Lumia 950 ve 950 XL Batarya Testinde
Microsoft’un bölge bölge satışa sunmaya başladığı yeni amiral gemileri Lumia 950 ve Lumia 950 XL, GSM Arena ekibi tarafından detaylı bir batarya testine tabi tutuldu.
Konuşma süresi (3G açık)
İlk olarak konuşma süresi baz alınarak teste giren Lumia 950 XL, 16 saat 50 dakikalık bir performansa imza atarken, Lumia 950 ise 8 saat 25 dakikalık süreyle beklentilerin hayli gerisinde kaldı. Dilerseniz Lumia 950 XL ve Lumia 950’nin konuşma süreleri baz alınarak gerçekleştirilen batarya testine ilişkin verilere aşağıdan göz atabilirsiniz.
:: Lumia 950 ve 950 XL teknik özellikleri için tıklayın

Web tarayıcısı
Söz konusu web tarayıcısı olduğunda da değişen pek birşeyin olmadığını görüyoruz. Yine Lumia 950 XL ile Lumia 950 arasında önemli bir pil farkının bulunduğunu söylemek mümkün.

Video oynatma
Son kriter olan video oynatmada ise aradaki makasın en alt seviyeye indiğini görüyoruz. Lumia 950 XL 10 saat 38 dakikalık bir video performansı sergilerken, Lumia 950 ise 9 saat 40 dakikalık bir performansa imza atıyor.

Sonuç olarak toparlamak gerekirse Nokia 950 XL’nin pazardaki rakipleri göz önüne alındığında ortalama bir pil ömrüne sahip olduğunu söyleyebiliriz. Fakat söz konusu Lumia 950 olduğunda aynı cümleyi kurmak pek mantıklı olmayacaktır.
Zira Lumia 950, 3000 mAh gücündeki bataryasına rağmen beklentilerin hayli altında bir performans sergiliyor. Üstelik daha güçlü bir işlemci ve daha büyük bir ekrana sahip olan Lumia 950 XL’nin bataryası da 3340 mAh. Arada öyle fazla bir pil farkı bulunmamasına karşın, phablet segmentinde bulunan Lumia 950 XL’nin batarya ömrü söz konusu olduğunda, Lumia 950’den daha makul bir çözüm gibi durduğunu söylemek mümkün.
:: Sizce Lumia 950 XL ve Lumia 950’nin batarya performansları yeterli mi?
Apple, Müzik Limitini Yükseltti!
Apple kullanıcıları artık daha fazla şarkıyı depolayabilecek. Apple, çevrimiçi müzik hizmetleri iTunes Match ve Apple Music’in limitini genişleterek 100 bin şarkıya çıkardı. Bu sınır daha öncesinde 25 bindi. Bu geliştirme ile beraber tüm cihazlarınızdan ulaşabileceğiniz, 100 bin şarkılık bir müzik kütüphaneniz olacak. Apple‘da Kıdemli Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Eddy Cue geçtiğimiz Haziran ayında bu genişletme ile ilgili Twitter hesabından bir açıklama yapmıştı.
:: Apple Music Nasıl Kullanılır?

