Türkiye’nin Elektronik Harp Uçağı HAVA SOJ Test Uçuşlarını Sürdürüyor

Türkiye’nin havadan elektronik harp kabiliyetini geliştirmek amacıyla yürütülen HAVA SOJ projesinde test faaliyetleri devam ediyor. Türk Hava Kuvvetleri için geliştirilen özel görev uçakları, düşman hava savunma ağlarının faaliyetlerini uzaktan tespit etmek, radar ve haberleşme yayınlarını analiz etmek ve gerektiğinde elektronik karıştırma uygulamak üzere tasarlanıyor. Toplam dört uçaktan oluşması planlanan projede iki uçak kalifikasyon uçuşlarını sürdürüyor. TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu’nun Ekim 2026’da yaptığı açıklamaya göre ilk iki uçağın 2027 yılında teslim edilmesi hedefleniyor.
HAVA SOJ’un Görevi: Tehdit Bölgesine Girmeden Elektronik Taarruz
HAVA SOJ, Türk Hava Kuvvetlerinin havadan elektronik destek ve elektronik taarruz kabiliyetini güçlendirmek amacıyla geliştiriliyor. Sistem, düşman hava savunma unsurlarının faaliyetlerini uzaktan izlemek ve dost hava unsurlarının görevlerini desteklemek üzere tasarlandı.
Uçağın görevleri üç temel alanda toplanıyor. Elektronik destek kapsamında radar ve haberleşme yayınlarının tespit edilmesi, sınıflandırılması ve analiz edilmesi hedefleniyor. Elektronik taarruz kabiliyetiyle karşı tarafın radar ve haberleşme sistemlerinin uygun koşullarda elektronik karıştırmayla baskılanması amaçlanıyor. Elde edilen veriler ve elektronik harp kabiliyetleri, dost hava unsurlarının harekât planlamasına da katkı sağlayabilecek.
HAVA SOJ’un öne çıkan özelliklerinden biri, tehdit bölgesine doğrudan girmeden uzaktan görev yapabilecek şekilde tasarlanması. Bu yaklaşım, yoğun hava savunma sistemlerinin bulunduğu bölgelerde elektronik harp faaliyetlerinin daha güvenli mesafelerden yürütülmesini hedefliyor.
TUSAŞ Ve ASELSAN Projede Birlikte Çalışıyor
HAVA SOJ, farklı uzmanlık alanlarını bir araya getiren bir savunma sanayisi projesi olarak yürütülüyor. TUSAŞ uçak platformlarının modifikasyonu ve entegrasyon çalışmalarında, ASELSAN ise elektronik harp görev sistemlerinin geliştirilmesinde rol alıyor. Savunma Sanayii Başkanlığı da programın koordinasyonunu üstleniyor.
Ticari jet platformlarının özel görev uçaklarına dönüştürülmesi; antenlerin, görev ekipmanlarının ve elektronik sistemlerin uçağa entegre edilmesini, iç hacmin yeniden düzenlenmesini ve farklı alt sistemlerin birlikte çalışmasının doğrulanmasını gerektiriyor.
Bu nedenle test süreci yalnızca uçuş performansının değerlendirilmesiyle sınırlı değil. Elektronik harp görev sistemlerinin güvenilirliği, alt sistemlerin uyumu ve belirlenen görev gereksinimlerinin karşılanması da kalifikasyon sürecinin önemli parçalarını oluşturuyor.
İki Uçakta Kalifikasyon Süreci Devam Ediyor
TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu’nun Ekim 2026 başında yaptığı açıklamaya göre HAVA SOJ programındaki iki uçak kalifikasyon uçuşlarını sürdürüyor. Demiroğlu, uçaklardan birinde iç modifikasyonların ve görev sistemlerinin entegrasyonunun tamamlandığını, diğerinde ise dış modifikasyon çalışmalarının bitirildiğini belirtti.
Program kapsamında ilk iki uçağın 2027 yılında Türk Hava Kuvvetlerine teslim edilmesi hedefleniyor. Nihai hedef ise dört uçağın tamamının teslim edilmesi. Bununla birlikte, belirtilen tarih planlanan teslimat takvimini ifade ediyor; test ve doğrulama faaliyetlerinin sonuçlarına bağlı olarak takvimde değişiklik yaşanabilir.
Kalifikasyon uçuşları, uçakların ve görev sistemlerinin belirlenen gereksinimleri karşıladığının doğrulanması açısından önem taşıyor. Bu aşamanın tamamlanması, platformların operasyonel kullanıma hazırlanmasında temel adımlardan biri olacak.
Dört Uçağın Yanı Sıra Yer Destek Altyapısı Da Kuruluyor
HAVA SOJ projesi yalnızca dört özel görev uçağının teslimatından oluşmuyor. Program kapsamında hangar, filo binası ve planlama-eğitim altyapısının da oluşturulması öngörülüyor.
Bu altyapı, uçakların operasyonel kullanımının yanı sıra görev planlama, personel eğitimi, bakım ve teknik desteğin sürdürülebilmesi açısından önem taşıyor. Elektronik harp faaliyetleri, uçak üzerindeki sistemlerin yanı sıra görev öncesi hazırlık, sinyal analizi ve görev sonrasında elde edilen verilerin değerlendirilmesini de gerektiriyor.
Yer destek unsurları, bu süreçlerin düzenli biçimde yürütülmesini ve uçakların görev hazırlıklarının sürdürülebilir olmasını sağlayacak.
Türkiye’nin Elektronik Harp Kabiliyetlerine Katkısı
HAVA SOJ, Türkiye’nin kara ve hava platformlarında geliştirdiği elektronik harp sistemlerini tamamlayacak havadan görev unsuru olarak konumlanıyor. Kara konuşlu sistemler belirli bölgelerde faaliyet gösterirken havadan görev yapan bir platform, farklı alanlarda radar ve haberleşme yayınlarını değerlendirme imkânı sunabiliyor.
HAVA SOJ’un temel farkı, elektronik destek ve elektronik taarruz görevlerini özel olarak yapılandırılmış bir hava platformundan gerçekleştirecek olması. Bu kabiliyet, hava harekâtlarında tehditlerin daha erken tespit edilmesine, elektronik ortamın analiz edilmesine ve uygun koşullarda karşı sistemlerin baskılanmasına katkı sağlayabilir.
Bununla birlikte uçağın menzili, karıştırma gücü, kapsama alanı ve belirli tehditlere karşı performansı gibi ayrıntılı teknik veriler kamuoyuna açıklanmış değil. Dolayısıyla sistemin operasyonel performansına ilişkin değerlendirmelerin, açıklanan görev tanımı ve doğrulanmış bilgilerle sınırlı tutulması gerekiyor.
HAVA SOJ’da devam eden test ve kalifikasyon faaliyetleri, Türkiye’nin havadan elektronik harp kabiliyetini geliştirme sürecinin önemli bir aşamasını oluşturuyor. 2027 yılında ilk iki uçağın teslim edilmesi hedefi, projenin önümüzdeki dönemdeki temel kilometre taşlarından biri olarak öne çıkıyor.

Yorumunuz gönderildi,
onaylandıktan sonra yayımlanacak.