İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. Topluluk
  3. Haberler
  4. Genel Haberler
Genel Haberler

AK enişteler..

eray04513.10.200829 cevap3.216 görüntüleme
2008'den beri13 bin mesaj
#1
Boş kalan yok!
Bugüne kadar 7 kadın vekilin eşlerine bürokrasiden koltuk ayıran AKP iktidarı, Adana Milletvekili Fatoş Gürkan’ın eşine de yer buldu. Erhan Gürkan, Çevre Bakanlığı’na müşavir olarak atandı.

Çevreci netekim!
Göreve 3’lü kararnameyle getirilen Erhan Gürkan’ın atama kararı, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Gürkan, daha önce Adana’da Orman Mühendisleri Odası 2. Başkanlığı görevinde bulunmuştu. Saltanat eniştelerle de sınırlı kalmıyor. Enerji Bakanı Güler’in baldızı Sema Gezgincan da MEB’e müşavir oldu.

Ülke AK eniştelere emanet!
AKP iktidarında “Enişte bürokratların” yükselişi sürüyor. Adana milletvekili Fatoş Gürkan’ın eşi Çevre Bakanlığı’na müşavir oldu

Haber: Ceyhun BOZKURT
22 Temmuz’da AKP’den milletvekili seçilen kadın parlamenterlerden bir ismin daha eşine koltuk bulundu. AKP Adana milletvekili Fatoş Gürkan’ın eşi, Erhan Gürkan Çevre Bakanlığı’na müşavir olarak atandı. Gürkan’ın üçlü kararname ile yapılan ataması Resmi Gazete’de yayımlandı. Gazeteport’un haberine göre Gürkan daha önce, Adana’da Orman Mühendisleri Odası 2. Başkanlığı görevinde bulunmuştu. AKP’deki eniştelerin bürokraside yükselişi dikkat çekiyor. Bugüne kadar 7 bayan milletvekilinin eşi bürokraside çeşitli görevlere getirildi.
O milletvekilleri ve eşlerinin atandıkları görevler şöyle:
* Fazilet Dağcı Çığlık (Erzurum milletvekili): Eşi Muharrem Çığlık Başbakanlık müşavirliğine atandı. Çığlık daha önce Uluslararası Türk Öğretim Birliği Genel Başkanlığı yapıyordu. 22 Temmuz’dan önce İsviçre’de yaşayan Çığlık ailesi, seçimlerden sonra Türkiye’ye yerleşti.

* Aşkın Asan (Ankara milletvekili): Eşi Prof. Dr. Habib Asan Türk Patent Enstitüsü Başkan Yardımcısı oldu. Aşkın Asan, bir röportajında Başbakan Erdoğan’ın lider özelliğinin yanında “dahi” özelliğinin de bulunduğunu söylemişti.

* Gönül Şahkulubey (Mardin milletvekili): Eşi Mehmet Şahkulubey. Bayındırlık Bakanlığı’na atandı.

* Selma Kavaf (Denizli milletvekili): Eşi Alaeddin Kavaf bir süre önce, Enerji Bakanlığı’na bağlı ETİ Zeolit Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin Genel Müdürü oldu.

* Safiye Seymenoğlu (Trabzon milletvekili): Eşi Arif Seymenoğlu, Sanayi Bakanlığı Daire Başkanlığı yapıyor. Daha önce Çay-Kur’da görev alan Arif Seymenoğlu, atamalarında “torpil” olmadığını söyledi.

* Dilek Yüksel (Tokat milletvekili): 22 Temmuz’da Meclis’e giren Dilek Yüksel’in eşi Uğur Yüksel, BOTAŞ’ta memur olarak çalışıyordu. Yüksel daha sonra, Enerji Bakanlığı’nda müşavir oldu.

* Özlem Türköne (İstanbul Milletvekili): Gazi Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan eşi Mümtazer Türköne , 22 Temmuz seçimlerinden sonra “Gündeme Dair” adı ile TRT’de programlar yapmaya başladı.

AKP’den Meclis sıralarında yer bulan kadın vekillerin eşleri de makam ve mevkiye kavuşuyor. Enişteler hükümet tarafından çeşitli görevlere atanıyor.

Kadrolar eski vekillerle doldu
22 Temmuz seçimlerinden bu yana 32 AKP eski milletvekili ve milletvekili adayı da bürokraside çeşitli görevler almıştı. Bazıları müşavir,müsteşar ya da genel müdür olurken, bazıları da çeşitli kurullara atanmıştı.

O isimlerdan bazıları şöyle:
Ahmet Er: AKP Erzurum milletvekili adayı. Milli Eğitim Müşaviri

Muzaffer Külcü:
AKP Çorum eski milletvekili. Enerji Bakanlığı ETİ Maden Genel Md. Yön. Kurulu üyesi.

Abdüssamet Aslan:
AKP Kahramanmaraş milletvekili adayı. MEB Müsteşar Yardımcısı.

Ahmet Conkar: İstanbul AKP milletvekili adayı. Başbakanlık müşaviri.

Ömer Sayan: İstanbul AKP milletvekili adayı. Başbakanlık müşaviri.

Feramuz Üstün: Gümüşhane AKP milletvekili adayı. İller Bankası yönetim kurulu üyesi.

Mustafa Özgül: Yozgat AKP milletvekili adayı. Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdür yardımcısı.

Ayşe Dökmeci: AKP Eskişehir milletvekili adayı. Milli Piyango Yönetim Kurulu Üyesi.

Ali Zor: AKP Ankara milletvekili adayı. Ulaştırma Bakanlığı, müşavir.

Adnan Ekinci: AKP İstanbul milletvekili adayı. Ulaştırma Bakanlığı, Müşavir.

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/haberdetay.php?hit=10064
Cevaplar
2008'den beri1.118 mesaj
#2
Vekil eşi için koltuk boşaltıldı
Mardİn Milletvekili Gönül Bekin Şahkulubey'in eşi Mehmet Şahkulubey, Bayındırlık Bakanlığı Müşavirliği'ne atandı. 8 Mart 2008'te gerçekleşen bu atama için, Bakanlık Müşaviri İrfan Önal, “başka bir göreve atanmak üzere” görevinden alındı. Önal'dan boşalan 1. derece kadrolu 3600 ek göstergeli bakanlık müşavirliğine vekil eşi Mehmet Şahkulubey atandı.

aklıma Mehmet Şevket Eygi nin bir yazısı geldi.

Müslümanlar çağdaşlık dükkanına fil gibi girdiler. Lüks meskenlere, giyim kuşama, yemeğe başladılar. 5 yıldızlı otelleri beğenmediler, 7 yıldızlı otellerde caka sattılar

Milli Gazete yazarı Mehmet Şevket Eygi, Müslümanların lüks yaşayış tarzlarına tepkisini sert ifadelerle dile getirdi. Eygi, “Müslümanlara nasihat edilmiş olsaydı bu kadar azgınlık olmazdı” başlıklı yazısında isim vermeden son dönemde Türkiye gündemini meşgul eden yolsuzluk iddialarına göndermede bulundu.

Eygi, yazısında yine isim vermeden 7 yıldızlı otellerde konaklayan Müslümanları da eleştirdi. Türkiye’de çok az sayıdaki 7 yıldızlı otellerden biri olan Rixos’ta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da konaklamıştı. Eygi yazısında şu mesajları verdi:

GÜNAHA BULAŞTILAR: Müslümanlar, çağdaş modern, asli hayata, züccaciye dükkanına giren fil gibi girdiler. Onlara etkili bir şekilde öğüt verilmiş olsaydı bu kadar fısk, fücur, günah, isyan, tuğyan, azgınlık olmayacaktı. Eline para ve imkan geçen bir kısım Müslümanlar, lüks, israf, sefahat, saçıp savurma, gösteriş, kibir, aşırı tüketim, aşırı konfor bataklıklarına yuvarlandı.

