İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. Topluluk
  3. Haberler
  4. Genel Haberler
Genel Haberler

Güpegündüz 7 Saat Çatışma

Reallist05.10.20084 cevap6.760 görüntüleme
2008'den beri1.272 mesaj
#1
Gün ortasında roketatar, uçaksavar ve havanla yüzlerce terörist sınırı geçerek nasıl saldırabildi?

Daha önce 4 kez PKK’lı teröristlerin saldırısına uğrayan Aktütün Karakolu önceki gün öğle saatlerinde yeniden saldırıya uğradı. Zap ve Avaşin kamplarından Basya Vadisi’ni kullanarak sınıra gelen teröristler, köylülerin Cuma Namazı’nda olduğu dakikalarda önce bir jandarma özel harekat timiyle takviye edilen Aktütün Karakolu’na bağlı emniyet unsurlarının bulunduğu Bayraktepe’yi Doçka uçaksavar, havan, makineli tüfek ve roketatarlarla saldırdı. Şehitlerin çoğunun burada görevli askerler olduğu öğrenildi.

SİLAHLARI BIRAKIP KAÇTILAR

Aktütün Karakolu’nun emniyet unsurlarını vuran teröristler daha sonra yaklaşık 400 kadar askerin barındığı Aktütün Sınır Jandarma Bölüğü’ne saldırdı. Öğle saatlerinde başlayan çatışmalar yaklaşık 7 saat devam etti. Çatışmanın sürdüğü sırada Hakkari’den kalkan kobra tipi helikopterler teröristlerin bulunduğu alanı bombaladı. Çıkan çatışma ve bombardımanda teröristlerden 23’ü öldürülürken diğer teröristler yanlarında getirdikleri silahlar ile silahları taşıdıkları katırları bırakarak Irak topraklarına kaçtı.

AMANSIZ SICAK TAKİP SÜRÜYOR

Bordo Bereliler kaçan teröristlerin peşinden sıcak takip için Irak topraklarına girdi. Hava gücü takviyeli operasyonlar genişletilerek devam ettiriliyor. Hava destekli sürdürülen operasyonlarda Türkiye- Irak sınırında yer yer şiddetli çatışmalar çıkarken, hava birlikleri sınır ötesi kampları gün boyu vurdular.

SİVİLLER VE CAMİ DE VURULMUŞ

Jandarma karakolu ve evlerin içice bulunduğu köyde PKK’lıların uçaksavar ve roketatarlarla yaptığı saldırıda bazı evlerin isabet alıp hasar gördüğü belirtildi. Aktütün Jandarma Sınır Karakolu’nun, çatışma sonunda ağır hasar gördüğü, binadaki eşyaların büyük bölümünün tahrip olduğu belirtiliyor. Saldırıda minaresi olmayan cami de PKK’lılarca hedef alındı.

Teröristlerin ana geçiş noktası

İstihbarat zafiyeti var gerekli dersler alınmalı

Yıllarca bölgede görev yapan emekli Albay Işık: PKK çok büyük darbe aldıktan sonra, takviye ettiğiniz karakol gündüz vakti basılıyorsa, alacağımız dersler var

Aktütün Sınır Karakolu’na düzenlenen saldırıda 15 askerimizi şehit vermemiz, emekli askerler arasında ilginç tartışmaların yaşanmasına neden oldu. Yıllarca Güneydoğu’da terörle mücadele eden emekli Albay Mithat Işık, üst üste ağır darbeler vurulan terör örgütünün üstelik takviye edilen bir karakolumuzu basabiliyorsa bundan dersler çıkarılması gerektiğini söyledi. ‘İster Irak’ın içinden gelin, ister burada olun fark etmez. İstihbarat önemli’ diyen emekli Albay Işık şöyle devam etti: Eğer siz bunları izliyorsanız, ister Peşmerge kıyafeti giysin, ister koyun postu içinde olsun, fark etmez. Kabul etmemiz lazım, istihbarat zaafiyetimiz var.

ÇOĞU ÖLSE O ZAMAN ANLARIM

200 kişinin olduğu bir karakola bu güçten daha fazla bir grup ile saldırı yapıldığının düşünülmesi gerektiğini anlatan emekli Albay Mithat Işık ‘Gündüz gözüyle karakol basılıyorsa artık çok şeyi konuşmamız lazım. Onlarca helikopterimiz var. Neden buraları özel birliklerle takviye edilmiyor. Bu birlikleri niçin yetiştiriyoruz? Takviyeli bir karakola saldıran yüzlerce terörist sadece 23 kişi zaiyat vererek geri dönüyorsa daha ne diyelim. Gündüz saldırabilirler, ama gelenlerin çoğu ölmeliydi. O zaman anlardım. Bu bir pusu değildir. Bu bir baskındır. Savunulan bir karakolun gündüz gözüyle baskınıdır’ diye konuştu.

