İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. Topluluk
  3. Kültür / Sanat
  4. Diğer Kültür / Sanat Konuları
Diğer Kültür / Sanat Konuları

Zorunlu Ayrılıklar

S i m y a c ı28.06.20129 cevap1.609 görüntüleme
2011'den beri367 mesaj
#1



” Huzurevi” Kimisi huzuru buluyor orada, kimisi ise “mecburi huzuru” buluyor….

Beyler, haberleri seyredip, bahçede oturup gündemi tartışıyor, hanımlar ise beraber “gün” yapıyorlar, gün de öyle bildiğiniz dedikodulu pastalı börekli gün değil, “dualı gün” yapıyorlar. Ülkemize, evlatlarına, torunlarına dua ediyorlar, onları arada bir hatırlayan “hayırsız” evlatlarına yani. Bir yandan da, hiç çocuğu olmayan iki yaşlı onların o haline bakıp, “biz kendimize üzülürdük evladımız yok diye, ama sizin haliniz daha acı, evladınız varken “evlatsız yaşıyorsunuz” dedi.

Hepsi hasrettir, torun sevgisine, torun saygısına. Artık küçük bir çocukmuş gibi muamele görüyorlar evlatlarından. Evlatlarından böyle bir muamele görünce, torunları da dedelerine nenelerine, annelerinden babalarından gördüklerini uyguluyorlar ,“saygısızlığı” yani. Torun, dedeye, neneye yabancı. Arayıp sormak isterler fakat “gelin” açar diye korkuyorlar. Daha küçükken büyüklerinden korkan bu “gelinler”, büyümüşler (!) de büyüklerini korkutuyorlar tehditleriyle.“Aman! onların huzuru bozulmasın” biz hasret kalalım evladımıza torunumuza, varsın gelmesinler yanımıza, varsın bizi “huzur evlerine” koysunlar, yeter ki onların huzurları bozulmasın diyor huzur evinde kalan kayınvalideler, kayınpederler…

Hepsinin hikayesi ortak, gelinleri tarafından evlerinden gönderilmiş, kimisi yıllarca çalışıp biriktirip evini almak için uğraşmış, evladı evlenince gelin bu dünya da “uyanıklık (!) “yapıp evi kendi üzerlerine almışlar. Sonra da kapı önünü gösteriyorlar, kayınvalide kayınpeder elden ayaktan düşünce. Kimisine göre de aramızda hiçbir şey yoktu, sadece “kızım torunuma benim yanımda bağırma lütfen” dedim diye gelinim her şeye karıştığımı söyledi, kimisi ise kayınvalide ile aynı evde yaşamak istememiş, gelinleri yıllardır aynı evde birlikte yaşamaktan bıkmışlar. Aile olmaktan bıkmışlar yani.

Genelde hepsinin araları önceden iyiymiş, “ne zaman kayınvalide kayınpeder evden gönderilir” sorusuna cevap verir orda yaşayanlar…Elden ayaktan düşünce…

Yaşlı bir amcam oradan bana sesleniyor: “Önceden iyiydik kızım, bakma şimdi böyle olduğumuza, ne zaman bakıma muhtaç olduk o zaman bizi attılar.” Bunu da tatlı bir dille söylemişler, “biz çalıştığımız için size iyi bakamayabiliriz, sizi ihmal edebiliriz bu yüzden sizin daha iyi bir yerlerde daha iyi bir bakıma ihtiyacınız olduğunuz için sizi huzur evine koymak istiyoruz” dediler, istediğiniz zaman sizi eve getireceğiz, hani tatillerde gelip 1-2 hafta kalıyoruz ya o şekilde yaparız siz de tatil yapmış olursunuz bizimle” demişler gelinleri, ciğerleri dedikleri oğulları, kızları.

Birinin de 1 kızı, 1 oğlu varmış, “kızıma bir şey diyemiyorum “dedi, çünkü, “elin oğluyla evli“,olmaz, ama vefayı da “elin oğlu” ndan görmüş, kendi oğlu huzur evine koyarken, damadı huzur evine gelip kayınpederin ayaklarına kapanıp ağlamış “baba, bizim eve gelin ne olursunuz” demiş. Fakat, yine de “olmaz “demiş.

Bu şehirde ara ara ziyaretine gittiğim bir teyzem de, “bende halim iyiyken kızım gelinimin salçasını, turşusunu her şeyini yapardım gönderirdim, hiçbir şeyini eksik koymazdım, fakat işte gel gör ki kocakarı olunca beni koydular yalnız başıma bir eve” diye ağlayarak anlattı, bir de o çok bilgili(!) gelinleri demişler “dinimizde kayınvalideye bakma zorunluluğu yoktur.”

Yine huzur evinde, bir tanesinin torunu da sürekli dedesinin, nenesinin yanına kaçıp kaçıp geliyor muş. Ben ordayken de yine firar etmiş evden torunu:), hemen dedesinin ve nenesinin ortasına oturdu, dedesine sarıldı “göbeğini çok seviyorum dedeciğim “ deyip dedesiyle sohbete başladı. “Büyüyünce sizi buradan alacağım neneceğim ve dedeciğim, her gün duamı ediyorum Allahım çabuk büyüyeyim.” diye ve ağlamaya başladı, ufaklık ağlayınca herkesin gözleri doldu, boğazlar düğümlendi, kimi teyzem gözyaşlarını yazmasıyla hemen sildi, kimisi de hıçkıra hıçkıra ağladı. Bu tablo beni de mahvetti.

