AKP İstanbul milletvekili İbrahim Yiğit imzasıyla meclise bir öneri verildi. Öneriye göre; milletvekillerinin, emeklilik hakkını kazanması için gerekli iki yıllık süre kaldırılacak, emeklilik hakkı kazanmak için bir günlüğüne milletvekili olmak bile yeterli sayılacak.
Aynı milletvekilleri, sosyal güvenlik yasası ile, emekçilerin emeklilik süresini 65 yıla kadar çıkardılar.
Görüldüğü gibi, mecliste halkın sorunları ile ilgilenmesi beklenen vekiller, kendi ceplerini doldurmakla, kendilerine müreffeh bir gelecek kurmakla meşguller.
Bu öneriyi tepkiler nedeniyle yasalaştırmaya cesaret etmeyebilirler de, şimdilik erteleyebilirler de. Bunun bir önemi yoktur. Önemli olan, halk söz konusu olduğunda, kuruşun bile hesabını yapan, açlık sınırının altında bir yaşamı reva gören vekillerin, kendileri söz konusu olduğunda, bir günü bile, emeklilik hakkı kazanmak için yeterli görmeleridir.
Böyle bir anlayışın sahibi oldukları için, halkın büyük bölümü açlık yaşarken, onlar bunu bir sorun olarak gündemlerine bile almıyorlar. Oğullarını çocuk yaşta zengin etmenin derdindeler. Halkın vekili değil, soyguncu oldukları için, bir çoğu hakkında yolsuzluklardan, hırsızlıklardan dosyalar mevcut.
Bunlara nasıl milletin vekili denilebilir? Milyonların açlık çekmesi umurlarında bile olmuyor. Halk için daha fazla yoksulluk, açlık anlamına gelecek yasaları birbiri ardına çıkarmakta tereddüt etmiyorlar.
Halkın en küçük hak talebini, baskı ile ezmekte sakınca görmüyorlar. Fakat, kendi cepleri sözkonusu olduğunda milyon dolarlar bile, gözlerini doyurmuyor.
Zerre kadar adalet, eşitlik duygusu olmayan, sömürüyü, soygunu doğal bir faaliyet gibi görenlere milletin vekilleri denilebilir mi?
Halkın oyları ile seçilmeleri onları milletin vekili yapmaya yetmiyor. Onlar, oturdukları koltuklarda milletin çıkarlarının savunucusu değiller. Çıkarlarını savundukları kesimler, bir avuç sömürücü azınlıktır. Onların vekilleri olabilirler. Çıkarlarını savundukları emperyalistlerdir, onların vekilleri olabilirler. Bir de ceplerinin vekilleri olabilirler.
Fakat, tek bir kez olsun, halkın çıkarları için elleri kalkmamıştır. Bir kez olsun, halkın çıkarları çerçevesinde kürsüyü kullanmamışlardır. Onlara nasıl halkın vekili denilebilir?
yuruyus.com'dan alıntıdır.
Aynı milletvekilleri, sosyal güvenlik yasası ile, emekçilerin emeklilik süresini 65 yıla kadar çıkardılar.
Görüldüğü gibi, mecliste halkın sorunları ile ilgilenmesi beklenen vekiller, kendi ceplerini doldurmakla, kendilerine müreffeh bir gelecek kurmakla meşguller.
Bu öneriyi tepkiler nedeniyle yasalaştırmaya cesaret etmeyebilirler de, şimdilik erteleyebilirler de. Bunun bir önemi yoktur. Önemli olan, halk söz konusu olduğunda, kuruşun bile hesabını yapan, açlık sınırının altında bir yaşamı reva gören vekillerin, kendileri söz konusu olduğunda, bir günü bile, emeklilik hakkı kazanmak için yeterli görmeleridir.
Böyle bir anlayışın sahibi oldukları için, halkın büyük bölümü açlık yaşarken, onlar bunu bir sorun olarak gündemlerine bile almıyorlar. Oğullarını çocuk yaşta zengin etmenin derdindeler. Halkın vekili değil, soyguncu oldukları için, bir çoğu hakkında yolsuzluklardan, hırsızlıklardan dosyalar mevcut.
Bunlara nasıl milletin vekili denilebilir? Milyonların açlık çekmesi umurlarında bile olmuyor. Halk için daha fazla yoksulluk, açlık anlamına gelecek yasaları birbiri ardına çıkarmakta tereddüt etmiyorlar.
Halkın en küçük hak talebini, baskı ile ezmekte sakınca görmüyorlar. Fakat, kendi cepleri sözkonusu olduğunda milyon dolarlar bile, gözlerini doyurmuyor.
Zerre kadar adalet, eşitlik duygusu olmayan, sömürüyü, soygunu doğal bir faaliyet gibi görenlere milletin vekilleri denilebilir mi?
Halkın oyları ile seçilmeleri onları milletin vekili yapmaya yetmiyor. Onlar, oturdukları koltuklarda milletin çıkarlarının savunucusu değiller. Çıkarlarını savundukları kesimler, bir avuç sömürücü azınlıktır. Onların vekilleri olabilirler. Çıkarlarını savundukları emperyalistlerdir, onların vekilleri olabilirler. Bir de ceplerinin vekilleri olabilirler.
Fakat, tek bir kez olsun, halkın çıkarları için elleri kalkmamıştır. Bir kez olsun, halkın çıkarları çerçevesinde kürsüyü kullanmamışlardır. Onlara nasıl halkın vekili denilebilir?
yuruyus.com'dan alıntıdır.