ZENGİNLİK TUZAĞI: Son 25 yıl içinde lüks meskenlere, lüks binitlere, lüks dekorasyona, lüks yazlıklara, lüks giyim kuşama, lüks yemeğe, içmeye trilyonlarca dolar harcandı. İslam bunları günah ve isyan olarak gösteriyordu. Müslümanlar, para, mal, servet, zenginlik tuzağına düştüler.

KUDURUP ALTIN MUSLUK YAPTIRDILAR

SİYASAL İSLAM KİRLENDİ: İslami hareket ve siyasal İslam kirlendi, kirletildi. Tarihte benzeri görülmemiş bir haram yeme çığırı açıldı. İslami kesimde yüz milyarlarca dolarlık kara, kirli, necis para birikimi oldu. Bazıları o kadar kudurdular ki evlerinin banyo musluklarını altınla kaplattılar. Yerli taşı beğenmediler, Brezilya’dan gelme lüks granit satın aldılar. 5 yıldızlı otelleri beğenmediler, 7 yıldızlı otellerde caka sattılar. Şeriat hükümlerini ve İslam ahlakını hiçe saydılar. Hedonist ahlak ile ahlaklandılar. Kıymetli yıllar boşa gitti, şeytanın maskarası oldular.

herşey olur bu türkiyede eniştede bizden korunur kardeş.
2008'den beri41 mesaj
#3
Arkadaşlar, Ak Partiyi eleştirin ama lütfen İslam'ı araya hasıraltı etmeyin. Başbakanın bizzat kendisi demiyor mu "Ak Parti din eksenli, İslam eksenli bir parti değil, insan eksenli bir partidir" diye...

O sebepten İslam'ı ve İslami Argümanları kullanmamanızı rica ediyorum. Evrensel anlamda demokrasi neyi gerektiriyorsa ya da ideolojiniz hangi fikre hizmet ediyorsa, yaklaştığınız argümanlar ve eleştirileriniz bu noktada olmalı.
2008'den beri188 mesaj
#4
bir zamanların ateşli akp savunucusu olma rolünü üstlenmiş olması, karısının (ozlem piltanoglu turkone) bu partiden milletvekili adayı olmasıyla açığa kavuşmuştu...:mrgreen:

zamanında "fethullahçı" diye tabir edilen kesimdendir (ki zaman gazetesinde düzenli köşe yazarlığı yapmış kişiliktir) alın size yazdığı bir yazı (en dehşetinden)

"said nursî'nin, "bediüzzaman" sıfatıyla anlatılan dinî rehberliğini dikkate almayanların bile bir toplum önderi olarak yakın tarihimizdeki önemli yerini teslim etmeleri gerekir"

hatırla sevgili dizisindeki "yaşar" karekteri olduğu söylenmekte olan kişidir...:razz:

2006'da zaman'da yazdığı bir yazısında milliyetçiliğe saldırmakta ve alay etmekte öylesine ileriye gitmişti ki türkiye'de %100 türk kanı taşıyan tek şeyin kangal köpeği olduğunu söylemişti. ona göre eğer türklerin milli bir sembolü varsa bu kangal köpeği olmalıydı. (ve tuhaf ki milliyetçi kimliği de vardı zamanında...):wassat:

kusura bakmayın ama böyle bir adamın herhangi bir yazsınına yorum yapmak vakit kaybıdır. anlaşılacağı gibi adam "işimi kim götürürse onun ipini tutarım" felsefesiyle yanıp kavrulan bir kişilik. :mrgreen:

ülkücü desem değil, akademisyen desem değil, akp taraftarı desem değil, solcu desem değil vs. ne olduğunu siz tahmin edin

Selametle

not; aşağıdaki tuhaf kişiliğin bir zamanlar danışmanıydı hatırlarsanız...
:mrgreen::mrgreen::mrgreen::mrgreen::mrgreen:
2008'den beri446 mesaj
#5
Ne yani Adam AKP li diye hiç bir yerde çalışmayacak mı? Uyanın beyler daha anlamadınız mı bu memleketin yarısı AKP li, Demekki çalışan insanlarında kaba bir hesapla yarısının AKP li olması gayet normal. Herkes işine baksın.
2008'den beri2.214 mesaj
#6
Bu devir böyle gelmiş böyle gider malesef..
2008'den beri1.118 mesaj
#7
feylesoft dedi: ↑
Arkadaşlar, Ak Partiyi eleştirin ama lütfen İslam'ı araya hasıraltı etmeyin. Başbakanın bizzat kendisi demiyor mu "Ak Parti din eksenli, İslam eksenli bir parti değil, insan eksenli bir partidir" diye...

O sebepten İslam'ı ve İslami Argümanları kullanmamanızı rica ediyorum. Evrensel anlamda demokrasi neyi gerektiriyorsa ya da ideolojiniz hangi fikre hizmet ediyorsa, yaklaştığınız argümanlar ve eleştirileriniz bu noktada olmalı.
başbakan daha neler söyledi güzel kardeşim sen buna mı takıldın.islamı biz değil onlar kullandı.ideoljiniz neye hizmet ediyor derken hepimizin ortak olan görüşü kötülüğe karşı birlik ol.hırsızı savunan koruyan da hırsızdır haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.

"Referansımız İslam’dır. Tek hedefimiz İslam devletidir.”

““Camiler kışla, minareler süngü, kubbeler miğfer, müminler askerimizdir.”

Hem laik, hem Müslüman olunmaz. Ya Müslüman olacaksın, ya laik. İkisi bir arada olunca ters mıknatıslanma yapar. Mümkün değil, ikisi bir arada olamaz.”

bunları da söyledi.sonradan söylemlerini değiştirmesi gelinen yeri değiştirmez sanırım.
güzel kardeşim devam edeyim.

Bu memlekette onbeş milyon işsiz var... Aşsız vatandaşlar perişan vaziyette... İnanmayacaksanız ama ayda 250 liraya çalışan insanlar, çocuklar var. Beş altı yüz liralık emekli maaşlarıyla sürünenler var... Çocuklarına bir kilo kiraz alıp yediremeyenler var...
Hal böyle iken birtakım politikacılar, medyacılar, iş adamları Nemrud gibi, Firavun gibi lüks ve sefahat içinde yaşıyor.
Bu politikacıların, medyacıların, iş adamlarının bir kısmı dindar...
Haydi dinsizlere fazla bir şey demeyelim, dindar geçinenlerin israf yapması, lüks bataklığına batması, sefahat pisliğine gömülmesi doğru mudur?
Din kardeşleri aç iken nasıl böyle yaşayabilirler?
Hem Müslümanız diyorlar, hem de Peygamberin "Komşusu aç gecelerken, kendisi tok sabahlayan bizden değildir" tehdidinden korkmuyorlar.
nerde sizin Hz.ömer adaletiniz?.yönetimde devlet idaresinde diye sorsam ayıp olur mu?

hürmetlerimle.
2008'den beri1.432 mesaj
#8
Her hükümet kadrolaşma yapmıştır, ama akp kadar kadrolaşan bir parti yoktur. Ne diyim doğru düzgün biri gelir elbet. O zaman içimizdeki çürükleri çöpe atarda kurtuluruz.
2008'den beri1.118 mesaj
#9

yorum vicdanınızın.!
2008'den beri188 mesaj
#10
Hürriyet gazetesinin bunu farketmesi sevindirici. tabi ki aç olan insanlar hep açtılar.
ama kömür dağıtılması, ücretsiz kitap dağıtılması ve çiftçiye sağlanan kredi olanakları konusunda bu gazetenin tuhaf tespitleri olduğunu da unutmamak gerek dürüst bir insan olarak...

biz biliriz hürriyeti! basında güven(!):razz:
2008'den beri778 mesaj
#11
KachacK dedi: ↑
biz biliriz hürriyeti! basında güven(!):razz:
Bunu ancak 7- çocuklara yutturursunuz.. Tabi bunun içinde katlanacağınız zahmetler var..

