yardım eden kuş gibi...
ibrahim edhem'in arkadaşı Şakik belhi hayatını
kazanmak için ticaret yapmaya karar verir. bunun
için de uzaklara, başka şehirlere gitmesi gereklidir.
ayrılmadan önce, herkesin sevgi ve saygı gösterdiği,
kendisine güvendiği hocası ibrahim edhem'e uğrar.
konuşup helâlleşir ve sonra vedâ ederek yola koyulur.
ancak daha uzun bir süre görülemeyeceği zannedilen
Şakik'i camide görünce, hayretle
"niçin çabuk döndün?"diye sordu. Şakik belhi:
"yolculuğumda çok acaip birşey
gördüm, ondan döndüm" dedi... ibrahim edhem,
"hayırdır inşa Allah, ne gördün anlat bakalım?" deyince de,
şöyle anlatır şakik:
"yolculuk esnasında, dinlenmek için kenar bir yere
çekilmiştim. orada kör ve topal bir kuş gördüm. kendi
kendime, bu kuş bu uzak yerde yalnız başına nasıl
yaşıyor diye düşünürken, az sonra, ağzında yiyecek
taşıyan bir başka kuş çıkageldi. bu böyle bir kaç defa
oldu. bunun üzerine ben, "bu kuşu bu ıssız yerde
rızıklandıran ALLAH, elbet beni de rızıklandırır. O'nun
buna gücü yeter" dedim ve döndüm."bunun üzerine ibrahim edhem şöyle dedi:
"şaşarım sana ey Şakik, niçin başkasının yardımıyla
yaşıyan kötürüm bir kuş gibi olmağa râzı oldun da,
hem kendisi için çalışan, hem de diğer düşkünlere
yardıma koşan kuş gibi olmayı düşünmedin?"bu sözler üzerine Şakik, çok mahçup oldu. kalktı,
ibrahim edhem'in elini öptü ve
"sen bizim üstadımızsın
ey ibrahim edhem" dedi ve sonra da terkettiği yola,
ticaret yapmak üzre dönüverdi...