İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. Topluluk
  3. Kültür / Sanat
  4. Diğer Kültür / Sanat Konuları
Diğer Kültür / Sanat Konuları

Osmanlı'da cellatlar

|Ⓢєччαh|03.03.201359 cevap8.268 görüntüleme Kilitli
2011'den beri35 bin mesaj
#1
Osmanlı'da cellatlar

Ölülerden ve ölümden bahsetmek her zaman korkutmuştur insanoğlunu... Düşünsenize ölümden bu kadar korkan insanların cellatlar için neler düşündüğünü?

Mezar taşlarında yazı yok Eyüp Mezarlığı'ndaki, Pierre Loti kahvesinin çevresinde yer alan ve başlarında dikdörtgen taşlar bulunan bu mezarlık dünyada tek cellat mezarlığı olma özelliğini taşıyormuş. Taşıyormuş diyoruz çünkü....

Cellatlar ayrı yerlere defnedilmiş Her toplumda cellatlar korkulan hatta kimilerince lanetlenen kişiler olmuşlardır. Öyle ki Osmanlı döneminde cellatlar sadece yaşarken değil, öldükten sonra bile toplum tarafından dışlanmış ve mezarları bile ayrı tutulmuş.
Mahalleli bile cellat mezarlığını bilmiyor Mahalleli bu duruma alışmış olsa da, yaşadıkları yerde cellat mezarlarının olduğunu bilmiyorlar. Öğrendiklerinde biraz korkuyor, çokça da şaşırıyorlar.
Bölge halkı mezarlarla iç içe Eyüp Mezarlığı ile iç içe girmiş mahallelerde oturanlar için, ölülerle komşu olmak gayet normal ve alışılmış bir durum. Çocuklar bile korkmadan mezarların arasında oyunlar oynuyor. Bazı yollar ada ada yer alan mezarların adasından geçiyor.
Cellat mezarlarının yerinde apartmanlar Yüzlerce cellatın mezarının bulunduğu bu mezarlar zamanla yok olmuş. Günümüzde sadece sekiz dokuz tanesi kalmış durumda. Cellat mezarlarının yerinde şimdi apartmanlar ya da başka insanların mezarları yer alıyor.
Kesilen başlar halka sergilenirdi. Bu kesilen başlar bazende Topkapı Sarayı’nın ilk giriş kapısına asılır halka gösterilirdi. Bu kapı sarayın en dıştaki ilk kapısıdır, kesik başların konulduğu oyuklar halen durmaktadır. Kafalar üç gün kalırdı burda, bazen yüzlerce kafa olurdu.

Sarayda cellatlar her zaman hazır bulunurdu Osmanlı'da adam asmak, boğmak ve kelle kesmek, bir ceza şekliydi ve bunun için de sarayda her zaman cellatlar bulundurulurd. Bir gurup cellat, padişah ve diğer yüksek rütbeliler için her an hazır durumda beklerlerdi.
İnfazlar nerelerde yapılırdı? Sarayda verilen ölüm cezaları, Topkapı Sarayı bahçesinde bulunan bir çeşmenin önünde infaz edilirdi, cellatlar infazdan sonra kanlı baltalarını ve ellerini burada yıkarlardı, bu çeşmenin sağında ve solunda kesilmiş kafaların teşhir edildiği kelle taşları vardı bu taşlara ibret taşları da denirdi.
İnfaz şekilleri, yani öldürme şekilleri, kişinin konumu, mevkii, rütbesine ve işlediği suça göre değişirdi. Osmanlı sultanları ve şehzadelerinin kanı dökülmez, yay kirişi, ip ve kementle boğularak öldürülürlerdi. Bu öldürme şekli Türklerin Müslüman olmadan önceki dinleri olan Şamanizm’den geliyordu. Doğan Avcıoğlu, “Türklerin Tarihi” adlı eserinin ikinci cildinde:” Şamanist Türkler kan akıtarak öldürmekten çekinirler, Osmanlı padişah ve şehzadeleri boğularak öldürülürdü” der.
İki yerde mezarı olan devlet adamları Bu nedenle, başı başka yerde, bedeni başka yerde gömülü iki mezarı olan devlet adamları, sadrazamlar çoktur.. Bunlardan en meşhuru Viyana kuşatmasındaki başarısızlığı ile başı kesilen ve bir bal torbası içinde İstanbul’daki sultana gönderilen ve sonrada denize atılan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa idi.
Gayrimüslimlerin infazı Cellatlar, Müslüman olan kişilerin infazdan sonra başlarını, cesedi sırt üstü yatırarak koltuğunun altına , Müslüman olmayanları ise yüzü koyun yatırarak, başlarını kıçlarının üzerine koyardı.
Öldürülenin üzerinden ne çıkarsa celladın Öldürülen kişinin cesedi ve üzerindeki kıymetli eşya, para ve giyecekleri cellatın malı sayılırdı. Cellat cesedi isterse atar, isterse ölünün sahiplerine mevki, rutbe ve konumuna göre parayla satardı.
Dilsiz ve sağır olurlardı Osmanlıda cellatlar dilsiz ve sağır olurlardı, bu iş için seçilen kişilerin dilleri kesilirdi. Osmanlı tarihinde en hazin boğarak öldürme olayı 28 Ocak 1595 te cereyen etmiştir.
Padişahlar kardeşlerini infaz ettirirdi Fatih Sultan Mehmet’in imparatorluğun devamlılığını sağlamak amacıyla çıkardığı, “Nizamı Alem” fermanı gereğince, fermanın metni şöyledir. "Her kimseye evladımdan saltanat müyesser ola (nasip ola) karındaşlarını nizamı alem için katletmek münasiptir." Üçüncü Mehmed, 19 çocuk ve yetişkin şehzade kardeşlerini bir gecede dilsiz cellatlara boğdurmuştu. Ertesi günü Divanı Hümayun avlusuna üzeri kıymetli örtüler, kıymetli taşlarla bezenmiş sorguçlar ve kavuklar bulunan 19 şehzade tabutu konmuştu.
Üçüncü Mehmed 1595-1603 yılarında saltanat sürmüştür. Kanuninin torunu ve İkinci Selim’in oğludur, Kanije zaferi bu padişah zamanında kazanılmıştır. Üçüncü Mehmed bu zaferden sonra Ünye’de mezarı bulunan Tiryaki Hasan Paşa'ya bir çok değerli hediyelerle birlikte vezirliğe eş değerde Beylerbeyilik ünvanı vermiştir.
Ondan sonra tahta geçen oğlu Birinci Ahmet, Fatih Sultan Mehmet’in koyduğu 150 senelik “Nizamı Alem” kanununu kaldırarak, kardeş öldürme geleneğine son vermiş ve kardeşini veliaht (gelecekte saltanatı devralacak kişi) ilan etmiştir. Cellatlar konusunda son zamanda üç yeni kitap yayınlanmıştır: “Cellatları da Asarlar- Ergün Hiçyılmaz” “Ölümün soğuk eli, Cellat-Muhammet Pamuk” “Cellat ve Ötekiler-Cengiz Yıldırım