Yapılan bu limit yükseltme geliştirmesi ile Apple kullanıcıları, 50 bin şarkı limiti bulunan Google Play Music kullanıcılarından 2 kat daha büyük bir müzik kütüphanesine sahip olabilecekler. Google Play Music’in ücretsiz olmasına karşın, bir yıllık iTunes Match üyeliği için 24,99 dolar, bir aylık Apple Music aboneliği için ise 9,99 dolar ücret ödemeniz gerektiğini de hatırlatalım.
Nesnelerin İnterneti Ne Kadar Güvenli?
Artan iş ihtiyaçlarını karşılamak için her gün daha fazla “nesne” internete bağlanıyor. İnternet sektörünün önemli isimlerinden biri olan Cisco’nun tahminlerine göre 2020 yılında 50 milyar nesne internete bağlı olacak ki, bu rakam dünya nüfusunun 7 katı. Peki nesnelerin interneti ne kadar güvenli? Nesnelerin interneti projesiyle hayat bulacak olan akıllı kentler gerçekten güvenilir olacak mı? Cisco Ortadoğu, Afrika ve Rusya Güvenlik Yöneticisi Hakan Tağmaç Nesnelerin İnterneti dünyasında güvenlik risklerini değerlendirdi.
Ancak nesnelerin interneti sistemlerinin yaygın şekilde uygulanması ‘yetersiz güvenlik’ endişelerini de beraberinde getiriyor. Öyle ki, bunun sonuçları hacker’lar tarafından ele geçirilen şehirler, sistemler, bireyler dahi olabilir. Var olan BT güvenlik mimarilerinin nesnelerin internet sistemlerine uygulanması yeterli olmayacak. Bu dünya yeni ve entegre güvenlik yaklaşımları gerektiriyor.
En büyük risk büyük şehirlerde
Her şeyin firewall’lar içinde olduğu ve erişim kontrol cihazları ile korunan günümüz ağlarının aksine, nesnelerin interneti arenasında birçok nesne korunmasız ve tehdide açık alanda işlem yapmaya devam edecek. Bu cihazlar sonsuz miktarda hassas veri akışı üretiyor ve her bir cihaz hackerlar ve kötü niyetli yazılım üretenler tarafından potansiyel bir giriş noktası.
Hacker’ların bu hassas ve değerli veriye erişmesi; üretim bantlarının, kamu kuruluşlarının ya da şehir sistemlerinin kontrolünü eline alması yaşanması muhtemel en büyük risk. Yine hastaların üzerinde bulunan medikal cihazlar, araçlar ve sensörler de bu tehditlerin hedefi olabilir. Bu durum, kurumsal ağların ötesinde farklı bir mücadele gerektiriyor.
Nesnelerin İnterneti ağlarında siber saldırıların hem fiziksel hem de ekonomik etkileri var. Hack’lenen ve kontrolü ele geçirilen ağlar dolayısıyla yaralanmalardan tedarik zincirinde kesintilere, kamu güvenliğini tehdit eden durumlardan üretim sisteminin durması ile oluşacak maddi kayıplara, marka imajının zedelenmesinden güven kaybına ve fikri mülkiyet varlıklarının çalınmasına kadar büyük zararlar görülebilir.
İlk öncelik sistemin güvenliği
Nesnelerin internet sistemini güvenli bir hale getirmenin kendi içinde yeni zorlukları var. Örneğin güvenlik çözümünüzün yüz binlerce ya da milyonlarca uç noktayı korurken, maliyet avantajı sağlayacak şekilde ölçeklendirilmesi, birbirinden farklı ve erişimin zor olduğu noktalara yerleştirdiğiniz cihazlarınuzaktan korunması ve tek bir girişin güvenlik taraması, birbirine bağlı Nesnelerin İnterneti cihazlarının durmasını sağlayacağı için oluşacak maliyetgibi.
Güvenlikten sorumlu karar vericiler bu engellere odaklanırken Nesnelerin interneti ile gelecek çok önemli bir güvenlik avantajını da gözden kaçırmamalılar. Nesnelerin interneti cihazlardan ibaret değil, bu kavram cihazların oluşturduğu bir ağı temsil ediyor. Nesnelerin interneti ağlarının güvenliği bireysel güvenlik cihazlarından çok güvenlik cihazlarında oluşan bir ağ ile sağlanmalı.

