İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. Topluluk
  3. Kültür / Sanat
  4. Diğer Kültür / Sanat Konuları
Diğer Kültür / Sanat Konuları

Einstein ve Fizik

keyloger24.01.20085 cevap2.290 görüntüleme
2008'den beri13 bin mesaj
#1
Cüneyt Ağabey'in seçtiklerinden..
GÜNLÜK yaşamının yarısından fazlasını okumakla geçirirdi Cüneyt Ağabey.. Okuduklarından seçtiklerini de dostlarına yollardı. Öyle bir yazıya 80 adres yazıp herkese değil.. Herkese, ona uyan, onun için seçilmiş yazılar bulurdu, özenle.. Benim köşeme çok katkısı olmuştur, yolladığı yazıların..
Bu sonuncusuydu, eğer öbür taraftan yollamaya başlamazsa.. Çarşamba günü kutumuza tıklamış. Cuma günü Yasemin dosyama koymuş. Cumartesi Cüneyt Ağabey'i kaybettik.. İşte o yazı..

**

Bir üniversite profesörü öğrencilerine su soruyu sorar;
- Var olan her şeyi Tanrı mı yarattı?
Bir öğrenci ayağa kalkar ve cevaplar.
- Evet, her şeyi Tanrı yarattı!
Profesör sorusunu yineler ve öğrenci yine "Evet efendim" diye cevaplar.
Profesör devam eder.
- Eğer her şeyi yaratan Tanrı ise ve şeytan var olduğuna göre şeytanı da Tanrı yaratmış olur. Çalışmalarımızda uyguladığımız kesinleştirme prensibine göre de Tanrı şeytandır.
Öğrenci böyle bir önerme karşısında şaşırır ve yerine oturur. Profesör öğrencilerine bir kez daha Tanrı'nın içindeki kaderin bir efsane olduğunu kanıtlamaktan ötürü oldukça mutludur. Bu arada başka bir öğrenci ayağa kalkar ve "Bir soru sorabilir miyim profesör" der. Profesör sorabileceğini söyler.
Öğrenci "Soğuk var mıdır" diye sorar.
Profesör; "Nasıl bir soru bu böyle, tabii ki vardır" diye cevaplar. "Sen hiç soğuktan üşümedin mi?"
Öğrenci "Aslında, fizik yasalarına göre soğuk yoktur; yaşamda/ gerçekte biz soğuğu sıcaklığın yokluğu olarak düşünürüz. Herkes veya nesneler o enerji oradaysa veya bir şekilde enerji iletiyorsa onu deneyimler. Örneğin, Absolute 0 (273 derece C) sıcaklığın kesin yokluğudur. Soğuk yoktur, o yalnızca sıcaklığın yokluğunda duyumsadıklarımızı tarif etmek için yarattığımız bir kelimedir" der ve devam eder.
- Profesör, karanlık var mıdır?
- Tabii ki vardır.
- Korkarım gene yanılıyorsunuz efendim. Çünkü karanlık da yoktur. Yasamda/ gerçekte karanlık ışığın yokluğudur. Biz ışık üzerinde çalışabiliriz ama karanlığı çalışamayız. Gerçekte, biz Newton'un prizmasını kullanarak beyaz ışığı kırar ve renklerin çeşitli dalga uzunlukları üzerinde çalışabiliriz. Ama karanlığı ölçemeyiz. Bir basit ışık karanlık bir mekânı aydınlatarak karanlığı kırmış olur yani karanlığı geçersiz kılar. Siz belli bir mekânın/uzayın ne kadar karanlık olduğundan nasıl emin olursunuz? Işığın miktarını ölçerek! Bu doğrudur değil mi? Karanlık insanlık tarafından, ışığın olmadığı yer/ mekân için kullanılan bir kelimedir. O zaman size son bir soru daha sormak isterim, efendim. Şeytan var mıdır?
Bu kez profesör pek emin olamamakla birlikte cevaplar..
- Tabii vardır. Açıkladığım gibi, biz onu her gün, her yerde görürüz. O, dünyadaki işlenmiş tüm suçlarda, şiddette yer alır. Bunların tümü şeytanın kendisinden başka bir şey de değildir.
Öğrenci itiraz eder.
- Şeytan yoktur efendim. Yani o kendi başına yoktur. Şeytan basit olarak Tanrı'nın yokluğudur. O aynen karanlık ve soğukta olduğu gibi insanın Tanrı'nın yokluğunu tarif etmek üzere yarattığı bir kelimeden ibarettir. Tanrı şeytanı yaratmadı. Şeytan/ kötülük insanın tanrısal sevgiyi yüreğinde hissetmediği zaman yaptıklarının bir sonucudur. O, aynen sıcaklığın olmadığı yere gelen soğuk, ya da ışığın olmadığı yere gelen karanlık gibidir.
Profesör kürsüdeki yerine çöker.
Genç öğrencinin adı Albert Einstein'dir.
Cevaplar
2008'den beri2.136 mesaj
#2
O zamanda yaşasaydım Elinden öperdim ben bu Einstein'ın.
2007'den beri735 mesaj
#3
Gerçekten çok güzel açıklamış, teşekkürler yazı için
2007'den beri1.477 mesaj
#4
çok sevdiğim bir yazıdır bu... üniversitede okul birincisi olupta bunu gösterdiğimiz (örümcek kafalı, atgözlüklü,sabit fikirli) bir arkadaş.. daha okuma lutfunda bulunmadan...

"-Bana bu ecnebi bozması insanların yazılarını okutmayın onlar boş şeylerdir..."

diyebilmişti... (ve dumur olmuştuk)
2007'den beri2.775 mesaj
#5
cabbarcan dedi:
çok sevdiğim bir yazıdır bu... üniversitede okul birincisi olupta bunu gösterdiğimiz (örümcek kafalı, atgözlüklü,sabit fikirli) bir arkadaş.. daha okuma lutfunda bulunmadan...

"-Bana bu ecnebi bozması insanların yazılarını okutmayın onlar boş şeylerdir..."

diyebilmişti... (ve dumur olmuştuk)
saçma insan yaşıyor mu hala peki :D
2010'den beri104 mesaj
#6
Güzel açıklamış. Paylaşım için teşekkür

Cevabını yaz

Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.