Telekomun özelleştirilmesinin nasıl bir hataya sebep olunduğunu ispatlarıyla dile getiren ve bundan kurtulma çarelerini anlatan bir makâle'yi sizinle paylaşıyorum.
Devlet yeni bir Telekom kurmalı
Eğer bir ülkede bir ‘doğal tekel’ özelleştiriliyorsa, bu doğal tekelin tepesinde mutlaka tüketiciyi koruyacak bir regülatör olmalıdır.
Böyle bir regülatör bulunmayacaksa, o alanda özelleştirme kesinlikle yapılmamalıdır. Çünkü bir devlet tekeli ‘regülatörsüz’ özelleştirildiğinde, o tekel ‘özel tekele’ dönüşür ve tüketici bu özel tekel karşısında tamamen korumasız kalır ve çok büyük haksızlıklara uğrar.
Konuya genel bir açıklamayla girdik. Çünkü Türkiye’de yanlış yöntemle yapılan özelleştirmelerde bu durum genelleşmeye başladı.
Türk Telekom 2005 yılında özelleştirildi. Bu arada, telekomünikasyon alanında tüketiciyi korumak amacıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu kuruldu. Ama bu kurum ne yapacağını bilemediği için tüketiciyi tekele karşı koruyacağına, tekeli tüketiciye karşı korumakla meşgul oldu.
Bugün Telekom, hem kendisini denetleyen bir kurum olmadığından hem de piyasada bir rakibi bulunmadığından hizmet verirken alabildiğine keyfî davranıyor ve dünyanın en yüksek fiyatlarını tüketiciye dayatıyor. Şeklen var olan regülatör kurum ise tekel konumundaki şirketin yaptıklarını onaylamak dışında hiçbir iş yapmıyor.

Telekom’un bu doğal tekel konumunun yol açtığı keyfîliklere gelince...
Telekom devletin yönetimindeyken, tüketicinin telefon bağlantı talepleri hemen yerine getirilirdi. Özelleştirildikten sonra bir telefon ancak yedi gün sonra bağlanabiliyor. İnternet bağlantısını sağlamak için ise bazen 10 gün beklemeniz gerekiyor. Üstelik bu gecikmeyle ilgili olarak başvuru yapacak bir birim yok.
Telekom’u aradığınızda karşınıza sizi oradan oraya nakleden bir elektronik sistem çıkıyor. Personele ulaştığınızda lakayt ve sorumsuzca davranıp sizi bilinmeyen numaralara yönlendiriyorlar. Hatta o bilinmeyen numaraları aramanızı ve oradan Telekom’un yetkililerine ulaşmanızı öneriyorlar. Anlayacağınız Telekom’daki bilinmeyeni yine Telekom’a soruyorsunuz ve cevap alamıyorsunuz.
Telekom şirketinin yöneticilerine ulaşmak ise mümkün değil. Şirkette tüketicinin ulaşacağı bir şikâyet mercii yok. Şirketin internet sayfasında da genel müdürlüğün iletişim numaraları yok.
Şirket şeffaflıktan uzak adeta dışa kapalı esrarengiz bir mafya benzeri örgütlenmeye gitmiş. Çünkü şirket “bu hizmeti ben böyle sunarım alırsan al, almazsan alma. Parasını da anında öde. Ödemezsen hattı hemen keserim. Şikâyet dinlemem” mantığıyla yönetiliyor.
Halbuki Telekom devlet yönetiminde olsaydı en azından hizmetin neden geciktiğini ve kalitesizliğini soracağınız bir birimi muhakkak karşınızda bulurdunuz. Ama böyle bir birime ulaşmak, bir insan sesi duymak özel Telekomda mümkün değil.
O halde ne yapılmalı?
Tüketiciyi özel tekelden korumak için en uygun çözüm piyasada rekabet yaratmaktır. Ve bunun için devlet derhal yeni bir Telekom şirketi kurmalıdır.
Şirketin nasıl kurulacağını da hemen belirteyim. Telekom altyapısı devlete ait. Özelleştirilen şirket, bu altyapıyı sadece belli bir süre için kiraladı. Devlet, tekel konumundaki Telekom’un tüketiciye kaliteli ve yeterli hizmeti vermediğini ileri sürüp kiraladığı hatların bir kısmını kendisi kullanabilir.
Devletin özelleştirme sonrası aynı alanda yeni bir şirket kurmasına gelebilecek itirazlara karşı, mevcut şirketin keyfiliği, kalitesiz hizmeti ve mafya tipi örgütlenmesi gerekçeleri ileri sürülebilir. Buna da kimse karşı çıkamaz. Çünkü bu sabit telefon ve internet kullanan herkesin her gün karşılaştığı tüketicileri mağdur eden bir durum.
Özel tekelden kurtulmak amacıyla devlet yeni bir Telekom şirketi kurduğunda, piyasa tekelci yapıdan iki şirketli düopol yapısına geçeceği için, mevcut şirket ya kendisine çekidüzen verir ya da hâsılatı azalacağı için zarar etmeye başlar. Bunun sonucunda da şirketin başındaki başarısız yöneticiler gider yerlerine şirketi iyi yöneten yeni yöneticiler gelir. Şeffaflık ve hizmet kalitesi artar. Özelleştirmelerin de amacı zaten bu değil midir?
Aksi takdirde Telekom tekel olarak kaldığı sürece tüketici sömürülmeye devam edecek. Her türlü hizmet ve fiyat kendisine dayatılacak. Vatandaş devlet tekellerinden çok çekti. Ondan çok daha vahşi olan özel tekellerden çekmesin bir de... Böyle yanlış özelleştirme uygulamalarına dur diyecek kimse yok mu?