Sorunun çözümü güvenlik sistemleriyle mümkün
Bu ağ içindeki cihazlar birlikte çalışarak kapsamlı ve neredeyse gerçek zamanlı bir güvenlik istihbaratı sağlayabilir. Bu da kuruluşun tüm güvenlik duruşunu çok az insan müdahalesi gerektirecek şekilde güçlendirir. Birlikte çalışmayan güvenlik sistemlerinde vizibilite ve kontrol sınırlıdır. Belirli bir cihazda oluşacak riskte sistemin manuel olarak kapatılması çok uzun sürebilir. Sorunun çözümü, nesnelerin interneti ile etkinleşmiş güvenlik sistemlerinde saklı.
Kapsamlı bir Nesnelerin internet güvenlik çözümü, uygulamalar, kullanıcılar, protokoller ve anomaliler içinde görünürlük sağlamalı. Ayrıca, kritik sistemlerin saldırı anında bile çalışmaya devam etmesi öncelik olmalı, sektör ve devlet regülasyonları ile uyum sağlanmalı, uygun maliyetle ölçeklendirilebilmeli, duruma göre farkındalığı artırmalı, tepkiyi hızlandırmalı ve BT ile operasyon teknolojileri süreçlerini birleştirmeli.
:: Sizce nesnelerin interneti gerçekten şehirlerimizi daha güvenli bir hale getirebilir mi?
WhatsApp, Yeni Emojilere Kavuştu!
Apple, iOS 9.1 güncellemesi ile yeni emojileri sistemine eklemişti. Unicode‘a yeni eklenen emojiler için Google da devreye girmiş ve Nexus modellerine has bir güncelleme yayınlayarak yeni emojilerin Android platformunda da kullanılabileceğini açıklamıştı. Bugün ise Android kullanıcılarını Google‘dan önce WhatsApp‘ın sevindireceği haberi geldi.
:: Android’e Yeni Emojiler Geliyor
Popüler anlık mesajlaşma platformu WhatsApp, Android platformundaki uygulamasını güncelleyerek yeni emojileri kullanıcıları ile buluşturdu. WhatsApp 2.12.372 veya 2.12.373 sürümlerine sahip olan Android kullanıcıları yeni emojileri kullanmaya başladı. Henüz bu güncelleme resmi olarak Google Play Store‘da sunulmuyor. Eğer WhatsApp’ı bir Android telefonda kullanıyorsanız aşağıdaki bağlantıya tıklayarak WhatsApp’ın yeni emojiler içeren güncellemesini indirebilirsiniz.
:: Android için WhatsApp 2.12.373 sürümünü indirmek için tıklayın

Dark Souls 3 Çıkış Tarihi Belli Oldu!
From Software‘in geliştirdiği ve Bandai Namco‘nun piyasaya süreceği Action RPG odaklı Dark Souls III‘ün çıkış tarihi, yeni yayınlanan tanıtım videosunda duyuruldu. Bununla birlikte oyunun özel sürümleri de belli oldu.
Dark Souls III, 12 Nisan 2016 tarihinde Kuzey Amerika ve Avrupa‘da, PC, PlayStation 4 ve Xbox One için raflardaki yerini alacak.
:: Dark Souls III Duyuruldu!
Firmanın, PlayStation Experience etkinliği öncesinde çıkış tarihini duyurdukları Darkness Has Spread adlı yeni tanıtım videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz.
[youtube https://www.youtube.com/watch?v=YhxngUz6C3U]
Ayrıca PlayStation Experience etkinliğinde oyuna ait yeni oynanış videosu da yayınlandı. Bu oynanış videosunu da aşağıdan izleyebilirsiniz.
[youtube https://www.youtube.com/watch?v=jjK5f7ozzOM]
Son olarak Dark Souls III‘ün, Day One Edition, Collector’s Edition ve Prestige Edition sürümlerinin duyurulduğunu da belirtelim.
Dark Souls III: Day One Edition içerikleriğinde; Ana Oyun, Prima Starter Guide adlı başlangıç rehberi, resmi Soundtrack CD‘si ve özel O-Sleeve eklentisi yer alıyor.
Paket PlayStation 4 ve Xbox One için özel olacak. Bu paketin 59.99 dolara satışa sunulacağının da altını çizelim.

