İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. Topluluk
  3. Haberler
  4. Genel Haberler
Genel Haberler

Devalüasyon % 40

eray04523.10.200866 cevap6.297 görüntüleme
2008'den beri13 bin mesaj
#1
1 Ocak 2008’de 1.17 YTL olan ABD Doları, dün 1.64’ten kapanarak yeni bir rekor kırdı. Doların özellikle son haftalardaki bu hızlı çıkışı, adı konmamış bir devalüasyon anlamına geliyor.

Yüzde 24 prim yapan euro 2.10 YTL
ABD’de patlayan kriz sonrası dolara karşı zayıflamasına rağmen euro da YTL’yi fena kemirdi. Yılbaşında 1.72 YTL olan euro, dün serbest piyasada 2.11’den işlem gördü.

Gizli devalüasyon
Global kriz Türkiye’de ’devalüasyona’ yol açtı. Dolar 1 Ocak 2008’den bu yana yüzde 40 değer kazanırken, euro yüzde 24 arttı. Borsa ise yüzde 53 değer yitirerek kaybettirdi

Amerika’dan dünyaya sıçrayan kriz, dev ekonomileri paramparça ederken Türkiye’yi esgeçmiyor! Başbakan Tayyip Erdoğan ve AKP ekonomistleri “Krizden etkilenmeyeceğiz” geçiştirmeleriyle halkın tepkisini sindirmeye çalışırken, kriz geldi de geçiyor! Söylenenlerin tam aksine içinde bulunduğumuz kriz nedeniyle Türkiye’de gizli bir devalüasyon yaşanıyor! 1 Ocak 2008 tarihinde seneye 1.1760 YTL’den başlayan Amerikan Doları dün kapanış itibarıyla 1.6400 YTL’ye fırlayarak yeni bir rekor kırdı.

293 günde rekor artış
Doların 293 günde gerçekleştirdiği inişli-çıkışlı performansın ardından kazanç oranı yüzde 40 oldu. Euroda yaşanan yükseliş dolar kadar olmasada azımsanacak gibi değil. Sene başında 1.7200 YTL olan euro, dün 2,1100 YTL’den kapandı. Euro sene başından düne kadar yüzde 24 kazandırdı. Öte yandan doların 1,67 bandına gelmesi Merkez Bankası’nın müdahale yapması yönünde görüşlere neden oldu.

Borsanın zararı yüzde 53
Dolar ve euro yükselirken IMKB’de yaşanan düşüş dudak uçuklatıyor. Sene başında 55,106 seviyesinden açılan IMKB, dün 25,624 kapanışıyla yüzde 53 değer yitirdi. IMKB’de işlem gören şirketlerin hisse bazında kaybettiği değer ise bu oranın çok çok üstünde. Dünya piyasalarında yaşanan çalkantı YTL’nin değer yitirmesine neden oldu.

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/haberdetay.php?hit=10290
_____________________
hamdolsun kriz bizi etkilemezdi .. kriz gelicek diye yaygara koparıp önlem almaya çalışanlar yüzünden dolar bukadar arttı sanırsam ..
Cevaplar
2008'den beri12 bin mesaj
#2
Maksat eleştirmek olunca heryerden eleştirirler...
2 ay önce de Türk lirası çok fazla değerli
İhracat yapanlar için bu durum iyi değil diyorlardı...
eray045 Konuyu açan
2008'den beri13 bin mesaj
#3
olayı anlamamak bu işte..
aylar öncesinden tüm ekonomistler dünyada kriz var ülkede tedbir alın diye bas bas bağırırken , hükümet hiçbir önlem almadı vede
başbakan önlem alın çağrısı yapanları hedef gösterip kötülemişti...

ne oldu..
bugün gazeteleri okuyoruz
önlemler daha yeni alınıyor..
2008'den beri2.214 mesaj
#4
Bize bişey olmaz arkamızda kapı gibi başbakan var nasıl olsa..:D
2008'den beri12 bin mesaj
#5
_megavisor_ dedi: ↑
Bize bişey olmaz arkamızda kapı gibi başbakan var nasıl olsa..:D
Sana olur senin arkanda Tuncay var dikkat et sakata gelme :D
2008'den beri2.214 mesaj
#6
Akp sizin gözünüzü kör etmiş gerçekleri göremiyorsunuz..!
2008'den beri1.118 mesaj
#7
“Hamdolsun kriz bizi etkilemez”
derler.çünkü;
“Hamdolsun ki, artık bizim çocuklar zengin...”