Onlar bile bu duaya amin demeyebilir.. :)
2008'den beri1.118 mesaj
#12
KachacK dedi: ↑
tabi ki aç olan insanlar hep açtılar.
başka yoruma gerek yok bence.yorumunuza saygı duyuyorum.
güzel türkiyem sen ne hallere düştün böyle.
2008'den beri188 mesaj
#13
EBB dedi: ↑
Bunu ancak 7- çocuklara yutturursunuz.. Tabi bunun içinde katlanacağınız zahmet var..

Onlar bile bu duaya amin demeyebilir.. :)
HÜRRİYET YALAN ENVANTERİ

Objektif değil ama tuhaftır ki google'da Hürriyet yalan sözcükleri bir arada aratıldığında 1.890.000 sonuç elde ediliyor. Sözcüğün kendi anlamıyla kullanıldığı sayfaları düşsek bile oldukça büyük bir rakam. Diğer gazetelerin tersine Hürriyet, yalanın öznesi olduğundan bu rakam önem kazanıyor.

Size �doktor numunesi� olarak, tahlil etmeniz için yakın dönemden 15 yalan haberi olabildiğince kısaltarak sunuyorum.
Yalan haberleri ve yayınlandığı yerleri özel isimlerle google'da aratarak �sağlamasını� yapabilirsiniz.

YALAN 1: Amasya Kız Meslek Lisesi 'nde okulun pansiyonunda kalan 4 öğrenci dini baskı gördüklerini için bu okuldan ayrıldılar.
Doğrusu: H.D., G.D., Ş.Ç. ve Ş.D. isimli öğrencilerin 3 'ü hiç pansiyonda kalmamış. Diğeri ise 1 hafta pansiyonda kaldıktan sonra köyüne yakın diye başka bir liseye kaydını yaptırmış.
Dini baskı gördükleri iddia edilen. H.D., G.D., Ş.Ç bir yakınlarının yanında kalmışlar ve bu yakınlarının iş sebebiyle Turhal 'a taşınması sebebiyle okuldan nakillerini almışlar. Ayrıca haberin aksine hiçbir öğrenci yakınının resmi bir makama şikâyeti olmamış.

YALAN 2: Isparta'da bir öğretmen, öğrencilerine �Atatürk resimli tişört� giydirdi diye soruşturma açıldı.
Doğrusu: Soruşturma; öğretmenin, öğrencileri yönetmeliğe aykırı şekilde okul idaresinden izinsiz olarak şehir dışına Cumhuriyet mitingine götürdüğü için açılmış.

YALAN 3: Abdullah Gül'ün kızının düğününün yapıldığı kongre salonu için �3 bin davetliyi Allah korudu� manşeti yapıldı. Haberde, �düğünün� yapıldığı Kongre ve Gösteri Merkezi'nin taşıyıcı sistemlerinin her an çökebileceği ve Gül 'ün binlerce kişinin hayatını tehlikeye attığı da öne sürüldü�
Doğrusu: Yetkililer salonun sağlam olduğunu ve uzun yıllar herhangi bir tehlike söz konusu olmadığını belirttiler. Ayrıca 27 Mayıs 2005 tarihinde aynı salonda düzenlenen geceye Doğan Holding 'in 4500 çalışanı ve yakınlarının katıldığı ve �Ney Flames of Passion�ı izledikleri ortaya çıktı.

YALAN 4: AK Partili Kocaeli Milletvekili Muzaffer Baştopçu 29 Ekim kutlamalarına, eşsiz davet edildiği halde, başörtülü eşiyle gelerek kriz çıkardı.
Doğrusu: Hürriyet' in kriz umudu, milletvekilinin eşli davetiyesini basına faks etmesiyle boşa çıktı.

YALAN 5: Cumhurbaşkanı Gül, Çankaya Köşkü'nde verdiği, sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini de davet ettiği resepsiyona, cumhuriyet mitinglerini düzenleyen derneklerin yöneticilerini davet etmedi.
Doğrusu: İddialar Kanal D'nin canlı yayınında yalanlandı ve Başdanışman Sever, Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Şener Eruygur'a 5 Eylül günü için, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan'a ise 7 Eylül günü için davetiye gönderildiğini söyledi. Kanal Türk Ankara Temsilcisi Hulki Cevizoğlu'na da davetiye gönderildiği ortaya çıktı.

YALAN 6: İftar vaktinde Başbakanlık korumaları yerinde yok. Manşet: "İftar Vaktinde Allah'a Emanet"
Doğrusu: Olay, başbakanlık güvenlik kameraları görüntüleriyle saniye saniye yalanladı.

YALAN 7: "Olmaz" denilen imamı müdür yaptılar , başlığıyla �Zonguldak' ta 10 yıldır imamlık yapan 34 yaşındaki Selahattin Çolak, Sağlık Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü' nün olumsuz görüş bildirmesine rağmen, aynı bakanlık tarafından Zonguldak İl Sağlık Müdür Yardımcısı olarak atandı.�
Doğrusu: Selahattin Çolak' ın, Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü emrinde memur kadrosunda 31.08.1993 tarihinden beri görev yaptığı ve imamlık yapmadığı tekzip edildi ve ortaya çıktı.

YALAN 8: Manşet: �Ağustos Böceği ile Karınca�. Melih Gökçek, Ankara'yı susuz bıraktı. DSP 'li Eskişehir belediye başkanı Yılmaz Büyükerşen ise çok çalıştı Eskişehir' e baraj yaptı.
Doğrusu: Büyükerşen, baraj değil gölet yapmış. Ayrıca gölet, kano yarışları için yapılmış ve Eskişehir ' e su falan verdiği yok. Su verse bile Eskişehir 'in yalnızca 29 günlük su ihtiyacını karşılıyor.(Belediyenin kendi beyanı)

YALAN 9: "Töreden kaçtı" ve "Üvey oğlu tecavüz etti" "Sus öldürürüz! dediler" başlıklı bir manşet haber.
Doğrusu: Hürriyet' te yayınlana tekzip:�Haberde anlatılan olayların hiçbiri gerçekleşmemiş, Fadime Sarıtaş' a yönelik maddi, psikolojik veya cinsel bir baskı uygulanmamıştır.�

YILIN YALANI 10: "Konya'da kadın uzman, testis ultrasonu çekmedi"
Uğur Dündar - Mine Özbek imzalı haberde, çoban A.G. testislerinde şiddetli ağrı ve şişlik şikayetiyle Konya Numune Hastanesi 'ne gitti. Acilen ultrasona gönderildi.

Tesettürlü kadın radyoloji uzmanı geri çevirdi. Ertesi gün yine ultrason çektirmeye gönderildi. Görevli olan ikinci tesettürlü kadın doktor da geri çevirdi. Başhekimlik devreye girdi. Hemen ameliyata alınan genç, bir testisini kaybetti.
Doğrusu: Olay tamamen yalan. Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, uzun bir süre özür dilemeyi geciktirdi. Haftalar sonra haberin yalan olduğunu beyan edip köşe yazısında iki kadın görevliden özür diledi.(Bu arada milyonlarca Hürriyet okuruna, bir kere daha türbanlı kadınlara nefret pompalandı. Milyonlarca Hürriyet okuru olayın aslını tabi ki öğrenemedi.)