Dark Souls III: Collector’s Edition‘ın içeriklerinde ise Metal Kutu içerisinde Ana Oyun, Prima Starter Guide adlı başlangıç rehberi, resmi Soundtrack CD‘si, resmi Artbook kitabı, Koleksiyon Kutusu, 10 inç boyutunda Red Knight Statüe figürü ve Cloth adlı oyun haritası yer alacak.
Bu paket, PlayStation 4 ile Xbox One için özel olacak ve 129.99 dolara satışa sunulacak.

Dark Souls III: Prestige Edition‘ın içeriklerinde ise Metal Kutu içerisinde Ana Oyun, Koleksiyon Kutusu, 3 tane iron-on patches, 40 cm boyutunda Lord of Cinder figürü, üçlemeye ait özel A4 boyutlarında Hardcover Artbook, Cloth adlı oyun haritası ve resmi Soundtrack CD‘si bu paket içeriğinde yer alacak.
Bu pakette PlayStation 4 ve Xbox One için özel olacak. Paket sadece Amazon‘da özel olarak satılacak. Bu paketin fiyatı ise henüz belli değil.

Bu paketlerin ise ülkemize resmi olarak gelip, gelmeyeceği henüz belli değil.
:: Dark Souls III’ü bekliyor musunuz ve hangi paketi satın alırdınız?
Nokia İmzalı Akıllı Saatler Geliyor
Akıllı telefon akımına ayak uyduramayarak iflasın eşiğine gelen Finlandiyalı telefon üreticisi Nokia, yeniden toparlanmaya çabalıyor. 2016 ile birlikte bir çok yeni akıllı telefon modelini satışa sunması beklenen Nokia, diğer taraftan da giyilebilir teknolojiler için kolları sıvamış durumda.
:: Android’li Nokia C1 nasıl olacak?
Windows Phone işletim sistemine sahip akıllı telefon modelleriyle pazarda istediğini bulamayan Nokia, şimdi de Android işletim sistemine sahip yeni modelleriyle kullanıcıların karşısına çıkmaya hazırlanıyor.
Android işletim sistemine sahip modellerini, Android Wear ile donatılmış olan akıllı saatlerle desteklemek isteyen Nokia, giyilebilir teknolojiler alanında da önemli yatırımlar gerçekleştiriyor.

Nokia, VR pazarına da girmek istiyor
Firmaya yakın bir kaynaktan sızdırılan bilgilere göre Nokia, 2016’nın 1. çeyreğinde ilk akıllı saat modelini satışa sunmayı planlıyor. Bu akıllı saat hakkında şu anda bilinen tek şey ise Android Wear işletim sistemini kullanacak olması.
Giyilebilir teknoloji alanında, akıllı telefon pazarında olduğu gibi vakit kaybetmek istemeyen Nokia, diğer bir taraftan da akıllı bileklik ve sanal gerçeklik gözlüğü üzerine de çeşitli çalışmalar yapıyor.
Eğer sızdırılan bilgiler doğruysa, 2016 için Nokia’nın yılı olacak diyebiliriz.
Galaxy S7’nin Geekbench 3 Puanı Sızdı!
2015 yılı içerisinde tanıttığı tüm amiral gemisi modellerinde kendi işlemcisi olan Exynos 7420‘yi kullanan Samsung’un, önümüzdeki yıl piyasaya sunacağı amiral gemisi Galaxy S7‘de işlemci tercihini değiştireceğine yönelik bir takım dedikodular ortaya çıkmıştı. Snapdragon 810 yonga setindeki ısınma sorununun Snapdragon 820 ile çözüldüğünün açıklanmasının ardından Galaxy S7 modelinin Snapdragon 820 ile gelme ihtimalinin yüksek olduğu söylenmişti.
:: Galaxy S7 İşlemcisi Exynos 8890 Göründü
Exynos ile Snapdragon arasındaki savaş bugün Galaxy S7‘nin Benchmark sonuçlarının ortaya çıkmasıyla daha da kızışacak. Çin’in Twitter’ı olarak bilinen Weibo sitesi üzerinde Galaxy S7’ye ait olduğu söylenen Geekbench 3 puanları paylaşıldı. Paylaşılan bilgiye göre Galaxy S7, Geekbench 3 tek çekirdek bölümünden 2456 ve çoklu çekirdek bölümünden 5423 puan almayı başarıyor.

