Sivil yaşamda da, memursan masa başında, patronun verdiği işi yapıp hizmet etmiyor musun dostum.Blackout dedi: ↑Savaş varsa her Türk zaten askerdir. Aksi halde yaşam mücadeleni, hayatını, işini, varsa karını, çocuğunu, her şeyini bir kenara bırakıp kantin başında, ya da boş bir duvarın yanı başında nöbet tutarak, yatıp kalkıp hizmet ederek geçirilen 1 seneden sonra insana ben ''gemiş olsun'' derim.
Orada resmi elbise, burada takım elbise, kravat.
Nöbet tutmak da, kendi zevkinden feragat edip, sana emanet edilenleri korumak değil mi?
Sana denk gelmemiş, ben sivil yaşamda da, fabrikanın fiktif (gümrüklü mal) ambarında askerdeki gibi tüfekle değil de, yine nöbet tuttum.
Görevdir askerlik, ceza değildir.
Bu arada askere gidecek arkadaşlara küçük bir akıl vereyim.
Askerlik hiç de korkulacak bir görev degildir.
Yeter ki, isyankar, terbiyesiz ve bazı şeylerden yırtmak için çok kurnaz davranmayın.
Yaşamda olduğu gibi, ne önde, ne arkada kalın, görevinizden her zaman anlatacak tonlarca iyi anı ile dönersiniz.