__
2008'den beri12 bin mesaj
#8
_megavisor_ dedi: ↑
Akp sizin gözünüzü kör etmiş gerçekleri göremiyorsunuz..!
sizi de çatır çutur çatlatmış
sağ beyin solu sol beyin sağı yönetemez olmuş sonuçta seninkiler gibi yorumlar çıkıyor ortaya :D :D :D
2008'den beri2.214 mesaj
#9
Tamam zıplama otur yerine..:D
2008'den beri1.118 mesaj
#10
_megavisor_ dedi: ↑
Tamam zıplama otur yerine..:D
yorum süper di zıplama:D

çekirge gibi saldırmışlar :Dülkeyi yiyorlar dimi.
2008'den beri2.214 mesaj
#11
Aynen öyle yiye yiye bişey bırakmadılar zaten....
2008'den beri166 mesaj
#12
hey maşaallah yurdumun gençlerine bak !!!
ekonomi desen 10 numara politika siyaset desen 10 numara herşeyden anlıyorsunz maşaallah. Yürüyün be kim tutar sizi :)
2008'den beri12 bin mesaj
#13
_megavisor_ dedi: ↑
Aynen öyle yiye yiye bişey bırakmadılar zaten....
zoruna mı gitti :D
yıllarca siz yediniz be kuzum :D
kalan artıkları biz yemişiz çok mu :D
2008'den beri2.214 mesaj
#14
Elbruz46 dedi: ↑
zoruna mı gitti :D
yıllarca siz yediniz be kuzum :D
kalan artıkları biz yemişiz çok mu :D
Ne yemişiz beyfendi...?:)
2008'den beri1.118 mesaj
#15
olympus41 dedi: ↑
hey maşaallah yurdumun gençlerine bak !!!
ekonomi desen 10 numara politika siyaset desen 10 numara herşeyden anlıyorsunz maşaallah. Yürüyün be kim tutar sizi :)
Hamdolsun.:D kıvrak bir başbakanımız var yeni yeni anlıyo krizi Hamdolsun.:D
MÜSİAD da olmasa anlayacağı yoktu diğerleri düşman zaten konuşmaları yasak.

Hamdolsun yüzlerce binlerce kez.
Hamdolsun:D
2008'den beri2.214 mesaj
#16
meçhul_yolcu dedi: ↑
Hamdolsun.:D kıvrak bir başbakanımız var yeni yeni anlıyo krizi Hamdolsun.:D
MÜSİAD da olmasa anlayacağı yoktu diğerleri düşman zaten konuşmaları yasak.

Hamdolsun yüzlerce binlerce kez.
Hamdolsun:D
Aynen..:D

Hamdolsun dolar 1.700 oldu
Hamdolsun kriz kim ki bizi vuracak

Hamdolsun KRİZE..
2008'den beri198 mesaj
#17
Çatladılar abisi çatladılar.Eskisi gibi at oynatamıyolardı bunlar.Şimdi bişe yapamayacaklarını anladılar sağa sola havlıyorlar :D Bırakın havlasınlar bi hoşt diyen çıkar :D
2008'den beri166 mesaj
#18
Biz gecelik faizlerin %1000 leri gördüğünü bir gecede binlerce kişinin işsiz kaldığı sadece bir gecede bazı medya ağalarının servetlerini 2 katına çıkartıklarını bir gecede onbinlerce işyerinin kapandığı yazarkasaların başbakanlık önünde uçuştuğu günleri de biliriz. Ama günlük gazete haberleri ile muhalefete programlandığınız için veya o zaman yaşınız küçük olduğu için ogünleri hatırlamazsınız boş boş konuşmayın. Siz buna kriz diyorsanız kriz görmemişsiniz.
2005'den beri4.926 mesaj
#19
Merhaba,

Lütfen mesajlarınız konuyla ilgili olsun.