Süleyman YAŞAR
KAYNAK
Devlet yeni bir Telekom kurmalı
Eğer bir ülkede bir ‘doğal tekel’ özelleştiriliyorsa, bu doğal tekelin tepesinde mutlaka tüketiciyi koruyacak bir regülatör olmalıdır.
Böyle bir regülatör bulunmayacaksa, o alanda özelleştirme kesinlikle yapılmamalıdır. Çünkü bir devlet tekeli ‘regülatörsüz’ özelleştirildiğinde, o tekel ‘özel tekele’ dönüşür ve tüketici bu özel tekel karşısında tamamen korumasız kalır ve çok büyük haksızlıklara uğrar.
Konuya genel bir açıklamayla girdik. Çünkü Türkiye’de yanlış yöntemle yapılan özelleştirmelerde bu durum genelleşmeye başladı.
Türk Telekom 2005 yılında özelleştirildi. Bu arada, telekomünikasyon alanında tüketiciyi korumak amacıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu kuruldu. Ama bu kurum ne yapacağını bilemediği için tüketiciyi tekele karşı koruyacağına, tekeli tüketiciye karşı korumakla meşgul oldu.
Bugün Telekom, hem kendisini denetleyen bir kurum olmadığından hem de piyasada bir rakibi bulunmadığından hizmet verirken alabildiğine keyfî davranıyor ve dünyanın en yüksek fiyatlarını tüketiciye dayatıyor. Şeklen var olan regülatör kurum ise tekel konumundaki şirketin yaptıklarını onaylamak dışında hiçbir iş yapmıyor.

Telekom’un bu doğal tekel konumunun yol açtığı keyfîliklere gelince...
Telekom devletin yönetimindeyken, tüketicinin telefon bağlantı talepleri hemen yerine getirilirdi. Özelleştirildikten sonra bir telefon ancak yedi gün sonra bağlanabiliyor. İnternet bağlantısını sağlamak için ise bazen 10 gün beklemeniz gerekiyor. Üstelik bu gecikmeyle ilgili olarak başvuru yapacak bir birim yok.
Telekom’u aradığınızda karşınıza sizi oradan oraya nakleden bir elektronik sistem çıkıyor. Personele ulaştığınızda lakayt ve sorumsuzca davranıp sizi bilinmeyen numaralara yönlendiriyorlar. Hatta o bilinmeyen numaraları aramanızı ve oradan Telekom’un yetkililerine ulaşmanızı öneriyorlar. Anlayacağınız Telekom’daki bilinmeyeni yine Telekom’a soruyorsunuz ve cevap alamıyorsunuz.
Telekom şirketinin yöneticilerine ulaşmak ise mümkün değil. Şirkette tüketicinin ulaşacağı bir şikâyet mercii yok. Şirketin internet sayfasında da genel müdürlüğün iletişim numaraları yok.
Şirket şeffaflıktan uzak adeta dışa kapalı esrarengiz bir mafya benzeri örgütlenmeye gitmiş. Çünkü şirket “bu hizmeti ben böyle sunarım alırsan al, almazsan alma. Parasını da anında öde. Ödemezsen hattı hemen keserim. Şikâyet dinlemem” mantığıyla yönetiliyor.
Halbuki Telekom devlet yönetiminde olsaydı en azından hizmetin neden geciktiğini ve kalitesizliğini soracağınız bir birimi muhakkak karşınızda bulurdunuz. Ama böyle bir birime ulaşmak, bir insan sesi duymak özel Telekomda mümkün değil.
O halde ne yapılmalı?
Tüketiciyi özel tekelden korumak için en uygun çözüm piyasada rekabet yaratmaktır. Ve bunun için devlet derhal yeni bir Telekom şirketi kurmalıdır.
Şirketin nasıl kurulacağını da hemen belirteyim. Telekom altyapısı devlete ait. Özelleştirilen şirket, bu altyapıyı sadece belli bir süre için kiraladı. Devlet, tekel konumundaki Telekom’un tüketiciye kaliteli ve yeterli hizmeti vermediğini ileri sürüp kiraladığı hatların bir kısmını kendisi kullanabilir.
Devletin özelleştirme sonrası aynı alanda yeni bir şirket kurmasına gelebilecek itirazlara karşı, mevcut şirketin keyfiliği, kalitesiz hizmeti ve mafya tipi örgütlenmesi gerekçeleri ileri sürülebilir. Buna da kimse karşı çıkamaz. Çünkü bu sabit telefon ve internet kullanan herkesin her gün karşılaştığı tüketicileri mağdur eden bir durum.
Özel tekelden kurtulmak amacıyla devlet yeni bir Telekom şirketi kurduğunda, piyasa tekelci yapıdan iki şirketli düopol yapısına geçeceği için, mevcut şirket ya kendisine çekidüzen verir ya da hâsılatı azalacağı için zarar etmeye başlar. Bunun sonucunda da şirketin başındaki başarısız yöneticiler gider yerlerine şirketi iyi yöneten yeni yöneticiler gelir. Şeffaflık ve hizmet kalitesi artar. Özelleştirmelerin de amacı zaten bu değil midir?
Aksi takdirde Telekom tekel olarak kaldığı sürece tüketici sömürülmeye devam edecek. Her türlü hizmet ve fiyat kendisine dayatılacak. Vatandaş devlet tekellerinden çok çekti. Ondan çok daha vahşi olan özel tekellerden çekmesin bir de... Böyle yanlış özelleştirme uygulamalarına dur diyecek kimse yok mu?
Süleyman YAŞAR
KAYNAK