Denedik Olmuyor
Aşk, başka bir vücutta kendini sevmektir. Onda kendimizi arar ve kendimizi aradığımız için hep mükemmel olmasını isteriz.
İlk başlarda ufak bir elektrikle ışıldayan aşk ateşi, yerini keşfe bırakır.
Yeni bir ülke bulmuş gibi kısa sürede tanıyabilmenin sancısı yaşanır.
Benim gibi düşünüyor mu?
Benim gibi yaşıyor mu?
Tuttuğu takım, sevdiği sanatçı, etkilendiği yazar
Hangi renkleri, nasıl giysileri seviyor?
Sonuç pozitif ise sorun yok ama negatif sonuçlar varsa savaş başlıyor. Elimizde çekiç onun fazlalıklarını yontup atıyoruz.
Kopyamız oluncaya dek törpülüyoruz kimliğini.
Sonunda oluyor istediğimiz.
Eserimin karşısına geçip Tamam oldu. Diyoruz.
Ya sonra?
Sonra monotonlaşıyor hayat.
Polemik bitiyor.
Konu bulamıyoruz.
Tüm ülkeyi avucumuzun içi gibi bildiğimizden bu şehirde yaşamanın anlamı kalmıyor.
Tekrar denizaşırı ülkeler kemiriyor hayallerimizi.
Ondan bıkıyoruz.
Sen eskiden böyle değildin tartışmaları başlıyor.
Ve onunla olmanın yalnız başına kalmaktan farkı kalmayınca hoşça kal diyoruz.
Bir türlü anlamıyoruz nedense kendimizden bıktığımızı. Tekrar yola koyuluyoruz farklı insanı bulmak için.
Aslında bir sevebilsek kendimizi, onu da seveceğiz, bunu düşünemiyoruz bir türlü, çünkü kendimizi sevmekten korkuyoruz.
Bir aşk daha bitiyor.
Ve nedense üstünde on dakika bile düşünmüyoruz.
Adı Yapamadık, soyadı Denedik oluyor.
Yine bir merhabayla yeni bir heykele başlıyoruz, Denedik olmuyor diyene dek.
Başka bir vücutta kendimizi okşamaya koşuyoruz.
Bülent Akyürek
Çöldeki Penguen Kitabı
S(7-8)
Bir zamanlar kitaptan bilgisayara aktarmıştım. Arşivi karıştırırken buldum. Sizinle paylaşayım dedim...
Aşk, başka bir vücutta kendini sevmektir. Onda kendimizi arar ve kendimizi aradığımız için hep mükemmel olmasını isteriz.
İlk başlarda ufak bir elektrikle ışıldayan aşk ateşi, yerini keşfe bırakır.
Yeni bir ülke bulmuş gibi kısa sürede tanıyabilmenin sancısı yaşanır.
Benim gibi düşünüyor mu?
Benim gibi yaşıyor mu?
Tuttuğu takım, sevdiği sanatçı, etkilendiği yazar
Hangi renkleri, nasıl giysileri seviyor?
Sonuç pozitif ise sorun yok ama negatif sonuçlar varsa savaş başlıyor. Elimizde çekiç onun fazlalıklarını yontup atıyoruz.
Kopyamız oluncaya dek törpülüyoruz kimliğini.
Sonunda oluyor istediğimiz.
Eserimin karşısına geçip Tamam oldu. Diyoruz.
Ya sonra?
Sonra monotonlaşıyor hayat.
Polemik bitiyor.
Konu bulamıyoruz.
Tüm ülkeyi avucumuzun içi gibi bildiğimizden bu şehirde yaşamanın anlamı kalmıyor.
Tekrar denizaşırı ülkeler kemiriyor hayallerimizi.
Ondan bıkıyoruz.
Sen eskiden böyle değildin tartışmaları başlıyor.
Ve onunla olmanın yalnız başına kalmaktan farkı kalmayınca hoşça kal diyoruz.
Bir türlü anlamıyoruz nedense kendimizden bıktığımızı. Tekrar yola koyuluyoruz farklı insanı bulmak için.
Aslında bir sevebilsek kendimizi, onu da seveceğiz, bunu düşünemiyoruz bir türlü, çünkü kendimizi sevmekten korkuyoruz.
Bir aşk daha bitiyor.
Ve nedense üstünde on dakika bile düşünmüyoruz.
Adı Yapamadık, soyadı Denedik oluyor.
Yine bir merhabayla yeni bir heykele başlıyoruz, Denedik olmuyor diyene dek.
Başka bir vücutta kendimizi okşamaya koşuyoruz.
Bülent Akyürek
Çöldeki Penguen Kitabı
S(7-8)
Bir zamanlar kitaptan bilgisayara aktarmıştım. Arşivi karıştırırken buldum. Sizinle paylaşayım dedim...