Cellatlar insani duygulardan uzak ve merhametsizdir. Osmanlı’da halk, İslam dininin adam öldürmeyi yasaklaması, can alan bu kişilere toplum tarafından hoş bakılmaması nedeniyle, bir çok insani duygu ve özelliklerden yoksun olan, acıma, merhamet, sevgi hisleri bulunmayan cellatları mezarlıklarına almamış, kendi aralarına gömülmelerini istememiştir.
Tarihçi Reşat Ekrem Koçu: ”Toplum, din ve ahlak anlayışımızın en güzel örneklerinden biri olarak, cana kıyan, kesen veya boğan celladın ölüsünü halkın, mezarlıklarına kabul etmemesi son derece takdire şayandır.” demiştir. Bu nedenle, Osmanlı cellatlar için İstanbul’un en ücra yerinde mezarlık yapmış ve cellatlar halktan ayrı olarak buraya gömülmüştür.
Mezar taşlarından anlaşılıyorlar O zaman burası İstanbul’un en uç noktası kuş uçmaz, kervan geçmez kimsenin uğramadığı doğru dürüst yolu olmayan yabani ağaçlar içinde ürkütücü bir yerdi. Buraya Karyağdıbaba bayırı denmesinin nedeni biraz aşağısında bulunan bir bektaşi tekkesinden ileri gelir. Burası bugün normal mezarlık olmuştur, aralarda tek tük cellat mezarı kalmıştır. Bunların cellat mezarları oldukları ise mezar taşlarından anlaşılmaktadır. Osmanlı mezarlıkları, taş işçiliğinin en güzel örnekleri ile yapılmış mezar taşları ile doludur, burada gömülü insanların dünyada iken ne iş yaptıklarını mezar taşlarına bakarak anlamak mümkündür, vezir mi, denizci mi, subay mı yeniçeri mi ,ulema mı, kadı mı? hepsi mezar taşlarından anlaşılır.
Yan yana iki Cellat Mezarı Cellat mezar taşlarının üzerinde ise, isim, doğum tarihi, ölüm tarihi gibi hiçbir yazı ve işaret yoktur. Bu taşlar iki metre yüksekliğinde 40-50 cm. genişliğinde dikdörtgen şeklindedir. Birçok insan bu taşların bu mezarlıkta ne aradığını, niye dikildiklerini bilmez, ama normal mezar taşları ile yan yana öylece dururlar.
Dünyada eşi benzeri yok. Eyüp semtinin girişinde bulunan bu mezarlar günümüze ulaşanlardan en iyileridir. Cellat Mezarlarından diğer örnekler: Dünyada bir örneği daha bulunmayan bu mezarlık bir açık hava müzesi gibi korunması gerekirken kaybolup gitmiştir, birkaç sene sonra tamamen yok olacaktır. Cellatların normal mezarlıkları alınmamasında ise, insana saygı, iyilerle kötüleri aynı kefeye koymama felsefesi yatar. Halk bu insanların cesetlerini aralarına almamakla bunu anlatmaya çalışmıştır.
Yakınları bulamasın diye mezar taşlarında yazı yok Mezar taşlarında hiçbir yazı ve işaret bulunmaması ise anlaşılır bir durumdur. Bu, öldürülen kişinin geride kalan yakınlarının, bunları mezar taşlarından bulup, mezarlarını tahrip etme eş ve çocuklarına kötülük veya başkaca bir hatalı tutum ve davranış içinde olmamaları için alınan bir koruma önlemi olsa gerektir. Böylece en azından, cellat baba seçmeme şansı olmayan günahsız çocukların kimler oldukları, varsa annesi, babası, akrabaları bilinmeyecek, cellat yakınları diye dışlanmayacaktır.
Lanetli mezarlık - dokunanlar ölür Kuş uçmaz kervan geçmez bu mezarlığa, zamanında mahallelinin 'lanetli mezarlık' dediği, gündüzleri dahi buradan geçmeye korktuğu biliniyor. Hatta bu mezar taşlarına lanetli olduklarına inandıkları için dokunamazlarmış bile. Çünkü buraya gömülenlerden birinin geride kalan aile fertleri birer hafta arayla bilinmeyen bir hastalıktan öldüler.
İnfaz çeşmesi Bu çeşmenin bir adı da cellat çeşmesi veya siyaset çeşmesi idi, cellatların kaldığı yer ise çeşmenin bulunduğu duvarın arakasındaydı. Bu çeşme halen Topkapı Sarayı'nın ön bahçesinde bulunmakta, her gün önünden ne olduğunu bilmeden yüzlerce kişi geçmektedir.
Yedikule Zindanları İnfazlar bazen de Yedikule Zindanları'nda yapılırdı. (Bu zindanlar ziyarete açıktır idamların ve işkencelerin yapıldığı yerler gezilebilir.)
Yeni mezarlarla cellat mezarları iç içe Bugün yeni mezarların arasında kalmış bir cellat mezar taşı bu mezarlık Eyüp semtinin Piyer Loti tarafındadır.
İki yerde cellat mezarlığı olduğuna inanılır İstanbul’da iki yerde cellat mezarlığı olduğu bilinmektedir, Haldun Hürel.”İstanbul’u Geziyorum Gözlerim Açık” adlı eserinde bunlardan birinin, Edirnekapı’dan Ayvansaraya inen kara surlarının Eğrikapı civarında olduğunu yazar. Diğer bir cellat mezarlığı da Eyüpte, mezarlıklar arasından dar bir yokuşla çıkılan, Fransız yazar Pierre Loti’nin bir müddet yaşadığı, şimdilerde müze-kafe olan evin önünden gidilerek çıkılan, Karyağdı bayırında, Karyağdıbaba tekkesinin biraz ilerisindedir.

