Reklam
    Reklam
    Savunma Sanayi

    ROKETSAN Roket ve Füze Teknolojilerinde Yapay Zekâ Dönemini Başlatıyor

    ROKETSAN, roket, füze ve uzay teknolojilerindeki mühendislik yetkinliğini yapay zekâ ile daha ileri bir seviyeye taşımayı hedefliyor.
    Bu haberi dinleyin Ses dosyasını indir

    Türkiye’nin roket, füze ve uzay teknolojilerindeki önemli kuruluşlarından ROKETSAN, yapay zekâyı mühendislik ve teknoloji geliştirme süreçlerinin daha geniş bir bölümüne entegre etmeye hazırlanıyor. ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Yiğit’in son açıklamaları, şirketin yapay zekâyı yalnızca mevcut ürünlere eklenen bir teknoloji olarak değil, yeni nesil sistemlerin geliştirilmesini dönüştürebilecek bir kabiliyet olarak değerlendirdiğini ortaya koyuyor.

    Yiğit, ROKETSAN’ın roket, füze ve uzay teknolojilerindeki öncülüğünü bundan sonraki süreçte yapay zekâ ile sürdürmek istediğini belirterek, şirketin yapay zekâ teknolojilerinde de öncü bir kuruluş olmayı hedeflediğini ifade etti. Şirketin hâlihazırda bazı ürünlerinde yapay zekâdan yararlandığı, önümüzdeki dönemde ise insan katkısının yapay zekâ ile artırılmasının planlandığı aktarıldı.

    Reklam
    Reklam

    Yapay zekâ yalnızca bir yazılım katmanı olmayacak

    ROKETSAN’ın yaklaşımındaki kritik nokta, yapay zekânın yalnızca belirli bir ürünün içerisine eklenen algoritmik bir özellik olarak değerlendirilmemesi.

    Şirketin son dönemde yaptığı açıklamalara göre yapay zekânın tasarım süreçlerinden üretime, test ve doğrulamadan lojistiğe, karar destek sistemlerinden geleceğin savunma sistemlerine kadar geniş bir değer zincirinde kullanılması hedefleniyor. Bu yaklaşım, yapay zekânın tek bir ürün veya proje yerine şirketin mühendislik süreçlerinin tamamına yayılan bir teknoloji katmanı olarak ele alınmasına işaret ediyor.

    Reklam
    Reklam

    Bu dönüşüm özellikle roket ve füze teknolojileri açısından önem taşıyor. Yüksek performanslı savunma sistemlerinin geliştirilmesi; aerodinamik tasarım, yapısal analiz, itki sistemi, güdüm, navigasyon, elektronik, yazılım, üretim ve test gibi çok sayıda mühendislik disiplininin aynı anda çalışmasını gerektiriyor.

    Yapay zekânın bu süreçlere daha yoğun biçimde dahil edilmesi, büyük miktardaki mühendislik verisinin işlenmesi, tasarım alternatiflerinin değerlendirilmesi ve test süreçlerinden elde edilen verilerin analiz edilmesi gibi alanlarda insan mühendislerin kapasitesini artırabilecek bir araç olarak değerlendiriliyor.

    ROKETSAN’ın hedefi yalnızca yapay zekâ kullanmak değil

    ROKETSAN’ın açıklamalarında dikkat çeken bir diğer unsur, şirketin yapay zekâ konusunda yalnızca dışarıda geliştirilen teknolojileri kullanmak istememesi.

    Reklam
    Reklam

    Faruk Yiğit, ROKETSAN’ın yapay zekâyı kullanan şirket olmanın ötesine geçerek bu alanda özgün teknolojiler geliştirmeyi hedeflediğini daha önce de açıklamıştı. Şirket, yapay zekâyı gelecekteki savunma teknolojilerinin temel yetkinliklerinden biri olarak konumlandırıyor.

    Bu yaklaşım, savunma sanayiinde son yıllarda giderek daha fazla önem kazanan yerli algoritma ve veri altyapısı konusunu da gündeme getiriyor. Özellikle kritik savunma sistemlerinde kullanılan yapay zekâ uygulamalarında yalnızca algoritmanın kendisi değil, algoritmanın eğitildiği veri, kullanılan işlem altyapısı, doğrulama yöntemleri ve sistemin güvenilirliği de belirleyici hale geliyor.

    Dolayısıyla ROKETSAN’ın hedefi, mevcut mühendislik kabiliyetlerine yapay zekâ araçlarını eklemekten daha geniş bir çerçeveye sahip.

    Reklam
    Reklam

    Yapay zekâ roket teknolojilerinde ne değiştirebilir?

    Roket ve füze sistemlerinde yapay zekânın kullanım alanı oldukça geniş bir teknoloji havuzu oluşturuyor.

    Mühendislik tarafında yapay zekâ; tasarım optimizasyonu, simülasyon sonuçlarının analizi, farklı tasarım alternatiflerinin karşılaştırılması ve test verilerinin değerlendirilmesi gibi süreçlerde kullanılabilir. Üretim aşamasında ise kalite kontrol, üretim verilerinin analizi ve bakım süreçlerinin öngörücü şekilde yönetilmesi gibi alanlar öne çıkıyor.

    Test ve doğrulama tarafında büyük miktarda sensör verisinin işlenmesi de yapay zekânın kullanılabileceği alanlardan biri. Roket motorları, uçuş testleri ve farklı alt sistemlerden elde edilen verilerin analiz edilmesi, mühendislerin anomali veya performans değişimlerini daha hızlı tespit etmesine yardımcı olabilir.

    Bununla birlikte, bu kullanım alanlarının tamamının bugün ROKETSAN tarafından operasyonel olarak kullanıldığı anlamına gelmediğinin altını çizmek gerekiyor. Şirketin açıklamaları, bunların önemli bölümünü geleceğe yönelik teknoloji ve yetkinlik hedefleri kapsamında değerlendiriyor.