Bir tane teyzem de “ahh şu dilimi tutamadım bende “diye ağlamaya başladı. Zamanında ben de hata ettim kızım “dedi, gelinimden özür diledim, kabul etmedi ve elden ayaktan düşünce bana yapmadığını bırakmadı,”burada daha huzurluyum “dedi ama gözyaşlarını da tutamadı.

Zamanında kayınvalidesi gelinine ne yaptıysa, zamanla kayınvalide elden ayaktan düşünce gelinde kayınvalidesine yapmış, yani zamanında kayınvalidesinin yaptıklarının doğru olmadığını düşünen gelin, şimdi aynı hataları, çaresiz, muhtaç bir kadına yapıyor, peki bu sirkülasyon böyle mi devam eder, hani “etme bulma dünyası “diyoruz ya, hiç merhametli bir gelin çıkmayacak mı, özür dileyen, hatasını kabul eden, kalbi titremiş olan bir insanın özrünü kabul edecek bir kalp olmayacak mı, Allah kulunu af ederken, biz affedemeyecek miyiz hataları?

Soruyorum gelinlere:

Zor mu masaya 2 tabak daha yemek koymak?

Zor mu onları büyük sayıp, tecrübelerinden yararlanmak?

Zor mu onları küçük bir çocukmuş gibi azarlamamak?

Zor mu şu dile sürgü çekmek?

Hürmet saygı sevgi göstermek zor mu?

Zor mu affedebilmek?

Çocuklarınızı da dedesiz nenesiz bırakmayın. O sevgiyle büyüsünler, dedelerinin ellerinden tutup dolaşsınlar. Akşamları da güzel bir çay demleyip hep birlikte oturup gülüşün, bu tablo güzel değil mi? Sevgili gelinler bu tabloyu oluşturmak da size daha çok iş düşüyor. Unutmayın sizler de birer kayınvalide olacaksınız. Ve unutmayın hep genç kalacak değiliz!

Yazının burasına kadar okuyan herkes belki hep gelinlere kızmışlardır, ama ben en çok gelinin kocasına yani huzur evine gönderilmesine veya tek başına bir eve konulmasına onay veren bu oğullara kızıyorum. Bu da araştırmaların tespitini doğru yola götürüyor, artık evde reis kadındır, artık evde huzur kadının huzurundan geçiyor. O huzurluysa, herkes huzurludur!

Not: Mahsun Kırmızıgül’ün, “Beyaz melek” adlı bir filmi defalarca seyretmekte yarar vardır. Bu film beni çok ağlatmıştı.


Gülnur Özdemir

Kaynak
Cevaplar
2009'den beri10 bin mesaj
#2
:) çok doğru
S i m y a c ı Konuyu açan
2011'den beri367 mesaj
#3
korpe dedi: ↑
:) çok doğru
Ne ara okudun yav :)
2009'den beri10 bin mesaj
#4
bügün işler çok sakın ve heryere salca oluyorum bu arada ekleyeyim beyaz melek filminide izledim :)
S i m y a c ı Konuyu açan
2011'den beri367 mesaj
#5
korpe dedi: ↑
bügün işler çok sakın ve heryere salca oluyorum bu arada ekleyeyim beyaz melek filminide izledim :)
Ben izlemedim. Dediği kadar var mı :)
korpe dedi: ↑
bügün işler çok sakın ve heryere salca oluyorum bu arada ekleyeyim beyaz melek filminide izledim :)
Ben izlemedim. Dediği kadar var mı :)
2009'den beri12 bin mesaj
#6
O gelinlerde bir gün kayınvalide olacaklar, elden ayaktan düşecekeler... Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste...
2009'den beri10 bin mesaj
#7
izlemeni tavsiye ederim ayrıca benim bu muhabbete yakın bir tanıdıgmının olaylari var o yuzden üzülüyorum ben asker de ıken esım babasi ve annesi ile bayramda huzurevine gitmısler lokum falan almıslar dağıtmıslar tabi sonrasi görevlilerden tepkı :D (bizimkıler nerden bilsin seker hastasi) olduklarını
S i m y a c ı Konuyu açan
2011'den beri367 mesaj
#8
korpe dedi: ↑
izlemeni tavsiye ederim ayrıca benim bu muhabbete yakın bir tanıdıgmının olaylari var o yuzden üzülüyorum ben asker de ıken esım babasi ve annesi ile bayramda huzurevine gitmısler lokum falan almıslar dağıtmıslar tabi sonrasi görevlilerden tepkı :d (bizimkıler nerden bilsin seker hastasi) olduklarını
:d :d :d
2009'den beri10 bin mesaj
#9
işte böyleken böyle.. ALLAH kimseyi bu duruma düşürmesin..
S i m y a c ı Konuyu açan
2011'den beri367 mesaj
#10
amin...

Cevabını yaz

Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.