kaynak
Cevaplar
2009'den beri12 bin mesaj
#2
Her şey bi yana Osmanlı Padişahlarına saygım büyüktür. Her biri büyük devlet adamı ve hatta alim derecede bilgili olacak şekilde eğitim almışlardır. Ancaak ; Ben Ruzi Mahşerde Kardeş katline cevaz veren şeyhül islamların çetin bir hesaptan geçeceğini düşünüyorum. Günümüz mantığı ile bana pek mantıklı gelmiyor. Sanki daha insancıl yöntemlerle kardeşlerle uzlaşılabilirdi diye düşünüyorum.

İşin şaka tarafı ise ; Pargalı ölmeyeydi iyiydi :)
2008'den beri21 bin mesaj
#3
friendly dedi: ↑
Her şey bi yana Osmanlı Padişahlarına saygım büyüktür. Her biri büyük devlet adamı ve hatta alim derecede bilgili olacak şekilde eğitim almışlardır. Ancaak ; Ben Ruzi Mahşerde Kardeş katline cevaz veren şeyhül islamların çetin bir hesaptan geçeceğini düşünüyorum. Günümüz mantığı ile bana pek mantıklı gelmiyor. Sanki daha insancıl yöntemlerle kardeşlerle uzlaşılabilirdi diye düşünüyorum.