YÜZDE 100 HABER ALINAMAZ

Terörle Mücadele eski Özel Temsilcisi emekli Orgeneral Edip Başer ise ‘İstihbaratınız ne kadar güçlü olursa olsun, yüzde 100 terör eylemlerinden haberdar olamazsınız’ dedi. Terör uzmanı Ercan Çitlioğlu da öldürülen terörist sayısına bakılması gerektiğini savunarak ‘Bu saldırıda 23 terörist öldü ve bu PKK için başarı değil. Bunun biraz olsun acılarımızı hafifletmesi için kullanılması gerekir diye düşünüyorum. Kamuoyu ölen askerlerimizin sayısına değil, öldürülen terörist sayısına dikkat etmeli’ dedi.

TAHRİK ETME SALDIRISI

USAK Başkanı İhsan Bal da ‘Önemli elemanlarını kaybeden örgüt ciddi bir saldırı yapmak için sabah akşam çalışıyordu. Ve bunu gerçekleştirdiler. Operasyonel bazda böylesine büyük bir saldırı araştırılmalıdır. Bizi ne kadar yalnızlığa ve ayrılığa mahkum etmek istiyorsa, biz de halk olarak birlik içinde olduğumuzu göstermeliyiz. Barış ve kardeşliği gösterecek bir sokak duruşuna ihtiyacımız var. Tezkerenin yaklaştığını ve bu nedenle böyle bir operasyonun yapıldığını düşünmüyorum. Bu tahrik eden bir saldırı’ dedi.

AktifHaber
Cevaplar
Reallist Konuyu açan
2008'den beri1.272 mesaj
#2
Bu Sorular Cevap Bekliyor

PKK'nın Hakkari'nin Şemdinli ilçesindeki Aktütün Karakolu'na gündüz vakti gerçekleştirdiği saldırı birçok soruyu akıllara getirdi.



Terör örgütü PKK'nın Hakkari'nin Şemdinli ilçesindeki Aktütün Karakolu'na gerçekleştirdiği 5. hain saldırı Türkiye'yi ayağa kaldırdı. Aynı karakola defalarca yapılan ve çok ağır bir kaybın verilmesine neden olan saldırıda ortaya çıkan ihmaller zinciri kamuoyunda tartışmaya açıldı. Hain saldırıyla ilgili olarak 5 sorununu cevabını aranıyor. İşte o sorular:

1- Aktütün Karakolu 1992 yılından 2008 yılına kadar 5 kez baskına uğradı. Ağır kayıpların verildiği saldırılarda toplam 44 asker şehit oldu. Her seferinde ders alınması gerektiği halde yine aynı hataya düşüldü. O halde karakolun yeri mi yanlış yoksa güvenlik zafiyeti mi var? 4 baskından niye ders alınmadı?

2- Türk Silahlı Kuvvetleri, aylardır PKK kamp ve tesislerini havadan bombalıyor. Her operasyon sonrası terör örgütünün elindeki mühimmatın imha edildiği açıklaması yapılıyor. Buna rağmen terör örgütünün ağır silahları bu operasyonlarda neden imha edilemedi?

3- Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan son açıklamada terör örgütünün ağır silahlar ile sınır ötesinden saldırdığı ifade ediliyor. Böyle bir açıklamaya karşın bu güne kadar PKK'nın elinde ağır silah olduğuna ilişkin neden bir istihbarat yok? Teröristlerin ağır silahlarla sınır ötesinden vurduğu söylendiği halde 2 uzman erbaş nasıl oldu da kaçırılabildi?

4- Başbakan Erdoğan ile ABD Başkanı Bush arasında geçtiğimiz yıl Beyaz Saray'da yapılan zirvenin ardından ABD ve Türkiye arasında anlık istihbarat paylaşımı başlatıldı. Buna ek olarak İsrail'den alınan 'Heron' adı verilen insansız uçaklar bölgeyi havadan her an kontrol ediyor. Ayrıca Genelkurmay eski Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, "PKK'lı teröristleri BBG evinde gibi izliyoruz" şeklinde yaptığı açıklaması zihinlerde tazeliğini korurken hainler nasıl oldu da sınırdan içeriye 40 km sızabildi?

5- Sınırdaki ve Aktütün Karakolu'nun çevresinde bulunan termal kameralara ne oldu? Genelkurmay Elektronik Sistemler( GES) Komutanlığı'nın teröristlerin telsiz konuşmalarına göre hareket ve toplanma noktalarını öteden beri tespit edebilme imkanına sahip olunmasına karşın, saldırı öncesi istihbarat zafiyeti nasıl ortaya çıktı?