iPhone 6s, Geekbench 3 testinden tek çekirdek bölümünden 2497, çoklu çekirdek bölümünden ise 4347 puan alarak, Geekbench 3’ten en yüksek puan alan telefonu olarak zirveye oturmuştu. Snapdragon 820 ile gelme ihtimali yüksek olan Galaxy S7, aldığı puan ile iPhone 6s’i tahtından ediyor. Bakalım Samsung yonga seti tercihini Snapdragon 820’den yana mı yoksa Exynos 8890‘dan yana mı kullanacak?
Tarihin En Büyük Fırsatı: 5G!
Kristof Kolomb gemisinin yeni bir kıtayı keşfetmeye gittiğini bilseydiniz, binmek için bütün varlığınızı verir miydiniz? Evet, yeni kıtaları keşfetmeye kalkan bir gemi kızağa oturtulmuş durumda. 5G, tarihin en büyük fırsatını sunmak için yola çıkmaya hazırlanıyor. Yoksa, Nuh’un gemisi benzetmesi mi yapmalıyım? Peki, ne kadar hazırlık yapıyoruz?
Bu yıl, en büyük iletişim anlaşmaları hep 5G ve bulut sistemler üzerine oldu. Rusya’da yapılacak 2018 Dünya Futbol Şampiyonası bir nevi 5G şovu haline dönüşecek. Rusya, şampiyonanın alt yapısı için 18 milyar dolar harcamayı düşünüyor. Ancak en fazla ses getirecek yatırımlar 5G altyapısı ve hizmetleri olacak.
:: Wi-Fi’den 100 Kat Hızlı Teknoloji: Li-Fi
Çinli Huawei şirketi de 2018 Dünya Kupası için en uygun zaman 5G deneme ağlarını geliştirmek ve dağıtmak için Rus cep telefonu operatörü MegaFon’un ile bir anlaşma imzaladığını duyurdu. Asıl 2020’de hizmete girmesi gereken 5G konusunda tarihi adımı şampiyonada atmak istiyor.
5G ile nasıl bir değişim ve dönüşüm yaşanacak?
Hızının yükselmesine paralel artan müşteri sayısı ve gelir seviyesi şirketleri daha hızlı altyapı teknolojilerini geliştirmeye itiyor. Bu alanda son 10 yılda yaşanan değişime bakıldığında gidilecek yönü tahmin etmek çok zor değil. Değişen teknoloji öncelikle kullanılan cihazların değişmesini beraberinde getiriyor.
Değişen ve nitelikleri artan cihazlarla alınan hizmetlerin de boyutu değişti. 10-15 yıl önce internet üzerinden müzik indirerek dinlemek efsane bir gelişme olarak kabul edilirken bugün tamamen farklı cihaz türleriyle yüksel kalitede müzikten HD filmlere kadar çok farklı içeriklere ulaşmak sıradan faaliyetler haline geldi.
Sıfır Mesafe ve Büyük Bilge ile tanışın!
5G ile birlikte iki yeni kavram hayatımıza girecek: Her nesnenin internete bağlı olması, uzaklıkları ortadan kaldıracak. “Sıfır Mesafe”, her şeyi ayağınıza getiren bir yapıdan ziyade, bir zihniyeti ifade edecek.
Nerede olursan ol, geniş bant ve akıllı şebekeler ile istediğin her şey hakkında anlık bilgi ve duruma ulaşabilme imkanın olacak. Güvenli ve kesintisiz data akışı esas olacak.
Big Data denilen ve bulut sistemler ile paylaşılan veriler, nesneler arası internet ile birlikte yeni bir şekil alacak, veriler bilgiye ve daha da ilginci kişiselleşecek. Bu yüzden, büyük data kavramı yerine Büyük Bilge tanımı esas olacak.
Dünyanın en hızlı internetine sahip Güney Kore, 4G yerine 5G’ye ağırlık vermeye başladı bile.
Bu süreçte neler yaşandı?
– Ülke geçen sene bu alana 1.5 milyar dolarlık yatırım yaptı.
– AB ise 2020’de devreye girecek sistem için 8 milyar dolarlık yatırım planlıyor.
– 5G’nin 4G’ye kıyasla bin kat daha hızlı olması bekleniyor.
– Nesnelerin interneti (IoT) ile birlikte artacak cihaz sayısı ve gereken bant genişliğine sadece 5G cevap verebilecek.
– Akıllı ve insansız araç teknolojisi 5G ve sonrası teknolojilerle mümkün olacak.
– Bilgisayar, tablet ve cep telefonu gibi cihazlardaki işletim sistemleri tarihe karışacak.
– Cihazlar işletim sistemi dahil tüm bilgileri bulut bilişim üzerinden alacak. İnternette hız sorunu ortadan kalkacak.
Türkiye, 5G’ye erken adım atabilecek mi?
5G alanında en hızlı adımları AB ülkeleri atmaya başladı. Şirketler bazında ise, Çinli ve Güney Koreli şirketler öncülüğünü sürdürecek gibi görünüyor.
Malum, yeni nesil mobil ağın 2020 yılında ticari olarak piyasaya sunulması bekleniyor. Altyapıda Avrupa’nın en önemli üreticisi olan Ericsson, 5G için İsveç ve Amerika’da iç ve dış mekân testlerine başladı. Ericsson, test ettiği bu en yeni 5G teknolojisi ise, bağlantının düşmesine izin vermeden yüksek kapasiteli bir ağ sunmayı hedefliyor.