YALAN 11: "Üfürükçü hocanın sözüne kandı, katliam yaptı" Haberde Akın K.'nın üfürükçü hoca ile görüşmek için Muğla'ya gittiği ve üfürükçü hocanın talimatı ile dayısını öldürdüğü iddia ediliyor.
Doğrusu: Cinayetin zanlısı olan ve intihar ettiği için yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren Akın K.'nın haberlerin aksine Muğla'ya yalnızca hastaneye gittiği tanıklarca ifade edildi.

YALAN 12: "Çukurova Grubu"nun Digiturk 'te vergi usulsüzlüğü yaptığının kesinleştiğini ve grubun 300 milyon YTL ceza ödeyeceği" haberi yapıldı.
Doğrusu: DIGITURK, haberdeki iddiaları yalanladı. Haberlerin Aydın Doğan 'ın Türkcell, digitürk ve Futbol Federasyonu Süper Lig Yayın Hakları konularındaki hıncı ve hırsı dolayısıyla yapıldığı açığa çıktı.

YALAN 13: Fatih Çekirge sürmanşetten 'Arka kapıdan gelen ziyaretçi' başlıklı haberde başörtülü olan Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün eşi Hayrünisa Gül'ün GATA'ya 'arka kapıdan' ve 'özel izinle' eşini ziyaret edebildiği iddia edildi.
Doğrusu: Dışişleri Basın Sözcüsü Namık Tan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül'ün hastaneye 'arka kapıdan' alındığı yönündeki haberin doğru olmadığını ve Gül 'e yattıkları andan taburcu edilmelerine kadar geçen tedavi süresi boyunca Hayrunnisa Hanım'ın refakat ettiğini ve hastaneye 'arka kapıdan' alınmalarının söz konusu olmadığını açıkladı.
:icon_::icon_::icon_: Hürriyet! Basında Güven....
2008'den beri778 mesaj
#14
KachacK dedi: ↑
HÜRRİYET YALAN ENVANTERİ

Objektif değil ama tuhaftır ki google'da Hürriyet yalan sözcükleri bir arada aratıldığında 1.890.000 sonuç elde ediliyor. Sözcüğün kendi anlamıyla kullanıldığı sayfaları düşsek bile oldukça büyük bir rakam. Diğer gazetelerin tersine Hürriyet, yalanın öznesi olduğundan bu rakam önem kazanıyor.

Size �doktor numunesi� olarak, tahlil etmeniz için yakın dönemden 15 yalan haberi olabildiğince kısaltarak sunuyorum.
Yalan haberleri ve yayınlandığı yerleri özel isimlerle google'da aratarak �sağlamasını� yapabilirsiniz.

YALAN 1: Amasya Kız Meslek Lisesi 'nde okulun pansiyonunda kalan 4 öğrenci dini baskı gördüklerini için bu okuldan ayrıldılar.
Doğrusu: H.D., G.D., Ş.Ç. ve Ş.D. isimli öğrencilerin 3 'ü hiç pansiyonda kalmamış. Diğeri ise 1 hafta pansiyonda kaldıktan sonra köyüne yakın diye başka bir liseye kaydını yaptırmış.
Dini baskı gördükleri iddia edilen. H.D., G.D., Ş.Ç bir yakınlarının yanında kalmışlar ve bu yakınlarının iş sebebiyle Turhal 'a taşınması sebebiyle okuldan nakillerini almışlar. Ayrıca haberin aksine hiçbir öğrenci yakınının resmi bir makama şikâyeti olmamış.

YALAN 2: Isparta'da bir öğretmen, öğrencilerine �Atatürk resimli tişört� giydirdi diye soruşturma açıldı.
Doğrusu: Soruşturma; öğretmenin, öğrencileri yönetmeliğe aykırı şekilde okul idaresinden izinsiz olarak şehir dışına Cumhuriyet mitingine götürdüğü için açılmış.

YALAN 3: Abdullah Gül'ün kızının düğününün yapıldığı kongre salonu için �3 bin davetliyi Allah korudu� manşeti yapıldı. Haberde, �düğünün� yapıldığı Kongre ve Gösteri Merkezi'nin taşıyıcı sistemlerinin her an çökebileceği ve Gül 'ün binlerce kişinin hayatını tehlikeye attığı da öne sürüldü�
Doğrusu: Yetkililer salonun sağlam olduğunu ve uzun yıllar herhangi bir tehlike söz konusu olmadığını belirttiler. Ayrıca 27 Mayıs 2005 tarihinde aynı salonda düzenlenen geceye Doğan Holding 'in 4500 çalışanı ve yakınlarının katıldığı ve �Ney Flames of Passion�ı izledikleri ortaya çıktı.

YALAN 4: AK Partili Kocaeli Milletvekili Muzaffer Baştopçu 29 Ekim kutlamalarına, eşsiz davet edildiği halde, başörtülü eşiyle gelerek kriz çıkardı.
Doğrusu: Hürriyet' in kriz umudu, milletvekilinin eşli davetiyesini basına faks etmesiyle boşa çıktı.

YALAN 5: Cumhurbaşkanı Gül, Çankaya Köşkü'nde verdiği, sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini de davet ettiği resepsiyona, cumhuriyet mitinglerini düzenleyen derneklerin yöneticilerini davet etmedi.
Doğrusu: İddialar Kanal D'nin canlı yayınında yalanlandı ve Başdanışman Sever, Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Şener Eruygur'a 5 Eylül günü için, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan'a ise 7 Eylül günü için davetiye gönderildiğini söyledi. Kanal Türk Ankara Temsilcisi Hulki Cevizoğlu'na da davetiye gönderildiği ortaya çıktı.

YALAN 6: İftar vaktinde Başbakanlık korumaları yerinde yok. Manşet: "İftar Vaktinde Allah'a Emanet"
Doğrusu: Olay, başbakanlık güvenlik kameraları görüntüleriyle saniye saniye yalanladı.

YALAN 7: "Olmaz" denilen imamı müdür yaptılar , başlığıyla �Zonguldak' ta 10 yıldır imamlık yapan 34 yaşındaki Selahattin Çolak, Sağlık Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü' nün olumsuz görüş bildirmesine rağmen, aynı bakanlık tarafından Zonguldak İl Sağlık Müdür Yardımcısı olarak atandı.�
Doğrusu: Selahattin Çolak' ın, Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü emrinde memur kadrosunda 31.08.1993 tarihinden beri görev yaptığı ve imamlık yapmadığı tekzip edildi ve ortaya çıktı.

YALAN 8: Manşet: �Ağustos Böceği ile Karınca�. Melih Gökçek, Ankara'yı susuz bıraktı. DSP 'li Eskişehir belediye başkanı Yılmaz Büyükerşen ise çok çalıştı Eskişehir' e baraj yaptı.
Doğrusu: Büyükerşen, baraj değil gölet yapmış. Ayrıca gölet, kano yarışları için yapılmış ve Eskişehir ' e su falan verdiği yok. Su verse bile Eskişehir 'in yalnızca 29 günlük su ihtiyacını karşılıyor.(Belediyenin kendi beyanı)

YALAN 9: "Töreden kaçtı" ve "Üvey oğlu tecavüz etti" "Sus öldürürüz! dediler" başlıklı bir manşet haber.
Doğrusu: Hürriyet' te yayınlana tekzip:�Haberde anlatılan olayların hiçbiri gerçekleşmemiş, Fadime Sarıtaş' a yönelik maddi, psikolojik veya cinsel bir baskı uygulanmamıştır.�

YILIN YALANI 10: "Konya'da kadın uzman, testis ultrasonu çekmedi"
Uğur Dündar - Mine Özbek imzalı haberde, çoban A.G. testislerinde şiddetli ağrı ve şişlik şikayetiyle Konya Numune Hastanesi 'ne gitti. Acilen ultrasona gönderildi.

