TADER Başkanı Tarakçıoğlu, "Türkiye klasik tekstil üretimi ile Çin'e karşı mücadele edemez" dedi
04.04.2008 11:06
Tekstil Araştırma Derneği (TADER) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Işık Tarakçıoğlu, Türkiye'nin klasik tekstil üretimi ile Çin ve Hindistan ile rekabet etmesinin mümkün olmadığını, mutlaka bilgi yoğun ürünlere yönelmesi gerektiğini bildirdi.
Tarakçıoğlu, sektörün gelişimi konusunun ele alındığı toplantıya
katılmak için geldiği Adana'da, AA muhabirine yaptığı açıklamada, artık
Türk tekstil sanayisinin sıradan ürünlerden vazgeçmesi gerektiğini
söyledi.
''Moda marka'' ve ''niş'' diye tabir edilen özel ürünlerin tekstil
sektörünün parlayan yıldızı olduğunu ifade eden Tarakçıoğlu, sektörde
işçiliğin çok ucuz olduğu Çin ile Hindistan'ın hakimiyetinin
gözlendiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:
''Türkiye'yi sıkıntıya uğratan Avrupalı markalar değil. Yaşanan sıkıntı,
Çin'den Hindistan'dan kaynaklanıyor. Artık Türk tekstil sanayisinin
sıradan ürünlerle Çin ve Hindistan sanayisi ile rekabet etmesi mümkün
değil. Çin ve Hindistan bir parti üründe yüzde 70-75'e varan oranlarda
fiyat kırabiliyorlar, işçilik çok ucuz. Yeniden yapılanarak içerisinde
'moda marka' yani katma değerleri daha yüksek ürünlere yönelmemiz lazım.
Niş ürünler, daha küçük partiler halinde piyasa sunulmalı. Türkiye, bu
konuda en iddialı olacağı alan ürünler organik tekstil ürünleridir.
Çünkü, Türkiye organik pamuğun dünyadaki yüzde 40'ını tek başına
yetiştiriyor. Bizim bu ürünleri değerlendirebilecek, yeni modeller
geliştirecek alt yapımız var. Organik tekstil pazarı her yıl yüzde 40-50
büyüyor. Türkiye burada söz sahibi olabilir. Bugün 1-2 milyar dolarlık
olan pazarın bir kaç yıl içinde 40 milyar dolara ulaşacağı
hesaplanıyor.''
Türkiye'nin klasik tekstilde sıkıntı yaşadığının açık bir biçimde
görüldüğünü belirten Tarakçıoğlu, ancak bunun gelecek için ümitsizlik
yaratmaması gerektiğini kaydetti.
-''BİLGİ YOĞUN DÖNEM''-
Dünya tekstil sektöründe ''bilgi yoğun'' döneme girildiğini ve bunun
önümüzdeki yıllarda daha da önem kazanacağını vurgulayan Tarakçıoğlu, bu
kapsamda 5 yıl içinde Türk tekstil sanayisinin yeniden yapılanması
gerektiğini bildirdi.
21. yüzyılın akıllı tekstil çağı olacağını bildiren Tarakçıoğlu, şunları
kaydetti:
''Bugün bayan çorapları var, kadınların bacaklarını nemlendiriyor, e
vitamini veriyor, selülit oluşumunu engelliyor, kıl çıkmasını önlüyor.
Erkek çorapları var, anti bakteriyel, kokuyu önlüyor.
Artık tekstilde aklınıza gelebilecek her türlü malzeme
değerlendirilebiliyor. Türkiye'nin bir an önce kendisini bilgi yoğun
tekstile hazırlaması lazım. Bu konuda en önemli şey AR-GE'dir. Bilgiyi
üretmek gerek, dışardan satın almakla olmaz. Şu ana kadar teknoloji
üretmedik, dışardan gelen teknolojilerle bugünlere geldik. Ancak bu
şekilde gidersek çok zorlanacağız.''
İnsanların tarih boyunca örtünmek ve süslenmek için giyindiklerini
hatırlatan Tarakçıoğlu, ''Ancak, tüketicilerin artık örtme ve süslemenin
yanında başta sağlık ve güvenlik konularında da beklentileri bulunuyor.