Aktifhaber
Reallist Konuyu açan
2008'den beri1.272 mesaj
#3
Betondan bir kale gibi olması gereken Aktütün Jandarma Sınır Karakolu derme çatma barakalar ve çadırlardan oluşuyor.

Aktütün’e 13 Eylül 1992’de düzenlenen ve 22 askerimizin şehit olduğu saldırıda Şemdinli Hudut Tabur Komutanı olan emekli Albay Erdal Sarızeybek, karakolu VATAN’a anlattı: “Aktütün, PKK’nın K.Irak’taki Basyan kampına üç saatlik yürüyüş mesafesinde. Son derece stratejik bir konumu var. Teröristlerin Türkiye’ye ana geçiş istikametlerini kapatıyor. Bir tepe üzerinde ama çevresi sarp dağlarla çevrili.”

Sarızeybek, “Aktütün kimsesiz, garip ve yapayalnız bir karakol. Havadan yardıma gitmek de imkansız. Çünkü havadan indirme, Mehmetçiği, teröristin uzun menzilli silahlarının açık hedefi haline getiriyor” diyor. Böylesine kritik bir noktada, bu kadar tehdide açık bir sınır karakolunu, ABD’lilerin Irak’ta kurduklarına benzer betondan bir kale haline getirmek bu kadar zor mu?



1992’de Aktütün’e yapılan ilk saldırıyı yaşayan tabur komutanı Erdal Sarızeybek, karakolun çevresinde hiç yerleşim birimi bulunma-dığını ve terör kamplarına çok yakın olduğunu anlattı

ON BEŞ Mehmetçiğin şehit olduğu Şemdinli’nin Aktütün Jandarma Sınır Karakolu’nda terörün en sıcak döneminde iki yıl tabur komutanlığı görevinde bulunan emekli Albay Erdal Sarızeybek, Aktütün’ü VATAN’a anlattı.

Hangi tarihlerde Aktütün’de bulundunuz?

Ben 1992 yılının Temmuz ayında Aktütün’de tabur komutanlığı görevine geldim ve 1994 yılının Ağustos ayına kadar bu görevde bulundum. Sıcak çatışmaların yaşandığı bir dönemde olağanüstü stratejik bir konuma sahip olan Aktütün’deydim. Batısında Basyan kampının, güneyinde Hakurk’un olduğu sınır üzerinde denilebilecek karakolumuzdur. Güneye doğru uzanan sırtlar üzerinde, adını aldığı mezra ile iç içedir.

İlk baskın nasıl olmuştu?

92 yılının 30 Ağustos’ta Alan Karakolu saldırıya uğramıştı. 7 Eylül’de Turgut Özal Cumhurbaşkanı’yken gelmişti. Biz teröristin Basyan’da, Şemdinli’de olduğunu söyledik. Bu ziyaretten beş gün sonra da ilk Aktütün saldırısı gerçekleşti. Gece sızma yaptılar günün ışımasıyla birlikte roket atar, geri tepmesiz toplarla atışa başladılar. Göğüs göğüse çarpışıldı ve ciddi darbe aldılar. İlk saldırıya 400-500 kişilik bir grupla gelmişlerdi ve 87 ceset bırakmışlardı.

Son saldırıda da Dağlıca baskınındaki taktiği izlediler. Aktütün’de arazinin dönüm noktası Bayraktepe’dir yine sinsice sızıp aniden sekiz, on roket atarak çatışma şoku yaratıldığını düşünüyorum. Bununla birlikte yılan gibi sürünerek mevzilere yaklaşıp el bombasıyla can kaybımızı artırmaya yöneldiler.

Aktütün’ün stratejik önemini anlatır mısınız?

Aktütün, Şemdinli’nin batısındaki Konur vadisinin içerisindeki tek karakolumuzdur. Batısında PKK’nın Basyan kampı vardır ve burası karakola 5 kilometre uzaklıktadır, yürüyerek üç saatte gidilebilecek mesafededir. Karakol vadinin tabanında değildir, bir tepe üstündedir. Konur vadisi ve Aktütün’deki karakolun önemi PKK’nın Basyan’dan, Hakurk’a intikali, geçişi sağlayan en kısa ulaşım kanalı olmasıdır. Aktütün’ün güneyinde kalan Hakurk’a uzaklığı 40 kilometredir ve on saatte bu mesafe katedilebilmektedir. Aktütün ile Dağlıca arası ise yine yürüyerek on iki saattir 30 kilometrelik bir mesafe vardır.

Çatışmanın saatlerce sürdüğü biliniyor ve 15 şehit...

