OpenAI, GPT-4 devrini kapatıyor! Şimdi ne olacak?

OpenAI, GPT-4 devrini kapatıyor! Şimdi ne olacak?

OpenAI, GPT-4 devrini resmen sonlandırmaya hazırlanıyor. Bu hamle, yapay zeka dünyasında taşları yerinden oynatabilir.

Sistemin arayüz tasarımında da önemli değişiklikler bulunuyor. Apple’ın, visionOS işletim sisteminden esinlenerek cam benzeri yarı saydam görsel efektler üzerinde çalıştığı bilgisi paylaşıldı. Bu yeni tasarım dili, yalnızca iPadOS ile sınırlı kalmayacak ve Apple ekosistemi içindeki farklı cihazlarla görsel bütünlük sağlayacak şekilde kullanılacak.

Yazılıma ilişkin bilgiler henüz Apple tarafından resmen duyurulmadı. Ancak Bloomberg yazarı Mark Gurman’ın aktardığı detaylar, yeni güncellemenin iPad’i yalnızca büyük ekranlı bir iPhone olmaktan çıkaracağını gösteriyor.

Yapılan değişikliklerle birlikte cihaz, çok yönlü bir üretkenlik platformuna dönüşecek. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

EasyCep’ten Son Teknoloji’ye tam destek!

İkinci el ve yenilenmiş telefon pazarının öncü markalarından EasyCep, teknoloji dünyasının nabzını tutan Son Teknoloji programına sponsor oldu. ShiftDelete.Net kurucusu Hakkı Alkan’ın sunumuyla Habertürk ekranlarında yayınlanan ve her hafta güncel teknolojik gelişmeleri izleyiciyle buluşturan program, artık EasyCep’in katkılarıyla ekranlara geliyor.

EasyCep, tüketicilere yenilenmiş akıllı telefonları güvenli, ekonomik ve garantili şekilde sunan bir teknoloji şirketi. Ticaret Bakanlığı onaylı yenileme merkezleriyle çalışan EasyCep, sadece cihaz satışı değil, aynı zamanda tüketicilerin ellerindeki eski cihazları değerinde satabilmelerine de imkan tanıyor. Satılan her cihaz, detaylı teknik kontrollerden geçirilerek yenileniyor ve bir yıllık garantiyle birlikte yeniden satışa sunuluyor.

EasyCep’in sponsorluğu sayesinde Son Teknoloji programı, izleyicilere daha geniş bir içerik ağı ve teknolojiyi daha erişilebilir kılan yeni fırsatlar sunmayı sürdürecek. Programda yer alan yenilikçi ürün tanıtımları, kullanıcı deneyimleri ve dijital ipuçları da EasyCep’in teknolojiye sürdürülebilir erişim vizyonuyla örtüşüyor.

Bu iş birliği ile teknolojiyi uygun maliyetlerle herkes için ulaşılabilir hale getirme hedefiyle hareket eden EasyCep medya alanında da güçlü bir varlık göstermeye başladı. EasyCep’in katkılarıyla Son Teknoloji, artık yalnızca teknolojiyi tanıtan değil, aynı zamanda teknolojiye erişimin yollarını da gösteren bir platform haline geldi.

Vodafone’dan 65 yaş üstü kullanıcılara özel teknoloji desteği

Habertürk ekranlarında yayınlanan Son Teknoloji programının 12 Nisan 2025 tarihli bölümünde, Vodafone Türkiye’nin yaşlı bireylerin teknolojiye erişimini kolaylaştırmak için başlattığı özel hizmet paketi detaylı şekilde tanıtıldı.

Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin’in katılımıyla anlatılan projede, 65 yaş üstü kullanıcıların teknolojiyle barışık bir yaşam sürdürebilmesi için oluşturulan kapsamlı destek ağına dikkat çekildi.

Türkiye’de şu anda 65 yaş üstü 9 milyon vatandaş bulunuyor. Bu sayının 2030 yılına kadar 15 milyona ulaşması bekleniyor. Vodafone, bu toplumsal dönüşümü dikkate alarak teknolojiye daha mesafeli duran, ancak öğrenmeye istekli olan yaşlı bireyler için “Süper 65” adıyla özel bir çözüm paketi geliştirdi. Paket kapsamında sunulan hizmetler, yaşlı bireylerin hem iletişim ihtiyaçlarına hem de dijital dünyadaki karşılaştıkları sorunlara doğrudan çözümler getiriyor.