Bunlar için de duyarlı olunmasını, ek hizmetler vermesini istiyor. Tüm
bu istemler dikkate alınmak zorunda'' dedi.
http://www.haberturk.com/haber.asp?id=65361&cat=130&dt=2008/04/04
04.04.2008 11:06
Tekstil Araştırma Derneği (TADER) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Işık Tarakçıoğlu, Türkiye'nin klasik tekstil üretimi ile Çin ve Hindistan ile rekabet etmesinin mümkün olmadığını, mutlaka bilgi yoğun ürünlere yönelmesi gerektiğini bildirdi.
Tarakçıoğlu, sektörün gelişimi konusunun ele alındığı toplantıya
katılmak için geldiği Adana'da, AA muhabirine yaptığı açıklamada, artık
Türk tekstil sanayisinin sıradan ürünlerden vazgeçmesi gerektiğini
söyledi.
''Moda marka'' ve ''niş'' diye tabir edilen özel ürünlerin tekstil
sektörünün parlayan yıldızı olduğunu ifade eden Tarakçıoğlu, sektörde
işçiliğin çok ucuz olduğu Çin ile Hindistan'ın hakimiyetinin
gözlendiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:
''Türkiye'yi sıkıntıya uğratan Avrupalı markalar değil. Yaşanan sıkıntı,
Çin'den Hindistan'dan kaynaklanıyor. Artık Türk tekstil sanayisinin
sıradan ürünlerle Çin ve Hindistan sanayisi ile rekabet etmesi mümkün
değil. Çin ve Hindistan bir parti üründe yüzde 70-75'e varan oranlarda
fiyat kırabiliyorlar, işçilik çok ucuz. Yeniden yapılanarak içerisinde
'moda marka' yani katma değerleri daha yüksek ürünlere yönelmemiz lazım.
Niş ürünler, daha küçük partiler halinde piyasa sunulmalı. Türkiye, bu
konuda en iddialı olacağı alan ürünler organik tekstil ürünleridir.
Çünkü, Türkiye organik pamuğun dünyadaki yüzde 40'ını tek başına
yetiştiriyor. Bizim bu ürünleri değerlendirebilecek, yeni modeller
geliştirecek alt yapımız var. Organik tekstil pazarı her yıl yüzde 40-50
büyüyor. Türkiye burada söz sahibi olabilir. Bugün 1-2 milyar dolarlık
olan pazarın bir kaç yıl içinde 40 milyar dolara ulaşacağı
hesaplanıyor.''
Türkiye'nin klasik tekstilde sıkıntı yaşadığının açık bir biçimde
görüldüğünü belirten Tarakçıoğlu, ancak bunun gelecek için ümitsizlik
yaratmaması gerektiğini kaydetti.
-''BİLGİ YOĞUN DÖNEM''-
Dünya tekstil sektöründe ''bilgi yoğun'' döneme girildiğini ve bunun
önümüzdeki yıllarda daha da önem kazanacağını vurgulayan Tarakçıoğlu, bu
kapsamda 5 yıl içinde Türk tekstil sanayisinin yeniden yapılanması
gerektiğini bildirdi.
21. yüzyılın akıllı tekstil çağı olacağını bildiren Tarakçıoğlu, şunları
kaydetti:
''Bugün bayan çorapları var, kadınların bacaklarını nemlendiriyor, e
vitamini veriyor, selülit oluşumunu engelliyor, kıl çıkmasını önlüyor.
Erkek çorapları var, anti bakteriyel, kokuyu önlüyor.
Artık tekstilde aklınıza gelebilecek her türlü malzeme
değerlendirilebiliyor. Türkiye'nin bir an önce kendisini bilgi yoğun
tekstile hazırlaması lazım. Bu konuda en önemli şey AR-GE'dir. Bilgiyi
üretmek gerek, dışardan satın almakla olmaz. Şu ana kadar teknoloji
üretmedik, dışardan gelen teknolojilerle bugünlere geldik. Ancak bu
şekilde gidersek çok zorlanacağız.''
İnsanların tarih boyunca örtünmek ve süslenmek için giyindiklerini
hatırlatan Tarakçıoğlu, ''Ancak, tüketicilerin artık örtme ve süslemenin
yanında başta sağlık ve güvenlik konularında da beklentileri bulunuyor.
Bunlar için de duyarlı olunmasını, ek hizmetler vermesini istiyor. Tüm
bu istemler dikkate alınmak zorunda'' dedi.
http://www.haberturk.com/haber.asp?id=65361&cat=130&dt=2008/04/04