Güzel günler dilerim.
2008'den beri548 mesaj
#20
Arkadaşlarımız sadece Türk Ekonomisini takip ediyor Heralde ...

ÇIKARTIN AT GÖZLÜKLERİNİ DE DUNYAYA GÖZLÜKSÜK BAKIN . .! Dünya krizle calkalanıyor Türkiye bu krizden en az etkilenenen ülkelerin başında geliyor . Siz kabul etmesenizde öyle .. ! zaten siz doğru olan hic bir seyi kabul etmediğiniz gibi Doğrularıda yanlıslarla örtmeye çalışırsınız .. ÇÜNKÜ OLAYLARA VATANDAŞ OLARAK DEĞİL ULUSALCI TUNCAY ÖZKAN ERGENEKONCU VELİ KÜCÜK .. YASAKCI KEMAL ALEMDAROGLU gözüyle bakıyorsunuz .. Doğruları gormek işinize gelmez .. !' Yanlıs olduğunu bile bile söylediğiniz doğrularınızın aslında en büyük yanlıslarınız olduğunuzu unutursunuz her zaman ...
2008'den beri1.272 mesaj
#21


'Hükümet başarılı olmasın' diye parasını yurtdışına kaçıran büyük Türk işadamları, Avrupa&ABD'deki krizle batan paralarını hükümetten tahsil peşinde. TÜSİAD'ın derdi bu.


'Süper akıl' böyle olur

Türkiye'nin gündeminde 'hedge fon' diye bir konu yoktu, bir dostumun sözlerini buraya aktarınca, ertesi günden başlayarak konu ekonomik kriz gündeminin tam ortasına oturdu. Sonunda, ekonomi yazarlarının duayeni Güngör Uras'ın “Bizim borsada hedge fon tehlikesi yok” başlıklı bir yazı ile duruma müdahale etmesi gerekti.

Lâfı iyi dinlemez, yazının başını-sonunu kaçırırsanız, anlatılmak istenenin tersini gerçek sanırsınız. Dostum, elinde yüksek miktarda nakit bulunan bazı işadamlarının, etraflarındaki aklı evvelleri dinleyerek, elde-avuçta ne varsa riskli yatırım araçlarına yönlendirdiğini bir 'olgu' olarak anlatmıştı bana, ben de aynen aktardım. Ertesi günden itibaren, sanki o fonlar bizde de varmış gibi haberler medyayı sardı.

'Kriz' görüntüsü verecek her türlü habere aç medyamız yanlışı sürdürdü durdu.

Kendisi de uzun yıllar riskli yatırımlardan büyük kârlar elde etme amaçlı fonları yönettikten sonra roman yazmaya başlamış Stephen Frey okuru olduğum için 'hedge fon' kavramına uzak değilim. Elinde kullanamayacağı kadar büyük paralar bulunan kişilerden toplanan kaynaklardan oluşur bu fonlar. Herbiri birkaç milyar dolarlık fonları, yatırımcı, nereden iyi kâr geleceğini hesap ederse oraya yatırır; sonunda kârı fona para yatıranlarla paylaşır.

ABD'de ekonomik kriz çıktığında bu tip fonlarda toplanmış olan paraların olağanüstü riskli piyasalarda değerlendirildiği ve bu yüzden buharlaştığı anlaşıldı. Güvene dayalı bir ortamda büyük rakamlar toplanmış fonlara ve banka kredisiyle alınmış evlerin finansmanına yatırılmış. Ya da 'türev' adı verilen ikincil kâğıtlara...

Bizde ne öyle yerli fon var bildiğim kadarıyla, ne de o tür fonların ilgi duyacağı bir yatırım alanı... 'Borsayı iyi izleyen bir gazeteci' olduğunu Güngör Bey'den öğrendiğimiz Zeynep Aktaş son rakamları şöyle sıralamış: “Bizim borsamızda yabancıların payı 1 Ağustos'ta % 71.11'di. 1 Eylül'de % 68.83 oldu. 16 Ekim günü % 67.78'e inmişti. Görülüyor ki, çok büyük ölçüde yabancı çıkışı yok. Yabancı çıkışı daha önce olmadı mı? Oldu. Olduğu için yabancı payı % 71.11'den % 67.78'e indi. Ama bu çıkış 'hazmedilebilir' çıkış. Başka ülkelerdeki çıkışlara göre çok çok iyi bir tablo.”