İşin şaka tarafı ise ; Pargalı ölmeyeydi iyiydi :)
dedikleriniz her ne kadar doğru olsa dahi,
her dönemin kendine has önlemleri vardı. :)
2013'den beri2.866 mesaj
#4
Bencede o dönem için olması gerek oymuş olmuş :)
2009'den beri3.815 mesaj
#5
enteresan !
2011'den beri2.163 mesaj
#6
Tarih dizilerinde reyting uğruna yaşananlar o kadar çarpıtılıyorki,günümüzde böye paylaşımlara her zamankinden daha çok ihtiyaç var.
2010'den beri6.781 mesaj
#7
Bu taşlar neyin nesi diye sormuşumdur hep, eski de olsa en azından bir yazı ibaresi olması lazımdı. Gerçeği öğrendik.
Misafir
#8
ben de senin gibi düşünüyorum fakat tarihi olayları anlamaya çalışırken o günün şartlarına göre düşünmek gerekir
2013'den beri5 mesaj
#9
Kardeş katli uygulaması bana göre gerekliydi. Çünkü Fatih Sultan Mehmet'ten önce gelen padişahlar, kardeşleri yüzünden birbirlerine kılıç çekmek zorunda kaldılar ve sivil halk bundan zarar gördü. 4'te 3 ün bekası için 4'te 1 in katli caizdir fetvası da bu zamanda ortaya çıkmıştır zaten.
Paylaşım için teşekkürler.
Misafir
#10
Osmanlı devleti, hanedanı ve onun diğer idarecileri, her ne kadar iyi ve güzel işler yapmış olsalar da sonuçta mükemmel değillerdi. O dönemde bunlar normaldi diyenler, herhalde Osmanlı devletinin bir İslam devleti olduğunu unutuyorlar, kardeş katlinin yapıldığı yıllardan 1000 yıl önce yaşamış Peygamber efendimiz ve Sahabiler döneminde neden iktidar için kardeş katli vacip uygun görülmemiş, bunları düşünmek lazım. Ayrıca onlardan da önce Peygamberimiz zamanında bir hanedan mantığı, yönetimin babadan oğula geçme durumu da yoktu. (Bknz. Halifeler) Osmanlı iyiydi, güzeldi ama herşeyi değil.
|Ⓢєччαh| Konuyu açan
2011'den beri35 bin mesaj
#11
Wangort dedi: ↑
Kardeş katli uygulaması bana göre gerekliydi. Çünkü Fatih Sultan Mehmet'ten önce gelen padişahlar, kardeşleri yüzünden birbirlerine kılıç çekmek zorunda kaldılar ve sivil halk bundan zarar gördü. 4'te 3 ün bekası için 4'te 1 in katli caizdir fetvası da bu zamanda ortaya çıkmıştır zaten.
Paylaşım için teşekkürler.
@Wangort, ilk mesajını bu konuya yazmışsın, ve tabii çok da güzel yazmışsın. konuyu anlamakta zorlanan insanlara oldukça mantıklı ve makul bir cevap. çünkü her bir vak'a bulunulan zamanın şartları içinde değerlendirilmesi iktiza eder.

1986 yılında ilk çocuğum dünyaya gelmişti. sobanın üzerinde kıtır kıtır kaynayan çaydanlığı alırken kazara çocuğumun üzerine bu kaynar sudan bir miktar dökülmüştü. çocuk büyük bir acıyla bağrışırken onu kucağıma almaktan utanmıştım. çünkü az ötede babam vardı. o günün şartlarında bizim anlayışımızda babanın yanında biri kendi çocuğunu kucağına almasından utanılırdı.

benim çocukla ilgilenemediğimi anlayan babam büyük bir hırsla kalktı, çocuğu kucağına aldığı gibi büyük bir öfkeyle bağırdı bana: "ulan, batsın senin terbiyen, bu ne sakat bir anlayış böyle" deyivermişti.

bugün o anı hatırlayınca kendime gülüyorum sadece. ama o gün böyle bir anlayış vardı.

edit: sevgili Wangort, bu arada bugün kayıt olmuşsun, yeni farkettim... hoşgeldin, sefalar getirdin kardeşim. sizi her zaman bekleriz burda, güzel yorumlarınız ve sağlayacağınız katkılarınızla...
2013'den beri5 mesaj
#12
|SeYYaH| dedi: ↑
@Wangort, ilk mesajını bu konuya yazmışsın, ve tabii çok da güzel yazmışsın. konuyu anlamakta zorlanan insanlara oldukça mantıklı ve makul bir cevap. çünkü her bir vak'a bulunulan zamanın şartları içinde değerlendirilmesi iktiza eder.

1986 yılında ilk çocuğum dünyaya gelmişti. sobanın üzerinde kıtır kıtır kaynayan çaydanlığı alırken kazara çocuğumun üzerine bu kaynar sudan bir miktar dökülmüştü. çocuk büyük bir acıyla bağrışırken onu kucağıma almaktan utanmıştım. çünkü az ötede babam vardı. o günün şartlarında bizim anlayışımızda babanın yanında biri kendi çocuğunu kucağına almasından utanılırdı.

benim çocukla ilgilenemediğimi anlayan babam büyük bir hırsla kalktı, çocuğu kucağına aldığı gibi büyük bir öfkeyle bağırdı bana: "ulan, batsın senin terbiyen, bu ne sakat bir anlayış böyle" deyivermişti.