Tesettürlü kadın radyoloji uzmanı geri çevirdi. Ertesi gün yine ultrason çektirmeye gönderildi. Görevli olan ikinci tesettürlü kadın doktor da geri çevirdi. Başhekimlik devreye girdi. Hemen ameliyata alınan genç, bir testisini kaybetti.
Doğrusu: Olay tamamen yalan. Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, uzun bir süre özür dilemeyi geciktirdi. Haftalar sonra haberin yalan olduğunu beyan edip köşe yazısında iki kadın görevliden özür diledi.(Bu arada milyonlarca Hürriyet okuruna, bir kere daha türbanlı kadınlara nefret pompalandı. Milyonlarca Hürriyet okuru olayın aslını tabi ki öğrenemedi.)

YALAN 11: "Üfürükçü hocanın sözüne kandı, katliam yaptı" Haberde Akın K.'nın üfürükçü hoca ile görüşmek için Muğla'ya gittiği ve üfürükçü hocanın talimatı ile dayısını öldürdüğü iddia ediliyor.
Doğrusu: Cinayetin zanlısı olan ve intihar ettiği için yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren Akın K.'nın haberlerin aksine Muğla'ya yalnızca hastaneye gittiği tanıklarca ifade edildi.

YALAN 12: "Çukurova Grubu"nun Digiturk 'te vergi usulsüzlüğü yaptığının kesinleştiğini ve grubun 300 milyon YTL ceza ödeyeceği" haberi yapıldı.
Doğrusu: DIGITURK, haberdeki iddiaları yalanladı. Haberlerin Aydın Doğan 'ın Türkcell, digitürk ve Futbol Federasyonu Süper Lig Yayın Hakları konularındaki hıncı ve hırsı dolayısıyla yapıldığı açığa çıktı.

YALAN 13: Fatih Çekirge sürmanşetten 'Arka kapıdan gelen ziyaretçi' başlıklı haberde başörtülü olan Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün eşi Hayrünisa Gül'ün GATA'ya 'arka kapıdan' ve 'özel izinle' eşini ziyaret edebildiği iddia edildi.
Doğrusu: Dışişleri Basın Sözcüsü Namık Tan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün eşi Hayrünnisa Gül'ün hastaneye 'arka kapıdan' alındığı yönündeki haberin doğru olmadığını ve Gül 'e yattıkları andan taburcu edilmelerine kadar geçen tedavi süresi boyunca Hayrunnisa Hanım'ın refakat ettiğini ve hastaneye 'arka kapıdan' alınmalarının söz konusu olmadığını açıkladı.
:icon_::icon_::icon_: Hürriyet! Basında Güven....
o zaman tartışmaya ne hacet!

:)
2008'den beri1.432 mesaj
#15
KOnuyu saptıranlara bakınız. Konumuz ak enişteler, beyefendiler??? Biz burada akp nin kadrolaşmasını konuşuyoruz. Hemde o işten en ufak anlamayan kişileri getirdikleri mertebeye bak...
2008'den beri1.272 mesaj
#16
MtHan dedi: ↑
Her hükümet kadrolaşma yapmıştır,
Doğru söyle gözlerinden öperim..

Şirket kurduğunuzu farz edelim .Çalışan alacağında akrabalarınızdan mı alınır ? yoksa tanımadıklarını mı alır ? Kendinize sorun bi kere ....
MtHan dedi: ↑
ama akp kadar kadrolaşan bir parti yoktur.
Zamanında gene öylebir milletvekili çıktı TRT de kadrolaşıyorsunuz dedi. Cevap geldi..
TRT'den sorumlu Devlet Bakanı Aydın verdiği bilgilere göre
TRT'ye MHP Antalya Milletvekili Tunca Toskay'ın Genel Müdür olduğu
ANAP iktidarı döneminde 2 bin 702,
Kerim Aydın Erdem döneminde 887,
Tayfun Akgüner döneminde 363,
Yücel Yener döneminde ise bin 362 personel alındı.
AK Parti döneminde ise 17'si Şenol Demiröz zamanında olmak üzere 21 personel alındı.
Kaynak
Şu kaynağı bulmak için arama yaptığımda buna benzer haberler duruyor. Çamurların hafızanızdaki izi ...

İkincisi KPSS denen bir olay var hala buna rağmen en çok kadrolaşıyor diyebiliyorsunuz ya helal olsun...
2008'den beri1.432 mesaj
#17
Reallist dedi: ↑
Şirket kurduğunuzu farz edelim .Çalışan alacağında akrabalarınızdan mı alınır ? yoksa tanımadıklarını mı alır ? Kendinize sorun bi kere ....
O işi kim daha iyi yapıyorsa onu alırım. Bugün şirketi olanların hepsinin çalışanları, tanıdıkları ve akrabaları mı?
2008'den beri41 mesaj
#18
meçhul_yolcu dedi: ↑
başbakan daha neler söyledi güzel kardeşim sen buna mı takıldın.islamı biz değil onlar kullandı.ideoljiniz neye hizmet ediyor derken hepimizin ortak olan görüşü kötülüğe karşı birlik ol.hırsızı savunan koruyan da hırsızdır haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.

"Referansımız İslam’dır. Tek hedefimiz İslam devletidir.”

““Camiler kışla, minareler süngü, kubbeler miğfer, müminler askerimizdir.”

Hem laik, hem Müslüman olunmaz. Ya Müslüman olacaksın, ya laik. İkisi bir arada olunca ters mıknatıslanma yapar. Mümkün değil, ikisi bir arada olamaz.”

bunları da söyledi.sonradan söylemlerini değiştirmesi gelinen yeri değiştirmez sanırım.
güzel kardeşim devam edeyim.

Bu memlekette onbeş milyon işsiz var... Aşsız vatandaşlar perişan vaziyette... İnanmayacaksanız ama ayda 250 liraya çalışan insanlar, çocuklar var. Beş altı yüz liralık emekli maaşlarıyla sürünenler var... Çocuklarına bir kilo kiraz alıp yediremeyenler var...
Hal böyle iken birtakım politikacılar, medyacılar, iş adamları Nemrud gibi, Firavun gibi lüks ve sefahat içinde yaşıyor.
Bu politikacıların, medyacıların, iş adamlarının bir kısmı dindar...
Haydi dinsizlere fazla bir şey demeyelim, dindar geçinenlerin israf yapması, lüks bataklığına batması, sefahat pisliğine gömülmesi doğru mudur?
Din kardeşleri aç iken nasıl böyle yaşayabilirler?
Hem Müslümanız diyorlar, hem de Peygamberin "Komşusu aç gecelerken, kendisi tok sabahlayan bizden değildir" tehdidinden korkmuyorlar.
nerde sizin Hz.ömer adaletiniz?.yönetimde devlet idaresinde diye sorsam ayıp olur mu?

hürmetlerimle.
Güzel kardeşim iyi dersin hoş dersin ama böyle yaparsan sana şöyle derler. Madem eleştiri, ikaz ve ithamlarını "Şer-i Hukuk"un ortaya koyduğu İslami emir ve yasaklara göre yapıyorsun, o halde ülkeyi "Şer-i Hukuk"a, İslami emir ve yasaklara göre yönetmek ve dahi her alanda bunları uygulamak icap etmez mi? El-cevap: Eder...