Aktütün kimsesiz, garip ve yapayalnız bir karakoldur. Benim görev yaptığım dönemde bu karakola yürüyerek bir saat uzaklıkta bulunan Üzümkıran köyü vardı. Bu köyün yaz kış erzağını biz sağlardık ve kadınıyla erkeğiyle hepsi silahlıydı, vatanperver bir köydü. Dağlıca ile Aktütün arasındaki tek yerleşim alanıydı. 1995 yılında bu köy boşaldıktan sonra Aktütün yalnız kaldı.

Konur Vadisi’ne havadan indirme yapmak olanaklı değildir. Berhabin ve Leylek dağı bölgelerine havadan indirme yapmak mehmetçiği, teröristin uzun menzilli silahlarının açık hedefi haline getirmektir.

Üç saldırıda 43’ün şehit verildi, Aktütün için bir önlem yok mu?

Siz Basyan’daki, Hakurk’taki teröristi eğer seyrederseniz, maalesef o da gelip seni vurur. Hükümetin artık terörle ilgili gerçekten etkili mücadele kararları alması gerekmektedir. Basyan kampı deyince aklınıza barakalar filan de gelmesin ormanlık alanda büyük naylonlarla üstü kapatılan alanları örgüt kendine kolaylıkla kamp haline getirmektedir.

Dağlıca baskını ile Aktütün arasında bir benzerlik var mıdır?

Irak’taki Avaşin alanının Hakkâri’ye açılım noktasında Dağlıca karakoludur. Basyan alanının Şemdinli’ye açılım noktasında ise Aktütün karakoludur. Her iki karakol da kritik bir arazide bulunmakta olup teröristlerin Türkiye’ye ana geçiş istikametlerini kapatmaktadır. Saldırılar taktik olarak benzerdir. Sızma, ağır makineli ve bunu destekleyen bombalama izlenmiştir.

Saldırı nasıl farkedilemedi?

Teröristlerin sınır geçişlerini mevzide bulunan kuvvetlerin tespit etmesi de çok zordur bir sürüngen özelliğine sahip robotik teröristlerin kaya altlarından geçişleri ve tırmanışlarıyla termal kamera gözünden kaçması doğaldır. Bu durumda sınır koruma görevi üstlenen karakollar tehdide karşı çaresiz midir, hayır, değildir. Tehdidi bulunduğu yerde yok etmek gerekir.

Türkiye, PKK terörünü nasıl bitirir?

Otuz bin teröristi etkisiz hale getiriyorsunuz ama halâ dağlardasınız ve dağdaki terörist bitmiyor çünkü dağa çıkış sürecine siyaset dönüp bakmıyor, böylesi bir mücadeleden sonuç çıkabilir mi? Siyasetin ulusal çıkarları göz ardı ederek siyasi çıkarlar peşinden sürüklenmesi Türkiye’yi tehditlere açık hale getirmiştir siz ABD ile stratejik müttefikiz diyorsunuz, Barzani ve AB ile ilişkiler geliştiriyorsunuz ve teröre karşı onlarla mücadele ettiğinizi söylüyorsunuz ama bu teröristi yaratan da besleyen de büyüten de onlar ama bu söylendiğinde gerçeği görmezden geliyorsunuz, böyle mücadele olur mu?

‘Yerini değiştirmek doğru olmaz’

Çatışma açısından nasıl bir yer?

Aktütün ve Bayraktepe’deki asker, ağaçların içindeki teröristleri göremez. Basyan Kampı da görünmez. Dik, yamaç ve sık ağaçlar vardır. Ama, kamp bir nefes kadar yakındır. Bu kamptan çıkan teröristler, 3 gün 5 gün bir ağacın altında dere yatağına gizleniyorlar. Sonra oradan çıkıp, bir kilometre ileri gidiyor. Orada bir süre kalıyor.. Bir hareket serbestileri var. Elindeki silahları da katırlarla geceleri yürüterek sınırın dibine kadar getiriyor. Ama, arazi o kadar ağaçlı ki Bayraktepe’den teröristlerin hareketliliğini görmek mümkün değil. Sınır mevzilerine ulaşmak için ise ağır silahları sırtlarına alarak sürünüyorlar. Sürünerek, sınıra geliyorlar. Orada mevzileniyorlar.

PKK’nın buraya yönelik 3. büyük saldırısı bu. Karakolun yerini değiştirmek bir çözüm olamaz mı?

Terörle mücadelede böyle bir şey mümkün değildir. Öncelikle psikolojik olarak böyle düşünülmez.

Aktifhaber
2007'den beri154 mesaj
#4
İstihbarat deniyor da bu sorulara şunuda eklemek lazım şimdi ergenekoncu denilen Jitem neden kurulma ihtiyacı duyuldu.
2008'den beri15 mesaj
#5
erdal sarızeybeğin tespitleri çok doğru...

Cevabını yaz

Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.