bugün o anı hatırlayınca kendime gülüyorum sadece. ama o gün böyle bir anlayış vardı.
Evet dediğiniz gibi tarihi olayları zamanına göre değerlendirmek gerekir.
Alim'in dediği gibi : "Hayr-ı kesir için şerr-i kalil kabul edilir. Eğer şerr-i kalil olmamak için, hayr-ı kesiri intaç eden bir şer terk edilse, o vakit şerr-i kesir irtikâp edilmiş olur. " Mesela : Kangren olmuş ve kesilmesi lazım gelen bir parmağın kesilmesi hayırdır,iyidir;halbuki zahiren bir şerdir. Parmak kesilmezse,el kesilir,şerr-i kesir olur.
Bu şekilde de kardeş katli açıklanabilir.
2010'den beri6.928 mesaj
#13
buda bir önlem bir ders verme korkutma aracıydı bence ve dönemin şartlarında gerekliydi bence
2008'den beri1.016 mesaj
#14
nası bir meslek ya, insan kasaplığı yapıyorlarmış, ağır iş..
|Ⓢєччαh| Konuyu açan
2011'den beri35 bin mesaj
#15
Wangort dedi: ↑
Evet dediğiniz gibi tarihi olayları zamanına göre değerlendirmek gerekir.
Alim'in dediği gibi : "Hayr-ı kesir için şerr-i kalil kabul edilir. Eğer şerr-i kalil olmamak için, hayr-ı kesiri intaç eden bir şer terk edilse, o vakit şerr-i kesir irtikâp edilmiş olur. " Mesela : Kangren olmuş ve kesilmesi lazım gelen bir parmağın kesilmesi hayırdır,iyidir;halbuki zahiren bir şerdir. Parmak kesilmezse,el kesilir,şerr-i kesir olur.
Bu şekilde de kardeş katli açıklanabilir.
eyvallah, bu örnek daha bir açıklayıcı ve ikna edici oldu. Allah razı olsun.
2012'den beri3.671 mesaj
#16
enterasan Osmanlı beni hep şaşırtıyor
|Ⓢєччαh| Konuyu açan
2011'den beri35 bin mesaj
#17
hamza5806 dedi: ↑
enterasan Osmanlı beni hep şaşırtıyor
şaşırttığı için osmanlı olmuş zaten!:)
2012'den beri3.671 mesaj
#18
|SeYYaH| dedi: ↑
şaşırttığı için osmanlı olmuş zaten!:)
doğru tespit:)
2012'den beri169 mesaj
#19
HYuksel dedi: ↑
nası bir meslek ya, insan kasaplığı yapıyorlarmış, ağır iş..
Emin ol şimdiki insan kasapları çok daha vahşi..
2011'den beri1.031 mesaj
#20
Ölümden ne korkarsın,
korkma ebedi varsın.
Yunus Emre
​
|Ⓢєччαh| Konuyu açan
2011'den beri35 bin mesaj
#21
SaidS dedi: ↑
Emin ol şimdiki insan kasapları çok daha vahşi..
şimdiki insan kasaplarıyla mukayese doğru olmaz kıymetli abim, çünkü onlar kendilerine verilen emri yerine getiriyor, kanunsuz olarak kimsenin canına kıymıyorlardı.

bugünün kasaplarıysa tam aksine, tavuk boğazlar gibi insan öldürüyor, hatta kendi öz anne babasına bile acımayan, alçakça katleden nice insan çakmaları vardır. Allah şerlerinden korusun.
2011'den beri875 mesaj
#22
En büyük cellatlar Osmanlı padişahlarının kendileridir. Birkaçı hariç hepsi kardeş katliamı yapmıştır. Duraklama döneminde sadrazamlar binlerce osmanlı vatandaşını katletmiştir.
2007'den beri128 mesaj
#23
Selçuklular dönemini incelerseniz şehzade isyanlarının ne kadar çok olduğunu görürsünüz. Selçuklularda da isyan eden şehzadelerin affedilip tekrar isyan ettiği de görülmüştür. Bu isyanların bastırılması sırasında binlerce insan ölmüş, devlet çok zor duruma düşmüştür.Zaten Selçuklu devleti de uzun ömürlü olmamıştır.
2008'den beri12 bin mesaj
#24
thepolice2 dedi: ↑
En büyük cellatlar Osmanlı padişahlarının kendileridir. Birkaçı hariç hepsi kardeş katliamı yapmıştır. Duraklama döneminde sadrazamlar binlerce osmanlı vatandaşını katletmiştir.
Böyle adi bir iftirayı belgeye dayalı kaynak göstererek kanıtlaman gerekir. Yoksa... her neyse susayım. Osmanlı hiç bir zaman vatandaşını katletmemiştir. Kardeş katli devletin bekâsı için yapılmıştır. En azından Açın Kızıl Sultan denilen II. Abdülhamid Han'ı kitaplardan okuyun yavv. 33 yıllık iktidar hayatında bir kere olsun siyasi sebeplerden dolayı insanın idamını onaylamamıştır. Onayladıkları ya vatan hainidir ya da ana-baba, kardeş katilidir. Hatta Atatürk ve arkadaşları Sultanı devirmenin yollarını ararken yakalanıp hapse düşerler ve cezaları idamdır. Sultan buna rağmen onları Hicaz'a, Yemen'e merkeze geri dönmemek şartı ile göreve sürer. (Abdülhamin'in Kurtlarla Dansı 2, Mustafa Armağan)

Yani bu 600 yıllık bir çınardan küçük bir örnekti lakin senin attığın bu iftira vatan hainliğidir. Başka bir şey değil.
2009'den beri2.698 mesaj
#25
Bir açıdan bakınca iktidar hırsıyla kardeşini öldürme zalimliğini göstermiş olduklarını görürsünüz.

Bir diğer açıdan bakınca milletinin ve devletinin bekası için kendi kardeşini dahi feda edebilecek bir yürek görürsünüz.

Hangi padişahın hangi fikirler ışığında kardeş katlini gerçekleştirdiğini bilmek mümkün değil elbette; ama birçok padişahın, milletin ve devletin geleceği için bu tür bir yönteme başvurduğunu düşünüyorum.