Üzerinde mutabık kalacağımız kavram nedir? Evrensel demokrasi ve hukuk normları mı? Öyleyse -var ise eğer- kayırmacılığın ve usülsüzlüğün evrensel hukuktaki yeri ve karşılığı ne ise onunla eleştiri, itham ve ikaz edin. Bunun yanında ortaya bir de alternatif koyun ki insanlar olayda tutarlılık görsünler.

Haram-helal gibi İslami argüman veya İslam'ın önde gelen simalarından veyahut İslam içinde manevi değeri ve yeri olan kıssalardan örneklemelerle ortaya çıkmak;
1) abesle iştigaldir,
2) samimice değildir,
3) o değerlere sahip olanlara saygısızlıktır.

Çünkü bu ülke bir İslam ülkesi değil ve daha önemlisi İslam kanunlarıyla yönetilmiyor.

Yorumunuzdaki acitasyon kısmını zaten yaşayanlar arasındayız, bilginize... Ama alternatif koymazsanız böyle havada kalır herşey.
Hürmetlerimle kardeşim =)
2008'den beri1.118 mesaj
#19
feylesoft dedi: ↑
Güzel kardeşim iyi dersin hoş dersin ama böyle yaparsan sana şöyle derler. Madem eleştiri, ikaz ve ithamlarını "Şer-i Hukuk"un ortaya koyduğu İslami emir ve yasaklara göre yapıyorsun, o halde ülkeyi "Şer-i Hukuk"a, İslami emir ve yasaklara göre yönetmek ve dahi her alanda bunları uygulamak icap etmez mi? El-cevap: Eder...

Üzerinde mutabık kalacağımız kavram nedir? Evrensel demokrasi ve hukuk normları mı? Öyleyse -var ise eğer- kayırmacılığın ve usülsüzlüğün evrensel hukuktaki yeri ve karşılığı ne ise onunla eleştiri, itham ve ikaz edin. Bunun yanında ortaya bir de alternatif koyun ki insanlar olayda tutarlılık görsünler.

Haram-helal gibi İslami argüman veya İslam'ın önde gelen simalarından veyahut İslam içinde manevi değeri ve yeri olan kıssalardan örneklemelerle ortaya çıkmak;
1) abesle iştigaldir,
2) samimice değildir,
3) o değerlere sahip olanlara saygısızlıktır.

Çünkü bu ülke bir İslam ülkesi değil ve daha önemlisi İslam kanunlarıyla yönetilmiyor.

Yorumunuzdaki acitasyon kısmını zaten yaşayanlar arasındayız, bilginize... Ama alternatif koymazsanız böyle havada kalır herşey.
Hürmetlerimle kardeşim =)
böyle karşılıklı konuşma gibi olacak.önce herkesten özür diliyorum.kusura bakmasınlar.lütfen.
kelime kelime okuyup baya derin anlam çıkarmışsınız Allah Razı olsun.herkes sizin gibi olsa keşke.öncelikle kullandığınız bazı kelimeleri daha da açık anlamaya çalışalım.Bilindiği gibi şer’i hukukun oluşmasında esas kaynaklar Kur’an, Sünnet, Kıyas-ı Fukaha ve İcma-i Ümmettir.
bu ülkenin yönetiminde her alanında uygulamak derken insanların bunu yaşamasına engel bir durum da söz konusu değil herhalde.Sünnetlere ,Kur'an hüküm ve buyruklarına uymamak mı lazım gelir.?Hayır.
islam içinde manevi değeri ,yeri olan kıssalardan örneklemeler le ortaya çıkmak derken 1),2),3)o değerlere sahip olanlara saygısızlıktır diyorsunuz.helal ve haram gibi kavramlar ,islamın ve imanın güzelliği manevi yaşamımızda vücuu bulur siz merak etmeyin.
bunu yaşayanlara lafımız olmaz saygısızlığımızda olmaz.tecrübelerini yaşayarak tasdik ederiz ancak.
acitasyon derken duygu sömürüsü ve acındırma barındıran halk arasında kullanılan argo bir kelime keşke başka bir şey bulsaydınız bir küçümseme hor görme lafı gibidir.
Alternatif derken.Alternatif, insanı ve insanî değerleri hiçe saymanın son bulmasıdır. Demokrasinin de, onu takviye edecek ekonomik ve sosyal sistemin de bir an önce iyileşmesi mi dir?mi dir?
konuyu başka boyutlara çekmedim umarım.
saygılarımla.
2007'den beri5.813 mesaj
#20
Reallist dedi: ↑
Şirket kurduğunuzu farz edelim .Çalışan alacağında akrabalarınızdan mı alınır ? yoksa tanımadıklarını mı alır ? Kendinize sorun bi kere ....
Kadrolaşma yapılyor dedikleri hükümet.. Nasıl şirket ile hükümet yönetimini birbiriyle aynıymış gibi gösterebilirsin ki ?.. Ozman senin gözünde Türkiye şirket mi ?..
2007'den beri396 mesaj
#21
eray045 dedi: ↑
Boş kalan yok!
Bugüne kadar 7 kadın vekilin eşlerine bürokrasiden koltuk ayıran AKP iktidarı, Adana Milletvekili Fatoş Gürkan’ın eşine de yer buldu. Erhan Gürkan, Çevre Bakanlığı’na müşavir olarak atandı.


Çevreci netekim!
Göreve 3’lü kararnameyle getirilen Erhan Gürkan’ın atama kararı, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Gürkan, daha önce Adana’da Orman Mühendisleri Odası 2. Başkanlığı görevinde bulunmuştu. Saltanat eniştelerle de sınırlı kalmıyor. Enerji Bakanı Güler’in baldızı Sema Gezgincan da MEB’e müşavir oldu.

Ülke AK eniştelere emanet!
AKP iktidarında “Enişte bürokratların” yükselişi sürüyor. Adana milletvekili Fatoş Gürkan’ın eşi Çevre Bakanlığı’na müşavir oldu


Haber: Ceyhun BOZKURT
22 Temmuz’da AKP’den milletvekili seçilen kadın parlamenterlerden bir ismin daha eşine koltuk bulundu. AKP Adana milletvekili Fatoş Gürkan’ın eşi, Erhan Gürkan Çevre Bakanlığı’na müşavir olarak atandı. Gürkan’ın üçlü kararname ile yapılan ataması Resmi Gazete’de yayımlandı. Gazeteport’un haberine göre Gürkan daha önce, Adana’da Orman Mühendisleri Odası 2. Başkanlığı görevinde bulunmuştu. AKP’deki eniştelerin bürokraside yükselişi dikkat çekiyor. Bugüne kadar 7 bayan milletvekilinin eşi bürokraside çeşitli görevlere getirildi.
O milletvekilleri ve eşlerinin atandıkları görevler şöyle:
* Fazilet Dağcı Çığlık (Erzurum milletvekili): Eşi Muharrem Çığlık Başbakanlık müşavirliğine atandı. Çığlık daha önce Uluslararası Türk Öğretim Birliği Genel Başkanlığı yapıyordu. 22 Temmuz’dan önce İsviçre’de yaşayan Çığlık ailesi, seçimlerden sonra Türkiye’ye yerleşti.