Peki de, neden belli çevrelerden yandık, bittik, ölüyoruz da cenaze sanki ortada kalacakmış gibi sesler çıkıyor?Neden işadamı dernekleri neredeyse hergün açıklama yaparak, “Devlet müdahale etmeli” söylemini zihinlere çakıyorlar? Ortalıkta '200 milyar dolarlık bir devlet garantisi' lâfıdır dolaşıyor, neyin garantisi bu?

'Hedge fon' konusunu ilk açan dostuma yönelttiğim bu sorular, “Hâlâ anlayamadın mı?” mukabelesini gördü. Anlamam gereken şuymuş: Sırf bu hükümetin ekonomik başarısı olarak görünmesin diye, ellerinde yüklü miktarda nakit bulunan bazı işadamları, yatırımlarını yurtdışına kaydırmaya karar vermişler. Bunlar içerisinde adlarını hergün duyduğumuz, ürettiklerini evlerimizde kullanıp ellerimize aldığımız işadamları da varmış...

“Bir kısmı parasını şimdi buharlaşan 'hedge fon' yöneticilerine teslim etmiş olmalı” dedi dostum...


Geçen gün New York Times'ın ünlü yazarı Thomas Friedman'ın Londra'dan İzlanda üzerine yazdığı bir yazı okudum. O da dışarıda kimsenin pek fark etmediği bir gerçeği İngiliz basınında okumuş: Meğer İzlanda bankalarından biri internet üzerinden mevduat kabul ediyor ve bunlara yüksek faiz veriyormuş. İlkin tereddüt etseler de sonradan bu yolla yatırım İngilizler arasında rağbet görmeye başlamış. Kimi kendi parasını, kimi de kendi gözetimindeki emeklilik fonlarının parasını, bazıları başında bulunduğu üniversitenin, belediyenin, kütüphanenin âtıl duran parasını Icesave adlı internet bankası hesabına yatırmış...

Ne kadar? Dört milyar sterlin kadar bir para krizde buharlaşmış...

Feryat eden İngilizler hükümetlerinden devreye girmesini istemişler; başbakan ve maliye bakanı İzlandalı siyasilerle konuşmuş, onlardan “Yapabileceğimiz bir şey yok” cevabını alınca küplere binmişler. İngiliz basını, İngiliz politikacıların, “İzlanda'yı mahkemeye vereceğiz” haberleriyle dolu.

Hiçbir İngiliz “İzlanda bankasına yatırdığımız paramızı İngiliz hükümeti ödesin” demiyor ama. Bizdeyse, “Özel sektörün yurtdışı borçlarına devlet garanti olsun” yaygarası eşliğinde, riskli alanlarda batırılan paraların devletçe ödenmesine kapı aralayacak tedbirler alınması hükümetten isteniyor.

Dostuma göre 'hükümet başarılı olmasın' diye parasını yurtdışına kaçıranlar, bu sebeple batan paralarını hükümetten tahsilin peşindeler...

İşadamı dediğin akıllı olur zaten; bizdekiler ise maşallah 'süper akıllı'...

Türkiye Bu Kazığı Yer Mi?
2008'den beri1.272 mesaj
#22
Özel sektörün çok borcu var. Ancak bu paraların çoğu, patronların vergi için yurtdışına götürüp sonra Türkiye’deki şirketlerine açtığı krediler...

Özel sektörün dış borcu patronların kendi parası

Türk iş dünyasının cari açıktan sonraki yeni ‘korku’ söylemi: Özel sektörün 143 milyar dolar borcu var, çok tedirginiz... Doğru, özel sektörün çok borcu var. Ancak kimse bu paraların çoğunun patronların vergi için yurtdışına götürüp sonra Türkiye’deki şirketlerine açtığı krediler olduğunu dile getirmiyor.