Bilindiği üzere Orta Asya'dan süregelen Türk töresine göre ülkeyi yönetme hakkı (Kut) o hanedanın tüm üyelerine gelirdi ve bunun kan yoluyla devam ettiğine inanılırdı. Bu da kurulan Türk devletlerinin yönetiminde ikilikler oluşmasına ve nihayetinde bölünmelere, yıkılmalara yol açmıştır. Bunu gören Osmanlı padişahları bu duruma önlem olması amacıyla çeşitli yöntemler denemişler. Fatih Sultan Mehmet, kendisinden önce de gerçekleştirilen kardeş katlini yasal hâle getirmiştir. Ayrıca kardeş katlinde kutlu olduğuna inanılan hanedan kanının akmamasına da özen gösterilmiş, bu yüzden kan çıkmayacak şekilde öldürülmelerine dikkat edilmiştir.
2011'den beri875 mesaj
#26
desperado64 dedi: ↑
Böyle adi bir iftirayı belgeye dayalı kaynak göstererek kanıtlaman gerekir. Yoksa... her neyse susayım. Osmanlı hiç bir zaman vatandaşını katletmemiştir. Kardeş katli devletin bekâsı için yapılmıştır. En azından Açın Kızıl Sultan denilen II. Abdülhamid Han'ı kitaplardan okuyun yavv. 33 yıllık iktidar hayatında bir kere olsun siyasi sebeplerden dolayı insanın idamını onaylamamıştır. Onayladıkları ya vatan hainidir ya da ana-baba, kardeş katilidir. Hatta Atatürk ve arkadaşları Sultanı devirmenin yollarını ararken yakalanıp hapse düşerler ve cezaları idamdır. Sultan buna rağmen onları Hicaz'a, Yemen'e merkeze geri dönmemek şartı ile göreve sürer. (Abdülhamin'in Kurtlarla Dansı 2, Mustafa Armağan)

Yani bu 600 yıllık bir çınardan küçük bir örnekti lakin senin attığın bu iftira vatan hainliğidir. Başka bir şey değil.
Tahta çıkan tüm Osmanlı padişahları ilk olarak kardeşlerini öldürmüşlerdir. Ha öldürmeyenlerde vardır ama onlar öldürecek kardeşi olmadığı için öldürmemişlerdir. (Kanuni Sultan Süleyman)

1-(1298-1326) Osman Bey-Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu. Amcası Dündar Bey’i öldürttü.

2-(1326-1359) Orhan Bey-bilinen bir cinayeti kayıtlarda yok

3-(1359-1389) I.Murad (Hüdagendivar)-Sırpsındığı ,Kosova savaşlarını kazanan padişah.Oğlu Savcıbey ile kardeşleri Halil ile İbrahim’i öldürttü.

4-(1389-1402) I.Bayezid (Yıldırım)-Niğbolu savaşını kazandı.Kardeşi Yakub’u öldürdü. Ankara savaşında Timur’a yenilince tahttan indirildi.

5-(1402-1421) I.Mehmed-Kardeşi İsa Çelebi’yi boğdurttu, Şeyh Bedrettin’i idam ettirdi.

6-(1421-1451) II.Murad-Varna ve II.Kosova savaşları kahramanı.Kardeşi Mustafa’yı öldürttü.

7-(1451-1481) II.Mehmed (Fatih)-En çok övündüğümüz padişahlardan..1453 te İstanbul’u fethetti,1472 Otlukbeli savaşını kazandı. 2 yaşındaki kardeşi Ahmed’i, Sadrazamlar Çandarlı Halil Paşa ile Mahmut Paşa’yı öldürttü.

8-(1481-1512) II.Bayezid-Kardeşi Cem Sultan ile savaş yaptı.Cem Sultan Rodosta 13 yıl tutsak yaşadı. Veziri Gedik Ahmet Paşa’yı öldürttü. Kendiside oğlu Selim tarafından öldürüldü.

9-(1512-1520) I.Selim (Yavuz)-Mısır fatihi bu padişahımız halifeliği İstanbul’a getirmiş, Mercidabık, Ridaniye savaşlarını yönetmiştir. Çaldıran seferine giderken 30 bin Aleviyi kılıçtan geçirmiş, ayrıca babasını, 2 kardeşini 3 yeğenini, 3 vezirini öldürterek tarihteki yerini almıştır.

10-(1520-1566) I.Süleyman (Kanuni)-En uzun süre tahtta kalan padişahtır. 46 yıl. Belgrad, Rodos, Cezayir, Trablusgarp bu dönemde alınmış, Viyan kapılarına dayanılmış, Preveze Deniz Savaşı kazanılmıştır. Mimar Sinan, Barbaros hayrettin, Hürem Sultan bu dönemin ünlüleridir. Damat Rüstem Paşa, Lala Paşa çekişmesi ve dedikodular sonucu 2 oğlu ile torunlarını boğdurttu. Ayrıca Vezirleri Makbul İbrahim Paşa ile Kara Ahmet Paşa’yı öldürttü.

11-(1566-1574) II.Selim (Sarı/Sarhoş)-Bütün gün şarap içip sarhoş gezmesiyle tanınan bu padişahımızın döneminde imparatorluk geri vitesine takıyor. İnebahtı deniz savaşında tüm Osmanlı Donanması yakıldı.

12-(1574-1595) III.Murad-Kendisine rakip olmasın diye 5 kardeşini öldürttü. Kadınlara düşkünlüğü ile tanınan sultanımızın tam 110 çocuğu olmuştur. Karısı Safiye, Yeni Camii yaptırmıştır.