Yeni nesil iletişim ağları, sağlık, eğitim, savunma, ulaşım ve makineler arası iletişim açısından önem kazanıyor. Halen Türkiye’nin tamamına 3G data paylaşımı ağı ulaşabilmiş değil. Gelecekte makineler arası iletişim zorunlu olacaksa, geleneksel ağ yapısı yeterli olmayacaktır. 2020 yılında dünyanın yüzde 90’ı mobil ağlara erişim imkanına kavuşacak. 5G’li olanlar ile diğerleri arasında rekabet imkansız hale gelebilir.
Bunun için sadece Ericsson değil, Avrupalı yöneticiler, AB Komisyonu olarak da 5G teknolojisinde vizyon oluşturmaya başladı. AB Komisyonu, Kamu Özel Ortaklığı kurarak, büyük sanayi oyuncularını kapsayacak şekilde “5G Altyapı Derneği” protokolünü 2013 yılı sonunda imzalamıştı. Şimdi de, Ar-Ge çalışmalarını hızlandırmak ve projeleri desteklemek için Horizon 2020 Programı aracılığıyla 700 milyon euro finansman ayırdı.
AB, geçen yıl da Güney Kore ile işbirliği çerçeve anlaşmasına imza atmıştı. Japonya ile de benzer anlaşmayı iki ay önce imzaladı. 5G vizyonu için Avrupalı pek çok ülkenin bireysel adımları da bulunuyor.
İngiltere, üniversitelere 300 milyon poundluk bir destek ayırdığını yılbaşında duyurmuştu. Bütün bu çalışmalar şimdilik, “körün fil tarifi”ne benzese de, limandan ayrılacak gemiye erken binme gayreti olarak da bakılıyor.
Sonuçta her ülke, 5G vizyonunu oluşturmak için kapsamlı anlaşmalar yapıyor. Şu anda bütün dünyada 5G Ar-Ge çalışmalarında büyük işbirlikleri ve yoğun teşvikler aktarılıyor. Türkiye de Ar-Ge yol haritasını oluşturması gerekiyor.
5G’de uluslararası işbirlikleri, standartlaşma süreçlerine katılmak açısından zorunluluk arz ediyor. İhracatçı olabilmek için de uluslararası işbirliği önem kazanıyor.
Buna bağlı olarak da fikri hakları ve patent portföyü geliştirmek mümkün olabilecek. Tarihi fırsatların kaçırılmaması için bu bir zorunluluk…
4G ile neler değişti?
Son yıllarda iletişimde yaşananlara bakarak, önümüzdeki yıllar için seyretmesi gereken ivme hakkında bir yargıya varabiliriz.
Dünyada son 10 yılda sabit telefon abone sayısı yüzde 19’dan 15,8’e düşerken, mobil abone sayısı yüzde 33,9’dan yüzde 95,5’e çıktı.
Sabit geniş bant oranı ise yüzde 3,4’ten yüzde 9,8’e yükseldi. Mobil geniş bant oranı yüzde 4 iken bugün yüzde 32’ye, internete bağlı hane sayısı yüzde 18,4’ten yüzde 43,6’ya, internet kullanıcı oranı da yüzde 15,8’den yüzde 40,4’e çıktı.
Unutmayalım ki 2014 yılı bilişim sektörü büyümesi yüzde 12,1 olarak gerçekleşti.
Başka bir ifadeyle, şu an Avrupa’daki bant genişliği 720 MHz bunu 1200‘ye çıkarmayı hedefliyorlar. Artış trendi geniş bantta çok fazla. Her yıl yüzde 100’ün üzerinde bir artış yaşanıyor. Geçen yıl yüzde 108’lik bir artış yaşandı.