Başlıktaki tespit bilinmedik bir gerçek ya da yeni ortaya çıkartılan bir durum değil. Türkiye’deki büyük ölçekli işadamları, bankacılık kesimi konuya son derece vakıf.

Ancak son günlerde iş dünyası örgütleri, yabancı kuruluşlar bu borç meselesini o kadar çok dillendirdi ki yazma gereği doğdu.




Tez şu: Türkiye’de özel sektörün (ağırlıklı olarak reel kesimin) 142.7 milyar dolar dış borcu var ve bu küresel kriz sırasında Türkiye açısından büyük sorun yaratacak. Hatta bu tezin ardından gelen ‘çok tedirginiz’ vb. açıklamalar, konunun ekonomi üzerinden örtülü siyasi muhalefet yapıldığı, kişisel hesaplara kadar uzandığı yorumlarına yol açıyor. Tabii bunlar konumuz değil.... İşin ekonomik boyutuna bakalım. Türkiye’de özel sektör dış borçlanmasının yapısı nasıl? İşadamları neden, tıpkı borsadaki spekülatörler gibi ‘bıyıklı yabancı’ formülüyle Türkiye’deki şirketlerine ‘dolambaçlı’ kredi açıyor.

İŞİN MATEMATİĞİ

Türkiye'de şirketler kazançları üzerinden yüzde 20 kurumlar vergisi ödüyor. Şirket kárı üzerinden temettü (kár payı) alan işadamları da yüzde 15 gelir vergisi stopajına tabi. Yani bir işadamı her 100 YTL’lik karın 32 YTL’sini vergi olarak devlete veriyor. Cebinizdeki parayı şirketinize sermaye olarak koyup, daha çok iş yapmanız ve kár elde etmeniz durumunda devlete ödeyeceğiniz vergi o kadar artıyor.

Vergiden kaçınmanın bir formülü var mı? Elbette var. Dikkat edilirse ‘kaçırma’ değil, ‘kaçınma’ kelimesini kullandık. Yani buradaki durum suç değil. Ancak yasalara uygun yapılan bir uyanıklıktan bahsetmek mümkün.

İşte size yolu yöntemi... İşadamı olarak paranızı yurtdışına yollayın. Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar uyarınca bu işlem 1989’dan bu yana serbestçe yapılabiliyor. Sonra bu parayı Manş Denizi’ndeki adalar, Virgin Adaları, Hollanda Antilleri vb. gibi vergi cenneti off-shore bölgelere transfer edin. Buralarda yılda 5-10 bin dolar masrafla sadece bir posta kutusundan ibaret şirket kurmanız mümkün. Yalnız dikkat edin şirket kendinizin, akrabalarınızın ya da çalışanlarınızın adına olmasın. Zaten bu konuda da sorun yaşamazsınız. Şirketleşme işlemleri vergi cenneti adalarda çok profesyonel şekilde yapılıyor. Yetkilendireceğiniz bir hukuk bürosu sizinle hiçbir kanuni bağlantısı olmayan ancak kontrolü size ait bir şirketi rahatlıkla açabiliyor. Sonra bu şirketin hesabına gönderdiğiniz parayı yine bankacılık sistemi üzerinden Türkiye’deki şirketinize döviz cinsi kredi olarak yollayın.

BİR TAŞLA ÜÇ KUŞ

ÇOK basit bir işlem. Tüm bunları yapmak sadece birkaç gününüzü alır. Bunun karşılığında ne mi kazanırsınız?

1. Buradaki şirketiniz kredinin faizini ve kur farkını masraf olarak yazar. Gider, gelirden düşülür ve ortaya vergilendirilecek daha az kár çıkar. Yani kazancınızın yüzde 32’sini devletle paylaşmak zorunda kalmazsınız. Ayrıca halka açık bir şirketiniz varsa şirketinizin elde edeceği kárı diğer ortaklarınızla bölüşmezsiniz.

