İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. Topluluk
  3. Kültür / Sanat
  4. Diğer Kültür / Sanat Konuları
Diğer Kültür / Sanat Konuları

Evlilikler & üçüncü kişiler

ZEYNEPTRKMN29.03.201230 cevap6.339 görüntüleme
#1
Sıradan bir gün olmakla birlikte bugün yine bir evlilikle ilgili şüpheye düştüğüm bir gün aslında.. 3. kişiler her zaman eşinizle ilişki yaşama potansiyeline sahip kadın ya da erkekler olmuyor.. Bir örnek ; sizin eşinizle tanışmanıza vesile olmuş erkek tarafının 'en yakın arkadaşı' olabiliyor ne yazık ki..

Bu, türünün nadir örneklerinden olan insan demeye dilimin varmadığı 'varlıklar' genellikle sizin tanışmanıza vesile olmasından aldığı o inanılmaz (küstahlık) güçle, yatak odanıza kadar girme hakkını kendinde görebiliyor ve ilişkinizin içinde bulunduğu en huzursuz dönemlerin hiç çekinmeden sebebi olma şerefine nail olabiliyor.. Yazık ki bundan kurtulma şansınız neredeyse yok. Bir yanda eşinizle olan (güya)o köklü dostluğu varken siz öte tarafta oturmuş yavaş yavaş anlamını yitiren ilişkinize bakıyor olursunuz. Bu forumdaki ilk günüme böyle dert yanarken başlamak inanın benim de tuhaf karşıladığım bir şey ama durduramadığım parmaklarımın bu sayfaya anlattıklarıyla biraz rahatlamış olabileceğim tesellisiyle avunmakta buluyorum çareyi.. Galiba cinnet geçirmeden önceki son çırpınışlarım bunlar.

Her neyse, durumun vahametini belki bir farkındalık yaratabilmek maksadıyla sizlere sunmamın dışında artık birileriyle paylaşmak zorunda olduğumu hissetmeye başladım.. Lafın özü bu aslında, şurada biz bize takıldığımızı var-sayarsak bundan ne eşimin ne de 'karşı madde' diye tabir ettiğim arkadaşının haberi olmayacak..

Eş demişken, O' nun neden bu gerçek olamayan köklü dostluktan vazgeçemediğini anlamak atomu parçalara ayırmaktan bile güç bir vazife.. Bu konuda bu kadar pasif kalmanın hayalken gerçek olmuş bu güzelim evliliğe verdiği büyük ölçülü zararı nasıl görmezden geldiğine de gerçekten hayret dolu bakışlar fırlatmaktan öteye ne yazık ki gidemedim. Bıraksan '-kardeşim bu kız sevişemiyor bile, nenden evlendin anlamıyorum. Ben sizi hemen evlenin diye tanıştırmadım' . diyecek kadar girecek yatak odasına vazifesini kötüye kullanan hadsiz müfettiş.!!!

Yahu nedir derdi vallahi çözmek mümkün değil. Sen hem tanıştır hem de mutlu geçecek bir ilişkinin her anını zehir et. ! Ben bulamadım. Anlamadım, galiba 'idrak yollarım enfeksiyon kapmış' , anlayamadım... Ve galiba bu durum böyle devam ederse cinnet basamaklarını Hüseyin Bold' dan daha hevesli bir şekilde artık son bir gayret olan 'canını dişine takmak' deyimiyle tırmanıp bırakacağım kendimi Ege'nin serin sularına.. Sonra artık 'iki yakın arkadaşın köklü aşkını' nasılsa birileri yazacak olur sizlere....
Cevaplar
#2
İntihar bu hayatta yapılacak en akılsız girişimdir bence, bu dünyanın geçici olduğunu bilerek ve onca zorlukları yaşayıp ve kendisinden kötüsünü görüp şükretmesini bilen insanları görmek lazım.. diğer meselede ise bu durumu eşinle etraflıca konuşup beraber paylaştığınız bu evlilikte arkadaşların dostların ve hatta ailenin belirli bir sınırı olduğunu hatırlatmalısın ..
#3
3. cü kişiye durumu açık açık anlat. Anlamamazlığa gelirse bağır çağır. Olmadı döv. Yani demeye çalıştığım bu kişiyi kendinizden uzak tut.
İlk tatilde kaçın buralardan yalnız tatil yapın. 3. kişiler her zaman olur. Baktın olmadı eşinle de konuş, olmadı inat ediyor, boşan...
Hiç birşey bir insan hayatından daha önemli olamaz...
İntihar etmek sorunların çözümüne değil, yeni sorunların oluşmasına vesile olur.