Süper 65 hizmet paketinin en dikkat çekici özelliklerinden biri sınırsız konuşma imkanı. Vodafone, yaşça büyük kullanıcılarının aileleri ve çevreleriyle sürekli iletişimde kalabilmesi için bu hizmeti standart olarak sunuyor.

Bunun yanında fatura aşımı korkusu yaşayan kullanıcılar için oluşturulan aşım kontrol sistemi sayesinde, kullanıcının faturası belirli bir eşiği geçmeden durdurulabiliyor. Ayrıca, çağrı merkezi arandığında 65 yaş üzeri bireyleri karşılayan özel bir hizmet akışı da devreye alınmış durumda.

Vodafone, mağazalarında da bu yaş grubuna özel hizmet sunuyor. Tüm mağaza çalışanları ve çağrı merkezi personeli, uzman psikolog Beyhan Budak’ın liderliğinde özel bir eğitimden geçirilmiş durumda. Bu sayede 65 yaş üstü bireylerin teknolojiyle ilgili yaşadığı sorunlara daha anlayışlı ve çözüm odaklı yaklaşılabiliyor.

Her cuma günü 10:00-12:00 saatleri arasında gerçekleştirilen özel seanslarda, kullanıcılar WhatsApp görüntülü görüşme yapmaktan Instagram profili güncellemeye kadar birçok konuda bire bir destek alabiliyor.

Sadece fiziksel mağazalarda değil, dijital platformlarda da yaşlı bireylerin deneyimini iyileştirmek adına adımlar atılmış durumda. Vodafone Yanımda uygulamasında bu gruba özel arayüz tasarlandı. Daha büyük ikonlar, sadeleştirilmiş menüler ve sık kullanılan özelliklerin öne çıkarılmasıyla uygulama yaşlı bireyler için erişilebilir hale getirildi. Uygulama üzerinden kullanıcılar kendi cihazlarına özel teklifleri görebiliyor, fatura bilgilerine ulaşabiliyor ve hediye çarkı gibi eğlenceli özelliklere de kolaylıkla erişebiliyor.

Programda ayrıca bir mağaza ziyaretine de yer verildi. Halit Bey isimli bir kullanıcı, WhatsApp mesajlarının aktarımıyla ilgili yaşadığı sorunu Vodafone mağazasında çözümledi. Deneyimini paylaşan Halit Bey, tüm çalışanların kendisiyle yakından ilgilendiğini ve her ziyaretinde destek aldığını belirtti. Bu tür bire bir temasların, teknolojiye karşı çekingen yaklaşan yaşlı bireyler için ne kadar önemli olduğu bir kez daha gözler önüne serildi.

Vodafone’un “Süper 65” hizmet paketi, yaşlı bireyleri yalnızca dijital dünyaya dahil etmekle kalmıyor, aynı zamanda onlara güvenli, anlaşılır ve destekleyici bir dijital deneyim sunuyor. Türkiye’nin yaşlanan nüfusu göz önünde bulundurulduğunda bu tür sosyal sorumluluk projeleri, dijital kapsayıcılık adına kritik bir rol üstleniyor. Teknoloji her yaştan insan için bir ihtiyaç haline gelirken Vodafone’un attığı bu adım farkındalık yaratmaya devam ediyor.

Roborock, Türkiye’de temizlik teknolojilerinde yeni dönemi başlattı!

ShiftDelete.Net kurucusu Hakkı Alkan’ın sunumuyla Habertürk ekranlarında yayınlanan Son Teknoloji programının 12 Nisan 2025 tarihli bölümünde Roborock’un son ürünleri ve Türkiye pazarındaki stratejileri detaylı şekilde ele alındı. Roborock’un yenilikçi robot süpürge teknolojileri, özellikle mekanik kol, ultra ince tasarım ve yüksek emiş gücüyle dikkat çekti.

Programda yapılan canlı demo ile Roborock’un Saros 10 modeline entegre edilen mekanik kolun işlevselliği izleyicilere gösterildi. Robot, yerde bulunan bir çorabı algılayarak hassas bir şekilde yerden aldı ve belirlenen noktaya taşıdı.

Bu özelliğiyle Roborock, temizlik robotlarını yalnızca zemin süpüren cihazlar olmaktan çıkarıp üç boyutlu nesne tanıma ve manipülasyon yeteneğine sahip bir ev yardımcısına dönüştürdü. Bu teknolojinin merkezinde robotun çevresini lidar sensörlerle tarayarak haritalandırmasını sağlayan LDS sistemi yer alıyor. Saros 10 sadece 7.68 cm’lik yüksekliği ise, özellikle yatağın veya dolap altlarının temizliği gibi daha önce ulaşılamayan alanlara erişim konusunda önemli bir çözüm sunuyor.