13-(1595-1603) III.Mehmed-Kardeş öldürme rekorunu elinde bulundurmaktadır. Tam 19 kardeşini ve bir oğlunu öldürmek zorunda kaldı. Korktuğu için Haçova savaşından kaçmak istedi. Şeyhülislam tarafından zor ikna edildi.1597 de Tırnakçı Hasan Paşa’yı boğdurttu. O zamanlar hazine tamtakır olduğu için, Yemişçi Hasan Paşa’dan Tırnakçı Hasan Paşa’nın giysilerinin satılarak para bulunmasını istedi.

14-(1603-1617) I.Ahmed-Tahta çıktığında henüz sünnet olmamıştı. Avusturya’ya gereksiz savaş ilan etti..başarılı olamayınca 1606 Zitvatorok Anlaşması’nı imzaladı. Bu dönemde devam etmekte olan Celali İsyanları nı bastırmak için Kuyucu Murad Paşa ,doğuda 30bin kişiyi kılıçtan geçirerek kuyulara gömdü. Sultan Ahmet Camii,bu padişahın adını taşır

15-(1617-1618) (1622-1623) I.Mustafa-İki ayrı dönemde 2 yıl saltanat sürdü. Döneminde Abasa Paşa isyanı ile Sipahiler ayaklandı. Akıl hastası olduğundan tahttan erken indirildi.

16-(1618-1622) II.Osman (Genç)-12 yaşında tahta çıktı, kardeşini öldürttü. 16 yaşında iken tahttan indirildi, yeniçeriler tarafından ırzına geçildikten sonra öldürüldü.

17-(1622-1639) IV.Murad-11 yaşında tahta çıkarken 3 kardeşini öldürttü. Tütün içenleri öldürtmesiyle bilinir. Ancak bu sıralarda Şeyhülislam Yahya Efendi, meyhane öven şiirler yazıyordu. 1635 Revan, 1638 Bağdat seferleri bu dönemde yapılmış olup, 17 yıllık iktidarında öldürttüğü 6 sadrazam şunlardır. Mere Hüseyin, Kemenkeş Kara ali, Gürcü Mehmed, Boşnak Hüsrev, Topal Recep, Tabanı Yassı Memed

18-(1639-1648) I.İbrahim (Deli)-Balıklara yem olarak altın atmasıyla bilinir. Askeri darbeyle tahttan indirildi, öldürüldü.

19-(1648-1687) IV. Mehmed (Avcı)-Tahta çıktığında sadece 5 yaşındaydı. Döneminde yeniçeri ve celali isyanları oldu. Köprülüler bu dönemin sadrazamlarıdır.Öldürttükleri ünlüler Kösem sultan ile Merzifonlu Kara Mustafa Paşadır.

20-(1687-1691) II.Süleyman-Padişah olduğu 46 yaşına kadar zindandaydı. Padişahlığı sırasında yeniçerililer İstanbulu yağmaladılar. Ünlü Sadrazam Köprülü Fazıl Mustafa Paşa bu dönemdendir. Olumlu olayı Eğriboz zaferidir.

21-(1691-1695) II.Ahmed-48 yaşına kadar hapis yattıktan sonra tahta çıktı. 4 yıllık iktidarında, Salkamen Bozgunu, Sakız Kalesi kaybı, Sadrazam Arabacı Ali Paşa’nın öldürülmesi önemli olaylardandır.

22-(1695-1703) II.Mustafa-1683′te Viyana’ya yürüdü, bozguna uğradı.1699 da imzaladığı Karlofça anlaşmasıyla Maceristan yitirildi. I.Edirne vakası, Şeyhülislam Feyzullah’ın öldürülmesi bu döneme rastlar. Askeri darbeyle tahttan indirilmiştir.

23-(1703-1730) III.Ahmed-1725 te Rus Çarı Deli Petro Tebriz’i aldı.Bir şeyler yapması gerekiyordu..fakat savaşa gitmeyi göze alamadı. İstanbul’dan orduları hazırlayıp savaşa gidiliyor süsü verip yarı yoldan dönerek halkını kandıran bir padişah olarak tarihte yerini aldı. Lale Devri diyede bilinen dönemin diğer unutulmayanları; 1718 Pasarofça Anlaşması, icadından 3,5 asır sonra matbaanın getirilmesi, meşhur Baltacı-Katarina olayının yaşandığı Purut Savaşı dır. Halktan sallandırdıklarının sayısı bilinmemekle birlikte, Şehzade İbrahim ile Sadrazamlardan; Hoca İbrahim Paşa, Damat İbrahim Paşa, Çorlulu Ali Paşa,Yusuf Paşa, Süleyman Paşa bilinen öldürttükleridir. Kendileri de Patrona Halil İsyanıyla tahttan indirilmiştir.

24-(1730-1754) I.Mahmud-İsyancılar tarafından tahta çıkarılmış, o da isyancıların her dediğini yapmıştır.

25-(1754-1757) III.Osman-3 yıllık iktidarı sırasında en önemli olay, Cezayir de ki egemenliğin bitmesidir.

26-(1757-1774) III.Mustafa-Ülaaai yıldız falına bakarak yönetirdi. Kürkçüler çok para kazanıyor diye ülkede kürk satışlarını yasakladı. Kürkçüler haraç ödeyince satışlar tekrar serbestleşti. Sadece 2 sadrazamını öldürtmüştür.