* Aşkın Asan (Ankara milletvekili): Eşi Prof. Dr. Habib Asan Türk Patent Enstitüsü Başkan Yardımcısı oldu. Aşkın Asan, bir röportajında Başbakan Erdoğan’ın lider özelliğinin yanında “dahi” özelliğinin de bulunduğunu söylemişti.

* Gönül Şahkulubey (Mardin milletvekili): Eşi Mehmet Şahkulubey. Bayındırlık Bakanlığı’na atandı.

* Selma Kavaf (Denizli milletvekili): Eşi Alaeddin Kavaf bir süre önce, Enerji Bakanlığı’na bağlı ETİ Zeolit Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin Genel Müdürü oldu.

* Safiye Seymenoğlu (Trabzon milletvekili): Eşi Arif Seymenoğlu, Sanayi Bakanlığı Daire Başkanlığı yapıyor. Daha önce Çay-Kur’da görev alan Arif Seymenoğlu, atamalarında “torpil” olmadığını söyledi.

* Dilek Yüksel (Tokat milletvekili): 22 Temmuz’da Meclis’e giren Dilek Yüksel’in eşi Uğur Yüksel, BOTAŞ’ta memur olarak çalışıyordu. Yüksel daha sonra, Enerji Bakanlığı’nda müşavir oldu.

* Özlem Türköne (İstanbul Milletvekili): Gazi Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan eşi Mümtazer Türköne , 22 Temmuz seçimlerinden sonra “Gündeme Dair” adı ile TRT’de programlar yapmaya başladı.


AKP’den Meclis sıralarında yer bulan kadın vekillerin eşleri de makam ve mevkiye kavuşuyor. Enişteler hükümet tarafından çeşitli görevlere atanıyor.


Kadrolar eski vekillerle doldu
22 Temmuz seçimlerinden bu yana 32 AKP eski milletvekili ve milletvekili adayı da bürokraside çeşitli görevler almıştı. Bazıları müşavir,müsteşar ya da genel müdür olurken, bazıları da çeşitli kurullara atanmıştı.

O isimlerdan bazıları şöyle:
Ahmet Er: AKP Erzurum milletvekili adayı. Milli Eğitim Müşaviri

Muzaffer Külcü: AKP Çorum eski milletvekili. Enerji Bakanlığı ETİ Maden Genel Md. Yön. Kurulu üyesi.

Abdüssamet Aslan: AKP Kahramanmaraş milletvekili adayı. MEB Müsteşar Yardımcısı.

Ahmet Conkar: İstanbul AKP milletvekili adayı. Başbakanlık müşaviri.

Ömer Sayan: İstanbul AKP milletvekili adayı. Başbakanlık müşaviri.

Feramuz Üstün: Gümüşhane AKP milletvekili adayı. İller Bankası yönetim kurulu üyesi.

Mustafa Özgül: Yozgat AKP milletvekili adayı. Kredi Yurtlar Kurumu Genel Müdür yardımcısı.

Ayşe Dökmeci: AKP Eskişehir milletvekili adayı. Milli Piyango Yönetim Kurulu Üyesi.

Ali Zor: AKP Ankara milletvekili adayı. Ulaştırma Bakanlığı, müşavir.

Adnan Ekinci: AKP İstanbul milletvekili adayı. Ulaştırma Bakanlığı, Müşavir.


http://www.yenicaggazetesi.com.tr/haberdetay.php?hit=10064
chp nin kısa ömründe ektiği necasetin kalıntıları hala insanımın önünde hayasızlık duvarı ben ak partili değilim ama o zamanki talanı niye belirtmiyorsunuz kayırma varsa o dönemde oldu kendi halkına dinine örfüne ananesine düşman yargı mensupları o dönemin eseridir
herhalde islami çizgiye bazılarının alerjisi var yakışmıyor:angry:
2008'den beri41 mesaj
#22
meçhul_yolcu dedi: ↑
böyle karşılıklı konuşma gibi olacak.önce herkesten özür diliyorum.kusura bakmasınlar.lütfen.
kelime kelime okuyup baya derin anlam çıkarmışsınız Allah Razı olsun.herkes sizin gibi olsa keşke.öncelikle kullandığınız bazı kelimeleri daha da açık anlamaya çalışalım.Bilindiği gibi şer’i hukukun oluşmasında esas kaynaklar Kur’an, Sünnet, Kıyas-ı Fukaha ve İcma-i Ümmettir.
bu ülkenin yönetiminde her alanında uygulamak derken insanların bunu yaşamasına engel bir durum da söz konusu değil herhalde.Sünnetlere ,Kur'an hüküm ve buyruklarına uymamak mı lazım gelir.?Hayır.
islam içinde manevi değeri ,yeri olan kıssalardan örneklemeler le ortaya çıkmak derken 1),2),3)o değerlere sahip olanlara saygısızlıktır diyorsunuz.helal ve haram gibi kavramlar ,islamın ve imanın güzelliği manevi yaşamımızda vücuu bulur siz merak etmeyin.
bunu yaşayanlara lafımız olmaz saygısızlığımızda olmaz.tecrübelerini yaşayarak tasdik ederiz ancak.
acitasyon derken duygu sömürüsü ve acındırma barındıran halk arasında kullanılan argo bir kelime keşke başka bir şey bulsaydınız bir küçümseme hor görme lafı gibidir.
Alternatif derken.Alternatif, insanı ve insanî değerleri hiçe saymanın son bulmasıdır. Demokrasinin de, onu takviye edecek ekonomik ve sosyal sistemin de bir an önce iyileşmesi mi dir?mi dir?
konuyu başka boyutlara çekmedim umarım.
saygılarımla.
Seviyeli üslubunuz için öncelikle teşekkür ederim. Kimsenin de kusura bakacağını zannetmiyorum. Yazılan, paylaşılan o kadar "şey" arasında bizimkisini makul ve mazur görürler diye düşünüyorum.

Belirtmiş olduğunuz "yaşamaktan" ne anladığınızı tam olarak bilemiyorum. Ama bildiğim bir gerçek var ki, bu ülkede bir çok özgürlük evrensel düzeyde yaşanamıyor.

Saygısızlıktan kastım şudur: Bir milletin değerlerini hiçe sayıp, başka bir açıdan yaklaşırken de aynı değerlere sarılmak birbiriyle çelişen bir durumdur diye düşnüyorum nacizena...Amaç devlet ile milleti barıştırmaktır. Aslolan şu ki, devlet millet için olmalı. Ama ne hikmetse bu topraklarda millet devlet içindir, yanlışlığıdır...

Estağfirullah, hor görmek haddimiz değil, eğer öyle algılandımsa özrümü beyan ederim. Yaşadıkalrımız bunlar demek istedim.

Alternatif kısmına değinirsem farklı ithamlara maruz kalırım şimdi, kalması en sıhhhatlisi olur diye düşünüyorum.