Eğer 5G yatırımları şimdiden yatırıma alınmaya başlanmazsa, bant genişliğini sağlayamaz ve tarihi bir sıçramayı bir kere daha kaçırmış oluruz.
2013 sonunda dünyada 2 milyar terabyte olan dijital içerik büyüklüğü bu yıl sonunda 8 milyar terabyte’a, 2020’de ise 50 milyar terabyte’a ulaşacak. Dijital içerik her yıl iki kat artıyor. Bulut çözümünün de artık bir ihtiyaç olarak öne çıktı.
Diğer yandan bu verilerin güvenliği de ayrı bir konu olarak ortaya çıkıyor: Veri Tıkanması.
Ürün ve hizmetlerin çeşitlenmesi ise dünya çapında talebi patlattı. Yapılan hesaplamalara göre geçen sene dünya genelinde sadece bir ayda 1 exabyte’lık data transferi yapıldı. 1 exabyte’ın, 1 milyar gigabyte’a eşdeğer olduğu düşünülürse kartopunun daha şimdiden devasa bir boyuta ulaştığını görmek mümkün.
Hesaplamalara göre dünyanın aylık data trafiği 2017’de 10.8 exabyte’a çıkacak.
Ancak, bir konuyu hatırlatmakta fayda var: Asya, Avustralya, Yeni Zelanda’da 3G için 130 milyar dolardan frekans için ödemeler yapılmıştı. Hızlı dönüşüm ve yanlış iş modelleri ile onlarca firmanın iflasıyla sonuçlandı.
Büyük dönüşümler, büyük eksen kaymaları firmaların yapısal ve finansal sıkıntılara sokabiliyor.
Apple Campus 2’den Yeni Görüntüler
Apple’ın merkez üssü olması için tasarlanan Apple Campus 2’nin inşaatına devam edilirken son gelen video ile inşaatta büyük bir gelişme kaydedildiği görülüyor. Bu ay içerisinde bir drone ile Apple Campus 2’nin yeni 4K videosu çekildi. Videoda göreceğiniz üzere inşaat oldukça ilerlemiş durumda. Son görüntülerden beri Apple’ın merkez üssünün dairesel yapısını oluşturan parçalar netleşmiş ve yükselmiş gözüküyor.
:: İşte Apple’ın Uzay Üssü!
Apple’ın bu yeni karargahında 13.000 kişi çalışacak. Apple Campus 2 tamamlandığında, 2,8 milyon metrekarelik halka şeklindeki ana bina, çeşitli park yapıları, 100.000 metrekarelik bir fitness merkezi, 120.000 metrekarelik bir oditoryum, özel bir ziyaretçi merkezi ile kafeterya ve Apple Store yer alacak. Ayrıca bütün kampüsün %80’lik bir bölümü tamamen yeşil alan olarak ayrılmış durumda.
Her şey planlandığı gibi giderse Apple’ın ikinci “uzay gemisi” merkezinin inşaatı 2016 yılının sonunda tamamlanmış olacak.
[youtube https://www.youtube.com/watch?v=7X7RCNGo9qA]
Geleceğin Formula 1 Arabası
McLaren’in ürettiği konsept Formula 1 arabası, günümüzde kullanılanları eski gösteriyor. Aracın tasarımından tutun üstündeki cihazlara kadar her şey son teknoloji.