2. Türkiye, sadece Hazine ve Merkez Bankası’nın değil, özel sektör şirketlerinin de dünyanın en yüksek faiziyle borçlandığı ülkeler arasındadır. Dolayısıyla yurtdışında bir devlet tahviline ya da bir şirkete açacağınız kredinin üç-beş misli faiz kazanmanız mümkün. Örneğin şu anda 1 yıllık ABD tahviline yatırım yapmanız durumunda döviz bazında yılda yüzde 1.68 getiri sağlarsınız. Türkiye’de bir şirkete döviz borcu vermeniz halinde ise yıllık getiriniz yüzde 10-12’yi bulur (Bu oran krizde oluşan döviz kredisi faizleri. Bir yıl öncesinde yüzde 5-6 civarındaydı).

3. Yurtdışına götürüp daha sonra Türkiye’deki şirketinize açtığınız kredi dünyanın en güvenli borcudur. Para tamamen sizin kontrolünüzdedir. ABD Hazinesi bile bu kadar güvence veremez. Şirket zora girerse önce kendi paranızı kurtarırsınız. Ya da şirket batarsa kendiniz batırmış olursunuz.

Gerçek borç ne kadar?

PEKİ yurtdışından Türkiye’ye bu yolla açılmış kredi ne kadar? Bu rakamı bilmek özel sektörün risk oluşturan borcunun ne kadar olduğunu da ortaya çıkarır. Ne yazık ki bu alanda yapılmış tam bir çalışma yok. Yaz aylarında İstanbul’daki bir sohbet toplantısında konuyu açtığımız Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, ‘Biz özel sektörün borcuna ilişkin rakamları tutuyoruz. Paranın nereden geldiğine ilişkin bir çalışmamız yok’ yanıtını vermişti. Ancak geçen hafta Hazine’den sorumlu Devlet bakanı Mehmet Şimşek’in yaptığı ‘Özel sektörün net borcu 20 milyar dolar...’ açıklaması konuyla ilgili detaylı bir araştırmanın yapılmaya başlandığını gösteriyor. Maliye Bakanı Kemal Unakıtan da hafta sonunda gazetecilerle bir araya geldiği sohbet toplantısında konuya yönelik bir araştırmanın olduğunu teyid etti.

Türk’ün parası zaten Türkiye’de

SÖZ konusu kredilendirme yöntemi, uzun süredir çeşitli mecralarda tekrarlanan ve son olarak da Maliye Bakanlığı’nın ‘sorgusuz sualsiz’ dönmeleri için açık çek vermeye hazırlandığı Türkler’in yurtdışındaki paralarıyla ilgili bazı noktaları da aydınlatıyor. Türkler’in yurtdışında 100 milyar doları bulduğu varsayılan (Faizler de eklendiğinde muhtemelen çok daha fazla bir rakam) paraların nerede olduğuyla ilgili ‘şehir efsaneleri’ üretmeye gerek yok. Bu paralar, dünyalık birikimler dışında, zaten çoğunlukla anlattığımız yöntemle Türkiye’de değerlendiriliyor. Çünkü en yüksek faiz, en yüksek kazanç Türkiye’de.

Özel Sektörün Dış Borç Oyunu

Ve içlerinizde bu haberden zevk alan vatansever diye ortada gezen aşşağılık insanlar var... Ülkenin geriye gitmesi ne kadar zevklendirmiş görmemek elde değil..
2008'den beri1.118 mesaj
#23
AYT@C dedi: ↑
Arkadaşlarımız sadece Türk Ekonomisini takip ediyor Heralde ...

ÇIKARTIN AT GÖZLÜKLERİNİ DE DUNYAYA GÖZLÜKSÜK BAKIN . .! Dünya krizle calkalanıyor Türkiye bu krizden en az etkilenenen ülkelerin başında geliyor . Siz kabul etmesenizde öyle .. ! zaten siz doğru olan hic bir seyi kabul etmediğiniz gibi Doğrularıda yanlıslarla örtmeye çalışırsınız .. ÇÜNKÜ OLAYLARA VATANDAŞ OLARAK DEĞİL ULUSALCI TUNCAY ÖZKAN ERGENEKONCU VELİ KÜCÜK .. YASAKCI KEMAL ALEMDAROGLU gözüyle bakıyorsunuz .. Doğruları gormek işinize gelmez .. !' Yanlıs olduğunu bile bile söylediğiniz doğrularınızın aslında en büyük yanlıslarınız olduğunuzu unutursunuz her zaman ...
önce güzel kardeşim.bu olaya bir açıklık getirelim.
Devalüasyon, sabit kur sistemlerinde ödemeler dengesi açık veren ülkenin ulusal parasının dış satınalma gücünün, hükümetçe alınan bir kararla düşürülmesidir. Başka bir deyişle devalüasyon, bir devletin resmi para biriminin diğer ülke dövizleri karşısında değer kaybettirilmesidir. Bu yolla ithal malları pahalılaşırken yerli malların fiyatı da aşağı çekilmiş olur.

