2009'den beri1.475 mesaj
Kandilli Rasathanesinin 8 yıldır üzerinde çalıştığı Erken Uyarı Sisteminin depremden 7 saniye önce ikaz vermesinin İstanbula yarar sağlamayacağı ortaya çıktı.
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçekin isteği üzerine hazırlanan raporda, hasarın en aza indirgenebilmesi için sistemin depremi en erken 10 saniye önce haber vermesi gerektiği belirtildi.
ERKEN Uyarı Sisteminin olası bir İstanbul depremine yararı konusunda başlatılan tartışmalar büyüyor. Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçeke sunulan bilgi notu, erken uyarı sisteminin sağladığı 7 saniyelik sürenin, İstanbula yetmeyeceğini ortaya koydu.
Geçen hafta, Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Erdik, erken uyarı sistemini 8 yıldır hayata geçirmeye çalıştıklarını; ancak ilgili kamu kurumlarının sinyalleri alacak sistemi kurmadığından şikâyetçi olmuştu. Tartışmalar üzerine Doğal Afetler Koordinasyon Kurulu Başkanı olarak Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, konuyla ilgili bir çalışma yaptırdı. Cemil Çiçeke sunulan bilgi notunda şu çarpıcı değerlendirmeler yer aldı:
En az 10 saniye gerekli
Erken Uyarı sistemlerinin kuruluş amacı, beklenen olası büyük bir depremi olduğu andan en az 10 saniye öncesinden ikaz vererek, meydana gelen depremin zararlarını azaltmaya yönelik olmalıdır. Erken uyarı ikazı ile deprem anında deprem zararlarının artmasına neden olacak kritik ve hayati önem taşıyan elektrik, doğalgaz ve çeşitli mühendislik yapılarının güvenli olarak kapatılması zararların önüne geçilebilir. Kandilli tarafından kurulan mevcut Erken Uyarı Sisteminin en erken 7 saniye içinde ikaz verdiği düşünülürse, yeterli zamanın kazanılamayacağı çok nettir. İgdaş ve elektrik dağıtım firmaları da kalan süre için şu anki teknoloji ile bu çalışmanın gerçekleştirilmesinde zorluk çekmektedir.
Hatlarda enerji ikinci afet
Kurulu olan Erken Uyarı Sisteminin gerekli uyarı ve sinyali uygun ve zamanında verdiği kabul etsek bile, İstanbulun elektrik, doğalgaz, su ve diğer altyapıları bir tek noktadan veya merkezden dağıtılmıyor. Tek noktadan kapatılsa bile, İstanbul gibi mega kentin iç hatlarında kalan birikim her an önemli bir ikincil afet olayına yol açabileceği için Erken Uyarı Sisteminin işlevselliği İstanbul mega kentinde tekrar sorgulanmaktadır.
Çalışmalar yetersiz
2001 yılından günümüze kadar geçen 9 yıl içinde ilgili kurum ve kuruluşlardan sağlanan kaynaklarla istasyon sayısı 150den, 250 civarına çıkartılmıştır. Bugüne kadar sisteme harcanan toplam para 10 milyon dolar civarındadır. Buna rağmen, Erken Uyarı Sistemini işleten Rasathane yetkililerinin açıkladığı şekliyle istenilen düzeyde olmamış ve hâlâ geliştirilmesi için çalışmalar ve kaynak arayışları devam etmektedir.
KAYNAK
Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçekin isteği üzerine hazırlanan raporda, hasarın en aza indirgenebilmesi için sistemin depremi en erken 10 saniye önce haber vermesi gerektiği belirtildi.
ERKEN Uyarı Sisteminin olası bir İstanbul depremine yararı konusunda başlatılan tartışmalar büyüyor. Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçeke sunulan bilgi notu, erken uyarı sisteminin sağladığı 7 saniyelik sürenin, İstanbula yetmeyeceğini ortaya koydu.
Geçen hafta, Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Erdik, erken uyarı sistemini 8 yıldır hayata geçirmeye çalıştıklarını; ancak ilgili kamu kurumlarının sinyalleri alacak sistemi kurmadığından şikâyetçi olmuştu. Tartışmalar üzerine Doğal Afetler Koordinasyon Kurulu Başkanı olarak Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, konuyla ilgili bir çalışma yaptırdı. Cemil Çiçeke sunulan bilgi notunda şu çarpıcı değerlendirmeler yer aldı:
En az 10 saniye gerekli
Erken Uyarı sistemlerinin kuruluş amacı, beklenen olası büyük bir depremi olduğu andan en az 10 saniye öncesinden ikaz vererek, meydana gelen depremin zararlarını azaltmaya yönelik olmalıdır. Erken uyarı ikazı ile deprem anında deprem zararlarının artmasına neden olacak kritik ve hayati önem taşıyan elektrik, doğalgaz ve çeşitli mühendislik yapılarının güvenli olarak kapatılması zararların önüne geçilebilir. Kandilli tarafından kurulan mevcut Erken Uyarı Sisteminin en erken 7 saniye içinde ikaz verdiği düşünülürse, yeterli zamanın kazanılamayacağı çok nettir. İgdaş ve elektrik dağıtım firmaları da kalan süre için şu anki teknoloji ile bu çalışmanın gerçekleştirilmesinde zorluk çekmektedir.
Hatlarda enerji ikinci afet
Kurulu olan Erken Uyarı Sisteminin gerekli uyarı ve sinyali uygun ve zamanında verdiği kabul etsek bile, İstanbulun elektrik, doğalgaz, su ve diğer altyapıları bir tek noktadan veya merkezden dağıtılmıyor. Tek noktadan kapatılsa bile, İstanbul gibi mega kentin iç hatlarında kalan birikim her an önemli bir ikincil afet olayına yol açabileceği için Erken Uyarı Sisteminin işlevselliği İstanbul mega kentinde tekrar sorgulanmaktadır.
Çalışmalar yetersiz
2001 yılından günümüze kadar geçen 9 yıl içinde ilgili kurum ve kuruluşlardan sağlanan kaynaklarla istasyon sayısı 150den, 250 civarına çıkartılmıştır. Bugüne kadar sisteme harcanan toplam para 10 milyon dolar civarındadır. Buna rağmen, Erken Uyarı Sistemini işleten Rasathane yetkililerinin açıkladığı şekliyle istenilen düzeyde olmamış ve hâlâ geliştirilmesi için çalışmalar ve kaynak arayışları devam etmektedir.
KAYNAK