Not : Muhtemelen bu 3. kişi yakın bir akraban. Uzak dur olsun bitsin, anlaşılan yaşında küçük. Hayatta daha neler neler yaşayacaksın zamanla alışırsın...
ZEYNEPTRKMN Konuyu açan
#4
Bu sınırın var olduğunu ve bir ilişkinin yalnızca iki kişi arasında yaşanması gerektiğinin belki milyonlarca defa altını çizmiş olmama rağmen bu durumun üstesinden gelemiyorum. Eşimle herhangi bir uyumsuzluk ya da problemimiz olmamasına rağmen 'yakın arkadaşı olan varlık' yüzünden ve onun saçma eleştiri - yorumları yüzünden günden güne yıpranıp bitiyoruz gibi geliyor. İntihar olayından kastım elbette mecazi anlamın dışına çıkmaz.

--- Mesaj Güncellendi ---

23 yaşındayım eşimle 1 senedir tanışıyoruz. 5 aydır evliyiz. Tanışmamıza vesile olan 'varlık'eşimin yakın arkadaşı. Bu ilişkinin her anında olmayı kendine anlamsızca görev edinmiş, üstelik çevresine ahlak dersleri veren ama ahlaksız biri olmaktan kendini alı koyamamış biri. Bende buna şaşırıyorum işte bir insan nasıl olur da bu kadar küstah olur.

Konuştum, anlattım hatta tartıştım zaman zaman. Ama olmuyor, tıpkı bir sümüklü böcek gibi açık kalmış yaranın üzerine yapışmış bizi rahat bırakmıyor.

Eşimde bu durumdan rahatsız olduğunu belirtip arkadaşıyla münakaşa ediyor ama genellikle kısa süreli çözümlerle karşı karşıyayız. Onlar 8 senelik arkadaşlar. Ben çok sonradan girdim hayatlarına. Bazen söz hakkım olmadığını bile düşünüyorum çaresiz kalıp. Sanki eşimle birlikte onunla da evlenmişim gibi..
#5
Arkadaşlar gerekenleri söylemişler. Yapman gereken en iyi şey durumu açık açık anlatmak, hala anlamamakta direniyorlarsa hayatının geri kalanını onlardan uzak bir yerde yaşamak.
/* Alakasız bir not: Yazdığın ilk yazı, yapı olarak(paragraflar, kullanılan kelimeler, noktalama) çok hoşuma gitti. Türkçe öğretmeni misin? */
#6
Eşinize durumu bildiriniz, rahatsız olduğunu bu durumdan.

Konuşun ve anlaşın.

Keza ki yatak odanıza kadar rahat girebiliyorsa çok yakın ve çok rahat birisi olsa gerek.

Ben şahsen ister 8 yıllık ister 18 yıllık arkadaşım olsun evli olduğum sürece evde yatılı olarak misafir kabul etmem.

Ne kadar sevsemde ve ne kadar güvensemde..

Eşinizle yüz yüze konuşun derim..

Her şey olacağına varır; toprak ırmağa, ırmak denize, deniz okyanusa; okyanus ise yine toprağa döner..

Akışına bırakın her şeyi ama bu durumdan anlaşılan hiç hoşnut olmuyorsunuz, umarım eşinizde sizi anlar.
#7
Eşinizle konuşmadan imkanınız varsa 3. kişinin asıldı zamanları ses/görüntü ile kayıt edebilirseniz elinizde sağlam kanıtlarla eşinizin karşısına çıkabilir ve 3. kişinin ahlaksızlığını eşinize kanıtlamış olabilirsiniz
#8
bunu bizatihi sizin kendi çabanızla çözmeniz mümkün değil zeynep kardeşim.
bu gibi durumlarda gerek eşiniz üzerinde, gerek çevrenizde sözü dinlenir, hitabeti güzel, ağırlığı olan vakur bir insanı devreye sokmanızdır.
ayrıca konuyu her iki aile büyüklerine ileterek, yardımlarını talep ederek de çözme yoluna gidebilirsiniz.
mahut 3. kişiyi çevrenizin kınamasına maruz bırakabilirseniz büyük ölçüde kurtulma ümidiniz vardır diye düşünüyorum.
Allah yardımcınız olsun.
#9
evine almicaksın kardeşim . ne demek yakın arkadaşmış . insan akrabalarının evine girerken bile rahatsız oluyor. bi destur çekiyor. naçizane fikrim alakayı kesmektir..
#10
öncelikle şöyle başlıyayım eminim ki sen ne yaparsan yap bu yakın dostunu kendinden uzaklaştırmayacaktır. Bunu anlaması için o yakın sıfatında ki dostunun gerçek yüzünü görmesi gerekir buda onunla tartışmasından geçer.