buna bağıra bağıra konuştuğun kişiler sebep olmadı.
veya senin anlayacağın dille tuncay özkan yaptı bu devalüasyonu.veli küçük ve diğer yazdıkların.

ama ben normal bir vatandaş olarak yazıyorum.işten çıkarılmış dolara da borçlanmış biri olarak bırak bu siyaset ayaklarını.
2008'den beri548 mesaj
#24
meçhul_yolcu dedi: ↑
önce güzel kardeşim.bu olaya bir açıklık getirelim.
Devalüasyon, sabit kur sistemlerinde ödemeler dengesi açık veren ülkenin ulusal parasının dış satınalma gücünün, hükümetçe alınan bir kararla düşürülmesidir. Başka bir deyişle devalüasyon, bir devletin resmi para biriminin diğer ülke dövizleri karşısında değer kaybettirilmesidir. Bu yolla ithal malları pahalılaşırken yerli malların fiyatı da aşağı çekilmiş olur.

buna bağıra bağıra konuştuğun kişiler sebep olmadı.
veya senin anlayacağın dille tuncay özkan yaptı bu devalüasyonu.veli küçük ve diğer yazdıkların.

ama ben normal bir vatandaş olarak yazıyorum.işten çıkarılmış dolara da borçlanmış biri olarak bırak bu siyaset ayaklarını.
Türkiyede Kriz yok Kriz Çağıran patronlar .... =)
Türkiye'ye güvenmeyip goturdular paraları yurtd dışına battılar =)

Kapak olsun .. :)
2008'den beri166 mesaj
#25
Çok teşekkürler arkadaşım çok güzel bir şekilde olayı açıklamışsın bazılarına kapak olur artık herhalde
2008'den beri1.118 mesaj
#26
AYT@C dedi: ↑
Türkiyede Kriz yok Kriz Çağıran patronlar .... =)
Türkiye'ye güvenmeyip goturdular paraları yurtd dışına battılar =)

Kapak olsun .. :)
türkiyeye neden güvenmiyorlar bir sor bakam kendine.tek kelime.HAMDOLSUN.
2008'den beri548 mesaj
#27
meçhul_yolcu dedi: ↑
türkiyeye neden güvenmiyorlar bir sor bakam kendine.tek kelime.HAMDOLSUN.
Sorunun yanıtı cok basit :)

Türkiye'ye güvenmek demek Hükümeti Yükseltmek demek .. Hükümeti desteklemek demek..

E hükümeti desteklemek demek te onların hortumlarının kesilmesi demek.. ! Hortumların kesilmesi demek, konya ovasında at kostururur gibi istediklerini yapamayacakları demek =)

E böyle olunca, zenginliğime katkat zenginlik katamazsam bende kriz cağırırım..

HATTA CAĞARİYORUM.....

KRİZZZ VAAAAAAARRR :helpsmilie:
2007'den beri805 mesaj
#28
ARŞİVLER VE RAKAMLARA GÖRE NE OLDU?

Dikkat: Aşağıdaki hesaplamalar en düşük "hizmetli memur" maaşına göre hesaplanmıştır. Bir çoğumuzun aylık geliri bu hesaba göre çok daha iyi seviyededir!