27-(1774-1789) I.Abdülhamid-Bilinen vukuatı, Küçük Kaynarca Anlaşması ile Kırım’ın verilmesidir.

28-(1789-1807) III.Selim-Kayıplarla dolu Ziştovi ve Yaş Anlaşmalarını imzaladı.Nizam-ı Cedid Reformlarını yapmak istediğinde, şeriatçıların başlattığı Kabakçı Mustafa İsyanı ile tahttan indirildi. IV. Mustafa tarafından öldürülmüştür.

29-(1807-1808) IV.Mustafa-Nizam-ı Cedidçilerden çok korktuğundan, taraftarlarının görüldüğü yerde öldürülmelerini emretmişti.Yinede ancak 1 yıl hükümdarlık yaptı, Alemdar Mustafa Paşa tarafından askeri darbeyle tahttan indirildi.

30-(1808-1839) II. Mahmud-Vukuatı en fazla olan padişahlardandır. İşe ağabeyi IV.Mustafa’yı öldürerek başladı. Dönemin diğer olayları; Mora, Sırp, Kavalalı İsyanları; donanmanın yakıldığı Novarin olayı; osmanlının kendi valileri ile savaşıp, kaybetmeleri; Kaptan-ı Derya Ahmed Paşa’nın, donanmayı olduğu gibi Kavalalı Mehmed Ali Paşa’ya teslim etmesi;1826 yeniçeriliği kaldırma operasyonu sırasında kendi ordusundan 140 bin kişinin kılıçtan geçirilmesi, olarak sayılabilir. II.Mahmud’un,Balkanlarda uyguladığı kanlı operasyonlar sonucunda Balkan Ayaklanması başladı. Dış baskılar gelince “Tanzimat Fermanı” ilan etmek zorunda bırakıldı.

31-(1839-1861) Abdülmecit-Dönemin önemli olayları. Tanzimat Fermanı, Islahat Fermanı, Kırım Savaşı.

32-(1861-1876) Abdülaziz-Karadağ İsyanı, 1875 Balkan Hareketlenmesi, Belgrad’ın kaybı bu döneme denk düşer. Vukela Heyeti tarafından tahttan indirilmiştir.

33-(1876-1876) V Murad-İki rekoru vardır. En kısa tahtta kalma rekoru, sadece 3 ay. Tahttan indikten sonra en uzun yaşayan padişah..28 yıl.. Tahtı elinden alınan padişahlarımızdandır.

34-(1876-1909) II. Abdülhamit-31 Mart olayı ,93 Harbi, tam bir çöküntü olan Ayestefanos Anlaşması.. unutulmayanlardandır. Kıbrıs, Mısır, Tunus, Doğu Rumeli, Bosna, Girit kaybettikleridir. Zamanında ayaklanmaları önlemek için Filibe’de bolca katliamlar yapılmıştır. Batıya borçlar ödenmediğinden “Duyun-u Umumiye”ye kurmak zorunda kalmıştır. Mebusan kararıyla demokratik bir şekilde tahttan indirildi.

35-(1909-1918) Mehmed Reşad-bilinen bir cinayeti kayıtlarda yok.

36-(1918-1922) Vahdettin-Vahdettin, Osmanlının 36. tahttan indirilende 14. Padişahıdır. Kendileri tatlı canlarını kurtarmak için İngilizlere sığınmıştır.

Osmanlı vatandaşlarını katleden sadrazamlar için Kuyucu Murad Paşa ve Köprülü Mehmet Paşa dönemlerini inceleyiniz.
2008'den beri12 bin mesaj
#27
thepolice2 Yazdıklarını tek tek okudum lakin yazına belgelere kaynak koymamışsın. Kaynak koy o kitabı gidip satın alıp okuyacağım. 36. maddede vahdettin ile yazılanlarla ilgili Murat Bardakçı'nın Şahbaba adlı 680 sayfalık kitabını daha önceden sipariş vermiştim. O kitabı okuduktan sonra sana cavap vereceğim.
2010'den beri2.939 mesaj
#28
Hep merak etmişimdir bu cellatların sonu ahirette ne olacak diye :D Bir insanı öldürüyorsun sonuçta bir yanlış varsa bunun günahını kim çekecek acaba :)
2009'den beri2.698 mesaj
#29
BEFEGA dedi: ↑
...

Emin ol burada hain olan Sultan Vahdeddin değil, Ankara'da ki milliyetçi harekatın sorumluluğunu yürüten kişidir !!!
Hainlikle itham ettiğin kişinin adını açıkça yazabilir misin?
2008'den beri12 bin mesaj
#30
virusizmir dedi: ↑
Hainlikle itham ettiğin kişinin adını açıkça yazabilir misin?
Hocam Vahdettin'in ülkeyi terk etmesi zaten mecburiyetten doğan bir şeydi. Bunun arkasında hainlik arayamazsın. Hain olanlar Sevr Antlaşmasının altına imzayı atanlardır. Onun dışında bu ülkede hiçbir sultana ve devlet adamına hain gözüyle bakılmamıştır.

Bu konu kilitli

Kilitli konulara yeni cevap yazılamaz.