:: Formula E İçin Yeni Video
Formula 1, çoğu kişi tarafından otomobil sporlarında gelinecek son nokta olarak değerlendiriliyor. Dünya’nın en yetenekli yarışçıları, Dünya’nın en hızlı arabalarında yarışıyorlar. Bir hatanın yarışı kaybettirmesi ya da birinciliklerin saniyenin onda biri olarak ölçülmesi, bu sporun ne kadar hızlı olduğunu göstermeye yetiyor.

McLaren MP4-X ile birlikte geleceğe bir göz atma şansını yakalıyoruz. Çünkü arabada kullanılan teknolojilerin hepsi günümüzde mevcut fakat kullanılmıyorlar. Fakat bu gelecekte de kullanılmayacakları anlamına gelmiyor.

Aracın tasarımı pilota daha iyi bir görüş sağlarken, acil bir durumda da kolay ulaşım imkanı veriyor. Umarız McLaren MP4-X gibi arabaları sokaklarda kullanmamızı sağlayacak teknolojiye sahip olduğumuz günler de gelir.
:: Bütün Formula 1 arabalarının böyle görünmesini ister misiniz?
Rayman Adventures Türkçe Olarak Çıktı!
Ubisoft Montpellier‘ın iOS ve Android için geliştirdiği Rayman: Adventures, resmi Türkçe dil desteği ile birlikte ücretsiz olarak mobil piyasasındaki yerini aldı.
Serinin ilk Türkçe oyunu olan Rayman: Adventures‘ın çevirisini ise Crewals tamamladı. Çeviri ile birlikte aynı ekip, oyunun Türkçe halini de test etti. Oyun yaklaşık olarak 90 MB büyüklüğünde yer kaplamaktadır.
Rayman: Adventures‘ı iOS için buradan, Android için ise buradan ücretsiz olarak indirebilirsiniz.

Ubisoft, mobil oyunlar konusunda Türkçe dil desteğini şu an büyük bir hevesle destekliyor. Firma, bu konudaki ilk adımını Assassin’s Creed: Pirates için yapmıştı. Geçtiğimiz haftalarda sundukları yeni güncelleme ile birlikte oyuna Türkçe dil desteği eklenmişti.
Firmanın, önümüzdeki senelerde ise bu Türkçe dil desteklerinin AAA yapımı bir oyuna gelip getirip, getirmeyeceği henüz belli değil. Görülen şu ki; Ubisoft‘un mobil oyunlarında daha çok Türkçe dil desteği göreceğiz.
:: Assassin’s Creed: Pirates Artık Resmi Olarak Türkçe!
Son olarak Rayman: Adventures‘ın Windows Phone için yayınlanıp, yayınlanmayacağı belli değil.