YUKARIDAKİ TABLOYA GÖRE (NTVMSNBC) http://www.ntvmsnbc.com/news/37286.asp

Örnek olarak seçtiğimiz en düşük görevli olan Hizmetlinin maaşı 2000-2001 maaşı ile en fazla 250 USD alınabiliyordu ( Aşağıdaki merkez bankası arşivinden Temmuz 2000'in USD paritesi rahatlıkla görülebilir).
Bunu 12 ile çarptığımızda bu hizmetlinin yıllık geliri 12*250 USD= 3000 USD idi.
Yani 2000-2001 yılının en iyi hesaplama yöntemine göre bu hizmetlinin yıllık geliri 3000 USD idi.


Şimdi aşağıdaki tabloya baktığımızda aynı hizmetlinin (not: kıdem farkı önemsenmeyecek kadar küçüktür) maaşının bugün 1.118 YTL olduğunu görüyoruz. Bugünkü Merkez Bankası USD değeri 1.64 YTLdir. Hesaplarsak;

1118 YTL/1.64 YTL= 681 USD aylık gelire eşit olmaktadır. (Bu rakam global kriz öncesi 908 USD idi.)

Yani bugün krizide dahil ederek yapılan hesaba göre bu hizmetlinin yıllık geliri 8172 USD'dir.

Üstteki tablo kaynağı
SONUÇ:

2000-2001 yılındaki 3000 USD lik gelir bugün kriz ortamını dahil etsek bile 8172 USD'ye çıkmıştır. Bunu inkar etmek manyaklık bile değildir sadece karacahillik ve bağnazlıktır.
2008'den beri548 mesaj
#29
quazar dedi: ↑
ARŞİVLER VE RAKAMLARA GÖRE NE OLDU?

Dikkat: Aşağıdaki hesaplamalar en düşük memur maaşına göre hesaplanmıştır. Bir çoğumuuzn aylık geliri bu hesaba göre çok daha iyi seviyededir!



YUKARIDAKİ TABLOYA GÖRE (NTVMSNBC) http://www.ntvmsnbc.com/news/37286.asp

Örnek olarak seçtiğimiz en düşük görevli olan Hizmetlinin maaşı 2000-2001 maaşı ile en fazla 250 USD alınabiliyordu ( Aşağıdaki merkez bankası arşivinden Temmuz 2000'in USD paritesi rahatlıkla görülebilir).
Bunu 12 ile çarptığımızda bu hizmetlinin yıllık geliri 12*250 USD= 3000 USD idi.
Yani 2000-2001 yılının en iyi hesaplama yöntemine göre bu hizmetlinin yıllık geliri 3000 USD idi.


Şimdi aşağıdaki tabloya baktığımızda aynı hizmetlinin (not: kıdem farkı önemsenmeyecek kadar küçüktür) maaşının bugün 1.118 YTL olduğunu görüyoruz. Bugünkü Merkez Bankası USD değeri 1.64 YTLdir. Hesaplarsak;

1118 YTL/1.64 YTL= 681 USD aylık gelire eşit olmaktadır. (Bu rakam global kriz öncesi 908 USD idi.)

Yani bugün krizide dahil ederek yapılan hesaba göre bu hizmetlinin yıllık geliri 8172 USD'dir.

Üstteki tablo kaynağı
SONUÇ:

2000-2001 yılındaki 3000 USD lik gelir bugün kriz ortamını dahil etsek bile 8172 USD'ye çıkmıştır. Bunu inkar etmek manyaklık bile değildir sadec karacahillik ve bağnazlıktır.
Evet Arkadaslar Rakamlar konusuyor...

Şimdi Hayallerinizi konusturabilirsiniz ...
2006'den beri3.511 mesaj
#30
olympus41 dedi: ↑
Biz gecelik faizlerin %1000 leri gördüğünü bir gecede binlerce kişinin işsiz kaldığı sadece bir gecede bazı medya ağalarının servetlerini 2 katına çıkartıklarını bir gecede onbinlerce işyerinin kapandığı yazarkasaların başbakanlık önünde uçuştuğu günleri de biliriz. Ama günlük gazete haberleri ile muhalefete programlandığınız için veya o zaman yaşınız küçük olduğu için ogünleri hatırlamazsınız boş boş konuşmayın. Siz buna kriz diyorsanız kriz görmemişsiniz.
Burada İşkembeden sallayanların neden böyle salladıklarını ortaya koyan kilit cümle bu :)

Cevabını yaz

Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.