Saygıyla,
Sevgi umarak..
2007'den beri779 mesaj
#23
feylesoft dedi: ↑
Amaç devlet ile milleti barıştırmaktır
burada devletten kasıt hükümet yanlış anlamadıysam, eğer öyleyse insanlar hükümetle barışmak zorunda değildir , ama saygı duymak görevidir , millet her zaman devleti bağrına basar yeterki hükümetin başındakiler vatanını satmasın!!!
2008'den beri41 mesaj
#24
ulaş35 dedi: ↑
burada devletten kasıt hükümet yanlış anlamadıysam, eğer öyleyse insanlar hükümetle barışmak zorunda değildir , ama saygı duymak görevidir , millet her zaman devleti bağrına basar yeterki hükümetin başındakiler vatanını satmasın!!!
Devletten kasıt devlet, yani resmi ideolojiyle...
2008'den beri600 mesaj
#25
ayhan.akyuz dedi: ↑
chp nin kısa ömründe ektiği necasetin kalıntıları hala insanımın önünde hayasızlık duvarı ben ak partili değilim ama o zamanki talanı niye belirtmiyorsunuz kayırma varsa o dönemde oldu kendi halkına dinine örfüne ananesine düşman yargı mensupları o dönemin eseridir
herhalde islami çizgiye bazılarının alerjisi var yakışmıyor:angry:
+1

Bu ülkede kadrolaşmadır diyen yalan söylüyordur! Bunun akp si chpsi mhpsi fark etmez hepsi için geçerli.
Bazıları her AKP haberinin altında islamı sıkıştırıp islama saldırıyor.
Erdoğanın 40 yıl önce söylediği sözleri ısıtıp ısıtıp bunun üstünden islama saldıranları şiddetle kınıyorum!

Her zaman söyledim gene söylüyorum.Bu ülke insanı oy verirken çürük elma dolu bir sepetten kendine göre en düzgünü seçip öyle oy veriyor...

Kartel medyasının yalanlarını bir arkadaş yazmış.Medya hep yanlı haber yapıyor.
Kartel medyasının yalanlarını saymayı bir kenara bırakın.
Laf milliyetçiliğe geldimi mangalda kül bırakmayan kardeşlerim Kartel medyasını savunuyorlar ya ben ona gülüyorum.

Bunlar haritamızı defalarca bölük pörçük yayınladılar yahu açın gözünüzü!

Bu arada siz saldırdıkça AKP daha da güçleniyor haberiniz olsun.Bu halk her zaman ezilenin yanında olmayı sever.:D
2008'den beri1.034 mesaj
#26
feylesoft dedi: ↑
Arkadaşlar, Ak Partiyi eleştirin ama lütfen İslam'ı araya hasıraltı etmeyin. Başbakanın bizzat kendisi demiyor mu "Ak Parti din eksenli, İslam eksenli bir parti değil, insan eksenli bir partidir" diye...

O sebepten İslam'ı ve İslami Argümanları kullanmamanızı rica ediyorum. Evrensel anlamda demokrasi neyi gerektiriyorsa ya da ideolojiniz hangi fikre hizmet ediyorsa, yaklaştığınız argümanlar ve eleştirileriniz bu noktada olmalı.
İslam'ı kullananlar bizler değiliz feylesoft. İslam'ı kullanan AKP. O adamın öyle demesi öyle olduğunu göstermez ki. O tabii ki öyle yorum yapacaktır. Çıkıp da "Dini eksenli bir partiyiz." diyemez. Ancak icraatta da geri kalmaz. Yani boşver sen. Kimse dini kötülemiyor. Dini kullanmak yanlıştır! Bizim isyanımız buna.
2005'den beri19 bin mesaj
#27
meçhul_yolcu dedi: ↑

yorum vicdanınızın.!
güzelmiş
2008'den beri1.118 mesaj
#28
feylesoft dedi: ↑
Seviyeli üslubunuz için öncelikle teşekkür ederim. Kimsenin de kusura bakacağını zannetmiyorum. Yazılan, paylaşılan o kadar "şey" arasında bizimkisini makul ve mazur görürler diye düşünüyorum.

Belirtmiş olduğunuz "yaşamaktan" ne anladığınızı tam olarak bilemiyorum. Ama bildiğim bir gerçek var ki, bu ülkede bir çok özgürlük evrensel düzeyde yaşanamıyor.

Saygısızlıktan kastım şudur: Bir milletin değerlerini hiçe sayıp, başka bir açıdan yaklaşırken de aynı değerlere sarılmak birbiriyle çelişen bir durumdur diye düşnüyorum nacizena...Amaç devlet ile milleti barıştırmaktır. Aslolan şu ki, devlet millet için olmalı. Ama ne hikmetse bu topraklarda millet devlet içindir, yanlışlığıdır...

Estağfirullah, hor görmek haddimiz değil, eğer öyle algılandımsa özrümü beyan ederim. Yaşadıkalrımız bunlar demek istedim.

Alternatif kısmına değinirsem farklı ithamlara maruz kalırım şimdi, kalması en sıhhhatlisi olur diye düşünüyorum.

Saygıyla,
Sevgi umarak..
Seviyeli üslubunuz için asıl ben teşekkür ederim yüreğinize sağlık.siz ilk mesajınızda akp yi eleştirin ama islami değerleri zedelemeyin dediniz bende sayın başbakanıma ait üç söz belirtim orda bu sözler partinin insan eksenli olmadığını anlatmak için.neydi onlar bir hatırlayalım.
"Referansımız İslam’dır. Tek hedefimiz İslam devletidir.”
““Camiler kışla, minareler süngü, kubbeler miğfer, müminler askerimizdir.”
"Hem laik, hem Müslüman olunmaz. Ya Müslüman olacaksın, ya laik. İkisi bir arada olunca ters mıknatıslanma yapar. Mümkün değil, ikisi bir arada olamaz.”
bu sözler sayın başbakanıma ait bana değil efendim.sözüme ülkemin şu an içinde bulunduğu durumu basit cümlelerle anlatarak devam ettim.müslümanların islamiyeti her alanda ticaret iş ve yaşantılarında dört dörtlük yaşamalarının onların hayrına olacağına ait bir iki örnek verdim.çok basit anlatımıyla buydu.çok özür diliyorum eğer bir rahatsızlık bir sıkıntı verdiysem lütfen affedin.ben ruhunuzun güzel olduğunu insanlara sevgiyle yaklaşımınızı mesajlarınızdan sezdim.Allah Razı olsun sizden.
görüşmek umuduyla hürmet ve saygılarımı sunarım.
2008'den beri1.432 mesaj
#29
Yalnız akpcilerde bize karşı şöyle bir önyargı var. Bize hep haberlerden islamı ayırıp islama saldırıyorsunuz diyorlar. Yanlış! Biz İslamın kullanıldığını söyleyip asıl akpye saldırıyoruz. Saldırıdan da kasıt eleştridir. Yanlış yapmışsa yanlış yapıyorsun diyoruz. Ama yandaşları asıl yanlışsınız diye bize saldırıyorlar. BUgün ben ne chpliyim ne mhp li ne de başka bir partiliyim. Tarafsız olarak konuşuyorum burda. Başka bir önyargıda burada devreye giriyor. Partisine toz kondurmayan akpciler bizden eleştri alınca bizi chpli, mhpli ergenekoncu olarak suçluyorlar. Bu da bir nevi iftiraya girer.
2008'den beri1.118 mesaj
#30
MtHan dedi: ↑
Yalnız akpcilerde bize karşı şöyle bir önyargı var. Bize hep haberlerden islamı ayırıp islama saldırıyorsunuz diyorlar. Yanlış! Biz İslamın kullanıldığını söyleyip asıl akpye saldırıyoruz. Saldırıdan da kasıt eleştridir. Yanlış yapmışsa yanlış yapıyorsun diyoruz. Ama yandaşları asıl yanlışsınız diye bize saldırıyorlar. BUgün ben ne chpliyim ne mhp li ne de başka bir partiliyim. Tarafsız olarak konuşuyorum burda. Başka bir önyargıda burada devreye giriyor. Partisine toz kondurmayan akpciler bizden eleştri alınca bizi chpli, mhpli ergenekoncu olarak suçluyorlar. Bu da bir nevi iftiraya girer.
katılıyorum yüreğine sağlık güzel kardeşim.

Cevabını yaz

Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.