    Yapay Zekâ Hackathonu ile insan kaynağı oluşturuluyor

    ROKETSAN’ın yapay zekâ yaklaşımı yalnızca ürün geliştirme faaliyetleriyle sınırlı değil. Şirket, bu alandaki insan kaynağını geliştirmek amacıyla Yapay Zekâ Hackathonu da düzenledi.

    Hackathon için 2 bin 457 başvuru alınırken, temel kriterleri karşılayan 1.778 kişi etkinlik öncesindeki yapay zekâ workshoplarına davet edildi. Üç gün süren eğitimlerde büyük dil modelleri, bilgisayarlı görü ve otonom sistemler gibi alanlarda uygulamalı çalışmalar gerçekleştirildi. Eğitim ve değerlendirme aşamalarının ardından 72 genç, 48 saat boyunca gerçek problem senaryoları üzerinde yapay zekâ çözümleri geliştirmek üzere hackathona katıldı.

    Bu süreç, ROKETSAN’ın yapay zekâ kabiliyetini yalnızca mevcut mühendislik kadrosu üzerinden değil, yeni nesil teknoloji yeteneklerini şirket ekosistemine dahil ederek geliştirme stratejisine de işaret ediyor.

    Faruk Yiğit’in açıklamalarında da insan kaynağının bu dönüşümde merkezi bir konumda olduğu vurgulanıyor. Şirket, doğru problemi belirleyebilen, farklı disiplinleri bir araya getirebilen ve yapay zekâ teknolojisini gerçek mühendislik problemlerine uygulayabilen yeteneklere odaklanıyor.

    Roket ve füze teknolojilerinde yapay zekâ neden kritik?

    Savunma sanayiinde yapay zekânın önem kazanmasının temel nedenlerinden biri, sistemlerin giderek daha fazla veri üretmesi.

    Modern bir roket veya füze sisteminin geliştirme sürecinde çok sayıda simülasyon, yer testi ve uçuş testi gerçekleştiriliyor. Bu faaliyetlerden elde edilen verilerin anlamlandırılması, mühendislik ekiplerinin tasarım kararlarında kullandığı bilgi miktarını doğrudan etkiliyor.

    Yapay zekâ burada mühendisin yerine geçen bağımsız bir karar mekanizmasından ziyade, doğru tasarlandığında mühendislik kararlarını destekleyen ve analiz kapasitesini artıran bir araç olarak öne çıkıyor.

    Özellikle yüksek karmaşıklığa sahip sistemlerde farklı disiplinlerden gelen verilerin aynı çatı altında değerlendirilmesi, yapay zekâ uygulamalarının sağlayabileceği en önemli katkılardan biri olabilir.

    ROKETSAN’ın mevcut teknoloji altyapısı genişliyor

    ROKETSAN’ın yapay zekâ yatırımı, şirketin mevcut roket, füze ve mühimmat geliştirme altyapısının üzerine eklenen yeni bir teknoloji katmanı olarak değerlendiriliyor.

    Şirket bugün hava savunma sistemlerinden seyir füzelerine, tanksavar sistemlerinden SİHA mühimmatlarına ve uzay fırlatma sistemlerine kadar geniş bir ürün ailesi üzerinde çalışıyor. 2026 yılında Paris’teki Eurosatory fuarında da yapay zekâ, insansız sistemler ve yeni nesil savunma teknolojileri sektörün öne çıkan başlıkları arasında yer alırken ROKETSAN çok sayıda yeni nesil sistemini uluslararası ziyaretçilere sergiledi.

    Şirketin son dönemde üretim ve Ar-Ge altyapısına yönelik yatırımlarını artırması da bu dönüşümün fiziksel altyapısını oluşturuyor. Yeni Ar-Ge ve mühendislik merkezleri, füze entegrasyon tesisleri ve üretim kapasitesine yönelik yatırımların yanı sıra yapay zekâ gibi dijital teknolojilerin mühendislik süreçlerine dahil edilmesi, ROKETSAN’ın teknoloji geliştirme kapasitesini farklı eksenlerde büyütme stratejisinin parçaları olarak öne çıkıyor.

    Hedef: Teknolojiyi kullanan değil, geliştiren şirket

    ROKETSAN’ın son açıklamalarının ortaya koyduğu temel hedef, yapay zekâyı şirketin mevcut ürünlerine sonradan eklenen bir teknoloji olmaktan çıkararak mühendislik kültürünün bir parçası haline getirmek.

    Bu dönüşümün kısa vadede hangi ürünlerde ve hangi seviyede uygulanacağına ilişkin ayrıntılar ise henüz kamuoyuyla paylaşılmış değil. Ancak şirketin hem yapay zekâ alanında insan kaynağına yatırım yapması hem de yapay zekâyı tasarım, üretim, test, lojistik ve karar destek süreçlerine yayma hedefini açıklaması, konunun ROKETSAN açısından ayrı bir Ar-Ge başlığının ötesinde değerlendirildiğini gösteriyor.

    Roket, füze ve uzay teknolojilerinde rekabetin yalnızca fiziksel sistemlerin performansıyla değil, bu sistemleri geliştiren mühendislik altyapısının ne kadar hızlı ve verimli çalışabildiğiyle de şekillendiği bir dönemde, yapay zekânın ROKETSAN’ın teknoloji yol haritasında daha merkezi bir konuma gelmesi bekleniyor.

    Henüz yorum yok İlk Yorumu Yaz
    ×

    Yorumunuz gönderildi,
    onaylandıktan sonra yayımlanacak.

    Yorum Yaz

    Mobil Versiyondan Çıkış Yap