Ama yinede onu uzaklaştırmak için yapabilecek bir kaç şeyin olabilir , en azından denersin. Oturup eşinle konuşacaksın alacaksın karşına diyeceksin ki bu hayat bizim ikimizin bundan sonrada hayatı birlikte yaşayacağız iyi günüyle kötü günüyle ben hayatımda, evimde, senin yanında başka birini istemiyorum oda doğal olarak savunmaya geçecek dostunu koruyacak ama sen vazgeçersen daha da kötüye gidecek herşey buna emin olabilirsin. Sen bu adamla hayatın her anını birlikte yaşamak zorluğu, mutluluğu, üzüntüyü birlikte yaşamak için evlenmedin mi pes etmeyeceksin senin olanı kimseye vermeyeceksin ( dostu erkek veya kadın farketmez. ) benim sana diyeceklerim bu kadar eşinle iki medeni insan gibi oturup konuş anlat olan biteni, kendi içinde yaşama.
ZEYNEPTRKMN Konuyu açan
#11
Günaydın..

Her şiddetli kavgamızın ardından yine dalgalanıp durulmuş sabahlardan bir tanesine uyandım.. Tavsiyeleriniz için teşekkür ederim, dün akşam olaya belki biraz objektif bakabilmesini sağlayabilmiş olacağım ki, artık haberdar olduğu bu yazıdan ve eleştirilerinizden biraz olsun ders almış olduğunu gözlemledim. En azından ilk defa bir makaleyi sıkılmadan okudu, eleştirilere hak vardi ve sanki suskunluğunun altında kendiyle bir muhakeme yaptı - ya da ben öyle zannettim.. Bu da bir şeydir..

İnsan daima sahip olduklarının aslında ne kadar kıymetli olduğunu onları tam da kaybedeceği anda idrak eder. Şöyle bir defalığına gider - gelir önceye ve şimdiye. Aslında bir kadın O ' nun hayatını fazlasıyla değiştirmiş ona yeni alışkanlıklar kazandırmış ve yeni bir düzenle yeni bir dünyaya yelken açmasını sağlamıştır.. Belki de henüz bu alışık olmadığı durumun vermiş olduğu şaşkınlıkla böyle davrandığını düşünür oldum bende ister istemez.. Hak vermekle - vermemek arasındayım, bildiğim tek şey, bu evliliğin akıllıca yapılmış bir aşk evliliği olmasındır. Eğer bir adamla bütün hayalleriniz ortaksa fakat başka şehirlerde nefes alıyorsanız kader bir gün mutlaka sizi bir araya getirir. Bütün eksiklere ve bazen fazlalıklara inat kendiniz için uğraş veriyor ve bambaşka bir dünya inşa ediyorsanız sizin bu ilişkiye inancınız vardır - ve henüz her şeyi bitirmek için aslında başlamamış olduğunuz o start çizgisinde bekliyor olaya (ilişkinize) alışma çabası veriyor ve öncen-izden sıyrılmaya çalışıyorsunuzdur. Henüz kuluçka döneminde bile olmayan bu taze ilişkiyi sağlam kılan şey, en başlarda hayalini kurduğunuz o ikinize ait hayattır işte. Temelden inşa edilen, üst üste koyulan her taşın üzerinde emeğinizin olduğu bu ilişki sizin ayrı dünyalarda aynı olan hayallerinizin bir güzelliği olma niteliğinde. Öyle ki, hezeyanlar da, zaman zaman düş kırıklıkları da olmalı. Mühim olan vazgeçilmez olduğunu görmektir... Eğer birbiriniz için başka hayatlardan vazgeçip bambaşka bir hayat kurma cesaretini gösteriyorsanız bunu ilk fırtına da kalpten olmayan 'ayrılık' kelimesi ile sadece yıpratmış ve fazlasıyla korkak davranmış olursunuz.... Değerlerinize sahip çıkmanız için bir gün onların yok olup gittiğini - öldüğününü görmek inanın ''eğer vicdan sahibiyseniz'' sizi (en uygun tabiriyle ) öldürür...
#12
ben çok kısa ve net bir yorum yapıcam
boşa gitsin o kadını o kadından ne vatana millete nede sana hayır gelmez
#13
Eğer kamuya sorarsan, buradan gördüğün gibi senin ve eşinle ilgili çokça tavsiye görebilirsin; fakat başına gelenlere en çok üzülenler burada yorum yapanlar olmayacak, o nedenle ulu orta söylenenlere kulak asmaman en iyisi olacaktır.