Roborock’un Türkiye’de sunduğu bir diğer yenilikçi ürün grubu ise F25 serisi oldu. Bu seri, hem süpürme hem de silme fonksiyonlarını bir araya getiriyor. Ergonomik yapısıyla tek elle kullanılabilen bu cihazlar, zorlu alanlara kolayca yönlendirilerek temizlik performansını artırıyor.

Roborock temsilcisi, Türkiye’deki tüketicilerin ürün kalitesine, işlevselliğe ve kullanıcı deneyimine büyük önem verdiğini belirtti. Bu beklentilere karşılık olarak, Türkiye pazarı için özel olarak geliştirilen çözümler ve yerel kullanıcı taleplerine dayalı ürün güncellemeleri yapılmaya devam edileceğini ifade etti.

Marka, kullanıcı deneyimini geliştirmek için Türkiye’de sosyal medya, YouTube kanalları ve influencerlar aracılığıyla ürün tanıtım faaliyetlerine ağırlık verecek. Dağıtım kanallarında ise yüksek performanslı iş ortaklarıyla iş birliği kurularak ürünlerin erişilebilirliği artırılacak. Roborock, Türkiye pazarında marka bilinirliğini yükseltmeyi ve temizlik teknolojilerinde akla gelen ilk isim olmayı hedefliyor.

Yeni Saros 10 serisinin en dikkat çeken özelliklerinden biri olan 22.000 pascal emiş gücü ise Türkiye’de yaygın olarak kullanılan uzun tüylü halılarda bile derinlemesine temizlik sağlayabiliyor. Aynı zamanda bu temizlik sırasında yüzeylere zarar verilmemesi de teknolojiye entegre edilmiş bir güvenlik detayı olarak öne çıkıyor.

Roborock’un Türkiye’deki kullanıcıları merkeze alan stratejileri, ürünlerinin yalnızca gelişmiş özellikleriyle değil, aynı zamanda kullanıcı ihtiyaçlarına verdiği doğrudan yanıtlarla da pazarda kalıcı bir yer edinmesini sağlıyor. Temizlik teknolojilerinde yaşanan bu dönüşüm, Türkiye’de akıllı ev aletlerine olan ilgiyi yeni bir boyuta taşıyor.

Fiyat performans canavarı OnePlus Nord CE 5 ortaya çıktı!

Akıllı telefon pazarının başarılı isimlerinden OnePlus, geçen yılın nisan ayında piyasaya sürdüğü Nord CE 4’ün halefi için çalışmalara başladı. Son gelişmeler, Nord CE 5 modeliyle ilgili ilk detayları gözler önüne seriyor. İşte ayrıntılar!

OnePlus Nord CE 5 modelinin 7,100 mAh’lik bir bataryayla geleceği iddia edildi. Bilindiği üzere, selefi 5500 mAh’lik bir pille kullanıcıların karşısına çıktı. Kısacası, yaklaşan modelin en azından bataryasıyla dikkatleri üzerine çekeceğini söyleyebiliriz.

OnePlus Nord CE 5 için ilk ayrıntılar geldi

Kaynaklar, akıllı telefonun Qualcomm Snapdragon 7 Gen 4 veya MediaTek Dimensity 8400 işlemcisiyle geleceğini söylüyor. Bunun dışında şu an için cihazla ilgili herhangi bir teknik detay mevcut değil.

Kullanıcılara fikir vermesi açısından OnePlus Nord CE4 özellikleri şu şekilde;

ÖzelliklerDeğerler
Ekran6.7 inç (2412×1080 piksel) Full HD+ AMOLED ekran, 120Hz yenileme hızı, 240Hz dokunmatik örnekleme hızı, 2160Hz PWM Karartma, 1100 nit maksimum parlaklık
İşlemciQualcomm Snapdragon 7 Gen 3 (4nm) Mobil Platform, Adreno 720 GPU
Bellek8GB LPDDR4X RAM
Depolama128GB / 256GB UFS 3.1 depolama, 1TB’a kadar microSD ile genişletilebilir
İşletim SistemiAndroid 14, OxygenOS 14
Arka Kamera50 Megapiksel arka kamera (Sony LYT-600 sensör, f/1.8 diyafram, OIS), 8 Megapiksel 120° ultra geniş açılı kamera (Sony IMX355 sensör, f/2.2 diyafram, LED flaş)
Ön Kamera16 Megapiksel ön kamera (f/2.4 diyafram)
Boyutlar162.5×75.3×8.4mm; Ağırlık: 186g
DayanıklılıkToz ve Sıçramaya Dayanıklı (IP54)
Bağlantılar5G SA/NSA (n1/n3/n5/n8/n28B/n77/n78 bantları), Çift 4G VoLTE, Wi-Fi 6 802.11 ax (2.4GHz + 5GHz), Bluetooth 5.3, GPS, GLONASS, BDS, Galileo, QZSS
Batarya5500 mAh batarya, 100W SUPERVOOC Hızlı Şarj

10 bin TL altı akıllı telefonlar!

