Iki arkadas yaya olarak dunya turuna cikarlar. Tum ihtiyaclarini sirt cantalarina doldururlar ve gunlerce seyahat ederler. Bu agir sirt cantalarinin altinda her aksam oldukca yorgun dusmektedirler.
Yine yorgun bir gunun aksaminda, bitkin halde bir deniz kenarinda cadir kurup derin bir uykuyu hayal ederlerken, birdenbire gokyuzunde ruhani bir isik belirir ve bunlara yaklasmaya baslar. Bu isigi goren kahramanlarimiz saskinlikla birbirlerine bakarken, birden bu isik demetinden soyle bir ses duyarlar;
Bu gece deniz kenarindaki cakil taslarindan biraz toplayip, sirt cantaniza koyun! Ayrica yarin tum gun seyahatinizde bu taslari da beraberinizde tasiyin. Eger bu dediklerimi yaparsaniz, yarin aksam her ikinizin de hem cok sevinecegi, hem de cok uzulecegi bir haber verecegim.
ve isik kaybolur.
Iki arkadas bu mesaja cok kizarlar. Bu kadar yorgunlugun uzerine bir de cakil taslari topla ve yarin tum gun taslari da sirtinda tasi! diye homurdanirlar. Buna ragmen her ikisi de cakil taslarini toplayarak cantalarina yuklerler. Cunku ertesi gece verilecek olan haberi her ikisi de merak etmektedir.
Ertesi gece olur. Iki arkadas tum gun boyunca cantalarinda ilave olarak cakil taslarini da tasidiklari icin fazlasiyla yorgun dusmuslerdir. Uykulari geldigi halde uyuyamazlar. Her ikisi de cikacak ruhani isigin verecegi haberi beklerler. Ancak ne ruhani isik ortaya cikar, ne de bir mesaj gelir.
Iki arkadas cok kizarlar. Aldatildik diye dusunurler. Oldukca gec bir saatte, artik umutlarini kaybettiklerinde, Hic olmazsa su cakillari cantamizdan bosaltalim. Bir de yarin enayi gibi onlari tekrar tasimayalim diye cantalarini acarlar. Acmalariyla birlikte, bir de ne gorsunler: Cantalarindaki tum cakil taslari elmasa donusmustur.
Iki arkadas cok sevinirler. Cunku artik cok sayida ve cok kiymetli elmaslari vardir. Cakil taslarini tasimaktan sikayet eden bu iki arkadas bu kez de Neden dun cantamiza daha cok cakil tasi yuklemedik diye dusunerek cok uzulurler.
Bu hikayenin mesaji sudur. Bugun elde edeceginiz basarilariniz, daha once ne kadar cok calistiginiza veya bir baska deyisle ne kadar cok cakil tasi tasidiginiza baglidir.
Yine yorgun bir gunun aksaminda, bitkin halde bir deniz kenarinda cadir kurup derin bir uykuyu hayal ederlerken, birdenbire gokyuzunde ruhani bir isik belirir ve bunlara yaklasmaya baslar. Bu isigi goren kahramanlarimiz saskinlikla birbirlerine bakarken, birden bu isik demetinden soyle bir ses duyarlar;
Bu gece deniz kenarindaki cakil taslarindan biraz toplayip, sirt cantaniza koyun! Ayrica yarin tum gun seyahatinizde bu taslari da beraberinizde tasiyin. Eger bu dediklerimi yaparsaniz, yarin aksam her ikinizin de hem cok sevinecegi, hem de cok uzulecegi bir haber verecegim.
ve isik kaybolur.
Iki arkadas bu mesaja cok kizarlar. Bu kadar yorgunlugun uzerine bir de cakil taslari topla ve yarin tum gun taslari da sirtinda tasi! diye homurdanirlar. Buna ragmen her ikisi de cakil taslarini toplayarak cantalarina yuklerler. Cunku ertesi gece verilecek olan haberi her ikisi de merak etmektedir.
Ertesi gece olur. Iki arkadas tum gun boyunca cantalarinda ilave olarak cakil taslarini da tasidiklari icin fazlasiyla yorgun dusmuslerdir. Uykulari geldigi halde uyuyamazlar. Her ikisi de cikacak ruhani isigin verecegi haberi beklerler. Ancak ne ruhani isik ortaya cikar, ne de bir mesaj gelir.
Iki arkadas cok kizarlar. Aldatildik diye dusunurler. Oldukca gec bir saatte, artik umutlarini kaybettiklerinde, Hic olmazsa su cakillari cantamizdan bosaltalim. Bir de yarin enayi gibi onlari tekrar tasimayalim diye cantalarini acarlar. Acmalariyla birlikte, bir de ne gorsunler: Cantalarindaki tum cakil taslari elmasa donusmustur.
Iki arkadas cok sevinirler. Cunku artik cok sayida ve cok kiymetli elmaslari vardir. Cakil taslarini tasimaktan sikayet eden bu iki arkadas bu kez de Neden dun cantamiza daha cok cakil tasi yuklemedik diye dusunerek cok uzulurler.
Bu hikayenin mesaji sudur. Bugun elde edeceginiz basarilariniz, daha once ne kadar cok calistiginiza veya bir baska deyisle ne kadar cok cakil tasi tasidiginiza baglidir.