Bu konuda ancak karşı tarafla ilgili bir şey söylenebilir; sen de aynısını ona yap ve ona evlenecek birini bul.

Bu sözü düşünürsen, aslında içerdiği kelime sayısından daha fazla şey anlatır, o yüzden hafife alma.
#14
bence bir kadın eşini kolayca ikna edebilir. arkadaşlıklar dostluklar elbette bitmesin ama sınırlamalar kolayca getirilebilir ve uygulanabilir. bence yapılması gereken eşinin başkalarıyla değil, kendinizle daha çok zaman geçirmesini sağlayacak aktiviteler, proğramlar yapabilirsiniz.
#15
xyunusx dedi: ↑
ben çok kısa ve net bir yorum yapıcam
boşa gitsin o kadını o kadından ne vatana millete nede sana hayır gelmez
Sen çok yanlış anlamışsın olayı be paşam
ZEYNEPTRKMN Konuyu açan
#16
hemde çok yanlış :)

--- Mesaj Güncellendi ---

Aslında dün, forumdaki ilk günümde bu konuyu yalnızca birileriyle paylaşmamın bana yararı olabileceği kanaatiyle başlamıştım anlatmaya.. Yine kanaatim o yönde fakat kendimle düştüğüm çelişkiden ve acaba bende mi var bir absürt kavrama şekli diye şüpheye düşmeye başladığımdan bu kadar eleştiriye açık satırlar yazmak istedim. Çünkü hikayeye başka gözlerden, başka yorumlar olayın çözümüyle ilgili birçok seçenek sunar. Dolayısıyla elbette bana vakit ayrılmış ve yazılmış her satırın benim için önemi var.

Ayrıca hikayede konusu geçen '' karşı madde '' arkadaşın zaten bir karısı ve şu an ayrı şehirlerde garip bir şekilde devam eden bir evliliği var. Galiba en çok da bu yüzden etrafındaki çiftleri kıskanıyor da garibim saracak yer arıyor.
#17
:D rakat bırakın. sonuç kendılıgınden gelir. Kaçınılmaz son.
ZEYNEPTRKMN Konuyu açan
#18
Yanlış bir tez üretmişsiniz konuya vakıf bile olmadan. İlişkimin boşanma ile sonuçlanmayacağının bazı '' kendini komik sanan '' tipler için buradan ilanen duyurmak isterim.. Ayrıca rahat kalmamı o kadar arzu ediyorsanız size başka sayfalarda başka yorumlar için esenlikler dilerim..
#19
Zor bir durum, bence bu durumu eşinin aile bireylerinden biriyle paylaş, annesi veya babası olabilir. Oğluna mahremiyet diye bir kavramın olduğunu anlatsın ve haddini aşan arkadaşıyla samimiyetini azaltması gerektiğini söylesin.
#20
hakkinizda hayırlisi trnc çok doğru sölemiş
#21
bence de sizden daha büyük birileri veya çevrede sözü geçen bir kişi o karşıda ki kişiyle konuşmaya çalışsın durumu izah etmeye çalışsın. dediğin gibi karşıda ki kişinin evliliğinde ki bu şehir ayrımı daha da kötü etkiliyor olabilir durumu.

aynı zaman bu kişi eşinizle de konuşsun, eşinizin kesinlikle kıramayacağı bi kişi olursa çok daha iyi olabilir.

Allah yardımcınız olsun
#22
Sorunun çözüme kavuşmama nedenini kendin yazmışsın aslında...
ZEYNEPTRKMN dedi: ↑
Lafın özü bu aslında, şurada biz bize takıldığımızı var-sayarsak bundan ne eşimin ne de 'karşı madde' diye tabir ettiğim arkadaşının haberi olmayacak..
rahatsızlığını bir şekilde açığa vurmayıp, bu durumdan rahatsız olmuyor gibi küçük tebessümler ile geçiştirirsen, sonun yine senin yazdığın gibi, kendi kendine koyduğun teşhis olacak.
Galiba cinnet geçirmeden önceki son çırpınışlarım bunlar.
edit: ikinci sayfadaki yazını yeni gördüm. sorunun çözüme kavuşmasındaki ilk adımı atmışsın, tebrik ederim :)
ZEYNEPTRKMN Konuyu açan
#23
:) yine de anekdotlarınız için teşekkür ederim. Elbette ki sorunlardan haberdar etmiş bulunmaktayım eşimi ve arkadaşı olacak 'varlığı'. Fakat bazen içinde bulunduğunuz durumdan insanlar ne kadar haberdar olurlarsa olsunlar çözümsüzlükle cevap alabiliyorsunuz.. Biraz da bu yazının maksadı çeşitli insanların gözünden yapılmış farklı yorum - eleştirilerden haberdar olmaktı.