10 bin TL altı akıllı telefonlar! Günlük kullanımlarda ve basit oyunlarda üzmeyen giriş segment akıllı telefon satın almak isteyen kullanıcılar için birkaç önemli seçenek bulunuyor. İşte 10 bin TL’nin atlında tercih edebileceğiniz akıllı telefon modelleri!

Listemizin ilk sırasında Galaxy A16 modeli bulunuyor. 6 GB RAM ve 128 GB dahili depolamayla gelen akıllı telefon, 6,7 inç FHD+ Super AMOLED bir ekrana ev sahipliği yapıyor. Giriş segmentte sıkça tercih edilen damla çentikle karşımıza çıkan üründe 13 MP selfie, 50 MP ana, 5 MP ultra geniş açı ve 2 MP makro sensör bulunuyor.

Altı nesile kadar işletim sistemi yükseltme ve 6 yıllık güvenlik bakım paketiyle sunulan Galaxy A16’da 25W hızlarında şarj olabilen 5.000 mAh’lik bir pil mevcut. Modelin fiyatıysa 9 bin 476 TL seviyelerinde.

Listemizdeki bir diğer ürün ise Redmi 13 diyebiliriz. 8 GB RAM ve 256 GB dahili depolamayla karşımıza çıkan model, 6.79 inç, 90 Hz yenileme hızı sunan FHD+ çözünürlüklü IPS LCD bir panele sahip. Ayrıca, delikli bir ekran tasarımıyla raflardaki yerini alıyor. Telefona Mediatek Helio G91 Ultra yonga seti güç veriyor.

Üründe 108 MP ana ve 2 MP makro sensörden oluşan çift kamera kurulumu yer alıyor. Önde ise 13 MP çözünürlüğünde bir selfie kamerası bulunuyor. 33W hızlarında şarj olabilen 5.030 mAh’lik bir pilden beslenen cihazın fiyatıysa 8 bin 799 TL.

POCO C65’te 6,74 inç, 90 Hz yenileme hızı sunan IPS LCD bir ekran mevcut. 8 GB RAM ve 256 GB depolamayla raflardaki yerini alan akıllı telefonda 50 MP ana, 2 MP makro ve 0.08 MP yardımcı sensörden oluşan üçlü kamera kurulumu tercih ediliyor. Önde ise 8 MP selfie kamerası yer alıyor.

Model, 18W hızlarında şarj olabilen 5.000 mAh’lik bir bataryadan besleniyor. Damla çentik tasarımıyla gelen modelde MediaTek Helio G85 işlemcisi kullanılıyor. Fiyatıysa 8 bin 998 TL seviyelerinde.

Listemizdeki bir diğer ürün ise Galaxy A06. 4 GB RAM ve 128 GB dahili depolamayla satılan telefonun işlemcisiyse Mediatek Helio G85. Damla çentik tasarımıyla gelen modelde 6,7 inç, 720 x 1600 piksel çözünürlük sunan PLS LCD bir ekran kullanılıyor.

Önde 8 MP selfie kamerası yer alırken, arka tarafta 50 MP ana ve 2 MP derinlik sensöründen oluşan çift kamera kurulumu bizleri karşılıyor. Dahası, 25W hızlarında şarj olabilen 5.000 mAh’lik bir bataryadan besleniyor. Ürünün fiyatıysa 6 bin 269 TL.

Redmi 14C modeli 8 GB RAM ve 256 GB dahili depolamayla satılıyor. Ürünün Mediatek Helio G81 Ultra işlemcisi günlük kullanımlarda ve basit oyunlarda kullanıcıları üzmüyor. Bununla birlikte, 6.88 inç, 120 Hz yenileme hızı ve 720 x 1640 piksel çözünürlük sunan IPS LCD bir panelle geliyor.

Önde 13 MP selfie kamerası yer alırken, arkada 50 MP çift kamera sistemi bulunuyor. Dahası, 18W hızlarında şarj olabilen 5.160 mAh’lik bir pilden besleniyor. Cihazın fiyatıysa 7 bin 999 TL.