Öğrendim ki, böyle bir durum karşısında herkes benimle aynı kanaatte. Bu beni mutlu ederken, satırları okuyan eşimi de şöyle bir düşündürdü. Aslında ben galiba tam olarak bunu istedim. Benim dışımdaki insanların olaya bakış açılarını görmesini ve en azından bir başkasından durumla ilgili eleştiri almasını sağlamaktı.

Sayenizde sanıyorum ki amacıma ulaştım. Bu durum (makalem ve yorumlarınız ) bana bir çok şeyin çözümlenmesinde aslında farklı beyinlerden da yardım - destek almanın ne kadar faydalı olabileceğinin farkına varmamı sağladı.
#24
aslında şu fıkra tam senlik:);

Nasreddin Hoca evinin damında biriken diz boyu karları sabah namazı sonrası kürümeye başlamış. Bir ara dengesini kaybederek damdan düşüp bayılmış.
Komşuları koşuşmuşlar.
Birisi: “Çabuk bir doktor çağıralım .”
Diğeri: “Aman bir kırıkçı bulalım.”
Öbürü: “Sırtlanıp doktora götürelim” derken, kargaşada ayılan Hoca, acıyan belini tutarak;
- “Bırakın münakaşayı. Çabuk bana daha evvel damdan düşmüş birini bulun, beni ancak o anlar” demiş.
#25
ZEYNEPTRKMN dedi: ↑
Sayenizde sanıyorum ki amacıma ulaştım.
güzel!
demek ki demokrasilerde çare tükenmiyormuş... :)
sanırım problem çözüm yoluna girmiş oluyor demektir.
bu arada çok iyi bir ilm-i siyaset, taktik ve adap-erkân bilginiz ve kaabiliyetiniz olduğunu itiraf etmeliyim.
ve tabii bütünüyle bunları güzel Türkçemize olan vukufiyetiniz sayesinde hayata geçirebildiğinizi de ilave ederek!

mutluluklar dilerim kardeşim.
ZEYNEPTRKMN Konuyu açan
#26
:) Başka bir yazı bu kadar isabetli olamazdı haleti ruhiyemi anlatmak için :)) isabetli olmuş, teşekkür ederim.
#27
Aslında sizin anlattıklarınız bir yana toplumda çoğunluk olarak rahatsızlık duyduğumuz hareket ve davranış lara yerinde tepki verememizde doğuyor bütün sorunlar ve karşıdaki şahıs da yaptığı rahatsızlık verici davranıştan karşıdaki şahsın rahatsız olduğunu anlamayıp aynı davranışlarina devam ediyor .
ZEYNEPTRKMN Konuyu açan
#28
Hoş satırlarınız ve iyi dilekleriniz için için teşekkürlerimi iletmekle birlikte, çözüme birlikte ulaşmış olmanın ve burada gördüğüm destekleyici yorumların bana çok iyi bir etki yapmış olduğunu bilmenizi isterim.

Ve tabi, bu durumdan aldığım hazla ve ( gazla) :) bugün şöyle naçizane bir yazı daha yazmak lazım ki, kelimeler bir kenarda heba olmasın :)

Bana ayırdığınız vakit için teşekkür ederim.
#29
Zeynepçiğim merhaba ;
xyz123 e yürekten katılıyorum :) .

Öncelikse sen bi kadınsın kadınki Cihan hükümdarlarını dize getirmiş . Kadın ki şeytanı bile yola getirir .
Kendine bi bak sen o adamı kendine aşık etmişsen kendine mecnunda edersin bunu unutma .
Giyin süslen cezbedici ol , tahrik edici ol ;)
Adam senle herşeyi konuşabilsin yazdıklarından anladığım kadarıyla kültürlü birisin . Maçmı izleyecek izle sende onunla , sen ol vazgeçilmez dostu herşey değişir o zaman . Evliliğini kurtarmaya çalış hayatını sonlandırmayı düşüneceğine ya .
#30
hayatta o kadar sıkıntı zorluk varken birbirinizin kıymetini bilmeniz sizin için en büyük nimet. Yeri gelecek bir arkadaş bir dost olacaksınız birbirinize, senin adına sevindim sorununun çözülmesi SDN ailesi olarak bizi çok mutlu etti . Eşine SDN den selamlar kalın sağlıcakla :)

Cevabını yaz

Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.